SON DAKİKA
Hava Durumu

#İbrahim Yumaklı

Porsuk Haber Ajansı - İbrahim Yumaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbrahim Yumaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Burdur Gölü Eylem Planı Açıklandı Haber

Burdur Gölü Eylem Planı Açıklandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Burdur Gölü için hazırlanan eylem planını açıklayarak, 5 yılda yaklaşık 6 milyar liralık yatırım yapmayı planladıklarını ve bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküplük suyu su havzasına kazandıracaklarını ifade etti. Çeşitli inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Burdur'a giden Bakan Yumaklı, Burdur Gölü Eylem Planı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. İklim değişikliği nedeniyle göllerin kurumaya yüz tutar hale geldiğini ve bunda son 25 yıldır sıcaklıkların normalin üzerinde seyretmesinin etkin rol oynadığını söyleyen Yumaklı, artan sıcaklıkların, azalan yağışların kuraklığı da beraberinde getirdiğini dile getirerek, göllerin bu durumdan olumsuz etkilendiğini kaydetti. Ulusal Su Kurulu'nda göllerle ilgili bir eylem planı oluşturulması yönünde karar aldıklarını anlatan Yumaklı, bu kararlar doğrultusunda Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için eylem planları hazırladıklarını bildirdi. İlk olarak geçen aylarda Eğirdir Gölü için eylem planını açıkladıklarını anımsatan Yumaklı, plan kapsamında çalışmalara başladıklarını belirtti. Burdur Gölü'nün de hem uluslararası Ramsar alanı hem de ulusal ölçekte birinci derece doğal sit alanı olmasıyla ekolojik açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, şunları söyledi: "Nesli tehlike altında olan ya da burayı yuva edinmiş birçok kuş türüne de ev sahipliği ediyor. Ülkemizin yedinci büyük gölü, kapalı havza dolayısıyla dışa akışı olmadığı için yoğun bir şekilde buharlaşmanın etkisiyle karşı karşıya kalmış durumda. Burdur Gölü havzasıyla ilgili birkaç bilgi vermek isterim. Uzun yıllar yağış ortalaması 484 milimetre iken son 10 yılın 8'inde bu değerin altında kaldı. Bu yılın ilk 11 ayında da maalesef bu rakam 304 milimetre oldu. 1980-2000 yıllarında bu havzada ortalama sıcaklık 12,4 santigrat dereceyken, bu yıl 14,2 santigrat dereceye ulaşmış durumda." Bakan Yumaklı, Burdur Gölü'nün 1970'teki su seviyesinin 857 metre olduğu, şu anda ise 21 metre azalarak 836 metreye indiğini bildirdi. 5 YILDA YAKLAŞIK 6 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Yüz ölçümünün de yarıdan fazla azaldığını söyleyen Yumaklı, "Son derece önemli bir kritik eşiğe geldi. Bu gölün ortalama yıllık 179 milyon metreküp su kaybettiğini ve bunun da yüzde 78'inin buharlaşmadan kaynaklandığını söylemek istiyorum. Yağışlar ve depolamalarla birlikte, göle giren su miktarı ise 112 milyon metreküp." diye konuştu. Hazırladıkları eylem planının giren ve azalan su miktarı arasındaki farkın kapatılmasına dönük olacağını belirten Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buraya 5 yılda yaklaşık 6 milyar liralık yatırım yapmayı planlıyoruz. Bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküplük suyu su havzamıza inşallah kazandırmış olacağız. Eylem uygulamaları yaygınlaştıkça su kazanımlarımızın da artmasını bekliyoruz. Meteorolojik şartların da iyileşmesiyle inşallah sonunda istediğimiz bir netice almış olacağız." Eylem planını 35 alt tedbirden oluşan 3 ana başlıkta uygulayacaklarını aktaran Yumaklı, ilk olarak havzada ekosistem temelli entegre su yönetimi başlığı altında, tarımsal