SON DAKİKA
Hava Durumu

#İnsan Kaynağı

Porsuk Haber Ajansı - İnsan Kaynağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Kaynağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

MÜSİAD Eskişehir’den İş Dünyası ve Siyaseti Buluşturan Program Haber

MÜSİAD Eskişehir’den İş Dünyası ve Siyaseti Buluşturan Program

MÜSİAD Eskişehir Şubesi, iş dünyası ile siyasi parti temsilcilerini bir araya getiren kahvaltı programı'na ev sahipliği yaptı. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın konuk olduğu toplantıda, şehrin ekonomik potansiyeli ve yatırım fırsatları ele alındı. ​MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı Oğuz Özdemir’in ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda MÜSİAD üyesi katıldı. Programda üretim, yatırım, istihdam ve ticaret başta olmak üzere iş dünyasının gündemindeki kritik başlıklar değerlendirildi. ​Gürhan Albayrak: "MÜSİAD'ın İstişare Zeminini Önemsiyorum" ​Aynı zamanda MÜSİAD üyesi olan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, derneğin iş dünyasında oluşturduğu dayanışma kültürünün altını çizdi. Albayrak, üreten, yatırım yapan ve istihdam sağlayan iş dünyasının Türkiye’nin büyüme hedeflerinde stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kabiliyetiyle büyük bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Albayrak, MÜSİAD’ın farklı kesimleri aynı masa etrafında buluşturarak ortak meseleler üzerinde fikir alışverişine imkân tanımasının değerli olduğunu ifade etti. ​Oğuz Özdemir: "Ortak Akılla Eskişehir İçin Çalışmaya Devam Edeceğiz" ​MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı Oğuz Özdemir ise İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın iş dünyasının içinden gelen ve dernek üyesi bir isim olmasının avantajına dikkat çekti. ​"Sayın Başkanımızın sektörlerimizin meselelerine ve beklentilerine yakından vakıf olması bizim için çok kıymetli. MÜSİAD Eskişehir olarak iş dünyasının taleplerini ilgili mercilere aktarmaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve şehrimizin ekonomik geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz." ​Karşılıklı görüş alışverişi ve ortak proje fikirlerinin konuşulduğu program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz'den EOSB'ye Ziyaret Haber

Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz'den EOSB'ye Ziyaret

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Bölge Müdürlüğü’ne iade-i ziyarette bulundu. Ziyarette Eskişehir OSB’nin çalışmaları, devam eden projeleri ve sanayi bölgesinin gelişimine yönelik yürütülen faaliyetler hakkında bilgi verildi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Eskişehir OSB Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Gerçekleştirilen iade-i ziyarette, Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Başkan Vekili Metin Saraç, Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar ve Hamit Alper Çelebi tarafından karşılanan Başsavcı Deniz ile karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarette Başkan Nadir Küpeli, Başsavcı Ferhat Deniz’e Eskişehir OSB’nin genel yapısı, mevcut sanayi kapasitesi, bölgede faaliyet gösteren firmalar ve istihdam yapısının yanı sıra devam eden ve hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Başkan Küpeli, Eskişehir OSB’nin yalnızca üretim yapılan bir sanayi alanı olmadığını, aynı zamanda eğitim, sosyal yaşam, çevre, enerji ve altyapı yatırımlarıyla bütüncül bir sanayi ekosistemi oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Bölgede gerçekleştirilen yatırımlar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler hakkında da Başsavcı Deniz’e bilgi verildi. Ziyaretin ardından Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Özel Eskişehir OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni de ziyaret etti. Okulun eğitim faaliyetleri, bölge sanayisinin ihtiyaçlarına yönelik mesleki eğitim çalışmaları ve öğrencilere sunulan imkânlar hakkında yetkililerden bilgi alan Başsavcı Deniz, okulun bölge sanayisine nitelikli insan kaynağı kazandırma noktasındaki çalışmalarını yerinde inceledi.

