SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstiklal Harbi

Porsuk Haber Ajansı - İstiklal Harbi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstiklal Harbi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Demir: “Üniter Yapıdan Taviz Vermeyeceğiz!” Haber

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Demir: “Üniter Yapıdan Taviz Vermeyeceğiz!”

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti standında yaptığı basın açıklamasında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin içinden geçtiği hassas süreçlere dikkat çeken Demir, deprem riskinden son dönemde mecliste görüşülen yasalara ve siyasi gelişmeler kapsamındaki eleştirilerine kadar pek çok konuda sert mesajlar verdi. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın mensupları, kıymetli Eskişehir halkı, mensubiyetinden onur duyduğumuz Yüce Türk milleti. Tarih 17 Ağustos 2026. Düzce, Gölcük depreminin üzerinden tam 27 yıl geçti; ama velakin hâlihazırda basın açıklamamızı yaptığımız alanlar dâhil olmak üzere şehrimizin birçok alanı deprem riskiyle karşı karşıya. O açıdan kentsel dönüşümün bir an önce şehrimizde uygulanmasını ve bu konuda kıymetli yöneticilerimizin, vatandaşın canına, malına mâl olacak deprem gerçeğiyle yüzleşmelerini tekrar dillendiriyor; depremde kaybettiğimiz canlar için tekrar Tanrı'dan rahmet, Türk milletine başsağlığı diliyoruz. Evet, gelelim basın açıklamamızın ana konusuna. Bu vatan toprağın kara bağrında, sıradağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda, kendini tarihe verenlerindir. Evet, bu dizeler bedava yazılmadı. Bu dizelerin yazılmasına sebep olan İstiklal Harbi mücadelesi bedava verilmedi. Evet, 10 Ağustos 1920'de Türk milletine dayatılan, Anadolu'nun lime lime bölünmesini, emperyalist güçlerin elinde oyuncak olmasını arzulayan Sevr paçavrasının 106. yıl dönümünde; yani geçen hafta pazartesi, 10 Ağustos 2026'da, tüm imkânsızlıklara rağmen verilen şanlı İstiklal Harbi sonucunda kurduğumuz millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti'ni lağvetme altyapısı mahiyetinde olan Çerçeve Yasa oylaması Gazi Meclisimizde yapılmış; "Ya istiklal ya ölüm!" diyen Türk milletinin sözde temsilcileri tarafından maalesef kabul edilmiştir. "Ya istiklal ya ölüm" düsturuyla İstiklal Harbi'ni veren milletin sözde temsilcileri, geçen hafta yapılan Çerçeve Yasa oylamasında maalesef kabul oyu vermiştir. Neden "sözde temsilcileri" diyoruz? Çünkü Türk milletinden aldıkları geçici vekâletlerle, Türk milletinin yatırdığı vergilerle aldıkları ballı maaş ve sürdürdükleri şatafatlı hayatlarla zamanlarını sürdüren; mali ve hukuki baskılara rağmen hayatından bezdirilmiş Türk milletinin dertlerine derman arayışında olmamalarından dolayı… Geçici vekillerinden bahsediyoruz. Milletin daha fazla fakirleştiği, zenginin daha fazla zenginleştiği sürece ortak oldukları için onlara bu sıfatı yakıştırıyoruz. Enflasyona ezilen, yaşam kalitesi çalınan Türk milletinin haykırışlarını duyduğumuz için onlara geçici vekiller diyoruz. Doğasına, madenine, emekçi madencisine sahip çıkmamaları sebebiyle onlara bu şekilde sesleniyoruz. Ve son olarak Türk milletine sormadan kabul ettikleri teröre teslimiyet imzalarından dolayı bu ithamda bulunuyoruz. Evet, 2023 seçimleri üzerinden uzun zaman geçmedi. Malumunuz, karşı bloku terörist unsurlarla bir olma iddiasıyla suçlayan, aradan geçen kısa zaman zarfında neler yaptığı net olarak bilinen bir ittifakla karşı karşıyayız. Adı Cumhur İttifakı ancak cumhurun geleceğini tayin etmekten maalesef bîhaber. Kötü ekonomiye, kötüye hızla giden her şeye rağmen terör propagandasına istinaden milletin duygularını sömüren ve seçimleri kazanan yapı, patronlarından aldığı talimatla Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanlığı vazifesini sürdürmekte ve ülkenin temellerine dinamit döşemeye devam etmektedirler. Biz buradan; Zafer Partililer, Türk milliyetçileri, Atatürkçüler olarak tekrar sesleniyoruz: Ektiğiniz nifak tohumları tarafımızdan kurutulacak ve kanımızın son damlasına kadar millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyacağız. MHP Genel Başkanı Bahçeli ve avanesi de iyi dinlesin. İhanetin nedeni olmaz, bedeli olur; bu bedeli kanun önünde hepinize teker teker ödetecek büyük Türk milleti! Eskişehir'de malum oylamaya oy veren, başta transfer vekil olmak üzere AKP vekillerini hafızalarımıza kaydettiğimizi ve günü geldiğinde gerekli hesabın sorulacağını da buradan tekrar tekrar beyan etmek istiyorum. Yıllardır "Su uyur, düşman uyumaz" diye