SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iş Güvencesi

Porsuk Haber Ajansı - Iş Güvencesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Güvencesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güvenlik-İş Sendikası Uçar: "Görmezden Gelmeyin: Biz Hayatın Her Alanında Nöbetteyiz!" Haber

Güvenlik-İş Sendikası Uçar: "Görmezden Gelmeyin: Biz Hayatın Her Alanında Nöbetteyiz!"

Güvenlik-İş Sendikası Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir ve Kütahya Bölge Başkanı Engin Uçar, 26 Haziran Özel Güvenlik Günü ve Haftası dolayısıyla bir açıklama yaptı. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un kabul edilişinin yıl dönümünde bir açıklama yapan Güvenlik-İş Sendikası Bölge Başkanı Engin Uçar, özel güvenlik görevlilerinin kronikleşen sorunlarını dile getirdi. Uçar, "Taşeron sistemi köleliktir, kamuda şartsız kadro hakkımızdır" dedi. Güvenlik-İş Sendikası Bölge Başkanı Engin Uçar, 26 Haziran Özel Güvenlik Günü ve Haftası dolayısıyla bir açıklama yaptı. Türkiye genelinde sayıları yüz binleri bulan özel güvenlik görevlilerinin hastanelerden okullara, havalimanlarından fabrikalara kadar 7/24 kesintisiz mesai yaptığını hatırlatan Uçar, çalışanların hak ettiği saygınlığı ve yasal güvenceleri görmeyi beklediğini vurguladı. Bölge Başkanı Engin Uçar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un kabul edilişinin yıl dönümü olan 26 Haziran Özel Güvenlik Günü ve Haftası’nı gururla ve aynı zamanda mesleki taleplerimizi gür bir sesle haykırarak karşılıyoruz. Türkiye genelinde sayıları yüz binleri bulan özel güvenlik görevlileri; hastanelerden okullara, havalimanlarından bankalara, kamu kurumlarından fabrikalara kadar hayatın her alanında 7 gün 24 saat kesintisiz mesai yapmaktadır. Bizler, sadece nöbet noktalarında bekleyen personeller değil; genel kolluk kuvvetlerimizin yani polisimizin, jandarmamızın ve sahil güvenliğimizin en büyük yardımcısı ve tamamlayıcısıyız. Vatandaşımızın can ve mal güvenliği için kendi canımızı siper etmekten çekinmiyoruz. "Görmezden Gelmeyin: Biz Hayatın Her Alanında Nöbetteyiz!" Pandemide, depremlerde, sel felaketlerinde ve toplumsal her olayda en ön safta yer alan özel güvenlik emekçileri, toplumda hak ettiği saygınlığı ve yasal güvenceleri tam anlamıyla görmeyi beklemektedir. Sektörde çalışan yüz binlerce meslektaşımızın emeğinin görünür kılınması artık bir lütuf değil, zorunluluktur. Bu anlamlı hafta vesilesiyle, kronikleşen ve çözülmesi gereken temel taleplerimizi bir kez daha karar alıcılara ve kamuoyuna ilan ediyoruz: Şehitlik ve Gazilik Hakkı: Görevi başında hayatını kaybeden ya da yaralanan meslektaşlarımızın kanun nezdinde genel kolluk kuvvetleri gibi "Şehitlik" ve "Gazilik" unvanlarına sahip olmasını talep ediyoruz. Yıpranma Payı (Fiili Hizmet Süresi Zammı): Çok zorlu şartlar altında, gece gündüz demeden riskli alanlarda görev yapan özel güvenlik işçilerine yıpranma hakkı tanınmalıdır. Özel Güvenlik İş Kanunu: Haklarımızın daha net korunduğu, çalışma şartlarımızın, ücret standartlarımızın ve iş güvencemizin modernize edildiği müstakil bir iş kanununa ihtiyaç duymaktayız. Ücret ve Sosyal Hakların İyileştirilmesi: Hayat pahalılığı karşısında ezilen, ödül ve taltif sisteminden mahrum bırakılan çalışanlarımızın ekonomik şartları acilen iyileştirilmelidir. Toplumsal Saygınlık ve Şiddete Karşı Koruma: Görevi başında sözlü ya da fiziki şiddete maruz kalan meslektaşlarımızın yasal olarak daha sert tedbirlerle korunmasını istiyoruz. Taşeron Sistemi Köleliktir, Kamuda Şartsız Kadro Hakkımızdır! Yıllardır mücadelesini verdiğimiz taşeron sistemi, ne yazık ki çalışma hayatındaki en büyük adaletsizlik olarak varlığını sürdürmektedir. Kamuda, belediyelerde ve çeşitli kurumlarda tescilli hizmet alımı adı altında, hiçbir iş güvencesi olmadan, ihale sürelerine endeksli ve düşük ücretlerle çalıştırılan binlerce özel güvenlik görevlisi bulunmaktadır. KİT’lerde ve taşeron şirketlerde çalışan meslektaşlarımıza amasız, fakatsız, şartsız doğrudan kadro verilmelidir. Emeğin sömürülmesine, işçinin yarın kaygısı yaşamasına yol açan bu çağ dışı sisteme derhal son verilmelidir. Aynı işi yapan kamu işçisi ile taşeron işçi arasındaki uçurum kapatılmalıdır. Okullardaki Güvenlik Açığı Geleceğimizi Tehdit Ediyor! Son dönemde eğitim kurumlarımızda yaşanan, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelik şiddet olayları ile uyuşturucu ve çeteleşme gibi tehlikeler, okullardaki güvenlik zafiyetini en net şekilde ortaya koymuştur. Eğitim yuvalarımız, geçici projelerle ve geçici çözümlerle korunamaz. Her okula kadrolu ve sürekli özel güvenlik görevlisi istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin can güvenliği, bütçe tasarruflarına kurban edilemeyecek kadar değerlidir. Okul güvenliği milli bir meseledir ve bu görev yalnızca profesyonel özel güvenlik personelleri tarafından yürütülmelidir. Bizler halkımızın içinde; kiminin annesi, kiminin babası, kardeşi ya da evladıyız. Güvenliğin sağlandığı her yerde sessizce ve fedakarca duran özel güvenlik emekçilerinin sesine kulak verilmelidir. Tüm paydaşları sorunlarımızın çözümü için ortak akılla hareket etmeye davet ediyoruz. Bu vesileyle, görevleri başında şehit düşen tüm özel güvenlik kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Gece gündüz demeden milletimizin huzuru için nöbet tutan tüm onurlu özel güvenlik görevlisi meslektaşlarımın 26-30 Haziran Özel Güvenlik Günü ve Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum.''