Genç MÜSİAD Eskişehir Savunma Sanayisinde Stratejisini Bir Üst Lige Taşıyor Haber

Genç MÜSİAD Eskişehir Savunma Sanayisinde Stratejisini Bir Üst Lige Taşıyor

Genç MÜSİAD Eskişehir, AEROMIND programı kapsamında Ankara’daki temaslarını yeni bir aşamaya taşıdı. ROKETSAN, ASELSAN, STM, HAVELSAN ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde Eskişehir sanayisinin savunma ve ileri teknoloji ekosistemindeki konumu, yeni tedarik ilişkileri ve stratejik iş birlikleri ele alındı. Ankara Temasları Tedarik Zincirine Dönüşüyor Genç MÜSİAD Eskişehir Şubesi, kentin havacılık, hassas imalat ve mühendislik kabiliyetini Türkiye’nin savunma devleriyle buluşturmak amacıyla yürüttüğü AEROMIND programının ikinci Ankara turunu tamamladı. Ziyaretler kapsamında ana yüklenicilerle geliştirilebilecek tedarik ilişkileri, yerlileştirme projeleri, yazılım, yapay zekâ, sistem mühendisliği ve nitelikli insan kaynağı gibi kritik başlıklar masaya yatırıldı. AEROMIND çatısı altında hayata geçirilen Supply Link modeliyle, Eskişehir’deki üreticilerin ve teknoloji firmalarının savunma sanayisinin satın alma ve tedarik ağlarına doğrudan entegre edilmesi hedefleniyor. AEROMIND Programının 3 Stratejik Ayağı Projenin gelecek dönem yol haritasında ise Supply Link ile Eskişehirli firmaları savunma sanayisi ana yüklenicileri ile satın alma ve tedarik ekseninde bir araya getirecek. NextTech Türkiye Zirvesi ileTeknoloji şirketleri, kamu kurumları, sanayiciler ve genç girişimcileri Eskişehir’de tek bir platformda buluşturacak. Defense Integration Academy ile Sektöre girmek isteyen şirketlerin ve genç profesyonellerin niteliksel yetkinliklerini geliştirecek. Başkan Satır: "Temasları Somut Fırsatlara Dönüştürme Aşamasındayız" Görüşmeleri değerlendiren Genç MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı İsmail Hakkı Satır, şu ifadeleri kullandı: "Eskişehir; güçlü sanayi kültürü ve havacılık birikimiyle stratejik bir güce sahip. AEROMIND’ın ilk aşamasında doğru kurumlarla temas kurduk. Şimdi ise bu stratejiyi bir üst aşamaya taşıyarak kurduğumuz bağlantıları üyelerimiz için yeni tedarik ilişkilerine ve somut ticari fırsatlara dönüştürmeyi hedefliyoruz."

Milletvekili Dönmez Kocaeli'de "Yapay Zeka Etki Çalıştayı"na Katıldı Haber

Milletvekili Dönmez Kocaeli'de "Yapay Zeka Etki Çalıştayı"na Katıldı

TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde Kocaeli Sanayi Odası’nda düzenlenen “Yapay Zekâ Etki Çalıştayı”na katıldı. Kocaeli’ndeki üniversiteler, akademisyenler, sanayi temsilcileri ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda konuşan Dönmez, yapay zekânın artık yalnızca teknolojik bir gelişme değil; ekonomik, stratejik ve toplumsal dönüşümün temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin yapay zekâ alanında “teknolojiyi kullanan değil, geliştiren ve yön veren ülkeler arasında yer alması gerektiğini” vurgulayan Dönmez, TBMM’de kurulan Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu’nun yaklaşık bir yıllık çalışmasının ardından hazırlanan kapsamlı raporda; veri altyapısı, insan kaynağı, yerli yapay zekâ ekosistemi ve dijital egemenlik başlıklarında önemli önerilerin ortaya konulduğunu ifade etti. Yapay zekâ yarışında geri kalmanın ekonomik ve jeopolitik bağımlılık riskini artıracağına dikkat çeken Dönmez, “Türkiye’nin kendi algoritmalarını geliştiren, kendi verisini yöneten ve kendi dijital altyapısını kurabilen bir ülke olması stratejik bir zorunluluktur” dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Dönmez, Türkiye’nin güçlü ve dinamik insan kaynağıyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, gençlerin yalnızca teknoloji kullanan değil; kod yazan, model geliştiren ve geleceği şekillendiren bir nesil olduğunu söyledi. Dönmez ayrıca yapay zekâ alanında etik, veri güvenliği, algoritmik şeffaflık ve deepfake gibi risklerin önemine değinerek; insan odaklı, güvenilir ve denetlenebilir yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Çalıştay, öğleden sonra gerçekleştirilen disiplinler arası yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti.

