SON DAKİKA
Hava Durumu

#Işık Kansu

Porsuk Haber Ajansı - Işık Kansu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işık Kansu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınların Hikayesi Fotoğraflarla Tepebaşı'nda Haber

Kadınların Hikayesi Fotoğraflarla Tepebaşı'nda

Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Gazetesi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle hazırlanan “Ceyhun Atuf Kansu Şiirleri Eşliğinde Kadın Fotoğrafları Sergisi”nin açılışı CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Gazetesi iş birliğiyle hazırlanan sergi, Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası içerisinde yer alan Sergi Salonu’nda açıldı. Sergide, Türk edebiyatının usta kalemi Ceyhun Atuf Kansu’nun şiirleri ile çeşitli sanatçıların fotoğraf kareleri buluştu. 36 fotoğrafçının eserlerinin yer aldığı sergide, CHP Lideri Özgür Özel, Başkan Ataç ve beraberindeki heyet eserleri tek tek inceledi. CHP Lideri Özel, sergide yer alan 36 eser hakkında küratör Güven Baykan’dan detaylı bilgi aldı. Sergi açılışının ardından Küratör Güven Baykan CHP Lideri Özel’e imzalı bir fotoğraf hediye ederken Işık Kansu da serginin bilgilerinin ve Ceyhun Atuf Kansu’nun şiirlerinin bulunduğu kitabı hediye etti. Sergi açılışına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açılışa katılan vatandaşlar ile sohbet ederek fotoğraf çektirdi. Eko Şov Ritim Grubuna özel ilgi gösterdi Öte yandan CHP Lideri Özel ve Başkan Ataç, Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası önünde konser veren Tepebaşı Belediyesi temizlik işçilerinden oluşan Eko Şov Ritim Grubunu ziyaret etti. CHP Lideri Özel, Eko Şov’un gösterisine yakından ilgi gösterdi. Sergi açılışına yoğun katılım oldu Serginin açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü, İbrahim Arslan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Bilecik Belediye Başkanı Melek Subaşı, Cumhuriyet Gazetesi yazarları Güven Baykan, Işık Kansu, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu İdare Müdürü Mahmut Soyuer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sergide eserleri yer alan fotoğraf sanatçıları ise şöyle: Fikret Oytam, Sıtkı Fırat, İbrahim Demirel, Ozan Sağdıç, Coşkun Aral, Mehmet A. Güven, Çerkes Karadağ, Faruk Akbaş, Adnan Ataç, Hasan Saltık, Mustafa R. Sümerkan Çam, Ata Y. Kaptan, Sema Özevin, Zeynep Özcan, Erdal Kınacı, Menduh Ekici, Gülnaz Çolak, Filiz Çarkoğlu, Maruf Şinik, Aykut Fırat, Füsun Demiray, Burcu Vardar, Şenol Erdenler, Erhan Bayramoğlu, Mehmet Özer, Mehmet Tezcan, Ceyhun Özener, Metin Diken, Anıl Değer, Ali Fatih Akçay, Osman Mert Topçuoğlu. Sergi, 13 Ocak Cuma gününe kadar Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binasında bulunan Sergi Salonu’nda gezilebilecek.

