SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kemal Memişoğlu

Porsuk Haber Ajansı - Kemal Memişoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kemal Memişoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti'li İbrahim Arslan: "Bürokrat Hatası Kimin?" Haber

YENİ Parti'li İbrahim Arslan: "Bürokrat Hatası Kimin?"

YENİ Parti PM Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki dört sağlık taşınmazının özelleştirme sürecini iki yeni yazılı soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sürecin nasıl yürütüldüğünü, “bürokrat hatası” açıklamasını, 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararını ve dört taşınmazın mevcut hukuki statüsünü soran Arslan, “Bu dosya, Türkiye’nin nasıl yönetilemediğinin ve kamu yönetiminin nasıl savrulduğunun somut bir örneğidir” dedi. Arslan; eski Devlet Hastanesi alanı, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası, Mihalıççık Gün Sazak Devlet Hastanesi ve Sivrihisar Aile Sağlığı Merkezi hakkında iki ayrı yeni yazılı soru önergesi verdi. Sürecin 17 Mart’ta eski Devlet Hastanesi alanının, 24 Nisan’da ise diğer üç sağlık taşınmazının Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla başladığını hatırlatan Arslan, mart ayından bu yana konuyu TBMM gündeminde tuttuklarını belirtti. Hazine ve Maliye Bakanlığının daha önceki soru önergelerine verdiği yanıtlarda taşınmazların Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığını ve işlemlerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü bildirdiğini belirten Arslan, Sağlık Bakanlığının ise aynı sağlık alanlarına ilişkin daha önce verilen yazılı soru önergelerini yanıtlamadığına dikkat çekti. “AKTİF SAĞLIK TESİSLERİ LİSTEYE NASIL GİRDİ?” Sağlık Bakanlığının özelleştirme işlemlerinin fiilen kullanılmayan veya işlevini yitirmiş taşınmazlara yönelik olduğunu ve aktif sağlık tesislerinin elden çıkarılmasının söz konusu olmadığını açıkladığını hatırlatan Arslan, buna rağmen 24 Nisan tarihli kararla Eskişehir’de sağlık hizmeti sunulan üç taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığını belirtti. AK Parti Eskişehir Milletvekili ve MKYK Üyesi Nebi Hatipoğlu’nun eski Hava Hastanesinin özelleştirme kapsamına alınmasını “teknik bir hata” ve “bir bürokratın hatası” olarak açıklamasına da dikkat çeken Arslan şöyle konuştu: Sağlık hizmeti verilen bu tesisler hangi bilgiyle özelleştirme listesine girdi? Listeyi kim hazırladı, kim kontrol etti ve Cumhurbaşkanının önüne kadar nasıl ulaştı? Eğer böylesine önemli bir işlem gerçekten ‘bir bürokratın hatası’ ise, bunu söyleyip geçmek mümkün değildir. Kim bu bürokrat? Hata tam olarak nedir, hangi kurumda ve hangi aşamada yapılmıştır? İdari kontrollerden geçerek Cumhurbaşkanının önüne kadar nasıl ulaşmıştır? İddia doğruysa sorumlu veya sorumlular hakkında inceleme ya da soruşturma başlatılmış mıdır, herhangi bir idari işlem yapılmış mıdır? İki yeni soru önergemizle bu soruların cevabını Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten istiyoruz.” Arslan, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binasının bugün de sağlık hizmetlerinin sürdüğü, Havacılık Tıp Merkezinin faaliyet gösterdiği ve Koruma Kurulu kayıtlarında tescilli yapıların bulunduğu özel nitelikte bir yerleşke olduğuna da dikkat çekti. “11722 SAYILI KARARIN BELGESİ KAMUOYUYLA PAYLAŞILSIN” Arslan, dört sağlık alanının özelleştirme kapsamından çıkarılacağı yönündeki açıklamaların ardından yaklaşık dört ay geçtiğini, 1 Eylül’de ise bu alanların 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla özelleştirme kapsam ve programından çıkarıldığının kamuoyuna duyurulduğunu hatırlattı. Aradan geçen süreye rağmen söz konusu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmadığını belirten Arslan, son olarak kararın Resmî Gazete’de yayımlanmayacağının ve Cumhurbaşkanı imzalı bir yazının valiliklere gönderildiğinin açıklandığını ifade etti. Arslan şöyle devam etti: “11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının varlığı ve dört sağlık alanının bu kararla özelleştirme kapsam ve programından çıkarıldığı kamuoyuna açıklandı. O halde 11722 sayılı kararın ya da kapsamdan çıkarma işlemini tesis eden resmî belgenin kendisi kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Dört taşınmazı özelleştirme kapsam ve programına alan Cumhurbaşkanı kararları Resmî Gazete’de yayımlandı. Kapsamdan çıkarma kararının Resmî Gazete’de yayımlanmayacağı belirtiliyorsa, bunun hukuki ve mevzuata dayalı gerekçesi açıklanmalıdır. Soru önergelerimizde bunun da cevabını istiyoruz: 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının tarihi nedir? İlgili bakanlıklara ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ne zaman ulaşmıştır? Resmî Gazete’de neden yayımlanmamıştır ve yayımlanmamasının hukuki dayanağı nedir? Hepsinden önemlisi; bu dört taşınmaz bugün itibarıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kayıtlarında hangi hukuki statüdedir? Özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmış mıdır? Bunun cevabı siyasi açıklamalarla değil, devletin resmî kayıt ve belgeleriyle verilmelidir.” “TÜRKİYE’NİN NASIL YÖNETİLEMEDİĞİNİN FOTOĞRAFIDIR” Arslan, yaşanan sürecin yalnızca dört taşınmaz üzerinden yürütülen bir özelleştirme tartışması olarak görülemeyeceğini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı: “Sağlık hizmeti verilen tesislerin özelleştirme listesine nasıl girdiği açıklanamıyor. ‘Bürokrat hatası’ deniliyor, hatanın kimden ve nasıl kaynaklandığı açıklanmıyor. Kapsamdan çıkarıldığı söyleniyor, dayanak gösterilen belge kamuoyuyla paylaşılmıyor. Dört taşınmazın bugünkü hukuki statüsüne ilişkin açık ve belgeli bir bilgi ortaya konulmuyor. Bu dosya, Türkiye’nin nasıl yönetilemediğinin ve kamu yönetiminin nasıl savrulduğunun somut bir örneğidir. Mesele polemik değil; devlet yönetiminde sorumluluk, şeffaflık ve hukuki güvenlik meselesidir. Verdiğimiz iki yeni soru önergesiyle yaşanan bu sürecin bütün yönleriyle açıklanmasını, sorumlulukların ortaya konulmasını ve dört sağlık alanının mevcut hukuki statüsünün hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz. Söz değil belge; belirsizlik değil hukuki güvence. “Eskişehir’in sağlık alanlarının kamu yararı doğrultusunda korunması için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