su kullanım yönetimi, ilave ve alternatif su kaynaklarına yönelik çalışmalar, su kullanımlarının kontrolü, izleme ve denetimi, su kalitesine yönelik çalışmalar bulunduğunu kaydetti. Suyun etkin ve verimli kullanılması başlığı altında da sulama tesislerinin yenilenmesi, bazı proje yatırımlarının ertelenmesi, su verimliliği çalışmaları, eğitim ve farkındalık çalışmalarının yer aldığını dile getiren Bakan Yumaklı, üçüncü başlık doğal kaynakların korunmasıyla da doğa temelli yaklaşımlarla halk sağlığını olumsuz etkileyen tozmanın azaltılması çalışmalarını yapacaklarını ifade etti. SU KANUNU ÇALIŞMALARI Daha az su kullanımı için tarla içi modern sulama sistemlerine geçişin yapılması gerektiğinin altını çizen Bakan Yumaklı, bölgede basınçlı sulama sistemlerini kullanan çiftçilere de teşekkür etti. Türkiye'de bir de su kanunuyla ilgili çalışmalarının olduğunu anlatan Yumaklı, şunları kaydetti: "Çalışmada sona gelmiş durumdayız. Bununla ilgili bütün Türkiye'de vahşi sulama uygulamalarının artık sona erdirilmesiyle ilgili, modern sulama ve basınçlı sulama sistemlerinin zorunlu hale getirilmesiyle ilgili gerekli düzenlemeler de bu kanun içerisinde yer almış olacak. Bunu da buradan duyurmak istiyorum. Bakanlığımız malumunuz hem Ziraat Bankası hem de diğer uygulamalarla çiftçilerimize modern ve basınçlı sulama sistemlerine ilişkin hibe ve destek programları uyguluyor. Bunu söylemenin, tekrar etmenin de önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle suyun kullanımında, tarımsal sulamanın yüzde 77, yüzde 80 civarına geldiğini de düşünürsek bundan sonra da her bir damlası hayati bir öneme haiz olacak olan suyun bu anlamda korunması bizim için önemli. Bunun için de her türlü yasal düzenlemeyi yapmış olacağız. Bugün burada sadece bir gölü değil ekosistemimizi, geleceğimizi ve üretim gücümüzü korumak anlamında bir adım attığımızı buradan paylaşıyorum." Bakan Yumaklı, suyun verimli kullanılması yönünde herkese çağrıda bulundu. Eylem planına da katkıda bulunan herkese teşekkür eden Yumaklı, planın hem Burdur hem yöre hem ülke için hayırlı olmasını diledi.

31 Aralık’a Kadar Gıda Denetimleri Sıklaştırıldı Haber

31 Aralık’a Kadar Gıda Denetimleri Sıklaştırıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yıl 1 Ocak'tan itibaren 1 milyon 291 bin denetim gerçekleştirildiğini belirterek, "31 Aralık'a kadar özellikle vatandaşımızın çok yoğun şekilde tükettiği yiyecek ve içecek üreten, satan bütün işletmeleri 81 ilde denetlemek üzere bir program başlattık." dedi. Bakan Yumaklı, Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği'nin (TÜRES) etkinliğinde yaptığı konuşmada, gastronominin yalnızca bir sektör olmadığını, bir ülkenin aynı zamanda kültürü, kimliği ve medeniyetinin en güçlü anlatım biçimlerinden biri olduğunu söyledi. Tecrübe ve bilgi birikimi aktarımının birlik ile beraberliğin güçlendirilmesinin yanı sıra sektörün de güçlenmesine önemli bir katkı sağlayacağını belirten Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak çalışmalarda markalaşma, gıda güvenilirliği ve israfla mücadele başlıklarına ayrı bir önem verdiklerinin altını çizdi. Bakan Yumaklı, markalaşma içinde coğrafi işaretlerin büyük öneminin olduğunu dile getirerek, "Bugün ülkemizde 1798 ürün coğrafi işaret tescili almıştır. 44 ürünümüz AB'den coğrafi işaret tescili almıştır. 