SON DAKİKA
Hava Durumu

#İşçi

Porsuk Haber Ajansı - İşçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İşçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: "Ya Onurlu Bir Yaşam, Ya Bu Kara Düzen!" Haber

CHP İl Başkanı Talat Yalaz: "Ya Onurlu Bir Yaşam, Ya Bu Kara Düzen!"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Yazılı bir açıklama yapan İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı; "1 Mayıs İşçi Bayramında; emeğin, alın terinin ve dayanışmanın sesi olmak için alanlarda olacağız. 1 Mayıs, yalnızca bir bayram değil; emeği değersizleştiren, işçiyi güvencesizliğe mahkûm eden, gençleri umutsuzluğa sürükleyen bu düzene karşı yükselen ortak bir mücadelenin günüdür. Türkiye’de milyonlarca emekçi; düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve güvencesizlikle karşı karşıyadır. Bu tablo kabul edilemez. Son günlerde hakları için kararlılıkla ayağa kalkan Doruk Maden işçilerinin elde ettiği kazanımlar, emeğin ancak örgütlü olduğunda gerçek gücüne ulaştığını bir kez daha açıkça göstermiştir. Bu direniş, dayanışmanın ve birlikte mücadelenin neleri değiştirebileceğinin en somut kanıtıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; emeğin sömürülmediği, herkesin insanca yaşayabildiği, adil bölüşümün sağlandığı bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sendikal hakların güçlendirildiği, taşeron ve güvencesiz çalışmanın sona erdiği, gençlerin ve kadınların eşit koşullarda üretime katıldığı bir düzen mümkündür. Bizler biliyoruz ki; bu ülke emeğiyle ayakta duranların omuzlarında yükselmektedir. Emeğin olmadığı yerde ne üretim ne de gerçek kalkınma mümkündür. Bu nedenle çağrımızdır: Emeğin, adaletin ve dayanışmanın Türkiye’sini hep birlikte kuracağız! Tüm emekçilerimizin 1 Mayıs İşçi Bayramını kutluyor; daha eşit, daha özgür ve daha adil bir ülke için mücadele eden herkesi selamlıyorum! Yaşasın 1 Mayıs!"

HABEV Başkanı Uysal: "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Kutluyoruz" Haber

HABEV Başkanı Uysal: "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Kutluyoruz"

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. HABEV Başkanı Uysal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün, alnının teriyle hayatı var edenlerin, emeğiyle dünyayı güzelleştirenlerin ve insanca bir yaşam mücadelesi veren tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü cani gönülden kutluyoruz; Veli’nin "Eline, beline, diline sahip ol" düsturu, sadece bireysel bir ahlak öğretisi değil; aynı zamanda başkasının hakkına el uzatmamayı, emeği sömürmemeyi ve adaleti gözetmeyi emreden toplumsal bir dayanışma ilkesidir. Bizler, "Çalışmadan geçinenler, bizden değildir" diyen bir inancın ve kültürün temsilcileri olarak; emeğin en yüce değer olduğuna inanıyoruz. Bugün gelinen noktada; Alın terinin karşılığının tam ve zamanında alındığı, İş kazalarının ve güvencesiz çalışmanın son bulduğu, Liyakatin ve adaletin çalışma hayatının merkezine yerleştiği, Hiç kimsenin ötekileştirilmediği bir Türkiye özlemimizi yineliyoruz. Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak, her türlü sömürünün karşısında, mazlumun ve emekçinin yanındayız. Sevgiyle, hoşgörüyle ve paylaşarak büyüyeceğimiz bir gelecek ancak dayanışma ile mümkündür. Unutulmamalıdır ki; barışın ve kardeşliğin temeli, emeğe duyulan saygıdır. Bu vesileyle, Türkiye’mizin çeşitli bölgelerindeki tüm emekçilerin ve şehrimizin bağrında, yerin yüzlerce metre altında hak mücadelesi veren kardeşlerimizin sesine de ses katmak istiyoruz; Mihalıççık’ta, Doruk Maden’de alın terlerinin karşılığını almak ve insanca çalışma koşullarına kavuşmak için direnen maden işçilerinin mücadelesinin ve haklı taleplerinin yanında olduğumuzu da belirtmek istiyoruz. Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesi noktasında Devlet yetkililerini de sorumluluk almaya davet ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; tarlada, fabrikada, ofiste ve hayatın her alanında değer üreten tüm emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz. "72 millete bir nazarla bakan" bir anlayışla; tüm insanlığa barış, huzur ve adalet dolu bir dünya diliyoruz."

