SON DAKİKA
Hava Durumu

#İnovasyon

Porsuk Haber Ajansı - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

ESO Başkanı Kesikbaş, “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” Raporunu Paylaştı Haber

ESO Başkanı Kesikbaş, “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” Raporunu Paylaştı

​Eskişehir Sanayi Odası (ESO), kentin güçlü üretim altyapısını teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve yenilikçi yatırımlarla geleceğe taşıyacak olan “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” raporunu düzenlenen kapsamlı bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, kentin geleceğe yönelik stratejik hedefleri, sanayicilerin güncel sorunları ve teknoloji odaklı dönüşüm projeleri paylaşıldı. ​Klasik Sanayi Şehrinden Küresel Teknoloji Merkezine ​Eskişehir’in köklü üretim kültürünü koruyarak yeni bir sıçrama yapması gerektiğinin altını çizen ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, kentin gelecekteki konumunu şu sözlerle özetledi: ​"Bir hayalimiz var. Eskişehir’in köklü üretim mirasını teknolojiyle, sürdürülebilirlikle ve nitelikli insan gücüyle geleceğe taşımak; gökyüzünden raylara uzanan gücümüzü dünyaya teknoloji ihraç eden bir yapıyla taçlandırmak istiyoruz." ​Vizyon 2030 ile gençlerin kariyerlerini ve geleceklerini kendi şehirlerinde kurmaları, teknoloji şirketleri ile Ar-Ge yatırımlarının Eskişehir’de artması hedefleniyor. ​Sanayinin Güncel Sorunları ve Çözüm Arayışları ​Gelecek hedefleri ortaya konulurken sanayinin bugünkü gerçeklerinin de göz ardı edilmediğini belirten Kesikbaş; yüksek finansman, iş gücü, enerji, ham madde maliyetleri ve ihracattaki rekabet baskısının sanayicinin üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekti. ​Zorluklara rağmen üreticilerin istihdamdan ve ihracattan vazgeçmediğini vurgulayan Kesikbaş, sürdürülebilir bir büyüme için üretimin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve teknolojik dönüşümün desteklenmesi gerektiğini belirtti. ​ESO: Bir Proje Fabrikası ve Dönüşüm Üssü ​Son yıllarda hayata geçirilen yapılarla ESO’nun çözüm üreten bir kuruma dönüştüğünü ifade eden Kesikbaş, Vizyon 2030’un en güçlü altyapısının bu yapılarla kurulduğunu söyledi: ​Eskişehir Model Fabrika ve Dijital Dönüşüm Merkezi: Yalın, verimli ve dijital üretim altyapısı. ​Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi: Karbon yönetimi ve yeşil dönüşüm çalışmaları. ​İhracat Destek ve İstihbarat Merkezi: Yeni pazarlara açılma ve uluslararasılaşma hamleleri. ​ESO Akademi: Sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni nesil yetkinliklerin kazandırılması. ​Eskişehir’in Tamamı Bir Teknoloji Kampüsü Olacak ​Vizyon 2030; 10 stratejik eksen üzerine inşa edilerek Eskişehir’i bilginin üretildiği ve teknolojinin geliştirildiği büyük bir ekosistem olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda öne çıkan amiral projeler şunlardır: ​Eskişehir İleri Teknoloji ve İnovasyon Vadisi ​Eskişehir Şehir Fonu ve Yüksek Teknoloji Serbest Bölgesi ​Teknoloji Yaşam Bölgesi ve Akıllı Fabrika Uygulama Merkezi ​Ortak Karbon Yönetim Merkezi ​Havacılık ve Raylı Sistemler Mühendislik ve Test Merkezleri ile Endüstriyel Veri Merkezi ​Celalettin Kesikbaş, sanayi, üniversiteler, kamu ve yerel yönetimlerin ortak projelerde buluşacağı Eskişehir Teknoloji Dönüşüm Platformu'nun kurulacağını da müjdeleyerek sözlerini şöyle tamamladı: ​"Hedefimiz; bilgiyi ürüne, teknolojiyi ihracata, girişimciliği yatırıma ve sanayideki büyümeyi toplumsal refaha dönüştürmek."