Arslan: “Güçlendirmeden Resmen Vaz Mı Geçildi; Peki Şimdi Ne Olacak?” Haber

Arslan: “Güçlendirmeden Resmen Vaz Mı Geçildi; Peki Şimdi Ne Olacak?”

YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, ESOGÜ Hastanesi’nde güçlendirme ve yeni hastane tartışmalarında ortaya çıkan son gelişmeler üzerine Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle iki yeni soru önergesi verdi. Arslan; güçlendirme projesinin akıbetini, mevcut hastanenin deprem güvenliğinin nasıl sağlanacağını ve yeni hastanenin yatırım kararı, kaynağı ve takvimini TBMM gündemine taşıdı. ESOGÜ Hastanesi’nin deprem güvenliği ve yeni hastane ihtiyacını uzun süredir takip eden Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, geçtiğimiz hafta yaptığı kapsamlı açıklamanın ardından Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un “güçlendirme rafa kalktı, yeni bina yapılması için çalışıyoruz” sözleri üzerine iki yeni soru önergesi verdi. Daha önce aynı konuda verdiği çok sayıda soru önergesinin yanıtsız kaldığını hatırlatan Arslan, son açıklamayla yeni bir durum ortaya çıktığını belirterek, “Artık açıklığa kavuşturulması gereken temel soru şudur: Güçlendirmeden resmen vaz mı geçildi? Geçildiyse hangi teknik raporla, hangi kararla ve hangi gerekçeyle?” dedi. 2025’TE 40 MİLYON, 2026’DA 60 MİLYON TL Güçlendirme projesinin yalnızca tartışılmış bir seçenek olmadığını, iki yıl üst üste kamu yatırım programlarında yer aldığını vurgulayan Arslan şöyle konuştu: “2023 yılında yapılan çalışmalarla güçlendirme ihtiyacı ortaya konuldu. Klinikler Binası Güçlendirmesi 2025 Yatırım Programında 2024–2027 dönemini kapsayacak şekilde yer aldı; toplam proje tutarı 400 milyon 517 bin 572 TL olarak belirlendi ve 2025 yılı için 40 milyon TL ödenek ayrıldı. 2026 Yatırım Programında ise proje süresi 2028’e uzatıldı ve 2026 yılı için 60 milyon TL yatırım öngörüldü. Buna rağmen fiilî güçlendirme uygulamasına geçilemeden bugün ‘güçlendirme rafa kalktı’ deniliyor. Peki 2023’ten bugüne teknik olarak ne değişti? Hangi çalışmalar yapıldı, ne kadar kaynak kullanıldı, güçlendirme yapım ihalesine çıkıldı mı? Çıkılmadıysa neden? Şimdi bu projeden vazgeçiliyorsa iki yıllık yatırım planlamasının ve yapılan çalışmaların akıbeti ne olacak?” “BU DOSYA YÖNETİMİN ÖNÜNE BUGÜN GELMEDİ” Arslan, konunun eski-yeni yönetim tartışmasına indirgenemeyeceğini, üniversite yönetiminde kurumsal devamlılık bulunduğunu da belirtti: “Bugünkü Rektör Sayın Emine Gümüşsoy önceki dönemde Rektör Yardımcısıydı. Bugünkü Rektör Yardımcısı Sayın Atilla Özcan Özdemir Tıp Fakültesi Dekanıydı. Başhekim Sayın Haluk Hüseyin Gürsoy da görevini sürdürüyor. Dolayısıyla bu dosya bugünkü yönetimin önüne ilk kez gelmiş değildir. Kişileri değil, kararların teknik ve kurumsal dayanağını sorguluyoruz. 2023’te güçlendirme ihtiyacının tespit edildiği süreçten bugün ‘güçlendirme rafa kalktı’ noktasına hangi yeni bilimsel ve teknik değerlendirmeyle gelindi? Kamuoyunun bunu bilmeye hakkı var.” “YENİ HASTANE HEDEFİ BUGÜNKÜ GÜVENLİK SORUNUNUN CEVABI OLAMAZ” Yeni hastane ihtiyacının ayrı, mevcut hastanenin bugünkü güvenliğinin ayrı bir sorumluluk olduğunu belirten Arslan, Rektörlüğün son açıklamalarında yeni hastane için henüz yer belirleme ve projelendirme ön hazırlıklarından söz edildiğine dikkat çekti. “Yeni hastane için bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış kesinleşmiş bir yatırım programı, yer, proje, finansman, ihale ve yapım takvimi bulunmuyor. Üstelik önümüzde ESOGÜ’nün kendi Diş Hastanesi örneği var. Diş Hastanesi ilk kez 2014 yılında kamu yatırım programına girdi; 2026 Yatırım Programında hâlâ devam eden proje olarak yer alıyor ve bu yıl tamamlanması öngörülüyor. Bir diş hastanesi yatırımının 2014’ten 2026’ya uzanan süreci ortadayken, çok daha büyük ve kapsamlı yeni bir üniversite hastanesinin yalnızca yapılacağının söylenmesi bugünkü güvenlik sorununa cevap olamaz. Yeni hastane için somut yatırım kararı, kaynak ve takvim ortaya konulmalıdır. Ancak bundan daha acil bir soru vardır: O süreç sonuçlanıncaya kadar mevcut hastanede bulunan binlerce insanın can güvenliği nasıl sağlanacaktır?” “SADECE KLİNİKLER BİNASI MI İNCELENDİ?” Arslan, Sağlık Bakanına verdiği önergesinde deprem incelemelerinin kapsamını da gündeme taşıdı. Klinikler Binası dışında poliklinikler, Onkoloji, Kalp-Damar Cerrahisi, acil servislerin bulunduğu yapılar, Temel Tıp Bilimleri ile eğitim ve idari binaların deprem performanslarının ayrı ayrı incelenip incelenmediğini soran Arslan; elektrik, su, medikal gaz, iklimlendirme, yangın ve diğer kritik hastane altyapısının güvenliğinin de açıklanmasını istedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a verdiği ikinci önergede ise güçlendirme projesinin yatırım programındaki akıbetini ve yeni hastane yatırımını gündeme getiren Arslan; yeni hastane için bugüne kadar Strateji ve Bütçe Başkanlığına yatırım teklifi, ihtiyaç programı, fizibilite veya proje dosyası sunulup sunulmadığını ve projenin 2027 Yılı Kamu Yatırım Programına alınmasına yönelik somut bir teklif bulunup bulunmadığını sordu. “ÜÇ YILDIR SORUYORUZ; ARTIK SOMUT CEVAP İSTİYORUZ” Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “2025 Yatırım Programı açıklandığında sorduk. Cevap alamadık. Gelişmeler yaşandı, yeniden sorduk. 2026 Yatırım Programı açıklandığında güncel verilerle tekrar sorduk. Geçtiğimiz hafta da kamuoyuna açıkça söyledik: Yaklaşık üç yıl geçti; fiilî güçlendirme yok, yeni hastane yatırımı yok. Şimdi Rektörlüğün son açıklamasıyla önümüzde yeni bir durum var. Bunun üzerine iki yeni soru önergemizi TBMM’ye sunduk. Güçlendirmeden resmen vaz mı geçildi? Geçildiyse hangi teknik gerekçeyle? İki yıldır yatırım programında bulunan projenin akıbeti ne oldu? Yeni hastanenin somut yatırım kararı, kaynağı ve takvimi nedir? Ve bütün bunlardan önce; mevcut hastanede bulunan binlerce insanın can güvenliği bugün hangi somut tedbirlerle sağlanıyor? Artık ‘görüştük, ilettik, çalışıyoruz’ demenin ötesinde; açık, somut ve belgeli cevaplar bekliyoruz.”

