SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kadın Cinayetleri

Porsuk Haber Ajansı - Kadın Cinayetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Cinayetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzaklaştırma Kararları Ölüm Belgesi Olmayacak! Haber

Uzaklaştırma Kararları Ölüm Belgesi Olmayacak!

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Türkiye’de son 24 saat içinde 6 kadının katledilmesine ilişkin yaptığı açıklamada katledilen kadınlardan üçünün uzaklaştırma kararı altında olduğuna dikkat çekti, sistemin iflas ettiğini vurguladı. Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ‘’Türkiye’de son 24 saatte 6 kadın katledildi. Üstelik üçü hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkekler tarafından öldürüldü. Yani devlet biliyordu. Yani risk kayıt altındaydı. Yani kadınlar “koruma altındaydı.” Ama yine öldürüldüler. İstanbul’da Filiz Şağbangül, üç çocuğunun gözleri önünde defalarca bıçaklanarak katledildi. Gebze’de Aylin Polat Dağ, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkek tarafından istasyonda herkesin ortasında vurularak öldürüldü. Van’da Gönül Alkan, uzaklaştırma kararı aldırdığı erkek tarafından katledildi. Osmaniye’de İlknur Koç, boşandığı erkek tarafından öldürüldü. Aksaray’da Kübra Kılıç boşandığı erkek tarafından katledildi; fail, Zeynep Ayaz’ı da ateşli silahla öldürdü. Uzaklaştırma kararı olan erkekler, kadınları sokak ortasında öldürebiliyorsa; koruma kararları uygulanmıyor demektir. Denetim yapılmıyor demektir. Fail takibi yapılmıyor demektir. Kadınların yaşam hakkı ciddiye alınmıyor demektir. Buradan açıkça söylüyorum: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevini yerine getirmemiştir. Risk altındaki kadınları izleme, koruma ve destek mekanizmalarını işletmemiştir. Şiddeti önleme sistemini kâğıt üzerinde bırakmıştır. İçişleri Bakanlığı caydırıcılığı sağlayamamıştır. Uzaklaştırma kararlarının denetimini etkin yapamamıştır. Fail takibini eksiksiz gerçekleştirememiştir. Ve siyasi sorumluluk makamı olan iktidar; kadınların yaşam hakkını koruyamamıştır. Her kadın cinayetinden sonra taziye mesajı yayımlamak sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kadınlar ölürken açıklama yapmak vicdanı temizlemez. Devletin asli görevi yaşam hakkını korumaktır. Koruma kararı verdiği kadını koruyamayan bir sistem çökmüş demektir. Kadınların yaşam hakkı için görevini yapmayan herkes hesap vermelidir. Koruma kararlarını uygulamayan, denetlemeyen, ciddiye almayan her kamu görevlisi sorumludur. Bakanlıklar birbirine pas atarak bu vebalden kurtulamaz. Kadın cinayetleri kader değildir. Bu ölümler önlenebilirdi ama önlenmedi. Ve biz bunu unutmayacağız. Kadınların yaşam hakkı için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ve bu ülkede uzaklaştırma kararları ölüm belgesi olmayacak!’’

