SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jale Nur Süllü

Porsuk Haber Ajansı - Jale Nur Süllü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jale Nur Süllü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Süllü: "Okul Zili Çalmadan Bütçelerde Alarm Zilleri Çalıyor!" Haber

CHP'li Süllü: "Okul Zili Çalmadan Bütçelerde Alarm Zilleri Çalıyor!"

CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü: “Henüz okul zili çalmadan velilerin bütçesinde alarm zilleri çalıyor. Veliler ‘Ne alacağım?’ değil, ‘Neyi alamayacağım?’ diye düşünüyor.” Yeni eğitim-öğretim yılının başlaması öncesi, kırtasiye ve okul formaları satan mağazaları ziyaret ederek esnaf ve velilerle görüşen Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, kırtasiye ürünlerinin geçen yıla göre yaklaşık yüzde 25 zamlandığını belirterek, “Okul zili henüz çalmadan ailelerin bütçelerinde alarm zilleri çalmaya başlamış. Tek çocuğu olanlar bile kara kara düşünürken, birden fazla öğrenci olan evlerin bütçeleri daha okullar açılmadan hazırlık masraflarıyla sarsılmış durumda” dedi. İçi boş bir okul çantası fiyatının markasına göre, 350TL ile 3000 TL arası olduğuna dikkat çeken Süllü, okulların gönderdiği temel kırtasiye ürünleri ile okul çantasının dolmasının maliyetinin yaklaşık 2 bin 500 liraya ulaşmasının aile bütçesini henüz okullar açılmadan sarstığını söyledi. Okul formaları satan esnaflarla görüşmelerinde Süllü, forma ve okul kıyafetlerinin toplam fiyatının, alınacak yedek kıyafetlerle ve yaş gruplarına göre yaklaşık 3 bin liradan 8 bin liraya kadar çıkabildiğini paylaştı. Jale Nur Süllü, “Bu yılki okul forması fiyat artışlarını yüzde 20 zam gibi minimumda tutmaya çalıştıklarını belirten esnaflar, velilerin yine de alış verişte zorlandığını söylüyor. Veliler ise daha önce okul formalarında aldıkları yedek kıyafetleri bu yıl alamadıklarını anlatıyor” diyerek esnaf ve velilerin kaygılarını dile getirdi. Süllü ayrıca, kırtasiye, okul kıyafeti, ayakkabı gibi okul hazırlıkları masraflarına, okulların açılmasıyla eklenecek beslenme ve ulaşım giderleri, kışın gelmesiyle artacak harcamalar göz önüne alındığında ailelerin daha da endişelendiğini aktardı. “Aileler artık ne alabileceklerini değil, nereden kısacaklarını düşünüyor. Eski çantaların tamir edilmesi, ikinci forma alınmaması, geçen yıldan kalan malzemelerin yeniden kullanılması gibi zorunlu tasarrufa yönelen aileler oldukça zorlanıyor ” diyen Süllü, ekonomik krizin çocukların eğitim hakkına doğrudan yansıdığını vurguladı. “EĞİTİM HARCAMALARI VELİLERİN SIRTINDA AĞIR YÜK” Devlet okullarında ücretsiz eğitimin, aileler açısından eğitim harcamalarının ücretsiz olduğu anlamına gelmediğini belirten Süllü, kırtasiye, kıyafet, beslenme, ulaşım giderlerinin velilerin omuzlarında ağır bir yük olduğunu söyledi. Süllü, eğitim-öğretim yaşamında çocukları olan ailelerin sırtındaki bu ağır yükün hafifletilmesi için, acilen önlemler alınması gerektiğini belirtti. Eğitim araç gereçlerindeki KDV’nin düşürülmesi ve çocukların yeterli, sağlıklı beslenmesinin de eğitim hakkının bir parçası olduğu göz önünde bulundurularak Cumhuriyet Halk Partisi olarak yıllardır dile getirdikleri üzere, tüm ülkede okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek uygulamasının derhal hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Yeni Partili İbrahim Arslan: "Kimse Kimsenin Örgütünü Çalmadı!" Haber

Yeni Partili İbrahim Arslan: "Kimse Kimsenin Örgütünü Çalmadı!"

Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, CHP cephesinden yöneltilen eleştirilere ve Jale Nur Süllü'nün açıklamalarına yanıt verdi. Milletvekili Arslan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ayrışma sürecinden bugüne kadar CHP Eskişehir Milletvekili Sayın Jale Nur Süllü’nün şahsımız, yol arkadaşlarımız ve Yeni Parti hakkında yaptığı pek çok değerlendirmeye cevap vermedim. Çünkü siyasette yollar ayrılabilir, tercihler değişebilir. Dün aynı çatı altında mücadele eden insanlar bugün farklı siyasi tercihlerde bulunabilir. Bunu kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürmeyi doğru bulmadım. Ancak son günlerde kullanılan “maceraya atıldılar”, “örgütlerimizi çaldılar”, “tam bir siyasi hırsızlıkla gittiler”, “arınarak devam ediyoruz” ifadeleri artık siyasi eleştirinin ötesindedir. DÜN KARŞI ÇIKTIĞIMIZ DİLİ BUGÜN KULLANAMAYIZ Yıllardır iktidarın ve onunla aynı zeminde buluşan butlancı anlayışın; demokratik muhalefeti itibarsızlaştırmak, seçilmişleri kriminalize etmek ve siyasi tercihleri şaibeli göstermek için kullandığı dile hep birlikte karşı çıktık. Dün karşı çıktığımız dili bugün eski yol arkadaşlarımıza karşı kullanmak ciddi bir siyasi savrulmadır. Kimse kimsenin örgütünü “çalmadı”. İnsanlar eşya değildir; siyasi partilerin mülkü hiç değildir. Belediye başkanları, ilçe başkanları, yöneticiler, meclis üyeleri ve yurttaşlar yaşananları görmüş, değerlendirmiş ve özgür iradeleriyle siyasi tercihte bulunmuştur. Bu tercihleri eleştirebilirsiniz; ancak insanların iradesini yok sayamazsınız. HUKUK DA DEMOKRASİ DE SİYASİ POZİSYONA GÖRE DEĞİŞMEZ Genel Başkanımız Özgür Özel hakkında hazırlanan fezlekelerdeki suçlamaları öne çıkaran bir dil kullanılması da düşündürücüdür. Fezleke hüküm değildir. İddia suçun kanıtı değildir. Masumiyet karinesi siyasi konjonktüre göre değiştirilebilecek bir ilke hiç değildir. Aynı tutarlılık Cumhurbaşkanı adayımız ve İBB başkanımız Ekrem İmamoğlu konusunda da gösterilmelidir. Daha düne kadar uğradığı hukuksuzluklara karşı çıktığınız, Silivri’de ziyaret ettiğiniz ve “Cumhurbaşkanı adayımız” dediğiniz Ekrem İmamoğlu hakkında bugün iktidarın uzun süredir üretmeye çalıştığı şüphe ve itham diline yaklaşmadan önce, geçmişte söylediklerinize ve paylaşımlarınıza bakmak gerekir. Siyasi tutarlılık, dün savunduğunuz ilkeleri şartlar değiştiğinde de savunabilmektir. YENİ PARTİ BİR “MACERA” DEĞİLDİR Butlan sürecinde biz nerede durduğumuzu gösterdik. Siyasi partilerin iradesinin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesine, demokratik siyasetin yargı eliyle şekillendirilmesine karşı çıktık. Yol ayrımına geldiğimizde de tercihimizden tereddüt etmedik. Yeni Parti’yi birkaç kişinin tercihi ya da bir “macera” olarak göstermek ise ortaya çıkan toplumsal gerçeği görmezden gelmektir. Bu partiyi millet kurdu, adını millet koydu, bütçesini millet sağladı. Kuruluşunun hemen ardından yüz binlerce yurttaşımız üyelik için başvurdu; iki hafta gibi kısa bir sürede Türkiye’nin neredeyse bütün il ve ilçelerinde kurucu örgütlenmeler oluşturuldu. Bugünün ana muhalefet partisi, yarının iktidar iddiasını taşıyan Yeni Parti’nin gücü; “çalınmış” örgütlerden değil, kendi iradesiyle yan yana gelen milyonlarca yurttaşımızdan doğmaktadır. O nedenle bugün sorulması gereken asıl soru şudur: BUNCA İNSAN NEDEN AYNI SİYASİ TERCİHTE BULUŞTU? Bu sorunun cevabı ithamda, hakarette ya da geçmişi yeniden yazmakta değil; yaşanan siyasi süreçtedir. Biz dün hukuksuzluğa karşı nerede durduysak bugün de oradayız. Dün millet iradesini nasıl savunduysak bugün de aynı kararlılıkla savunuyoruz. Çünkü siyasette asıl mesele hangi çatının altında olduğunuz değil; yol ayrımına geldiğinizde hangi değerlerin yanında durduğunuzdur. Kimin rüzgâra göre yön değiştirdiğine, kimin şartlar değişse de sözünün ve değerlerinin arkasında durduğuna millet karar verir. Tarih de kaydını buna göre düşer."

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce: "96 Yıllık Çınar Kaderine Terk Edilemez" Haber