Ayşen Gürcan: “Sözümüzün Takipçisi Olduk'' Haber

Ayşen Gürcan: “Sözümüzün Takipçisi Olduk''

TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, kentteki 4 kritik sağlık alanının özelleştirme programından çıkarılmasına ilişkin resmi kararın detaylarını açıkladı. Eskişehir'de sağlık hizmeti sunulan kamu taşınmazlarının özelleştirme kapsamına alınmasıyla başlayan süreç, kent kamuoyunun talepleri doğrultusunda çözüme kavuşturuldu. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Ankara nezdinde yürütülen diplomasi trafiğinin başarıyla sonuçlandığını bildirdi. "Cumhurbaşkanlığı Kararı Resmiyet Kazandı" Sürecin başından itibaren Eskişehir halkının hassasiyetlerini ön planda tuttuklarını vurgulayan Ayşen Gürcan, kararın Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirtti. Gürcan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Valimiz Sayın Erdinç Yılmaz ve AK Parti Eskişehir İl Başkanımız Sayın Gürhan Albayrak ile birlikte konuyu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ilettik. Yürüttüğümüz görüşmelerin ardından süreç, 20 Ağustos 2026 tarihli ve 11722 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile resmî olarak sonuçlanmıştır." Kamuoyundaki Soru İşaretleri Son Buldu Alınan kararla birlikte kent merkezinde ve ilçelerde yer alan kritik sağlık alanlarının geleceğinin netleştiğini ifade eden Prof. Dr. Gürcan; Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi ile Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerindeki sağlık arazilerinin özelleştirme programından tamamen çıkarıldığını duyurdu. Eskişehirlilere verilen sözün arkasında durduklarını kaydeden Gürcan; "Şehrimizin hassasiyetini ilgili makamlara taşıyarak sonuca ulaştırdık. Bu kararın alınmasında gösterdiği yakın ilgi ve çözüm iradesi dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sağlık Bakanımıza, Valimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Alınan karar Eskişehir’imize hayırlı olsun" değerlendirmesinde bulundu.

Alanönü Aile Sağlığı ve 112 Acil İstasyonu Hizmete Açıldı Haber

Alanönü Aile Sağlığı ve 112 Acil İstasyonu Hizmete Açıldı

Odunpazarı'nda 47 milyon liralık yatırıma mal olan Alanönü Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu törenle açıldı. Protokolün Yoğun Katılımıyla Gerçekleşti ​Açılış törenine Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, il ve ilçe protokolü, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Sağlık Hizmetlerinin Erişilebilir Olması Yaşam Kalitesini Artırıyor" ​Törende bir konuşma yapan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, devletin en temel görevlerinden birinin vatandaşların huzurunu ve sağlığını korumak olduğunu vurguladı. Güçlü bir toplumun ancak sağlıklı ailelerle mümkün olabileceğini belirten Vali Yılmaz, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti: ​"Aile Sağlığı Merkezleri yalnızca tedavi hizmeti sunan birimler değildir; aynı zamanda toplum sağlığının güçlendirilmesinde kilit bir görev üstlenmektedir. Aile hekimliği sistemi, hastalıkları ortaya çıkmadan önlemeyi hedefleyen koruyucu hekimlik anlayışının temelini oluşturur." ​Sağlık hizmetlerinin mahalle ölçeğinde erişilebilir olmasının toplum yaşam kalitesini doğrudan artırdığını kaydeden Yılmaz, tesisin aynı kampüs içerisinde hem 10 birimli Aile Sağlığı Merkezi'ni hem de 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'nu barındırarak hızlı ve nitelikli hizmet sunacağını ifade etti. ​27 Kişilik Uzman Ekiple Kesintisiz Hizmet ​Merkezde görev yapacak kadro hakkında da bilgi veren Vali Dr. Erdinç Yılmaz; 10 aile hekimi, 10 aile sağlığı çalışanı ve diğer sağlık personeli olmak üzere toplam 27 kişilik güçlü bir ekibin vatandaşlara özveriyle hizmet vereceğini belirtti. ​Yatırımın hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Yılmaz, sözlerini şu şekilde tamamladı: ​"Bu önemli tesisin ilimize kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'na, milletvekillerimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Odunpazarı'na ve Eskişehirli vatandaşlarımıza hayırlı olsun." ​Kurdele Kesildi, Merkez İncelendi ​Konuşmaların ardından gerçekleştirilen kurdele kesim töreniyle Alanönü Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu resmen hizmete girdi. ​Açılışın ardından merkezi gezen Vali Dr. Erdinç Yılmaz ve Milletvekili Fatih Dönmez; poliklinikleri, muayene odalarını ve 112 İstasyonu'nu inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Sağlık çalışanlarıyla bir araya gelerek sohbet eden protokol, özverili çalışmalarından ötürü personele başarı dileklerini iletti.

Milletvekili Arslan: ''Dört Ay Geçti, Resmî Gazete Hâlâ Değişmedi!'' Haber

Milletvekili Arslan: ''Dört Ay Geçti, Resmî Gazete Hâlâ Değişmedi!''

