SON DAKİKA
Hava Durumu

#İş Güvenliği

Porsuk Haber Ajansı - İş Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tepebaşı'nda Park ve Yeşil Alanlarda Çalışmalar Sürüyor Haber

Tepebaşı'nda Park ve Yeşil Alanlarda Çalışmalar Sürüyor

Tepebaşı Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelindeki park ve yeşil alanlarda çim biçme ve peyzaj çalışmalarına devam ediyor. Yağışların sona ermesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte çalışmaların kent genelinde yoğunlaştırıldığı bildirildi. Ekipler, Uluönder bölgesindeki parklarda çim biçme işlemlerini sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi, parklar ve yeşil alanlarda yürüttüğü bakım çalışmalarını belirli bir program dahilinde gerçekleştiriyor. Çalışmaların hava ve zemin koşullarına göre planlandığı, yeşil alanların korunması ve sağlıklı şekilde gelişiminin hedeflendiği ifade edildi. Belediye ekiplerinin sahadaki çalışmalarında yalnızca temizlik ve düzen değil, aynı zamanda bitki örtüsünün sağlıklı şekilde korunması da gözetiliyor. Çim biçme işlemlerinin özellikle uygun hava koşullarında yapılmasına dikkat edilirken, iş güvenliği ve ekipman kullanımına yönelik tedbirlerin de uygulandığı belirtildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, yeşil alan bakım çalışmalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, yağışlı havalarda ve ıslak zeminde çim biçmenin doğru bir uygulama olmadığını vurguladı. Ataç, “Islak zeminde yapılan biçme işlemi çim dokusuna zarar verir. Aynı zamanda çalışanlarımız ve ekipmanlarımız açısından da iş güvenliği riski oluşturur. Bu nedenle çalışmalarımızı yeşil alanlarımıza zarar vermeden, emeği ve iş güvenliğini gözeterek, en uygun hava ve zemin koşullarında yürütüyoruz. Burada mesele ihmal değil; teknik gerekliliklere ve iklim koşullarına uygun hareket etme sorumluluğudur” ifadelerini kullandı. Başkan Ataç ayrıca, Tepebaşı’nın yeşil alan varlığı açısından güçlü bir ilçe olduğunu belirterek, kişi başına düşen yeşil alan miktarının 12,41 metrekareye ulaştığını, ilçe genelinde 600’ün üzerinde park bulunduğunu ve toplam yeşil alan büyüklüğünün 2 milyon 471 bin 514 metrekare olduğunu hatırlattı. Yeşil alanların korunmasının ve sürdürülebilir şekilde bakımının öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade etti. Tepebaşı Belediyesi ekiplerinin, ilçe genelindeki çim biçme ve peyzaj çalışmalarını hava ve zemin koşullarına bağlı olarak program dahilinde sürdürmeye devam edeceği bildirildi.

