SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstihdam

Porsuk Haber Ajansı - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ataç’tan Otizm Farkındalık Günü’nde İstihdam Vurgusu Haber

Başkan Ataç’tan Otizm Farkındalık Günü’nde İstihdam Vurgusu

Tepebaşı Belediyesi, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen “Otizmli Gençlerin İş Dünyasına Bakış Açısı” söyleşisiyle özel bireylerin istihdamdaki başarısını kutladı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, belediye bünyesindeki montaj atölyelerinde üretilen parça sayısının 21 milyona ulaştığını müjdeledi. ​Hobi Değil, İstihdam Odaklı Projeler ​Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleşen söyleşide konuşan Başkan Ataç, 2009 yılından bu yana özel gereksinimli bireyler için "hobi" çalışmalarının ötesine geçmeyi hedeflediklerini belirtti. Eskişehir'de bir ilk olan Gökkuşağı Kafe ile başlayan sürecin bugün dev bir istihdam modeline dönüştüğünü vurgulayan Ataç, şu ifadeleri kullandı: ​"Özel kardeşlerimize fırsat verirsek her şeyin en iyisini yapıyorlar. Yaşam Köyü ve Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (EOSB) iki merkezimizde yapılan montaj adeti 21 milyona ulaştı. Bu Türkiye’ye örnek bir başarıdır." ​"Onlar Bizim Onurumuz ve Yüz Akımız" ​Başkan Ataç, engelli bireylerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, bu projelerin belediyenin en değerli çalışmaları olduğunu söyledi. Ataç, "Ben olduğum sürece engelli kardeşlerimizin her zaman yanında olacağım. Onların aklında tek bir şey vardır; o da karşılıksız sevgidir" dedi. ​İş Dünyasında Otizmli Gençlerin Başarısı ​Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü’nden Doç. Dr. Aysun Çolak’ın moderatörlüğünü yaptığı söyleşide, teoriden pratiğe istihdam süreçleri ele alındı. Söyleşinin dikkat çeken katılımcıları şunlardı: ​Semih Tuna: Montaj atölyesinde eğitim alıp Baycan firmasında çalışmaya başlayan özel birey, iş hayatındaki deneyimlerini paylaştı. ​Dilek Çelikkıran: Takım lideri olarak özel bireylerin iş disiplinini anlattı. ​Emel Yeşilçim: Özel birey annelerini temsilen ailelerin yaşadığı gurur verici süreci dile getirdi. ​Sanatla Taçlanan Farkındalık ​Programın sonunda, Tepebaşı Belediyesi İki Elin Sesi Var Gençlik Senfoni Orkestrası’nda yetişen yetenekli gençler sahne aldı. Kayra Demir çello, Haktan Efe ise yan flüt dinletisiyle izleyicilere duygusal ve keyifli anlar yaşattı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay'dan İş Dünyasına Ziyaret Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay'dan İş Dünyasına Ziyaret

CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay ve beraberindeki heyet, Eskişehir’de sanayi ve ticaret dünyasının temsilcileriyle bir araya gelerek ekonomik krizin etkilerini ve çözüm yollarını masaya yatırdı. ​CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, İl Disiplin Kurulu Başkanı Muratcan Cırık ve parti heyeti; Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir Ticaret Odası (ETO) ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) yönetimlerini ziyaret etti. ​Sanayicinin Gündemi: Maliyetler ve Finansmana Erişim ​Heyet ilk duraklarından biri olan Eskişehir Sanayi Odası’nda, ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş ve sanayicilerle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Küresel savaşların ekonomi üzerindeki negatif etkilerinin ele alındığı görüşmede; üretim maliyetlerindeki artış, finansmana erişim zorlukları ve piyasalardaki belirsizlikler ana gündem maddelerini oluşturdu. Genel Başkan Yardımcısı Atabay, CHP’nin bu sorunlara yönelik hazırladığı çözüm önerilerini paylaşırken, sanayicilerin taleplerini tek tek not aldı. ​Ticaret Odası’nda Güncel Ekonomik Değerlendirme ​Program kapsamında Eskişehir Ticaret Odası’nı da ziyaret eden CHP heyeti, ETO Başkanı Metin Güler ve yönetimiyle bir araya geldi. Samimi bir atmosferde geçen görüşmede, güncel ekonomik gelişmelerin yerel ticarete yansımaları değerlendirildi. Atabay, CHP’nin makroekonomik istikrarı sağlamaya yönelik politikaları hakkında bilgi vererek, ticaret erbabının beklentileri üzerine fikir alışverişinde bulundu. ​EOSB’de Üretim ve İstihdam Vurgusu ​Ziyaretlerin bir diğer önemli noktası ise Eskişehir Organize Sanayi Bölge Başkanlığı oldu. EOSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmeye; Başkan Vekili Metin Saraç, Yönetim Kurulu Üyeleri Erol Öz, Mustafa Gönenli ile Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar ve Hamit Alper Çelebi katıldı. ​Ülke ekonomisinin genel durumu ve sanayi yatırımlarının önündeki engellerin konuşulduğu ziyarette Başkan Küpeli, nazik ziyaretlerinden dolayı Güldem Atabay ve beraberindeki heyete teşekkürlerini iletti. ​Atabay: "Çözüm Önerilerimizle Hazırız" ​Ziyaretler sonunda genel bir değerlendirme yapan Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Eskişehir’in Türkiye ekonomisi için kritik bir üretim merkezi olduğunu vurgulayarak, "İş dünyamızın her bir ferdinin sorunlarını biliyoruz. Sanayicimizin, tüccarımızın ve üreticimizin nefes alabileceği bir ekonomik iklimi inşa etmek için hazırlıklarımızı tamamladık," mesajını verdi. ​Karşılıklı görüş alışverişi ve iyi niyet temennilerinin ardından heyetin Eskişehir programı sona erdi.

Kadınlar Sistemli Bir Yoksulluk ve Şiddet Sarmalında Haber

Kadınlar Sistemli Bir Yoksulluk ve Şiddet Sarmalında

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde Türkiye’deki kadınların durumunu gözler önüne seren kapsamlı bir rapor yayınladı. CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle hazırladığı “Eşitlik Yoksa Adalet de Yok” başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, özellikle son yıllarda kadınların hayat ve emek mücadelesiyle ilgili başlıklarıyla öne çıkıyor. CİNAYETLER 17 YILDA 6 KAT ARTTI! Raporda yer alan verilere göre, 2008 yılında çift haneli rakamlarda olan kadın cinayetleri, 2025 yılına gelindiğinde 450’nin üzerine çıkarak yaklaşık 6 katlık bir artış gösterdi. Dinçer, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ve 6284 Sayılı Kanun’un esnetilmesinin failleri cesaretlendirdiğini vurgulayarak; “Bu tablo bir doğa olayı değil, bir politika tercihinin sonucudur. Yasayı uygulamamak, cinayete ortak olmaktır” dedi. İSTİHDAMDA DEV UÇURUM Ekonomik şiddet ve yoksulluk başlığında güncel verilere dikkat çeken Dinçer, TÜİK’in “İstatistiklerle Kadın 2025” verilerine göre geçtiğimiz yıl itibarıyla kadınların iş gücüne katılımındaki adaletsizliği şu sözlerle özetledi: “Bir önceki yıl erkeklerin istihdam oranı %66,9 iken kadınlarda bu oran %32,5’te kalmıştır. Yani Türkiye’de her 3 kadından sadece 1’i iş hayatında yer bulabilmektedir. Kadınlar sadece işsizlikle değil, aynı zamanda ev içi ‘görünmeyen emek’ ve düşük ücretli güvencesiz işlerle sömürülmektedir.” SİYASETTE KADIN YOKSA DEMOKRASİ DE YOK Raporun en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türkiye’deki karar alma mekanizmalarındaki "eril tahakküm" oluşturdu. Dinçer, kadınların siyasette birer "istisna" veya "kota tamamlayıcı" olarak görülmesine tepki göstererek; kadınların Meclis’te yaklaşık %20 oranında temsil edildiğini vurguladı. Yerel yönetimlerdeki tablonun genel siyasetten daha karamsar olduğu vurgulanan raporda; 81 ilin yalnızca 11’inde, 922 ilçenin ise yalnızca 61’inde kadın belediye başkanı seçilebildiği belirtildi.

