SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kayıt Parası

Porsuk Haber Ajansı - Kayıt Parası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayıt Parası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğrenci Velilerinin Dert Zamanları Başladı! Haber

Öğrenci Velilerinin Dert Zamanları Başladı!

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından Yunusemre Halk Çarşısı önünde düzenlediği basın açıklamasında yaklaşan yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde velilerin ve esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekildi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkan Vekili Kadir Ünal, Yunusemre Halk Çarşısı önünde düzenlediği basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; ''Yunusemre Halk Çarşısı önündeyiz. Hemşehrilerimizin ekonomik alışveriş için tercih ettikleri, şehir değeri olan yapı içinde her biri kıymetli esnaflarımıza buradan hayırlı işler diliyoruz. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak burada olmamızın birinci sebebi, bu nadide çarşıyı insanlarımıza bir kez daha hatırlatmak ve hafıza tazelemektir. Diğer sebep ise 7 Eylül tarihinde devlet ve özel okullarda kaynaştırma alıştırma eğitimleri başladı. 14 Eylül Pazartesi günü çalacak ilk ders ziliyle eğitim başlayacak. İşte şimdi, tam da bu dönemde, ilkokul, ortaokul ve lisede okula başlayacak 147.260 çocuğumuz için okul kıyafetleri ve diğer eğitim gereksinimleri gündeme gelirken, aynı süreçle beraber öğrenci velilerinin dert zamanları da başlamış bulunmaktadır. Esas konu olarak buradan buna dikkat çekmek istiyoruz. Ayakkabısı, okul kıyafeti, çanta ve kırtasiye ile beraber yanına varsa servis ücreti, yemek ücreti katarak sevgili veliler için zor bir süreç, bir mevsimin başladığını çok iyi biliyoruz. Öncesinde ısrarla dile getirdiğimiz kayıt parası furyasından etkilenen velilerimiz, şimdi bir üst sıkıntı atmosferine girmiş bulunuyorlar. Değerli basın mensupları, kayıt parası konusunda bir eklemeyi yapmak istiyoruz. Açıklamamızdan sonra okullarımızda duyduğumuz rakamlar, inanın, insanı hayrete düşürüyor. 15.000 TL, 40.000 TL rakamlar bu şehirde, Odunpazarı’nda, Gökmeydan’da, Yenidoğan’da, Huzur Mahallesi’nde, Alanönü’nde duyduk ve birebir tespit ettik. Emek Mahallesi’nde bir anaokulu için istenen para 15.000 TL. Bunu çaresiz kalan bir velimiz bizzat anlattı. Veli WhatsApp gruplarında söylediğimiz rakamlar havada uçuşuyor ve hepsi birebir gerçek, değerli basın mensupları. İşte bu cendere içinde veliler şimdi de okula başlama aşamasında kıyafet ve okul gereçleri ile ilgili sürece adım atmış bulunmakta. Geçtiğimiz yıla oranla yüzde 40-60 ortalama artan okul kıyafet ve giyim ücretleri, yüzde 40 oranında artan kırtasiye ücretleriyle karşı karşıya kalan insanlarımızın bunun üstesinden gelebilmek için çözüm arayışlarına şahit oluyoruz. Burada şu detayı vermek istiyoruz. 2025 eğitim döneminde Tüm Kırtasiyeciler Derneği verilerine göre 1.900 TL’ye dolan bir kırtasiye çantası, bu dönem en basitinden 2.500 TL alt limitte dolabilmektedir. Bu, okul seviyesine göre artış göstermektedir. Buradan çağrımız yetkililere: Her anlamda temel hak olan ve ücretsiz olması Anayasa’da yazılı olan temel eğitime evlatlarını hazırlamak için çırpınan insanlarımızı görün ve biraz vicdanınız sızlasın, diyoruz. İnsanlarımızın yaşadığı ekonomik ve sosyal sıkıntılar içinde eğitime daha fazla kaynak ayrılıp aktarılması gerçekten elzemdir. Bu kaynakların da hak sahiplerine ulaşması, gelir cetvelleri baz alınarak, yerine göre kanaat kullanılarak mecburi bir durumdur. Bu duygular ve gerçeklikler içinde veli olan değerli hemşehrilerimize kolaylıklar diliyoruz. Evlatlarının başının eğilmemesi için çabalayan anne babaları saygıyla selamlıyoruz. Hepsi vicdan ve izan sahibi olan, kapısına gelen her insanımıza her anlamda destek sağlayan esnaflarımıza da buradan, bu kapı önünden gösterdikleri samimiyet ve yaklaşım için özellikle teşekkür ediyor, hayırlı işler diliyoruz. Değerli basın emekçileri, sizlere de katılım ve sesimizi iletmenizdeki varlığınızdan, çabanızdan dolayı minnetlerimizi ifade ediyor, iyi çalışmalar diliyoruz.”

