SON DAKİKA
Hava Durumu

#İsmet İnönü

Porsuk Haber Ajansı - İsmet İnönü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsmet İnönü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Köy Enstitülerinden Günümüze Kooperatifçilik” Paneline Büyük İlgi Haber

“Köy Enstitülerinden Günümüze Kooperatifçilik” Paneline Büyük İlgi

Odunpazarı Belediyesi ile Eğitimciler Derneği (EĞİT-DER) iş birliğinde düzenlenen “Köy Enstitülerinden Günümüze Kooperatifçilik” paneli, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleşti. Panelde Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki kalkınma politikaları, tarım-sanayi dengesi ve kooperatifçilik anlayışı çok yönlü biçimde ele alındı. Panelde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili aynı zamanda da Ziraat Mühendisi olan Doç. Dr. Gökhan Günaydın, Eskişehir Şeker Fabrikası’nın nasıl kurulduğunu anlattı. Programa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nihat Çuhadar, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ile çok sayıda partili ve Eskişehirli katıldı. Panelde konuşmacı olarak Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili aynı zamanda da Ziraat Mühendisi olan Doç. Dr. Gökhan Günaydın, Eski Köy-Koop Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Yıldız ve eğitimci Emin Dağlı yer aldı. KÖY ENSTİTÜLERİNDE ÜRETİMLE İÇ İÇE EĞİTİM MODELİ Panelin ilk konuşmacısı Eğitimci Emin Dağlı oldu. “Köy Enstitülerinde Eğitim Anlayışı ve Kooratif Anlayışı” ile ilgili konuşan Dağlı, Cumhuriyet devrimlerinin en önemlisinin Köy Enstitülerinin kurulması olduğunu belirtti. Türkiye’de yapılan devrimin dünyada eşi, benzeri az olan devrim olduğunu söyleyen Dağlı, köy enstitülerinin eğitiminin bugün ile kıyaslandığı arada çok fark olduğunu kaydetti. Köy Enstitülerinde iş içinde eğitimde yapıldığını vurgulayan Dağlı, “Her enstitünün bir arazisi vardı. İnsanlar, tarımın içindeydi. Çocuklar da o tarımın içinde okudular, öğrendiler; aynı zamanda da çalıştılar. Örneğin hala bizim programlarımıza olmayan Karadeniz’de balıkçılık dersi vardı. Akdeniz’de narenciye ürünleri yetiştirme dersi vardı. Kars’ta hayvancılık dersi vardı. Derslerin hepsi de uygulamalı yapılıyordu” dedi. ÜRETİMDEN TÜKETİME KOOPERATİF ZİNCİRİ ÖNERİSİ Panelin ikinci konuşmacısı olan Erdoğan Yıldız ise “Günümüz Kooperatifçiliği ve Yerel Yönetimler” konusunu masaya yatırdı. Ömrünün 25 yılını kooperatifçilik hareketine verdiğini belirten Yıldız, kırsal kalkınmanın ve gıda güvenliğinin, gıda fiyatlarının enflasyona etkisinin mutlaka kooperatifçilik eliyle mümkün olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu. Kooperatifçiliğin Türkiye’deki tarihini anlatan Yıldız, 80 ihtilalinden sonra Türkiye’de çok fazla kooperatif kurulduğunu kaydetti. Yıldız, o dönemde Avrupa’daki en yüksek kooperatif sayısının Türkiye’de olduğunu vurguladı. Kooperatiflerin nicelik olarak çok olduğunu ancak nitelik olarak hiç olmadığına dikkat çeken Yıldız, “Türkiye’de başarılı kooperatifçiliği saysak bir elin 5 parmağını geçmez” dedi. Yıldız, konuşmasında neden böyle sorusuna da cevap aradı. Tüketim kooperatiflerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldız, “Köy kalkındırma kooperatifleri köyde üretim yapacak, tarım kredi kooperatifleri bu kooperatiflere finansman sağlayacak, tüketim kooperatifleri de köylerde kooperatiflerin ürettiği ürünleri pazarlayacak. Üretimden tüketime giden yolun kestirmesi, bu. Ne finansman, ne üretim ne de tüketim sorunu kalıyor” dedi. “CUMHURİYET, YOKLUK İÇİNDE RASYONEL BİR KALKINMA AKLI KURDU” Panelin en dikkat çeken ismi Gökhan Günaydın oldu. Konuşmasında “Kooperatifçilik Adına Ne Yapılmalı” sorusunun cevabını arayan Günaydın, konuşmasına Cumhuriyet’in kuruluş koşullarını hatırlatarak başladı. Türkiye’nin 1923’te son derece sınırlı bir sanayi altyapısıyla yola çıktığını vurgulayan Günaydın, “Cumhuriyet ilan edildiğinde nüfus yaklaşık 13 milyondu ve bunun yüzde 85’i köylerde yaşıyordu. Sanayi altyapısı neredeyse yoktu. Üstelik Osmanlı borcunun üçte ikisi genç Cumhuriyet’in omuzlarına yüklenmişti. 