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce: "96 Yıllık Çınar Kaderine Terk Edilemez"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, ligden çekilme noktasına gelen 96 yıllık Eskişehir Demirspor için iktidar kanadına ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Eskişehir'in spor tarihi, demiryolu kültürü ve kent hafızası açısından büyük öneme sahip olan Eskişehir Demirspor'un yaşadığı ekonomik krizle ilgili basın açıklaması yaptı. Ölce yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün sizlerle Eskişehir'in spor tarihini, demiryolu kültürünü ve kent hafızasını yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum. Bahsettiğimiz kulüp Eskişehir Demirspor. Eskişehir'in en eski futbol takımı, Cumhuriyet döneminde kurulan ilk demiryolu takımı ve yıllar boyunca bu şehirde binlerce gence sporu sevdiren köklü bir spor kulübü. 1930 yılında kurulan, 1940 yılında dönemin Türkiye Futbol Şampiyonası'nda Fenerbahçe'yi geride bırakarak Türkiye şampiyonluğuna ulaşan bir kulüpten söz ediyoruz. Eskişehir Demirspor, Anadolu'dan Türkiye şampiyonluğuna ulaşan ilk futbol kulübü olarak Türk futbol tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Yani bugün konuştuğumuz mesele yalnızca bir futbol takımının lige katılıp katılamaması meselesi değildir. 96 yıllık bir tarihten, Eskişehir'in hafızasından ve demiryolcu geleneğinden söz ediyoruz. Eskişehir Demirspor geçtiğimiz sezon büyük bir başarı göstererek şampiyon oldu ve eski adıyla Bölgesel Amatör Lig, yeni adıyla Profesyonelliğe Geçiş Ligi'nde mücadele etme hakkı kazandı. Bu şampiyonluğun ardından AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve MHP'nin o tarihteki Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir'in de katılımıyla bir "Şampiyonluk Yemeği" düzenlendi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak o yemekte, "Takımımızı yürekten kutluyor, bu gurur tablosunda emeği olan herkesi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar basında yer aldı, arşivlerde duruyor. O gün hepimiz aynı başarıyı konuşuyorduk. Eskişehirli futbolseverlerin beklentisi de çok açıktı. Eskişehir Demirspor'un yeni sezonda güçlü bir kadro kurması, başarılı olması ve mümkünse yeniden şampiyonluk mücadelesi vermesi bekleniyordu. Çünkü Eskişehir Demirspor'un bu şehirdeki yeri farklıdır. Ben Eskişehirli olup da Eskişehir Demirspor'a gönlünde yer ayırmayan bir futbolsevere bugüne kadar rastlamadım. Ancak bugün şampiyonluğu değil, 96 yıllık kulübün lige katılıp katılamayacağını konuşuyoruz. Cuma günü, Eskişehir Demirspor yönetiminin 1 milyon TL tutarındaki lige katılım bedelini Türkiye Futbol Federasyonu'na yatırması için son gündü. Maalesef beklenen olmadı. Bir sezon önce şampiyonluğu kutlanan, önümüzdeki sezon için yeniden başarı beklediğimiz 96 yıllık Eskişehir Demirspor'un, 1 milyon TL'lik katılım bedelinin ödenememesi nedeniyle ligde yer alamaması gündeme geldi. Eskişehir Demirspor bu sezon maçlara çıkamayacak. Kulüpsüz kalan onlarca futbolcu ekmeğinden olacak. Burada kamuoyu adına sorulması gereken çok ciddi sorular bulunmakta. Edindiğimiz bilgilere göre TÜRASAŞ, bundan sonra Eskişehir Demirspor'a maddi yardımda bulunmayacak. Neden? TÜRASAŞ neden böyle bir karar aldı? Bu karar kim tarafından ve hangi gerekçeyle verildi? Eskişehir Demirspor gibi tarihî bir kulübün geleceğini doğrudan etkileyen böylesine önemli bir karar alınırken Eskişehir'deki ilgili kurumlarla, milletvekilleriyle veya siyasi parti temsilcileriyle herhangi bir görüşme yapıldı mı? Bunların hiçbirini bilmiyoruz. Ayrıca TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürü Mustafa Karakoyun'nun bu süreçte izne ayrılarak şehir dışında bulunması da dikkatimizi çekmiştir. Bunun söz konusu süreçle herhangi bir ilgisinin bulunup bulunmadığını bilmiyoruz. Ancak kamuoyunun açıklama beklediği bir dönemde kurumun bu konuda açık ve net biçimde konuşması gerektiğini düşünüyoruz. Şampiyonluk yemeğinde Eskişehir Demirspor'un başarısını kutlayan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak'a da buradan sormak istiyorum. Sayın Gürhan Albayrak, TÜRASAŞ yönetimiyle Eskişehir Demirspor'un geleceği konusunda herhangi bir görüşme yaptınız mı? Yaptıysanız size ne cevap verildi? Yapmadıysanız, şampiyonluk yemeğinde başarılarını kutladığınız bu kulübün bugün karşı karşıya bulunduğu tablo karşısında neden hâlâ bir çözüm üretilemedi? Çünkü mesele yalnızca bugünden ibaret değildir. 2024 yılında Eskişehir Tren Garı'nın Tepebaşı çıkışında bulunan geniş otopark konusunda yaşanan gelişmeleri de unutmadık. Söz konusu otopark gelirinin Eskişehir Demirspor yerine Ankara Demirspor'a aktarılması Eskişehir kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmuştu. Bu süreçte "Ankara Demirspor Tepebaşı Şubesi" adı da kamuoyunun gündemine gelmişti. Bu kararın gerekçesinin açık biçimde ortaya konulması gerekiyor. Üstelik Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanı'nın aynı zamanda Ankara Demirspor Başkanı olması nedeniyle ortaya çıkan tablo ayrıca açıklanmaya muhtaçtır. Biz bugün geriye dönüp baktığımızda, Eskişehir Demirspor'un önemli bir gelir imkânından mahrum bırakılmasını kulübün geleceği açısından önemli bir kırılma noktası olarak görüyoruz. CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de o dönemde konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. TCDD Eskişehir Tren Garı otoparkının ücretli hale getirilmesi ve gelirinin Eskişehir Demirspor yerine Ankara Demirspor'a aktarılmasının gerekçesini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı'na sordu. Peki sonuç ne oldu? Bakanlıktan nasıl bir cevap geldi? Bir cevap geldiyse kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapıldı mı? Bugün bunları yeniden sormak zorundayız. Daha önemlisi, Eskişehir'in diğer milletvekillerinden bu konuda güçlü bir çıkış veya sonuç getiren bir girişim göremedik. Eskişehir'in 6 milletvekili var. Bir milletvekili konuyu gündeme taşıdı. Peki diğer beş milletvekili nerede? Özellikle Nebi Hatipoğlu'na soruyorum. Eskişehir Demirspor için ne yaptınız. Eskişehir Demirspor'un elinden önemli bir gelir kaynağı giderken neredeydiniz? Kulübün kurumsal desteği azalırken neredeydiniz? 96 yıllık kulüp 1 milyon TL'lik lige katılım bedelini ödeyemez hale gelirken neredeydiniz? Bugün mesele siyasi parti meselesi değildir. Mesele Eskişehir'in meselesidir. Eskişehir Demirspor kaderine terk edilemez. Eskişehir Demirspor sıradan bir futbol kulübü değildir. 1930'dan bugüne ayakta kalan, Cumhuriyet döneminin demiryolu kültürünü sporla buluşturan, Türkiye şampiyonluğu yaşamış, binlerce gence kapısını açmış bir kulüptür. Şampiyonluk yemeklerinde fotoğraf vermek kolaydır. Asıl sorumluluk, kulüp sıkıntıya düştüğünde ortaya çıkar. O nedenle iktidar milletvekillerine, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığına ve ilgili bütün kurumlara açık çağrıda bulunuyoruz. TÜRASAŞ yönetimiyle gerekli görüşmeleri acilen yapın. Eskişehir Demirspor'a desteğin neden kesildiğini Eskişehir kamuoyuna açıklayın. Eskişehir Tren Garı otoparkının gelirinin neden Eskişehir Demirspor yerine Ankara Demirspor'a yönlendirildiğini bütün ayrıntılarıyla ortaya koyun. Ve en önemlisi, Eskişehir Demirspor'un geleceğini güvence altına alacak çözümü bulun. Bir tarafta 96 yıllık tarih, diğer tarafta 1 milyon TL'lik katılım bedeli var. Eskişehir'in böylesine köklü bir kulübünün 1 milyon TL nedeniyle lig dışında kalmasının izahı olamaz. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak bu meselenin farkındayız. Bugün bu soruları soruyoruz. Bundan sonra da sormaya devam edeceğiz. Eskişehir Demirspor'un hangi aşamada hangi desteklerden mahrum kaldığının, TÜRASAŞ'ın aldığı kararların gerekçelerinin ve Eskişehir'e ait bir gelir kaynağının neden Ankara Demirspor'a yönlendirildiğinin takipçisi olacağız. Eskişehir Demirspor yalnız bırakılmamalıdır. 96 yıllık bu kulübün geleceği birkaç kurumun sessizliğine teslim edilemez. Eskişehir Demirspor'un tarihine yakışan yerde mücadele edebilmesi için sorumluluk makamında bulunan herkesi göreve davet ediyoruz. Konunun takipçisi olacağız ve Eskişehir kamuoyu adına bu soruları sormaktan vazgeçmeyeceğiz."