Gürol Yer: "Parklarda Tahterevallilere Oturmuşlar ve Parklar Savaşını Başlatmışlar" Haber

Gürol Yer: "Parklarda Tahterevallilere Oturmuşlar ve Parklar Savaşını Başlatmışlar"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer haftalık basın açıklamasında Eskişehir’in çözüm bekleyen trafik, eğitim, tarım ve altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.Yönetimleri eleştiren İlçe Başkanı Yer; "Onlarca kronik sorun dururken parklar savaşı başlatmışlar" dedi. ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer Hicri Sezen Parkı’nda düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; "​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatının haftalık basın açıklamasına hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Şehir ve ilçe gündemimizi yakından takip ediyoruz. Bunu yaparken hafızamız, düşüncemiz ve inancımızla; insan odaklı, çevreye duyarlı, gelecek öngörülü, vicdan hassasiyetine sahip bir anlayışla kurumlarımıza ve değerlerimize itinayla sahip çıkmaya devam ediyoruz. Bunun en net şahidi, burada bulunan basın emekçileri ve katılımcılardır diyoruz. ​Biz bu anlam ve anlayış içerisinde sorumlulara, "Eksik varsa giderin, olmayanı yapın, bozulanı düzenleyin, düzeltin, vatandaşı duyun, dinleyin" diyerek yol göstermeye ve rehber olmaya devam edeceğiz. Ancak genel ve yerel yetkileri ellerinde bulunduran, hemşehrilerimizin helal oylarıyla emanet ettikleri iradeyi kullananlar ne yazık ki aynı duyarlılıkta değiller. Bu konuda keskin bir sözü buradan söylemek istiyoruz: ​"Bakın, son hafta şehir gündemini hep beraber izliyoruz. 'Senin parkın, benim parkım. Salona kaç lira ücret ödedin, sen parka kaç lira ödüyorsun?' Yani onlarca sıkıntı, sorun ve problem bitmiş; parklarda tahterevallilere oturmuşlar ve parklar savaşını başlatmışlar." ​Değerli basın emekçileri, ​Bu duruma tam tezat olan duruşumuz ve anlayışımız gereği, her hafta yaptığımız ve öne çıkardığımız şehrimizin ve ilçemizin gerçek, yaşamsal, fiziki ve sosyal konularıyla ilgili tespitlerimizden ne dedik, ne oldu kısmını kısaca hatırlatmak istiyoruz: ​Kalabak Su Deposu Önü: Sürekli trafik kazalarının yaşandığı, sabit bir ölüm noktası hâline geldi. Geçtiğimiz haftalarda yine bir canımızı kaybettik, bir ağır yaralımız var. Öncesinde bir akademisyenimizi ve kızını kaybetmiştik. Ne oldu? Bir şey yapıldı mı? Yok. ​Orman Bölge Müdürlüğü Önü: Aynı zaman diliminde şehir içinde sürekli kazaların yaşandığı Orman Bölge Müdürlüğü önü için fiziki koruyucu önlem alınmasını önerdik. İlgilenen oldu mu? Hayır. ​Devlet Okullarında Kayıt Parası: İki hafta önce devlet okullarında ciddi rakamlara ulaşan kayıt paraları alındığını söyledik. Ses var mı? Yok. ​Alpu Yolu ve Hasanbey Demiryolu: Alpu Yolu'na gittik; yol yapımını ve Hasanbey demiryolunun köylerle tarım arazilerini birbirinden ayırdığı noktaları yerinde tespit ettik. Ses var mı? Yok. ​Eskişehir Amatör Spor Kulüpleri: Eskişehir amatör spor kulüpleri can çekişiyor. Eskişehirlinin parası, hızlı tren otoparkı geliri olarak Ankara Demirspor'a gidiyor, dedik. Ses var mı? Yok. ​Bizim canımız Eskişehirspor, siyasetçilerin zorda kaldıkları durumda konu malzemesi yapılmıyor mu? Ortaya bir şeyler atılması, onlar için güzel bir reklam ve spora yaklaşım noktası değil mi? ​OEDAŞ Yatırımları ve Aydınlatma Sorunları: OEDAŞ şehre 1,4 milyar TL yatırım yaptığını söylüyor ancak şehir merkezi ve çevresi karanlık. Dahası, en merkezdeki bazı sokaklarda elektrik hattı bulunmuyor. Gelişme var mı? Ses var