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’de sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yazılı soru önergesine verilen resmi cevabı kamuoyuyla paylaştı. Arslan, 17 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Eski Devlet Hastanesi alanının, 24 Nisan 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile ise Yunusemre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası (Eski Hava Hastanesi), Mihalıççık Gün Sazak Devlet Hastanesi ve Sivrihisar Aile Sağlığı Merkezi’nin özelleştirme kapsamına alındığını hatırlattı. Kararların ardından Sağlık Bakanı, Eskişehir Valisi, AK Parti İl Başkanı ve iktidar milletvekilleri tarafından kamuoyuna peş peşe açıklamalar yapıldığını belirten Arslan, “yanlışlık düzeltilecek”, “15-20 gün içinde gerekli yazı gelecek”, “özelleştirme kapsamından çıkarılacak”, “satılmayacak”, “Cumhurbaşkanımız söz verdi”, “ben olduğum sürece sattırmayız” yönünde verilen güvencelerin üzerinden yaklaşık dört ay geçtiğini, buna rağmen Resmî Gazete’de yayımlanmış yeni bir Cumhurbaşkanı Kararı bulunmadığını vurguladı. “RESMİ CEVAP, VERİLEN SÖZLERİ DOĞRULAMIYOR” Arslan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı soru önergesine verdiği cevabın hukuki açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bakanlığın cevabında, söz konusu taşınmazların Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsamına alındığı açıkça belirtilmektedir. Ancak bu kararların kaldırıldığına veya taşınmazların özelleştirme kapsamından çıkarıldığına ilişkin tek bir ifadeye yer verilmemektedir. Bunun hukuki anlamı açıktır. Bu taşınmazların özelleştirme kapsamından çıkarılması ancak yeni bir Cumhurbaşkanı Kararı alınması ve bu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla mümkündür. Bugün itibarıyla böyle bir karar bulunmamaktadır.” Arslan, Bakanlığın ayrıca taşınmazların güncel piyasa değerine, özelleştirmeden beklenen gelir tutarına, herhangi bir yatırımcıyla ön görüşme yapılıp yapılmadığına ve kamu yararının nasıl korunacağına ilişkin soruları da yanıtsız bıraktığını ifade etti. “YETKİ HÂLÂ ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI’NDA” Bakanlığın cevabının ortaya koyduğu bir diğer önemli hususun da yetkinin hâlen Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda bulunması olduğunu belirten Arslan, şu ifadeleri kullandı: “Bakanlık cevabına göre söz konusu taşınmazlarla ilgili planlama ve uygulama yetkisi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından kullanılmaktadır. Bu durum, özelleştirme sürecinin hukuken devam ettiğini göstermektedir. Yeni bir Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanmadığı sürece bu taşınmazlar hukuken özelleştirme kapsamındadır.” Arslan, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca bu taşınmazların satış, kiralama, işletme hakkının devri, gelir ortaklığı ve benzeri yöntemlerle değerlendirilebildiğini, ayrıca Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın planlama yetkisi kapsamında imar planlarında değişiklik yapılarak mevcut sağlık alanı kullanımına ilişkin yeni plan kararları alınmasının da hukuken mümkün olduğunu belirtti. “Dolayısıyla bugün ortada yalnızca yerine getirilmemiş siyasi vaatler değil, Eskişehir’in sağlık alanlarının geleceğini doğrudan ilgilendiren ciddi bir hukuki belirsizlik bulunmaktadır.” dedi. “SAĞLIK BAKANLIĞI DÖRT AYDIR CEVAP VERMİYOR” Arslan, aynı konuda Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na yönelttiği, Eskişehir’deki sağlık tesislerinin geleceği, sağlık hizmetlerinin devamı, sağlık alanlarının korunması ve kamu sağlık altyapısına ilişkin dört ayrı yazılı soru önergesinin de, Anayasa ve TBMM İçtüzüğü’nde öngörülen süreler çoktan geçmiş olmasına rağmen bugüne kadar cevaplandırılmadığını söyledi. “ESKİŞEHİR ARTIK SÖZ DEĞİL, RESMÎ KARAR BEKLİYOR” Eskişehir kamuoyunun aylar boyunca çok sayıda açıklama dinlediğini belirten Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün gelinen noktada ortada iki farklı tablo bulunmaktadır. Bir yanda aylar boyunca kamuoyuna verilen siyasi sözler, diğer yanda ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın resmi cevabı ve hâlâ yürürlükte bulunan Cumhurbaşkanı kararları vardır. Eskişehir halkı artık yeni açıklamalar değil, Resmî Gazete’de yayımlanmış resmi karar görmek istemektedir. Devlet adına verilen sözlerin karşılığı mikrofonlar değil, Resmî Gazete’dir. Eğer bu alanların özelleştirme kapsamından çıkarıldığı söyleniyorsa, bunun gereği derhal yerine getirilmeli ve yeni Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanmalıdır.” Arslan, Eskişehir’in sağlık alanlarının günlük siyasi tartışmaların konusu yapılamayacak kadar önemli olduğunu belirterek, kentin sağlık altyapısını, kamu varlıklarını ve hemşehrilerin sağlık hakkını korumaya yönelik mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Eskişehir’in Sağlık Gündemi Ankara’ya Taşındı Haber

