SON DAKİKA
Hava Durumu

#Karadeniz

Porsuk Haber Ajansı - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meteoroloji'den Zirai Don Uyarısı! Haber

Meteoroloji'den Zirai Don Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin kuzey ve iç kesimleri için kritik bir "zirai don" uyarısı yayınladı. Salı gecesinden itibaren başlayacak olan soğuma dalgasıyla birlikte birçok bölgede zirai don riski bekleniyor. İşte don olayının etkili olacağı iller ve dikkat edilmesi gereken tarihler... ​Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan son verilere göre, ülkemizin kuzey ve iç bölgelerinde sıcaklıkların düşmesiyle birlikte zirai don tehlikesi kapıya dayandı. 06.04.2026 tarihli ve 237 numaralı uyarı mesajında, özellikle üreticilerin ve çiftçilerin tedbirli olması gerektiği vurgulandı. ​Zirai Don Ne Zaman Başlayacak? ​Hava sıcaklıklarındaki düşüşe bağlı olarak zirai don olayının iki aşamalı olarak gerçekleşmesi bekleniyor: ​8 Nisan Çarşamba (Salı'yı Çarşamba'ya bağlayan gece): Marmara'nın güneydoğu kesimleri, İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi ve Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde hafif şiddette zirai don bekleniyor. ​9 Nisan Perşembe (Çarşamba'yı Perşembe'ye bağlayan gece): Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinde orta ve yer yer kuvvetli zirai don riski bulunuyor. ​Cumartesi Gününe Kadar Sürecek ​Yapılan açıklamada, zirai don tehlikesinin 11 Nisan 2026 Cumartesi saat 09:00’a kadar devam etmesinin beklendiği bildirildi. Bahar aylarında gelişimi devam eden tarımsal ürünlerin zarar görmemesi adına yetkililer "dikkat ve tedbir" çağrısında bulundu. ​Çiftçiler ve Üreticiler İçin Uyarı ​Başta tarımsal faaliyetle uğraşan vatandaşlar olmak üzere, ilgililerin meteorolojik uyarıları yakından takip etmesi ve oluşabilecek olumsuzluklara karşı (seraların korunması, uygun sulama yöntemleri vb.) hazırlıklı olması büyük önem arz ediyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay: "Bir Üretim Seferberliği Başlatacağız” Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay: "Bir Üretim Seferberliği Başlatacağız”