bağırıyoruz. Yıllardır bizim coğrafyamızın ne kadar çetin olduğunu anlatıyoruz. Romantik söylemlerle ülke geleceği tesis edilemez diyoruz. Buna rağmen, sureti muhalefetten görünüp mevcut yapıların memleketi sömürdüğü düzenin bir aparatı hâline gelenlere de elbette iki laf etmemiz icap eder, iki çift sözümüz var. Bir umutla, milletin teveccühüyle kurduğunuz, milletin dilinden düşürmediğiniz Atatürk ve Cumhuriyet kavramları vasıtasıyla siyasette edindiğiniz yer, ilk dönemeçte gayrimillî düzeneğin temeli niteliğindeki Çerçeve Yasa oylamasında göstermiştir ki hepiniz gayrimillîsiniz. "Tavşana kaç, tazıya tut" mantığıyla üst yönetiminiz "yetmez ama evet" oyu verdi. Tüm teşkilatlarınıza da mevcut süreç hakkında açıklama dahi yapmama talimatı gönderdiniz. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan daha mı değersiz? Türk milletini yanlış anladınız ya da anlamadınız. Bu millet sizin uğradığınız haksızlıklar dolayısıyla, demokrasi aşkıyla milyonlarla sokağa çıktı 19 Mart sabahı sonrası. Siz onları yanlış anladınız. Bunu da buradan net olarak görmüş olduk. Siyasette yeni ivme yakalama arzusunda olan kıymetli muhalif liderlere soruyoruz: Şu an sergilediğiniz tavırlar mevcut anayasanın değişmesinin altyapısı iken, ne hakla, ne hukukla millete sormadan anayasal kavramı ortadan kaldıracak düzeneğe "evet" diyorsunuz? Bu hakkı kendinizde nasıl buluyorsunuz? Buradan onlara tekraren soruyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği yoğun mücadele sonucu kurulan millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasasında hangi etnik kimlik, hangi şekilde baskılanıyor? Ne gibi baskılara maruz kalıyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bu yana hangi etnik kimlik istediğini elde edemiyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde aynı haklardan istifade edemiyor? Evet, görüyoruz ki bu oyun çok büyük bir oyun ve bu oyunun ciddi aparatları var. Ve Türk milletine tekraren haykırıyoruz: Bu aparatların hiçbirisine prim vermeyin! Türk milleti bir olduğu takdirde her engeli birlikte aştı, bunu da birlikte aşacağımıza eminiz. Buradan mevkidaşım Talat Yalaz'a da bir soru iletmek istiyorum. Türk milletinin hassasiyetleri mi daha önemli, yoksa genel merkezlerin verdiği talimatlar mı daha önemli? Eskişehir halkına çıkalım, beraber sokaklarda soralım. Mevcut "Teröristleri Affetme Yasası", Eskişehir halkı tarafından nasıl karşılanıyor? Biz biliyoruz; Eskişehir halkı şehidine, gazisine, verdiği mücadeleye sonuna kadar sahip çıkıyor ve mevcut yasayı çok ciddi bir oranla reddediyor. Gelin, Eskişehir halkının, Türk milletinin hassasiyetlerini sokakta, salonda, her alanda doğru şekilde yansıtalım. Ne genel merkezler ne siyasi parti önderleri bu milletin birliğine, bütünlüğüne asla engel olamayacak ve bizler de bu uğurda gerekirse canımızı, kanımızı her fırsatta vermeye hazır olduğumuzu tekrar beyan ediyoruz. Evet, millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin savunucusu olduğunu iddia eden Eskişehir vekillerine tekrar sesleniyorum. Başta Utku Çakırözer'e sesleniyorum. Verdiği "evet" oyu tarih sayfalarına kara liste olarak net olarak not edilmiştir ve tarih bunun elbet bir gün karşılığını verecektir. Millet fakruzaruret içerisinde harap ve bîtap düşmüşken sizler talimatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten mi, yoksa emperyalist güçlerin maşalarından mı alıyorsunuz? Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten talimatı alan herkes biliyor ki ülkenin geleceğini tayin edecek Türk milletidir; hiçbir odak, hiçbir mihrak bu geleceği bu tip karanlık tablolara sevk edemez. Zafer Partisi, kurulduğu ilk günden itibaren her türlü olumsuz koşula, baskılara ve yaptırımlara rağmen inancından ve ideallerinden zerre taviz vermeden Atatürk Cumhuriyetini tekrar tesis etmek amacıyla gece gündüz demeden çalışmaya devam etmektedir. Bu vesileyle vatansever Türk milletini Zafer Partisi çatısı altında millî mücadeleye tekrar davet ediyorum. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak, 30 Ağustos 1922'de Atatürk'ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz'un zaferinin yıl dönümünde, Eskişehir halkını saat 16.00'da Ulus Anıtı'nda bekliyoruz. Bayraklarımızla, haykırışlarımızla, teröre karşı duruşumuzla birlikte hareket edeceğiz, ülkeyi böldürmeyeceğiz. Millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar olması için tüm gücümüzle birlikte çalışacağız. Gelin, Türk milletinin zaferini birlikte inşa edelim. Hepinize teşekkür ediyorum."