ATAP’tan Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’na Ziyaret Haber

ATAP’tan Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’na Ziyaret

ATAP A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Saraç ve Genel Müdür Duygu Yalnızoğlu; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü görevine atanan Dr. Damla Turan ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Daire Başkanı İbrahim Karabulut’u ziyaret etti. ATAP A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Saraç ve Genel Müdür Duygu Yalnızoğlu, Ankara’da gerçekleştirdikleri ziyaretler kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü görevine atanan Dr. Damla Turan’ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledi. Gerçekleştirilen görüşmede; Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin (ETGB) yıllar içerisinde kaydettiği gelişim ve sahip olduğu potansiyel ele alınırken ATAP A.Ş.’nin yürüttüğü çalışmalar ve yeni projeleri hakkında da bilgi paylaşımında bulunuldu. Görüşmede ayrıca ETGB’nin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemine sunduğu katkılar değerlendirildi. ATAP A.Ş. heyeti, Dr. Damla Turan’ı en kısa sürede Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Saraç ve Yalnızoğlu; destekleyici ve iş birliğine açık yaklaşımı ile nazik ev sahipliği dolayısıyla Dr. Turan’a teşekkür etti. Ziyaret programı kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Daire Başkanı İbrahim Karabulut da makamında ziyaret edildi. Görüşmede, teknoloji geliştirme bölgelerinin yönetimi ve yürütülen faaliyetler kapsamında sahada edinilen gözlem ve deneyimler aktarılırken ETGB Teknoköy Projesi hakkında da değerlendirmelerde bulunuldu. ATAP A.Ş. heyeti, yürütülen çalışmalarda destekleyici ve kolaylaştırıcı yaklaşımı dolayısıyla Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Daire Başkanı İbrahim Karabulut’a teşekkür etti. Gerçekleştirilen ziyaretlerin; Eskişehir’in teknoloji ve inovasyon ekosisteminin geliştirilmesi ve ETGB’nin yeni dönem projelerinin hayata geçirilmesi açısından önemli bir istişare ortamı oluşturduğu belirtildi.

ESOGÜ'den 1,6 Milyon Avroluk AB Projesi Haber

ESOGÜ'den 1,6 Milyon Avroluk AB Projesi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Avrupa Birliği İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü Yükseköğretim Girişimi (EIT Higher Education Initiative)’nin 2025 Teklif Çağrısı kapsamında büyük bir başarıya imza attı. ESOGÜ’nün, ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi’nin girişimleriyle konsorsiyum ortağı olarak yer aldığı INNO-STEM BRIDGE projesi, 1,6 milyon Avroluk bütçe ile desteklenmeye layık görüldü. ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut Sami İşlek ve Erasmus+ ICM Programı sorumlusu Öğr. Gör. Dr. Emrah Orakçıoğlu, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ı makamında ziyaret ederek projeyle ilgili bilgilendirmede bulundu. Avrupa Birliği Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında ESOGÜ’nün ilk defa başvurduğu ve destek almaya hak kazandığı bu projeyle birlikte ESOGÜ, Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü bünyesinde EIT Yükseköğretim Girişimi’nin bir üyesi haline geldi. “STEM Alanında Sürdürülebilir İnovasyon Ekosistemleri İnşası ve Derin Teknoloji Girişimci Yetenekleri Geliştirilmesi” başlığını taşıyan proje; STEM alanındaki yeteneklerin, araştırma çıktılarının ve yenilikçi fikirlerin gerçek piyasa ve toplumsal değere dönüştürülmesini hedefliyor. Ukrayna, İsveç, Kuzey Makedonya ve Türkiye’den 8 kurumun yer aldığı uluslararası konsorsiyum, üniversitelerin bilgi üretme kapasitesini inovasyon, girişimcilik ve teknoloji transferi ekseninde daha güçlü bir etkiye dönüştürmeyi amaçlıyor. Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü (EIT) Yükseköğretim Girişimi'nin 2025 çağrısına 138 proje teklifi sunulurken, bunlardan yalnızca 35'i desteklenmeye hak kazandı. INNO-STEM BRIDGE projesiyle STEM eğitimi, prototipleme, teknoloji transferi, girişimcilik ve pazara erişimi kapsayan “Laboratuvardan Piyasaya” odaklı güçlü bir yol haritası oluşturulacak. ESOGÜ projede Uluslararası İlişkiler Birimi aracılığıyla ilgili iş paketinin yönetim ve koordinasyonunu üstlenirken, ESOGÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) ise TTO/BTO profesyonellerine yönelik özel eğitimlerin tasarlanması ve uygulanmasında aktif rol alacak. Proje koordinatörlüğünü ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut Sami İşlek’in yürüteceği projede ayrıca Öğr. Gör. Dr. Emrah Orakçıoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay, Öğr. Gör. Ali Başçiftçi, Gülbin Çolak ve Fatih Şengül görev alacak.