41 ürünümüzün ise AB tescil süreci devam etmektedir." diye konuştu. Bakanlık olarak bu ürünlerin tanıtımı ve korunması için yoğun bir gayret içinde olduklarını ifade eden Yumaklı, bir tarımsal ürünün coğrafi işaret almasının tek başına yeterli olmayacağını, bir marka ve değer haline dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. "HER SENE 1 MİLYON 300 BİN DENETİM YAPIYORUZ" Bakan Yumaklı, gıda güvenilirliğinin kırmızıçizgileri olduğunu belirterek, ülkede her sene 1 milyon 300 bin ortalama ile denetim yaptıklarını vurguladı. Bu yıl 1 Ocak'tan bugüne kadar 1 milyon 291 bin denetim gerçekleştirildiğini aktaran Yumaklı, "Bugünden itibaren 31 Aralık'a kadar özellikle vatandaşımızın çok yoğun bir şekilde tükettiği yiyecek ve içecek üreten, satan bütün işletmeleri 81 ilde denetlemek üzere bir program başlattık." diye konuştu. Bakan Yumaklı, ahilik kültürünün TÜRES'in mayasında olduğunu belirterek, "Sektörün kendi içerisinde bir otokontrol mekanizması kurarak çürük yumurtaları dışarı atacak bir metodolojiyi oluşturmasında biz bakanlık olarak varız. Bu konuda da TÜRES'in ayrı bir çalışma yapmasını özellikle istirham ediyorum." dedi. İnsan sağlığının telafisinin olmadığını ifade eden Yumaklı "Üretmiş olduğumuz ürünlerin insanımız tarafından tüketilmesinde onların sağlığını tehlikeye düşürecek herhangi bir şeyin kabul edilmesi mümkün değildir. En başta da özellikle pestisit yani zirai ilaç kullanımı gelir. Bu konuda sadece üreticilerimizin ürettikten sonra değil, tarlasında, serasında, daha sonra paketleme yerlerinde, hallerde, satış yerlerinde ve en sonda perakende satış yerlerinde pestisit denetimlerini yapıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "HER ÜÇ GIDADAN BİRİ SOFRAYA ULAŞAMADAN İSRAF EDİLİYOR" Bakan Yumaklı, gıda israfının bir çevre konusu olmadığını ifade ederek, gıda israfının bir ülkenin kaynaklarının heba edilmesi anlamına geldiğini söyledi. Dünyada üretilen her üç gıdadan birinin sofraya ulaşamadan kaybolduğunu ya da israf edildiğini vurgulayan Yumaklı, her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton gıdanın çöpe gittiğini belirtti. Yumaklı, gıda israfı konusunun görmezden gelinemeyeceğini dile getirerek, "Bakanlık olarak TÜRES başta olmak üzere sektörle bu konuda daha önceki çalışmalara ilaveten uzun soluklu bir çalışmanın başlayacağını, bununla ilgili hazırlıkların devam ettiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Bu konuda da sektörümüzden çok güçlü bir destek geleceğine inanıyorum." açıklamasını yaptı.

Bakan Yumaklı: "Türkiye Bölgenin Lideri" Haber

Bakan Yumaklı: "Türkiye Bölgenin Lideri"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin, 2022-2023 yılları ortalamasına göre su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği açısından bölgesinde lider konumda olduğunu belirterek, "Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz'i kapsayan Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu (GFCM) alanındaki deniz balıkçı filosunun yüzde 17,4'üne, denizlerde yapılan avcılıkta yüzde 31,4 ve denizlerdeki yetiştiricilikte yüzde 43 paya sahip. Ülkemiz her üç göstergede de birinci sırada yer almaktadır." dedi. Bakan Yumaklı, GFCM tarafından açıklanan Akdeniz ve Karadeniz Balıkçılığının Durumu 2025 Raporu'nu değerlendirdi. İki yılda bir yayımlanan raporun, Türkiye dahil bölge ülkelerinin balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine ilişkin bilimsel bulgularının, uzman değerlendirmelerinin ve güncel veri analizlerinin yer aldığı kapsamlı bir çalışma olduğuna işaret eden Yumaklı, rapora göre, 2023'te bölgedeki avcılık üretiminin 1,12 milyon tona