Eskişehir İhracatta Rekora Koşuyor: Nisan Ayında %21,8 Artış! Haber

Eskişehir İhracatta Rekora Koşuyor: Nisan Ayında %21,8 Artış!

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, şehrin son açıklanan ihracat rakamlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomideki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen Eskişehir sanayisinin üretim gücünü koruduğunu belirten Kesikbaş, ihracat rakamlarındaki çift haneli büyümenin büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Eskişehir İhracatı 1,3 Milyar Doları Aşarak Güven Tazeledi Eskişehir sanayisinin sürdürülebilir büyüme iradesini somut rakamlarla ortaya koyduğunu ifade eden ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, güncel ihracat verilerini şu sözlerle paylaştı: “Eskişehir’imizin ihracatta ortaya koyduğu güçlü performans bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. İhracatımızın Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 artarak 397 milyon dolara, Ocak-Nisan döneminde ise yüzde 5,9 artışla 1,37 milyar dolara yükselmesi Eskişehir sanayisinin gücünü net bir şekilde göstermektedir.” "Eskişehir Teknoloji ve İnovasyonun Merkezi Olacak" Küresel pazarlardaki hassas sürece rağmen Türk sanayicisinin üretmeye ve istihdam sağlamaya devam ettiğini belirten Kesikbaş, Eskişehir'in bu vizyonun en güçlü temsilcisi olduğunu söyledi. Coğrafi gelişmelerin stratejik sektörlerin önemini artırdığına dikkat çeken Kesikbaş, özellikle iki sektöre vurgu yaptı: Havacılık Sanayisi: Teknolojik bağımsızlığın temel taşı. Savunma Sanayisi: Milli güvenlik ve katma değerli üretimin merkezi. Eskişehir’in sahip olduğu köklü mühendislik altyapısı, bilgi birikimi ve üretim kültürü sayesinde Türkiye’nin teknoloji üssü olmaya devam edeceğini belirtti. Eskişehir Sanayisinin İhracat Performansı Eskişehir sanayisinin yılın ilk dört ayında yakaladığı ivme, şehrin üretim potansiyelini gözler önüne seriyor: Nisan Ayı İhracatı: Geçen yılın aynı ayına göre %21,8 artarak 397 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak - Nisan Dönemi İhracatı: Yılın ilk 4 ayında %5,9 artışla 1,37 milyar dolar seviyesine ulaştı. Hedef: Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim Geleceğin küresel rekabet ortamının bilgi, inovasyon ve nitelikli insan kaynağı ile şekilleneceğini ifade eden Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Bundan sonraki süreçte hedefimiz; yalnızca üretim hacmiyle büyüyen değil, yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek, nitelikli üretim anlayışıyla gelişen bir Eskişehir sanayisi oluşturmaktır. Bu topraklarda akıl ve alın teriyle çalışan, üreten, emek veren herkesin ortaya koyduğu çaba, Eskişehir’in geleceğine duyulan inancın en güçlü göstergesidir. Şehrimizin sanayisine güç veren tüm çalışanlarımıza, sanayicilerimize ve emekçilerimize gönülden teşekkür ediyorum.”