1929’a kadar gümrük politikalarında bile bağımsız değildiniz. Buna rağmen kurucu kadro rasyonel bir akılla hareket etti” diye konuştu. Lozan Antlaşması’nın önemine değinen Günaydın, bu sürecin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlık mücadelesi olduğunu ifade etti. “TEK YOL VARDI: TARIMI AYAĞA KALDIRMAK” Cumhuriyet’in ilk politikalarının merkezine köylüyü ve üretimi koyduğunu belirten Günaydın, Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerini hatırlattı: “Atatürk ‘Köylü milletin efendisidir’ derken, köyünde oturanı değil, üreteni işaret ediyordu. Anadolu köylüsü yıllarca savaşlarda yıpranmıştı. O nedenle üretimin yeniden canlandırılması gerekiyordu. Köy Kanunu çıkarıldı, toprakların satışı sınırlandı, muhtarlık kurumsallaştırıldı.” “ÜÇ BEYAZLA BAŞLAYAN SANAYİLEŞME HAMLESİ” Cumhuriyet’in erken dönem sanayileşme modelini “üç beyaz” üzerinden anlatan Günaydın, konuşmasını şu sözlere sürdürdü: “Buğday, şeker ve pamuk… Türkiye’nin dört bir yanında un fabrikaları kuruldu. Şeker fabrikalarıyla pancar üretimi organize edildi. Dokuma tesisleriyle pamuk işlenmeye başlandı. ‘Her fabrika bir kaledir’ anlayışıyla hareket edildi.” ATATÜRK VE ESKİŞEHİR ŞEKER FABRİKASI ANEKDOTU Günaydın, konuşmasının en çarpıcı bölümünü Mustafa Kemal Atatürk ile Eskişehir Şeker Fabrikası’nın kuruluşuna ilişkin bir anıyı paylaşması oldu. Günaydın: bu anekdotu şu sözlerle anlattı: “Atatürk’e soruyorlar: ‘Eskişehir’de şeker fabrikasını nereye yapalım?’ Treni durduruyor, Eskişehir’de iniyor ve fabrikanın yerini bizzat gösteriyor. ‘Kente yakın olsun ki insanlar her gün Cumhuriyet’in kurduğu bu fabrikayı görsün ve gurur duysun’ diyor.” Bu anlatım, salonda uzun süre alkış aldı. “1929 KRİZİYLE BİRLİKTE YÖN AĞIR SANAYİYE DÖNDÜ” Dünya ekonomisindeki kırılma noktalarına da değinen Günaydın, 1929 Büyük Buhranı sonrası Türkiye’nin strateji değiştirdiğini belirtti: “Tarım ürünleri satıp sanayi ürünü ithal eden bir model sürdürülemez hale geldi. Cumhuriyet aklı krizi fırsata çevirdi. Ağır sanayi yatırımları başladı. Maden Tetkik Arama ve Etibank gibi kurumlar bu dönemin ürünüdür.” “SAVAŞ YILLARINDA ÜLKE KORUNDU” İkinci Dünya Savaşı dönemine de değinen Günaydın, Türkiye’nin zorlu ama stratejik bir süreçten geçtiğini ifade etti. “Evet, 1 milyona yakın insan silahaltına alındı, depolar dolduruldu. Ama Avrupa’da yaşanan yıkımın hiçbiri bu topraklarda yaşanmadı. Bu, o dönemin yönetim aklının sonucudur” diyen Günaydın, konuşmasının bu noktasında İsmet İnönü’yü de andı. Cumhuriyet kadrolarının birlikte yürüttüğü mücadeleye vurgu yapan Günaydın, güncel ekonomik politikalara eleştiriler yöneltti. Özellikle TEKEL’in özelleştirilmesi üzerinden örnek veren Günaydın, “Bir zamanlar Tokat’ta, Samsun’da, Adana’da fabrikalar vardı. Yerli tütün üretiliyordu. Bugün o üretimden eser yok. İşçi işini kaybetti, köylü üretimden koptu” dedi. Madencilik politikalarına ilişkin de çarpıcı bir iddia ortaya koyan Günaydın, Türkiye’de çıkarılan altının büyük kısmının yabancı şirketler tarafından alındığına dikkat çekti.

