SON DAKİKA
Hava Durumu

#Imar Planı

Porsuk Haber Ajansı - Imar Planı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Imar Planı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yenikent’in Revizyon İmar Planı Oy Birliğiyle Kabul Edildi Haber

Yenikent’in Revizyon İmar Planı Oy Birliğiyle Kabul Edildi

Odunpazarı Belediyesi tarafından hazırlanan ve Yenikent Mahallesi’ndeki yapılaşma alanını kapsayan revizyon imar planı, Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edildi. Planla birlikte bölgede uzun yıllardır yaşanan plan, kadastro ve fiili durum arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi, yapıların yenilenmesi ve dönüşüm sürecinin hızlandırılması hedefleniyor. Odunpazarı Belediyesi, Yenikent Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden plan, kadastro ve fiili durum arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi ve bölgenin ihtiyaçlarına uygun yeni bir planlama yapılması amacıyla yürüttüğü çalışmayı tamamladı. Hazırlanan revizyon imar planı, Odunpazarı Belediye Meclisi toplantısında görüşülerek tüm Meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi. YENİKENT’TE 30 YILI AŞKIN SÜREDİR DEVAM EDEN SORUNLARA ÇÖZÜM İmar Komisyonu Başkanı Müberra Çetinkaya, Meclis toplantısında yaptığı bilgilendirmede, Yenikent Yapı Kooperatifi’nin bulunduğu alanda yaklaşık 30 ila 35 yıldır plan, kadastro ve fiili durum arasında çeşitli uyumsuzluklar bulunduğunu belirtti. Bölgede bulunan yapıların ekonomik ömürlerini tamamlamış olması da yeni bir planlama ihtiyacını beraberinde getirdi. İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan çalışmalarda bazı yapıların deprem güvenliği açısından sorunlu olduğunun tespit edilmesi, Yenikent’te yenileme ve dönüşüm ihtiyacını daha da önemli hale getirdi. MESLEK ODALARI VE BÖLGE TEMSİLCİLERİYLE GÖRÜŞMELER YAPILDI Bu ihtiyaç doğrultusunda Odunpazarı Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından özellikle son altı ayda kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Revizyon imar planı öncesinde imar planlarına esas jeolojik ve jeoteknik etüt çalışmaları ile havacılık çalışmaları tamamlandı. Süreçte İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası başta olmak üzere meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi. Mahalle muhtarlığı ve Yenikent Yapı Kooperatifi yönetimiyle de görüşülerek bölgenin ihtiyaçları değerlendirildi. Gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, alanın ihtiyaçları konusunda önemli ölçüde ortak bir anlayış sağlandı. EMSALLER YENİDEN HESAPLANDI, KAT YÜKSEKLİĞİ 6 KATA ÇIKARILDI İmar Komisyonu tarafından yapılan incelemelerde, yeni plan kapsamında inşaat emsallerinin yeniden hesaplandığı, kat yüksekliklerinin 5 kattan 6 kata çıkarıldığı ve açık alan oranlarının korunduğu belirtildi. Hazırlanan revizyon imar planının, bölgede yapıların yenilenmesini ve dönüşüm sürecinin hızlanmasını desteklemesi hedefleniyor. KURT: “DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNÜ AÇACAK BİR PLAN HAZIRLADIK” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Yenikent’in yaklaşık 100 hektarlık bir alanı kapsadığını belirterek, özellikle kooperatif bölgesinde ciddi anlamda yıpranmış ve ekonomik ömrünü tamamlamış yapıların bulunduğuna dikkat çekti. Mevcut koşullar nedeniyle bölgede dönüşüm konusunda ciddi zorluklar yaşandığını ifade eden Başkan Kurt, Meclis’te kabul edilen planın bu sorunların aşılması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Planın hazırlanmasında emeği geçen İmar Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür eden Başkan Kurt, “Gerçekten ciddi ve kapsamlı bir çalışma yürüttüler. Ortaya koydukları plan, hem Odunpazarı Belediyesi’ni ciddi bir ekonomik külfetten kurtaracak hem de Yenikent halkının ihtiyaçlarına cevap verecek, dönüşümün önünü açacak bir plan niteliğinde” dedi. Sürece katkı sunan meslek odaları ve bölge temsilcilerine de teşekkür eden Başkan Kurt, İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası, mahalle muhtarı ve kooperatif yöneticilerinin gösterdiği anlayış ve katkının önemli olduğunu vurguladı. “YENİKENT’TE DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNÜ AÇACAĞINA İNANIYORUZ” Revizyon imar planının sonuçlarının zaman içerisinde görüleceğini belirten Başkan Kurt, planın Yenikent’te yaşayan vatandaşların yapılarını yenilemelerinin önünü açacağına inandıklarını söyledi. Başkan Kurt, “Büyük ölçüde, Yenikent’te yaşayan vatandaşlarımızın yapılarını yenilemelerinin ve bölgenin dönüşümünün önünü açacağına inandığımız bir plan hazırladık” diye konuştu. Planın oy birliğiyle kabul edilmesinin önemine de dikkat çeken Kurt, başta İmar Komisyonu üyeleri olmak üzere karara katkı sunan tüm Meclis üyelerine teşekkür etti. Başkan Kurt, “Alınan kararın Yenikent’imize, Odunpazarı’mıza ve Eskişehir’imize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. ÇETİNKAYA: “YENİLENME VE DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRACAK” İmar Komisyonu Başkanı Müberra Çetinkaya da planın hazırlanma sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, yaklaşık 30 ila 35 yıldır çeşitli sorunların yaşandığı Yenikent’te kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü belirtti. Çetinkaya, “İmar Müdürlüğümüz tarafından yoğun bir çalışma yürütülmüş, planlara esas jeolojik ve jeoteknik etütler ile havacılık çalışmaları tamamlanmıştır. Meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, mahalle muhtarlığı ve Yenikent Yapı Kooperatifi yönetimiyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir” dedi. Yeni planla birlikte inşaat emsallerinin yeniden hesaplandığını, kat yüksekliklerinin 5 kattan 6 kata çıkarıldığını ve açık alan oranlarının korunduğunu belirten Çetinkaya, revizyon imar planının Yenikent’te yenilenme ve dönüşüm sürecini hızlandırmasının öngörüldüğünü ifade etti. Çetinkaya, planın hazırlanmasında emeği geçen İmar Müdürlüğü çalışanlarına ve planı oy birliğiyle kabul eden tüm Meclis üyelerine teşekkür ederek, kararın Yenikent halkına ve Eskişehir’e hayırlı olmasını diledi.