EMEP İl Başkanı Kökoğlu: "Yoksulluğa, Şiddete, Savaşa Karşı Mücadelemiz Var!" Haber

EMEP İl Başkanı Kökoğlu: "Yoksulluğa, Şiddete, Savaşa Karşı Mücadelemiz Var!"

Emek Partisi Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Emep İl Başkanı Kökoğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, yüzyılı aşan tarihiyle işçi ve emekçi kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesini simgelemeye devam ediyor. Tarih boyunca farklı dönemeçlerden geçen kadın mücadelesi bugün dünyanın dört bir yanında sermayenin derinleştirdiği yoksulluk, sömürü ve güvencesizlik koşullarında yol bulmayı, sermaye ve onu koruyan devletlere karşı mücadele etmeyi sürdürüyor. Yıllardır iktidarını sermayeyi daha da palazlandırmak, güvence altına almak için kullanan saray düzeni işçi ve emekçileri ise her gün biraz daha yoksulluğun, güvencesizliğin kıskacında sıkıştıracak politikalar üretiyor. Ücretlerin baskılanması, sosyal harcamaların kısılması, kamusal hizmetlerin kısıtlanması, güvenceli çalışmanın kâğıt üzerinde kalması, vergilerle geçimin daha da pahalı hale getirilmesi, halkın parasının sermayeye aktarılması, ülkenin topraklarının sermayenin yağmasına açık hale getirilmesi bu politikaların temelini oluşturuyor. Bu politikalar öğrenciler için barınma sorunu, çocuklar için eğitimden kopuş ve MESEM adı altında resmi ya da kayıt dışı çocuk işçilik, kadınlar için bolca şiddet demek. 2025 yılını 'Aile Yılı' ilan eden Saray Rejimi övünerek söylediği, “Kadınlara istihdam sağlıyoruz” sözlerini, kadınları sosyal güvenceden yoksun, düşük ücretli, kıdem tazminatı ve emeklilik güvencesi olmayan işlere mahkûm etmenin bir dayanağı yapıyor. Servislerin iptal edilmesi, yemek porsiyonlarının küçülmesi, mola saatlerinin kısalması yani kısacası insanca yaşam koşullarından uzak şartlarda çalıştırılan işçi ve emekçi kadınların bir yandan da bakım yükünün artmasıyla beli bükülüyor. Kamu hizmetlerine ayrılan bütçe giderek azalıyor. İşçilerin, gençlerin ve çocukların servislerinin, kreşlerinin, yemeklerinin kısacası haklarının gasp edilmesi sıradanlaşıyor. Son 1 yıl pek çok iş yerinde toplu işten atmalar gerçekleşti, işsizlik korkusu işçi ve emekçilerin sırtında daha kötü çalışma koşullarına biat ettirmek için bir sopa olarak kullanıldı. İşçi ve emekçilerin örgütlenmesi, ses çıkarması, hakkını araması engelleniyor. Ancak işçi ve emekçi kadınlar sendikal hakları, yaşanılabilir bir ücret ve insanca yaşam koşulları için tutuklamalara, polis şiddetine, baskılara karşı mücadelesini sürdürüyor. Hakları için sendikalaşan, mücadele eden kadınların karşısına dikilen Saray Düzeninin eli sopalı temsilcileri, işçi kadınların mücadelesini kırmak için baskı ve zor koşullarını dayatırken; Digel Tütün'den Şık Makas'a, Smart Solar'dan Temel Conta'ya mücadele eden kadınlar, yaşamak istediği dünyayı birlikte inşa etmenin deneyimini diğer işçi kadınlara aktarıyor. 2025’te en az 299 kadın ve 64 çocuk öldürüldü; en az 471 kadının ölümü basına “şüpheli” olarak yansıdı. Şubat ayında 24 saat içinde 5 ilde 6 kadın katledildi, Kasım ayında Dilovası’ndaki patlamada 6 kadın ve çocuk işçi yaşamını kaybetti. Kadın cinayetlerinin son örneğiyse geçtiğimiz günlerde İstanbul’da aynı gün aynı isimle öldürülen 2 kadının cinayetinde bir kez daha görüldü. Bunlar sıradan istatistikler değil, kadınların gasp edilen yaşam haklarıdır. Bu ölümler tesadüf değil, şiddeti önlemeyen, failleri koruyan, cezasızlığı politika haline getiren düzenin sonucudur. Kapitalist- emperyalist düzenin yarattığı yoksullukla, işsizlikle, şiddetle, eşitsizlikle boğuşan kadınlar bugün de İran’da yaşanan savaşın kıskacında 8 Mart’ı karşılıyor. Savaş aynı zamanda yoksulluk, işsizlik, belirsizlik, geleceksizlik demek. Savaşın sonuçlarını sadece İran halkları yaşamıyor. Başta Ortadoğu olmak üzere emperyalistlerin enerji kaynaklarını yeniden paylaşmak üzere çıkardığı bu savaşın faturasını tüm dünya halkları ödüyor. Halklar yoksulluğun, işsizliğin pençesine itilmiş durumda. Bu koşulların kadınlar ve çocuklar için faturası her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bu kapitalist sömürü düzeninin kadınlara biçtiği; çalışırken iş cinayetinde ölmek, haklarımızı ararken cezalandırılmayan failler tarafından öldürülmek ya da emperyalistlerin çıkar çatışmaları arasında savaşlarda ölmek. Hayatta kalabilenlerimizin ise; evde, sokakta, iş yerinde, sömürü-şiddet ve eşitsizlik sarmalında bir yaşama mahkûm olması. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne giderken emperyalizme, barbarlığa, zorbalığa karşı mücadele eden kız kardeşlerimizden aldığımız güçle mücadeleye devam edeceğiz. Eskişehirli kadınları da istismarı ve şiddeti aklayan, kadın emeğini sömürerek zenginliğini ve egemenliğini büyüten Saray düzenine karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. 8 Mart Pazar günü, 15.00'de Espark Bağlar Kapısı'nda buluşuyor. Haklarımız ve Hayatlarımız için sesimizi yükseltiyoruz."