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır Haber

Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Bir Duruşun Adıdır

Tepebaşı Belediyesi ile Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle, gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenlenen anma programı ile anıldı. Yoğun ilgi gören programda salonu dolduran yurttaşlar, Mumcu’nun mücadelesini, düşüncelerini ve bıraktığı mirası bir kez daha hatırladı. Anma programı, Uğur Mumcu’nun yaşamını, araştırmacı gazetecilik anlayışını ve karanlıkla mücadelesini anlatan “İz Sürerken” adlı belgeselin gösterimiyle başladı. Belgeselin ardından Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri, yazar Işık Kansu, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi, yazar Sertaç Eş ve yazar Orhan Tüleylioğlu’nun katılımıyla “Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’un İzinde Bugün” başlıklı açık oturum gerçekleştirildi. Programa Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, CHP il ve ilçe yöneticileri, Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, bir duruşun adı olduğunu vurguladı. Ataç, “Bugün burada bir ismi anmak için değil, bir duruşu hatırlamak için toplandık. Uğur Mumcu’yu yalnızca kaybettiğimiz bir gazeteci olarak anlatırsak eksik kalır. O, ısrar eden, soru sormaktan vazgeçmeyen, gerçeği anlatan bir yurttaştı” dedi. Mumcu’nun cesaretinin kaynağının doğruları savunmaktan geldiğini ifade eden Ataç, “Uğur Mumcu cesur olduğu için öldürülmedi. Yıllarca aynı soruları sormaktan vazgeçmediği için öldürüldü. ‘Para nereden geliyor?’, ‘Bu güç kimin elinde?’, ‘Devletle suç nerede kesişiyor?’, ‘Din, siyaset ve tarikat ilişkisi nerede iç içe geçiyor?’ sorularını sormaya devam ettiği için hedef alındı” diye konuştu. Gençlere de seslenen Başkan Ataç, Mumcu’nun Türkiye’nin geleceğine bakarken ne umutsuz ne de çaresiz olduğunu belirterek, “O, ülkenin iki yola girebileceğini görüyordu. Aklın ve bilimin rehber olduğu, laikliğin hukukta yaşadığı bir Türkiye ya da sessizlikle büyüyen bir karanlık. Uğur Mumcu’nun en büyük kaygısı, karanlığın sessizlikle büyümesiydi. Çünkü o çok iyi biliyordu: Sessizlik bulaşıcıdır.” ifadelerini kullandı. Ataç, konuşmasını Uğur Mumcu’nun anısı önünde saygıyla eğildiğini belirterek tamamladı. Açık oturumda Orhan Tüleylioğlu, Uğur Mumcu’nun yazılarından esinlenerek kaleme aldığı “Uğur Mumcu’nun Düşü” adlı şiirsel denemesini okudu. Okuma, salondaki katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Işık Kansu ise konuşmasına, “Değerli Başkanım, bize bu olanağı tanıdığınız için çok teşekkür ediyorum. Siz her zaman bir Cumhuriyet dostusunuz, Uğur Mumcu’nun izinde vefalı bir biçimde yürüyorsunuz” sözleriyle başladı. Kansu, Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabına değinerek, araştırmacı gazetecilik denildiğinde akla ilk gelen ismin Uğur Mumcu olduğunu vurguladı. Kendi kitabı Zabıtadan Rabıtaya’dan da alıntılar yapan Kansu, Mumcu’nun ortaya çıkardığı yolsuzlukları ve karanlık ilişkileri hatırlattı. Sertaç Eş ise yaptığı konuşmada, gerçeğin bilinmemesinin değil, öğrenmemekte ısrar edilmesinin en büyük sorun olduğunu belirterek, “Biz yaptığımız işin içine akıl koymaya çalışırız. Umarım siyaset de yaptığı işin içine akıl koyar” ifadelerini kullandı. Oturumun ardından Başkan Ataç ve Milletvekili Jale Nur Süllü, konuşmacılara teşekkür ederek çiçek takdim etti. Anma programı, Işık Kansu ve Orhan Tüleylioğlu’nun kitaplarını okurları için imzalamasıyla sona erdi.

Kuvayı Milliye Ruhunu Ortadan Kaldırmaya Hiç Kimsenin Gücü Yetmez! Haber

Kuvayı Milliye Ruhunu Ortadan Kaldırmaya Hiç Kimsenin Gücü Yetmez!