ADD Şube Başkanı Avci: "1 Mayıs Dayanışmayı Büyütme Günüdür" Haber

ADD Şube Başkanı Avci: "1 Mayıs Dayanışmayı Büyütme Günüdür"

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Avci mesajında şu ifadelere yer verdi; "1 Mayıs, dünya emekçilerinin insanca yaşam, adil ücret ve güvenli çalışma koşulları için verdikleri mücadelenin simgesidir. Kökeni 1886 yılında ABD’nin Chicago kentinde işçilerin günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları direnişe dayanan bu anlamlı gün, zamanla uluslararası bir dayanışma ve hak arama günü haline gelmiştir. Ülkemizde de emek mücadelesi, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle doğrudan ilişkilidir. Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesiyle yalnızca siyasal bağımsızlığı değil, ekonomik bağımsızlığı ve emekçinin onurlu yaşam hakkını da esas almıştır. Atatürkçü düşünce sistemi; üretimi, emeği ve alın terini yücelten, halkçılığı temel alan bir anlayışı temsil eder. Bu anlayışta emek en yüce değerdir. Devletin görevi, çalışanların haklarını korumak, sosyal adaleti sağlamak ve gelir dağılımındaki eşitsizlikleri gidermektir. Bugün, emekçilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar; güvencesiz çalışma, düşük ücretler, sendikal hakların zayıflatılması ve sosyal adaletin aşınması gibi başlıklar altında derinleşmektedir. Bu nedenle 1 Mayıs yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda hak arama ve dayanışmayı büyütme günüdür. Bizler, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı bireyler olarak; Emekçinin hakkını savunmayı, Üretimi ve alın terini yüceltmeyi, Sosyal adaletin tesis edilmesi için mücadele etmeyi, Laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti anlayışını korumayı tarihsel bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Bu duygu ve düşüncelerle; Başta ülkemizin emekçileri olmak üzere tüm dünya işçilerinin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor, emeğin sömürülmediği, adaletin egemen olduğu bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Yaşasın emek, dayanışma ve Cumhuriyet!"

Birleşen Emek Karşısında Hiçbir Baskı Kalıcı Olamaz Haber

Birleşen Emek Karşısında Hiçbir Baskı Kalıcı Olamaz

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle mesaj yayınladı. 1 Mayıs’ın emeğin, alın terinin, direnişin ve dayanışmanın tarihsel simgesi olduğunu söyleyen Başkan Kurt, mesajına şu sözlerle devam etti: “Bugün, işçinin ve emekçinin haklı mücadelesini büyüten, sömürüye ve adaletsizliğe karşı sesini yükselten milyonların günüdür. Son günlerde verdikleri onurlu mücadeleyle haklarını kazanan Doruk Maden işçilerinin direnişi, emeğin örgütlü gücünün ve dayanışmanın en somut örneklerinden biri olmuştur. Günler süren kararlı mücadeleleri, bir kez daha göstermiştir ki birleşen emekçiler karşısında hiçbir baskı kalıcı olamaz. Bu zafer, yalnızca maden işçilerinin değil, tüm emekçi halkın ortak kazanımıdır. Bugün ülkemizde milyonlarca emekçi; yoksulluk, güvencesizlik ve ağır çalışma koşulları altında yaşam mücadelesi verirken, bizler emeğin hakkını savunmaya, adaletli bir düzen için mücadele etmeye devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki; emeğin örgütlü mücadelesi, daha eşit ve daha özgür bir geleceğin en güçlü teminatıdır. Odunpazarı’nda halkçı belediyecilik anlayışımızla her zaman emekten, alın terinden ve hak mücadelelerinden yana olduk, olmaya da devam edeceğiz. İşçinin, emekçinin ve üreten halkın yanında durmak; bizim siyasal anlayışımızın temelidir. 1 Mayıs; sadece bir bayram değil, insanca yaşam, adil ücret, güvenceli çalışma ve demokratik bir Türkiye mücadelesinin yükseldiği gündür. Bu duygu ve düşüncelerle; başta mücadeleleriyle yol gösteren Doruk Maden işçileri olmak üzere, Odunpazarı’ndan Türkiye’nin dört bir yanına kadar emeğiyle yaşamı var eden tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor; sömürüsüz, eşit ve özgür yarınlar diliyorum.”