MEGEM'de 49'uncu Dönem Mülakatları Tamamlandı Haber

MEGEM'de 49'uncu Dönem Mülakatları Tamamlandı

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) bünyesinde faaliyet gösteren ve sanayinin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Mesleki Edindirme ve Geliştirme Merkezi’nde (MEGEM) 49. dönem mülakatları tamamlandı. Yeni dönem için 146 kişi başvuruda bulunurken, yapılan seçme sınavı ve mülakatlar sonucunda başarılı olan 112 kişi ücretsiz mesleki eğitim almaya hak kazandı. Eskişehir sanayisinin yüksek teknolojiye dayalı üretim yapısına uygun, yetişmiş teknik ve kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla EOSB tarafından hayata geçirilen MEGEM, “İstihdam Garantili Meslek Eğitim Kursları” kapsamında meslek sahibi olmak isteyenlerin yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor. Sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda düzenlenen eğitim programları kapsamında yeni dönemde 42 kursiyer CNC Tezgâh Operatörlüğü, 17 kursiyer Kalite Kontrol ve CMM Boyutsal Ölçüm Operatörlüğü, 22 kursiyer Makine Bakım Operatörlüğü ve Montaj Operatörlüğü, 14 kursiyer Kaynak Operatörlüğü ve 17 kursiyer ise CNC Abkant Pres Operatörlüğü bölümünde eğitim alacak. 3 ay sürecek olan 49. dönem eğitimleriyle birlikte kursiyerler, teorik ve uygulamalı eğitimler alarak sanayiye kazandırılacak. 49. dönemde bölüm sayımızı 6’ya çıkardık Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, MEGEM’in sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, her dönem artan talebin kendilerini memnun ettiğini ifade etti. Küpeli, “Eskişehir OSB olarak sanayimizin en önemli ihtiyaçlarından biri olan nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla kurduğumuz MEGEM’de eğitimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. 49. dönem için 146 adayımız mülakata katıldı ve yapılan değerlendirmeler sonucunda 112 kursiyerimizi eğitim programımıza dahil ettik. Sanayicilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim alanlarımızı sürekli geliştiriyoruz. Bu kapsamda bölüm sayımızı artırdık ve yeni dönemde BEBKA Mali desteğiyle yeni açtığımız “CNC Abkant Pres Operatörlüğü” bölümümüze de kursiyer alımı gerçekleştirdik. Böylece eğitim verdiğimi bölüm sayısını 6’ya çıkardık” dedi. MEGEM sayesinde gençlerimize meslek kazandırıyoruz MEGEM’de verilen eğitimlerin teorik ve uygulamalı olarak gerçekleştirildiğini vurgulayan Küpeli, eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerlerin Eskişehir OSB’de faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarında istihdam edilme imkânı bulduğunu belirtti. Küpeli, “MEGEM sayesinde hem gençlerimize meslek kazandırıyor hem de sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştiriyoruz. Eğitim programlarımız tamamen ücretsiz olup kursiyerlerimiz modern atölyelerimizde uygulamalı eğitim alma fırsatı buluyor. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerlerimizin çok büyük bir bölümü bölgemizde faaliyet gösteren firmalarda işe yerleşiyor. Bu da merkezin ne kadar doğru ve önemli olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Eskişehir Defterdarlığı'ndan EOSB'ye Vergi Haftası Ziyareti Haber