mı? Yok. ​Çatak Mesire Alanı: Çatak Mesire Alanı'nı her sene gündeme getiriyoruz, bu sene de getirdik. Ses var mı? Yok. Bir rivayete göre sahipsiz alanı en son Büyükşehir Belediyesi sahiplenmiş; onlardan da şu ana kadar ses yok. ​Kentsel Dönüşüm Kredisi: Kentsel dönüşüm kredisinde Eskişehir dışlandı. Bir çaba, bir gelişme oldu mu? Ses yok. Kentsel dönüşüm ve afet riskli alanlar zaten umurlarında değil. Konu bulamadıklarında ya da tıkandıklarında ağızlarında sakız olan bir malzeme durumuna getirdiler, diyoruz. ​Akcami Bahçesi: Akcami Bahçesi'nde 25 yetişkin ağaç nedendir bilinmez kesildi. Orası vakıf arazisi. Defalarca söyledik. Ses var mı? Gelişme var mı? Yok. ​Porsuk Havzası ve Su Güvenliği: Eskişehir'in tek su kaynağı olan Porsuk Havzası için ikinci, hatta üçüncü bir seçeneğe ihtiyaç olduğunu söyledik. Bir çalışma veya ses var mı? Yok. ​Ihlamurkent ve Çağlan TOKİ: Gerek hak sahiplerine teslim edilen Ihlamurkent TOKİ konutları gerekse yapımı süren Çağlan TOKİ bölgesi sorun yumağı hâline gelmiş durumda. Biz tespit ettik, duyurduk. Kimse gitti mi? Ses verdi mi? Tabii ki yok. ​İlçemizin Köylerindeki İmam Eksikliği: İlçemizin 16 köyünde imam olmadığını duyurduk ve ilgili mercilere ilettik. Ses var mı? Yok. ​PTT Şubeleri: Ptt Başmüdürlüğü gitti. Mahalle ve kırsal şubeler kapatıldı. Ses var mı? Yok. ​Esnafın Krediye Erişimi: Esnafın mevzuat nedeniyle krediye ulaşmasının çok zor olduğunu söyledik. Duyan, müdahale eden oldu mu? Ses yok. ​Çarşı Bölgesindeki Otopark Sorunu: Çarşı bölgemizde trafik durumu ortadayken Değirmen Sokak üzerinde kapatılan üç otoparkla ilgili bir gelişme oldu mu? Ses yok. ​Hububat Taban Fiyatları: Hububat taban fiyatları açıklandı ancak fiyatlar borsada taban fiyatın altına indi, üreticinin zararı daha da katlandı. Ses var mı? Yok. ​Hobi Bahçeleri ve Tarım Üreticileri: Hobi bahçelerinin yanında tarım üreticilerini de etkileyen ve yüksek cezaların uygulandığı süreçte bir gelişme oldu mu? Olmadı, uygulama aynen devam ediyor. Ses var mı? Yok. ​Evet, değerli katılımcılar, ​Tüm bunlar, bugünden geriye gittiğimizde vasıtanızla kamuoyuna duyurduğumuz birkaç belli başlı konu. Söylediklerimizin özü, insanlarımızın yaşadığı, hissettiği ve etkilendiği gerçek sorunlardır. ​Bu yetersizliklerin hepsinin bir muhatabı var. Hepsine sahip çıkması gerekenler var. Ancak bunlarla ilgilenen, araştıran ve çözüm üreten maalesef yok. Bir algı düzeni oluşturulmuş, öyle gidiyor: Birbirlerini ziyaretler, ağırlamalar, ikramlar, kurgu ortamlar... Bunun beraberinde gündemle alakasız konularda karşılıklı ithamlar ve cevap vermeler. ​Vatandaş ve millet, bunu yapanların umurunda değil. Bunu buradan iddiayla söylüyorum. Yüreği yetip cevap verecek olan varsa; yerel veya genel düzeyde kim muhatapsa, sorduğumuz ve hatırlattığımız konulara cevap versin. Ben diyorum ki: ​Ve-re-mez-ler! ​Görevlerini yapmıyorlar. Gerçeklerden uzaklar ve samimi değiller. O sebeple cevap veremezler. Yaptığımız işten ve uyguladığımız usulden biz hiç gocunmuyoruz, umutsuzluğa da hiç kapılmıyoruz. En azından tarihe not düşüyor ve mağdurların sesi oluyoruz. İlgilenmeyen, ciddiye almayan, görmezden gelenlerin yakasına bu şehrin ve insanının vebalini rozet olarak takıyoruz. ​Değerli basın emekçileri, ​Samimiyetimizin ve çabamızın en net şahidi sizsiniz. Katılımınız, katkınız ve sesimize ses olmanız için minnettarız, teşekkür ediyoruz. İyi çalışmalar diliyor; vasıtanızla kıymetli hemşehrilerimizi ve büyük Türk milletini saygıyla selamlıyoruz."