Kamusal Sağlık Sisteminin ve Cumhuriyetin Birikimlerinin Tasfiyesidir Haber

Kamusal Sağlık Sisteminin ve Cumhuriyetin Birikimlerinin Tasfiyesidir

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 17 Mart ve 24 Nisan tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığını belirterek, “Mesele sadece satış değil; plan yetkisiyle bu alanların niteliği değiştirilebilir” dedi CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığını belirterek, “Bu kararlar, kamusal sağlık sisteminin ve Cumhuriyetin ortak birikimlerinin tasfiyesidir” dedi. Arslan, sürecin boyutunu ortaya koyan verileri şu şekilde açıkladı: 17 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan CB kararıyla: 27 ilde 55 taşınmaz–1.237.553 m² 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan CB kararıyla: 32 ilde 71 taşınmaz – 1.082.350 m² Toplam: 126 taşınmaz – 2.319.904 m² “Bu artık münferit bir işlem değil; kapsamı genişleyen ve adım adım ilerleyen bir özelleştirme programıdır” diyen Arslan, listede doğrudan hastaneler, sağlık tesisleri, ASM’ler, dispanserler ve lojmanların yer aldığını vurguladı. “MESELE SADECE SATIŞ DEĞİL” Arslan, tartışmanın yalnızca “satış” üzerinden yürütülmesine itiraz ederek sürecin asıl kritik yönüne dikkat çekti: “Resmî Gazete’de yalnızca satış yok; kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devri var. Ama daha önemlisi şu: Bu alanların tasarruf ve planlama yetkisi Özelleştirme İdaresi’ne devrediliyor. Bu alanların imar planı değiştirilebilir, sağlık alanı statüsü kaldırılabilir, farklı kullanım kararları alınabilir. Yani mesele sadece mülkiyet devri değil; kamusal sağlık alanlarının niteliğinin değiştirilmesidir.” “ESKİŞEHİR: SÖZ BAŞKA, KARAR BAŞKA” Arslan, sürecin en çarpıcı örneklerinden birinin Eskişehir olduğunu belirtti: “17 Mart tarihli kararla, Eskişehir’de uzun yıllar hizmet veren eski Devlet Hastanesi ve Doğumevi alanı, toplam 44.186 m², özelleştirme kapsamına alındı. Oysa bu alan için iktidarın milletvekilleri ve yetkilileri tarafından defalarca ‘buraya yeni hastane yapılacak’ açıklaması yapıldı. Ardından 24 Nisan tarihli kararla bu kez kent merkezinde hâlen hizmet veren, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül hizmet binası, 65.810 m², aynı kapsamın içine alındı. Bir yandan ‘hastane yapacağız’ diyorsunuz, diğer yandan aynı alanı özelleştirme kapsamına alıyorsunuz. Bu açık bir çelişkidir.” “63 MİLYAR DOLARLIK SÜREÇ… SONUÇ NE?” Arslan, özelleştirmelerin sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “1984–2025 döneminde Türkiye’de toplam 72 milyar dolar özelleştirme geliri elde edildi. Bunun *63 milyar dolarlık bölümü AKP iktidarı döneminde *gerçekleşti. Bu kadar büyük bir özelleştirme sürecine rağmen bugün gelinen noktada ekonomik kriz derinleşmiş durumda. Şimdi ise aynı anlayış, çözümü üretimde ve kamusal yatırımlarda değil; kalan kamu varlıklarının elden çıkarılmasında arıyor.” Arslan, özelleştirme sürecinin bütçe hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Son 5 yılda elde edilen özelleştirme geliri 46,45 milyar TL. Ancak 2026 yılı bütçesine konulan hedef 185 milyar TL. Yani son 5 yılda yapılan özelleştirmelerin tam 4 katı, tek bir yıl için planlanıyor. Bu tablo, daha fazla satış ve devir hedeflendiğini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Arslan ayrıca, 17 Mart tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar için CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu aracılığıyla Danıştay’a başvurulduğunu, 24 Nisan tarihli karar için de aynı şekilde yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle dava açılacağını