Başkan Ataç'ın 1 Mayıs Mesajı Haber

Başkan Ataç'ın 1 Mayıs Mesajı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ataç mesajında şunlara değindi: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü; alın terinin, üretmenin, dayanışmanın ve insan onuruna yaraşır bir yaşam mücadelesinin simgesidir. Emek, bir toplumun en büyük değeridir. Kentleri ayakta tutan, sofralara ekmeği koyan, fabrikaları çalıştıran, tarlaları yeşerten, yolları yapan, hayatı her gün yeniden kuran emekçilerdir. Bu nedenle emeğin karşılığını aldığı, çalışan herkesin güvenli, adil ve insanca koşullarda yaşadığı bir düzen, yalnızca işçilerin değil; bütün toplumun ortak ihtiyacıdır. Bugün ne yazık ki ülkemizde milyonlarca emekçi, hayat pahalılığı, güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşulları altında yaşam mücadelesi veriyor. Alın terinin değersizleştirildiği, emeğin karşılığının geciktirildiği ya da yok sayıldığı her yerde toplumsal adalet de yara alıyor. Yakın zamanda hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen maden işçilerinin mücadelesi de bize bir kez daha göstermiştir ki emek ertelenemez, alın teri bekletilemez. Bir işçinin hakkı, ailesinin sofrası, çocuğunun geleceği hiçbir gerekçeyle görmezden gelinemez. Bizler, emeğin değerini bilen, alın terine saygı duyan, adaleti ve dayanışmayı esas alan bir anlayışla çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir ülke; emeğiyle yaşayan insanların huzurlu, güvenceli ve onurlu bir yaşam sürdüğü ülkedir. Bu duygu ve düşüncelerle; işçilerin, emekçilerin, memurların, emeklilerin, kadınların, gençlerin, üretimin her alanında alın teri döken tüm yurttaşlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor; daha adil, daha eşit ve daha insanca bir gelecek için tüm emekçilerin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum.

EOSB Başkanı Küpeli'den 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajı Haber