Eskişehir’in Sağlık Gündemi Ankara’ya Taşındı

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz ile birlikte Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu ziyaret etti. Görüşmenin odak noktasında Eskişehir’deki sağlık projeleri ve özelleştirme süreçleri vardı. ​Eskişehir’in Sağlık Gündemi Ankara’ya Taşındı ​AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan ve Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Ankara’da gerçekleştirdikleri üst düzey temaslar kapsamında Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile bir araya geldi. Makamda gerçekleşen görüşmede, Eskişehir genelinde yürütülen sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ve planlanan yatırımlar detaylıca ele alındı. ​Özelleştirme Planları İçin "Yeniden Değerlendirme" Talebi ​Son günlerde Eskişehir kamuoyunu yakından ilgilendiren bazı sağlık alanlarının özelleştirilmesi konusuna değinen Prof. Dr. Ayşen Gürcan, halkın taleplerini doğrudan Bakan Memişoğlu’na iletti. Gürcan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda görüşmenin en önemli maddesini şu sözlerle duyurdu: ​"Özelleştirilmesi planlanan yerlerin yeniden değerlendirilmesi talebimizi Sayın Bakanımıza ilettik." ​Bu hamle, şehirdeki hastane ve sağlık tesislerinin kamu niteliğinin korunması yönündeki beklentiler açısından stratejik bir adım olarak yorumlandı. ​"Projeleri Yakından Takip Ediyoruz" ​Ziyaret kapsamında Eskişehir’de devam eden ve planlanan sağlık projelerinin hızlandırılması konusunda fikir birliğine varıldı. Ayşen Gürcan, nazik ev sahipliği için Bakan Memişoğlu’na teşekkür ederken, Eskişehir’in sağlık altyapısını güçlendirecek her projenin yakın takipçisi olacaklarını vurguladı.

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı" Haber

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, KOAH ve benzeri solunum yetmezliği hastalarının yaşamını doğrudan ilgilendiren oksijen cihazlarına erişimde yaşanan aylarca süren gecikmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. CHP'li Arslan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergeleriyle, kamuoyunun yanıt beklediği temel soruyu açıkça sordu: “Parası olmayan, borçlanamayan, kredi çekemeyen yurttaş ne yapacak?” “Bu cihazlar olmadan yaşamak mümkün değil” Oksijen cihazlarının bir tedavi aracı değil, yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu vurgulayan Arslan, kamuoyuna yansıyan yoğun şikâyetlerde bu cihazlar için aylarca süren bekleme süreleri verildiğini, bunun hastaları doğrudan hayati risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Arslan’ın TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde; hayati öneme sahip oksijen cihazları için azami bir bekleme süresi bulunup bulunmadığı, bu cihazlara zamanında erişemeyen hastalara ilişkin ölüm, acil başvuru ve hastane yatışı verilerinin tutulup tutulmadığı, ayrıca elektrik kesintilerine karşı yedek tüplü oksijen sistemlerinin neden yaygın ve erişilebilir hâle getirilmediği soruları yer aldı. “Kredi çekebilen hayatta kalıyor, ya çekemeyen?” CHP’li Arslan, SGK tarafından karşılanması gereken oksijen cihazlarının piyasa bedellerinin 20 bin TL’yi aştığını, bu tutarların emekli, asgari ücretli ve işsiz yurttaşlar açısından fiilen ulaşılamaz olduğunu vurguladı. “Bugün bazı yurttaşlar nefes alabilmek için borçlanmak zorunda kalıyor” diyen Arslan, meselenin esasen bundan ibaret olmadığını belirterek şu soruyu gündeme getirdi: “Kredi çekemeyen, borçlanacak kimsesi olmayan, cebinde beş kuruşu olmayan yurttaş ne yapacak? Devlet bu insanlara ‘nefessiz kal’ mı diyor?” “Bu bir tercih değil, devletin asli sorumluluğudur” Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin yurttaşların gelirine, borçlanma kapasitesine ya da piyasa koşullarına bırakılmasının sosyal devlet ilkesinin açık bir inkârı olduğunu ifade etti. Oksijen cihazlarına erişimde yaşanan bu tablonun artık idari bir aksaklık olarak görülemeyeceğini vurgulayan Arslan, bunun doğrudan yaşam hakkını ilgilendiren yapısal bir sorun hâline geldiğini belirtti. CHP’li Arslan, oksijen cihazlarına erişimde yaşanan sorunların tekil uygulamaların ötesinde, devletin sağlık ve sosyal güvenlik politikalarının geldiği noktayı açıkça gösterdiğini ifade etti. Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin bir tercih ya da ayrıcalık değil, devletin yurttaşına karşı vazgeçilemez bir yükümlülüğü olduğunu vurguladı.

Zoonotik Hastalık ve Gıda Zehirlenmelerini Bakanlık İzliyor mu? Haber

Zoonotik Hastalık ve Gıda Zehirlenmelerini Bakanlık İzliyor mu?