CHP'li Süllü TEI Yangınını Meclis Gündemine Taşıdı Haber

CHP'li Süllü TEI Yangınını Meclis Gündemine Taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir’de TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) yerleşkesinin imalat bölümünde meydana gelen yangını Meclis gündemine taşıdı. Süllü, “Yangının kaza, ihmal, teknik arıza veya sabotajdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir ön değerlendirme yapılmış mıdır?” dedi. Eskişehir’de TEI yerleşkesinin imalat bölümünde meydana gelen yangını TBMM gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Teknik ve idari incelemelerde gelinen son aşamayı soran CHP’li Süllü, “Yangın sonucunda oluşan maddi hasarın boyutu belirlenmiş midir? Üretim altyapısı, makine parkı ve stratejik ekipmanlarda meydana gelen zarar hakkında kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır?” dedi. YANGININ TÜM YÖNLERIYLE AYDINLATILMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR CHP’li Süllü, önergesinde şu ifadeleri kullandı: “Seçim bölgem Eskişehir’de bulunan ve Türkiye’nin havacılık motorları ile millî savunma sanayiinin en kritik üretim merkezlerinden biri olan TEI yerleşkesinin imalat bölümünde 21 Temmuz 2026 tarihinde yangın meydana gelmiştir. Yangın, uzun süren müdahalenin ardından kontrol altına alınabilmiştir. Yapılan ilk resmî açıklamalarda yangının çıkış nedeniyle ilgili herhangi bir bilgi kamuoyu ile paylaşılmamış ve teknik incelemelerin sürdüğü belirtilmiştir. Olayın kaza, ihmal veya sabotaj kaynaklı olup olmadığı, üretim kapasitesi ve millî savunma projeleri üzerindeki etkileri ile stratejik tesislerde uygulanan güvenlik tedbirlerinin yeterliliğine ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla kapsamlı açıklama yapılması gerekmektedir. Türkiye’nin savunma sanayiinde kritik görev üstlenen ve şehrimizin göz bebeklerinden biri olan tesiste meydana gelen yangının tüm yönleriyle aydınlatılması, benzer risklerin önlenmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.” “MADDİ HASARIN BOYUTU NEDİR? KAMUOYUNA AÇIKLAMA YAPILACAK MI?” Süllü tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yöneltilen sorular şöyle: TEI’de meydana gelen yangının çıkış nedenine ilişkin yürütülen teknik ve idari incelemelerde gelinen son aşama nedir? Yangının kaza, ihmal, teknik arıza veya sabotajdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir ön değerlendirme yapılmış mıdır? Yangın nedeniyle TEI’nin yürüttüğü millî savunma sanayii projelerinde, üretim takviminde veya teslim süreçlerinde herhangi bir aksama meydana gelecek midir? Gelecekse bu aksamanın giderilmesine yönelik nasıl bir planlama yapılmıştır? Yangın sonucunda oluşan maddi hasarın boyutu belirlenmiş midir? Üretim altyapısı, makine parkı ve stratejik ekipmanlarda meydana gelen zarar hakkında kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır? Yangının meydana geldiği bölümde en son ne zaman yangın güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği ile acil durum denetimi gerçekleştirilmiştir? Bu denetimlerde herhangi bir risk veya eksiklik tespit edilmiş midir? Olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla bağımsız teknik inceleme veya idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? TEI başta olmak üzere, Türkiye’nin kritik savunma sanayii tesislerinde yangın güvenliği, acil durum yönetimi ve kritik altyapı güvenliğine ilişkin yeni tedbirler alınması planlanmakta mıdır? Ayrıca, benzer stratejik tesislerde risk analizlerinin yenilenmesi ve olağanüstü durum hazırlıklarının güçlendirilmesine yönelik yeni bir çalışma yürütülmekte midir?

CHP'li Süllü: "Bilirkişi Raporunu Verdi Proje İptal Edilmeli" Haber

CHP'li Süllü: "Bilirkişi Raporunu Verdi Proje İptal Edilmeli"

