SON DAKİKA
Hava Durumu

#İhracat

Porsuk Haber Ajansı - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Sanayi Odası’nda Seçim Maratonu Tamamlandı Haber

Eskişehir Sanayi Odası’nda Seçim Maratonu Tamamlandı

Eskişehir sanayi dünyasının çatı kuruluşu Eskişehir Sanayi Odası’nda (ESO) seçim süreci tamamlandı. Meslek Komitesi ve Meclis Üyeleri Seçimlerinin ardından Yönetim Kurulu, Meclis Başkanlık Divanı, Disiplin Kurulu, TOBB Genel Kurul Delegeleri ve diğer oda organlarının seçimleri de gerçekleştirilerek ESO’da yeni dönem başladı. 16 meslek grubunu temsilen 88 Meslek Komitesi Üyesi ve 36 Meclis Üyesinin belirlendiği seçim sürecinin ardından ESO’nun yeni dönem yönetimi de belli oldu. Celalettin Kesikbaş, üyelerin güveniyle yeniden Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Yeni Yönetim Kurulu belli oldu ESO’nun yeni dönem Yönetim Kurulu; Başkan Celalettin Kesikbaş, Başkan Yardımcıları Sinan Özeçoğlu ve Fatih Düş ile Yönetim Kurulu Üyeleri Güven Erdoğan, Hakan Korkmaz, Bülent Ayva, Evren Şahin, Furkan Ay ve Rıza Zeydan’dan oluştu. Meclis Başkanlık Divanı belirlendi Yeni dönemde ESO Meclis Başkanlığına Süha Özbay yeniden seçildi. Meclis Başkan Yardımcılığı görevlerini Nilay Güneş Erdemir ve Murat Sürel üstlenirken, Didem Ayvacı ise Katip Üye olarak seçildi. Hesapları İnceleme Komisyonuna ise; Ahmet Özdemirel, Mehmet Rallas, Serdar Uğur Yalçın seçildi. Organ seçimlerinin tamamlanmasının ardından yeni dönem Meclisi ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, üyelerin güveniyle üstlendikleri sorumluluğu birlik ve beraberlik içerisinde taşıyacaklarını belirterek Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu, TOBB Genel Kurulu ve meslek komitelerinde görev üstlenen isimlere başarılar diledi. Geçmiş dönemlerde ESO’ya hizmet eden başkanlar ve kurullara teşekkür eden Kesikbaş, Odanın her başarısında emeği bulunan çalışanlara da teşekkür ederek ESO’nun kurumsal kimliğini ve saygınlığını birlikte daha da güçlendireceklerini ifade etti. “Bu Meclisin gücü üretim tecrübesinden geliyor” Yeni Meclisin Eskişehir sanayisinin güçlü üretim birikimini temsil ettiğini vurgulayan Kesikbaş, her Meclis üyesinin ayrı bir üretim hikâyesine sahip olduğuna dikkat çekti. Sanayicilerin ilk tezgâhını kurmanın heyecanını, yatırım yapmanın riskini ve zor günlerde çalışanını korumanın sorumluluğunu çok iyi bildiğini belirten Kesikbaş, fabrikalarda üretilen her değerde sanayicilerin özverisinin ve çalışanların alın terinin bulunduğunu söyledi. Meclisi güçlü kılan unsurun bu birikim olduğuna işaret eden Kesikbaş, üyelerin sorunlarının ortak iradeye, çözüm önerilerinin ise somut kararlara dönüştürüleceğini ifade etti. Mecliste paylaşılacak bir deneyimin başka bir sanayicinin yolunu açabileceğini belirten Kesikbaş, yeni dönemde her Meclis üyesinin görüşüne, deneyimine ve katkısına ihtiyaç duyduklarını kaydetti. Meclis toplantılarında yeni dönem ESO’nun yeni döneminde Meclis Toplantılarının akışının da daha verimli hale getirileceğini açıklayan Kesikbaş, toplantılarda önemli ekonomistlerin sunum ve bilgilendirmeler yapacağını söyledi. Ekonomideki gelişmelerin birlikte değerlendirileceğini ve firmaların karar süreçlerine ışık tutacak görüşlerin dinleneceğini belirten Kesikbaş, edinilen bilgilerin meslek komiteleriyle de paylaşılacağını ifade etti. Toplantıların ardından Meclis üyelerinin bir araya geleceği programlar gerçekleştirileceğini ve önemli konukların ağırlanacağını aktaran Kesikbaş, güçlendirilecek bağların yeni fikirleri ve iş birliklerini de beraberinde getireceğini söyledi. Vizyon 2030 yeni döneme yön verecek Yeni dönemde ESO’nun çalışmalarına Vizyon 2030’un yön vereceğini vurgulayan Kesikbaş, hedeflerinin Eskişehir’i teknoloji geliştiren ve dünyaya katma değer ihraç eden güçlü bir sanayi merkezine taşımak olduğunu ifade etti. Kesikbaş, “Şehrimizi, ‘teknoloji’ dendiğinde akla ilk gelen üretim merkezi haline getirmek istiyoruz. Gençlerimizin burada öğrendiğini burada ürüne dönüştürebildiği, geleceğini başka yerlerde aramak zorunda kalmadığı bir Eskişehir hayal ediyoruz” dedi. Yeni dönemin temel çalışma alanlarının teknoloji, küreselleşme ve nitelikli ihracat olacağını belirten Kesikbaş, Eskişehir’in ekonomik potansiyelini büyütmek ve şehrin uluslararası başarılarını daha ileriye taşımak için çalışacaklarını dile getirdi. ESO’nun üyeleri, meslek komiteleri ve Meclisi ile birlikte hareket etmeye devam edeceğinin altını çizen Kesikbaş, tüm paydaşlarla eşgüdüm içerisinde daha güçlü projeler hayata geçireceklerini ifade etti. “Aldığımız kararların ardında insanların hayatları var” Yeni dönemin önemli bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini belirten Kesikbaş, Mecliste alınacak kararların yalnızca kurumları ve firmaları değil insanların hayatlarını da doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Kesikbaş, “Bu Mecliste alacağımız bazı kararların ardında insanların hayatları var. İşini büyütmeye çalışan bir sanayicinin, evine ekmek götüren bir çalışanın, ilk fırsatını bekleyen bir gencin sorumluluğunu taşıyoruz. Birbirimize güç vererek onların yolunu açabilirsek, bu dönemi gururla hatırlayacağız” dedi. Yeni görevlerin Eskişehir sanayisi için hayırlı olmasını dileyen Kesikbaş, yeni dönemde ortak akıl, güçlü iş birliği ve üretim odaklı çalışmalarla Eskişehir sanayisinin geleceğine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur'' Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur''