Kadınlar Ölüyor, İktidar Seyrediyor Haber

Kadınlar Ölüyor, İktidar Seyrediyor

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından son günlerde yaşanan kadına yönelik şiddet olayları ve kadın cinayetleri ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, CHP Eskişehir İl Kadın Kolları, 29 Ekim Cumhuriyet Kadınları Derneği ve ESKİ Barosu Kadın Hakları Komisyonu tarafından kadın cinayetleri ile ilgili olarak ortak bir basın açıklaması yapıldı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına açıklamayı yapan Esra Doğan şu ifadelere yer verdi; "Sevgili Kadınlar, hoş geldiniz! Bugün bir kez daha erkek şiddetine “Dur!” demek için buradayız. Fakat sadece yas tutmak için değil; hesap sormak için bir aradayız! Son bir haftadır kadına yönelik şiddetin en vahşi, en çıplak ve inkâr edilemez halleriyle karşı karşıyayız. Kadınlar ölmeye, ağır işkencelere maruz kalmaya devam ediyor. Üstelik tüm bu cinayetler ve ağır şiddet vakaları önlenebilir olmasına rağmen, göz göre göre gerçekleşiyor. Kadınlar ölüyor, iktidar seyrediyor. Geçtiğimiz hafta Gözde Akbaba, İzmir’de, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eski erkek arkadaşı tarafından, evinin önünde vurularak hayattan koparıldı. Üç gün süren yaşam mücadelesinin ardından kurtarılamadı. Uzaklaştırma kararı kâğıt üzerinde kaldı; Gözde henüz 26’sındaydı. Ondan uzak tutulması gereken katil, evinin önünde bekliyordu. Ölüm anı güvenlik kameralarına yansıdı ve iktidarın rolünü bir kez daha görünür kıldı. Devletin korumadığını, korumak istemediğini açıkça gördük. Gaziantep’te Sibel Külah, boşanma aşamasında olduğu Âdem Külah tarafından ağır bir şiddete maruz bırakıldı. İki çocuğunun babası olan erkek, Sibel’i koli bandıyla bağlayıp başından aşağı kezzap boşalttı. Şiddet planlıydı; fail Sibel’in evine bunu yapmak için geldi. Bu şiddet sonucunda kafa derisinin tamamen yandığını ve görme yetisini kaybettiğini öğrendik. Sibel hala yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. İşte “ailenin korunması” dedikleri şey, kadınların hayatında tam olarak böyle cereyan ediyor. Ve cumartesi akşamı… İstanbul’un göbeğinde, Şişli’de… Başı ve uzuvları gövdesinden ayrılmış bir kadın bedeni çöp konteynerinde bulundu. Polisler çevredeki konteynerlerde kayıp uzuvları aradı! Öldürülen kadının Özbekistanlı Durdona Hakimov olduğu, erkek arkadaşı tarafından vahşice katledildiği ortaya çıktı. Tıpkı Münevver Karabulut gibi! Aradan tam 17 yıl geçti… Fakat yöntem de fail de değişmedi. Buradan iktidara soruyoruz: Sokaklarımız, işyerlerimiz ve hatta evlerimiz neden biz kadınlar için güvenli değil? Yaşadığımız bu güvensizliğin sorumlusu kim? Bu üç vaka tesadüf değil, münferit değil. Üstelik geçtiğimiz hafta hayattan koparılan kadınlar Gözde, Sibel ve Durdona ile sınırlı değil! Erkek şiddetine her gün farklı kurbanlar veriyoruz. Çünkü iktidar, bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarken erkek şiddetine açık bir mesaj verdi. Bugün, 6284’ün etkin uygulanmamasının yarattığı cezasızlık politikalarının sonuçlarını yaşıyoruz ve açıkça haykırıyoruz: Bu cinayetler önlenebilirdi. Bu şiddet durdurulabilirdi. Kadınların yaşam hakkı, siyasi tercihlerinize feda edildi!"