Gürol Yer: "Okul Kayıtları Kredi Kartına Taksit Yapılacak Günler Yakın" Haber

Gürol Yer: "Okul Kayıtları Kredi Kartına Taksit Yapılacak Günler Yakın"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, her eğitim-öğretim dönemi başında gündeme gelen devlet okullarındaki kayıt parası uygulamaları ve bağış iddiaları hakkında açıklamalarda bulundu. Eskişehir’deki bazı okulların "rant okulu" haline geldiğini savunan Yer, okul aile birlikleri eliyle alınan ücretlerin çığırından çıktığını belirtti. ​Odunpazarı'nda bulunan Hicri Sezen Meydanı'nda bir basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadelere yer verdi; "Her yıl bu zamanlara denk gelen, çok klasik olmuş bir konu bu hafta yine gündemimiz. Devlet okulları kayıt parası, beraberinde oluşturulan kayıt borsası ve buna bile isteye göz yuman, çözmeyen sorumsuz sorumluları vasıtanızla değerlendireceğiz. Şehrimizde, özellikle merkezde veya merkeze yakın okul öncesi, ilk ve ortaokullarda mevcut sistemin sebep olduğu kayıt parası borsası almış başını gitmekte, gerçekliği aleniyetle yaşanmaktadır. Konu paydaşı eğitimcilerin sendikalarının açıklamalarına bakarsak; bir taraf vahametten bahsederken, bir taraf ise şehir efsanesi demekte, diğer bir taraf ise duymazdan gelip evsel ve iş yeri katı atık vergilerini belediyeler niye alıyor demektedir. Millî Eğitim Bakanlığı, 40 sayfalık bir genelge yayımlayarak zinhar böyle bir şey olamaz, var ise hem MEB üzerinden hem CİMER üzerinden şikâyetlerinizi bildirin demektedir. Adrese dayalı kayıt sisteminde, kim nereye çıktıysa kayıt oraya yapılacak diye açıklamalar yıllık klasik söylem olmuşken, konumuz olan okul aile birliği bağışları sebebiyle alan dışı kayıtların bazı okullarda son sürat devam ettiği görülmekte, söylenmekte. Yeter ki bağış miktarı yüksek olsun. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 42. maddesinde, ilk eğitim ücretsiz ve zorunludur. Kimse okuma, öğrenme hakkından mahrum bırakılamaz emri orta yerde dururken, gerçekte normal kayıt hakkı elde edilmiş okullarda bile okul aile birlikleri eliyle bağış adı altında kayıt parası hem de çatır çatır alınmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda gerçekleşmede belirlenen miktarın ikiye bölündüğünü duyduk, senet alındığını duyduk ancak henüz daha kredi kartı kullanıldığını duymadık. Söylenen rakamların yüksekliğine bakılırsa iş ona doğru gitmektedir diye düşünüyoruz. Okul kayıt paraları kredi kartına taksit ya da mail order yapılacak günler yakındır diyoruz. Eskişehir'de bir tane bile sorumlu muhatap çıkıp yok böyle bir şey diyememektedir. Şehrimizde özellikle bazı okullar rant okul olmuş durumdadır. Kantin kira gelirleri, servis gelirleri ve velilerden alınan Deli Dumrul gelirleriyle Eskişehir'de belirli okullar borsaya başvursalar kabul görecek durumdadırlar. Nasılsa veli garantili bir sistem oluşturulmuş. Mevcut hayırseverlerin yapıp donatıp Millî Eğitime teslim ettiği, Millî Eğitimin öğretmen ve yardımcı personeli yerleştirdiği okullar maalesef geldiğimiz günde aynen bu ticari durumu almışlardır. Bu noktada bir detayı belirtelim: Uygulanan mevcut yönetmeliğe göre tüm okulların kantin kira gelirlerinden il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri yüzde 10 pay almaktadırlar. Yani durumdan bu işin sorumlusu olması gerekenler de fayda sağlamaktadırlar. Bu durumun kamuoyunca bilinmesi gerekir. Değerli katılımcılar, yine bir ağlanacak hâlimize gülelim konusundayız. Oluşan ortamı herkes, her makam ve her mevki biliyor ama kimse bir şey yapmıyor. Nasılsa konuşulur, unutulur ve her yıl aynı döngü yaşanır gider düşüncesi hayat bulmuş durumda. Veli, çocuğum iyi bir eğitim alsın derdinde, sesim çıkarsa şansımı kaybederim duygusunda. Okul idarecileri, gelen yıllık ödenek yetmiyor, ben mecburum diyor. Bunun yanında oluşan bütçeyi yönetmenin verdiği hissiyatı yaşıyorlar. Üst kademe, yerelden genele yöneticiler, sistem böyle diyor ve hayat yaşanmaya devam ediyor. Sonra süslü laflar ve algı devreye giriyor: Eğitimde fırsat eşitliği, nesillerimizi geleceğe hazırlıyoruz falan filan. Gerçekten ama gerçekten nasıl bir sistem, nasıl bir düzen, anlamak mümkün değil. Yasa, kanun ne yazıyorsa tam tersi ama her şey kitabına uygun ve yatkın devam ediyor, kabul görüyor, onay veriliyor. Eskişehir'de, şehrimizde bu anlamda onlarca eylem ve söylem, iddia varken bir tane bile sorumlu çıkıp böyle bir şey yok ya da söz konusu demedi, diyemedi. Biz bunu duymadık. Yani sözün özü, devran dönüyor, günler geçiyor ama kader aynı kader, keder aynı keder. Ne diyelim, gerçekten bilemiyoruz. Değerli katılımcılar, Eskişehir demişken ilçemizin ve şehrimizin en büyük mahallesi Emek Mahallesi'nde on yıllardır olmayan lise sanırım bu eğitim döneminde açılacak. Ermek görmek nasip olsun diyelim. Bu büyük kazanım bakalım nasıl bir tanıtım ve siyaset ile anlatılacak, göreceğiz. Merakla bekliyoruz. Devamında, şu an bulunduğumuz tarihi bölge için defalarca dile getirdiğimiz okul öncesi, ilk ve ortaokul konusu yine es geçildi. Bölgede mevcut iki okul daha önce kapatılmıştı. Biri Turan İlkokulu, başka amaç için kullanılıyor. Diğeri Tarihi Malhatun İlkokulu ise yıkılıp yeniden yapıldı. Malhatun İlkokulu binasının kültür merkezi olarak kullanılacağı söylenmekte. Yaklaşık 12 bin nüfusa hitap eden tarihi bölge için sakinler, muhtarlar okul talebinde bulunuyor ama başta İl Millî Eğitim Müdürü olmak üzere yetkililer, istatistik rakamlarıyla gerek yok diyerek konuya mesafe koyuyorlar. Burada bizim anlamadığımız ve anlatamadığımız şu: 11 mahalleye hitap edecek 12 bin nüfus içinde hiç mi okul çağında çocuğumuz yok? Bunun açıklanmasını bekliyoruz. Talep yok savunmasına ise “Okulu açtınız da gelen olmadı mı?” diye soruyoruz."