Odunpazarı Belediyesi, 24 Ocak 1993'te Ankara'daki evinin önünde otomobiline yerleştirilen bombanın infilak etmesiyle hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’yu unutmadı. 33 yıl önce katledilen Uğur Mumcu için bombalı suikasta uğradığı “06 YR 245” plakalı aracının bulunduğu Uğur Mumcu Parkı’nda anma töreni düzenlendi. Anma töreninde konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 2015 yılından bu yana anmaların Uğur Mumcu Parkı’nda yapıldığını hatırlattı. Cinayetin arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılamadığına dikkat çeken Başkan Kurt, “Uğur Mumcu'nun katillerinden, Uğur Mumcu'yu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden henüz bir hesap soramadık. O günler yakındır, bunun hesabı sorulacaktır” dedi. Anma törenine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Mumcu’nun mesai arkadaşı gazeteci-yazar Işık Kansu ile çok sayıda gazeteci ve vatandaş katıldı. Törende Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünden Hüseyin Yılmaz, Tayfun Duman müzik dinletisi, Odunpazarı Belediye Tiyatrosu’ndan Ferhat Karataş ve Abdullah Çiftçi ise şiir dinletisi gerçekleştirdi. Emekli Albay Dr. Murat Durukan ve Öğretmen Barış Baran Gelir de anmaya katılanlar için müzik dinletisi düzenledi. Anma töreninde, törene katılanlar Uğur Mumcu’nun saldırıya uğradığı “06 YR 245” plakalı aracının sergilendiği kaideye kırmızı karanfil bırakarak, barış güvercini uçurdu. “24 OCAK ARTIK SADECE MATEM GÜNÜ OLMAMALI” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, anma töreninde yaptığı konuşmada, 24 Ocak’ın artık sadece bir yas günü olarak kalmaması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında adalet, hukuk ve demokrasi çağrısı yapan Başkan Kurt, “Bugün 24 Ocak. 33 yıldır bu günü bir matem günü, bir yas günü olarak anıyoruz” dedi. 2015 yılından bu yana anmaların Uğur Mumcu Parkı’nda yapıldığını hatırlatan Başkan Kurt, “2015 yılından bu yana da bu parkta Uğur Mumcu'nun patlayan otomobilinin önünde minnetle anıyoruz, saygıyla anıyoruz” ifadelerini kullandı. Cinayetin arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılamadığına dikkat çeken Başkan Kurt, “Ama Uğur Mumcu'nun katillerinden, Uğur Mumcu'yu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden henüz bir hesap soramadık. O günler yakındır, bunun hesabı sorulacaktır” diye konuştu. LAİKLİK VE DEMOKRASİ VURGUSU! Mumcu cinayetinin hesabının sorulamamasının yeni cinayetlerin önünü açtığını dile getiren Başkan Kurt, “Uğur Mumcu'nun cinayetinin hesabı sorulamadığı için, Gaffar Okkan'ın cinayetine de engel olunamadı” dedi. Sorunun bireylerden çok sistemle ilgili olduğunu belirten Başkan Kurt, “Demek ki terörün kendisi dışında herkes düşmanı. O zaman sorun terörü bitirmekte, terörün sonuna kadar ortadan kaldırılması için bir hukuk düzeninin kurulmasında” şeklinde konuştu. Laiklik ve demokrasi vurgusu da yapan Başkan Kurt, “Eğer bunu kuramazsak, eğer bunu çözemezsek Uğur Mumcu gibi demokrat olanlar, Uğur Mumcu gibi laikliği savunanlar, Uğur Mumcu gibi cumhuriyeti savunanlar her zaman tehlikededir” dedi. Konuşmasının devamında küresel güçlere de atıfta bulunan Başkan Kurt, “Çünkü Amerika, işte Mossad, birtakım düzenekleri kuruyor ve dünyayı kendi istemi doğrultusunda yönetmeye çalışıyor. Esas görmemiz gereken bataklık orasıdır” diye konuştu. “2026 yılında da Amerika katil” diyen Başkan Kurt, “Bu hesabı soramayan dünya teslim olmak durumundadır. Buna itiraz ediyoruz. Buna hayır diyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de direniş ruhunun yok edilemeyeceğini vurgulayan Başkan Kurt, “Türkiye'de buna direnecek Kuvayı Milliye ruhunu ortadan kaldırmaya hiç kimsenin gücü yetmez” dedi. “BİZ 24 OCAK'IN HESABINI SORACAĞIZ” Konuşmasında birlik çağrısı yapan Başkan Kurt, “Laikler burada, cumhuriyetçiler burada, demokratlar burada, halkçılar burada, devrimciler burada. Biz birlikte olduğumuz sürece bu işin sonunu doğru noktaya getireceğiz” ifadelerini kullandı. 