EOSB Başkanı Küpeli'den 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajı

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Küpeli, mesajında emeğin toplumların gelişimindeki temel rolüne dikkat çekerek, dayanışma kültürünün güçlenmesinin sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı olduğunu ifade etti. “Emeğin olmadığı yerde üretim, üretimin olmadığı yerde ise kalkınma mümkün değildir” diyen Küpeli, 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda çalışanların haklarının, alın terinin ve fedakârlığının hatırlandığı anlamlı bir gün olduğunu belirtti. Küpeli açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin büyümesinde, sanayimizin gelişmesinde ve ekonomimizin güçlenmesinde en büyük pay, alın teriyle çalışan işçi ve emekçi kardeşlerimize aittir. Onların ortaya koyduğu özveri, üretim gücümüzün temelini oluşturmakta, sanayimizin sürdürülebilirliğini sağlamaktadır. Her bir çalışanımız, ülkemizin kalkınma yolculuğunda önemli bir rol üstlenmekte, emeğiyle geleceğimizi şekillendirmektedir. Daha adil, daha güvenli ve daha sağlıklı çalışma ortamlarının oluşturulması hepimizin ortak sorumluluğudur. Çalışanlarımızın hak ettiği değeri görmesi, sosyal refahın artması ve iş barışının güçlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Emeğe saygı, yalnızca ekonomik gelişmişliğin değil, aynı zamanda toplumsal huzurun ve adaletin de en önemli göstergelerinden biridir. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi olarak bizler, üretimin merkezinde insanın olduğuna inanıyor, tüm çalışmalarımızı bu anlayış doğrultusunda sürdürüyoruz. Nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik yatırımlarımızla gençlerimizi geleceğe hazırlarken, mevcut çalışanlarımızın bilgi ve becerilerini geliştirecek projeleri de hayata geçiriyoruz. Eğitimden istihdama uzanan bu güçlü yapı ile sanayimizin ihtiyaç duyduğu donanımlı insan kaynağını yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kurmuş olduğumuz eğitim kurumları ve mesleki gelişim merkezleri aracılığıyla gençlerimizi üretime kazandırıyor, çalışanlarımızın mesleki yeterliliklerini artırarak daha verimli ve rekabetçi bir sanayi yapısının oluşmasına katkı sağlıyoruz. Aynı zamanda çalışanlarımızın refahını ve motivasyonunu artıracak sosyal destekler ve imkânlar sunarak iş hayatında sürdürülebilir başarıyı destekliyoruz. Unutulmamalıdır ki üretmeden büyümek, emek vermeden gelişmek mümkün değildir. Güçlü bir ekonomi, ancak emekçi ve girişimcinin omuz omuza vermesiyle inşa edilebilir. Bu birlik ve dayanışma ruhu, ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacak en önemli unsurdur. Bu duygu ve düşüncelerle, alın teriyle üretime değer katan, ülkemizin büyümesine katkı sağlayan tüm işçi ve emekçilerimize şükranlarımı sunuyor; 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir çalışma hayatı diliyorum.”

Başkan Ünlüce'den 1 Mayıs Mesajı Haber

Başkan Ünlüce'den 1 Mayıs Mesajı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ünlüce mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bugün; emeğin, dayanışmanın, adaletin ve eşitliğin günü. Alın teriyle, helal kazancıyla hayatı var eden, emeğiyle şehrimizi, dünyayı ayakta tutan tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü yürekten kutluyorum. İşçi sınıfının tek uluslararası bayramı olan 1 Mayıs’ta dünyanın dört bir yanından yükselen bu ses, haklının en güçlü sesidir. Ekmeği için sabahın ilk ışıklarından geceye kadar çalışan, ailesi ve geleceği için mücadele eden her bir emekçinin hikâyesi çok kıymetlidir. Çünkü emek en yüce değerdir. Ancak ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik kriz, hak kayıpları, önlenemeyen iş kazaları, enflasyonla eriyen ücretler ve örgütlü mücadeleye konulan engeller, emekçilerimizin umudunu kırdı. Oysa insanca yaşamak, güvenceli çalışmak, adil paylaşım herkesin hakkı. Bu anlamda Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal adaleti güçlendiren, emekçiyi önceleyen ve kimseyi geride bırakmayan bir anlayışı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; dayanışma varsa hakça paylaşım vardır. Dayanışma ruhunu büyütmeye, birlikte üretmeye ve birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu duygularla; başta şehrimizin emekçileri olmak üzere, alın teriyle hayatı güzelleştiren tüm emekçileri en içten dayanışma duygularımla selamlıyor; 1 Mayıs’ın hak, hukuk ve adaletin güçlendiği, emeğin gerçek değerini bulduğu yeni başlangıçlara vesile olmasını diliyorum. Yaşasın emeği gücü, yaşasın 1 Mayıs!”

