SON DAKİKA
Hava Durumu

#İş Birliği

Porsuk Haber Ajansı - İş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bilecik Belediyesi Hizmet Filosu Güçleniyor Haber

Bilecik Belediyesi Hizmet Filosu Güçleniyor

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından hibe edilen kazıcı ve yükleyici kepçeyi düzenlenen törenle teslim aldı. Bilecik’in hizmet filosuna katılan yeni araç, şehrin altyapı ve fen işleri çalışmalarına güç katacak. ​TBB’den Bilecik Belediyesi’ne Büyük Destek ​Türkiye Belediyeler Birliği tarafından üye belediyelerin araç envanterini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen araç teslim töreni, geniş bir katılımla yapıldı. TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in de yer aldığı programda, Bilecik Belediyesi’ne hibe edilen yeni iş makinesinin anahtarı Başkan Melek Mızrak Subaşı’na takdim edildi. ​Başkan Subaşı: "Hizmet Filomuza Yeni Bir Güç Kattık" ​Teslim töreninin ardından açıklamalarda bulunan Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, yeni aracın Bilecik halkına hayırlı olmasını diledi. Hizmet kalitesini artırmak için araç filosunu modernize etmeye devam ettiklerini belirten Subaşı, şunları söyledi: ​“Türkiye Belediyeler Birliği tarafından belediyemize hibe edilen kazıcı-yükleyici kepçeyi hizmet filomuza kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kentimize güç katacak bu önemli katkının Bilecik’imize hayırlı olmasını diliyorum. Bu kıymetli desteğin hayata geçmesinde emeği olan TBB Başkan Vekilimiz ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer’e gönülden teşekkür ediyorum.” ​Belediye Başkanları Arasında Stratejik İş Birliği ​Tören sadece araç teslimiyle sınırlı kalmadı. Başkan Melek Mızrak Subaşı, program kapsamında diğer belediye başkanlarıyla da bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundu. Bilecik için planlanan yeni projeler ve hizmetler üzerine değerlendirmeler yaptıklarını belirten Subaşı, yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Odunpazarı Belediyesi Tekstil Atölyesi Artık Dijitalde Haber

Odunpazarı Belediyesi Tekstil Atölyesi Artık Dijitalde

Odunpazarı Belediyesi, üretim odaklı sosyal belediyecilik anlayışını bir adım daha ileri taşıyarak kadın emeğini Türkiye geneline ulaştıracak önemli bir projeyi hayata geçirdi. Belediyenin vizyon projelerinden biri olan Odunpazarı Tekstil Atölyesi, artık dijital dünyada da hizmet veriyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki belediye ve kamu kurumlarına ulaşmayı hedefleyen resmi web sitesi www.odunpazaritekstil.com.tr yayına açıldı. BELEDİYELER VE KURUMLAR İÇİN GÜÇLÜ BİR ÇÖZÜM ORTAĞI Odunpazarı Tekstil Atölyesi, yalnızca bir üretim alanı olmanın ötesinde, kamu kurumlarının ihtiyaçlarına profesyonel çözümler sunan güçlü bir hizmet birimi olarak faaliyet gösteriyor. Modern üretim altyapısı ve deneyimli kadrosu ile dikkat çeken atölye, belediyelerin ve çeşitli kurumların ihtiyaç duyduğu tekstil ürünlerini yüksek kalite standartlarında hazırlıyor. Teknik şartnamelere uygunluk, dayanıklılık ve kullanım konforu gözetilerek üretilen iş kıyafetleri ve personel üniformaları, titiz bir üretim sürecinden geçerek kullanıma sunuluyor. Bu yönüyle atölye, güvenilir ve sürdürülebilir bir çözüm ortağı olarak öne çıkıyor. GENİŞ ÜRÜN YELPAZESİYLE TEK NOKTADAN HİZMET Yayına alınan web sitesi ile birlikte Odunpazarı Tekstil Atölyesi’nin üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği Türkiye genelinde daha erişilebilir hale geldi. Artık kurumlar, ihtiyaç duydukları ürünlere hızlı ve pratik bir şekilde ulaşabiliyor; sipariş süreçlerini doğrudan dijital ortam üzerinden başlatabiliyor. Atölyede üretilen iş kıyafetleri ve personel üniformaları, teknik gereklilikleri karşılayan yapılarıyla öne çıkarken; sosyal belediyecilik kapsamında hazırlanan yardım paketleri ve “Hoş Geldin Bebek” setleri de önemli bir yer tutuyor. Bununla birlikte kurumsal kimliği yansıtan çanta, önlük ve benzeri promosyon ürünleri ile şapka ve çeşitli tekstil aksesuarları da üretim yelpazesinin önemli parçaları arasında bulunuyor. Tüm bu çeşitlilik, Odunpazarı Belediyesi’nin üretimde ulaştığı kapasiteyi ve kurumsal gücünü açıkça ortaya koyuyor. KADIN EMEĞİYLE YÜKSELEN BİR MARKA Odunpazarı Tekstil Atölyesi’nin temelini, üretimin her aşamasında aktif rol alan kadın emeği oluşturuyor. Odunpazarı Belediyesi bünyesinde istihdam edilen kadınlar, bilgi ve becerilerini üretime dönüştürerek yalnızca ekonomik katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda güçlü bir dayanışma örneği sergiliyor. “Türkiye’nin Kadın Markası” vizyonuyla hareket eden atölyede üretilen her ürün, emeğin, özenin ve ustalığın izlerini taşıyor. Bugün bu atölyede dikilen üniformalar, Türkiye’nin dört bir yanındaki kamu çalışanları tarafından kullanılırken; kadın emeği de ülke genelinde görünürlük kazanıyor. YERELDEN ULUSALA GÜÇLÜ BİR ADIM Web sitesinin hizmete açılmasıyla birlikte Odunpazarı Belediyesi, üretim gücünü daha geniş kitlelere ulaştırarak ulusal ölçekte etkin bir çözüm ortağı olma yolunda önemli bir eşik daha aştı. Dijitalleşme hamlesi sayesinde hem üretim süreçleri daha şeffaf ve erişilebilir hale geldi hem de kurumlar arası iş birliği olanakları güçlendi. Odunpazarı Belediyesi, bu proje ile yalnızca üretim yapan bir yerel yönetim olmanın ötesine geçiyor; kadın istihdamını destekleyen, yerel kalkınmayı güçlendiren ve sosyal dayanışmayı büyüten örnek bir modeli Türkiye’ye kazandırıyor. Kadın emeğiyle şekillenen bu üretim gücü, Odunpazarı’ndan tüm ülkeye uzanan güçlü bir başarı hikâyesi olarak dikkat çekiyor.