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Sağlık Bakanı Prof.Dr Kemal Memişoğlu’na gıda zehirlenmeleri ve Zoonotik hastalıklara yönelik bir dizi sorular yöneltti. Gürer “Gıda güvenliği, pestisit–aflatoksin sağlığa etkileri, ambalajlı su içeriği, GDO’lu yemler, halk sağlığına etkileri, nişasta bazlı şuruplar, baz istasyonları ve çevresel risklerden personel yetersizliğine kadar pek çok kritik alanda Bakanlığa sorular yöneltti. “NİŞASTA BAZLI ŞURUPLAR, PESTİSİT, AFLATOKSİN: ETKİLER ARAŞTIRILIYOR MU?” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, halkın her gün tükettiği ürünlerdeki risklerin bilimsel olarak araştırılmadığını belirterek, “Nişasta bazlı şurupların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Pestisit ve aflatoksin kalıntılarının hastanelere yansıyan sonuçları var mı? İçme sularında arsenik, demir, klor gibi maddeler için uzman takibi yapılıyor mu? Bu alanda ihtisaslaşmış kaç doktor var?” GÜNEŞ ÇARPMASI, GIDA ZEHİRLENMELERİ, BULAŞICI HAYVAN HASTALIKLARI… CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sağlık sisteminin parçalı yapısının vatandaşı mağdur ettiğini belirterek: “Bu alanlarda Bakanlığın bütüncül bir çalışması var mı? Yoksa her kurum ayrı yönlere mi çekiyor?” AMBALAJLI SUYUN DAMACANA KULLANIM SAYISI Ambalajlı suların denetim sürecine değinen Ömer Fethi Gürer şu soruları sıraladı: “Radyasyon dahil ambalajların güneşte bekleme süresine kadar inceleme yapılıyor mu? Damacanalar kaç kez kullanılıyor? Bu konuda şeffaf bir denetim var mı?” “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, YENİ HASTALIKLAR VE ZOONOTİK RİSKLER İÇİN HAZIRLIĞINIZ VAR MI? CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer geleceğe dönük riskleri de değindi, iklim değişikliği kaynaklı yeni hastalık tiplerine karşı Bakanlığın hazırlığının olup olmadığını sordu: “Gıda zehirlenmeleri artıyor, zoonotik hastalıklar yaygınlaşıyor. Bu alanlarda sağlık eğitiminde yeni düzenlemeler yapılacak mı? Tıp eğitiminde gıda ve zoonotik hastalıklar için özel bir branş düşünülüyor mu?” “ŞAP, ŞARBON, BRUSELLA… HAYVAN HASTALIKLARININ İNSANA ETKİSİ İZLENİYOR MU?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zoonotik hastalıklara dair verilerin şeffaf olmadığını belirterek, “Tarım ve Orman Bakanlığı ‘biz bakıyoruz’ diyor ama Sağlık Bakanlığı verisi yok. 2025 yılında kaç zoonotik vaka saptandı? Kaç zehirlenme, kaç ölüm yaşandı? GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Bu konular halk sağlığı için kritik” diye konuştu. “BAZ İSTASYONLARININ, YÜKSEK ENERJİ HATLARININ İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ İZLENİYOR MU?” Ömer Fethi Gürer, çevresel risklere ilişkin sorular yöneltti: “Baz istasyonlarının, yüksek enerji hatlarının insan sağlığına etkisine ilişkin bilimsel bir izleme yapılıyor mu? Bu konuda veri paylaşacak mısınız?” “VETERİNER HEKİMLER HASTANELERDE GÖREVLENDİRİLECEK Mİ?” Zoonotik hastalık yükünün arttığını belirten Ömer Fethi Gürer: “Hayvan hastalıklarının insana geçişi olası ise , veteriner hekimlerin hastanelerde görev alması düşünülüyor mu?” “HİZMET ALIMINDAKİ ÇALIŞANLAR VE 39 BRANŞTA ATANAMAYAN MEZUNLAR KADRO BEKLİYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sağlık Bakanlığında hizmet alımı ile çalışan personelin de büyük mağduriyet yaşadığını belirterek, “Hastane bilgi işlemciler, görüntüleme merkezi çalışanları, yemekhane çalışanları, güvenlik, şoför… Hizmet alım sözleşmesine takılan binlerce kişi kadro bekliyor. 