SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kamu Çerçeve Protokolü

Porsuk Haber Ajansı - Kamu Çerçeve Protokolü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Çerçeve Protokolü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Harb-İş Eskişehir Şubesi: "Savunma Sanayi İşçilerine Ayrı Parantez Açılsın!" Haber

Harb-İş Eskişehir Şubesi: "Savunma Sanayi İşçilerine Ayrı Parantez Açılsın!"

Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi, önümüzdeki günlerde başlayacak olan Kamu Çerçeve Protokolü süreci ve Türk-İş ile Hükümet arasında imzalandığı iddia edilen protokollere karşı bir basın açıklaması ve imza kampanyası düzenledi. Eskişehir’deki yaklaşık 2 Bin üyenin desteğiyle başlatılan kampanya; Türk-İş Genel Merkezi, Türk Harb-İş Sendikası Genel Merkezi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığına gönderilecek. ​Şube Başkanı Hasan Atak tarafından yapılan açıklamada, savunma sanayii emekçilerinin stratejik önemine dikkat çekilerek, hak edilen sosyal ve ekonomik şartların sağlanması için net çağrılarda bulunuldu. ​"Başarılardan Bahsedilirken Emekçilerin Adı Geçmiyor" ​Eskişehir’in muharip uçakların yapımı, bakımı ve idamesinde üstlendiği kritik role vurgu yapan Hasan Atak, Türkiye'nin yerli ve milli savunma hamlelerinden övgüyle bahsedilirken bu başarıların ardındaki emekçilerin yeterince gözetilmediğini ifade etti. ​Atak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Milli savunmada ülkemizin yerli ve milli başarılarından bahsedilirken, özellikle muharip uçaklarımızın yapımı, bakımı, idamesi Eskişehir'de; denizaltılarımız Gölcük'te; helikopterlerimiz Kayseri'de yapılıyor. Ancak bu başarıdan bahsedilirken emekçilerimizin adından yeteri kadar söz edilmemektedir." ​Gizli Protokollere ve "Parmak Bal" Uygulamalarına Tepki ​2027 yılı Kamu Çerçeve Protokolü hazırlıkları kapsamında gündeme gelen "verimliliği teşvik primi" düzenlemesini eleştiren Türk Harb-İş Eskişehir Şubesi, bu uygulamanın sadece yıllık izinlerle sınırlı tutulmasını kabul etmediklerini belirtti. ​Başkan Hasan Atak, gizli veya kamuoyundan saklanan hiçbir protokolü istemediklerini vurgulayarak, "Biz sadece emeğimizin adının konmasını, adaletin sağlanmasını talep ediyoruz. 'Yıllık izinlerde sizlere yüzde 1, yüzde 2 gibi ilave haklar aldık' denilerek savunma sanayi işçilerinin ağzına bir parmak bal çalınmasını kesinlikle kabul etmiyoruz" dedi. ​Savunma Sanayii İşçileri İçin Öne Çıkan Talepler ​Türk Harb-İş Eskişehir Şubesi'nin öncülüğünde binlerce üyenin imzasıyla hayata geçirilen kampanyada, 2027 KÇP için sıralanan başlıca beklentiler şunlar oldu: ​Savunma sanayii işçiliğinin milli güvenlik vizyonu kapsamında değerlendirilmesi ve maliyet hesabı yapılmaksızın ayrı bir ücretlendirme politikası uygulanması. Yetişmiş kalifiye personelin özel sektöre kaçışının önlenmesi için cazip çalışma ve ücret koşullarının sağlanması. ​Kamu Çerçeve Protokolü'nde savunma sanayii çalışanları için ayrı bir parantez açılarak teknik personel tanımının netleştirilmesi. ​Refah payının güncel ekonomik koşullara göre güncellenmesi ve vergideki kayıpların telafi edilmesi. Verimlilik primlerinin sadece yıllık izinlerde değil; hafta sonu, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinde de esas alınarak ödenmesi. ​Sosyal yardım şartlarının iyileştirilmesi ve çağdaş ülkeler düzeyinde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) düzenlemelerinin hayata geçirilmesi. ​"Mücadelemiz Kararlılıkla Sürecek" ​Eskişehir’deki 2 Bine yakın üyenin ortak iradesiyle başlatılan imza kampanyasının tüm yetkili mercilere iletileceğini belirten Hasan Atak, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: ​"Savunma sanayindeki emekçiler olmadığı takdirde bir başarıdan söz edilemeyeceği artık görülmeli ve anlaşılmalıdır. Kaybedilen her nitelikli personel, milli savunmanın geriye gideceğinin göstergesidir. Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi olarak bu mücadelemizi tüm kararlılığımızla sürdüreceğiz ve savunma sanayii işçileri eninde sonunda hakkını alacaktır."