Anadolu Üniversitesi ile Basın İlan Kurumu Arasında İş Birliği Haber

Anadolu Üniversitesi ile Basın İlan Kurumu Arasında İş Birliği

Basın İlan Kurumu (BİK) ile Anadolu Üniversitesi arasında medya ve iletişim alanında iş birliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir protokol imzalandı. Rektörlük Senato Odası’nda gerçekleştirilen imza törenine Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın yanı sıra Anadolu Üniversitesi Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ile BİK Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren de katıldı. Rektör Adıgüzel: “İstihdama katkı sağlayacak bir adım attık” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, imzalanan protokolün özellikle iletişim ve basın-yayın alanında öğrencilere önemli fırsatlar sunacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Üniversitesi ve Basın İlan Kurumu, Türkiye’nin köklü kurumları arasında yer alıyor. Özellikle iletişim bilimleri alanındaki güçlü birikimimizle, sektörle daha yakın temas kurmayı önemsiyoruz. Genel Müdürümüzle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda medya ve iletişim alanında yapılabilecek ortak çalışmaları değerlendirdik ve bu iş birliği protokolünü hayata geçirdik. Bu adımla birlikte başta basın-yayın alanı olmak üzere öğrencilerimizin sektöre hazırlanması ve istihdam olanaklarının artırılması hedeflenmektedir. Nazik ziyaretleri ve iş birlikleri için kendilerine teşekkür ediyorum.” BİK Genel Müdürü Çay: “Bu iş birliği sektöre geçişte köprü olacak” Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ise Anadolu Üniversitesinde bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek protokolün önemine dikkat çekti: “Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biri olan Anadolu Üniversitesinde bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. İki köklü kurum arasında kurulan bu iş birliğinin Eskişehir’deki yerel medya için olduğu kadar üniversitede eğitim gören öğrencilerin sektöre daha hızlı uyum sağlamaları açısından da önemli bir köprü işlevi göreceğine inanıyoruz. Bu protokolle amacımız genç iletişimcilerin mesleki gelişimlerine katkı sunmak ve sektöre daha donanımlı bireyler kazandırmak. Misafirperverlikleri için teşekkür ediyor, iş birliğinin hayırlı olmasını diliyorum.” İş birliğiyle eğitim ve sektör arasında güçlü bağ kurulacak İmzalanan protokol kapsamında Anadolu Üniversitesi ile Basın İlan Kurumu arasında eğitim, uygulama ve sektör deneyimini bir araya getiren çeşitli çalışmaların hayata geçirilmesi planlanıyor. İş birliğinin öğrencilerin mesleki yetkinliklerini artırmasının yanı sıra medya sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırması hedefleniyor. Kaynak: AnaHaber