39 farklı sağlık branşında atanamayan on binlerce mezun var. Örneğin, 10 yılda 50 bin fizik tedavi mezunu verilmiş, Bakanlık sadece 1.651 kişiyi atamış. Tıbbi sekreterinden paramediğine kadar her gün bize mail geliyor; hastanelerde eleman açığı ciddi boyutlarda,” dedi. “SURİYELİDEN İLAÇ KATKI PAYI ALINMIYOR, EMEKLİDEN NEDEN ALINIYOR?” Ömer Fethi Gürer, sağlıkta adaletsizlik olduğunu ifade ederek şu soruyu yöneltti: “Suriyeliden ilaç katkı payı alınmazken emekliden neden alınıyor? Bu ayrımcılıktır.” “KAPATILAN SAĞLIK OCAKLARI ÇÜRÜYOR” Niğde’de rahmetli Sağlık Bakanı Doğan Baran döneminde köylere kadar sağlık ocakları bulunduğunu hatırlatan Gürer: “AKP iktidarı bu sağlık ocaklarını kapattı, binalar çürümeye terk edildi. Aile hekimliği sistemi doktor yetersizliği nedeniyle köylerde işlemiyor. Halk ulaşılabilir sağlık hizmeti bekliyor ama bulamıyor.” FİZİK TEDAVİ HASTANESİ ÇUKUR OLARAK KALDI BOR FİZİK TEDAVİ HASTANESİ NE ZAMAN YAPILACAK? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Bor ilçesi Fizik Tedavi Merkezi Hastanesi depremden sonra kullanılamaz raporuyla yıkıldı. Devlet hastanesinin yanında yeni hastane için çukur açıldı, Şubat 2025'te hastane yapımının biteceği duyuruldu; temel çukur olarak kaldı, müteahhit işi bıraktı, gitti, daha da temel atılmadı. Çukur açılan yerden fay hattı geçtiği gerekçesiyle başka bir yere inşaatın yapılacağı söyleniyor. Nasıl bir fay hattıysa, 100 metre yakınındaki devlet hastanesi için risk değil de yapılacak hastane için risk oluşturuyor. Fizik tedavi hastanesi ne zaman, nerede yapılacak, 2026 yılı programında var mı? Bor merkezde eski devlet hastanesi de yıkıldı "Bu alanda sağlık bilimleriyle ilgili bir yatırım olacak." denildi; tabela var, arsa olarak kaldı. Niğde'de rahmetli Sağlık Bakanı Doğan Baran döneminde köylere kadar sağlık ocakları vardı, hepsi kapatıldı, binalar çürümeye terk edildi,” dedi. “NİĞDE’DE ONKOLOJİ ENDOKRİNOLOJİ NEFROLOJİ DOKTORU YOK…” Niğde’de doktor eksikleri bulunduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle kritik branşlarda yurttaşların mağdur olduğunu belirterek, “Niğde’de onkoloji, gastroenteroloji, nefroloji, göğüs hastalıkları, endokrinoloji, çocuk endokrinolojisi doktoru yok. İlçelerde de doktor yetersizliği var. Kemoterapi gören hastalar haftada beş gün, beş dakikalık ışın tedavisi için başka illere gidiyor; otel parası, yol masrafı, moral bozukluğu… Bu nasıl bir sağlık hizmetidir? Niğde’ye ışın tedavi merkezi ne zaman kurulacak?” “MESLEK HASTALIKLARI, YANIK TEDAVİLERİ, BAĞIMLILIK MERKEZLERİ… VERİLER NEREDE?” Gürer, “2024–2025 yıllarında kaç kişi meslek hastalığı nedeniyle tedavi gördü? Kaç kişi sağlık raporuyla zorunlu emekli edildi? Son iki yılda kaç yanık vakası oldu, kaç hastanede yanık ünitesi var? Kaç ilde madde bağımlılığı ile mücadele merkezi var? Sigara kadar madde bağımlılığına karşı neden mücadele edilmiyor? Mevcut merkezler yeterli mi?” dedi.