Toplu İş Sözleşmeleri Dayatmayla Kabul Ettirilmeye Çalışılıyor Haber

Toplu İş Sözleşmeleri Dayatmayla Kabul Ettirilmeye Çalışılıyor

Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak imzalanan Kamu Çerçeve Prokolü ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Kamu çerçeve protokolü 2 Ağustos 2025 tarihinde imzalandı. İmzalandığı gün biz bir uyarıda bulunmuştuk. Hükümetle yapılan görüşmelerde resmi olmayan ama gayriresmî bir takım sözler verilmişti. Bu sözlerden biri de şuydu: 6 ay için 50 TL ve %11 zam. Evet diyen hükümet aslında uzun zamandır 630 bin kamu işçisinin kendi iş kollarında süren toplu iş sözleşmelerinde de bir fedakârlık yapmış oldu. Bu fedakârlık, iki yıl boyunca %25 kaybın yanı sıra sözleşmelere özgü sorunların da eklenmesiyle birlikte, işçilerin kazanabileceği ek hakların artık 2 Ağustos 2025’ten itibaren istenmemesi yönündeydi. O günden bu yana işveren sendikası TÜİS’le birlikte bütün işçi sendikaları kendi sözleşmelerini imzalamaya başladı. Ancak bu imzalar, beklendiği gibi işçilere ilave haklar getirmedi. Hiçbir yeni kazanım söz konusu değil. Bu süreç, Türkiye’de toplu sözleşmeleri adeta ikili görüşmelere indirgemiş durumda. Bu da işçi sınıfı için çok büyük bir tehlike. Çalışma hayatı için ciddi bir risk. Çünkü devlet memurlarından farklı olarak bizim toplu iş görüşmelerimiz yasal çerçevede 60 gün sürüyor. Eğer anlaşma olmazsa bir ara bulucu süreci yaşanıyor. Sonrasında grev hakkınız yoksa Yüksek Hakem Kurulu’na, varsa greve gidiyorsunuz. Ama şu anda bunların hiçbiri uygulanmıyor. Bugün Türkiye’de tablo şu: Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile birkaç görüşme yaparak, çalışma hayatındaki sorunları sadece rakamlar ve ücretler üzerinden tartışıyor. Elbette ekonomik kriz nedeniyle en büyük sorun ücretler, ancak işyerlerine özgü çok daha fazla problemimiz var. Biz savunma sanayinde çalışıyoruz, milli savunmada ciddi sorunlar yaşandığını da sık sık kamuoyuyla paylaşıyoruz. Ancak bu problemlerin hiçbiri çözüme kavuşturulmuş değil. Masada dile getirdiğimiz hiçbir soruna çözüm üretilmeden, toplu iş sözleşmeleri dayatma yoluyla kabul ettirilmeye çalışılıyor. Bugün 16 Eylül. 2 Ağustos’ta imzalanan kamu çerçeve protokolü var. Normal şartlarda arkadaşlarımızın 1 Mart’tan itibaren yeni ücretlerle çalışması gerekiyordu. Ancak hâlâ sözleşmelerimiz imzalanmış değil. 6 Şubat’ta başlayan görüşmelerimizi hâlâ tamamlayabilmiş değiliz. Böyle bir sözleşme süreci ne yasal olarak olur, ne insaflıdır, ne de hukuken uygun bir zeminde yürüyordur. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bu tablonun acilen düzeltilmesi gerekiyor. İşçiler inanılması güç bir mağduriyet yaşıyor. Tarihimizde görülmemiş bir tabloyla karşı karşıyayız. Gelirler gerilemiş durumda. Kiralar katlanarak artıyor. İnsanlar çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamıyor. Kredi kartları patlamış, icra dosyaları artmış durumda. İnsanlar eksideyken ailelerini geçindirmeye çalışıyor. Böyle bir ortamda kamu çerçeve protokolünün bu şekilde imzalanması kabul edilemez. Dahası, işçilerin büyük çoğunluğunun onayı alınmadan, görüşleri sorulmadan imzalanmış olması da demokrasiye ve sendikal haklara aykırı bir durumdur. Üstelik Anayasa Mahkemesi 2024 yılında verdiği bir kararla kamu çerçeve protokolünün yasal çerçevesini ortadan kaldırmıştı. Yasal dayanağını kaybetmiş bir protokolle iş kollarındaki toplu iş sözleşmeleri imzalatılmak isteniyor. Yani işçilere ya da sendikalara bu protokol zorla kabul ettirilmeye çalışılıyor. Burada sendikal hareketin de yeterince tepki verememesi, doğru zamanda doğru yerde güçlü bir duruş sergileyememesi, işçi sınıfının yaşadığı mağduriyetin en önemli sebeplerinden biridir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.