CHP'li Arslan: "Parasız Eğitim Haktır!" Haber

CHP'li Arslan: "Parasız Eğitim Haktır!"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki devlet okullarında velilerden “kayıt parası” veya “zorunlu bağış” talep edildiği yönündeki iddiaları TBMM gündemine taşıdı. CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki devlet okullarında velilerden “kayıt parası” veya zorunlu bağış talep edildiği iddialarını TBMM gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelen resmi yanıt ise şaşırtıcı oldu: “Hiçbir şikâyet yok!” Arslan’ın 6 Ağustos 2025’te verdiği soru önergesine yanıt veren Milli Eğitim Bakanlığı, 2024–2025 eğitim-öğretim yılı kayıt döneminde Eskişehir’de kayıt parası veya zorunlu bağış konusunda Bakanlığa ulaşan tek bir şikâyet bulunmadığını açıkladı. Bakanlık ayrıca, “Okul kayıtları ücretsizdir, para talep edilemez” vurgusunu yinelerken; adres bazlı kayıt sisteminin zorunlu olduğunu ve 2025/53 sayılı genelgeyle valiliklerin talimatlandırıldığını duyurdu. “Denetim Raporu: “132 Okulda Usulsüzlük Yok” Bakanlık cevabında, son üç yılda Eskişehir’de 132 okulun müfettişlerce denetlendiğini, tek bir olumsuz bulguya rastlanmadığını da bildirdi. Ayrıca kırtasiye, temizlik, bakım-onarım gibi temel ihtiyaçlar için her okula yıllık ödeneklerin merkezi bütçeden aktarıldığına dikkat çekildi. “Arslan’dan Net Mesaj: Parasız Eğitim Haktır! Velilerden gelen yoğun şikâyetler ve yerel basındaki iddiaları gündeme taşıyan Milletvekili Arslan, “Parasız eğitim hakkı Anayasa güvencesindedir. Veliler ekonomik baskı altına alınamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı.

Kayıt Parası Adı Altında Veliler Soyuluyor! Haber

Kayıt Parası Adı Altında Veliler Soyuluyor!

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki devlet okullarında velilerden “kayıt parası” ve “zorunlu bağış” adı altında para talep edildiğine ilişkin iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Arslan, uygulamanın Anayasa’ya ve Bakanlık genelgelerine aykırı olduğunu vurguladı. Arslan, Anayasa’nın 42’nci maddesinde ilköğretimin parasız olduğunun açıkça hükme bağlandığını hatırlatarak, şu sözlerle tepki gösterdi: “Okul kayıtları döneminde velilerden haraç gibi para toplanıyor. Eğitim hakkı alenen gasp ediliyor. Paralı hale getirilen kayıt süreci, çocuklarımızın geleceğini karartıyor; fırsat eşitliğini yok ediyor!” “Dar gelirli aileler çaresiz bırakılıyor” Arslan, yerel basın ve velilerin şikayetlerine göre, kayıt dönemlerinde talep edilen meblağların okuldan okula ve semtlere göre değiştiğini ifade etti. Bu durumun dar gelirli aileleri çaresiz bıraktığını belirten Arslan, “Devletin karşılaması gereken kırtasiye, temizlik ve bakım-onarım gibi masraflar velilerin sırtına yükleniyor. Veliler fiilen okul bütçesini finanse etmeye zorlanıyor. Bu utanç verici tablo, Anayasa’nın öngördüğü parasız eğitim hakkını ayaklar altına almaktadır” dedi. Bakan Tekin’e sert sorular Arslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e şu soruları yöneltti: Eskişehir’deki devlet okullarında velilerden kayıt parası veya zorunlu bağış istendiğine dair Bakanlığa kaç şikâyet ulaştı? Bu uygulamaları sürdüren okul yöneticileri hakkında hangi idari veya disiplin işlemleri yapıldı? Son 5 yılda kayıt parası talep ettiği belirlenen okul yöneticileri ve okul aile birliği başkanları hakkında açılan soruşturmalar ve uygulanan yaptırımlar nelerdir? Okul aile birlikleri üzerinden toplanan paraların yasal dayanağı nedir, hangi kalemlerde kullanılabileceğine dair bağlayıcı kurallar nelerdir? Okullara her yıl öğrenci veya okul başına ne kadar ödenek ayrılmaktadır? Ödeneklerin yetersizliği nedeniyle velilere yük bindirilmesini önlemek için kaynak artırımı planınız var mı? Kayıt parası ödemeyen velilerin çocuklarının kayıt işlemlerinin engellenmesi ya da başka okullara yönlendirilmesi gibi uygulamalar tespit edildi mi? Son üç yılda yapılan denetimlerde hangi usulsüzlükler belirlendi? “Eğitimde eşitsizlik derinleşiyor” CHP’li Arslan, önergesinin gerekçesinde ise şu ifadeleri kullandı: “Kayıt dönemlerinde ailelerin sırtına yüklenen bu keyfi uygulamalar, dar gelirli yurttaşlarımızı çaresizlik içinde bırakıyor. Çocuklarımızın eğitim hakkı paraya tahvil ediliyor. Eğitimde fırsat eşitliği yok ediliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi; velilerden para toplamak değil, devlet okullarının tüm ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bakanlık bu Anayasa ihlali karşısında artık sessiz kalamaz!”