Eskişehir'de Tepebaşı Atalan Mahallesi ve Mihalgazi Alpagut Mahallesi’nde yapılması planlanan Alpagut–Atalan Altın ve Gümüş Madeni Projesi'ne ilişkin "ÇED Olumlu" kararına karşı açılan davada hazırlanan bilirkişi raporu, projeye verilen onayın bilimsel ve hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koydu. Raporda, ulaşım başlığı dışında ÇED raporunun bilimsel esaslardan uzak hazırlandığı belirtilerek 18 Ekim 2025 tarihli "ÇED Olumlu" kararının iptal edilmesi gerektiği açıkça yer aldı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, “Eskişehir’imizde yapılması planlanan Alpagut–Atalan Altın Gümüş Madeni projesine karşı "ÇED Olumlu" kararının iptali için açılan davada 20 Nisan 2026 tarihinde bilirkişi keşfi yapılmıştı. Benim de hazır bulunduğum keşifte, Büyükşehir, Tepebaşı, Odunpazarı Belediyelerimizin ekipleri, Tema Vakfı temsilcileri, Adana Milletvekilimiz Müzeyyen Şevkin, Ahmet Ataç Başkanım ve bilirkişi ile birlikte 12.000 adım atarak sahayı adım adım dolaştık. Sonuçta bilirkişinin altın madeni talanına yönelik raporu dava dosyasına sunulmuş.” Süllü, bilirkişi raporunun maden uğruna feda edilemeyecek eşsiz bölgenin gerçeklerine yönelik dile getirdikleri uyarıları tek tek doğruladığını belirterek iktidara ve projeyi hazırlayan şirkete sert sözlerle yüklendi. " Bakanlıkta gerçekleştirilen İnceleme Değerlendirme toplantısında da dile getirdiğimiz üzere, kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlanmış bilimsellikten uzak ÇED dosyasına ilişkin uyarılarımızın birer iddia olmadığı bilirkişi raporuyla belgelenmiştir. Bilim insanlarının resmi raporla dava dosyasına giren tespitleri, bölgede açılması düşünülen atın madeninin bir talan ve doğa suçu olduğunu kanıtlamaktadır. Bu rapordaki tespitler varken projeyi savunmaya devam edenler bu talan projesinin suç ortağı olacaktır" ifadelerini kullandı. ESKİŞEHİR'E ÇANAKKALE VERİLERİYLE MADEN İZNİ! Bilirkişi raporunun en çarpıcı saptamalarından birinin hava kirliliği hesaplamalarında Eskişehir yerine Çanakkale'nin meteorolojik verilerinin kullanılması olduğuna dikkat çeken Süllü, bunun kabul edilemez bir skandal olduğunu söyledi. "Bir kentin kaderini belirleyecek raporda başka bir ilin iklim verileri kullanılıyor. Böylesi baştan savma verilerle alınan ÇED olumlu kararı hukuk önünde de vicdan önünde de yok hükmündedir." 57 BİN AĞAÇ, SAKARYA HAVZASI VE YAŞAM TEHDİT ALTINDA Süllü, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerle projenin canlı yaşamına da büyük tehdit oluşturduğunu belirtti: “Raporda; Kılcal fayların ÇED raporunda yer almamasıyla olası depremlerde sızdırmazlık sistemlerinin göreceği zarar riski gizleniyor. Siyanür ve ağır metal sızıntısı riskinin yüksek olduğu, olası kirlenmenin Sakarya Havzası'na kadar yayılabileceği, 57 bin 534 ağacın kesileceği, 60 milyon ton pasanın depolanacağı alanda sızdırmazlık tabakası olmadığı, tarım arazilerinin yanlış sınıflandırılmasıyla tarımsal bütünlüğün zarar göreceği, yangın senaryolarının bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığı ve Oluklaryanı arkeolojik sit alanının tehdit altında bulunduğunun” tespit edildiğini vurgulayan Süllü, "Bu tablo, açık bir yıkımın tarifidir." dedi. "ESKİŞEHİR MADEN SAHASI DEĞİL, YAŞAM HAVZASIDIR" AKP iktidarının yıllardır şirketleri koruyan vahşi madenciliğe geçit veren politikalarının bugün ülkenin en verimli tarım alanlarını hedef aldığını söyleyen Süllü, şu değerlendirmede bulundu: "Bugün Eskişehir'de yok olacak olan sadece bir arazi değildir; Sakarya Havzasıdır, tarımdır, gıda güvenliğimizdir, içme suyu kaynaklarımızdır, geleceğimizdir. Bir avuç şirket daha fazla kazansın diye geleceğimizin feda edilmesine izin veremeyiz." "YARGI BİLİMİN SESİNİ DUYMALIDIR" Süllü, bilirkişi raporunun ardından mahkemede hakimlerin artık hukukun ve bilimin gereğini yerine getirmesi gerektiğini belirterek çağrısını şöyle tamamladı: "Bilirkişi raporunun sonucunda yer aldığı üzere, ÇED olumlu kararı iptal edilmelidir. Eskişehir'in toprağını, suyunu, ormanını, tarihini, geleceğini şirketlerin insafına bırakmayacağız. Alpagut'u da Atalan'ı da Sakarya Havzası'nı da sonuna kadar savunacağız. Yerin üstü, yerin altından çok daha değerlidir. Mücadelemiz, sadece ÇED olumlu kararı iptal edilene kadar değil, maden projesi tamamen iptal edilinceye kadar sürecektir."

CHP İl Başkanı Yalaz: "Sarayın Atadığı İsimler Bu Binaya Giremez!" Haber

CHP İl Başkanı Yalaz: "Sarayın Atadığı İsimler Bu Binaya Giremez!"

Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik verilen "Mutlak Butlan" kararı, Eskişehir’de tepkilere neden oldu. Kararın hemen ardından bir araya gelen CHP Eskişehir İl ve İlçe örgütleri, geniş bir katılımla İl Binası önünde toplanarak karara sert tepki gösterdi. Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, partililere seslenerek bir direniş ve kararlılık mesajı verdi. ​Eskişehir Siyaseti ve CHP Örgütleri İl Binası Önünde Kenetlendi ​Siyasi gündeme bomba gibi düşen kararın ardından CHP Eskişehir İl Binası önünde kitlesel bir buluşma gerçekleşti. Demokratik iradeye sahip çıkmak adına bir araya gelen eyleme; İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, il ve ilçe yöneticileri ile yüzlerce partili katıldı. ​İl Başkanı Talat Yalaz: "Genel Başkanı da Kadroları da Delegeler Belirler" İl Binası önünde bir konuşma yapan İl Başkanı Talat Yalaz, verilen mutlak butlan kararını "büyük bir utanç" olarak nitelendirdi. CHP lideri Özgür Özel'in arkasında dimdik durduklarını belirten Yalaz, şu ifadeleri kullandı: ​"Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı'nı da, İl Başkanı'nı da, seçilmiş bütün kademelerini de Cumhuriyet Halk Partililer belirler, şanlı ve şerefli delegelerimiz belirler. Göreve geldikten sonra yapılan ilk seçimde partimizi Türkiye'nin birinci partisi yapan, gece gündüz demeden sokaklarda, eylemlerde olan, bütün baskılara ve gözaltılara rağmen yoldaşlarını satmayan Genel Başkanımız Özgür Özel’dir!" ​"Kumpas Kararını Tanımıyoruz, Ankara’ya Gidiyorum!" ​Sarayın talimatıyla partinin başına genel başkan atanmaya çalışıldığını iddia eden Talat Yalaz, örgütüne net bir talimat vererek adeta meydan okudu. Kararı "kumpas" olarak nitelendiren Yalaz, konuşmasını şu sert sözlerle sürdürdü: ​"Sarayın görevlendirdiği sözüm ona genel başkan ve il başkanı bu binaya giremez! Tanımıyoruz! Genel Başkanımızın çağrısıyla buradan Ankara'ya, Genel Merkezimize sahip çıkmaya gidiyorum. Kumpas kararının arkasına sığınan, görevi sizlerden değil saraydan alan kişileri bu binaya sokmamanızı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin meşru İl Başkanı olarak sizlere talimat ediyorum." ​"CHP'yle Uğraşanlar Tarihin Çöplüğünde Yok Olup Gitmiştir" ​Konuşmasının sonunda CHP’nin köklü geçmişine ve darbe dönemlerinde dahi boyun eğmediğine dikkat çeken Yalaz, partililere inanç aşıladı: ​"Cumhuriyet Halk Partisi, daha önce önünde bulunan bütün zorlukları yenmeyi başarmıştır. Darbe dönemlerinde kapatılmış, mal varlığına el konulmuştur. Şunu hiç kimse unutmasın: CHP ile o gün uğraşanlar tarihin çöplüğünde yok olup gitmiştir. Kenan Evren'in cenazesine bir avuç insan katıldı ama Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayaktadır! Gözüm arkada kalmadan, buraya sahip çıkacağınıza olan inancımla Ankara'ya yola çıkıyorum."