Anadolu Üniversitesi, Down Sendromu Farkındalık Günü’nde Eğitime Dikkat Çekti Haber

Anadolu Üniversitesi, Down Sendromu Farkındalık Günü’nde Eğitime Dikkat Çekti

21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, toplumda farkındalık yaratmak ve özel gereksinimli bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir gün olarak kabul ediliyor. Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanındaki akademik birikimi, kapsayıcı öğretmen yetiştirme politikaları ve topluma yönelik projeleri ile bu alanda öncü bir rol üstleniyor. Eğitim Fakültesi, öğretmen adaylarını kapsayıcı eğitim anlayışıyla yetiştirirken, Down sendromlu bireylerin toplumsal yaşama etkin katılımını destekleyen projeler geliştirmeye devam ediyor. Bu özel gün kapsamında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken; özel eğitim, kapsayıcı öğretmen yetiştirme ve Down sendromlu bireylerin eğitimine yönelik yürütülen çalışmaları anlattı. “Üniversitede gerçekleştirilen çalışmalar kuramsal bilgi üretmekle kalmayıp, uygulamaya dönük çözümler geliştirmeye odaklanıyor” Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanında önemli akademik çalışmalara sahip bir kurum. Üniversitenin bu alandaki akademik birikimini ve yürütülen çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Anadolu Üniversitesi, özel eğitim alanında Türkiye’de öncü kurumlardan biri olarak güçlü ve köklü bir akademik birikime sahip. Uzun yıllara dayanan araştırma geleneği, nitelikli akademik kadrosu ve ulusal–uluslararası düzeyde yürütülen projeleriyle bu alanda önemli bir referans noktası oluşturuyor. Üniversitede gerçekleştirilen çalışmalar yalnızca kuramsal bilgi üretmekle kalmayıp, aynı zamanda uygulamaya dönük çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Bu yönüyle Anadolu Üniversitesi’nin özel eğitim alanındaki katkıları, hem bilimsel literatüre hem de eğitim uygulamalarına doğrudan yansıyor. “Öğretmen adaylarının saha deneyimi kazanmalarını sağlayan uygulama temelli eğitim süreçleri önemli bir yer tutuyor” Eğitim Fakültesi bünyesinde özel gereksinimli bireylerin eğitimine yönelik yürütülen araştırmalar, projeler veya uygulamalar hakkında bilgi verebilir misiniz? Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde özel gereksinimli bireylerin eğitimine yönelik çok boyutlu çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmalar arasında erken müdahale programları, bireyselleştirilmiş öğretim uygulamaları, aile eğitim programları ve teknoloji destekli öğretim projeleri yer alıyor. Ayrıca öğretmen adaylarının saha deneyimi kazanmalarını sağlayan uygulama temelli eğitim süreçleri de önemli bir yer tutuyor. Bu projeler, bilimsel bilgi ile uygulamayı bütünleştirerek özel gereksinimli bireylerin eğitim kalitesini artırmayı hedefliyor. “Özel gereksinimli bireylerin özelliklerini tanıma, kapsayıcı sınıf ortamları oluşturma, farklılaştırılmış öğretim stratejileri geliştirme ve eğitimde eşitlik ilkesini uygulama konularında donanım kazanıyor” Anadolu Üniversitesi’nin öğretmen adaylarını kapsayıcı eğitim anlayışıyla yetiştirme konusunda nasıl bir yaklaşımı bulunuyor? Anadolu Üniversitesi’nde öğretmen yetiştirme sürecinde kapsayıcı eğitim temel bir yaklaşım olarak benimseniyor. Öğretmen adayları, farklı gelişim özelliklerine sahip öğrencilerin ihtiyaçlarını anlayabilecek ve bu ihtiyaçlara uygun öğretim stratejileri geliştirebilecek şekilde yetiştiriliyor. Bu süreçte teorik derslerin yanı sıra uygulama ağırlıklı eğitimler, okul deneyimleri ve saha çalışmaları önemli bir yer tutuyor. Böylece öğretmen adaylarının mezun olduklarında kapsayıcı ve eşitlikçi öğrenme ortamları oluşturabilecek yeterliklere sahip olmaları hedefleniyor. Anadolu Üniversitesi’nde öğretmen yetiştirme politikalarının kapsayıcı eğitim anlayışını esas aldığının en önemli kanıtı, tüm öğretmenlik programlarında zorunlu olarak yer alan “ÖMB221 Kapsayıcı Eğitim ve Özel Gereksinimli Bireyler” dersidir. Bu ders öğretmen adaylarının bu alandaki bilgi ve farkındalıklarını geliştirmede önemli bir rol oynuyor. Ders kapsamında öğretmen adayları; özel gereksinimli bireylerin özelliklerini tanıma, kapsayıcı sınıf ortamları oluşturma, farklılaştırılmış öğretim stratejileri geliştirme ve eğitimde eşitlik ilkesini uygulama konularında donanım kazanıyor. Bunun yanı sıra teorik bilgilerin uygulama ile desteklendiği süreçler, öğretmen adaylarının gerçek sınıf ortamlarına daha hazırlıklı olmalarını sağlıyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde Anadolu Üniversitesi, öğretmen adaylarını yalnızca akademik açıdan değil, aynı zamanda kapsayıcı ve duyarlı bir eğitim anlayışıyla yetiştirmeyi hedefliyor. “Üniversiteler, bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra toplumsal dönüşümün de önemli aktörleri arasında yer alıyor” Üniversitelerin özel eğitim