Türkiye'de Emek Örgütsüz, İşçi Savunmasız Haber

Türkiye'de Emek Örgütsüz, İşçi Savunmasız

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıkladığı sendikalaşma verilerinin Türkiye’de emeğin nasıl sistemli biçimde değersizleştirildiğini ortaya koyduğunu belirtti ve “Bu tablo bir başarı değil, açık bir utanç tablosudur” dedi. CHP İşçi, Memur Sendikalarından ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Karasu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıkladığı sendikalaşma verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye’de yaklaşık 17 milyon kayıtlı işçi çalışmasına rağmen sendikalı işçi sayısının yalnızca 2,4 milyon civarında olduğunu hatırlatan Karasu, “Çalışanların sadece yüzde 14,4’ü sendikalı. Kayıt dışılık da hesaba katıldığında bu oran yüzde 12’ye düşüyor. Bu, emeğin bilinçli biçimde örgütsüz bırakıldığının göstergesidir” ifadelerini kullandı. “ÖZEL SEKTÖRDE SENDİKALAŞMA NEREDEYSE BİTİRİLMİŞTİR” Sendikalı işçilerin büyük bölümünün kamuda ve belediyelerde çalıştığına dikkat çeken Karasu, “Kamuda örgütlülük yüzde 75’i aşarken, özel sektörde sendikalaşma oranı yüzde 7’ye kadar düşmüştür. Milyonlarca işçi patronların insafına terk edilmiştir. İş güvencesi zayıf, toplu sözleşme fiilen yok, örgütlenme ise sistematik baskı altındadır” dedi. Bu tablonun tesadüf olmadığını vurgulayan Karasu, “İşkolu barajları, kilitlenen yetki süreçleri, sendikal nedenle işten çıkarmaların cezasız bırakılması ve yargının caydırıcılığını yitirmesi; AKP’nin yıllardır uyguladığı bilinçli bir sendikasızlaştırma politikasının sonucudur” değerlendirmesinde bulundu. “BAKAN KENDİ VERİLERİNİ İNKÂR EDİYOR” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın tabloyu “tozpembe” göstermeye çalıştığını söyleyen Karasu, “Bakanlığın kendi yayımladığı veriler, iktidarın anlattığı masalı çürütmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında sendikalı olmak istediği için işten atılan, baskı gören binlerce işçi vardır” dedi. Karasu, “Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, sendikalı olmak istediği için işten çıkarılan, örgütlenmeye çalıştığı için baskı gören, hak aradığı için yalnız bırakılan binlerce işçi vardır. Buna rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, her açıklamasında çalışma hayatını tozpembenin de ötesinde bir tabloyla anlatmakta; emeğin yaşadığı gerçekliği inkâr etmektedir. Oysa bakanlığın kendi yayımladığı veriler, bu anlatının gerçekle bağını kopardığını açıkça göstermektedir” dedi. “METAL İŞKOLU GERÇEĞİ GÖSTERİYOR” Metal sektöründe yürüyen toplu sözleşme süreçlerine dikkat çeken Karasu, “Sendikal örgütlülüğün olduğu alanlarda ücretler ve çalışma koşulları daha ileri bir noktadadır. Eğer bu haklar metal işkolunda da olmasaydı tablo çok daha ağır olurdu. Bugün iki dudak arasına sıkıştırılmış bir çalışma hayatı dayatılmaktadır” ifadelerini kullandı. “ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRACAĞIZ” CHP olarak güvencesiz düzeni reddettiklerini belirten Karasu, açıklamasında CHP’nin iktidar hedeflerini şöyle sıraladı: “İktidarımızda örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engelleri kaldıracağız. Toplu ve bireysel iş hukukunu emek lehine yeniden kuracağız. Aynı işkolunda çalışan tüm işçilerin toplu sözleşmeden yararlanabildiği adil bir çalışma hayatı inşa edeceğiz. Bu ülkenin emeği sahipsiz değildir. Bu ülkenin işçisi güvencesizliğe mahkûm edilemez. AKP iktidarının yarattığı bu utanç tablosuna karşı, emeğin onurunu, örgütlü gücünü ve güvenceli geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.