SON DAKİKA
Hava Durumu

#İklim Krizi

Porsuk Haber Ajansı - İklim Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir'in İklim Geleceği Ortak Akılla Belirleniyor Haber

Eskişehir'in İklim Geleceği Ortak Akılla Belirleniyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı iş birliğiyle düzenlenen çalıştayda, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmaya yönelik yol haritası ele alındı. Çalıştayda, halkın iklim değişikliği algısını ortaya koyan anket sonuçları değerlendirilirken, İklim Eylem Merkezi kapsamında yurttaşların sesini karar alma süreçlerine daha güçlü yansıtacak yeni yerel yönetişim modelleri tartışıldı. Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmak ve sivil katılımı güçlendirmek adına çalışmalarını sürdürüyor. “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi” kapsamında gerçekleştirilen “Halka Yönelik Farkındalık Anketi Sonuçlarının Değerlendirilmesi Çalıştayı”, Eskişehir Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı Büyük Salonu’nda yapıldı. Yerel yönetimin farklı birimleri, basın temsilcileri, sivil toplum kuruluşları (STK), meslek odaları ve üniversitelerin yoğun katılım gösterdiği çalıştay, yerel iklim yönetişimini güçlendirmek adına çok sesli bir platform sundu. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Türkiye Belediyeler Birliği, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında yürütülen ve 2025 yılında tamamlanan Sivil Katılım Projesi kapsamında Eskişehir’de kurulan İklim Eylem Merkezi için kapsamlı bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayda, merkezin etkin şekilde faaliyet göstermesi amacıyla halkın görüş, öneri ve taleplerinin kentteki iklim kararlarında nasıl daha güçlü yansıtılabileceği üzerine modeller değerlendirildi. Oturumlarda ayrıca katılımcı yönetişim yöntemleri, basın ve yurttaşla kurulabilecek iş birliği kanalları ile merkezin yürüteceği örnek programlar detaylı şekilde ele alındı. Çalıştayın açılışında projenin ve iş birliğinin önemine değinen İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi, belediyenin vizyonunu şu sözlerle aktardı: “Bizler Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca çevresel bir konu olarak değil; aynı zamanda sosyal adalet, halk sağlığı, kent planlaması ve yaşam kalitesi meselesi olarak görüyoruz. İklim krizi gerçeğini görmezden gelmiyor, geleceğimizi korumak için kararlı adımlar atıyoruz. Bu nedenle proje kapsamında hazırlanan 1x1 kilometre çözünürlüklü risk haritaları, 2030 projeksiyonları, uyum ve azaltım stratejileri ile bilimsel veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Eskişehir’i iklim dostu bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız.” TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ise konuşmasında, iklim krizine karşı dirençli kentler oluştururken teknik, bilimsel ve veriye dayalı strateji geliştirmenin gerekliliğine dikkat çekerek ilerleyen aşamalarda halkın sürece aktif katılımının önemini vurguladı: “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi. Ataç, “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi. Kentte planlanan 4. grup madencilik faaliyetlerinin ise Eskişehir’in ekolojik sorunlarını derinleştireceğini ifade eden Ataç, orman ve su varlıkları ile tarımsal üretimin bu süreçten olumsuz etkileneceğini söyledi. Aynı zamanda iklim krizinin etkileri değerlendirilirken, bu tehditlerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Toplumsal bir ortak akıl arayışı olarak kurgulanan buluşmada geliştirilen öneriler, Eskişehir'in iklim kriziyle mücadelesinde yeni bir yol haritası sunuyor. Çalıştay çıktılarının, İklim Eylem Merkezi faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sunması ve Eskişehir’in iklim değişikliğiyle mücadelesini çok daha kapsayıcı hale getirmesi amaçlanıyor.