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen "Kara Ekonomik Düzenden Çıkış: Anadolu Kalkınma Yolu" paneli, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği panelde; yerel yönetimlerin gücü, sanayicinin beklentileri ve CHP’nin makro ekonomi vizyonu bir araya getirildi. CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele ilgi yoğun oldu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte, Türkiye’nin ekonomik çıkmazdan kurtuluş reçetesi masaya yatırıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, konuşmasında krizin toplumsal maliyetine odaklanarak mevcut düzeni "ayırt edici ve ayrıcalıklı" olarak tanımladı. Çınar, Türkiye’nin bir üretim krizinden ziyade bir tercih krizinde olduğunu belirterek; çiftçinin toprağını ekememesinin, esnafın ayakta duramamasının ve gençlerin gelecek umudunu yitirmesinin "yanlış politikaların bir sonucu" olduğunu ifade etti. Bu tablonun bir kader olmadığını vurgulayan Çınar, çözümün Anadolu’nun öz gücünü harekete geçirecek adil bir paylaşımdan geçtiğini dile getirdi. ​CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı konuşmada, ekonomi ve hukuk arasındaki kopmaz bağa dikkat çekerek iş dünyasının en büyük ihtiyacının "öngörülebilirlik" olduğunu belirtti. Yalaz, yatırımcının önündeki en büyük engelin maliyet artışlarından ziyade hukuki belirsizlikler ve finansmana erişim zorluğu olduğunu söyledi. Eskişehir özelinde bir kalkınma modeli çizen Yalaz; sanayinin güçlendirilmesi, KOBİ’lerin desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin kağıt üstünde kalmaması ve özellikle "yeşil dönüşüm ile dijitalleşmenin" bir tercih değil, küresel rekabet için zorunluluk olduğunu ifade etti. Devletin iş dünyasına rakip olan değil, bürokratik engelleri kaldıran bir "yol arkadaşı" olması gerektiğinin altını çizdi. Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve MYK Üyesi Güldem Atabay, yaptığı konuşmada partinin yeni ekonomi vizyonunu ve "çatı programı"nın detaylarını paylaştı. Orta Doğu’daki savaşın ve küresel ekonomik dönüşümün Türkiye’yi kırılgan bir zeminde yakaladığını belirten Atabay, liyakat ve stratejik planlama ile 6 ayda rahatlama, 30 yılda ise tam kalkınma vadetti. ​"Kamuculuk Devletleştirme Değildir" ​Konuşmasında partinin "kamucu" kimliğine açıklık getiren Atabay, bu kavramın yanlış anlaşıldığını vurguladı: ​"Kamuculuk, her şeyi devletleştirmek değildir. Kamuculuk, bir yatırım planlanırken belirli grupların çıkarı yerine toplumun genel faydasının gözetilmesidir. Devlet, özel sektörün girmeye cesaret edemediği alanlarda 'buz kırıcı' rolü üstlenecek, yolu açacak ve stratejik hedeflere ulaşıldığında yerini özel sektöre bırakacaktır." ​100 Günlük Acil Eylem Planı Atabay, iktidara geldiklerinde ilk 100 günde atılacak adımları şöyle sıraladı: • ​Merkez Bankası ve Hazine: Kurumsal akıl ve liyakat geri getirilecek. • ​Bereket Köprüsü: Çiftçilerin birikmiş borçlarının faizleri silinecek, gıda enflasyonuyla doğrudan mücadele edilecek. • ​Türkiye Enerji Kurumu: Özelleştirme sonrası aksayan enerji süreçleri tek bir stratejik çatı altında toplanacak. • ​Barınma Hakkı Planı: Büyükşehirlerdeki konut krizi için acil çözümler devreye alınacak. ​"Anadolu Kalkınma Yolu" ve Yeni Teşvik Sistemi ​Türkiye’nin sanayi haritasını yeniden çizmeyi hedeflediklerini belirten Atabay, "Anadolu Kalkınma Yolu" projesiyle sanayiyi Marmara havzasına sıkışmaktan kurtaracaklarını ifade etti. Atabay, teşvik sisteminde devrim yapacaklarını belirterek, "Teşvikler artık sadece bölgeye göre değil, performansa, genç istihdamına ve ihracat potansiyeline göre verilecek. Şeffaf ve dijital bir portal üzerinden herkesin görebileceği bir sistem kuracağız," dedi. ​Sektörel Odak Noktaları: ​Atabay’ın sunumunda öne çıkan bölgesel stratejik hedefler ise şunlar oldu: • ​İç Anadolu: Savunma sanayi ve makine üretimi. • ​Ege ve Akdeniz: Yeşil imalat, gıda işleme ve yeşil enerji. • ​Güneydoğu Anadolu: Tekstil ve lojistik merkezi. • ​Karadeniz: Enerji veri merkezleri. ​"Rant Değil, Üretim Ekonomisi" ​Mevcut büyüme modelinin tüketime ve ithalata dayalı olduğunu, bunun da sürekli kriz doğurduğunu savunan Atabay, "Bizim modelimiz üretim seferberliğidir. Rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçerek, Türk lirasını baskılayan değil, verimlilik ve markalaşma ile rekabet eden bir Türkiye inşa edeceğiz," diyerek sözlerini tamamladı.

Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız Haber

Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda maden kanunu ile olağan hale getirilen ihalesiz maden ruhsatı devirleri üzerine söz aldı. Dinçer, “Hazine’de metelik kalmadı. Plansızlık, ülkenin tüm zenginliklerinin sağa sola savurulmasına yol açtı. Kasa boşalınca çareyi milletin ortak varlıklarını satışa çıkarmakta buldular.” dedi. 77 Yıllık Koruma Kalkanı Rant İçin Deliniyor TBMM’de görüşülmeye devam eden Milli Parkları özel şirketlere ve imara açan kanun teklifine de değinen Dinçer: “77 yıldır kanunla korunan milli parklar Meclis’te görüşülen kanun teklifiyle yapılaşmaya ve özel şirketlerin kullanımına açılmak isteniyor. Siyasi iktidar bu ülkenin en değerli varlıkları olan ormanları bir ekosistemin parçası olarak değil, ekonomik değer olarak görmektedir. Geçtiğimiz yaz Meclis’ten geçen ve zeytinlikleri madencilik faaliyetlerine açan düzenleme bugün maden ruhsatlarınız gelişi güzel dağıtılmasına yol açmış ve Türkiye’nin talan edilme sürecini hızlandırmıştır.” ifadelerini kullandı. İliç Hatırlatması: “Aynı Bölgeye Yeniden Kazma Vurmak Felakettir” Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Dinçer: “İliç’te yaşanan maden faciasında sorumlular henüz hesap vermemiş ve toprak zehirden arındırılmamışken, facianın yaşandığı yerin 5 kilometre ötesinin yeni bir maden sahası olarak ihale edilmesi yeni felaketlere açıkça davetiye çıkarmaktadır. Karadeniz’den Hatay’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada su havzaları ve ormanlar “adrese teslim ruhsatlarla” kuşatılmış durumdadır. Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız İktidarın doğaya bakış açısını sert sözlerle özetleyen Dinçer, konuşmasını şu şekilde noktaladı: “AKP için; ormanlar ihale, kıyılar imar, tarım arazileri arsa, zeytinlikler ise maden sahası demektir. Biz buradan açıkça söylüyoruz: Bu ülkenin dağı da, taşı da, ormanı da milletindir. Bu memleket rantçıların değil, halkındır! Biz bu toprakları şirketlere değil, çocuklarımıza bırakacağız. Doğayı, yaşamı ve milletin hakkını hedef alan bu talan düzenini her yerde ifşa etmeye devam edeceğiz.”