2025 Yargı Bağımsızlığını Sağlamaya Yönelik Çabalarımızla Geçti Haber

2025 Yargı Bağımsızlığını Sağlamaya Yönelik Çabalarımızla Geçti

Eskişehir Barosu tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir kahvaltı programı düzenlendi ve Baronun 2025 yılı çalışmaları hakkında bilgiler verildi. Eskişehir Barosu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlediği kahvaltı programında 2025 yılının hukuki ve toplumsal bilançosunu kamuoyuna sundu. Baro Başkanı Av. Barış Günaydın ve komisyon başkanlarının katıldığı toplantıda; yargı bağımsızlığından çocuk haklarına, çevre mücadelesinden kadın haklarına kadar kentin ve ülkenin hukuk ajandası detaylandırıldı. ​Baro Başkanı Av. Barış Günaydın: "Yargı Bağımsızlığı İçin Öfkeliyiz ama Kararlıyız" ​Toplantının açılışını yapan Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın, 2025 yılının büyük bir hukuk mücadelesiyle geçtiğini belirtti. Avukata yönelik şiddetin tırmanışına dikkat çeken Günaydın, "Meslektaşlarımızı kaybetmenin derin üzüntüsü ve öfkesi içindeyiz. Baromuz sadece bir meslek örgütü değil, kentin sorunlarıyla dertlenen bir hukuk kalesidir," dedi. ​Günaydın, baroya dair güncel sayısal verileri de paylaştı: • ​Üye Yapısı: Baroda 1002 kadın, 989 erkek olmak üzere toplam 1991 avukat ve 97 stajyer görev yapıyor. • ​CMK Görevlendirmeleri: Soruşturma aşamasında 10.216, kovuşturma aşamasında (Ağır Ceza, Asliye Ceza, Çocuk Mahkemeleri) toplam 8.585 görevlendirme yapıldı. • ​Adli Yardım: Ekonomik durumu yetersiz olan yurttaşlardan gelen 360 başvurunun yarısına hukuki destek sağlandı. ​Baro Başkan Yardımcısı Av. Bora İmadoğlu: "Avukatın Sustuğu Yerde Adil Yargılama Olmaz" ​Avukat Hakları Merkezi’nin çalışmalarını aktaran Av. Bora İmadoğlu, adliyelerde ve emniyet birimlerinde avukatlara yönelik uygulanan keyfi kısıtlamalara ve hukuk dışı arama zorlamalarına karşı durduklarını ifade etti. İmadoğlu, yıl içinde 21 hak ihlali tutanağı tuttuklarını ve 8 şiddet/hakaret davasına müdahil olduklarını belirtti. Ayrıca, tehlike anındaki meslektaşları için "Acil Durum Butonu" uygulamasını başlattıklarını duyurdu. ​Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Ozan Akbe'den "Eskişehir Modeli" Vurgusu ​Hayvan Hakları Komisyonu adına konuşan Av. Ozan Akbe, 2025’in yasal değişiklikler nedeniyle zorlu geçtiğini belirtti. Sokak hayvanlarına yönelik yasayı yakından takip ettiklerini vurgulayan Akbe, belediyelerle iş birliği içinde hazırlanan rehabilitasyon raporlarını ve 2026 yılında hayata geçecek olan "Nöbetçi Avukat Sistemi" ile acil ihbarlara daha hızlı müdahale edeceklerini açıkladı. ​İnsan Hakları ve Ayrımcılıkla Mücadele: "19 Mart Olayları Raporlaştırıldı" İnsan Hakları, Ayrımcılıkla Mücadele ve Eğitim Kültür Sanat ve Spor Komisyonları adına söz alan Av. Büşra Karadağ Ünver, 2025 yılının en büyük gündem maddesinin 19 Mart olayları olduğunu söyledi. • ​İnsan Hakları: 82 kişi hakkında yürütülen soruşturmaları takip ettiklerini, bunlardan 63'ünün toplantı ve gösteri yürüyüşü kapsamında olduğunu belirtti. • ​Ayrımcılıkla Mücadele: Cinsel yönelim, mülteci hakları ve sağlık hizmetlerine erişim gibi alanlarda gizlilik esasıyla çalıştıklarını ifade etti. • ​Eğitim ve Spor: Baro bünyesinde 43 mesleki eğitim ve 24 sosyal faaliyet düzenleyerek Eskişehir Barosu’nu bölgesel bir eğitim merkezi haline getirdiklerini vurguladı. ​Çocuk ve Engelli Hakları Komisyonu Başkanı Av. Ayten Balaban: "Suçun Caydırıcılığı ve Farkındalık" ​Av. Ayten Balaban, Çocuk Hakları İzleme Komisyonu olarak 2025 yılında 600 öğrenciye akran zorbalığı eğitimi verdiklerini söyledi. 2026 yılı hedefleri arasında liselerde ceza hukukuna yönelik eğitimler olduğunu belirten Balaban, cinsel istismar suçlarına ilişkin 42 dosyanın takipçisi olduklarını paylaştı. Engelli Hakları Komisyonu'nda ise vasilik kurumu ve SGK mevzuatına yönelik çalıştaylar düzenlediklerini aktardı. ​Kent ve Çevre Hukuku Başkanı Ecir Ayaş: "Maden Projelerine Hukuki Set" ​Av. Ecir Ayaş, 2025 yılında Alpagut-Atalan altın madeni ve Kaymaz maden projesi gibi çevreye zarar verebilecek projelerde halkın doğru bilgilendirilmesi için sahada olduklarını söyledi. ÇED raporlarına karşı açılan davaları takip ettiklerini belirten Ayaş, kent içindeki trafik kazalarını önlemek adına MOBESE ve ışıklandırma sistemleri için ilgili kurumlarla istişare yürüttüklerini ekledi. ​Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. FundaGüneyKökçınar: "İstanbul Sözleşmesi’nin Eksikliği Hissediliyor" ​Toplantının sonunda söz alan Av. Funda Güney Kökçınar, kadın cinayetleri ve şiddetin 2025’te de arttığını ifade etti. Kökçınar, her Pazartesi Kadın Hakları Merkezi’nde nöbetçi avukatlarca ücretsiz destek verildiğini, 30 belde evinde binlerce kadına ulaşıldığını ve 8 Mart’a özel baro dergisi çıkarıldığını anlattı. Eskişehir genelinde işlenen kadın cinayeti dosyalarına katılma taleplerinin reddedilmesine rağmen takibi bırakmadıklarını vurguladı.