Milletvekili Dönmez KEİPA 67. Genel Kurulu’nda Türkiye’yi Temsil Etti Haber

Milletvekili Dönmez KEİPA 67. Genel Kurulu’nda Türkiye’yi Temsil Etti

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Gürcistan’ın Kaspi şehrinde düzenlenen Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) 67. Genel Kurulu’na katıldı. Bölgesel kalkınma, dijitalleşme ve stratejik iş birliği başlıklarının öne çıktığı toplantılarda Türkiye’nin vizyonu vurgulandı. ​Karadeniz’de Yapay Zekâ ve Sürdürülebilir Kalkınma ​Genel Kurulun ikinci gün oturumlarında “Bölgesel İş Birliği İçin Yapay Zekâ: Karadeniz Bölgesi’nde İnovasyon, Bağlantılılık ve Sürdürülebilir Kalkınma” konusu mercek altına alındı. Fatih Dönmez ve beraberindeki heyet, yapay zekâ teknolojilerinin bölgesel ekonomilere entegrasyonu, ülkeler arası teknolojik iş birliğinin artırılması ve sürdürülebilir büyüme hedefleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. ​Dijital Yönetim ve Kültürel Diplomasi Masada ​Toplantı gündeminde dikkat çeken diğer başlıklar ise “KEİ Bölgesinde Dijital Devlet Yönetimi ve İnovasyonun Yasal Boyutları” ile “Karadeniz Bölgesi’nde İlişkilerin ve İş Birliğinin Güçlendirilmesi İçin Kültürel Diplomasi” oldu. Bu oturumlarda; ​Dijital dönüşümün hukuki altyapısının sağlamlaştırılması, ​Kamu yönetiminde inovasyonun teşvik edilmesi, Kültürel diplomasinin bölge ülkeleri arasındaki bağları güçlendirmedeki rolü, detaylı bir şekilde ele alındı. ​Ali Gürkan Üstündağ İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Seçildi ​Genel Kurulun en önemli gündem maddelerinden biri olan seçim sürecinde, Türk Delegasyonu’nun oy birliğiyle aday gösterdiği Ali Gürkan Üstündağ, üye ülke delegasyonlarının güvenoyunu alarak İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı görevine getirildi. ​Fatih Dönmez, Ali Gürkan Üstündağ’ı tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi. Dönmez, alınan kararların KEİPA üyesi ülkeler ve Karadeniz Bölgesi için hayırlı olmasını temenni ederek, bölgesel istikrarın ve ortak geleceğe yönelik dijital dönüşüm hamlelerinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

ESTÜ Hidroana Takımı Avrupa’da İlk 10’da! Haber

ESTÜ Hidroana Takımı Avrupa’da İlk 10’da!

Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Hidroana Takımı, uluslararası arenada büyük bir başarıya imza attı. ESTÜ’lü gençler, 24-28 Haziran 2026 tarihleri arasında Polonya'nın Kamień Śląski kentindeki Silesia Yarış Pisti'nde düzenlenen Shell Eco-marathon Poland 2026 yarışlarında fırtına gibi esti. Dünyanın en prestijli inovasyon ve sürdürülebilir mobilite organizasyonlarından biri olan bu yarışta Hidroana Takımı, Avrupa'nın en iyi 10 ekibi arasına girdi. 150’den Fazla Dev Takım Arasında ESTÜ Farkı Dizel, benzin, metanol, elektrik, hidrojen ve otonom araç kategorilerinde dünya genelinden 150'den fazla takımın kıyasıya mücadele ettiği uluslararası organizasyonda gözler Eskişehir ekibindeydi. Hidrojen Prototip kategorisinde yarışan ESTÜ Hidroana Takımı, yarışların en zorlu aşamalarından biri olan teknik kontrolleri ilk denemede ve en hızlı tamamlayan ekipler arasında yer alarak büyük bir mühendislik başarısı gösterdi. Pistteki zorlu mücadelenin ardından yarışları 9'uncu sırada tamamlayan Hidroana, hem Eskişehir Teknik Üniversitesini hem de Türkiye'yi başarıyla temsil ederek adını Avrupa’nın zirvesine yazdı. "Almanya, Fransa ve İngiltere Gibi Devleri Geride Bıraktık" Elde edilen bu tarihi başarının ardından açıklamalarda bulunan ESTÜ Hidroana Takımı Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İrfan TÖRE, takımın zorlu şartlar altındaki performansını övdü. Töre, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Zorlu ve aşırı sıcak hava koşullarına rağmen performansımızı koruyarak bu başarıya imza attık. Bu dereceyle birlikte Almanya, Fransa, Polonya ve İngiltere gibi birçok ülkenin güçlü takımlarını geride bırakmayı başardık. Uluslararası arenada, böylesine zorlu bir mücadelede Türkiye’yi ve Eskişehir Teknik Üniversitesini başarıyla temsil etmek, takımımız için büyük bir onur ve gurur kaynağı oldu. Başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Adnan ÖZCAN olmak üzere katkı sağlayan tüm değerli sponsorlarımıza ESTÜ Hidroana Takımına göstermiş oldukları hassasiyet ve kesintisiz destekleri için sonsuz teşekkürlerimizi sunarız." Türkiye'nin Hidrojen Teknolojilerindeki Gücü Kanıtlandı ESTÜ Hidroana Takımı'nın Polonya'da elde ettiği bu derece, sadece bir yarış başarısı olmanın ötesinde anlamlar taşıyor. Bu başarı: Türkiye'nin hidrojen teknolojileri ve alternatif enerji kaynaklarındaki küresel rekabet gücünü ortaya koydu. Genç mühendislerin sürdürülebilir ulaşım ve gelecek teknolojileri alanındaki potansiyelini Avrupa'ya gösterdi. ESTÜ'nün inovasyon alanında yürüttüğü akademik ve pratik çalışmaların uluslararası düzeydeki kalitesini bir kez daha tescilledi.

Köksal: ''Invest Eskişehir Stratejik Bir Buluşma Noktası Oldu'' Haber

Köksal: ''Invest Eskişehir Stratejik Bir Buluşma Noktası Oldu''