Uluslararası Ayder Forumu’nda Enerji, Güvenlik ve Dijital Dönüşüm Vurgusu Haber

Uluslararası Ayder Forumu’nda Enerji, Güvenlik ve Dijital Dönüşüm Vurgusu

Bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Ayder Forumu, enerji, güvenlik ve dijital dönüşüm başlıklarında bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlara sahne oldu. Foruma katılan Önceki Dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin son yirmi yılda hayata geçirdiği stratejik doğal gaz ve petrol boru hattı projeleriyle güçlü bir enerji iletim altyapısı oluşturduğunu söyledi. Bölgesel Merkez Artan doğal gaz depolama kapasitesi ve iş birliğine dayalı yaklaşım sayesinde Türkiye’nin güvenilir ve öngörülebilir bir enerji merkezi olma hedefini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Fatih Dönmez, İstanbul Finans Merkezi ile birlikte Doğal Gaz Ticaret Merkezi kurulmasına yönelik hedeflerin gündemde tutulduğunu ifade etti. Türkiye’nin arz ve talep dinamiklerinin kesiştiği bölgesel bir merkez olma potansiyelinin, enerji diplomasisini de güçlendirdiğini belirten Dönmez, bu yaklaşımın Karadeniz ve çevre havzalarda öngörülebilir bir enerji mimarisine katkı sunduğunu dile getirdi. Stratejik önemi Konuşmasında Karadeniz’in enerji hatları, deniz ticareti ve kritik altyapılar açısından stratejik önemine dikkat çeken Dönmez, enerji arzının sürekliliğinin güvenli ve istikrarlı bir bölgesel ortamla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Son dönemde Karadeniz’de sivil ve ticari gemilere yönelik artan tehditlerin enerji arzı ve ticaret güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğunu kaydeden Dönmez, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde seyir emniyeti ve bölgesel istikrarın korunmasına yönelik sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirdiğini ifade etti. Önemli fırsatlar Enerji sektöründeki dönüşümün önemli bir boyutunun yapay zekâ ve dijital teknolojiler olduğunu belirten Dönmez, bu teknolojilerin küresel elektrik talebi üzerindeki baskıyı artırırken; yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonu, üretim tahminlerinin hassaslaştırılması ve sistem optimizasyonu açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Türkiye’nin dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarını enerji verimliliği, arz güvenliği ve sürdürülebilirlik hedefleriyle birlikte ele aldığını aktardı. Somut adım katkı sağlayacak Aynı zamanda KEİPA Türk Grubu Başkanı olan Dönmez, Uluslararası Ayder Forumu’nun önemine de değinerek, KEİPA çatısı altında parlamenter diplomasi yoluyla Karadeniz bölgesinde diyalog, güven ve ortak vizyonun güçlendirilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Milletvekilleri, üst düzey kamu yetkilileri, sektör temsilcileri ve uluslararası kuruluşların katılımıyla düzenlenen Forumun, Karadeniz’de enerji iş birliklerinin derinleştirilmesine ve somut adımların atılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Verimli sonuçlar doğuracak Dönmez, foruma ev sahipliği yapan Rize Valiliği, belediye başkanlığı ve Ayder Forumu yetkililerine teşekkür ederek, Forumun Türkiye başta olmak üzere geniş Karadeniz coğrafyasının refahına katkı sunacak verimli sonuçlar doğurmasını temenni etti. Öte yandan açılış konuşmalarının ardından düzenlenen Enerji ve Yapay Zekâ Paneli’nin moderatörlüğünü üstlenen Fatih Dönmez, panelde yapay zekâ destekli çözümlerin enerji sektöründe arz güvenliği, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine sağladığı katkılara dikkat çekti. Panelde; enerji üretiminden şebeke yönetimine uzanan dijitalleşme süreci, yapay zekâ teknolojilerinin mevcut ve gelecekteki etkileri, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu çalışmaları ile Türkiye özelinde ulusal ve uluslararası iş birliği imkânları kapsamlı şekilde ele alındı.