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın Türkiye ekonomisine öngörülebilirlik kazandırması bakımından önemli olduğunu belirten Kesikbaş; kalıcı dezenflasyon, sürdürülebilir büyüme, istihdam artışı ve cari açığın azaltılmasına yönelik hedefleri desteklediklerini ifade etti. Kesikbaş açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “İmalat sanayisi güçlü olduğunda Türkiye’nin ekonomik direnci ve dünyadaki sözünün ağırlığı da artar. Bu nedenle dış kaynaklı haksız rekabete karşı üreticimizin korunmasını, ticaret politikası araçlarının zamanında ve etkili biçimde kullanılmasını, sanayinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılmasını son derece önemsiyoruz. Reel sektörle istişarenin dönemsel temasların ötesine taşınarak kurumsal ve sürekli bir yapıya kavuşturulması da alınan kararların sahadaki karşılığını güçlendirecektir. OVP’de bu başlıklara yer verilmesini, üretim ekonomisinin geleceği açısından kıymetli buluyor ve uygulama sonuçlarını yakından takip ediyoruz.” “OVP’NİN UYGULAMA SÜREÇLERİNİN MERKEZİNDE SANAYİ VE ÜRETİM YER ALMALI” Açıklamasında imalatın öneminin altını çizen Kesikbaş, “Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için OVP’nin merkezine sanayi ve üretim güçlü biçimde yerleştirilmelidir. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu sürecin ekonomik ve toplumsal maliyeti üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır. Enflasyonla mücadele edilirken sanayimizin yatırım kabiliyeti, sermaye yapısı ve uluslararası rekabet gücü korunmalıdır. Sanayicilerimizin önünü görebileceği, kuralları belirgin ve güven veren bir ekonomik iklime ihtiyacımız var. Üreten, yatırım yapan ve ihracat gerçekleştiren firmalara uzun vadeli, uygun maliyetli ve erişilebilir finansman sağlanmalıdır. İhracatçılar ve yatırımcılar seçici teşviklerle desteklenmeli; KOBİ’lerin işletme sermayesine erişimi kolaylaştırılmalıdır. Teknolojik, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak araçlar da sanayi politikasının temel unsurları hâline getirilmelidir. OVP’nin başarısı, hedeflerin disiplinli ve üretimi gözeten bir kamu maliyesiyle desteklenmesine bağlıdır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleriyle uyumlu biçimde denetlenmesi, maliyet etkilerinin yakından izlenmesi ve kamu politikalarında kararlılığın korunması, programa duyulan güveni güçlendirecektir.” “ESKİŞEHİR SANAYİSİ (2027 – 2029) OVP’DEN NE BEKLİYOR?” 1. Kural Temelli ve Öngörülebilir Ekonomi 2. Üretimi Koruyan ve Destekleyen Dezenflasyon Politikası 3. Uzun Vadeli ve Uygun Maliyetli Sanayi Dönüşüm Finansmanı 4. İhracatçıya Rekabetçi Kur ve Seçici Teşvik 5. Verimli ve Düşük Karbonlu Üretim 6. Bilgiyi Teknolojiye, Yeteneği Üretime Dönüştüren Sanayi Ekosistemi 7. Yapay Zekâ ve İleri Teknoloji Odaklı Sanayi Dönüşümü 8. Erişilebilir Sanayi Alanları ve Stratejik Üretim Bölgeleri 9. Demiryolu, Liman ve Lojistik Altyapı Seferberliği 10. Takvimlendirilmiş, Ölçülebilir ve Sahada Etkin OVP Uygulaması