TOBB Eskişehir Genç Girişimciler Kurulu (GGK) Başkanı İlhan Köksal, Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) iş birliğiyle gerçekleştirilen InveSt Eskişehir etkinliğinin, girişimcilik ekosistemi açısından önemli bir buluşma ve gelişim platformu sunduğunu ifade etti. Eskişehir GGK Başkanı Köksal, “Eskişehir’de girişimcilik ekosistemini güçlendirmek, yenilikçi iş fikirlerini yatırımcılarla buluşturmak ve genç girişimcilerimizin önünü açmak en temel önceliğimizdir. InveSt Eskişehir, bu hedef doğrultusunda girişimcilerimizin projelerini doğrudan yatırımcılarla paylaşabildiği çok kıymetli bir ortam oluşturmuştur” dedi. Köksal ayrıca, “Genç girişimcilerimizin fikirlerini hayata geçirebilmesi için doğru bağlantılara ulaşması büyük önem taşıyor. GGK olarak bizler, bu köprüleri kurmak ve girişimcilerimizi her alanda desteklemek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. ATAP ile birlikte yürütülen bu süreç, Eskişehir’in inovasyon ve girişimcilik potansiyelini daha da görünür kılmıştır” ifadelerini kullandı. Etkinlik kapsamında girişimciler ve yatırımcılar bir araya gelerek yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu. Organizasyonun gerçekleşmesine katkı sunan paydaşlara teşekkür edilirken, etkinlik sonunda GGK Başkanı İlhan Köksal ve ATAP temsilcileri tarafından, Eskişehir Sanayi Odası koordinasyonuna ve girişimcilik ekosistemine sağladığı katkılar dolayısıyla teşekkür plaketi takdim edildi

Eskişehir İhracatta Rekora Koşuyor: Nisan Ayında %21,8 Artış! Haber

Eskişehir İhracatta Rekora Koşuyor: Nisan Ayında %21,8 Artış!

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, şehrin son açıklanan ihracat rakamlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomideki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen Eskişehir sanayisinin üretim gücünü koruduğunu belirten Kesikbaş, ihracat rakamlarındaki çift haneli büyümenin büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Eskişehir İhracatı 1,3 Milyar Doları Aşarak Güven Tazeledi Eskişehir sanayisinin sürdürülebilir büyüme iradesini somut rakamlarla ortaya koyduğunu ifade eden ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, güncel ihracat verilerini şu sözlerle paylaştı: “Eskişehir’imizin ihracatta ortaya koyduğu güçlü performans bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. İhracatımızın Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 artarak 397 milyon dolara, Ocak-Nisan döneminde ise yüzde 5,9 artışla 1,37 milyar dolara yükselmesi Eskişehir sanayisinin gücünü net bir şekilde göstermektedir.” "Eskişehir Teknoloji ve İnovasyonun Merkezi Olacak" Küresel pazarlardaki hassas sürece rağmen Türk sanayicisinin üretmeye ve istihdam sağlamaya devam ettiğini belirten Kesikbaş, Eskişehir'in bu vizyonun en güçlü temsilcisi olduğunu söyledi. Coğrafi gelişmelerin stratejik sektörlerin önemini artırdığına dikkat çeken Kesikbaş, özellikle iki sektöre vurgu yaptı: Havacılık Sanayisi: Teknolojik bağımsızlığın temel taşı. Savunma Sanayisi: Milli güvenlik ve katma değerli üretimin merkezi. Eskişehir’in sahip olduğu köklü mühendislik altyapısı, bilgi birikimi ve üretim kültürü sayesinde Türkiye’nin teknoloji üssü olmaya devam edeceğini belirtti. Eskişehir Sanayisinin İhracat Performansı Eskişehir sanayisinin yılın ilk dört ayında yakaladığı ivme, şehrin üretim potansiyelini gözler önüne seriyor: Nisan Ayı İhracatı: Geçen yılın aynı ayına göre %21,8 artarak 397 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak - Nisan Dönemi İhracatı: Yılın ilk 4 ayında %5,9 artışla 1,37 milyar dolar seviyesine ulaştı. Hedef: Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim Geleceğin küresel rekabet ortamının bilgi, inovasyon ve nitelikli insan kaynağı ile şekilleneceğini ifade eden Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Bundan sonraki süreçte hedefimiz; yalnızca üretim hacmiyle büyüyen değil, yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek, nitelikli üretim anlayışıyla gelişen bir Eskişehir sanayisi oluşturmaktır. Bu topraklarda akıl ve alın teriyle çalışan, üreten, emek veren herkesin ortaya koyduğu çaba, Eskişehir’in geleceğine duyulan inancın en güçlü göstergesidir. Şehrimizin sanayisine güç veren tüm çalışanlarımıza, sanayicilerimize ve emekçilerimize gönülden teşekkür ediyorum.”