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak Haber

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak

Anadolu Üniversitesi, 20-21 Nisan tarihlerinde yükseköğretim ve teknoloji dünyasını bir araya getirecek önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi”, disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zekâ ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefliyor. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde gerçekleştirilecek zirvede; yapay zekâ alanındaki güncel gelişmeler, akademik çalışmalar ve uygulama örnekleri farklı paydaşların katılımıyla ele alınacak. Zirve, Eskişehir’i bilim ve teknoloji odağında güçlü bir buluşma noktası haline getirmeyi amaçlarken; akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerini aynı platformda bir araya getirecek. Zirve öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı, önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki vizyonuna, komisyon çalışmalarına ve Eskişehir’in potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Türkiye yapay zekâda önemli bir ivme yakaladı” Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini değerlendiren Dönmez, son yıllarda dikkat çekici bir ilerleme kaydedildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini son yıllarda önemli bir ivme kazanmış bir süreç olarak değerlendiriyorum. Hem kamu tarafında geliştirilen stratejik belgeler hem de özel sektör ve üniversitelerde yürütülen çalışmalar, bu alanda daha sistematik ve bütüncül bir yaklaşımın oluştuğunu göstermektedir. Özellikle insan kaynağının geliştirilmesi, araştırma merkezlerinin sayısındaki artış ve girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi, bu vizyonun somut göstergeleri arasında yer almaktadır.” Yapay zekânın yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı olmadığını vurgulayan Dönmez, küresel rekabet açısından stratejik bir başlık olduğuna dikkat çekti: “Yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı değil; aynı zamanda ekonomik rekabet gücünü, kamu hizmetlerinin etkinliğini ve toplumsal dönüşümü doğrudan etkileyen stratejik bir başlıktır. Türkiye’nin bu alanda ortaya koyduğu vizyonu, sadece takip eden değil, belirli alanlarda yön belirleyen ve değer üreten bir konuma ulaşma hedefi üzerinden okumak gerekir.” “Veri altyapısı ve insan kaynağı kritik önemde” Küresel rekabette Türkiye’nin avantajlarına da değinen Dönmez, bu avantajların sürdürülebilirliği için atılması gereken adımlara işaret etti: “Küresel rekabet açısından bakıldığında, güçlü olduğumuz sektörlerde yapay zekâ uygulamalarını hızla entegre edebilme kapasitemiz önemli bir avantajdır. Ancak bu avantajı sürdürülebilir kılmak için veri altyapısının güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve Ar-Ge yatırımlarının uzun vadeli bir perspektifle desteklenmesi gerekmektedir.” Komisyonun öncelikleri: Altyapı, eğitim ve etik çerçeve TBMM bünyesinde yürütülen Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu çalışmalarına ilişkin bilgi veren Dönmez, komisyonun çok boyutlu bir çerçevede çalıştığını belirtti: “Komisyon olarak Türkiye’nin bu alandaki mevcut durumunu bütüncül şekilde değerlendirmek, ihtiyaçları tespit etmek ve geleceğe dönük politika önerileri geliştirmek amacıyla çalışmalar yürüttük. Bu süreçte yapay zekâ altyapısı ve veri ekosistemi, insan kaynağı, etik ve hukuk ile kamu uygulamaları öne çıkan temel başlıklar oldu.” Dönmez, özellikle veri güvenliği ve etik konularına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yapay zekânın getirdiği fırsatların yanı sıra risklerin de bulunduğu açık. Veri güvenliği, mahremiyet, algoritmik şeffaflık ve deepfake gibi alanlarda düzenleyici bir çerçevenin oluşturulması büyük önem taşıyor.” “Zirveler politika üretim süreçlerini besliyor” Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi gibi organizasyonların önemine değinen Dönmez, bu tür etkinliklerin çok paydaşlı yapısıyla öne çıktığını ifade etti: “Bu tür organizasyonları, yürüttüğümüz çalışmaların sahaya yansımasını görmemiz ve geliştirilen politika önerilerinin farklı paydaşlar nezdinde nasıl karşılık bulduğunu test etmemiz açısından son derece kıymetli platformlar olarak değerlendiriyoruz. Bu etkinlikler, yalnızca akademik sunumların yapıldığı toplantılar değil; üniversiteleri, kamu kurumlarını, özel sektörü ve öğrencileri aynı zeminde buluşturan etkileşim alanlarıdır. Bu yönüyle politika üretim süreçlerinin daha açık ve dinamik hale gelmesine katkı sağlar.” “Üç üniversitenin ortaklığı önemli bir güç” Zirvenin üç üniversitenin iş birliğiyle düzenlenmesine de dikkat çeken Dönmez, bu birlikteliğin önemli bir kazanım olduğunu vurguladı: “Eskişehir’in üç güçlü yükseköğretim kurumunun aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesi hem akademik iş birliği kültürünü hem de bilgi üretiminde ortak akıl anlayışını güçlendirmektedir. Bu tür etkinlikler, komisyon çalışmalarında ortaya konan yaklaşımın sahadaki karşılığını görmemize de imkân tanıyor.” “Eskişehir belirli alanlara odaklanmalı” Eskişehir’in yapay zekâ alanında merkez olma potansiyeline de değinen Dönmez, odaklanma vurgusu yaptı: “Eskişehir’in yapay zekâ alanında güçlü bir merkez haline gelebilmesi için en kritik nokta, kaynakları çok geniş alanlara yaymak yerine belirli stratejik alanlara odaklanmaktır. Doğru olan, belirli alanlarda derinleşmek ve bu alanlarda uzmanlaşarak bir marka değeri oluşturmaktır.” Şehrin potansiyeline işaret eden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle havacılık, raylı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlar, Eskişehir’in mevcut sanayi ve akademik altyapısıyla örtüşmektedir. Üniversitelerin bu alanlarda ihtisaslaşması ve devletin hedefli teşvikler sunması önemli bir kaldıraç etkisi oluşturacaktır. Bunun yanında üretilen bilginin ticarileştirilmesi, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağının artırılması da sürecin vazgeçilmez unsurlarıdır.” Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde 20-21 Nisan tarihlerinde Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirilecek olan zirve; kamu temsilcileri, teknoloji liderleri, akademisyenler ve öğrencileri bir araya getirecek. Program kapsamında üç ana panel, uluslararası sunumlar ve katılımcılar arasında etkileşimi artırmaya yönelik networking alanları yer alacak. Detaylı bilgiye ise eskisehiryzzirvesi.org adresinden ulaşılabilecek.