belirtti. “GİDER AYAK NE VAR NE YOKSA…” Açıklamasının sonunda sert ifadeler kullanan Arslan, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün emekliye, çalışana, üreticiye kaynak yok deniliyor. Ama faiz ödemelerine kaynak bulunuyor. Ekonomik krizin yükünü yurttaşa yıkanlar, çözümü kamunun elinde ne varsa satmakta arıyor. Üstelik bu süreç sadece taşınmazlarla sınırlı değil. Otoyollar, Köprüler, HES’ler, RES’ler, Termik santraller, Maden sahaları, Elektrik iletim hatları, Limanlar, Araç muayene istasyonları, Kamu iştirakleri ve sosyal tesisler… Hepsi bu anlayışın hedefinde. Bu bir ekonomi politikası değil; bu, kamunun elinde kalan son varlıkların da elden çıkarılmasıdır.” dedi.

İl Başkanı Yalaz: "Baksan’da Ortaya Atılan İddialar Gerçeği Yansıtmıyor" Haber

İl Başkanı Yalaz: "Baksan’da Ortaya Atılan İddialar Gerçeği Yansıtmıyor"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Baksan Sanayi Sitesi üzerinden Tepebaşı Belediyesi'ne yönelik eleştirilere yanıt verdi. CHP İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Baksan üzerinden yürütülen siyasi manipülasyonlara karşı kamuoyunu doğru bilgilendirmek zorunlu hale gelmiştir. Öncelikle altını kalın çizgilerle belirtelim: Son günlerde Baksan Sanayi Sitesi üzerinden Eskişehir kamuoyunun bilinçli biçimde meşgul edilmeye çalışıldığını görüyoruz. Tepebaşı Belediyesi ve Belediye Başkanımız Ahmet Ataç, Baksan Sanayi Sitesi ve buradaki mülk sahiplerinin hakkını korumak amacıyla uzun yıllardır çözüm üretmek için aktif ve kararlı bir çaba içindedir. Son günlerde ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmamakta; açıkça siyasi saikle üretilmiş bir algı operasyonu niteliği taşımaktadır. Gerçek tablo şudur: Bölgede altyapı kapsamında Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) tarafından yağmur suyu tahliye çalışmaları yürütülmektedir. Yol üst kaplama ve kalıcı asfalt uygulaması için bu altyapı çalışmalarının tamamlanması teknik olarak zorunludur. Tepebaşı Belediyesi, ESKİ çalışmaları devam ederken dahi yılbaşında Baksan’da üst kaplama yapımı için yapım ihalesine çıkmıştır. İhale süreci halen devam etmektedir. Ayrıca yaklaşık 15 gündür belediye ekipleri sahadadır. Bazı sokaklarda çamurdan kurtarma ve zemin iyileştirme çalışmaları aralıksız sürdürülmektedir. Kış mevsiminde ve yoğun yağış altında, altyapı çalışmaları devam ederken üst kaplama yapmak teknik olarak mümkün değildir. Buna rağmen vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için geçici iyileştirme çalışmaları kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. Tepebaşı Belediyesi; hukuki sınırlar, teknik gereklilikler ve mevsim koşulları çerçevesinde planlı ve sorumlu bir şekilde süreci yürütmektedir. Altyapı tamamlandığında üst kaplama çalışmaları hızla hayata geçirilecek ve Baksan’daki yollar kalıcı biçimde çözüme kavuşturulacaktır. Mevsim koşullarını yok sayarak ve devam eden çalışmaları görmezden gelerek “hiçbir şey yapılmadı” demek; teknik gerçeklikle bağdaşmadığı gibi kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltmaktır. Bu yaklaşım eleştiri değil, açık bir siyasi aymazlıktır. Kaldı ki; Baksan Sanayi Sitesi üzerinde 2021 yılında kabul edilen imar planı ve proje hâlen yürürlüktedir. Ada bazlı hayata geçirilmesi öngörülen bu plan, bölgedeki değer artışının doğrudan hak sahiplerinin lehine olmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Baksan’daki durumun hak sahiplerine ait olması amacıyla hayata geçirilen bu imar planından bir şikâyet söz konusuysa ve mülk sahipleri de talep ederse, bölgenin TOKİ’ye devri seçeneği dahi değerlendirmeye açıktır."