Okullarda İstenen Paralar Deli Dumrul Parası Değil mi? Haber

Okullarda İstenen Paralar Deli Dumrul Parası Değil mi?

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen haftalık basın toplantısında okul kayıtlarında istenmeye başlanan kayıt paraları gündeme getirildi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer tarafından düzenlenen basın toplantısında şu ifadelere yer verildi; "Değerli katılımcılar bu kürsünün sizler çok şahitsiniz pek değişmeyen bir misafiri oluyor. Milli Eğitim… Eskişehir ve Odunpazarı yerelinde duyduğumuz, gördüğümüz, tespit ettiğimiz, bize iletilen özellikle Milli Eğitim sorumluluk alanında pek çok konuyu ya buradan yada yerinden vasıtanızla kamuoyuna duyurduk, seslendirdik. Sessizlik Kalesi İl Milli Eğitim Müdürlüğü dediklerimizi gerçekten maşallahı var hiç üzerine alınmadı. Ara sıra basınımızdan bazı arkadaşları davet ile yada bilgi notları ileterek cevap vermeye çalıştı yada en büyük becerisi olan suskunluk rolünü çok, ama çok iyi uyguladı. Tarihi bölgedeki vatandaşlarımızın ve tüm muhtarların talebi olan yaklaşık 10 bin nüfusu etkileyen okul öncesi ile ilkokul sorununa duyarlı davranıp çözüm yada istişare adımı atmayıp, bize TÜİKYO rakamları ile veri verdiler. O gün söyledik bugün de söylüyoruz yanlış bakıyor, yanlış biliyorsunuz. Boşaltılan ve sizleri önüne davet ettiğimiz Kırmızıtoprak Mahallesindeki tüm olumsuzlukların içinde yaşandığı ve insanların önünden geçmeye korktuğu Porsuk İlköğretim Okuluna çözüm bulmadılar, bulmuyorlar. Geçtiğimiz hafta o okul bir kez daha yakıldı bunu beraber izledik, gördük. Yani boş bir okulu koruyamayan yada sonuca ulaştıramayan zihniyetten biz eğitim çalışanlarının ve çocuklarımızın sorunlarını ile taleplerine kulak vermesini sorumluluğunu yerine getirmesini bekliyoruz. Sivrihisar İlçemizde Milli Eğitim ile ilgili pek çok nahoş olay konuşuluyor, yazılıyor, çiziliyor. Bununla ilgili muhatap yine sessizliklerin, duyarsızlığın nirvanasında umursamıyor bile. Bu ve bunun gibi konuları niye hatırlattık. Esas gayemiz ve duyurmak istediğimiz bir konu var Değerli Arkadaşlar. 2025/2026 Eğitim, öğretim dönemine ilişkin okul öncesi, ilk, orta ve liselere kayıt sürecinin takvimi temmuz ayı itibarıyla başlıyor. Geçtiğimiz yıllarda kamuoyunu oldukça ilgilendiren ve çok büyük tepkiler oluşmasına rağmen konuya yaklaşım ve eğilmesi gereken sorumlularının gıkının dahi çıkmadığı kayıt parası istenmesi yine kulağımıza acayip uçuk rakamlar olarak gelmeye başlaması tespitidir. Okul İdarelerinin alan içinde olsun, alan dışından olsun yaptıkları yada yapacakları kayıtlarda velileri okul aile birliklerine yönlendirmesi. Buralara bağış istenmesi, bağış makbuzu olmadan kayıt yapılmaması hepimizin malumu. Özellikle Merkezde bulunan bazı okullara 80.000 – 100,000 TL, Sürece geçtiğimiz yıl çok tercih edilen bir meslek lisesi de katılarak 20.000 TL ücret istenip alınması malumumuz olmuştu. O süreçte bazı velilerin çocuğumun geleceği için Kredi çekmek zorunda kaldım demesini biz unutmadık. Bugün buradan ve öncesinde sesleniyoruz… Milli Eğitim Bakanı her yıl olduğu gibi mutlaka açıklamasını yapacaktır. Diyecektir ki! “Okullarda kayıt parası alan olursa bana bildirin” Bizim Eskişehir’deki Temsilcisi İl Milli Eğitim Müdürünün sesi çıkmayacaktır. Buradan söylüyoruz. Şimdiden özellikle yeni açılan bir okulda veliler arasında yayılan alan dışı kayıtlardan 200.000 TL istenecek. Geçtiğimiz yıl 85.000 TL isteyen Merkez bir Ortaokul için bu sene 150.000 TL olacak gibi bir borsa oluştuğunu duymaktayız. Değerli Arkadaşlar bu şehirde bir kenar mahalle okulunda çocuklarımızdan baca temizliği için para istendiğini tespit edip bunu kamuoyuna duyurduğumuz için duyduklarımız bizi hiç yanıltmadı ve hiç şaşırtmadı. Mevcut ekonomik ortamda. İnsanların geçim ve gelecek kaygısını en üst olumsuzlukta hissettiği bir durumda. Anayasal olarak eğitimin ücretsiz temel hak olması durumundan dolayı söylediklerimiz, duyduklarımız ve sorumluların sorumsuzluğundan hicap duyuruyoruz. Başarı oran ve rakamlarının ortaya koyduğu kalitesiz eğitimin siyasallaşması ve toplumun katmanlarının gelir seviyesine göre eğitim alma durumunda bırakılmış olması muhataplar ve yönetenler için bir mahcubiyet olmalı gerekir diye değerlendirip, düşünüyoruz. Son cümlede Öğretmenevinin katı atık vergisi ile uğraşıp kitlesel açıklama yapan Eğitim Sendikası Başkanına huzurunuzda sesleniyoruz. Okullarda istenen paralar Deli Dumrul parası değil mi? Bir cevap ver istersen Sayın Başkan… Değerli Katılımcılar. Konuyu ve sürecini çok yakın takip edeceğiz. Kıymetli Hemşehrilerimize buradan sesleniyoruz. İYİ Parti olarak lütfen böyle talepleri bize iletin ve sizin adınıza biz yazalım, biz konuşalım ve biz takip edelim, biz seslendirelim diyor. Saygılar sunuyor, katılımınıza teşekkür ediyorum."