Küpeli: “Büyük Zafer’in Mirasını Üretim Ve Güçlü Bir Türkiye Hedefiyle Geleceğe Taşıyoruz” Haber

Küpeli: “Büyük Zafer’in Mirasını Üretim Ve Güçlü Bir Türkiye Hedefiyle Geleceğe Taşıyoruz”

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımlayan Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, Büyük Zafer’in mirasını üretim ve güçlü bir Türkiye hedefiyle geleceğe taşıdıklarını vurguladı. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Küpeli mesajında şu ifadelere yer verdi: “30 Ağustos Zaferi, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük yolundaki sarsılmaz iradesinin, birlik ve beraberliğinin en güçlü simgelerinden biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan Büyük Zafer, milletimizin hiçbir koşulda bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. 30 Ağustos’un üzerinden 104 yıl geçmesine rağmen, bu büyük zaferin taşıdığı anlam ve sorumluluk bugün de bizlere ışık tutmaktadır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ülkemizi daha güçlü, daha üretken ve daha rekabetçi bir geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir. Bizler sanayiciler olarak, Büyük Zafer’in bizlere kazandırdığı bağımsızlık ruhunu; üretim, istihdam, teknoloji, ihracat ve yenilikçilik alanlarında ortaya koyduğumuz çalışmalarla geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Güçlü bir Türkiye’nin ancak güçlü bir üretim altyapısıyla mümkün olduğuna inanıyor, ülkemizin sanayi ve teknoloji kapasitesini daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Eskişehir sanayisi olarak da şehrimizin üretim gücünü artırmak, gençlerimize daha fazla istihdam ve nitelikli iş imkânı oluşturmak, yüksek katma değerli üretimi ve ihracatı geliştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hedefimiz; Cumhuriyetimizin kazanımlarını koruyarak, ülkemizi geleceğin dünyasında söz sahibi, güçlü ve rekabetçi bir sanayi ülkesi haline getirmektir. Bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve esenlik diliyor; milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Aynı gurur ve coşkuyla, Eskişehir’imizin 2 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü de kutluyor; şehrimizin bağımsızlığı için mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Eskişehir’imizin Kurtuluş Günü’nün birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı daha da güçlendirmesini diliyor, tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve esenlik temenni ediyorum.”