ulaştığını ve yüzde 13 artış gösterdiğini belirtti. Bakan Yumaklı, Akdeniz ve Karadeniz'de 83 binin üzerinde balıkçı gemisinin faaliyet gösterdiğini, bunun yüzde 81'inin küçük ölçekli gemiler olduğunu bildirerek, GFCM alanındaki alt bölgeler içerisinde Karadeniz'in, yüzde 39,5'lik payla en yüksek üretimi sağladığını aktardı. Akdeniz'de ise avcılıkta küçük pelajik türlerin baskınlığının sürdüğünü ve bazı ülkelerde av miktarlarında düşüşler yaşandığını belirten Yumaklı, stok durumunda önceki yıllara kıyasla belirgin iyileşmeler kaydedildiğini söyledi. Hamsi, derin su pembe karidesi ve dil balığının 2023'te bölgenin tamamında sürdürülebilir şekilde işletilen stoklar arasında değerlendirildiğini anlatan Yumaklı, Karadeniz'de kalkan balığı stoklarında sağlanan önemli iyileşmenin, uygulanan bölgesel yönetim tedbirlerinin etkili olduğunu gösterdiğini ifade etti. "TÜRKİYE BÖLGENİN LİDERİ" Yumaklı, Akdeniz ve Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin su ürünleri yetiştiricilik üretiminin, 2023'te 2,97 milyon tona ulaştığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu üretimin 940 bin tonu denizlerde gerçekleştirilmiş ve denizlerdeki yetiştiricilikte Türkiye, yüzde 43'lük payla bölgenin açık ara lideri olmuştur. 2023 yılı verilerine göre GFCM bölgesinde denizlerdeki avcılık ve yetiştiricilik sektörleri, bölge ekonomisine güçlü katkı sağlamaya devam etmektedir. Denizlerdeki avcılık sektörü, 3,1 milyar dolar ilk satış geliri ve 750 bin kişiye istihdam sağlamıştır. Denizlerdeki su ürünleri yetiştiriciliği sektörü de son 10 yılda yüzde 63 büyüyerek 5,2 milyar dolar gelir üretmiştir. Türkiye, 2022-2023 yılları ortalamasına göre, denizlerdeki su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği üretimi açısından bölgenin lider ülkesi konumundadır. Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz'i kapsayan GFCM alanındaki deniz balıkçı filosunun yüzde 17,4'üne, denizlerde yapılan avcılıkta yüzde 31,4 ve denizlerdeki yetiştiricilikte yüzde 43 paya sahip. Ülkemiz her üç göstergede de birinci sırada yer almaktadır. Türkiye, Karadeniz'deki toplam avcılığın yüzde 70,6'sını gerçekleştirmiştir." Türkiye'nin yetiştiricilikte güçlü teknik altyapı, uygulama ve hukuki çerçeve geliştirdiğini kaydeden Yumaklı, ülkenin, Avrupa levreği ile çipura türlerinde küresel bir ihracatçı haline geldiğini aktardı. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin yüksek üretim performansı, güçlü filo yapısı ve balıkçılık kapasitesinin, bölgedeki ekolojik ve ekonomik dinamiklerde belirleyici aktör olduğunu gösterdiğini bildirerek, bu durumun GFCM bölgesinde yönetim süreçleri ve stokların sürdürülebilirliği açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti. "ÜLKEMİZ SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIKTAKİ ÖNCÜ KONUMUNU GÜÇLENDİRDİ" Öte yandan Türkiye'nin, yönetim kademelerinde aldığı görevlerle GFCM kapsamındaki etkinliğini daha da artırdığına işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "Üyesi olduğumuz GFCM'de Türkiye ilk kez başkanlık görevine seçilmiştir. Kararlı ve yapıcı diyaloglar sonucunda elde edilen bu başarı, ülkemizin komisyonun karar alma süreçlerindeki etkinliğini daha da artıracak, Akdeniz ve Karadeniz'de sürdürülebilir balıkçılıktaki öncü konumunu güçlendirmiştir. Ülkemiz ayrıca, GFCM kapsamındaki Karadeniz Çalışma Grubunun başkanlığını ve Karadeniz ülkeleriyle birlikte yürütülen BlackSea4Fish Projesi'nin koordinatörlüğünü yürütmektedir."