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti binasında düzenlediği basın toplantısında ülke ekonomisinden anayasa tartışmalarına, iç politika gelişmelerinden yerel ve ulusal gündeme kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin mevcut yönetim anlayışıyla ciddi bir ekonomik ve siyasi buhran yaşadığını belirten Demir, iktidara ve muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulundu. ​Enflasyon Verileri ve Halkın Yaşadığı Gerçekler ​Basın açıklamasının ekonomi bölümünde Temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendiren İl Başkanı Hasan Demir, TÜİK ile ENAG rakamları arasındaki uçuruma dikkat çekti. TÜİK'e göre aylık enflasyonun yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75; ENAG verilerine göre ise aylık yüzde 3,07, yıllık yüzde 50,49 olduğunu hatırlatan Demir, iki kurum arasındaki bu farkın halkın yaşamını doğrudan etkilediğini vurguladı. ​Hasan Demir, "Halkın içerisine girdiğiniz zaman bu verileri çok daha rahat, hatta iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Çünkü dün 5 liraya aldığınız bir ürünü bugün 5 liraya alamıyorsunuz. Bunlar gerçek ve bu gerçeklerle yüzleşmek istemeyen hükümet, sürekli para politikalarıyla ülkeyi yönetme telaşında, üretimden uzaklaşmış durumda. Ülke fiili olarak ekonomik bir ambargonun içerisinde" ifadelerini kullandı. ​Alım Gücü ve Küresel Sıralamalar Geriliyor ​Türkiye'nin uluslararası alandaki ekonomik konumunu 2002, 2015 ve günümüz kıyaslamalarıyla aktaran Demir, ülkenin her geçen yıl geriye gittiğini şu verilerle paylaştı: ​Alım Gücü: 2002 yılında dünyada 78. sırada olan Türkiye, 2015'te 68. sıraya yükselmişken; 2017 Başkanlık Referandumu sonrasında 90. sıraya geriledi. ​Gıda ve Beslenme: 2002'de 75. sıradayken, 2015'te 62. sıraya çıkıldı; günümüzde ise 95. sıraya düşüldü. ​Barınma: 72. sıradan 110. sıraya gerileme yaşandı. ​Akaryakıt: 2002'de 82. sırada yer alan Türkiye, mazot fiyatlarının 84 TL'yi bulduğu günümüzde 87. sıraya geriledi. Brüt asgari ücretle sadece 446 litre dizel yakıta ulaşılabildiğini belirten Demir, iktidarın "Türkiye uçuyor" söylemlerinin gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi. ​Sektörel bazda esnafın maliye baskısı ve fahiş kiralarla, çalışanların gıda enflasyonuyla, tarımsal üreticilerin girdi maliyetleriyle, sanayicilerin ise enerji ve rekabet sorunlarıyla boğuştuğunu belirten Demir, ekonomik yozlaşmanın aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir çöküşü tetiklediğini söyledi. ​"Sözde Terörsüz Türkiye" ve Anayasa Tartışmaları ​Konuşmasının ikinci bölümünde "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yürütülen süreçleri eleştiren Hasan Demir, Ekim 2024'ten bu yana gündeme getirilen anayasa değişikliklerini ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirdi. İmralı ile yürütülen temaslara ve yeni paradigmalar üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösteren Demir, anayasanın ilk dört maddesi ile özellikle üniter yapıyı koruyan kritik maddelerin hedef alındığını vurguladı: ​Madde 10 (Eşitlik İlkesi): Herkesin kanun önünde eşit olduğunu belirten bu maddenin, son yıllarda muhalif kadrolara karşı araçsalize edildiğini ifade etti. ​Madde 42 (Eğitim ve Öğretim Hakkı): Türkçeden başka hiçbir dilin eğitim ve öğretim kurumlarında ana dil olarak okutulamayacağını, dilin en büyük birleştirici unsur olduğunu hatırlattı. ​Madde 66 (Vatandaşlık Hukuku): "Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlığı olan herkes Türktür" ilkesinin ve milli üniter yapının hedef alındığını dile getirdi. ​Türk milletinin ferasetiyle bu oyunları boşa çıkaracağını belirten Demir, geçen hafta Şanlıurfa'da bir aşiret düğününde takıların tamamının gazi, şehit ve korucu ailelerine bağışlanmasını örnek göstererek Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu her daim koruyacağını ifade etti. ​Siyasette Güven Krizi ve Yeni Siyasi Gelişmeler ​Siyaset kurumuna olan güvenin son yıllarda ciddi bir erozyona uğradığını belirten Hasan Demir, bireysel menfaatler uğruna yapılan siyasi transferleri ve ilkesiz ittifakları eleştirdi. Eskişehir'de Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatanların açıklamalarına da değinen Demir, Zafer Partisi olarak Atatürk, Cumhuriyet ve İstiklal Harbi çizgisinden taviz vermediklerini vurguladı. ​Hasan Demir sözlerini şu çağrıyla tamamladı: ​"Biz istiyoruz ki bu ülke gerçekten kuruluş felsefesine tekrar dönsün. Biz, bu felsefeyle ülkenin ne gibi ivmeler kazanacağını bilen yegane siyasi parti olarak başta Genel Başkanımız Ümit Özdağ olmak üzere tüm kadrolarımızla Cumhuriyete ve milli üretim yapısına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hep birlikte Türk milletini tekrar müreffeh seviyeye ulaştıracağız."