alanındaki bilimsel üretimi, toplumda farkındalık oluşturma ve eğitim politikalarına katkı sağlama açısından nasıl bir rol oynuyor? Üniversiteler, özel eğitim alanında ürettikleri bilimsel bilgi aracılığıyla hem toplumsal farkındalığın artmasına hem de eğitim politikalarının şekillenmesine önemli katkılar sunuyor. Araştırmalar yoluyla elde edilen bulgular, karar vericilere veri temelli öneriler sunarken, aynı zamanda toplumun özel gereksinimli bireylere yönelik bakış açısını da dönüştürüyor. Bu bağlamda üniversiteler, bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra toplumsal dönüşümün de önemli aktörleri arasında yer alıyor. “Programın ebeveynlerin çocuklarıyla olan etkileşimlerini güçlendirmeyi ebeveynlere kendi doğal ortamlarında ortaya çıkan fırsatları anlamlı öğrenme fırsatlarına dönüştürmeye yardımcı olmayı amaçlıyor” Down sendromlu bireylerin eğitimine yönelik olarak üniversite–toplum iş birliği kapsamında yürütülen ya da planlanan çalışmalar bulunuyor mu? Üniversite–toplum iş birliği kapsamında Down sendromlu bireylerin eğitsel desteklenmesine yönelik önemli çalışmalar bulunuyor. Bu bağlamda, Sabancı Vakfı Hibe programları desteğiyle, Down Sendromu Derneği ve Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Zihin Engellilerin Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı ve öğretim görevlilerinin iş birliğiyle gerçekleştirilen “Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum” projesi, Down sendromlu bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını, bağımsızlık becerilerinin gelişimini ve istihdam odaklı destek süreçlerini güçlendirmesi bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Bunun yanı sıra, ben ve Doç. Dr. Gözde Tomris tarafından hazırlanmış ve tüm içeriğinin Down Türkiye’ye hibe edildiği “DÖDEM (Doğal Öğretime Dayalı Erken Müdahale) Programı” da aile temelli erken müdahale yaklaşımı açısından oldukça değerli bir örnek. DÖDEM, çocuğu Down sendromlu olan ebeveynlere yönelik hazırlanmış, aile merkezli ya da aile uygulamalı bir erken müdahale programı sunuyor. Programın temel amacı; ebeveynlerin çocuklarıyla olan etkileşimlerini güçlendirmek, ebeveynlere kendi doğal ortamlarında ortaya çıkan fırsatları anlamlı öğrenme fırsatlarına dönüştürmeye yardımcı olacak strateji ve teknikleri öğretmek ve bu yolla çocukların gelişimlerini desteklemek. Bu tür örnekler, üniversitelerin bilimsel uzmanlığını toplumsal gereksinimlerle bir araya getirerek Down sendromlu bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesine doğrudan katkı sunuyor. “Bu özel gün, toplumun farklı kesimlerinde farkındalık oluşturmak ve Down sendromlu bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunuyor” 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’nün eğitim alanında farkındalık oluşturma açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz? 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, eğitimde kapsayıcılık ve eşitlik ilkelerinin vurgulanması açısından son derece önemli bir gün. Bu özel gün, toplumun farklı kesimlerinde farkındalık oluşturmak, önyargıları azaltmak ve Down sendromlu bireylerin eğitim haklarına dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda eğitim kurumlarının bu konudaki sorumluluklarını yeniden değerlendirmelerine de katkı sağlıyor. “Öğretmenlerin kapsayıcı eğitim konusunda bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi gerekiyor” Down sendromlu bireylerin eğitim süreçlerine etkin katılımı için okullarda ve öğretmen eğitiminde hangi yaklaşımlar ön plana çıkmalı? Down sendromlu bireylerin eğitim süreçlerine etkin katılımı için bireyselleştirilmiş eğitim programları, farklılaştırılmış öğretim yöntemleri ve destekleyici öğrenme ortamları büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra öğretmenlerin kapsayıcı eğitim konusunda bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Öğretmen eğitiminde uygulama temelli yaklaşımların artırılması ve sürekli mesleki gelişim olanaklarının sunulması, bu sürecin başarısı açısından kritik bir rol oynuyor. “Medya, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde yürütülecek projeler, farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor” Toplumda Down sendromlu bireylere yönelik farkındalığın artırılması için üniversiteler ve eğitim kurumları sizce hangi sorumlulukları üstlenmeli? Üniversiteler ve eğitim kurumları, Down sendromlu bireylere yönelik farkındalığın artırılmasında aktif rol üstleniyor. Bu kapsamda bilimsel araştırmaların yaygınlaştırılması, topluma yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılması ve kapsayıcı eğitim uygulamalarının desteklenmesi önem taşıyor. Ayrıca medya, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde yürütülecek projeler, farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Kaynak: AnaHaber

