SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jeoloji Mühendisleri

Porsuk Haber Ajansı - Jeoloji Mühendisleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeoloji Mühendisleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda! Haber

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda!

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Eskişehir Şubesi, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, su kaynaklarının üzerindeki baskının kritik seviyeye ulaştığını vurguladı. Bilimsel veriler ışığında yapılan uyarıda, Eskişehir’in yeraltı su rezervlerinin yanlış kullanım ve iklim krizi nedeniyle büyük risk altında olduğu belirtildi. ​TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında bir basın açıklaması yayımlayarak su yönetiminde bilimsel temelli bir yaklaşımın aciliyetine dikkat çekti. Açıklamada, suyun ticari bir meta değil, temel bir yaşam hakkı olduğunun altı çizilirken; "Vahşi sulama", "kaçak kuyular" ve "plansız kentleşme" konularında sert uyarılarda bulunuldu. ​"Eskişehir'in Yeraltı Suları Risk Altında" ​Jeoloji mühendisliğinin yeraltı sularının korunmasındaki stratejik rolüne değinilen açıklamada, Eskişehir havzasındaki duruma dikkat çekildi. Şehrin önemli bir yeraltı suyu havzası üzerinde yer aldığı ancak bilinçsiz tüketimin bu mirası tükettiği ifade edildi: ​"Şehrimiz, yeraltı suyu açısından zengin bir havzada bulunmasına rağmen; tarımsal sulamadaki yanlış yöntemler ve kontrolsüz çekimler nedeniyle su seviyelerinde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Yeraltı suları sanıldığı gibi sınırsız değildir." ​Bilimsel Planlama ve Denetim Çağrısı ​JMO Eskişehir Şubesi, su krizinin derinleşmemesi için 5 temel çözüm önerisini kamuoyuyla paylaştı: ​Hidrojeolojik Etüt Şart: Su yönetimi mutlaka bilimsel planlamaya dayanmalı. ​Kaçak Kuyulara Son: Denetimler sıkılaştırılmalı, kaçak kuyu açılması engellenmelidir. ​Modern Sulama: Tarımda 'vahşi sulama' terk edilerek modern tekniklere geçilmelidir. ​Ürün Deseni Planlaması: Şehrin tarımsal ürün seçimi, su rezervlerine göre yapılmalıdır. ​Bütüncül Politika: Kentleşme ve sanayi planlarında yeraltı su rezervleri ana kriter olmalıdır. ​"Su Bir Kamu Hakkıdır" ​Açıklamada iklim krizinin yağış rejimlerini değiştirdiği ve kuraklık riskini artırdığı hatırlatılırken, suyun yönetiminde kamu yararının gözetilmesi gerektiği vurgulandı. "Su, ticari bir meta değil; herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken bir haktır" denilen metinde, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerektiği belirtildi. ​"Geleceğimizi Korumak İçin Ortak Akıl" ​Son olarak, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet eden JMO Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, "Suyun olmadığı bir dünyada yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor'' Haber

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor''

CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Gülcan Kış, komisyonda görüşülen Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sert eleştiriler yöneltti. Kış, konut, çevre, mülkiyet, denetim ve yerel yönetimlere ilişkin birçok başlığın aynı torba içinde düzenlenmesini “merkeziyetçi, sorumluluktan kaçan ve seçilmiş iradeyi zayıflatan bir siyasi tercih”olarak niteledi. Komisyondaki konuşmasında torba yasa pratiğinin artık bir istisna değil, kalıcı bir yönetim yöntemi haline geldiğini vurgulayan Kış, “Her torba yasada yetki Ankara’da toplanıyor, sorumluluk belirsizleştiriliyor. Yerel yönetimlerin, yurttaşın ve seçilmiş iradenin alanı sistematik biçimde daraltılıyor” dedi. Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor Teklifte sosyal konut ve yeni yerleşim alanları gerekçesiyle acele kamulaştırmanın olağan bir uygulamaya dönüştürüldüğüne dikkat çeken Kış, acele kamulaştırmanın ancak savaş, afet ve zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir yöntem olduğunu hatırlattı. “500 bin konut vaadine yetişmek için olağanüstü yetkileri olağan hale getiriyorsunuz” diyen Kış, mülkiyet hakkının idari takvimlere ve siyasi hedeflere göre askıya alınamayacağını vurguladı. TOKİ’ye miras yetkisi: Hukuk değil tahsilat esas alınıyor Teklifte TOKİ’ye verilen yetkilerin de ciddi sakıncalar içerdiğini belirten Kış, mirasçılık gibi yargısal güvence gerektiren bir alanda idarenin tek taraflı yetkilendirilmesini eleştirdi. TOKİ’nin doğrudan alacaklı konumda olduğuna işaret eden Kış, “Yargı denetimi zayıflatılıyor; hukuk devleti ilkesi yerine tahsilat öncelikli bir anlayış getiriliyor” değerlendirmesinde bulundu. Kartalkaya uyarısı: Yetki var, sorumluluk yok Yangın güvenliği ve denetim başlıklarında getirilen düzenlemelere de değinen Kış, Kartalkaya’daki yangın faciasını hatırlatarak, “Yetkinin parçalandığı, sorumluluğun belirsizleştiği bir sistemde herkes yetkili oluyor ama kimse hesap vermiyor” dedi. Kış, can güvenliği gibi hayati bir konuda hesap verebilirliğin ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Deprem gerçeği ve jeoloji mühendisleri Teklifin deprem gerçeğiyle bağdaşmadığını da belirten Kış, zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin jeoloji mühendislerini ve mevcut bilimsel denetim sistemini dışladığını söyledi. “Depremlerde binlerce can kaybetmiş bir ülkede yapılması gereken bilimi ve mühendisliği güçlendirmektir; bu düzenleme ise meslek alanlarını tasfiye ediyor” diyen Kış, bu yaklaşımın yapı güvenliğini ve kamu yararını riske attığını ifade etti. “Asıl niyet 17’nci maddede açıkça görülüyor” Teklifin geneline ilişkin değerlendirmelerinin ardından 17’nci maddeye özel vurgu yapan Kış, bu maddenin teknik değil, doğrudan siyasi bir düzenleme olduğunu söyledi. 17’nci maddeyle belediyelerin ve belediye şirketlerinin şirket kurma, ortak olma, kooperatif kurma ve hisse edinme faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını hatırlatan Kış, “Bu bir denetim düzenlemesi değildir; açık bir izin rejimidir” dedi. Mevcut mevzuatta belediyelerin şirket kurma yetkisinin açıkça tanımlı olduğunu belirten Kış, daha önce yargı tarafından reddedilen bir uygulamanın bu kez kanun yoluyla geri getirilmeye çalışıldığını ifade etti. “Kriteri olmayan, sınırı olmayan bu yetki keyfiliğe ve siyasallaşmaya açıktır” diye konuştu. “Bu düzenleme CHP’li belediyeleri hedef alıyor” 17’nci maddenin fiiliyatta hangi sonuçları doğuracağına da dikkat çeken Kış, “Hangi belediyeye izin verilecek, hangisine verilmeyecek? Bunun ölçütü kanunda yok” diyerek düzenlemenin sınırsız takdir yetkisi yarattığını vurguladı. CHP’li belediyelerin kadın kooperatifleri, üretici birlikleri ve sosyal projelerle yurttaşın hayatına doğrudan dokunduğunu hatırlatan Kış, “Bu madde, sandıkta kaybedilen belediyeleri masada Saray iznine bağlama girişimidir” dedi. “Torba yasayla ülke yönetilmez” Konuşmasının sonunda teklifin bütününe karşı olduklarını net bir dille ifade eden Kış, “Biz denetime karşı değiliz; ancak sınırı, kriteri ve hukuki güvencesi olmayan bir izin rejimine karşıyız. Yerel yönetimleri adım adım işlevsizleştiren bu anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak mülkiyet hakkını, can güvenliğini, meslek alanlarını ve seçilmiş iradeyisavunmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu torba yasa bu haliyle geçemez” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.