Mazota Her Zam Cepteki Parayı Eritiyor Haber

Mazota Her Zam Cepteki Parayı Eritiyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1 Ocak’tan bu yana motorine yapılan %10,8 oranındaki zammın yalnızca tarım kesimini ve nakliyecileri değil, doğrudan tüketiciyi de olumsuz etkileyeceğini belirtti. Gürer, akaryakıt artışlarının iğneden ipliğe tüm ürün ve hizmetlere zam olarak yansıyacağını ve bedelini yine vatandaşın ödeyeceğini ifade etti. Gürer, emekli, asgari ücretli, çiftçi, esnaf, sabit gelirli, işçi ve memur olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin akaryakıt zamlarından olumsuz etkileneceğini vurgulayarak, “Enflasyon oranının altında yapılan ücret artışları, daha yılın ikinci ayında gelen zamlarla vatandaşın cebinden geri alınmıştır” dedi. Tarım ve nakliyenin akaryakıttan etkilenmesinin başta gıda olmak üzere her kesime olumsuz yansıyacağını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Bir TIR deposunda 3.540 TL, bir traktör deposunda 708 TL ek maliyet oluştuğuna dikkat çekti. Gürer, “100 dönüm tarlasını süren çiftçinin 32 litrelik mazotu daha yola çıkmadan buhar oldu. Bu, AKP iktidarının eseridir!” dedi. Tarım, lojistik ve ulaşım sektörlerindeki fahiş maliyet artışlarını kalem kalem anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, akaryakıt fiyatlarının ulaştığı "60 lira" eşiğinin Türkiye ekonomisinde yeni sorunlara yol açtığını örneklerle açıkladı. Gürer, sadece 55 günde yaşanan bu artışın, tarladaki çiftçiden otobüs bekleyen emekliye kadar herkesi nasıl etkilediğini örneklerle ortaya koydu. ÇİFTÇİNİN 100 DÖNÜMDEKİ "ZAM KAYBI" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin en temel üretim aşaması olan tarla sürümündeki maliyet artışına dikkat çekti. Gürer, “Bir çiftçimiz 100 dönüm tarlasını sürmek için ortalama 300 litre mazot yakıyor. 1 Ocak’ta bu mazota 16.275 TL ödeyen çiftçi, bugün 18.045 TL ödemek zorunda kalıyor. Daha tohumu toprakla buluşturmadan, sadece 100 dönümde 1.770 TL fazladan ödeme yapıldı. Oysa bu 1.770 TL ile Ocak ayında 32 litre daha mazot alınabiliyordu. Şimdi o 32 litre adeta buhar oldu, uçtu” dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin başladığı dönemde mazotun litre fiyatının 5,32 TL olduğunu hatırlatan Gürer, bugün litre fiyatının 61 liraya ulaştığını belirtti. Gürer, “Çiftçinin alın teri mazot hortumuyla çekiliyor. Bölgelere göre fiyatlar değişse de artış hep olumsuz yönde. İktidar seçimden seçime bulunan petrol keşifleriyle övünürken, her keşfin ardından akaryakıta zam gelmesi