Beylikova Mezbahası Tekrar Hizmete Açılıyor Haber

Beylikova Mezbahası Tekrar Hizmete Açılıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Beylikova Belediyesi iş birliğinde, Beylikova Mezbahası’nın yeniden hizmete kazandırılması için yenileme çalışmaları başladı. Uzun yıllardır atıl durumda bulunan tesis, yapılacak çalışmaların ardından modern, hijyenik ve günün standartlarına uygun şekilde yeniden faaliyete geçirilecek. Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında gerekli şartları karşılamadığı gerekçesiyle 2014 yılında kapatılan ve yaklaşık 12 yıldır kapalı bulunan Beylikova Mezbahası, başlatılan çalışmalarla birlikte yeniden ilçeye ve bölgeye kazandırılıyor. Yenileme süreci kapsamında tesisin teknik altyapısı güçlendirilirken, hijyen ve gıda güvenliği standartlarına uygun hale getirilmesi hedefleniyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Karabacak, mezbahanın yeniden açılmasının bölge hayvancılığı ve üreticiler açısından önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirtti. Karabacak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Uzun yıllardır kapalı olan Beylikova Mezbahası’nı yeniden hizmete kazandırmak için çalışmalarımıza başladık. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile yürüttüğümüz iş birliği sayesinde tesisimizi modern ve sağlıklı koşullara uygun hale getirerek en kısa sürede faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz. Yenilenen mezbahamız yalnızca Beylikova’ya değil, civar ilçelere ve Eskişehir şehir merkezine de hizmet verecek önemli bir tesis olacak.” Yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından Beylikova Mezbahası, Eskişehir’de uzun yıllar sonra yeniden hizmete giren ilk kamu mezbahası olma özelliğini taşıyacak. Modern altyapısı ve hijyen standartlarıyla hizmet verecek tesisin, hem üreticilere kolaylık sağlaması hem de güvenli gıda üretimine katkı sunması bekleniyor. Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, projeye verdikleri büyük destekten dolayı başta Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ayşe Ünlüce olmak üzere Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine teşekkür ederek çalışmaların en kısa sürede tamamlanacağını ve tesisin yeniden hizmete açılacağını ifade etti.

