SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ihmal

Porsuk Haber Ajansı - Ihmal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihmal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Süllü TEI Yangınını Meclis Gündemine Taşıdı Haber

CHP'li Süllü TEI Yangınını Meclis Gündemine Taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir’de TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) yerleşkesinin imalat bölümünde meydana gelen yangını Meclis gündemine taşıdı. Süllü, “Yangının kaza, ihmal, teknik arıza veya sabotajdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir ön değerlendirme yapılmış mıdır?” dedi. Eskişehir’de TEI yerleşkesinin imalat bölümünde meydana gelen yangını TBMM gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Teknik ve idari incelemelerde gelinen son aşamayı soran CHP’li Süllü, “Yangın sonucunda oluşan maddi hasarın boyutu belirlenmiş midir? Üretim altyapısı, makine parkı ve stratejik ekipmanlarda meydana gelen zarar hakkında kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır?” dedi. YANGININ TÜM YÖNLERIYLE AYDINLATILMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR CHP’li Süllü, önergesinde şu ifadeleri kullandı: “Seçim bölgem Eskişehir’de bulunan ve Türkiye’nin havacılık motorları ile millî savunma sanayiinin en kritik üretim merkezlerinden biri olan TEI yerleşkesinin imalat bölümünde 21 Temmuz 2026 tarihinde yangın meydana gelmiştir. Yangın, uzun süren müdahalenin ardından kontrol altına alınabilmiştir. Yapılan ilk resmî açıklamalarda yangının çıkış nedeniyle ilgili herhangi bir bilgi kamuoyu ile paylaşılmamış ve teknik incelemelerin sürdüğü belirtilmiştir. Olayın kaza, ihmal veya sabotaj kaynaklı olup olmadığı, üretim kapasitesi ve millî savunma projeleri üzerindeki etkileri ile stratejik tesislerde uygulanan güvenlik tedbirlerinin yeterliliğine ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla kapsamlı açıklama yapılması gerekmektedir. Türkiye’nin savunma sanayiinde kritik görev üstlenen ve şehrimizin göz bebeklerinden biri olan tesiste meydana gelen yangının tüm yönleriyle aydınlatılması, benzer risklerin önlenmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.” “MADDİ HASARIN BOYUTU NEDİR? KAMUOYUNA AÇIKLAMA YAPILACAK MI?” Süllü tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yöneltilen sorular şöyle: TEI’de meydana gelen yangının çıkış nedenine ilişkin yürütülen teknik ve idari incelemelerde gelinen son aşama nedir? Yangının kaza, ihmal, teknik arıza veya sabotajdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir ön değerlendirme yapılmış mıdır? Yangın nedeniyle TEI’nin yürüttüğü millî savunma sanayii projelerinde, üretim takviminde veya teslim süreçlerinde herhangi bir aksama meydana gelecek midir? Gelecekse bu aksamanın giderilmesine yönelik nasıl bir planlama yapılmıştır? Yangın sonucunda oluşan maddi hasarın boyutu belirlenmiş midir? Üretim altyapısı, makine parkı ve stratejik ekipmanlarda meydana gelen zarar hakkında kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır? Yangının meydana geldiği bölümde en son ne zaman yangın güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği ile acil durum denetimi gerçekleştirilmiştir? Bu denetimlerde herhangi bir risk veya eksiklik tespit edilmiş midir? Olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla bağımsız teknik inceleme veya idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? TEI başta olmak üzere, Türkiye’nin kritik savunma sanayii tesislerinde yangın güvenliği, acil durum yönetimi ve kritik altyapı güvenliğine ilişkin yeni tedbirler alınması planlanmakta mıdır? Ayrıca, benzer stratejik tesislerde risk analizlerinin yenilenmesi ve olağanüstü durum hazırlıklarının güçlendirilmesine yönelik yeni bir çalışma yürütülmekte midir?

Fatih Dönmez’den Baksan Çıkarması: "Bu Tablo Bir Hizmetsizlik Belgesidir!" Haber

Fatih Dönmez’den Baksan Çıkarması: "Bu Tablo Bir Hizmetsizlik Belgesidir!"

​AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, İl Başkanı Gürhan Albayrak ile birlikte Baksan Sanayi Sitesi esnafını ziyaret etti. Bölgedeki kronikleşen altyapı, yol ve temizlik sorunlarını yerinde inceleyen Dönmez, esnafın yaşadığı mağduriyete tepki göstererek, "Belediyenin Baksan’a reva gördüğü bu tablo, adeta bir hizmetsizlik belgesidir" dedi. ​Eskişehir’in önemli üretim merkezlerinden biri olan Baksan Sanayi Sitesi, yıllardır çözüm bekleyen altyapı ve çevre sorunlarıyla gündeme gelmeye devam ediyor. AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, sanayi sitesindeki esnafın sesini duymak ve yerinde incelemelerde bulunmak üzere bölgeye bir ziyaret gerçekleştirdi. ​"Yağmurda Çamur, Her Daim İhmal" ​Bölgedeki esnaf ve mülk sahipleriyle bir araya gelen Fatih Dönmez, sanayi sitesinin içine düştüğü içler acısı durumu gözler önüne serdi. Dönmez, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede, bölgedeki ulaşımı imkansız kılan bozuk yollar, yağış sonrası meydana gelen su baskınları ve biriken çöp yığınlarının kabul edilemez olduğunu vurguladı. ​"Eskişehir Bunu Hak Etmiyor" ​Esnafın büyük beklentiler içerisinde olduğunu ifade eden Dönmez, belediyenin hizmet anlayışını sert bir dille eleştirdi: ​"İl Başkanımızla birlikte Baksan esnafımızı ziyaret ederek sorunları bizzat yerinde dinledik. Ne yazık ki gördük ki yıllardır değişen hiçbir şey yok. Her yağmurda çamura dönen yollar, kaldırılmayı bekleyen moloz yığınları, çevreyi olumsuz etkileyen çöp birikintileri ve ihmal edilmiş bir hizmet anlayışı ile karşı karşıyayız. Esnafımızın beklentisi mega projelerden önce; temiz, düzenli ve ulaşılabilir bir çalışma ortamıdır." ​"Esnafın Hak Ettiği Değer Verilmeli" ​Şehrin ekonomisine katkı sağlayan, istihdam yaratan sanayi sitesi esnafının sahipsiz bırakıldığını belirten Dönmez, sözlerini şöyle tamamladı: ​"Eskişehir’in hiçbir bölgesi bu denli ihmali hak etmiyor. Üreten, istihdam sağlayan ve şehrin ekonomisine katkı sunan esnafımız, hak ettiği hizmeti ve değeri mutlaka görmelidir. Belediyenin bu bölgeye yönelik ilgisizliği, şehrimizin potansiyeline vurulan bir darbedir." ​AK Parti heyeti, ziyaretin ardından sorunların takipçisi olacaklarını ve bölgedeki esnafın mağduriyetinin giderilmesi için gerekli çalışmaları yapacaklarını belirterek Baksan’dan ayrıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Bu Çığlığı Duyması İçin Ne Yapmalıydı? Haber

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Bu Çığlığı Duyması İçin Ne Yapmalıydı?

İstanbul Çekmeköy’de bir lisede uzaklaştırılması istenen öğrenci tarafından katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik’in ardından CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Kaya, "Öğretmenimiz 'sıradaki biz olabiliriz' diyerek katilinin adını bir yıl önce bildirmiş. Fatma Nur öğretmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu çığlığı duyması için daha ne yapmalıydı" dedi. Asu Kaya’nın açıklaması şöyle: ‘’İstanbul Çekmeköy’de bir lisede yaşanan vahşi saldırı sonucu öğretmenimiz Fatma Nur Çelik hayatını kaybetti. Bir öğretmen daha görev yaptığı okulda, korunması gereken bir mekânda yaşamdan koparıldı. Daha acısı ne biliyor musunuz? Bu cinayet geliyorum demiştir. Fatma Nur Çelik geçen yıl yaşanan bıçaklama olayının ardından “Can güvenliğimiz yok, sıradaki biz olabiliriz” demiştir. Riskli görülen öğrencilerin isimleri disiplin kuruluna bildirilmiştir. Yani tehlike bilinmektedir. Uyarı yapılmıştır. Alarm verilmiştir. Peki ne yapılmıştır? Bir öğretmen daha ne kadar açık konuşmalıydı? Bir kadın daha ne kadar görünür bir tehlikeyi anlatmalıydı? Bir insanın yaşam hakkı neden ciddiye alınmadı? Okullar şiddetin değil bilimin yuvasıdır. Öğretmenler derse girerken ölüm korkusu yaşamamalıdır. Eğer bir eğitimci, görev yaptığı kurumda “Can güvenliğimiz yok” diyorsa ve buna rağmen önlem alınmıyorsa, burada ağır bir ihmal vardır. Öğretmenlerimizin canı, mülki amirlerin ve bakanlığın insafına terk edilemez. Okullarımız Bilim yuvası olmaktan çıkmış, savunmasız öğretmenlerin hedef alındığı birer 'güvenliksiz alana' dönüşmüştür. 17 yaşındaki bir çocuk elinde bıçakla okula nasıl girebiliyor? Disiplin yönetmelikleri neden sadece kağıt üzerinde kalıyor?’’ Kaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Fatma Nur öğretmenin çığlığını sümen altı edenler, o risk raporlarını ciddiye almayanlar en az saldırgan kadar suçludur. CHP Kadın Kolları olarak bu davanın takipçisi olacağız. Ne bir öğretmenimizi ne de bir çocuğumuzu bu karanlık düzene kurban vermeyeceğiz. Fatma Nur Çelik’in ailesine ve eğitim camiasına başsağlığı diliyor, sorumluları derhal hesap vermeye çağırıyorum."

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor Haber

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor

Eğitim - İş Eskişehir Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir okulda meydana gelen ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Buradan açıkça söylüyoruz:
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez! Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır:
“Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır! Biz diyoruz ki: Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir.
Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor!
Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!
Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! ARTIK YETER! Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.
Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.