Zafer Partisi'nden 19 Mayıs Kutlaması ve Lokma İkramı Haber

Zafer Partisi'nden 19 Mayıs Kutlaması ve Lokma İkramı

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında İsmet İnönü Caddesi üzerinde stant açıldı ve şehitler için lokma ikramında bulunuldu. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz yüce Türk milletinin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlamak için yine halkımızla birlikte sokaklardayız. ​Bugün İstiklal Harbi şehitlerimiz için lokma ikramında bulunuyoruz. Şanlı Türk bayrağımızı milletimizle buluşturup ikram olarak sunuyoruz. Bileklikler yaptık. Hanımlarımızın el emeği, onları Türk milletiyle paylaşıyoruz. Ve Cumhuriyet'in temelinin atıldığı 19 Mayıs'ı yaşatmak adına bütün eforumuzu Zafer Partisi, yani Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak sarf ediyoruz. ​Evet, 19 Mayıs Türk milleti için çok kutlu bir tarihin başlangıcı; İstiklal Harbi'nin startı. 19 Mayıs öncesi yaşananları herkes biliyor. Evet, Osmanlı zapt edilmiş ve Mondros Mütarekesi imzalanmış, akabinde 16 Mayıs 1919'da Gazi Mustafa Kemal Paşa Bandırma Vapuru'yla Samsun'a yola çıkmıştı, 19 Mayıs'ta Samsun limanına varmıştı. Biz hâlâ Türk milliyetçileri olarak, Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak Bandırma Vapuru'nda olduğumuzu tekrar ve tekrar ilan ediyor, beyan ediyoruz. ​Bugünler gerçekten geçmişte olduğu gibi şanla, şerefle kutlanması gereken günler ancak maalesef son 24 yıldır salonlara sıkıştırılmak istenen bir kutlama mantığı var. Biz de bunun karşısında durmaya devam edecek, Türk milletiyle beraber şanlı bayramlarımızı, milli bayramlarımızı kutlamaya devam edeceğiz." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.