ETO Girişimcilik Akademisi Yapılan Toplantıyla Başladı Haber

ETO Girişimcilik Akademisi Yapılan Toplantıyla Başladı

ETO, iş fikri olan üniversiteli gençlerin projelerini hayata geçirmek, yeni markalar yaratmak ve girişimciliğe destek olmak amacıyla başlattığı Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ’nün kulüp başkanlarına tanıttı. Eskişehir Ticaret Odası (ETO) şehrin geleceğine değer katacak bir projeye daha başladı. ETO, üniversitelerde öğrenim gören gençlerin iş fikirlerini gerçeğe dönüştürmek, şehre yeni markalar kazandırmak ve girişimciliği cesaretlendirmek amacıyla başlattığı Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini tanıttı. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi öğrencilerinin dahil olacağı projenin ön bilgilendirme toplantısı ETO Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ öğrenci kulübü başkanlarının, TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak ve ETO meclis üyelerinin katıldığı toplantıda, projenin detaylarını anlatan sunum ve film gösterimi de gerçekleştirildi. Üniversiteli gençler proje ile hayallerine kavuşacak Tanıtım toplantısında konuşan Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Emre Demir, Eskişehir’in en büyük zenginliğinin nitelikli yetişmiş gençleri olduğunu belirterek, geleceğin şirketlerini ortaya çıkarmak, iş fikri olan gençleri şirket hayallerine kavuşturmak ve şehre yeni markalar kazandırmak için Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi projesini başlattıklarını kaydetti. Eskişehir’deki üniversitelerde öğrenim gören ve iş fikri olan gençlerin Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvuru yapacağını belirten Demir, bu kapsamda başvuru yapan tüm gençlere girişimcilik eğitimi verileceğini kaydetti. İlk üçe girenlere sermaye, ofis ve mentorluk desteği Girişimcilik akademisi için iş fikriyle seçilen gençlere eğitim verileceğini belirten ETO Yönetim Kurulu Üyesi Emre Demir, tüm bu aşamaların ardından yapılacak değerlendirmede ilk üçe giren gençlere para ödülü, ofis imkanı, mentörlük eğitimi sağlanacağını kaydetti. Birinci olan projeye 400 bin TL, ikinci olan projeye 250 bin TL, üçüncüye ise 150 bin TL sermaye sağlanacağını ve ETO hizmet binasında bir yıl boyunca ofis hizmeti verileceğini belirten Demir, ayrıca gençlerin şirketlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için mentörlük ve danışmanlık desteği de verileceğini kaydetti. Üniversite yönetimlerine iş birliği teşekkürü İş fikri olan Eskişehir’deki tüm üniversite öğrencilerinin Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvuru yapmasını beklediklerini belirten Demir, Eskişehir’e yeni markalar kazandırmak, gençleri iş hayatına hazırlamak ve girişimci gençleri motive etmek için her türlü alt yapı ve desteği Eskişehir Ticaret Odası’nın sağlayacağını kaydetti. Demir ayrıca projeye destek veren Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi yönetimlerine iş birliği için teşekkür etti. Toplantının ardından soru ve cevap kısmına geçilerek, öğrenci kulübü başkanlarına detaylı olarak bilgi verildi. Başvurular 10 Nisan’da sona erecek Kampüsten Ticarete Eskişehir Ticaret Odası Girişimcilik Akademisi’ne başvurular, 10 Nisan 2026 tarihine kadar https://forms.gle/4Gs6ELYktDhjd2cP6 adresinden yapılabilecek. Başvurular neticesinde projesi seçilen adaylara eğitim verilecek. Eğitim ve fizibilite sürecinin ardından, eğitimini tamamlayan girişimci adayları iş planlarını sunacak. Eylül 2026’da gerçekleştirilecek büyük final ve ödül töreni ile ilk üçe giren adaylar belirlenecek.

Milletvekili Hatipoğlu'ndan Anlamlı Yatırım Haber

Milletvekili Hatipoğlu'ndan Anlamlı Yatırım

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, doğup büyüdüğü topraklara olan vefasını ve toplumsal sorumluluk bilincini çok kıymetli bir projeyle somutlaştırıyor. Hatipoğlu, devletin şefkat eli altındaki, bakıma muhtaç kız çocuklarının daha huzurlu ve modern şartlarda yetişebilmesi adına Eskişehir’e 100 yatak kapasiteli "Kız Çocuk Evleri Sitesi" kazandırıyor. Projenin hayata geçirilmesi amacıyla, Milletvekili Hatipoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile bir araya gelerek, tamamen kendi imkanlarıyla inşa edip teslim edeceği kız çocuk yurdu için iş birliği protokolünü imzaladı. "En Büyük Yatırım, Yarınlarımızın Teminatı Olan Evlatlarımıza Yapılandır" Protokol töreninde, projenin ardındaki temel motivasyonu ve duyduğu heyecanı paylaşan Hatipoğlu, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Milletimizin ve devletimizin bekası için yapılabilecek en kıymetli yatırımın, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımıza yapılan yatırım olduğuna her zaman tüm kalbimle inandım. Bu sarsılmaz inancım doğrultusunda; göz bebeğim memleketim Eskişehir'de, devletimizin şefkatli kanatları altındaki kız çocuklarımız için standartları en üst seviyede tutulmuş, sıcak bir yuva inşa etme kararı aldım. 100 yatak kapasiteli olarak planladığımız yurdumuzu her detayıyla tamamlayıp, tamamen hazır bir şekilde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza devredeceğiz. Evlatlarımız için sadece bir bina değil, her anlamda çağın ötesinde, huzur dolu bir yaşam alanı hayal ediyoruz. Tek gayem ve en büyük ümidim; bu yuvada yetişen bakıma muhtaç kızlarımızın vatanına, milletine ve değerlerine bağlı, hayırlı birer birey olarak toplumda yerlerini almalarıdır. Canım Eskişehir'im; çocukların sevgiyle büyümesi, başarıyla okuması ve güvenle yaşaması için çok özel, çok güzel bir memlekettir. Bu anlamlı süreçteki tüm destekleri için Sayın Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş Hanımefendi'ye ve Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüze en içten şükranlarımı sunuyorum." Bir Vefa Nişanesi: "Aynur Hatipoğlu Kız Çocuk Evleri" Hatipoğlu, bu yatırımın kendisi için sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil, aynı zamanda bir vefa borcu olduğunu belirtti. Yurdun ismine dair soruya ise şu cevabı verdi: "İnşallah bu yuvamız, hayatımın en değerli varlığı olan canım anneciğim Aynur Hatipoğlu'nun ismini taşıyacak. Onun adının bu şefkat çatısı altında yaşaması ve evlatlarımıza yuva olması benim için tarif edilemez bir onurdur."