Bakan Yumaklı: "Türkiye Bölgenin Lideri" Haber

Bakan Yumaklı: "Türkiye Bölgenin Lideri"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin, 2022-2023 yılları ortalamasına göre su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği açısından bölgesinde lider konumda olduğunu belirterek, "Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz'i kapsayan Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu (GFCM) alanındaki deniz balıkçı filosunun yüzde 17,4'üne, denizlerde yapılan avcılıkta yüzde 31,4 ve denizlerdeki yetiştiricilikte yüzde 43 paya sahip. Ülkemiz her üç göstergede de birinci sırada yer almaktadır." dedi. Bakan Yumaklı, GFCM tarafından açıklanan Akdeniz ve Karadeniz Balıkçılığının Durumu 2025 Raporu'nu değerlendirdi. İki yılda bir yayımlanan raporun, Türkiye dahil bölge ülkelerinin balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine ilişkin bilimsel bulgularının, uzman değerlendirmelerinin ve güncel veri analizlerinin yer aldığı kapsamlı bir çalışma olduğuna işaret eden Yumaklı, rapora göre, 2023'te bölgedeki avcılık üretiminin 1,12 milyon tona ulaştığını ve yüzde 13 artış gösterdiğini belirtti. Bakan Yumaklı, Akdeniz ve Karadeniz'de 83 binin üzerinde balıkçı gemisinin faaliyet gösterdiğini, bunun yüzde 81'inin küçük ölçekli gemiler olduğunu bildirerek, GFCM alanındaki alt bölgeler içerisinde Karadeniz'in, yüzde 39,5'lik payla en yüksek üretimi sağladığını aktardı. Akdeniz'de ise avcılıkta küçük pelajik türlerin baskınlığının sürdüğünü ve bazı ülkelerde av miktarlarında düşüşler yaşandığını belirten Yumaklı, stok durumunda önceki yıllara kıyasla belirgin iyileşmeler kaydedildiğini söyledi. Hamsi, derin su pembe karidesi ve dil balığının 2023'te bölgenin tamamında sürdürülebilir şekilde işletilen stoklar arasında değerlendirildiğini anlatan Yumaklı, Karadeniz'de kalkan balığı stoklarında sağlanan önemli iyileşmenin, uygulanan bölgesel yönetim tedbirlerinin etkili olduğunu gösterdiğini ifade etti. "TÜRKİYE BÖLGENİN LİDERİ" Yumaklı, Akdeniz ve Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin su ürünleri yetiştiricilik üretiminin, 2023'te 2,97 milyon tona ulaştığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu üretimin 940 bin tonu denizlerde gerçekleştirilmiş ve denizlerdeki yetiştiricilikte Türkiye, yüzde 43'lük payla bölgenin açık ara lideri olmuştur. 2023 yılı verilerine göre GFCM bölgesinde denizlerdeki avcılık ve yetiştiricilik sektörleri, bölge ekonomisine güçlü katkı sağlamaya devam etmektedir. Denizlerdeki avcılık sektörü, 3,1 milyar dolar ilk satış geliri ve 750 bin kişiye istihdam sağlamıştır. Denizlerdeki su ürünleri yetiştiriciliği sektörü de son 10 yılda yüzde 63 büyüyerek 5,2 milyar dolar gelir üretmiştir. Türkiye, 2022-2023 yılları ortalamasına göre, denizlerdeki su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği üretimi açısından bölgenin lider ülkesi konumundadır. Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz'i kapsayan GFCM alanındaki deniz balıkçı filosunun yüzde 17,4'üne, denizlerde yapılan avcılıkta yüzde 31,4 ve denizlerdeki yetiştiricilikte yüzde 43 paya sahip. Ülkemiz her üç göstergede de birinci sırada yer almaktadır. Türkiye, Karadeniz'deki toplam avcılığın yüzde 70,6'sını gerçekleştirmiştir." Türkiye'nin yetiştiricilikte güçlü teknik altyapı, uygulama ve hukuki çerçeve geliştirdiğini kaydeden Yumaklı, ülkenin, Avrupa levreği ile çipura türlerinde küresel bir ihracatçı haline geldiğini aktardı. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin yüksek üretim performansı, güçlü filo yapısı ve balıkçılık kapasitesinin, bölgedeki ekolojik ve ekonomik dinamiklerde belirleyici aktör olduğunu gösterdiğini bildirerek, bu durumun GFCM bölgesinde yönetim süreçleri ve stokların sürdürülebilirliği açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti. "ÜLKEMİZ SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIKTAKİ ÖNCÜ KONUMUNU GÜÇLENDİRDİ" Öte yandan Türkiye'nin, yönetim kademelerinde aldığı görevlerle GFCM kapsamındaki etkinliğini daha da artırdığına işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "Üyesi olduğumuz GFCM'de Türkiye ilk kez başkanlık görevine seçilmiştir. Kararlı ve yapıcı diyaloglar sonucunda elde edilen bu başarı, ülkemizin komisyonun karar alma süreçlerindeki etkinliğini daha da artıracak, Akdeniz ve Karadeniz'de sürdürülebilir balıkçılıktaki öncü konumunu güçlendirmiştir. Ülkemiz ayrıca, GFCM kapsamındaki Karadeniz Çalışma Grubunun başkanlığını ve Karadeniz ülkeleriyle birlikte yürütülen BlackSea4Fish Projesi'nin koordinatörlüğünü yürütmektedir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.