Zirai İlaçların Gereğinden Fazla Kullanımı Önlenecek Haber

Zirai İlaçların Gereğinden Fazla Kullanımı Önlenecek

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarladan sofraya izlenebilir ve sürdürülebilir sistem hedefi kapsamında "B-Reçete" pilot uygulamasına Ocak 2026'dan itibaren Mersin, Samsun, Ankara ve Kırklareli'nde başlayacaklarını bildirdi. Bakan Yumaklı, pestisit kullanımının yeni kurallarını belirleyen B-Reçete Sistemi'ne ilişkin düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlandığını hatırlattı. Tarladan sofraya gıda güvenliği kapsamında bitki koruma ürünlerinin yani zirai ilaçların hatalı ve gereğinden fazla kullanımı ile pestisit kalıntısının önlenmesi, çevre ve insan sağlığının korunması ve bu konuda denetim etkinliğinin artırılması amacıyla çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Yumaklı, yönetmelikle bitki koruma ürünlerine ilişkin mevcut kayıt ve izleme uygulamalarının B-Reçete Takip Sistemi üzerinden elektronik ortama taşındığını söyledi. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Bitki koruma ürünlerinin uygulanması, hasat bilgileri ve üretici kayıtları ürün ve parsel bazlı olarak izlenebilir hale getirildi. Bu kapsamda bitki koruma ürünleri için E-Reçete ve Üretici Kayıt Defteri Takip Sistemi oluşturuldu. Sistemle, Bakanlığımız üretici kayıt sistemlerinde (ÇKS, TUKAS, KOBÜKS gibi) kayıtlı üretici için parsel ve ürün bazlı otomatik üretici kayıt defteri oluşturulacak." dedi. Bitki koruma ürünü satışlarının bu sistem kullanılarak gerçekleştirileceğini, ayrıca üreticinin ürün ve parsel bilgisinin dikkate alınacağını dile getiren Bakan Yumaklı, şu bilgiyi verdi: "Bitki koruma ürünü reçetesi, Bakanlığımızca risk esaslı olarak belirlenecek olan aktif maddeler için, yetkilendirilmiş bitki koruma ürünü reçete yazma yetki belgesine sahip ziraat mühendisi tarafından, kayıtlı ürün ve alan bilgileri dikkate alınarak sistem üzerinden elektronik olarak yazılabilecek. Bakanlığımız kayıt sistemlerine kaydının yapılması mümkün olmayan üretim yerleri için bu ürünlerin temininde herhangi bir mağduriyet yaşanmaması amacıyla il veya ilçe müdürlüklerince oluşturulacak taahhüt kaydıyla satış yapılabilecek." Satışı yapılan bitki koruma ürünlerinin uygulanmasının Bakanlıkça yetkilendirilmiş uygulama belgesine sahip üretici, profesyonel ve yardımcı uygulayıcılar tarafından gerçekleştirileceğini vurgulayan Yumaklı, bilgilerin de uygulamayı yapan kişiler tarafından elektronik ortamda oluşturulan sisteme kaydedileceğini anlattı. SİSTEM, ZİRAİ İLAÇLARIN GEREĞİNDEN FAZLA KULLANIMINI ÖNLEYECEK Yumaklı, bitkisel ürünlerin hasadına ait bilgilerin de üreticiler tarafından sisteme kaydedileceğine dikkati çekerek, satış aşamasında sistemden ürün ve parsel bazında alınacak bitki koruma ürünü uygulama ve hasat bilgilerini içeren kayıt defteri çıktısının ürün alıcılarına verileceğini bildirdi. Böylece tarladan sofraya izlenebilir ve sürdürülebilir bir sistem oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Yumaklı, şunları söyledi: "Sistem, kullanımı yetkilendirilmiş kişiler için veri güvenliği kapsamında SMS doğrulama kodu kullanılarak yapılacak. Sistemin kullanımında yer alan bütün paydaşlar için (il veya ilçe müdürlükleri, bitki koruma ürünü bayi ve toptancıları, reçete yazma ve uygulamaya yetkili kişiler) eğitim ve bilgilendirme çalışmalarını başlattık. Ocak ayında Mersin, Samsun, Ankara ve Kırklareli'nde pilot uygulamaya başlıyoruz. B-Reçete Sistemi'ni 1 Temmuz 2026'da 81 ilde uygulamaya alacağız. Bu sistemle artık zirai ilaç üreten, satan ve uygulayanların hepsi elektronik olarak kaydedilecek ve izlenecek. Sistem zirai ilaçların hatalı ve gereğinden fazla kullanımı ile pestisit kalıntısının önlenmesine ve sorumluların tespitine önemli katkı sağlayacak."

Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi Meyvelerini Veriyor Haber

Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi Meyvelerini Veriyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara'nın Polatlı ilçesinde Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi kapsamındaki desteklerden yararlanan bir işletmeyi ziyaret etti. İşletmeyi gezerek bilgi alan Yumaklı, söz konusu projenin şubatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandığını anımsattı. Bakan Yumaklı, bu kapsamdaki bütün projelerin 2024 yılının başında açıklanan 5 yıllık hayvancılık yol haritasına dayandığına işaret ederek, yol haritasını birçok noktada adım adım uygulamaya geçirdiklerini söyledi. Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi kapsamında temmuzdan itibaren belirlemiş oldukları standartlara uygun başvuruların bir yazılımla karşılaştırması sonucu sıralamaya girenlere hayvanlarını teslim etmeye başladıkları bilgisini veren Yumaklı, "Türkiye'de etçi ırklarla alakalı, özellikle anaç hayvan sayısının artırılmasıyla ilgili bir proje. Bu projede özellikle Türkiye'de artık kırmızı et üretimine ilişkin anaç hayvan sayısının artırılmasını ve bu yolla da besiciliğe farklı bir perspektif getirmeyi arzu ettik." diye konuştu. "PROJE 2028'DEN SONRA DA DEVAM EDECEK" Yumaklı, ilk etapta 60 bin anaç hayvan vermeyi planladıklarını ve başvuranlardan 4 bin 351 kişinin bundan faydalanacağını bildirdi. Başvurular için kriterler belirlendiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, genç, kadın, veteriner hekim, ziraat mühendisi, gıda mühendisi ve deprem bölgesi gibi birçok kriter tanımlandığını ve buna göre seçimlerin yapıldığını anlattı. Yumaklı, 2028'e kadar sürecek projeye çok yoğun müracaat olduğunu ve yeniden başvuru yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorular geldiğini ifade etti. Projenin 2028 sonrasında da devam edebileceğini vurgulayan Yumaklı, "İnşallah hem projeye katılan kardeşlerimizin hem de bundan sonra katılacak olanların istediği gibi olur." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Yumaklı, verilen hayvanların tamamının gebe düve olduğunu ve burada önemli birkaç unsurun bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Hayvanların tamamının bütün hastalıklara karşı aşılamaları, kontrolleri ve 1 yıl süreyle TARSİM sigortaları yapıldı, verildikten sonra aylık 1500 liralık bakım ve diğer masraflara ilişkin desteği aktarılacak şekilde planlandı. Ayrıca 2 yılı ödemesiz, 3 ile 5 yıl geri ödemeli ve sübvansiyonlu faizle birlikte arkadaşlarımızın buna sahip olması söz konusu." "KIRMIZI ET ÜRETİMİ KONUSUNDA ÇOK CİDDİ POTANSİYELİMİZ VAR" Başvuruların büyük bir bölümünün gençlerden ve kadın girişimcilerden geldiğini aktaran Yumaklı, bunun kendilerini memnun ettiğini, zaman zaman sosyal medyadan paylaşım yaparak onların aldıkları sonuçları kamuoyunun dikkatlerine sunmak istediklerini söyledi. Bakan Yumaklı, tarımın bütün başlıklarında, bitkisel üretimde, hayvansal üretimde, su ürünlerinde ve diğer konularda üretimi artırma hedefinde olduklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Özellikle zaman zaman kırmızı et konusu çok gündem edildiği için bundan bahsetmek istiyorum. Kırmızı et üretimi konusunda çok ciddi bir potansiyelimiz var aslında. Yapılan ithalatın, sanki