Eskişehir Defterdarlığı'ndan EOSB'ye Vergi Haftası Ziyareti

Vergi Haftası dolayısıyla Eskişehir OSB’yi ziyaret eden Eskişehir İl Defterdarı Cemil Müsevitoğlu, üretim ve ihracat yapan işletmelerin düzenli ve şeffaf vergi ödeme konusundaki hassasiyetinin kamu maliyesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Küpeli ise, sanayicilerin ülkenin kalkınmasına katkı sağlarken, mali yükümlülüklerini yerine getirme konusunda da yüksek bir sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini aktardı. Eskişehir İl Defterdarı Cemil Müsevitoğlu, defterdar yardımcıları ile birlikte 23 Şubat–1 Mart tarihleri arasında kutlanan 37. Vergi Haftası dolayısıyla, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’yi ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette Eskişehir OSB Başkan Vekili Metin Saraç, Yönetim Kurulu Üyeleri Yavuz Ayva, Erol Öz, Mustafa Gönenli ile Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar ve Hamit Alper Çelebi de hazır bulundu. Ziyarette İl Defterdarı Cemil Müsevitoğlu, 37. Vergi Haftası kapsamında hafta boyunca yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdi. Vergi Haftası’nın yalnızca sembolik bir kutlama olmadığını, aynı zamanda toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik önemli bir bilinçlendirme süreci olduğunu ifade eden Müsevitoğlu, “Vergi, kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin en temel unsurudur. Eğitimden sağlığa, güvenlikten altyapı yatırımlarına kadar devletin sunduğu tüm hizmetlerin arkasında güçlü bir vergi sistemi bulunmaktadır. Bu nedenle Vergi Haftası boyunca iş dünyamızla ve kamu kurumlarımızla bir araya gelerek hem verginin önemini anlatıyor hem de mükelleflerimizin görüş ve önerilerini dinliyoruz. Amacımız yalnızca tahsilat değil; gönüllü uyumu artırmak, vergiye olan güveni pekiştirmek ve kayıtlı ekonominin güçlenmesine katkı sunmaktır” dedi. Sanayicilerin ülke ekonomisine sağladığı katkıya da değinen Müsevitoğlu, üretim ve ihracat yapan işletmelerin düzenli ve şeffaf vergi ödeme konusundaki hassasiyetinin kamu maliyesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. “Sanayicimiz hem üretiyor hem sorumluluk alıyor” Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Vergi Haftası’nın vergi bilincinin toplumun tüm kesimlerinde güçlenmesi açısından değerli bir fırsat olduğunu ifade etti. Küpeli, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Eskişehir OSB olarak bünyemizde faaliyet gösteren sanayicilerimiz, üretim, istihdam ve ihracatla ülkemizin kalkınmasına katkı sağlarken, mali yükümlülüklerini yerine getirme konusunda da yüksek bir sorumluluk bilinciyle hareket etmektedir. Güçlü bir ekonomi, ancak güçlü ve adil bir vergi sistemiyle mümkündür. Bu noktada kamu ile sanayi arasında kurulan sağlıklı iletişim büyük önem taşımaktadır.” Vergi bilincinin artırılmasına yönelik yapılan çalışmaları önemsediklerini belirten Küpeli, kayıtlı ekonominin güçlenmesinin hem kamu maliyesine hem de iş dünyasına uzun vadede istikrar sağlayacağını ifade etti.