“Geri Dönüşüm Oluşum” Sergisi Açıldı Haber

“Geri Dönüşüm Oluşum” Sergisi Açıldı

Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen “Geri Dönüşüm Oluşum” sergisi Eskişehir halkının beğenisine sunuldu. Sergi açılışında konuşan Başkan Ataç, “Eskişehir halkı sanata çok düşkün insanlar. Seçkinlere değil halka dönük yapılan işler yaşıyor. Sanat iyileştirir” dedi. Tepebaşı Belediyesi kültür ve sanat alanında da çalışmalar yapılmaya devam ediyor. Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen “Geri Dönüşüm Oluşum” sergisinin açılışı Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası içerisinde yer alan Sergi Salonu’nda gerçekleştirildi. Sergi açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, İzmir Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, meclis üyeleri, eserleri sergide yer alan sanatçılar ve sanatseverler katıldı. Başkan Ataç: Sanat iyileştirir Tepebaşı Belediyesi Geri Dönüşüm Atölyesi’nde dönüştürülen kağıtlara yapılan resimler yer aldığı serginin açılışında konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen uluslararası ölçekte sürdürdüğü 3 büyük sanat etkinliği olan Uluslararası Şiir Buluşması, Uluslararası Sanat Çalıştayı ve Pişmiş Toprak Sempozyumu hakkında bilgi verdi. Başkan Ataç, “Geri Dönüşüm Oluşum sergisi bu yıl üçüncü kez yapılıyor. Sanatçılar titizlikle çalışıyor ve son derece güzel oluyor. Bugün de 20 sanatçımızın eseri sergileniyor. Ben herkesin emline emeğine sağlık. Eskişehir halkı sanata çok düşkün insanlar. Seçkinlere değil halka dönük yapılan işler yaşıyor. Geldiğiniz için teşekkür ediyorum, sanat iyileştirir” ifadelerini kullandı. “Eskişehir bu ülkede kentleşmenin en güzel örneği” İzmir Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, “Bugün çok güzel bir heyecanın parçası olmaktan dolayı onur duyuyorum. Eskişehir bu ülkede kentleşmenin en güzel örneği. Sadece kentleşme değil; kent kültürünü, sanatla yaşamla da birleştirdi. Bizler buradan birer el alıyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “Ahmet Başkanım hepimize örnek oluyor” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Ahmet Ataç Başkanımızın Tepebaşı’nı var eden vizyoner çalışmalarının bir örneğini daha görmek için bugün buradayız. Ben de Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi’ni ilk gördüğümde büyük bir heyecan duymuştum. Bizlere gönderilen yeni yıl tebrik kartlarının da bu atölyede üretiliyor olması çok anlamlı. Geri dönüşüm temelli bir çalışma olması son derece kıymetli. Ancak bu etkinliği daha da özel kılan bir başka yönü var; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenleniyor olması. Çünkü 19 Mayıs, bir imparatorluktan Cumhuriyet’e uzanan büyük dönüşümün ve kuruluşun simgesidir. Serginin adı da bu anlamla çok güçlü bir şekilde örtüşüyor. Ahmet Başkanımızın Cumhuriyet’e ve Atatürk’e duyduğu sevda ile bu değerleri Tepebaşı’nın her sokağına, her köşesine taşıma konusundaki üstün gayreti hepimize örnek oluyor, hepimize ilham veriyor. Biz belediyeciliği Eskişehir’de Yılmaz Hocamızdan ve Ahmet Abimizden öğrendik. Kendisiyle yollarımız 1999 yılında, ilk seçildiği dönemde kesişti ve o günden bu yana hiç ayrılmadık. Tepebaşı’na ve Eskişehir’e kazandırdığı tüm hizmetler için kendisine gönülden teşekkür ediyorum.”” ifadelerini kullandı. “Başkanımız Ahmet Ataç’a teşekkür ederim” Sanatçılar adına konuşan Hasan Mutlu, “Ben buraya 4’üncü kez geliyorum. Biz ekmeğine katık et diyen bir neslin çocuklarız. Çocukluğumdan beri geri dönüşüme önem veren biriyim. Bizi bir araya getiren, bu sergiyi yapan Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a ve Necati Seydi Ferahoğlu’na teşekkür ediyorum” dedi. “Bu toplumun sanata ve güzelliklere ihtiyacı var” Serginin küratörlüğünü yapan Necati Seydi Ferahoğlu, “Hepinize çok teşekkür ederim. 2 yıl önce 15’incisi düzenlenen Pişmiş Toprak Sempozyumuna geldiğim zaman Başkanımız Ahmet Ataç biz sanatçıları Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi’ne götürdü. Oradan çok etkilendim. Birincisi geri dönüşüm, ikincisi de kurumuş çiçekler bir şekilde tekrar hayata dönüyor. Orada başkanımıza bu kağıtlara sanatçıların eli değse nasıl olur dediğimde “bana üzerinde çalış ne yapabiliriz” dedi. Başkanla telefonla görüştüğümüzde “bu toplumun sanata ve güzelliklere ihtiyacı var. Ne olursa olsun bunu yapalım” demişti. Başkanımıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Bu şehir Anadolu’nun kültür ve sanat şehri” CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda böylesine anlamlı ve güzel etkinlikte olmaktan mutluyum. Geçmişte bütün olanaksızlıklara rağmen bir takım işler başararak Cumhuriyeti kuran, yoktan ülkemizi var eden Atamızı andığımız bir gündeyiz. Biz Eskişehir olarak ne kadar kültürü ve sanatı yok etmeye çalışırlarsa çalışsın biz Eskişehir’de ve Türkiye’de tüm CHP’li belediyeler ile birlikte kültür ve sanatı yaşatmaya, bu toplumun damarlarına işletmeye kararlıyız. Ben başta Başkanımız Ahmet Ataç olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu şehir Anadolu’nun kültür ve sanat şehri” diye konuştu. Konuşmaların ardından ise katılımcılar, sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı. Ardından ise Geri Dönüşüm Atölyesini ziyaret ederek atık kağıtların nasıl geri dönüştürüldüğüne şahit oldu. 12 Haziran’a kadar gezilebilecek Ayrıca sergi salonunda Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi ekipleri tarafından atölye düzenlendi. 20 sanatçının eserlerinin yer aldığı sergide, Tepebaşı Belediyesi Geri Dönüşüm Atölyesi’nde dönüştürülen kağıtlara yapılan resimler yer aldı. Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası içerisinde yer alan Sergi Salonu’nda sanatseverlerin beğenisine sunulan sergi 12 Haziran’a kadar gezilebilecek. Küratörlüğünü Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’na katılan sanatçılardan Necati Seydi Ferahoğlu’nun yaptığı sergide, Aydan Mammadova, Ayhan Çetin, Derya Yıldız, Erkin Keskin, Faig Ağazade, Fehim Huskoviç, Fulya Can Öçgünder, Hasan Mutlu, Leyla Afacan Kodaman, Mehmet Emin Erşan, Mehmet Kanlı, Müslüm Özcan, Ömer Ünsal, Selma Akyüz, Selmani Bakı Kocaispir, Sunay Akın, Süleyman Karakul, Şaban Okan, Ünal Kuş ve Veysel Günay’ın eserleri yer alıyor.