Tepebaşı’nda Parkların Yüzde 60’ında Bakım İşleri Tamamlandı Haber

Tepebaşı’nda Parkların Yüzde 60’ında Bakım İşleri Tamamlandı

Tepebaşı Belediyesi, yağışların sona ermesi ve hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte ilçe genelindeki park ve yeşil alanlarda bakım çalışmalarını hızlandırdı. Parkların yaklaşık yüzde 60’ında çim biçme işlemleri tamamlanırken, Başkan Ahmet Ataç çalışmaların mevcut yeşil alanlarımıza zarar vermeden, teknik gereklilikler ve iş güvenliği gözetilerek sürdürüldüğünü belirtti. Tepebaşı Belediyesi, yağışların sona ermesi ve hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte ilçe genelindeki park ve yeşil alanlarda çim biçme ve peyzaj çalışmalarını yoğunlaştırdı. Ekiplerin hızlı ve planlı çalışmasıyla Tepebaşı’ndaki parkların yaklaşık yüzde 60’ında çim biçme işlemleri tamamlandı. Tepebaşı Belediyesi ekipleri, ilçe genelindeki park, yeşil alan ve ortak kullanım alanlarında bakım çalışmalarını sürdürüyor. Son günlerde etkili olan yağışların ardından hava koşullarının uygun hale gelmesiyle birlikte çim biçme, yabani ot temizliği ve peyzaj düzenleme çalışmaları hız kazandı. Çalışmalar Parkların Yüzde 60’ında tamamlandı Çalışmalar hakkında değerlendirmede bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, yeşil alan bakımının doğa koşullarının uygunluğu ile ilgili olduğuna dikkat çekerek, “Ekiplerimiz, yağışların dinmesi ve zeminin uygun hale gelmesiyle birlikte çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Şu ana kadar parklarımızın yaklaşık yüzde 60’ında çim biçme işlemleri tamamlandı. Kalan alanlarda da program dâhilinde çalışmalarımız sürecek” dedi. “Yağışlı Havada Ve Islak Zeminde Çim Biçmek Doğru Değil” Yağışlı havalarda ve ıslak zeminde çim biçmenin doğru bir uygulama olmadığını vurgulayan Başkan Ataç, “Islak zeminde yapılan biçme işlemi çim dokusuna zarar verir. Aynı zamanda çalışanlarımız ve ekipmanlarımız açısından da iş güvenliği riski oluşturur. Bu nedenle çalışmalarımızı yeşil alanlarımıza zarar vermeden, emeği ve iş güvenliğini gözeterek, en uygun hava ve zemin koşullarında yürütüyoruz. Burada mesele ihmal değil; teknik gerekliliklere ve iklim koşullarına uygun hareket etme sorumluluğudur” ifadelerini kullandı. Kişi Başına 12,41 Metrekare Yeşil Alan Tepebaşı’nın yeşil alan varlığı bakımından güçlü bir ilçe olduğunu belirten Başkan Ataç, şunları söyledi: “Tepebaşı’nda kişi başına düşen yeşil alan miktarı 12,41 metrekareye ulaştı. İlçemiz genelinde 600’ün üzerinde parkımız bulunuyor. Toplam yeşil alan büyüklüğümüz ise 2 milyon 471 bin 514 metrekareye ulaştı. Bu tablo, Tepebaşı’nın yalnızca yapılaşan değil; nefes alan, çocuklara, gençlere, yaşlılara ve tüm canlılara yaşam alanı sunan bir kent anlayışıyla büyüdüğünü gösteriyor. Bugün ulaştığımız bu seviye, yıllardır sürdürdüğümüz planlı, halkçı, insan odaklı ve çevreci belediyecilik anlayışının bir sonucudur. Tepebaşı’nı daha yeşil, daha yaşanabilir ve yaşam kalitesi yüksek bir kent parçası haline getirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Parklarımızı, yeşil alanlarımızı ve ortak yaşam alanlarımızı koruyarak, kentimizin yaşam kalitesini artıran hizmetleri titizlikle sürdüreceğiz.” Çalışmalar Program Dâhilinde Sürecek Tepebaşı Belediyesi ekiplerinin, ilçe genelindeki çim biçme ve peyzaj çalışmalarını hava ve zemin koşullarına bağlı olarak program dâhilinde sürdüreceği bildirildi.

Eğitimciye Yönelen Şiddet Bir Toplumsal Çürüme Belirtisidir Haber

Eğitimciye Yönelen Şiddet Bir Toplumsal Çürüme Belirtisidir

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, İstanbul’da bir okulda meydana gelen şiddet olayı ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesi ile ilgili olarak bir açıklama yaptı. Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar şu ifadeleri kullandı; "Bugün kelimelerin tükendiği, hangi cümleyi kursak acımızı dindirmeye yetmeyeceği bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin iyi bir insan milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı tarif edilemez boyuta taşımıştır. Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarfeden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Çekmeyeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiş ve toplumun geleceği açısından vazgeçilmez olan eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesini sekteye uğratacak dereceye varmış bulunmaktadır. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi, kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin ne ilk örneğidir ve korkumuz odur ki ne de son örneği olacaktır. Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i âdiyeden bir hale geldiği, eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği bir dönemdeyiz. Eğitimciye şiddet ne yazık ki bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür. Eğitimcilere yönelik saldırılar geleceğimizi karartmakta, eğitim camiasını tedirgin etmekte, can güvenliğinin çalışma hayatındaki başat sorun haline dönüşmesi riskini ortaya çıkarmaktadır. Eğitimcilere yönelik her saldırı, özellikle eğitim çağındaki çocuklardan, öğrencilerimizden kaynaklandığında aklımızı körleştirmekte, ruhumuzu karartmakta, benliğimizi esir almakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi son örneği İstanbul Çekmeköy’de yaşandığı gibi şiddetin failinin bizatihi öğrenci ve çocuk olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı, toplumsal bir sorun olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla toplumun karşısına çıkmaktadır. Çocuk suçluluğun çocuğun aile başta olmak üzere içinde bulunduğu sosyal çevrede çocuğun ruhsal, psikolojik, ahlakî gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının sonucu olduğu gözetilmelidir. Çocuğun, ailenin bir üyesi olarak kişiliğini, karakterini, toplum içinde bir birey olarak sergilediği bireysel davranışlarını, değerlerini, ahlakî yargılarını, her şeyden önce ailesi içinde aldığı eğitimle kazanacağı unutulmamalıdır. Aile içindeki düzensizlik, ilgisizlik, sevgisizlik, saygısızlık, değersizlik, topluma, okula, işe, çevreye suç olarak yansıyacaktır. Bu sebeple, cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an evvel ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitimine olduğu kadar yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeli; çocuk suçluluğunun arka planında aile olduğunu da görmeli; suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de suçtan sorumluluğunu gözetmeliyiz. Göz göre göre gelen sorunu, gözümüzün önünde duran soruna, gözümüzü kapayarak çözüm bulamayız. Bugün yaşadığımız acılar, dünün ihmal ve umursamazlığının sonucudur. Yarın yaşanmasını istemediğimiz acılar da bugünkü ilgisizliğin sonucu olmamalıdır. Bu konuya ısrarla dikkat çekip çözüm önerilerimizi sunduğumuz her durumda karşılaştığımız “umursamazlık ve duyarsızlık” şeklindeki anlaşılmaz tutum, şiddetin ateşine benzin dökmekten başka bir anlama gelmemektedir. Uluslararası hukuk ve anayasada ifadesini bulan yaşam hakkı ilkesi çerçevesinde, devletin kasıtlı ve hukuksuz şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü yanında kendi hukukuna tabi kişilerin yaşamlarını korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu hatırlatmak isteriz. Devletin bu yükümlülük çerçevesinde suç işlemekten caydırıcı yasal zemini ve idari koşulları tesis ederek yaşam hakkını koruma ve ayrıca buna ilişkin ihlalleri önleyici, bastırıcı ve cezalandırıcı bir infaz mekanizması geliştirme ödevinin, okul güvenliğini tesis ederek eğitim kamu hizmetinin yürütülmesinde iş güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi zorunluğunun, hukuk devleti olmanın gereği olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır."