bütün ihtiyacımız ithal ediliyormuş gibi bir algıya dönüştürüldüğünü görüyoruz. Yani dönemsel olarak farklılaşmasıyla birlikte yüzde 90 ile yüzde 93 arasında bir yeterliliğimiz var. Geri kalanını ithal ediyoruz ve büyük oranda piyasa regülasyonu için aslında. Bütün bu yaptığımız projeler de ithalatın tamamen bitmesi ve üretimin tamamen yurt içinden karşılanması için. Hayvancılık yol haritamızın bütün unsurları da bunu amaçlıyor. İnşallah bu konuda çok ciddi mesafeler de alıyoruz." "HAYVAN SAYILARINDAKİ ARTIŞI GÖZLEMLİYORUZ" Bu yıl içinde şap hastalığı sebebiyle hem aşılamayı gerçekleştirdiklerini hem de hayvan sayılarındaki artışlarla ilgili kontrolleri yaptıklarını dile getiren Yumaklı, "Orada artışları da gözlemliyoruz. Bunlara belli dönemlerde yayınladığımız istatistiklerde de yer vereceğiz." dedi. Bakan Yumaklı, desteklerden yararlanmak isteyen üreticilere çağrıda bulunarak, hangi üretim başlığında olursa olsun, genç, kadın ve erkek fark etmeden üretim yapma istekleri olanların yanında olduklarını vurguladı. Bakanlığa bağlı bütün birimlerin bu konudaki sorulara karşı hazır olduğunu belirten Yumaklı, şunları kaydetti: "Bunları düşünen kardeşlerimiz hiç endişe etmesinler. Hemen en yakın bakanlığımız teşkilatına, ilçe müdürlüklerimize, il müdürlüklerimize gitsinler. Orada kafalarındaki bütün sorulara cevap bulacaklar zaten. Özellikle kırsal kalkınma destekleri, IPARD destekleri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu destekleri, ORKÖY destekleri, Uzman Eller Projesi gibi birçok proje var. Dolayısıyla üretim yapmak isteyen kardeşlerimiz kendilerine hitap edecek bir destek ya da teşvik bölümünü bulacaklar. O yüzden buradan çağrım, mutlaka bakanlığımızın ilgili birimlerine gelsinler. Biz hemen onların yanında oluruz, olmaya da devam edeceğiz."

Türkiye, 2027'de Dünya Su Kongresi'ne Ev Sahipliği Yapacak Haber

Türkiye, 2027'de Dünya Su Kongresi'ne Ev Sahipliği Yapacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Fas'ın Marakeş kentinde düzenlenen 19. Dünya Su Kongresi kapsamında, Uluslararası Su Kaynakları Birliği (IWRA) bayrağını Fas Bayındırlık ve Su Bakanı Nizar Baraka'dan teslim aldı. Kongrenin kapanışında konuşan Bakan Yumaklı, “Tarih boyunca medeniyetlere yön veren su kaynakları, günümüzde bilgi, teknoloji, inovasyon ve iş birliğiyle dönüşen dünyamızın merkezinde yer almaya devam ediyor." dedi. Bakan Yumaklı, 2027'de İstanbul'un ev sahipliği yapacağı IWRA 20. Dünya Su Kongresi'nin uluslararası su camiası için önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, “Kongrenin İstanbul'da düzenlenecek olmasını ayrıca anlamlı buluyoruz." ifadelerini kullandı. İstanbul'un tarih boyunca medeniyetlere ev sahipliği yapmış, su kültürüyle şekillenen bir şehir olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Bu nedenle İstanbul, 'Akıllı, Dayanıklı ve Döngüsel: Suyun Dönüşümü' temasıyla düzenlenecek 20. Dünya Su Kongresi için en doğru adreslerden biridir." diye konuştu. Yumaklı, katılımcıları “2027'de su konusunu farklı yönleriyle ele almak üzere dönüşümün şehri İstanbul'a" davet etti. TÜRKİYE'NİN MODERN SU YÖNETİMİ VİZYONU Bakan Yumaklı, Türkiye'nin su yönetimi politikalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye olarak, değişen iklim ve küresel şartlara uyum sağlayan modern bir su