Avrupa ve Türkiye'den Belediye Başkanları Dayanışma ve Demokrasi Mesajı Verdi Haber

Avrupa ve Türkiye'den Belediye Başkanları Dayanışma ve Demokrasi Mesajı Verdi

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili Vahap Seçer ile TBB Encümen üyeleri, Avrupa Şehirler Birliği (Eurocities) ve B40 Balkan Şehirleri Ağı temsilcisi belediyelerin başkan ve yöneticileri ile bir araya geldi. Görüşmede, uluslararası iş birliği ve dayanışma vurgusu yapılırken TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının tutukluluk süreçlerine ilişkin görüş ve değerlendirmeler yapıldı. Eurocities ve B40 Balkan Şehirleri Ağı temsilcisi belediyelerin başkan ve yöneticileri, TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Birlik Encümen üyelerini ziyaret etti. Konuk heyette, B40 Ağı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević, Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli, Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ve Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü José Francisco Herrera Antonaya yer aldı. Ziyarette, TBB Başkan Vekili Vahap Seçer’in yanı sıra, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi hazır bulundu. Seçer: “Türkiye köklü geçmişi ile güçlü bir ülke” TBB Başkanvekili Vahap Seçer konuşmasında, konuk heyetle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, ziyaretin önemli bir boyutunun Türkiye’de demokrasiye ilişkin değerlendirmeler olduğunu hatırlattı. Tutuklu bulunan belediye başkanları, bürokratlar, siyasetçiler ve ülke sorunlarına katkı sunabilecek aydınların cezaevinde olmasının düşündürücü olduğunu belirten Seçer, Avrupa demokrasilerinin tarihsel süreç bakımından daha deneyimli olabileceğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin ise görece daha genç bir demokrasi tecrübesine sahip olduğunu belirtti. Seçer, Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu, köklü geçmişi ve güçlü devlet geleneğiyle büyük ve mükemmel bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) giriş sürecinin uzun ve zaman zaman yıpratıcı bir hal aldığını ifade eden Seçer, “Avrupa’nın bazı talepleri olsa da biz, tek taraflı düşünmüyoruz. Her iki tarafın da bakış açısı incelenmeli. Bize karşı AB’nin samimiyetsiz olduğuna dair düşüncelerimiz de var. Biz elbette AB sürecini bir ‘medeniyet projesi’ olarak gördük ama bugün geldiğimiz noktada süreç, çeyrek asırdan fazladır ülkeyi yöneten siyasi iktidar ile AB görüşlerinin örtüşmemesi ya da verimli bir çalışma sürecinin yaşanmamasından dolayı kesintiye uğradı. Umut ediyorum yaralar tekrar sarılır, iyileşir, tahribatlar ortadan kalkar ve böylece süreci de başlatabiliriz.” dedi. Seçer ayrıca, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi ve sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesi temennisinde bulundu. Seçer: “Başkanlarımız tutuksuz yargılansın istiyoruz” Tutuklu belediye başkanları konusunda da Başkan Seçer şu ifadeleri kullandı: “Belediye başkanlarımızın yargılanmasına karşı değiliz; ancak evrensel hukuk ilkeleri gereği tutuksuz yargılama esastır. Milyonlarca yurttaşın oyuyla seçilmiş başta Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere; Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve diğer belediye başkanlarımız tutuklandı. İstanbul, Antalya ve Adana gibi büyükşehirlerin belediye başkanları yalnızca birer siyasi figür değil, aynı zamanda halkın iradesinin temsilcileridir. Bu nedenle yürütülen süreçlerin hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde, adalet ve hakkaniyet duygusunu güçlendirecek şekilde yürütülmesi hepimiz için büyük önem taşımaktadır. Hem ülkeler düzeyinde hem de kurumsal düzeyde bu demokratik hukuk mücadelesine destek olmanızı bekliyoruz. Dayanışmanın, özellikle böylesi dönemlerde, büyük bir anlamı ve değeri vardır.” Türkiye’de daha güçlü bir hukuk devleti ve demokrasinin kurum ve kurallarıyla işlerlik kazandığı bir yaşam talebinin olduğunu anlatan Seçer, insanların inancı, etnik kökeni ya da düşünceleri nedeniyle farklı kategorilerde değerlendirilmediği bir düzenin herkesin ortak arzusu olduğunu ifade etti. Seçer: “Eurocities ile ilişkileri güçlendireceğiz” Yerel yönetimlerin yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde benzer küresel sorunlarla karşı karşıya olduğuna da dikkati çeken Seçer, TBB ile Eurocities arasında yeni başlayan ilişkileri geliştirerek sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti. İklim değişikliği, atık yönetimi, kuraklık ve doğal afetler gibi meselelerin tüm insanlığı etkilediğini belirten Seçer, bu sorunların çözümü için şehirler arasında güçlü ağların kurulması, deneyim paylaşımının artırılması ve daha etkin iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Seçer, önümüzdeki dönemde şehirlerin yararına olacak kıymetli çalışmalara birlikte imza atma temennisini de dile getirdi. Solberg: “Türkiye’de demokrasiyi desteklemek üzere bulunuyoruz” Başkan Seçer’den sonra söz alan Oslo Belediye Başkanı Eirik Lae Solberg, Türkiye ile Avrupa şehirleri arasındaki ortak değerlere ve demokrasi vurgusuna dikkat çekti. İstanbul’da ve Ankara’da temaslarda bulunduklarını ifade eden Solberg, “Türkiye’de demokrasiyi desteklemek üzere bulunuyoruz. Sayın Ekrem İmamoğlu için buradayız.” dedi. Tomašević: “Tutuklamalar endişe verici” B40 Balkan Şehirleri Ağı Başkanı ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević, Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin endişeler taşıdıklarını ifade etti. Bazı belediye başkanlarının tutuklanmasına ilişkin konuşan Tomašević, yerel liderlerin karşı karşıya kaldığı durumların genel anlamda demokrasi açısından bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Sobczak: “Amacımız daha iyi hizmet sunulmasını sağlamak” Eurocities Genel Sekreteri André Sobczak, Eurocities ağı olarak amaçlarının belediye başkanlarını güçlendirmek ve mevcut kaynakları harekete geçirerek vatandaşlara daha iyi hizmet sunulmasına katkı sağlamak olduğunu dile getirdi. Avrupa genelinde belediye başkanlarının bazı ülkelerde yetki ve kaynak bakımından sınırlandırılabildiğine işaret eden Sobczak, yerel yöneticilerin çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalabildiğini anımsattı. Sobczak, tüm bu koşullara rağmen çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Ghinelli: “Dayanışmamızı göstermek istiyoruz” Arezzo Belediye Başkanı Alessandro Ghinelli de tüm farklılıklara rağmen demokrasi için bir araya geldiklerini dile getirdi. Dayanışma göstermek istediklerini belirten Ghinelli, TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutukluluğuna dikkati çekerek, bu tür dönemlerde gönüllü bir tepki ortaya koymak amacıyla burada bulunduklarını ifade etti. Romero: “İmamoğlu için buradayız” Paris Belediye Başkan Yardımcısı Jean-Luc Romero ise tutuklu olan TBB ve İBB Başkanı İmamoğlu’nu desteklemekten büyük bir onur duyduğunu ifade etti. Antonaya: “Yerel idarelerde bulunan kişilerin haklarının korunması önemli” Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Direktörü José Francisco Herrera Antonaya ise başkanların tutuklanmasının ailelerini ve çocuklarını da etkilediğini ve yerel idarelerde görev yapan kişilerin haklarının korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Belediye başkanları Türkiye’de hukukun üstünlüğüne dikkati çekti TBB heyetinde yer alan belediye başkanları değerlendirmelerinde; Türkiye’de yerel demokrasinin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumların korunması konularına dikkati çekti. Heyet, son dönemlerde yaşanan uygulamaların halkın demokrasiye katılımını zedelediğini anlattı. Belediye başkanları, yerelde demokrasiyi güçlendirecek somut adımların ve iş birliklerinin daha güçlü ve net biçimde ortaya konmasının önemine değinirken, Türkiye’de özellikle muhalif belediye başkanlarının uzun tutukluluk süreçleriyle karşı karşıya kalmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Tutuklu yargılamanın hukuki karşılığının bulunmadığı ve adalet sağlanamadığında, ülkedeki diğer sorunların da çözülemeyeceğini ifade eden Başkanlar, dünyada da bir dönüşüm süreci yaşandığını hatırlattı. Savaşların artışı, teknolojik kırılmalar ve iklim krizinin yoğunlaşmasının ortak politikalar geliştirme ihtiyacını doğurduğunu belirten bazı belediye başkanları, sorunların çözümünde yerel ve uluslararası dayanışmanın önemine işaret etti. Başkanlar, özellikle muhalefet belediye başkanlarının haksız tutuklanmaları ve siyasi baskılara maruz kaldığını dile getirirken, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının tutuklu olmasının, milyonlarca vatandaşın iradesinin fiilen engellenmesi anlamına geldiğini kaydetti. Temel insan haklarına bağlı ortak değerlerin hem Türkiye hem de Avrupa’da eşit biçimde uygulanmasının ve ortak çabayla desteklenmesinin önemine dikkati çeken belediye başkanları, yerel demokrasiyi güçlendirmek ve tutuksuz yargılanma ilkelerinin uygulanmasını sağlamak için gerekli adımların atılmaya devam edileceğini vurguladı.