Okullarda Kayıt Parası Gerçeğiyle İnsanımız Mağdur Durumda Haber

Okullarda Kayıt Parası Gerçeğiyle İnsanımız Mağdur Durumda

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer düzenlediği basın toplantısında ülke ve şehir gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, okul kayıtlarının başlaması ile gündeme gelen kayıt parası sorununu gündeme getirdi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Yöneticilerininde katılım sağladığı basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı Yer şu ifadelere yer verdi; ''Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tapu senedi Lozan Antlaşmasının 101 . yılı kutlu olsun. Aziz Atatürk ve İsmet İnönü ile bize bu cennet vatanı bırakanları huzurunuzda yad ediyorum. Lozan Bizim için hiç bitmeyecektir. Devamında 24 Temmuz 1995 te karanlık bir trafik kazasında kaybettiğimiz Batı Trakya Türklüğü lideri Dr Sadık Ahmet’i şehadet seneyi devriyesinde rahmet ile yad ediyor ve Tüm Türklere azadlık diliyor, Batı Trakya Türklüğünü muhabbet ile selamlıyoruz. Değerli Arkadaşlar, Sevgili Basın Emekçileri. Öncelikle belirteyim bir gün değil hayatın her gün ve anında, düşüncemizde, gönlümüzde olduğunuz beyanımızla, hatırlanma, hatırlatma, hissettirmeye vesile 24 Temmuz  Gazeteciler Günü ve Basın Bayramınızı kutluyorum. Sebep olsun ki 24 Temmuz 1908 de basından sansürün kaldırılıp gazetelerin sansür edilmeden yayın yapması üzerinden geçen sürenin kazanımlarının kayıplarından çok olması ve kazanımların sabit olması dileğimizdir. Sesimizin, niyetimizin ve çabalarımızın kamuoyuna duyurulmasında bizlere kattığınız değer, bunu yaparken yaşadığınız bin bir zorluk, harcadığınız emeği biliyoruz ve gerçekten sizleri seviyoruz. Israrla belirtelim bir gün değil her gün ve an düşüncemizdesiniz. Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyor, tüm basın bileşenlerini, emekçilerini, görev uğrunda, görev başında şehit olan basın mensuplarını minnet, saygı ve sevgiyle selamlıyoruz. Değerli Basın Mensupları haftalık gündem ve güncel izlememiz devam ediyor. Geldiğimiz günde daima itirazcısı olduğumuz siyasetin ülkemizde ve şehrimizde iki kutup arasına sıkıştırılması ve insanımızın bu duruma mecbur edilmesini net olarak gözlemlemekteyiz. Uzun yılların biriktirilmiş, ötelenmiş sorunları yaşanan ağır ekonomik kriz, sığınmacılar, yolsuzluklar, yoksulluk, yandaşlara kıyaklar, adam kayırmalar, üç beş maaşlar konuşulmasın, gündem olmasın isteniyor. Yapay ve yönlendirilmiş gündemler Göbels taktikleriyle servis edilmekte ve bunların detaylandırılmasıyla kimse gerçekleri konuşmasın, düşünmesin istenmektedir. Bu yapılırken aradan alınan bazı sözler üzerinden yangın çıkarılmakta ve niyet gerçekleştirilip yapay gündem aktörlerince çok güzel uygulanmaktadır. Biz İyi Parti olarak başından beri bu iki kutba itiraz ettik. Bu yolda bedel ödedik, ödemeye devam ediyoruz ve edeceğiz. Bunun çok iyi farkındayız. Geri adım atmadık, atmayacağız, başımızı eğmedik eğmeyeceğiz ne dediysek onu uygulayacağız ve duruşumuzu bozmadan söylenmesi gerekeni söyleyip, haklının, mağdurun, mazlumun ve doğrunun yanında durmaya onurla gururla devam edeceğiz. Değerli Basın Mensupları biliyorsunuz sizlerle her irtibatımızda mutlaka içerikte bir