SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kadın Dayanışması

Porsuk Haber Ajansı - Kadın Dayanışması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Dayanışması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Lideri Özgür Özel Eskişehirli Kadınlarla Buluştu Haber

CHP Lideri Özgür Özel Eskişehirli Kadınlarla Buluştu

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Kadınlar Buluşması” programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. 8 Mart etkinlikleri kapsamında Eskişehir’de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel de programda Eskişehirli kadınlarla bir araya geldi. Programda konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kadınların tarihsel mücadelesine dikkat çekerek 1857 yılında hakları için direnirken yaşamını yitiren kadınların mirasının bugün de kadınların eşitlik mücadelesine yol gösterdiğini söyledi. Kadınların evde, tarlada, fabrikada, okulda ve hayatın her alanında büyük emek verdiğini belirten Ünlüce, daha eşit, daha adil ve daha özgür bir Türkiye için mücadele ettiklerini ifade etti. Kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesi için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak çeşitli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Ünlüce, kadın danışma ve dayanışma merkezlerinden mesleki eğitim kurslarına, kreşlerden sosyal destek projelerine kadar birçok alanda kadınların yanında olduklarını söyledi. Konuşmasının sonunda kadınların mücadelesine vurgu yapan Ünlüce, “Bir adım geri atmayacağız, boyun eğmeyeceğiz, itaat etmeyeceğiz, susmayacağız. Kadınların emeğini ve alın terini yok sayanlara karşı bir sözümüz var: Katlanmak zorunda değilsiniz. Çare eşitlikte, çare cesarette, çare değişimde. Yaşasın kadın emeği, yaşasın kadın dayanışması.” dedi. Programda farklı kesimlerden kadınlar da söz aldı. Öğrenci Hazal Ünlü, işçi Hülya Yılmaz, şiddet mağduru Öznur Gülbaş ve çiftçi Ayşe Kepenek sahneye çıkarak yaşam deneyimlerini paylaştı ve kadınların karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ise konuşmasında Eskişehir’in Cumhuriyet değerlerine bağlı bir kent olduğunu vurgulayarak, “Eskişehir, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayalindeki çağdaş Cumhuriyet kentidir. Cumhuriyet bir kadın devrimidir ve Eskişehir’i yöneten Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce de bunun en güzel örneklerinden biridir.” ifadelerini kullandı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya da konuşmasında kadınların eşit ve özgür bir yaşam mücadelesine vurgu yaparak, “Kadınların eşit ve özgür bir yaşam hakkı için yürütülen mücadeleye yerelde güçlü destek veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyorum.” dedi. Genç kadınlara Eskişehir’den seslenen Kaya, kadınların yaşam biçimine müdahale edilmesine karşı güçlü bir duruş sergilediklerini belirterek, genç kadınların hayallerinden vazgeçmemesi gerektiğini ve fırsat eşitliğinin sağlandığı bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Eskişehir’de geçirmek istediğini belirterek, Eskişehir’in kadınların gücüyle örnek bir kent olduğunu ifade etti. Özel, Ayşe Ünlüce’nin göreve geldiği günden bu yana hem Eskişehir’de hem de uluslararası platformlarda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek, “Ayşe Ünlüce’ye çok inanıyoruz, çok güveniyoruz demiştik. Eskişehir de ona güçlü bir destek verdi. Kendisine duyduğumuz güveni boşa çıkarmayan güçlü bir kadın olarak hepimizi gururlandırdı. Ben onun şahsında Eskişehir’e teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda kadın haklarına yönelik politikalarına da değinen Özel, kadınların korkusuzca yaşayabildiği bir Türkiye hedeflediklerini belirterek, kadına yönelik şiddetin cezasız kalmaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını, kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalar yürütüleceğini ifade etti.