Eskişehir OSB Kalite ve İş Güvenliğinde Bir Kez Daha Tescillendi Haber

Eskişehir OSB Kalite ve İş Güvenliğinde Bir Kez Daha Tescillendi

Eskişehir OSB, TS EN ISO 9001:2015 ve TS EN ISO 45001:2023 Kalite Yönetim Sistemi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerini bir kez daha başarıyla tescil etti. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB), kalite, iş sağlığı ve güvenliği politikaları doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarını belgelendirdi. Gerçekleştirilen TS EN ISO 9001:2015 ve TS EN ISO 45001:2023 Kalite Yönetim Sistemi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi 2. Gözetim Denetimleri, başarıyla tamamlandı. Gerçekleştirilen denetim sonucunda Eskişehir OSB’nin Kalite, İş Sağlığı ve Güvenliği yönetimleri alanındaki uygulamaları ve sürdürülebilirlik yaklaşımı bir kez daha tescillenmiş oldu. Denetim süreci boyunca, Kalite-İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatlarına uyum, risk analizleri ve sürekli iyileştirme odaklı uygulamalar detaylı bir süreç bazlı incelendi. Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmelerde, Eskişehir OSB’nin Kalite, İş Sağlığı ve Güvenliği yönetim sistemlerini etkin ve sistematik biçimde uyguladığı teyit edildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, belgelendirme sürecini başarıyla tamamlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, “Eskişehir OSB olarak sadece üretimi ve altyapıyı değil, kaliteyi, iş sağlığı ve güvenliğini en üst seviyede önceliklendiriyoruz. Sanayicimize sunduğumuz hizmetlerin her aşamasında kalite yönetimini esas alırken, çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliği için de uluslararası standartlarda bir sistem uyguluyoruz. TS EN ISO 9001:2015 ve TS EN ISO 45001:2023 belgelerimizin sürdürülebilirliğini sağlamamız, bu konulardaki kararlılığımızın ve disiplinli çalışmalarımızın bir sonucudur” dedi. Tüm birimlerle her yıl en iyisini yapmanın gayreti içerisinde olduklarını ileten Başkan Küpeli, “Yönetim sistemlerimizi sadece belgeye sahip olmak için değil, kurum kültürümüzün ve hizmet anlayışımızın temel yapı taşları olarak görüyoruz. Sürekli iyileştirme ilkesi doğrultusunda, tüm birimlerimizle birlikte her yıl daha iyisini yapmak için çalışıyoruz. Uzman denetçiler tarafından yapılan bu detaylı incelemeden tam not almak, doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu. Başkan Küpeli, ilerleyen dönemlerde de Eskişehir OSB olarak hizmet kalitesini ve iş sağlığı ile güvenliği performansını daha da ileriye taşıyacaklarını, sanayicilerin yanında güçlü bir çözüm ortağı olarak durmaya devam edeceklerini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.