19 Mayıs Tepebaşı'nda Coşkuyla Kutlandı Haber

19 Mayıs Tepebaşı'nda Coşkuyla Kutlandı

Tepebaşı Belediyesi’nin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlediği Gençlik ve Spor Festivali’nde, 7’den 77’ye tüm Eskişehirliler, bayramını coşkuyla kutladı. Tepebaşı Belediyesi milli günlerde vatandaşlar için özel etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Tepebaşı Belediyesi Spor İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Gençlik ve Spor Festivali” ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşkuyla kutlandı. Birbirinden renkli etkinlikleri kent halkı ile buluşturan festival, Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleşti. Festivale, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, Tepebaşı Belediyesi Meclis üyeleri ve sivil toplum kuruluşları da katıldı. Senfoni konseri beğeni topladı İki gün boyunca süren festival, İki Elin Sesi Var Gençlik Senfoni Orkestrası ve Gençlik Korosu’nun konseri ile başladı. Orkestra şefliğini Serhan Gencer’in üstlendiği konserde yer alan 77 genç, Saygı duruşu, İstiklal Marşı, Karayip Korsanları, Danzon, Can can, Alâeddin, Senden daha güzel, Sen benim şarkılarımsın, 10. Yıl Marşı, İzmir Marşı, Biz Atatürk Gençleriyiz, Gençlik Marşı, Parla eserlerini icra etti. Orkestra ve koro katılımcılardan tam not aldı. “Eskişehir’in lideri Atatürk” Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Ataç, “Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyoruz. Niye Türkiye’nin başka kentlerinde böyle orkestra yok. Sonra dedim ki bu kentin lideri, önderi Atatürk olduktan sonra tabi ki bu çocukların bu seviyeye gelmeleri çok normal. Atatürk’e sormuşlar: “Efendim ne zaman doğdunuz” diye. “19 Mayıs 1919’da” demiş ne kadar önemli bir şey. Ülkenin kurtuluş ve kuruluşun başlangıcı. Eskişehir’imizde her zaman bayramlar çok güzel kutlanır. Bu bayramın kutlanmasında emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “Bu cumhuriyetin farkı bu cumhuriyet kentinin farkı” CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, “Atamız, 19 Mayıs’ı gençlerimize armağan etti. Gençliğe Hitabesinde bu emaneti nasıl koruması gerektiğini çok güzel özetledi. Bugün gençler belki umutsuz ama biz diyoruz ki asla umudunuzu yitirmeyin. Özellikle Tepebaşı Belediye Başkanımız, ağabeyimiz Ahmet Ataç bu şehir için çok büyük hizmetler yaptı. Senfoni orkestrasında yer alan sizler, yıllar içinde verilen emeklerle hepiniz şu anda ayakları yere basan birer sanatçı oldunuz. Bu cumhuriyetin farkı bu cumhuriyet kentinin farkı. Ahmet Başkanıma tekrar teşekkür ediyorum; böyle bir Tepebaşı yarattığı için, böyle güzel bir şehirde güzellikler sunduğu için” dedi. Konuşmaların ardından festival kapsamında dans-spor aktiviteleri, şişme oyun alanları, sahne gösterileri, rekreaktif etkinlikler, Dj performans ve halk dansları gösterisi yer aldı. Mini turnuvalar düzenlendi Festival kapsamında dansın, eğlencenin yanı sıra ödüllü mini turnuvalar da düzenlendi. Turnuvalar arasında ise basketbol, voleybol ve ayak tenisi yer aldı. Sporcular, birinci olabilmek için dostluk içinde kıyasıya mücadele etti. Ayak tenisi turnuvasında Eskişehir Spor Lisesi 1’inci, Şugar FC 2’inci, Koğuş FC 3’üncü ve Favela takımı 4’üncü oldu. Basketbolda; The Last Dance 1’inci, Tıp Fakültesi 2’nci, Donkişot 3’üncü ve Es- Es19 4’üncü olarak turnuvayı tamamladı. Voleybol turnuvasında ise Lord Of The Court 1’inci, Kanlıkavak 2’nci ve Güneş Tutulması 3’üncü oldu.