Devletimiz Tüm İmkanlarıyla Sahada, İçimiz Yanıyor! Haber

Devletimiz Tüm İmkanlarıyla Sahada, İçimiz Yanıyor!

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinden başlayarak Afyonkarahisar’a doğru yayılan orman yangınında yaralanan orman işçilerini, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile birlikte Eskişehir Şehir Hastanesi’nde ziyaret etti. Ziyaretin ardından bir açıklama yapan Prof. Dr. Gürcan, yangının meydana getirdiği büyük acıya dikkat çekerek şunları söyledi: “Yangın sırasında alevlerin arasında kalarak yaralanan kahraman orman emekçimizi, Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile birlikte ziyaret ettik. Tedavi süreci titizlikle takip ediliyor. Morali yerinde. Yaralı kardeşimizin yanında olmak, hem moral vermek hem de süreci yakından izlemek adına yanında olduk” Yangında yaralanan toplam 14 orman emekçisinin farklı hastanelerde tedavi gördüğünü belirten Gürcan, hafif yaralıların taburcu edildiğini, diğerlerinin tedavilerinin sürdüğünü ifade ederek, “Tüm yaralı kahramanlarımıza acil şifalar, ailelerine sabır ve güç diliyorum,” dedi. Aynı yangında hayatını kaybeden 10 orman görevlisini de rahmetle anan Prof. Dr. Gürcan, şu ifadeleri kullandı: “Bu elim afette hayatını kaybeden 10 orman kahramanımıza Yüce Allah’tan rahmet, ailelerine ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. İçimiz yanıyor. Görevlerini ifa ederken şehit düşen bu fedakâr emekçilerimizi rahmetle anıyoruz.” Gürcan, yangına karşı yürütülen çalışmalara da değinerek, devletin tüm gücüyle sahada olduğunu vurguladı: “Devletimiz tüm imkânlarıyla seferber olmuş durumda. Yangına müdahale, yaralıların tedavisi, hasar tespiti gibi tüm süreçler eşgüdüm içerisinde ilerliyor. Sahadaki özverili çalışmalar için emeği geçen tüm kurum ve personele teşekkür ediyorum. Millet olarak bu acının da üstesinden hep birlikte geleceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.