Rapor Cumhuriyetimizin Kurucu Değerlerine Yönelen Bir Saldırıdır Haber

Rapor Cumhuriyetimizin Kurucu Değerlerine Yönelen Bir Saldırıdır

AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ve onaylanan raporla ilgili değerlendirmelerde bulundu. AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş konuyla ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; "Emperyalist ABD ve ortaklarının talimatıyla, teröristbaşı tarafından seslendirilen taleple, Bahçeli’nin çağrısıyla kurulduğu eleştirilerine maruz, Anayasa ve TBMM İçtüzüğüne aykırı, “korsan komisyon” tarafından hazırlanan rapor, komisyonda yapılan oylamada kabul edilerek kamuoyuyla paylaşıldı. Komisyonda; AKP, MHP, DEM, CHP, DEVA, GELECEK, SAADET, TİP, EMEP, HÜDAPAR vardı. Komisyonda, Liberaller, enternasyonel Sosyalistler, Bölücüler, Siyasal İslamcılar, İkinci, Üçüncü Cumhuriyetçiler vardı. Seçmenin %70’ini Atatürkçüler, Milliyetçiler, vatanseverlerin oluşturmasına rağmen, partilerin komisyona verdiği üyeler içinde bu kimlikleriyle öne çıkan milletvekilleri yoktu. Çünkü, Kemalist kimlikli milletvekillerinin olduğu bir komisyondan bu raporun çıkması mümkün değildi. Beklenen oldu. Korsan Komisyon raporu, AKP, MHP, DEM ve CHP ve diğer partilerin temsilcilerinin oylarıyla kabul edildi. Numan Kurtulmuş’un başkanlığını yaptığı, Epstein belgelerinde ABD Ajanı olduğu belirtilen Sezgin Tanrıkulu, Fethi Yıldız, Mehmet Emin Ekmen, Bülent Kaya, Mustafa Bilici, Zekeriya Yapıcıoğlu gibi şahsiyetlerin kuşattığı komisyondan başka bir sonuç da beklenmezdi. Alford Andrews’in Türkiye’yi 47 etnik gruba ayıran, “Türkiye Cumhuriyeti’nde Etnik Gruplar” adındaki eseriyle işaret ettiği ve ABD’nin ısrarla Osmanlı Devleti’de olduğu gibi Türkiye’de de federatif sistem uygulama istekleriyle üniter yapımızı bozma hedefleri, gerçekleşmeye artık çok yakın. Raporda, Siyasi kimliğimiz olan kapsayıcı ve birleştirici “Türk Milleti” ifadesinden özenle kaçındılar. İlk defa resmi bir evrakta Anayasamızdaki "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, din, dil, ırk, mezhep ayırt edilmeksizin Türk denir ifadesi" yok sayıldı. Korsan Komisyon raporunda bir kez bile "Türk Milleti" ifadesi yer almadı. Raporda, teröristbaşı, bebek katili, DEM, HÜDAPAR gibi düşmanları rahatsız olmasın diye Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ten ösz edilmedi. Raporda, ilk okunduğunda oldukça masum duran "Türklerin, Kürtlerin, Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, plânlarını etkisiz hale getirecek bir dönemi başlatacaktır." ifadesiyle siyasi ve kültürel birliğimizin adı olan "Türk'lük etnik bir kimliğe indirgendi, Kürtlükle, Araplıkla, diğer etnisitelerle eşitlendi. Demokrasi arayanlar, ileri demokrasi diyenler, Ülkemizi, Osmanlı'nın Islahat Fermanına geri döndürdüler. Raporda, bizi haklı kılarcasına terörist bebek katilinin çağrısının sürecin öenmli bir aşaması olarak gösterildi. İlk