de ayrıca düşündürücüdür” ifadelerini kullandı. ZAM İLE TIRCI DEPODA 3 BİN 500 TL KAYBETTİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TIR ve nakliyecilik sektöründe yaşanan maliyet artışlarına dikkat çekti. Gürer, işsizlik ve artan işletme giderleriyle ayakta kalmaya çalışan nakliyecilerin, yılbaşından bu yana mazota yapılan peş peşe zamlarla daha da zor durumda kaldığını belirtti. Gürer, “TIR, otomobil, traktör ve kamyonların depo maliyetleri ciddi şekilde arttı. 600 litrelik bir TIR deposu Ocak ayında 32.550 TL’ye dolarken, bugün 36.090 TL’ye doluyor. Tek depoda oluşan 3.540 TL’lik fark; taşınan her bir koli sütün, her bir çuval unun fiyatına zam olarak yansıyor. Nakliyeci kontağı çevirse zarar ediyor, çevirmese aç kalıyor” dedi. Gürer ayrıca, “İstanbul’dan Ankara’ya 441 kilometrelik yolda bir TIR, yalnızca yakıt için iki ay öncesine göre yaklaşık 1.000 TL daha fazla harcıyor. Bu gider artışı, tüketicinin markette ödediği gıda başta olmak üzere tüm ürün fiyatlarına yansıyacaktır” ifadelerini kullandı. EMEKLİ ASGARİ ÜCRETLİ ŞEHİR DEĞİŞTİREMEZ OLDU CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "480 litrelik bir otobüs deposu bugün 28.872 TL'ye doluyor. Ocak ayına göre fark tam 2.832 TL! Emekli, öğrenci, asgari ücretli Ankara'dan İstanbul'a gitmesi dahi gelire göre lüks oldu,” ifadelerini kullandı. MAZOT DEPREMİ Gürer, yaşanan artışın büyüklüğünü örneklerle kıyasladı: "Ocak ayında bir otomobil deposunu (55L) doldurduğunuz parayla, bugün deponun ancak 50 litresini doldurabiliyorsunuz. 5 litre mazotunuz daha yola çıkmadan zamlar ile uçtu. 120 litrelik traktör deposu 1 Ocak'ta 6.510 TL'ydi, şimdi 7.218 TL. İki ayda oluşan 708 TL'lik fark ile ocak ayında çiftçi sürekli fiyatı artan gübreden bir çuval alabiliyordu. Şimdi o gübre buhar oldu!" dedi. ZAM ZİNCİRİ HALKI BOĞUYOR! CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın enflasyon politikalarını eleştirerek şunları söyledi: “AKP iktidarı ‘enflasyonla mücadele ediyoruz’ diyor ancak enflasyonun ana damarı olan akaryakıta yılbaşından bu yana zam yapıyor ve mazotun litre fiyatını 61 liranın üzerine çıkarıyor. Mazota zam geldiğinde çiftçi çöker, nakliyeci ve tırcı zor durumda kalır. Yediğimiz, içtiğimiz tüm gıda ürünlerinin fiyatı artar. Sanayicinin gideri yükselir, ulaşıma zam gelir. Otobüs bilet fiyatlarının artması, öğrencinin bayramda ailesinin yanına gitmesini bile zorlaştırır. Markette et fiyatı sıçrar, ekmek fiyatı yükselir. Bu bir zincirdir ve o zincir bugün halkın boğazına dolanmıştır.”