Kadının Özgür Olmadığı Yerde Hiç Kimse Özgür Değildir Haber

Kadının Özgür Olmadığı Yerde Hiç Kimse Özgür Değildir

İYİ Parti İl Kadın Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanlığı tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet olayları ile ilgili bir basın toplantısı düzenlendi. İYİ Parti Eskişehir İl Kadın Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanı Leyla Çam tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Ülkemizin en can yakıcı gündem başlıklarından olan, iktidar ve ortaklarının ellerindeki tüm iletişim aygıtları ile oluşturdukları yapay gündemlerin gölgesinde unutturmaya çalıştıkları, sorunu ve tedbirlerini de göz ardı ederek kadınların göz göre göre katledilmesine seyirci kaldıkları “kadın cinayetlerini” gündemde tutmak ve çözüm önerilerimizi kamuoyu ile paylaşmak için huzurlarınızdayız. 2025 yılının ilk 7 ayında; şüpheli ölümler dahil olmak üzere 342 kadın öldürüldü. Sadece son 13 gün içinde bile 15 kadın öldürüldü. Ve bu 15 kadından sadece 3 tanesi, kağıt üzerinde kalan “koruma kararlarına” sığınmışlardı. Bu rakamlar, hiçbir tedbir almayan, aldığı sözde tedbirleri de uygulamaktan aciz olan iktidarın utanç vesikasıdır. Hayattan ve aramızdan kopartılan 15 kadın, 15 hayat, 15 hayal, 15 umut, 15 Türkiye gerçeğinin isimlerini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Cinayete Kurban Giden Kadınların İsimleri Nazlı söylemez uyurken çocuklarıyla birlikte kocası tarafından öldürüldü. Sinem Topaloğlu boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından öldürüldü. 2 Yasemin Budak Diyarbakır’da aile meclisi kararıyla öldürüldü. Didem Örs Alacı eşi tarafından çocuğuyla birlikte öldürüldü. Saliha Akkaş boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürüldü. Fatıma Rahmani erkek arkadaşı tarafından öldürüldü. Gonca Avcı boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürüldü. Tuğba Sağlam eşi tarafından öldürüldü. Neşe Karakaya kocası tarafından öldürüldü. Nilüfer Tuzlulu oğlu tarafından öldürüldü. Songül Perçem bir erkek tarafından öldürüldü. Doktor Semra Derya, Sedanur Bağdigen, Ezgi El, Teslime Hanedan ise “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçtiler. 2020 yılında 21 yaşındaki Ceyda Yüksel’i, katleden sapık katil Serkan Dindar’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası; daha dün Yargıtay tarafından “suçun elem ve öfke ile işlendiği gerekçesi ile 18 yıla indirilmiştir. Üzülerek ifade etmeliyiz ki; Hukuk sistemimiz, kadınları değil failleri koruyan daha da ileri giderek kayıran bir hale gelmiştir. Kamuoyuna hatırlatmak adına; 22 yıllık iktidarlarının sonunda; AK Parti tarafından TBMM’de “Kadına karşı şiddet ve ayrımcılığı araştırma komisyonu” kurulmuş, Komisyonun başına da erkek bir milletvekili getirilmişti. 9 ay süren komisyon çalışmaları 3 Temmuz tarihinde tamamlanmış, hazırlanan rapor, TBMM Başkanı Sayın Kurtulmuş’a sunulmuştu. 3 Temmuz’dan bugüne kadar ise 76 kadın daha öldürüldü. 