HABEV Başkanı Ufuk Uysal: "Cemevleri İbadethanedir!" Haber

HABEV Başkanı Ufuk Uysal: "Cemevleri İbadethanedir!"

Eskişehir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle cemevlerinin ibadet alanı değil kültürel tesis başlığı altında yer almasına tepki gösterdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan HABEV Başkanı Avukat Ufuk Uysal şu ifadelere yer verdi; "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan ve 22 Ocak 2026 Tarih ve 33145 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile imar planı lejantlarında cemevlerinin “ibadet alanları” başlığı altında değil, “kültürel tesis alanı” içerisinde tanımlanması Yasal mevzuatlara aykırı olduğu gibi bizleri de incitmiştir. Şöyle ki; Yönetmeliğin, Mekânsal kullanım tanımları ve esasları başlıklı 5. Maddesinin f) fıkrası aynen şöyledir ; f) Kültürel tesis alanı: Toplumun kültürel faaliyetlerine yönelik hizmet vermek üzere kütüphane, halk eğitim merkezi, sergi salonu, sanat galerisi, müze, konser, konferans, kongre salonları, sinema, tiyatro ve opera gibi fonksiyonların yer aldığı kamu veya özel mülkiyetteki (Ek ibare:RG-22/1/2026-33145) alanlar ile cemevi yapılarının bulunduğu alanlardır. Aynı planlarda cami, kilise ve sinagog açıkça ibadethane olarak yer alırken, ibadethanelerimiz olan cemevlerimizin malesef ki İbadet Alanları başlığı altında tanımlan-ma-ma-sı, ülkesini canından çok seven Alevi- Bektaşi toplumunu çok üzmüştür. Anayasanın kendilerine yüklediği tüm ödevleri başta askerlik olmak üzere yerine getiren, vergisini ödeyen Alevi- Bektaşi kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, kurumsallaşmış bir ayrımcılığa maruz bırakıldıklarına bir kez daha tanık olmaktadırlar. Cemevlerinin; kütüphane, halk eğitim merkezi, sergi salonu, sanat galerisi, müze, konser, konferans, kongre salonları, sinema, tiyatro ve opera salonları ile aynı tanım içerisinde görülmesi hukuken ve fiilen kabul edilemez. Buradan açıkça ifade ediyoruz ki Cemevleri İbadethanedir! Yönetmeliklerdeki bu İnkâr ve Ayrımcılık Kabul Edilemez! İmar planlarında yapılan bu sınıflandırma sadece teknik bir detay değildir. Zira bu tercih ile Aleviliğin bir inanç olarak değil, folklorik ya da kültürel bir unsur olarak görüldüğü resmi kurumlarca bir kez daha hukuka aykırı olarak ilan edilmektedir. Bir yandan “Cemevlerine Hukuki ve Resmi Statü Kazandırıyoruz ” denirken, diğer yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkeme Kararları da yok sayılarak, yürürlükteki teknik ve hukuki mevzuatlarda cemevlerinin ibadethane olarak tanımlan-ma-ma-sı, malesef ki samimiyetin sorgulanmasına ve eşit yurttaşlık temelinin zedelenmesine, inanç özgürlüğünün engellenmesine yol açmaktadır. Alevi – Bektaşi toplumu, ülkemizin temel yapı taşlarından ve bu toprakların asli inanç topluluklarındandır. Cemevleri de ibadethanemizdir! Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.