Sanayicilerin Finansmana Erişimi ve Yeşil Dönüşüm Değerlendirildi Haber

Sanayicilerin Finansmana Erişimi ve Yeşil Dönüşüm Değerlendirildi

Akbank Kurumsal ve Yatırım Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yunus Emre Özben, Ticari Satış Yönetimi Müdürü Mehmet Erener ve Eskişehir OSB Şube Müdürü Cengiz Koç, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’yi ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, Eskişehir sanayisinin gelişimi, sanayicilerin finansmana erişimi, yeşil dönüşüm süreci ve sürdürülebilir yatırımların finansmanı başta olmak üzere sanayi ve finans sektörünü yakından ilgilendiren konular değerlendirildi. Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, ziyarette yaptığı değerlendirmede, sanayicilerin üretim ve yatırım gücünün korunması açısından finansmana erişimin büyük önem taşıdığını belirtti. Başkan Nadir Küpeli, Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdam gücünün sanayi kuruluşları tarafından taşındığını belirterek, sanayicilerin önünü görebilmesi ve yeni yatırımlara yönelebilmesi için finansman koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. “Sanayicimizin finansmana erişimini kolaylaştırmalıyız” Küpeli, “Sanayicilerimizin üretimlerini sürdürmeleri, kapasitelerini artırmaları, yeni yatırımlar gerçekleştirmeleri ve ihracat pazarlarında daha güçlü bir konuma gelmeleri için finansmana erişim büyük önem taşıyor. Özellikle yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun yatırımların desteklenmesi, ülkemizin rekabet gücünü artıracaktır. Bankalarımızla sanayicilerimiz arasında güçlü bir iş birliği ortamının oluşmasını önemsiyoruz” dedi. Sanayide yaşanan dönüşümün yalnızca üretim teknolojileriyle sınırlı olmadığını ifade eden Küpeli, yeşil dönüşümün de işletmeler açısından artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirtti. Küpeli, “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemeleriyle birlikte ihracat yapan firmalarımız açısından yeşil dönüşüm her geçen gün daha önemli hale geliyor. Sanayi kuruluşlarımızın enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, karbon emisyonlarının azaltılması ve çevre dostu üretim teknolojilerine yönelik yatırımlar yapması gerekiyor. Bu yatırımların gerçekleştirilebilmesi için uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman imkanlarının artırılması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Eskişehir OSB olarak sanayicilerin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamaları amacıyla çeşitli çalışmalar yürüttüklerini aktaran Küpeli, finans kuruluşlarıyla yapılacak iş birliklerinin bu süreci daha da hızlandıracağına dikkat çekti. “Sanayinin dönüşümünü finansman imkanlarıyla desteklemek istiyoruz” Akbank Kurumsal ve Yatırım Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yunus Emre Özben ise Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeliyle Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Özben, Akbank olarak reel sektörün ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerini ifade ederek, “Sanayicilerimizin yatırım, işletme sermayesi ve ihracat finansmanı başta olmak üzere farklı alanlardaki ihtiyaçlarını karşılayacak çözümler geliştirmeye önem veriyoruz. Eskişehir OSB, güçlü sanayi ekosistemi ve sahip olduğu üretim kapasitesiyle bizim için önemli bir merkez. Buradaki firmalarımızla daha yakın temas halinde olarak onların ihtiyaçlarını doğru anlamayı ve finansman çözümlerimizi bu ihtiyaçlara göre şekillendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Yeşil dönüşümün sanayinin geleceği açısından kritik bir başlık olduğuna vurgu yapan Özben, firmaların sürdürülebilir yatırımlarının finansmanının önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını belirtti. Özben, “Sanayimizin yeşil dönüşüm sürecini desteklemek, Türkiye’nin ihracat rekabetçiliğini ve sürdürülebilir büyümesini güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor. Firmalarımızın enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir üretim yatırımlarına finansman sağlayarak bu dönüşüme katkı sunmak istiyoruz. Bu noktada Eskişehir OSB ile güçlü bir iletişim içerisinde olmayı ve sanayicilerimizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi önemsiyoruz” diye konuştu.

ETO Başkanı Güler: ''Finansmana Erişim Kolaylaştırılmalı!'' Haber

ETO Başkanı Güler: ''Finansmana Erişim Kolaylaştırılmalı!''

Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, tüccar ve sanayicinin finansman sorununun altını çizerek, ekonomideki çarkların dönmesi; üretimin sürdürülebilmesi, rekabetçi ticaretin ve istihdamın devam edebilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğine dikkat çekti. Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler, tüccar ve sanayicinin yaşadığı finansman sorunu hakkında değerlendirmede bulundu. 2023 yılından bu yana sıkı para politikasının devam ettiğini hatırlatan ETO Başkanı Metin Güler, mevcut ekonomi şartlarında tüccar ve sanayicinin ayakta kalabilmesi için finansman desteğinin şart olduğunu kaydetti. Yaklaşık üç yıldır fiyat istikrarını sağlamak amacıyla sıkı para politikasının uygulandığını belirten ETO Başkanı Metin Güler, bu süreçte reel sektörün hem yüksek finansman maliyetleri ve hem de krediye erişimde yaşadığı güçlükler sebebiyle zorlandığını dile getirdi. Yüksek faiz işletme maliyetlerini de artırıyor Finansman desteğinin üretim yapan, istihdam sağlayan ve katma değer oluşturan işletmeler için bir zorunluluk olduğunu belirten Güler, yüksek faiz politikasının yatırım kararlarının ertelenmesine, işletme sermayelerinin erimesine, rekabet gücünün azalmasına sebep olduğunu söyledi. Finansman maliyetlerinin artmasının üretim ve işletme maliyetlerini de artırdığını kaydeden ETO Başkanı Metin Güler, ticaretin sürdürülebilirliği için kamu bankaları ve özel bankaların da inisiyatif kullanarak, tüccar ve sanayiciye uygun koşullarda finansman sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Bugün tüccar ve sanayiciye sağlanacak desteğin yarın ülkemiz için üretim, istihdam ve ihracat olarak geri döneceğini belirten Güler, ticari kredi faizlerinin makul seviyelere çekilmesi gerektiğinin altını çizdi. Reel sektörün desteklenmesi stratejik önem taşıyor Bankacılık sektörünün reel sektörün ihtiyaçlarını dikkate alarak üretimi desteklemesinin önemine dikkat çeken ETO Başkanı Metin Güler, reel sektörün güçlenmesinin ekonominin de istihdamın da güçlenmesi anlamına geldiğini kaydetti. KOBİ’lerin ve orta ölçekli işletmelerin ülkemiz ekonomisinin bel kemiği olduğunu hatırlatan ETO Başkanı Metin Güler, işletmelerin desteklenmesinin, finansman ihtiyacının giderilmesinin ülkemizin ekonomik geleceği açısından da stratejik öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan'dan "Üretim Yavaşlıyor" Uyarısı Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan'dan "Üretim Yavaşlıyor" Uyarısı

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, sanayideki yavaşlamaya dikkat çekerek acil ekonomik tedbirler alınması çağrısında bulundu. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada sanayi sektörünün karşı karşıya olduğu kronikleşen sorunlara dikkat çekti. Yüksek faiz politikaları, daralan iç talep ve katlanan üretim maliyetlerinin işletmeleri kapasite düşürmeye zorladığını belirten açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir, Türkiye'nin lokomotif sanayi kentlerinden biridir. Organize sanayi bölgeleri, ihracat yapan işletmeleri ve binlerce emekçisiyle ülkemizin üretim gücüne önemli katkı sağlamaktadır. Ancak bugün gelinen noktada; yüksek enflasyon, ağır vergi yükü, yüksek faiz politikaları, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve daralan iç talep nedeniyle sanayimiz ciddi bir baskı altındadır. Sanayicimiz yatırım yapamaz hâle gelmiş, üretim maliyetleri katlanmış, birçok işletme kapasite kullanımını yeniden gözden geçirmek zorunda kalmıştır. Üretimde yaşanan yavaşlama; çalışanlarımızı, ailelerini, esnafımızı ve tüm şehir ekonomisini doğrudan etkilemektedir. Ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesi, üretimin ve yatırımın önünün açılması artık ertelenemez bir zorunluluktur. İYİ Parti olarak çağrımız nettir: Üreten sanayicinin üzerindeki finansman yükü hafifletilmelidir. KOBİ'lere uygun koşullarda kredi imkânı sağlanmalıdır. Üretim ve ihracatı destekleyen kalıcı ekonomik politikalar uygulanmalıdır. Vergi ve enerji maliyetleri gözden geçirilmeli, üretimi teşvik eden adımlar atılmalıdır. İstihdamı koruyacak ve yeni yatırımları özendirecek reformlar gecikmeden hayata geçirilmelidir. Eskişehir'in gücü üretimdir. Üretimin, yatırımın ve istihdamın güçlendiği bir ekonomi; yalnızca sanayiciyi değil, tüm toplumu kalkındıracaktır. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve emekçimizin yanında olmaya; üreten, kazanan ve güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz."