kez resmi bir belgede teröristbaşı, bebek katili, cani tespitleri terk edilip örgüt kurucu lideri Abdullah Öcalan sıfatlamasıyla, katil APO’ya masumiyet, meşruluk ve saygınlık kazandırıldı. İsim belirtilmeden rapor, PKK ve terörist başına bebek katiline göre düzenlendi. Raporda, sürecin bir devlet politikası olduğu belirtilerek, AKP iktidarı olan yürütmenin sorumluluğu gizlenmeye çalışıldı. Raporda, sürecin bir devlet politikası olduğu belirtilerek; ilerleyen dönemde atılacak adımlara karşı yasama yani Meclis’in dolayısıyla Milletin iradesine ipotek konuldu, fiili tartışmaya kapattı, Mevclisin denetim hakkı ve yetkisi yok sayıldı. Rapor, AİHM bahanesiyle başta bebek katili olmak üzere teröristleri serbest bırakacak yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini işaret edilerek örtülü bir affın kapısı aralandı. Raporda, kullanılan etnik dille, Anayasanın 66’ıncı maddesinin değişikliği için motivasyon sağlandı. Ülkenin genç eğitimli insanları işsizlikle boğuşurken, Milletine kurşun sıkan, sıktıran teröristlere istihdam olanağı sağlanacağı sözü verildi. Bu raporda kullanılan dil ve gerçekleştirilmek istenen hedefler, daha fazla demokrasi olarak sunulmak istense de, hedeflerin gerçekleşmesi durumunda demokrasimizin büyük yara alacağını görmemek mümkün değil. Demokrasiler, Ulusal birlik rejimleridir. Demokrasiler, kültürel, siyasi, ekonomik birlik içinde yaşayan ve ortak hedefleri olan toplumlarda kökleşir. Demokrasi adı altında, Etnik ve inanç ayrılıklarının körüklendiği, toplumun birbirinden uzaklaştırıldığı, yabancılaştırıldığı siyasal ve sosyal düzenlerde, bir süre sonra kaos, terör hakimiyeti ele alır ve demokrasi ortadan kalkar. Terörle, korkan, sinen bireyler, aydınlar konuşamaz, düşüncelerini açıklayamaz. Biz bunları Uğur Mumcu gibi aydınlarımıza yapılan saldırılardan, özellikle Güneydoğu’da halka yöneltilen teröröle yurttaşlarımızın esir edildiği gerçeğinden biliyoruz. Bu rapor, Birlik ve beraberliğimize, Demokrasimize, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine yönelen saldırıdır. Bu rapora imza atanlar, Anayasaya, başta Siyasi Partiler kanunu ve TCK olmak üzere laik hukuk devriminin tüm kazanımlarına karşı suç işlemişlerdir. Bunu bilen komisyon üyeleri, asıl hedeflerini raporda açıkça belirtmemişler, örtülü cümlelerle saklamaya çalışmışlarıdr. Bunu bilen komisyon üyeleri kendilerine yasal güvence de istemişlerdir. Bu noktadan sonra, bu gaflet ve delalaete karşı durması gereken TBMM’de bulunan Milletvekilleridir. Korsan Komisyon oluşumuyla, nihayetinde de düzenlenen rapordaki tehditleriyle kendileri devre dışı bırakılan Milletvekilleri Mecliste gerekli cevabı hem partilerinin genel başkan ve yöneticilerine verecektir, vermelidir. Bu duygu ve düşüncelerimizi, siz değerli yurttaşlarımızla da paylaşıyor, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ifade ediyor, saygılarımız sunuyoruz."