şekilde olan sabit bir kurum ve sistemimiz var. Milli Eğitim… Bu hafta yine gerçek hayatta yaşanan ve can yakan bir konuyu tespitlerimiz ile vasıtanızla paylaşmak istiyoruz. Son günlerde okul kayıtlarının başlamasıyla ilk ve ortaokullar özelinde şehrimizdeki okullarda bir kayıt parası furyası ve piyasası gerçeğiyle insanımız oldukça mağdur durumdadır. Adrese dayalı kayıt hak edilmiş okullar, kura sonucu kayda hak kazanılmış olanlarda dahil olmak üzere insanlarımızca Milli Eğitimin yanlış ve yanlı uygulamaları neticesinde dengesi bozulan okul tanınırlığı ve tercih algısıyla okullara kayıtta velilerden okul aile birliklerince oldukça uçuk rakamlar talep edilmekte ve ısrarla istenmektedir. Yani tam anlamıyla konu ticari bir duruma net olarak getirilmiştir. Bu noktada Gökmeydan Mahallemizde bir ortaokula adrese dayalı kayıtta kendisinden önce malzeme devamında 2bin 500 Lira ücret istenen bir vatandaşımızın sosyal medya üzerinden yazdıklarını sizinle paylaşmak istiyorum… Devamında konuyu ilerlettiğimizde şehir merkezindeki bir okulumuzda ana sınıfı kaydı için 6 bin 700 lira, Yine buraya Yakın bir ortaokulda Adrese dayalı sistemin yönlendirdiği öğrencinin velisinden 3 bin Lira talep edilmiş ve paranın okul aile birliğine ödenmemesi durumunda kaydın yapılamayacağı bizzat okul müdürünce veliye söylenmiştir. Tam gün eğitim veren ve noter kurası ile kayıt hakkı kazanılan bir devlet okulunda kayıt ücreti 25 bin liradır ve bu ücret yatırılmadan kurada çıkan öğrencinin kaydının yapılamayacağı ve hakkını kaybedeceği söylenmiştir. İddia olarak pek çok okul ve uçuk rakam zikredilmektedir ancak bizim teyit ettiklerimiz sizinle paylaştıklarımızdır, Tespit olacakların devamının bu basın açıklamasından sonra geleceğine oldukça eminiz. Bu uygulama yapılırken velilere söylenen ise; hep okul giderleri, bakım ve tadilat için ödenek yok, buralara kullanılacak şeklindedir. Şimdi biz İyi Parti Odunpazarı Teşkilatı olarak inanın adını bile bilmediğimiz, var mı yok mu belli olmayan, bulvar manzaralı odasında deri koltukta oturan Sayın İl Milli Eğitim Müdürüne soruyoruz. Lütfen cevap verin, bu yapılanlar hak mıdır. Hani eğitim anayasal haktı? hani eğitim ücretsizdi? Hani her bireye eşitti? Hani kendilerinin bağlı olduğu siyasi irade Türkiye’yi değiştirmişti. Gündelik kazancı olan bir veli,10 bin lira emekli maaşı olan bir veli, 17.002 lira asgari ücret alan bir veli bu bağış adı altında istenen rakamları nasıl verecek yada onun çocuğunun hak ettiği okulda eğitim hakkı yok mudur? Bu konuya hangi siyasetçi, hangi milletvekili, hangi bürokrat cevap verecekse buyursun bekliyoruz. Kendi çocukları özel okullarda ayrıcalıklı eğitim alsın. Garibanın çocuğu parası varsa kaydı yapılsın üstelik hak ettiği okula parası yoksa yazılamasın! Yazıklar olsun diyoruz ve buradan kamuoyuna sesleniyoruz. Bu konu ve yarattığı mağduriyet bir yönetimsel yanlış ile hatanın ürünüdür, sorumlusu siyasettir, siyasi iktidardır. Milli Eğitim bütçesinden başka kanallara aktarılan milyarlarca lira Milli Eğitime bağlı okullarda okuyan garibanın çocuğunun hakkıdır ama mevcut zihniyet bu hakkı bile gasp etmektedir diyoruz kamuoyunun konuya dikkatini çekiyoruz.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.