2'inci İnönü Zaferi’nin 105'inci Yılında Gurur Dolu Yolculuk Haber

2'inci İnönü Zaferi’nin 105'inci Yılında Gurur Dolu Yolculuk

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 2. İnönü Zaferi’nin 105’inci yıl dönümünü özel bir programla taçlandırdı. "Tarihin İzinde" etkinliği kapsamında gaziler ve vatandaşlar, Milli Mücadele’nin dönüm noktası olan Metristepe ve İnönü Karargâhı’nı ziyaret ederek destansı ruhu yerinde yaşadı. ​Metristepe’den İnönü’ye Milli Mücadele Ruhu ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kurtuluş mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan 2. İnönü Zaferi'nin yıl dönümünde duygu yüklü bir organizasyona imza attı. Eskişehir’den hareket eden gaziler ve vatandaşlardan oluşan kafile, ilk durak olarak Bozüyük’teki tarihi Metristepe Zafer Anıtı ve Karargâh Müzesi’ni ziyaret etti. ​Garp Cephesi Komutanı İsmet İnönü’nün "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz" telgrafının yankılandığı topraklarda, geçmişin izleri yerinde incelendi. ​Karargâh Binası ve Savaş Müzesi Ziyaret Edildi ​Programın ikinci durağında İnönü ilçesine geçen heyet, İnönü Karargâh Binası ve Savaş Müzesi’ni gezdi. Savaşın stratejik kararlarının alındığı merkezde; döneme ait askeri belgeler, savaş eşyaları ve kahramanlık hikayeleri rehberler eşliğinde katılımcılara aktarıldı. ​Katılımcılar, müzedeki anlatımlarla adeta 105 yıl öncesine giderek, özgürlük mücadelesinin hangi zorluklarla kazanıldığını bir kez daha derinden hissetti. ​Gazilerden Başkan Ayşe Ünlüce’ye Teşekkür ​Ziyaret boyunca oldukça duygusal anlar yaşayan Eskişehirli gaziler ve vatandaşlar, milli bilinci diri tutan bu anlamlı organizasyon için memnuniyetlerini dile getirdi. Katılımcılar, tarihe sahip çıkan ve gazilere verilen değeri her fırsatta gösteren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkürlerini iletti. ​"Tarihin İzinde" programı, çekilen hatıra fotoğrafları ve edilen duaların ardından Eskişehir’e dönüş ile sona erdi.