Odunpazarı Kaymakamı Ulu'dan Başkan Küpeli'ye Ziyaret Haber

Odunpazarı Kaymakamı Ulu'dan Başkan Küpeli'ye Ziyaret

Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, kurum müdürleri ile birlikte Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilen Başkan Küpeli’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarette iş birliği ve dayanışma vurgusu ön plana çıkarken, kamu kurumları ile sanayi arasındaki güçlü koordinasyonun yeni dönemde artarak devam edeceği mesajı verildi. Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin Olağan Genel Kurulu’nun ardından yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Nadir Küpeli’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarete; İlçe Jandarma Komutanı Salim Acar Karaman, İlçe Emniyet Müdürü Enver Kalay, İlçe Nüfus Müdürü Şakir Keser, İlçe Sağlık Müdürü Alparslan Temen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Sertsöz, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Bilal Tosun, İlçe Tapu Müdürü Engin Tolgay ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü İhsan Garipoğlu da yer aldı. Gerçekleşen ziyarette, Eskişehir OSB’nin bölge sanayisine sunduğu katkılar, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler ve kurumlar arası iş birliğinin önemi ele alındı. Kaymakam Ömer Ulu ve beraberindeki kurum müdürleri, Başkan Küpeli’yi yeniden seçilmesi dolayısıyla tebrik ederek yeni dönemin hem Eskişehir OSB hem de kent ekonomisi için hayırlı olmasını temenni etti. Kaymakam Ulu, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin yalnızca üretim ve istihdam açısından değil, şehrin sosyal ve ekonomik gelişimi bakımından da önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Ulu, kamu kurumları ile Eskişehir OSB arasında kurulan güçlü koordinasyonun bölgeye değer kattığını belirterek, yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Nadir Küpeli’ye yeni dönemde başarılar diledi. Güçlü koordinasyon devam edecek Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli ise nazik ziyaretleri ve iyi dilekleri dolayısıyla Kaymakam Ulu ve kurum müdürlerine teşekkür etti. Küpeli, bugüne kadar Odunpazarı Kaymakamlığı ve ilçe kurumlarıyla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalıştıklarını belirterek, “Sanayimizin gelişimi, üretimin artması ve istihdamın güçlenmesi adına kamu kurumlarımızla kurduğumuz uyumlu iş birliği büyük önem taşıyor. Yeni dönemde de aynı anlayışla, hatta daha da güçlenerek çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve iyi niyet temennileriyle sona erdi.