23 yıllık AK Parti iktidarı, ülkemizi her geçen gün gittikçe artan bir karanlığa sürüklerken bu karanlığın içinde en çok kadınlar ve çocuklarımız kayboluyorlar. İktidarın her kadın cinayetinden sonra slogan haline getirdiği o alışıldık “Sıfır Tolerans” sözünün; gerçek hayattaki ve sahadaki karşılığı; “Sıfır Tedbir”, “Sıfır Koruma”, “Sıfır Adalet”. “ Aile Yılı” sloganıyla kadını, evde, çocuk ve mutfakla sınırlamaya çalışan iktidar zihniyeti, Kadını birey olarak değil aile kurumunda bir figür olarak konumlayarak; “Kadına Karşı Şiddetin” cüret alanını yaratmaktadır. Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği de “Kadına Şiddetin” yol taşlarını döşemektedir. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya bile; 2025 yılı “Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nde” 148 ülke arasında 135. Sırada yer alan Türkiye’nin önünde yer almaktadırlar. Sadece bu endeks ve sonuçlarının bile ilk okuması; Türkiye’de kadının yaşam hakkı başta olmak üzere bütün haklarında ortaçağ karanlığına sürüklendiğimizi ortaya koymaktadır. Bu tabloyu yaratanlar, bu tablodan mahcup olmayanlar. Aymazlıklarının sonucu olarak bugün hâlâ koltuklarında oturmaktadırlar. Kadınların, gerek iş gücüne katılımları gerekse siyasette yer almaları özellikle alt sınırda tutulmaktadır. Kadınları ekonomik olarak bağımlı hale getiren sistem ve sistemin mimarları ise her fırsatta “Eşitlik” vurgusu ile Türk kadının aklı ve iradesi ile adeta dalga geçmektedirler. Kadını mülk gibi gören, Kadının birey olması gerçeğini hiçe sayan, Kadının haklarını adeta gasp eden, Kadını korumayan, katillere iyi hal indirimleri ile cesaret veren, şiddeti cezalandırmayarak kalkan ellere cüret veren zihniyetin siyasi sorumlusu doğrudan, amasız fakatsız lakinsiz AK Parti iktidarının ta kendisidir. 6284 sayılı Kanun tavizsiz uygulanmalı, Bu kanunu uygulayacak tüm birimler ve kamu görevlileri eksiksiz denetlenmeli, Uygulayıcının inisiyatif alanları ortadan kaldırılmalı, · İstanbul Sözleşmesinin sağladığı uluslararası denetime imkan sağlanmalı, · Kadın cinayeti ve kadına karşı şiddette “Haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimine son verilmeli, · Şiddet izleme ve önleme merkezleri ve sığınma evleri etkin bir şekilde yeter sayıda hizmet vermeli, Kadının, statüsü güçlendirilerek eşit bir birey olarak toplumsal yaşamın her alanında, yer alması için ivedi tedbirler alınmalı ve derhal uygulamaya konulmalıdır. Çünkü biliyoruz ki; kadın özgür olmadığı yerde hiç kimse özgür değildir. Kadını güçlü kılmayan milletler güçlü değildir. Kadının öldüğü toplum, değerlerini öldürmüş demektir. Kadınlar ölmek istemiyor, özgür demokratik ve eşit birey olarak toplumda hak ettikleri gibi yaşamak istiyor. Bunu temin etmek İYİ Parti’nin en önemli sorumluluklarından biridir ve bunu için de her platformda mücadele etmiş ve etmeye devam edecektir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.