24 Ocak’ın matem günü olmaktan çıkması gerektiğini söyleyen Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Ben 24 Ocakları artık matem günü olsun istemeyenlerdenim. Biz 24 Ocak'ın hesabını soracağız ama yeni yeni düzenekleri biz kuracağız. Halktan yana, ezilenlerden yana, sömürülenlerden yana bir düzenin kurulması yakındır. Çünkü bugünkü düzen artık tükendi. Bugün bu düzenden memnun olan hiç kimse yok. Çok net söylüyorum; yakın çevredeki yandaşların dışında ne işçiler memnun, ne köylüler memnun, ne esnaf memnun, ne ticaretçiler memnun, ne sanayiciler memnun. O halde bu düzenin değişmesi gerekiyor. Biz iddialıyız, umutluyuz, halkımıza güveniyoruz. Bu düzeni değiştireceğiz ve bu düzendeki sorulmayan hesapları ilgililerinden soracağız. Bu noktada bugün bu yüreklilikle, bu azimle, bu kararlılıkla buraya gelen bütün herkese teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum.” “UĞUR MUMCU CİNAYETİ FAİLİ MEÇHUL DEĞİLDİR” Anma töreninde konuşan bir diğer isim, Uğur Mumcu’nun mesai arkadaşı gazeteci-yazar Işık Kansu oldu. Kansu, konuşmasında Uğur Mumcu suikastına ilişkin kamuoyundaki “faili meçhul” algısına dikkat çekerek, cinayetin arka planını ayrıntılarıyla anlattı. Uğur Mumcu’nun “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözünü hatırlatarak konuşmasına başlayan Kansu, “Bu arabanın önündeyken Uğur ağabeyi öldürenlerle ilgili biraz bilgi vermek istiyorum” dedi. Toplumda yaygın olan kanaatin aksine, cinayetin aydınlatıldığını vurgulayan Kansu, “Toplumda bu cinayetin ‘faili meçhul’ olduğu yönünde bir algı vardır. Ancak bu doğru değildir; Uğur Mumcu cinayeti faili meçhul değildir” dedi. Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’ya yönelik saldırıların aynı yapı tarafından gerçekleştirildiğini belirten Kansu, “Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’ya yönelik dörtlü suikastı gerçekleştiren sanıklar, yani katiller bulunmuştur ve bugün çoğu cezaevindedir. Bu cinayetleri gerçekleştiren yapı, İran’da Humeyni devrimini ihraç etmek üzere görevlendirilmiş, İran’da yetiştirilmiş Kudüs Ordusu adlı bir çetedir; bir katil örgüttür. Uzun süre boyunca bu olaylar, ne yazık ki Türkiye’de devletin istihbarat mekanizmaları tarafından yeterince üzerine gidilmeden ortada bırakılmıştır. Sayın Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde, dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’a bu konuda görev verilmiştir. Saadettin Tantan bugün rahatsızlığı nedeniyle evindedir; kendisine minnet duyuyorum. Bu katillerin ortaya çıkarılmasında önemli bir rol oynamıştır. Hatırlayacağınız üzere, 1990’lı yılların sonlarında Hizbullah örgütüne yönelik “ceset evler” operasyonları yapılmıştır. Saadettin Tantan döneminde Beykoz’da bir eve operasyon düzenlenmiş ve Hizbullah’ın lideri orada öldürülmüştür. Örgüt, evdeki bilgisayarları yakmıştır; ancak Türk Emniyeti bu bilgisayarların hafızasından örgütün şemasını çıkarmayı başarmış ve bu çalışmalar sonucunda Kudüs Ordusu yapılanmasına ulaşılmıştır. Ankara’nın Sincan ilçesinde yapılan kazılarda, Muammer hocamızı arkadan kalleşçe vuran tabanca bulunmuştur. Uğur ağabeyi, Ahmet Taner Kışlalı’yı ve Bahriye Üçok’u aramızdan alan C-4 patlayıcıların fünyeleri ve benzeri materyaller de ele geçirilmiştir. Sonuç olarak bu Kudüs Ordusu yapılanması yakalanmıştır” dedi. “RABITA BAĞLANTILARI MUMCU’NUN YAZILARINDA AÇIK” Konuşmasında Mumcu’nun öldürüldüğü otomobilin sembolik önemine de değinen Kansu, örgütün daha önce diplomatlara yönelik bombalı saldırılar gerçekleştirdiğini hatırlattı. “Son eylemlerinde hedef ölmediği için Uğur ağabeyin arabasına yerleştirilen C-4’ün miktarını artırdılar” diyen Kansu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu nedenle aracın üst kısmı yok olmuştur ve Uğur ağabeyin bedeni çeşitli yerlere savrulmuştur. Bu, son derece vahşi ve canice bir olaydır. Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabını okursanız, oradaki tüm bağlantıları açıkça görebilirsiniz. Rabıta, Suudi Arabistan ve Amerika bağlantılı bir örgüttür ve dünyada Müslüman ülkelerin şeriatla yönetilmesini savunur. Uğur Mumcu bu örgütle bağlantılı vakıfları ve isimleri tek tek sıralamıştır. Bunlar arasında Ensar Vakfı ve Bereket Vakfı da vardır. Bu vakıfların yöneticilerinden bazıları, AKP döneminde Maliye Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuştur. Uğur Mumcu, Ömer Dinçer’i de yazmıştır. Ömer Dinçer daha sonra Milli Eğitim Bakanı ve Çalışma Bakanı olmuştur. Milli Türk Talebe Birliği’nin Rabıta ile bağlantısı vardır. Bu birliğin 1970’li yıllarda yöneticiliğini yapan Recep Tayyip Erdoğan bugün Cumhurbaşkanıdır. Yine bu yapının yöneticilerinden İsmail Kahraman Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olmuştur; Abdullah Gül ise Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulunmuştur.” “KUVAYI MİLLİYE RUHU HÂLÂ AYAKTA” Konuşmasının sonunda Mumcu’nun neden hedef alındığını özetleyen Kansu, “Uğur Mumcu sadece bir gazeteci değildi; önemli bir yurtseverdi ve her şeyden önemlisi bir Kuvayı Milliyeciydi” dedi. Yaklaşık çeyrek asırdır süren karşı devrimci dalgaya rağmen mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Kansu, “İçimizdeki Kuvayı Milliye ruhunu ve Atatürk sevgisini bu halkın yüreğinden söküp atamadılar” ifadelerini kullandı. Kansu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadeleyi demokrasiyle çözeceğiz, yenilmeyeceğiz. Atatürk’ün yolunda yürümeyi sürdüreceğiz. Hiç kimse enseyi karartmasın.” “UĞUR MUMCU GERÇEĞİN BEDELİNİ CANIYLA ÖDEMİŞTİR” Anma töreninde konuşan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, Türkiye’nin vicdanını ve aydınlanma mücadelesini temsil eden bir aydın olduğunu vurguladı. “Bugün burada yalnızca aramızdan ayrılmış bir gazeteciyi anmak için değil; bu ülkede bir vicdanı, bir aklı, bir mücadeleyi ve kararlı bir direnişi temsil eden yiğit ve onurlu bir duruşu anmak için toplandık. Bugün burada Uğur Mumcu’yu anıyoruz” diyen Yalaz, Uğur Mumcu’nun gerçeğin bedelini canıyla ödemiş bir aydın olduğunu söyledi. Yalaz konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Uğur Mumcu, kalemini iktidara kiralamayan, hakikat için mücadele eden, bir an olsun vazgeçmeyen ve ‘Ben susarsam kim konuşacak?’ diyen yiğit bir yurtseverdir. Bugün hâlâ sorduğumuz sorular, onun yıllar önce sorduğu sorulardır. “Faili meçhul cinayetler neden aydınlatılmıyor?” diye soruyoruz; bu, onun sorusudur. “Bu ülkenin karanlık ilişkileri ve karanlık bağlantıları neden bir türlü ortaya çıkarılamıyor?” diyoruz; bu da onun sorusudur. “Hukuk ve yargı neden zalimin, iktidarın ve güçlünün sopası hâline getiriliyor?” diye soruyoruz; bunlar da Uğur Mumcu’nun sorularıdır. Biliyoruz ki onun sorularını sormaya devam ettiğimiz sürece Uğur Mumcu yaşayacaktır. Çünkü onun kalemi gömülmemiştir. O öldürüldükten sonra kalemi, binlerce yiğit ve gözü pek gazetecinin, hukukçunun elinde çoğalmaya devam etmiştir. O kalemler çoğaldıkça, o duruşlar sürdükçe ve bizler onun sorularını sormayı bırakmadıkça, Uğur Mumcu mücadelemizde yaşamayı sürdürecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, “Vurulduk ey halkım, unutma bizi” diyen o yiğit insana, o yiğit mücadele adamına ve o yiğit devrimciye sonsuz saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyorum.” Anma töreninde CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan da konuşma yapan diğer isimler oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.