Rekabet Hukuku Eskişehir Zirvesi Gerçekleştirildi Haber

Rekabet Hukuku Eskişehir Zirvesi Gerçekleştirildi

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından Eskişehir’de rekabet hukuku alanında önemli isimlerin katılımıyla “Rekabet Hukuku Eskişehir Zirvesi” gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Prof. Dr. İhsan Erkul Konferans Salonunda düzenlenen zirvenin açılışına Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Eskişehir Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün başta olmak üzere çok sayıda kişi katılım gösterdi. Küle: “Rekabet hukuku yüzlerce yıllık bir geleneğe dayanır” Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle zirvenin açılışında rekabet hukukunun tarihsel kökenlerine ve Türkiye’deki gelişimine değinerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Küle, rekabet hukukunun modern dönemle sınırlı olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Rekabet hukuku yüzlerce yıl öncesine dayanan bir gelenektir.” Küle ayrıca dijital platformlar, iş gücü piyasaları ve sanayi politikalarıyla ilgili yeni düzenlemelere değinerek Rekabet Kurumu’nun aktif rolünü anlattı ve kurumun yaklaşımını şöyle özetledi: “Biz cezalarla anılmak istemiyoruz. Bizim asıl görevimiz piyasayı düzenlemek ve dengeyi sağlamaktır.” Küle, ayrıca Tofaş–Stellantis birleşmesine ilişkin verilen taahhütlü izin sürecini örnek göstererek rekabet politikasının sanayi politikalarıyla birlikte düşünüldüğünü ifade etti. Rektör Adıgüzel: “Üniversitenin işlevi sadece dört duvar arasında eğitim vermek değil” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversitelerin piyasa ile daha güçlü bağ kurması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Adıgüzel konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Üniversitenin işlevi sadece dört duvar arasında eğitim vermek değil aynı zamanda topluma katkı sunmak ve öğrencileri piyasa koşullarına hazırlamaktır.” Prof. Dr. Adıgüzel ayrıca yapay zekâ sonrası ekonomik değişimlere dikkat çekerek akademinin hızlı uyum sağlaması gerektiğini söyledi. Konuşmasında Eskişehir’de düzenlenecek büyük bilimsel etkinliklere de değindi. Rektör Çolak: “Rekabet hukuku günümüzde yalnızca piyasa düzenini koruyan teknik bir hukuk dalı olmaktan çıktı” Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise rekabet hukukunun disiplinler arası bir yapıya dönüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Rekabet hukuku günümüzde yalnızca piyasa düzenini koruyan teknik bir hukuk dalı olmaktan çıkmış dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve inovasyon ekseninde ekonomik hayatın dönüşümüne yön veren stratejik bir alan haline gelmeye başlamıştır. Rekabet Hukuku yalnızca ekonomik dengeleri değil, tüketici refahını, inovasyon kapasitesini ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilemektedir.” Prof. Dr. Çolak, üniversitelerin bu süreçte bilgi üretmenin ötesine geçerek geleceğin ekonomik düzenini şekillendiren merkezler haline geldiğini ifade etti. Prof. Dr. Aygün: “Rekabet hukuku artık stratejik bir alan” Zirvenin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün, rekabet hukukunun tarihsel gelişimine değinerek şu ifadeleri kullandı: “Rekabet hukuku artık stratejik bir alan. Zekânın dönüştürücü etkisi, iklim ve çevre politikaları ve sürdürülebilirlik gibi yeni alanlar rekabet hukukuyla kesişmektedir.” Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Rekabet Kurumu iş birliğiyle düzenlenen Rekabet Hukuku Zirvesi akademi ve kamu temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve rekabet hukuku ele alındı. Konuşmacılar, rekabet hukukunun artık yalnızca piyasa düzeni değil, aynı zamanda ekonomik dönüşümün merkezinde yer aldığını vurguladı. Konuşmaların ardından Rekabet Kurulu Başkanı Birol Köse’ye, Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’a Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından belge takdimi gerçekleştirildi. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.