8 Mart Eşitliğe Giden Yolda Bir İsyan ve İnşa Günüdür! Haber

8 Mart Eşitliğe Giden Yolda Bir İsyan ve İnşa Günüdür!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Kadınlar, Bugün, tarihsel bir direnişin simgesi olan 8 Mart’ı; kadınların yaşam hakkının sistematik olarak tehdit edildiği, şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir dönemde karşılıyoruz. Şiddeti önlemekle yükümlü mekanizmaların işletilmemesi, kazanılmış haklarımıza yönelik aralıksız saldırılar ve bizlere hayatta kalmayı bir lütuf gibi sunan bu karanlık düzen bir tesadüf değildir. Ancak bilinmelidir ki; kadın düşmanı politikalara, derinleşen yoksulluğa ve bizi evlere hapsetmeye çalışan zihniyete karşı bizler; özgür ve eşit bir yaşamı örgütlemekten ve bu karanlığa dur demekten asla vazgeçmeyeceğiz! Bugün kadınlar sadece şiddetle değil; yoksullukla, güvencesizlikle ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ediyor. Ev içi bakım yükü hâlâ büyük ölçüde kadınların omzunda. Çocuk, yaşlı, engelli bakımı kamusal bir sorumluluk olması gerekirken kadınların “doğal görevi” gibi dayatılıyor. Kadınlar hem evde ücretsiz bakım emeği veriyor hem iş hayatında eşitsizlikle karşılaşıyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz! Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan özgürlükten söz edilemez. Bu nedenle eşit işe eşit ücret talebimizi bir kez daha haykırıyoruz. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri bırakıldığı, güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği bu adaletsiz düzen değişmelidir. Emeğimiz görünmez değildir, hakkımız pazarlık konusu değildir! Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz, kadını toplumsal yaşamın her alanında eşit gören, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce teslim eden Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Atatürk’ün "Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözü, bizim siyasi pusulamızdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde; kadını sadece aile içinde değil, hayatın her karesinde güçlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğini kağıt üzerinde değil sokakta, iş yerinde ve Meclis’te var eden bir Türkiye mücadelesi veriyoruz. Yerel yönetimlerimiz bunun en somut örneklerini ortaya koymaktadır. Belediyelerimizin açtığı kreşler, kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaktadır. Kreş, kadınların çalışma hakkının teminatıdır. Çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olarak gören anlayışı reddediyoruz. Kamusal, erişilebilir ve nitelikli bakım hizmetleri yaygınlaşmalıdır. Genel Başkanımızın vurguladığı gibi; eşitlik bir imtiyaz değil, en temel haktır! Ve biz haklarımızdan vazgeçmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! 6284 sayılı kanun etkin ve eksiksiz uygulanacak, biz vazgeçmiyoruz! Eşit işe eşit ücret mücadelemizden vazgeçmiyoruz! Kadınların sırtına yüklenen ev içi bakım sorumluluğunun kamusal politikalarla paylaşılmasını istemekten vazgeçmiyoruz! Yoksulluğun en ağır yükünü taşıyan kadınların sesi olmaktan asla vazgeçmiyoruz! Kadınların özgür olmadığı bir toplumda, demokrasi sadece bir kelimeden ibarettir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; korkmadan, yılmadan, omuz omuza mücadele ederek bu ülkeye eşitliği de adaleti de getireceğiz. Bugüne, kadın mücadelesinin tarihine isimlerini yazdıran, New York’ta hakları için, eşit işe eşdeğer ücret almak için grev yapan, işverenin bu kadınların üzerine kapıyı kilitlemesinin ardından yanarak can veren 129 kardeşimizi anıyoruz. Bu kadınların direnişleri, bugün şiddete, eşitsizliğe ve karanlığa karşı yükselen her kadın sesinde yaşamaktadır. Bizler de onların bıraktığı yerden, korkmadan ve boyun eğmeden mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. 8 Mart, sadece bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir isyan ve inşa günüdür. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz! Son sözümüz net ve bakidir. Çare eşitliktedir. Çare Cumhuriyet değerlerimizde, kurtuluş mücadelemizdedir!"

Dayanışmanın Dönüştürücü Gücüne İnanıyoruz! Haber

Dayanışmanın Dönüştürücü Gücüne İnanıyoruz!