Eskişehir’de Gençliğin Sesi Kanlıkavak Parkı’ndan Yükseldi Haber

Eskişehir’de Gençliğin Sesi Kanlıkavak Parkı’ndan Yükseldi

Eskişehir’de gençliğin sesi bir kez daha Kanlıkavak Parkı’ndan yükseldi. Odunpazarı Belediyesi ile Eskişehir Avrupa Birliği Derneği iş birliğinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen 5. Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali, ilk gününde yoğun katılım ve yüksek enerjiyle başladı. Dinleme, diyalog ve dayanışma teması etrafında şekillenen festival, yalnızca konserler ve etkinliklerden oluşan bir gençlik buluşması değil; aynı zamanda gençlerin söz aldığı, yöneticilerle doğrudan temas kurduğu demokratik bir kamusal alan görünümü sundu. Üç gün boyunca Kanlıkavak Parkı’nda devam edecek festivalin ilk günü, özellikle “Gençler Belediye Başkanlarıyla Buluşuyor” söyleşisiyle dikkat çekti. FESTİVAL AFET FARKINDALIK EĞİTİMİ İLE BAŞLADI Festivalin programı A Çadırı’nda gerçekleştirilen “Afet Farkındalık Eğitimi” ile başladı. Odunpazarı Arama Kurtarma Ekibi tarafından verilen eğitimde afet anlarında yapılması gerekenler anlatıldı. Ardından eski milli voleybolcu Meryem Boz, “Potansiyelini Harekete Geçirmek: Sporun Gençler Üzerindeki Dönüştürücü Gücü” başlıklı söyleşide gençlerle buluştu. Sporun disiplin, dayanışma ve özgüven üzerindeki etkilerini anlatan Boz, gençlerden yoğun ilgi gördü. AÇILIŞA YOĞUN KATILIM Festivalin resmi açılışı geniş katılımlı bir törenle gerçekleştirildi. Açılışa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü ve CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar katıldı. KAZIM KURT: “GENÇLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM” Açılışta konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, festivalin beş yıldır aralıksız sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek bunun kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlü bir örneği olduğunu söyledi. Avrupa Birliği Derneği ile kurulan ortaklığın sürdürülebilir bir dayanışma modeli yarattığını belirten Kurt, festivale katkı sunan gençlere teşekkür etti. AHMET ATAÇ: “DERNEK-BELEDİYE İŞ BİRLİĞİNİN GÜZEL BİR ÖRNEĞİ” Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise festivalin gençlerin gelişimine katkı sunan önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Festivalin yalnızca eğlence değil, aynı zamanda bilgi ve deneyim paylaşımı açısından da değer taşıdığını ifade eden Ataç, bu tür çalışmaların gençlerin sosyal ve kültürel gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi. AYŞE ÜNLÜCE: “BİRBİRİMİZİ DİNLEMEYE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin konuşmasının merkezinde ise “dinlemek” vardı. Çağın en büyük sorunlarından birinin iletişimsizlik olduğunu belirten Ünlüce, gençlerin üç gün boyunca birbirlerini dinleyeceği, anlayacağı ve empati kuracağı bir ortamın oluşturulduğunu söyledi. Yerel yönetimlerde başarının temelinin vatandaşları dinlemekten geçtiğini vurgulayan Ünlüce, festival alanındaki sorgulayan ve katılımcı gençliğin kendilerine umut verdiğini ifade etti. JALE NUR SÜLLÜ: “BİZ SİZLERE ÇOK GÜVENİYORUZ” CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de konuşmasında gençlerin gelecek kaygısına değindi. Gençlerin ülkelerinde mutlu yaşayabilecekleri bir Türkiye hedeflediklerini belirten Süllü, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin gençlerin yanında olduğunu söyledi. “Bu ülke sizlere emanet” diyerek gençlere seslenen Süllü, festivalin gençlerin kendilerini ifade edebildiği önemli bir platform olduğunu dile getirdi. “3D VAR ANCAK 3P YOK” Festivalin Genel Koordinatörü Prof. Dr. Erhan Akdemir ise 3D Gençlik Festivali’nin temel yaklaşımını anlattığı konuşmasında, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını söyledi. Festivalin kamu ve sivil toplum iş birliği açısından örnek bir model haline geldiğini belirten Akdemir, “3D var ama 3P yok” diyerek festivalde partizanlığa, provokasyona ve propagandaya yer olmadığını vurguladı. Akdemir’in ardından İbrahim Sarı sahneye çıkarak festivalin gerçekleşmesinde emeği bulunan isimleri tanıttı. GENÇLER BELEDİYE BAŞKANLARIYLA AYNI MASADA BULUŞTU Açılış töreninin ardından festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri olan “Gençler Belediye Başkanlarıyla Buluşuyor” söyleşisi gerçekleştirildi. A Çadırı’nda düzenlenen buluşmada Kazım Kurt, Ayşe Ünlüce ve Ahmet Ataç gençlerle aynı masada bir araya geldi. Başkanlar, gençlere yönelik projelerini anlatırken; öğrenciler, genç aktivistler ve katılımcılar da söz alarak taleplerini, eleştirilerini ve önerilerini doğrudan iletti. Söyleşi boyunca samimi anlar yaşanırken, gençlerin bazı taleplerinin anında karşılık bulması dikkat çekti. Festivalin ruhunu yansıtan bu buluşma, gençlerin yalnızca dinleyen değil; yönetime katılan, soru soran ve çözüm üreten bir pozisyonda yer alabildiğini ortaya koydu. Kanlıkavak Parkı’ndaki oturum, yerel yönetimlerle gençler arasında kurulan doğrudan diyaloğun güçlü örneklerinden biri olarak öne çıktı. FESTİVALİN İLK GÜNÜ MÜZİK VE DANSLA SONA ERDİ “Gençler Belediye Başkanlarıyla Buluşuyor” söyleşisinin ardından festival alanı müzik ve dansla hareketlendi. Aura Dans Latin Gösterisi ile başlayan akşam programı, Soup Opera Gençlik Konseri, Flashback Gençlik Konseri ve DJ performansıyla devam etti. Gençler gece boyunca müzik eşliğinde festivalin coşkusunu yaşadı. 17 Mayıs’a kadar sürecek festival boyunca söyleşiler, atölyeler, konserler ve çeşitli etkinliklerle Kanlıkavak Parkı gençliğin buluşma noktası olmaya devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.