ESO Başkanı Kesikbaş: "Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye'ye Sahip Çıkmaktır" Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: "Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye'ye Sahip Çıkmaktır"

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Türkiye’nin sanayileşme sürecini tamamlamadan üretimden uzaklaşmasının ekonomik ve toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek erken sanayisizleşme riskine karşı kapsamlı bir sanayi politikası çağrısında bulundu. Fabrikaların Işığı Sönerse Şehirlerin Umudu da Azalır Sanayinin ekonomi içindeki payının gerilemesinin basit bir rakamsal değişim olmadığını vurgulayan Kesikbaş, “Üretimin azalması; ihracatın, nitelikli istihdamın, teknolojik gelişmenin ve toplumsal refahın zayıflaması demektir. Sanayileşmesini tamamlamadan hizmet sektörüne yönelen bir ekonomi; düşük verimlilik, dışa bağımlılık ve kırılgan büyüme riskiyle karşılaşır. Hizmet sektörü elbette değerlidir ancak üretimden kopuk bir hizmet ekonomisi sürdürülebilir değildir. Eskişehir’in havacılık, savunma, raylı sistemler, makine, otomotiv, beyaz eşya, madencilik, seramik ve gıda üretimindeki birikimini korumalıyız” dedi. Gençlerimizi Fabrikalardan ve Üretimden Uzaklaştırmayalım Sanayinin gençler tarafından yorucu, riskli ve geleceği belirsiz bir alan olarak görülmesinin önemli bir sorun olduğunu belirten Kesikbaş, “Gençlerimize sanayinin makinelerden ibaret olmadığını anlatmalıyız. Bugünün fabrikalarında yapay zekâ, robotik, yazılım, tasarım ve ileri malzeme teknolojileri konuşuluyor. Gençlerimizi sanayiyle buluşturamazsak, kuşaklar boyunca oluşan üretim kültürümüzü de kaybederiz. Üretim kültürünün zayıflaması; çalışma hayatından toplumsal dayanışmaya kadar uzanan derin sosyolojik sonuçlar doğurur. Mesleki eğitimi güçlendirmeli, gençlerimize güvenli çalışma ortamı, kariyer imkânı ve güçlü bir gelecek sunmalıyız” ifadelerini kullandı. Sanayici Üretiyor Ama Emeğinin Karşılığını Alamıyor Zayıf talep, artan enerji ve işçilik maliyetleri ile yüksek finansman giderlerinin sanayide kârlılığı ciddi biçimde aşındırdığını kaydeden Kesikbaş, “Sanayicimiz bir yandan siparişlerdeki daralmayla mücadele ederken diğer yandan üretimi ve istihdamı korumaya çalışıyor. İşletme sermayesi ihtiyacı büyüyor, finansman giderleri faaliyet kârını tüketiyor. Kârlılık zayıfladığında yatırım, teknoloji yenileme ve istihdam kapasitesi de azalıyor. Dezenflasyonun yükü yalnızca üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır” dedi. Üreten Eskişehir için Cesur Bir Yol Haritası Eskişehir’in yüksek katma değerli üretimde öncü olabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Kesikbaş, “İhracat, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarına uzun vadeli, uygun maliyetli finansman sağlamalıyız. Üniversite-sanayi iş birliğini ticarileşme ve patent odaklı geliştirmeli, kritik ara mallarında yerlileşmeyi artırmalıyız. Biz Eskişehir’in fabrikalarına, mühendislerine, emekçilerine ve gençlerine inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki üretimin olduğu yerde umut, kalkınma ve güçlü bir gelecek vardır” diye konuştu.