ÇİDEM İçin İmzalar Atıldı Haber

ÇİDEM İçin İmzalar Atıldı

2026 Eskişehir Yılı vizyon projeleri kapsamında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Seyitgazi Belediyesi arasında kırsal kalkınmaya güç katacak önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Protokol ile birlikte Seyitgazi ilçesinde Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi (ÇİDEM) kurulacak. Eskişehir’in bereketli topraklarını bilgi ve teknolojiyle buluşturmayı hedefleyen protokol, kentin tarımsal potansiyelini daha da ileriye taşımayı amaçlıyor. İmzaları, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe attı. Atılan imzalarla birlikte, üreticinin yanında duran, sürdürülebilir ve yenilikçi bir kalkınma modeli için güçlü bir adım atılmış oldu. Protokol kapsamında; Eskişehir merkez ve ilçelerinde yaşayan vatandaşların modern ve yenilikçi tarım uygulamaları konusunda bilinçlendirilmesi, uygulamalı eğitim faaliyetleriyle bilgi ve teknolojinin doğrudan sahaya aktarılması hedefleniyor. Sürdürülebilir kırsal kalkınma anlayışı doğrultusunda çiftçilerin üretim kapasitelerinin artırılması, tarımsal verimliliğin yükseltilmesi ve katma değeri yüksek üretim modellerinin yaygınlaştırılması için kapsamlı çalışmalar yürütülecek. Bu vizyon doğrultusunda Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi (ÇİDEM) kurulacak. ÇİDEM; yalnızca bir eğitim alanı değil, aynı zamanda üretim, uygulama ve paylaşım merkezi olacak. Tarımsal üretimden kırsal turizme kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterecek merkez, çiftçilere yeni nesil tarım tekniklerini uygulamalı olarak öğrenme imkânı sunacak. Proje, Seyitgazi ilçesi Taşlık Mahallesi’nde hayata geçirilen “Taşlık Çiftlikköy Projesi” kapsamında yürütülecek. Doğayla uyumlu üretim anlayışıyla şekillenecek bu model, bölge çiftçisine rehber olurken Eskişehir’in kırsal kalkınma vizyonuna da örnek bir katkı sağlayacak. Protokolün imza töreninde konuşan Başkan Ayşe Ünlüce, “ÇİDEM’deki uygulamalı eğitimlerle üretim kapasitesini artırmayı, teknolojiye dayalı sürdürülebilir kırsal kalkınmayı birlikte büyütmeyi hedefliyoruz. Tarım projelerini önemsiyoruz; çünkü biliyoruz ki güçlü bir kırsal yapı, güçlü bir Eskişehir demektir. Burası Eskişehir'in özellikle çiftçilik alanında, tarım alanında eğitim verdiği, aynı zamanda turizmle ve kültürle de birleştirdiği ve bir taraftan da üretim yaptığı çok etkili ve örnek bir merkez haline gelecek. Ben şimdiden Uğur Tepe Başkanımız başta olmak üzere destek veren tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Çünkü bu protokol meclislerimizden geçerek resmîleşti ve bugün imzamıza sunuldu. Bu merkez sadece Seyitgazi'de değil 12 kırsal ilçemizde ve şehir merkezinde bulunan tüm çiftçilerimize hizmet edecek. Ben bu güzel araziyi bütün şehrin hizmetini açan Eskişehir'in her noktasında en ücra köşesinde bile çiftçiliğin tarımın gelişmesi için bu araziyi veren tüm emeği geçen herkese de tekrar teşekkür etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı. ÇİDEM’in üreticilere büyük destek sağlayacağını belirten Başkan Uğur Tepe de, “Eskişehir’imizin ve bölgemizin çiftçilerine destek sağlamak amacıyla Taşlık’ta bulunan, öncesinde küçükbaş hayvancılık yetiştiriciliği, ardından da çiftlik köy projesi olarak başlattığımız alandaki bütün iş birliğiyle; Proje alanımızı Çiftçi Destek Merkezi haline getirdik. Bu merkezin yalnızca üretime değil, ilçemiz turizmine de katkı sunarak kırsal kalkınmayı çok yönlü destekleyeceğine inanıyoruz. Bugün imzaladığımız protokol ile birlikte, Büyükşehir Belediyemizle iş birliği potansiyelini artıracağız. Bu protokol ile çevremize çok büyük destek verecek bir merkezin hayata geçeceği inancıyla hepinize teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.