CHP'li Gürer: "Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli" Haber

CHP'li Gürer: "Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde kurulan Salı pazarında vatandaşlar ve pazar esnafıyla bir araya geldi. Esnaf kazançsızlıktan, tüketici ise fiyatların pahalılığından dert yandı. Pazarda geçmişe kıyasla herkes sorunların arttığını dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki ve nakliye bedellerindeki artış üreticiyi ve pazarcı esnafını sıkıntıya sokarken, geliri azalan tüketici de artan fiyatlardan yakındı. Pazarda hem esnafın hem de yurttaşın ortak sorununun “alım gücünün daralması” olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların pazar yerinde dahi açıkça hissedildiğini söyledi. Marketlere göre daha uygun fiyatlar olmasına rağmen, cepteki gelir daralmasının vatandaşın her ürüne erişimini engellediğini belirtti. Üreticinin artan üretim maliyetlerinden, pazarcı esnafının ise ürünü aldığı fiyata eklenen nakliye, işgaliye ve fire gibi giderler nedeniyle bazı ürünleri maliyetine satmak zorunda kalmasından yakındığını ifade eden Gürer, emekli ve dar gelirlinin ise gelirinin istediği ürünü almaya yetmediğini dile getirdi. Yılbaşından bu yana yalnızca akaryakıta gelen zamların bile ürün nakliyesine doğrudan yansıdığını, bunun da fiyat artışlarına neden olduğunu belirten Gürer, hava değişimlerinin dahi pazardaki fiyatları etkilediğini söyledi. FİYAT VAR AMA SATIŞ YOK Pazar esnafı, ürünlerin etiket fiyatlarının uygun olmasına rağmen satış yapılamadığını belirterek, “Pırasayı 45–50 liraya veriyoruz ama tezgahtan kalkmıyor, satılmıyor. Vatandaşın alım gücü yok, alamıyor,” dedi. Ürünlerin yerli üretim olmasına karşın tezgâhta kaldığını ifade eden esnaf, tüketilecek ürünlerin dahi satılamadığına dikkat çekerek, “Üreten, satan, alan herkes aynı anda dertli,” diye konuştu. SORUN FİYAT DEĞİL, ALIM GÜCÜ Ömer Fethi Gürer’in “Neden satılmıyor?” sorusuna esnaf, “Alım gücü yok. Milletin alım gücü yok. Paranın değeri kalmadı,” yanıtını verdi. EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL Pazarda konuşan esnaf, 20 bin lira civarındaki emekli maaşıyla geçinmenin olanaksız hâle geldiğini ifade etti. “20 bin lira maaşın 12–13 bini kiraya gidiyor. Doğalgaz, elektrik, su geliyor. Eğitim, sağlık derken elde kalanla nasıl geçineceksin?” diye sordu. Bir vatandaş ise hesabını yaparak, “Kira, doğalgaz, elektrik, su derken elde 2 bin lira kalıyor. Onu da üçe böl, günlük 70 lira bile kalmıyor,” sözleriyle geçim sıkıntısını anlattı. TEZGÂHLARDA ETİKETLER DEĞİŞKEN Gürer, pazarda salatalığın kilosunun 100 lira, domatesin 100–120 lira, biberin ise 100 lira olduğunu; kış sebzelerinde pırasa gibi ürünlerde de fiyat değişkenliği yaşandığını belirtti. Ürünlerin büyük bölümünün Akdeniz ve Çukurova’dan geldiğini, ancak artan girdi maliyetleri nedeniyle yerinde de pahalılaştığını vurguladı. “Tarım ülkesiyiz ama domates 120 lira, salatalık 100 lira. Vatandaş ne yapacak?” diyen Gürer, fiyat artışlarının plansız tarım politikaları, artan girdi maliyetleri ve mazota gelen zamların yol açtığı nakliye fiyat artışları sonucu oluştuğunu söyledi. İŞÇİ, EMEKLİ, ÜRETİCİ, PAZARCI DERTLİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, krizin zincirleme etkisine dikkat çekerek, “İşçiye vermezsen, emekliye vermezsen o da gelip esnaftan alışveriş yapamıyor. Geliyor, pazarı geziyor, zorunlu ihtiyacını sınırlı alıp dönüyor,” ifadelerini kullandı. “EKONOMİK SORUNLARIN FOTOĞRAFI” Bor’daki pazar yerinde yaşananların Türkiye genelindeki tabloyu yansıttığını belirten Gürer, “Burada sorun sadece fiyatların yüksekliği değil; asıl sorun, halkın alım gücünün kalmamasıdır. Emekli, işçi, dar gelirli pazara çıkamıyor. Ürün var ama satış yok. Bu pazar, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının vatandaşın sofrasına nasıl yansıdığının açık fotoğrafıdır. Pazarlar marketlere göre daha uygun fiyatların oluştuğu yerlerdir. Ancak ilaç, gübre, tohum, mazot, su ve işçilik giderleri artarken ürün fiyatları da yerinde durmuyor. Vatandaşın alım gücü geçmişe göre düştü. Cebindeki para temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Bu durum geçim sıkıntısını artırırken sağlıklı beslenmeyi de olumsuz etkiliyor,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.