Eskişehir İhracatta Türkiye Ortalamasını Aştı Haber

Eskişehir İhracatta Türkiye Ortalamasını Aştı

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş açıklanan ihracat rakamları ile ilgili değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı. Kesikbaş, “Eskişehir ihracatı Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,96 artarak 387 milyon dolara ulaştı. Yılın ilk altı ayında ise yüzde 5,65 artışla 2,07 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Böylelikle ilk altı ayda 2 milyar dolar ihracat eşiğini aşan şehirler arasına girmeyi başardık. Türkiye ihracatının aynı dönemde yüzde 3,6 arttığı dikkate alındığında, Eskişehir’in ülke ortalamasının üzerinde büyümesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır” dedi. Başarının Mimarı Sanayicilerimiz ve Emekçilerimiz Haziran ayındaki güçlü performansın, Eskişehir sanayisinin üretim kabiliyetini ve küresel rekabet gücünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Kesikbaş, şöyle devam etti: “Bu başarı; fabrikalarında gece gündüz çalışan emekçilerimizin, tüm darboğazlara rağmen yatırım yapan sanayicilerimizin ve dünyanın dört bir yanında yeni pazarlar arayan ihracatçılarımızın ortak eseridir. Üreten, ihraç eden ve istihdam sağlayan her işletmemiz, şehrimizin ve ülkemizin geleceğine umut taşımaktadır. Hepsine yürekten teşekkür ediyorum.” Kesikbaş, sanayi sektörünün yüksek finansman maliyetleri, enerji ve girdi fiyatları, döviz kuru baskısı ile küresel talepteki belirsizliklere rağmen üretimini sürdürdüğünü vurgulayarak, “Sanayicimizin rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun finansmana erişimin kolaylaştırılması, ihracat desteklerinin güçlendirilmesi ve enerji maliyetlerinin azaltılması büyük önem taşımaktadır. Sanayiye verilen her destek; daha fazla üretim, ihracat, istihdam ve toplumsal refah olarak ülkemize dönecektir. Eskişehir olarak çalışmaya, üretmeye ve Türkiye’nin geleceğine değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Küpeli: Küresel Savunma Yatırımlarının Yeni Merkezi Eskişehir OSB’dir Haber