Eskişehir Barosu, TMMOB Eskişehir İKK Kadın Çalışma Grubu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Kent Konseyi, Odunpazarı Belediyesi, Odunpazarı Kent Konseyi, Tepebaşı Belediyesi, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi, Eskişehir Bilecik Tabip Odası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ortak bir basın açıklaması yaptı. Yerel Yönetimler, Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Odaları adına açıklamayı yapan TMMOB Eskişehir İKK Kadın Çalışma Grubu Başkanı Duygu Karaca şu ifadeleri kullandı; “Bugün burada 8 Mart 2026 Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir araya geldik. 8 Mart 1857 yılında ABD’de dokuma işçisi kadınların insanlık dışı çalışma koşullarına karşı başlattıkları direnişten bu yana kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam mücadelesinin simgesidir. Aradan geçen 169 yıla rağmen kadınların hak, eşitlik ve adalet mücadelesi hâlâ sürmektedir. Bizler biliyoruz ki kadınlar ancak mücadele ve dayanışmayla eşit ve özgür bir yaşam kurabilir. Bu nedenle bugün yalnızca bir anma değil aynı zamanda Türkiye’de ve dünyada kadın haklarının mevcut durumuna dikkat çekme ve haklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi ilan etme günüdür. Türkiye’de kadınlar hâlâ en temel hakları için mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır. Kadına yönelik erkek şiddeti ise en yakıcı sorun olmaya devam etmektedir. En temel hakkımız olan yaşam hakkımızın koruma ve güvence altına alınması, şiddetin önlenmesi, izlenmesi ve caydırıcı bir şekilde cezalandırılması konusunda kamu otoritelerini harekete geçirmekte hala sorunlar yaşanmaktadır. Kadın cinayetlerinde, faillerin “iyi hal” ve “haksız tahrik” indirimleriyle adeta ödüllendirildiği yargılamalara tanıklık etmekteyiz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin olumsuz neticelerini hayatın her alanında olduğu gibi adalet mekanizması içerisinde de görmekteyiz. 2025 yılında 457 kadın, 2026 yılının ilk iki ayında 62 kadın öldürüldü. 6284 Sayılı Kanun’un etkin uygulanmaması, koruma ve önleme mekanizmalarının zayıflatılması, şiddet faillerini cesaretlendirmektedir. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri toplumsal cinsiyet eşitsizliğini körükleyen, kadını aileden bağımsız bir birey olarak görmeyen zihniyetin bir sonucudur. Kadınların en çok ev içinde, en yakınları tarafından öldürüldüğü gerçeği karşısında “aile”yi merkeze alan ama kadını birey olarak güçlendirmeyen politikalar çözüm değildir. Türkiye’nin 2021 yılında çekildiği İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddetle mücadelede bütüncül ve bağlayıcı bir çerçeve sunmaktaydı. 2026 yılında hâlâ bu sözleşmenin yokluğu hissedilmekte kadınların yaşam hakkını güvence altına alan uluslararası standartlardan uzaklaşmanın sonuçları ağırlaşmaktadır. Bizler İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz etkin ve etkili şekilde uygulanmasını talep ediyoruz. Laiklik ve hukuk devleti ilkeleri zayıflatıldığında bunun ilk ve en ağır bedelini kadınlar ödemektedir. Kadınların yıllarca mücadele ederek kazandıkları medeni haklarına, nafaka hakkına, boşanma hakkına ve kazanılmış yasal güvencelerine yönelik her girişim kadınların yaşam güvencesine yönelik bir tehdit oluşturmaktadır. Tüm bunların yanında derinleşen ekonomik krizle birlikte kadınlar evde ücretsiz, piyasada ise ucuz emek gücü olarak görülmektedir. Eşit işe eşit ücret hakkı fiilen sağlanmamakta, kadın emeği güvencesiz, düşük ücretli ve kayıt dışı alanlarda yoğunlaşmaktadır. Ev içi bakım emeği ise görünmez kılınmakta çocuk, yaşlı ve hasta bakımı büyük ölçüde kadınların omuzlarına yüklenmektedir. Sosyal devletin bakım yükünü hafifletecek politikaları hayata geçirmemesi, kadınların eğitim ve istihdam olanaklarına erişimini doğrudan sınırlamaktadır. 2026 yılında dünya genelinde de tablo çelişkilerle doludur. Bir yandan pek çok ülkede kadınlar siyasal temsilde daha görünür hale gelmiş, toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları yaygınlaşmıştır. Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içinde yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği hedefi küresel ölçekte kabul görmüştür. Ancak diğer yandan savaşlar, göç krizleri, ekonomik eşitsizlikler ve iklim krizinin de kadınları olumsuz biçimde etkilediği kaçınılmaz bir gerçektir. Gazze ve İran başta olmak üzere savaş ve çatışmaların en ağır bedelini yine kadınlar ve çocuklar ödemekte, çatışma bölgelerinde hem şiddetin hem de yoksulluğun en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Pek çok ülkede kadınların bedenleri ve yaşam tarzları üzerindeki denetim artmakta kürtaj hakkı ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim sınırlandırılmaktadır. Dünya genelinde kadınlar ücretsiz bakım işlerine erkeklerden kat kat fazla zaman ayırmaya devam etmektedir. Kadın yoksulluğu derinleşmekte ekonomik krizler kadın emeğini daha da güvencesiz hale getirmektedir. Tüm bu tablo göstermektedir ki toplumsal cinsiyet eşitliği kendiliğinden sağlanmamaktadır. Haklar mücadeleyle kazanılmakta ve ancak mücadeleyle korunmaktadır. Kadın cinayetlerinin, şiddetin ve eşitsizliğin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve erkek egemen sistem bulunmaktadır. Bu eşitsiz güç ilişkileri ortadan kalkmadıkça gerçek bir eşitlikten söz etmek mümkün değildir. Biz kadınlar, evde, işte, sokakta, okulda, siyasette eşitlik istiyoruz. Şiddetsiz ve savaşsız bir dünya istiyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Bakım yükünün kamusal politikalarla paylaşılmasını istiyoruz. Hukukun kadınlar için de eşit ve etkin uygulanmasını istiyoruz. Kadınların birey olarak güçlendiği, karar mekanizmalarında eşit temsil edildiği, laik ve demokratik bir düzende özgürce yaşadığı bir Türkiye ve bir dünya mümkündür. Biz gücümüzün farkındayız. Dayanışmanın dönüştürücü gücüne inanıyoruz. Bugün 8 Mart 2026’da bir kez daha ilan ediyoruz Hayatımıza, haklarımıza, laik ve özgür yarınlarımıza sahip çıkıyoruz. Yaşasın 8 Mart. Yaşasın kadın dayanışması."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.