Başkan Ataç’tan 2. İnönü Zaferi Mesajı Haber

Başkan Ataç’tan 2. İnönü Zaferi Mesajı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 2. İnönü Zaferi'nin 105. yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir mesaj yayımladı. Başkan Ataç mesajında, bu tarihi başarının Türk milletinin bağımsızlık uğruna sergilediği sarsılmaz iradenin, kahramanlığın ve vatan sevgisinin en güçlü simgelerinden biri olduğunu vurguladı. 2. İnönü Zaferi’nin sadece askeri bir galibiyet değil, bir milletin küllerinden doğuşunun müjdecisi olduğunu belirten Ataç, bu ruhun bugün de aynı kararlılıkla korunduğunu ifade etti. ​Milli Onur ve Bağımsızlık Kararlılığı ​Başkan Ahmet Ataç, 2. İnönü Zaferi’nin milletimizin en zor şartlar altında dahi esareti kabul etmeyeceğini tüm dünyaya kanıtlayan bir destan olduğunu belirtti. Bu zaferin cephede kazanılan başarının ötesinde, milli onurun ve vatan sevgisinin en gür sesi olduğunu ifade eden Ataç, aziz milletimizin tarih boyunca vatanına ve bayrağına canı pahasına sahip çıktığını hatırlattı. Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olan bu mücadelenin, yüksek bir ruhun ve eşsiz bir fedakârlığın unutulmaz bir nişanesi olduğunun altını çizdi. ​Cumhuriyet Değerlerini Yaşatma Görevi ​Gelecek nesillere düşen en büyük sorumluluğun bu kutsal emanete sahip çıkmak olduğunu dile getiren Başkan Ataç, Cumhuriyetin temel taşları olan bağımsızlık, özgürlük ve millet egemenliği değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Bir milletin en büyük gücünün ortak hafızası ve bağımsızlık aşkı olduğunu belirten Ataç, bu değerlerin toplumu bir arada tutan en sağlam bağ olduğunu ifade etti. ​Kahramanlara Minnet ve Saygı ​Mesajının sonunda tarihi bir vefa vurgusu yapan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 2. İnönü Zaferi’nin yıl dönümü vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü’yü, silah arkadaşlarını ve Türk istiklal mücadelesinin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle andığını belirtti.

Başkan Ünlüce'den Ankara’da Yoğun Ziyaretler Haber

Başkan Ünlüce'den Ankara’da Yoğun Ziyaretler

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Ankara’da gerçekleştirdiği temaslarla dikkat çekti. Bir dizi önemli ziyaret ve görüşmede bulunan Başkan Ünlüce’ye Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri Çağrı Özeçoğlu ve İnci Şensarı Şentuna eşlik etti. Başkan Ünlüce’nin ilk durağı, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi kapsamında Ulusal Heyet ile gerçekleştirilen görüşme oldu. Kongre Başkanı Marc Cools ve beraberindeki heyetle bir araya gelen Ünlüce, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, demokratik katılımın artırılması ve şehirler arası iş birliğinin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Ünlüce, “Nazik ev sahiplikleri için Türkiye Belediyeler Birliğimize ve kıymetli görüşleri için Sayın Marc Cools ve heyetine teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Ankara temasları kapsamında Başkan Ünlüce’nin bir diğer anlamlı durağı ise, Milli Şef ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün uzun yıllar yaşadığı Pembe Köşk oldu. Cumhuriyet tarihinin önemli tanıklıklarına ev sahipliği yapan köşkte, İnönü’nün kızı Özden Toker ile bir araya gelen Ünlüce, duygu dolu anlar yaşadı. Başkan Ünlüce ziyaretle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Cumhuriyet tarihimizin izlerini taşıyan bu anlamlı mekânda, Sayın Toker’den o yıllara dair anıları dinlemek bizler için son derece kıymetliydi. Cumhuriyetimizin kuruluş ruhunu, o dönem yapılan fedakârlıkları ve Atatürk ile silah arkadaşlarının kararlılığını bir kez daha yakından hissettiğimiz bu buluşma; geçmişimize duyduğumuz saygıyı ve geleceğe dair sorumluluğumuzu güçlendirdi. Nazik ev sahipliği ve değerli paylaşımları için Sayın Özden Toker’e teşekkür ediyorum.” dedi. Başkan Ünlüce’nin Ankara programının son bölümünde ise Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi ziyaretleri yer aldı. CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile Genel Başkan Yardımcıları Burhanettin Bulut, Bihlun Tamaylıgil ve Meryem Gül Çiftçi Binici ile bir araya gelen Ünlüce, yerel yönetimlerin çalışmaları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerin verimli geçtiğini belirten Ünlüce, “Yerel yönetimlerimizin çalışmaları, kentlerimizin ihtiyaçları ve demokrasi kültürünün güçlendirilmesine yönelik başlıklar üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı. Ankara’daki temaslarıyla hem ulusal hem de uluslararası düzeyde iş birliği mesajı veren Başkan Ünlüce, Eskişehir’in yerel yönetim vizyonunu güçlü diyalog ve ortak akıl anlayışıyla sürdürmeye devam edeceklerini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.