Küpeli: Küresel Savunma Yatırımlarının Yeni Merkezi Eskişehir OSB’dir

Türkiye, savunma sanayi ve havacılık alanında yazdığı başarı destanını her geçen gün yeni bir zirveye taşırken; Eskişehir, bu stratejik vizyonun en güçlü üretim kalelerinden biri olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre 2026 yılı ilk 6 aylık sektörel ihracat verileri, Ankara'da gerçekleşen tarihi NATO Zirvesinde ortaya konulan ''NATO 3.0'' vizyonu, yüksek katma değerli yatırımlar için en doğru yatırım ve üretim adresinin Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. İhracatta ülkemizin ilk 3 kalbinden biriyiz Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, TİM ihracat verileri kapsamında açıklanan savunma sanayi ve havacılık ihracatı rakamlarını değerlendirerek, ''Türkiye'nin savunma sanayindeki yükselişi durdurulamaz bir ivme kazanmıştır. 2024 yılında 6,7 milyar dolar olan toplam savunma ve havacılık ihracatımızın 2025 yılı sonunda 10 milyar dolar barajını aşmış olması çok önemli ve tarihi bir eşiktir. Bu devasa ekosistemde Ankara ve İstanbul'un ardından Türkiye'nin en büyük üçüncü ihracat merkezi tartışmasız bir şekilde Eskişehir'dir. Verilere baktığımızda; 2024 yılında Eskişehir’in savunma sanayi ve havacılık ürünleri ihracatı 515 milyon dolar iken, 2025 yılında bu rakam 601 milyon dolara çıktı. 2025 yılının ilk 6 ayında 251 milyon dolar olan savunma ihracatımız ise, 2026 yılının ilk 6 ayında yaklaşık %32'lik bir artışla 332 milyon dolara çıkmış durumda. Üstelik bu rakamla, Türkiye'nin 4,66 milyar dolarlık 2026 ilk yarı ihracat pastası içindeki payımızı %7,1'e çıkardık. Diğer 78 ilimizin toplamının ancak %7,8 pay alabildiği bir tabloda, Ankara ve İstanbul’un ardından Eskişehir tek başına bu yükü omuzlayan, havacılık ve savunma sanayi genetiğine sahip eşsiz bir üretim ve sanayi şehirdir” diye konuştu. Türkiye örnek ülke, Eskişehir üretim için ideal merkez Eskişehir'in ulaştığı bu rakamların sadece yerel bir başarı değil, küresel güvenlik mimarisinin doğrudan bir parçası olduğunu vurgulayan Küpeli, “NATO Genel Sekreteri Sayın Mark Rutte'nin, başkentimizdeki zirve öncesinde Türkiye'yi ''savunma sanayi tabanının nasıl organize edileceğine dair harika bir örnek'' olarak göstermesi tesadüf değildir. Hazırlanan ve ittifakın yeni yol haritasını çizen NATO 3.0 konsepti, Avrupa ve Amerika'nın savunma üretimindeki parçalanmışlığı bitirmesi ve savunma sanayi üretim kapasitelerini devasa ölçekte artırması gerektiğini söylüyor. ABD'nin üretim kapasitesinin sınırlarına dayandığı, Avrupa'nın ise sorumluluk alarak hızlı ve devasa bir üretime geçmek zorunda olduğu bu yeni ''stratejik belirsizlik'' çağında, müttefiklerin lisanslı üretimler ve ortaklıklar için aradığı o devasa sanayi altyapısı Türkiye’de bulunmaktadır. Batı dünyasının acil olarak ihtiyaç duyduğu üretim hatlarının süratle devreye alınabileceği en hazır, en donanımlı ekosistem ise Eskişehir OSB'dir. Türkiye bugün sahip olduğu güçlü savunma sanayisi ve bu alanda faaliyet gösteren 3 binden fazla uzmanlaşmış firmasıyla sektörde çok güçlü bir altyapıya ve bilgi birikimine sahip. Birçok silah dalında milli ve yerli çözümlerimizi ve teknolojilerimizi geliştiriyor, bunları birçok ülkeye ihraç ediyoruz. Muhtemelen 2026 yılı sonunda ülkemizin bu alandaki ihracatı 11-12 milyar dolara ulaşırken, Eskişehir’in ihracatı 670 milyon dolara ulaşmış olacak” şeklinde konuştu. Eskişehir OSB’de sadece arsa değil, nitelikli iş gücü ve ileri teknoloji altyapısı sunuyoruz Başkan Küpeli, Eskişehir OSB'nin neden yabancı ve yerli savunma devleri için en mantıklı yatırım lokasyonu olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti: ''Küresel savunma şirketlerine ve yerli ana yüklenicilerimize sesleniyorum: Yeni nesil savaş uçaklarının gövde ve motor bileşenlerinden, modernizasyon projelerine; birçok kritik ve askeri gelişmiş teknolojik sistemlere kadar yüksek katma değerli yatırımlar gerçekten farklı ve özel bir eko sisteme sahip lokasyonlarda yapılır ve firmalar buralarda birbirleriyle etkileşim içinde çok hızlı gelişirler. Bu yatırımlar; kusursuz bir altyapı, sarsılmaz bir tedarik zinciri ve en önemlisi nitelikli insan kaynağı gerektirir. Eskişehir OSB olarak biz, yatırımcıya sadece modern ve eksiksiz bir altyapı sunmuyoruz. Modern laboratuvarları ve özel tasarlanmış derslikleriyle sürekli büyüttüğümüz, yeni ek hizmet binalarıyla kapasitesini katladığımız mesleki eğitim merkezlerimiz (Meslek Lisemiz ve MEGEM) sayesinde, tam da bu yüksek teknolojili hatlarda çalışacak nitelikli teknisyenleri ve işgücünü kendi kampüsümüz içinde, sanayicimizin talebine göre yetiştiriyoruz. Eskişehir'in asırlık havacılık kültürü, bu alanlarda uzmanlaşmış çok sayıda ana ve yan sanayi firmalarımız, güçlü üniversiteleri ve OSB'mizin yenilikçi eğitim vizyonu birleştiğinde; yerli ve yabancı yatırımcının aradığı kusursuz iş gücü garantisi doğrudan sağlanmış oluyoruz. Artık savunma sanayinde parça üretmekten öteye geçip, sistem ve kendi teknoloji üreten, NATO ordularının ihtiyaç duyduğu teknolojileri hızla ölçeklendiren bir döneme giriyoruz. Eskişehir OSB, sunduğu kusursuz sanayi altyapısı, büyük eko sistemiyle, stratejik konumu ve entegre mesleki eğitim modeliyle “NATO 3.0” döneminin en cazip ve güvenilir savunma sanayi yatırım merkezidir. Tüm dünyadaki vizyoner yatırımcıları, bu tarihi büyümenin bir parçası olmak üzere Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ne davet ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.