Türkiye Yapay Zekada "Üreten ve Düzenleyen" Olmayı Hedefliyor Haber

Türkiye Yapay Zekada "Üreten ve Düzenleyen" Olmayı Hedefliyor

TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, komisyonun çalışmalarını tamamladığını ve hazırlanan kapsamlı raporun geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a sunulduğunu açıkladı. 14 Ocak 2025’te kurulan ve yapay zekâ alanında atılacak adımların belirlenmesi, hukuki altyapının oluşturulması ve risklerin önlenmesine yönelik tedbirlerin geliştirilmesini amaçlayan komisyon; Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri kapsamında çalışmalarını yürüttü. Fatih Dönmez, yaptığı açıklamada, raporun yalnızca bir çalışmanın tamamlanması olmadığını, Türkiye’nin dijital çağdaki konumuna ilişkin stratejik bir vizyonun somutlaşması anlamına geldiğini vurguladı. Yapay zekânın artık sadece bir teknoloji başlığı olmadığını belirten Dönmez, bu alanın ekonomik rekabetten ulusal güvenliğe, toplumsal dönüşümden veri egemenliğine kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu ifade etti. Komisyon raporunda Türkiye’nin yapay zekâ alanında yalnızca uygulayıcı değil; geliştiren, düzenleyen ve küresel normlara katkı sunan bir aktör olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, hedefin sadece ekonomik büyüklükle G20 içinde yer almak değil; teknoloji üretim kapasitesi, dijital altyapı ve insan kaynağıyla da kalıcı bir konum elde etmek olduğu kaydedildi. Toplumun Her Kesimini Kapsayan Bir Politika Raporda yapay zekânın insan odaklı kullanımına dikkat çekilirken; eğitimden sağlığa, tarımdan gençlerin kariyer fırsatlarına kadar geniş bir alanda dönüşüm yaratması gerektiği belirtildi. Aynı zamanda bu dönüşümün toplumun hiçbir kesimini dışarda bırakmaması gerektiğinin altı çizildi. Öte yandan komisyon, yapay zekânın beraberinde getirdiği risklere de dikkat çekti. Algoritmik ayrımcılık, veri güvenliği ihlalleri, mahremiyet sorunları ve istihdam dönüşümü gibi başlıkların doğru yönetişim mekanizmalarıyla ele alınması gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda etik standartların oluşturulması, risk temelli düzenleme modeli geliştirilmesi ve kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi yönünde öneriler sunuldu. Komisyonun yaklaşımının yasaklayıcı değil, düzenleyici ve dengeleyici olduğu belirtilirken; amaçlarının inovasyonu engellemeden güvenli ve sürdürülebilir bir yapay zekâ ekosistemi oluşturmak olduğu vurgulandı. Çalışmalar süresince 13 toplantı gerçekleştirildiği, 119 uzmanın dinlendiği, 48 yazılı görüş alındığı, 3 çalışma ziyareti yapıldığı ve 1 ulusal zirve düzenlendiği bilgisi paylaşıldı. 8 Mayıs 2025’te düzenlenen “Veriden Karara Yapay Zekâ Zirvesi”nin kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumu bir araya getirerek ortak vizyon oluşturulmasına katkı sağladığı ifade edildi. 10 Başlıktan Oluşan 100 Politika Önerisi Raporda ayrıca insan kaynağı yetiştirme, veri altyapısının güçlendirilmesi, kamu-özel sektör iş birliği, uluslararası konumlanma ile etik ve hukuki çerçeve başlıkları altında kapsamlı bir yol haritası sunuldu. Toplam 10 başlıktan oluşan 100 politika önerisinin kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlandığı belirtildi. Dönmez, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu ile yapay zekâ alanında önemli bir sıçrama yapabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, yapay zekâ çağında edilgen bir ülke olmayacak; dijital dönüşümün üreticisi ve düzenleyicisi olacaktır” dedi. Komisyon Başkanı, raporun Türkiye’nin teknolojik ilerleme ile demokratik değerler arasında güçlü bir denge kurma çabasının bir ürünü olduğunu belirterek, çalışmaya katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.