Odunpazarı Kaymakamı Ulu'dan Başkan Küpeli'ye Ziyaret Haber

Odunpazarı Kaymakamı Ulu'dan Başkan Küpeli'ye Ziyaret

Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, kurum müdürleri ile birlikte Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilen Başkan Küpeli’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarette iş birliği ve dayanışma vurgusu ön plana çıkarken, kamu kurumları ile sanayi arasındaki güçlü koordinasyonun yeni dönemde artarak devam edeceği mesajı verildi. Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin Olağan Genel Kurulu’nun ardından yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Nadir Küpeli’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarete; İlçe Jandarma Komutanı Salim Acar Karaman, İlçe Emniyet Müdürü Enver Kalay, İlçe Nüfus Müdürü Şakir Keser, İlçe Sağlık Müdürü Alparslan Temen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Sertsöz, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Bilal Tosun, İlçe Tapu Müdürü Engin Tolgay ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü İhsan Garipoğlu da yer aldı. Gerçekleşen ziyarette, Eskişehir OSB’nin bölge sanayisine sunduğu katkılar, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler ve kurumlar arası iş birliğinin önemi ele alındı. Kaymakam Ömer Ulu ve beraberindeki kurum müdürleri, Başkan Küpeli’yi yeniden seçilmesi dolayısıyla tebrik ederek yeni dönemin hem Eskişehir OSB hem de kent ekonomisi için hayırlı olmasını temenni etti. Kaymakam Ulu, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin yalnızca üretim ve istihdam açısından değil, şehrin sosyal ve ekonomik gelişimi bakımından da önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Ulu, kamu kurumları ile Eskişehir OSB arasında kurulan güçlü koordinasyonun bölgeye değer kattığını belirterek, yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Nadir Küpeli’ye yeni dönemde başarılar diledi. Güçlü koordinasyon devam edecek Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli ise nazik ziyaretleri ve iyi dilekleri dolayısıyla Kaymakam Ulu ve kurum müdürlerine teşekkür etti. Küpeli, bugüne kadar Odunpazarı Kaymakamlığı ve ilçe kurumlarıyla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalıştıklarını belirterek, “Sanayimizin gelişimi, üretimin artması ve istihdamın güçlenmesi adına kamu kurumlarımızla kurduğumuz uyumlu iş birliği büyük önem taşıyor. Yeni dönemde de aynı anlayışla, hatta daha da güçlenerek çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve iyi niyet temennileriyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.