yönetimi anlayışıyla kararlılıkla çalışıyoruz. Dayanıklı altyapı yatırımlarımızı; doğa temelli çözümler, dijital teknolojiler ve akıllı sistemlerle destekliyoruz. Suyun yeniden kullanımını artıran uygulamalarımızla kaynaklarımızı daha verimli yönetiyor, Su Verimliliği Seferberliği ile toplumsal bilinci güçlendiriyoruz. Kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretimi sürdürmek amacıyla üreticilerimizi, özellikle gençlerimizi ve kadınlarımızı destekleyen kapsamlı programları hayata geçirdik. Kent tarımını yaygınlaştırıyor, su merkezli üretim planlamasını uyguluyor ve yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle su kullanımını önemli ölçüde azaltıyoruz. Hidroelektrik ve yüzer güneş enerji sistemleriyle temiz enerji kapasitemizi artırarak hem su tasarrufuna hem de düşük karbonlu kalkınmaya katkı sağlıyoruz. Arıtılmış atık suyun tarımda yeniden kullanımını yaygınlaştırarak, döngüsel ve iklime dayanıklı üretim modellerini destekliyoruz." Atıksu ve çevresel sürveyans sistemine ilişkin olarak Yumaklı, “Bu sistemi pandemi döneminde başlattık ve antibiyotik direnç takibini de kapsayacak şekilde genişlettik. Bu sistem bugün Tek Su–Tek Sağlık yaklaşımının en somut uygulamalarından biri hâline gelmiştir." dedi. “BİLİM VE DİYALOG TEMELLİ SU DİPLOMASİSİ ANLAYIŞIMIZ İŞ BİRLİKLERİNİ GÜÇLENDİRİYOR" Türkiye'nin küresel su platformlarındaki rolüne değinen Yumaklı, “Türkiye, Dünya Su Konseyi'ndeki aktif rolü, IWRA ve diğer bölgesel–küresel platformlardaki varlığıyla, küresel su dünyasına anlamlı katkılar sunan bir ülkedir." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, 2026 yılında İstanbul'da düzenlenecek 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu'nun, Birleşmiş Milletler 2026 Su Konferansı, 2027 Dünya Su Forumu ve 20. Dünya Su Kongresi öncesinde stratejik bir hazırlık niteliği taşıyacağını söyledi. 20. DÜNYA SU KONGRESİ GENİŞ TEMATİK BİR YAPIYA SAHİP OLACAK Yumaklı, 2027'de İstanbul'da düzenlenecek kongrenin kapsamını şu sözlerle aktardı: “Kongre; akıllı su sistemleri ve dijital inovasyon, iklime uyumlu dayanıklı altyapılar, döngüsel su ekonomisi ve kaynak geri kazanımı, su yönetişiminde iş birliği ve taahhüdün güçlendirilmesi, su kalitesi–Tek Su Tek Sağlık yaklaşımı ve yeni riskler, doğa temelli ve hibrit çözümler, kapasite geliştirme modelleri ve akıllı–döngüsel su yönetimi için yenilikçi finansman mekanizmaları gibi geniş bir tematik alanı kapsayacaktır." Bakan Yumaklı, İstanbul'un bu temaları küresel bir buluşmaya dönüştürerek bilim insanları, karar vericiler, genç uzmanlar ve yenilikçi girişimler için ilham verici bir ortam sunacağını belirtti. “DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR VE DİRENÇLİ BİR SU GELECEĞİ İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ" Kongrenin temel hedeflerine ilişkin olarak Yumaklı, “Bilimin ve politikanın güçlü bir bağ kurduğu, bölgeler arası iş birliklerinin pekiştiği ve herkes için daha sürdürülebilir, daha dirençli bir su geleceğine katkı sunan bir küresel platform oluşturmak istiyoruz." dedi. Yumaklı, konuşmasını, “Suyun birleştirici gücü etrafında hep birlikte daha dirençli ve daha sürdürülebilir bir geleceği gelin birlikte inşa edelim. İstanbul'da görüşmek üzere." açıklamasıyla tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.