Başkan Ataç Sağlıklı Kentler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi Haber

Başkan Ataç Sağlıklı Kentler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin İstanbul’da gerçekleştirilen 45’inci Olağan Meclis Toplantısı’nda yeniden encümen üyeliği görevine seçildi. Toplantıyla eş zamanlı düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu’nda ise gıda, su ve enerji başlıkları kentlerin geleceği açısından çok yönlü ele alındı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 45’inci Olağan Meclis Toplantısı, İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen toplantıyla eş zamanlı olarak bu yıl ilk kez Sağlıklı Kentler Forumu da gerçekleştirildi. 13-14 Mayıs tarihlerinde düzenlenen forumda, kentlerin geleceği açısından kritik öneme sahip “Gıda, Su ve Enerji” başlıkları ele alındı. Başkan Ataç yeniden encümen üyesi seçildi Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Olağan Meclis Toplantısı’nda yapılan seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yeniden Birlik Başkanlığı görevine seçilirken, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da yeniden encümen üyeliği görevine getirildi. Başkan Ataç’ın yeniden encümen üyeliğine seçilmesi, Tepebaşı Belediyesi’nin sağlıklı kentleşme, sürdürülebilir çevre politikaları, iklim duyarlılığı ve yerel yönetimlerde katılımcı yönetim anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar açısından önemli bir temsil niteliği taşıdı. Gıda, su ve enerji kentlerin geleceği için tartışıldı Sağlıklı Kentler Forumu kapsamında düzenlenen oturumlarda; sağlıklı şehirleşme politikaları, sürdürülebilir çevre yönetimi, yerel yönetimlerin iklim krizi karşısındaki sorumlulukları, su kaynaklarının korunması, gıda güvenliği ve enerji üretiminde yerel çözümler masaya yatırıldı. Forumda, belediyelerin yalnızca hizmet sunan kurumlar değil; aynı zamanda üretimde daha aktif rol alan, kaynaklarını koruyan, kendi enerjisini üreten ve kent yaşamını dirençli hale getiren yapılar olması gerektiğine dikkat çekildi. “Sağlıklı kent, geleceğini planlayan kenttir” Toplantı ve forumun ardından değerlendirmelerde bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sağlıklı kent kavramının yalnızca fiziki çevre düzenlemeleriyle sınırlı olmadığını vurguladı. Başkan Ataç, sağlıklı kentlerin; temiz hava, güvenli gıda, korunmuş su kaynakları, yenilenebilir enerji, sosyal dayanışma ve katılımcı yönetim anlayışıyla mümkün olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün kentlerin en temel gündemi artık sadece bugünü yönetmek değil, geleceği korumaktır. Gıda, su ve enerji başlıkları doğrudan insan yaşamını ilgilendiren, kentlerin dirençliliğini belirleyen alanlardır. Belediyeler bu alanlarda daha aktif, daha üretken ve daha sorumlu olmak zorundadır. Tepebaşı’nda biz yıllardır çevreyi, insan sağlığını, temiz enerjiyi ve katılımcı yönetimi merkeze alan bir anlayışla çalışıyoruz. Sağlıklı kent, geleceğini planlayan ve kaynaklarını koruyan kenttir.” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yeniden encümen üyeliğine seçildiği toplantı, yerel yönetimlerin iklim krizi, kaynak yönetimi ve sağlıklı kentleşme alanındaki sorumluluklarının güçlenmesi açısından önemli mesajlarla tamamlandı.

Uluslararası İlişkilerin Nabzı Odunpazarı’nda Attı Haber

Uluslararası İlişkilerin Nabzı Odunpazarı’nda Attı

Odunpazarı Belediyesi ile Uluslararası İlişkiler Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresi, üç gün süren yoğun programın ardından sona erdi. 7, 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde Odunpazarı 100. Yıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongre, Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenleri, araştırmacıları ve uluslararası ilişkiler alanının önemli isimlerini Eskişehir’de bir araya getirdi. Uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik organizasyonlarından biri olarak gösterilen kongrede, küresel sistemde yaşanan dönüşümden bölgesel krizlere, değişen güç dengelerinden Türkiye’nin stratejik konumuna kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. 72 üniversite ve 11 farklı kurumdan toplam 189 akademisyen ve uzmanın katıldığı kongrede, üç gün boyunca 50 panel düzenlenirken 179 akademik sunum gerçekleştirildi. SON GÜNÜN DİKKAT ÇEKEN İSMİ: NAMIK TAN Kongrenin son günü ise hem içerik hem de katılım açısından dikkat çekici oturumlara sahne oldu. CHP Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, “İktisadi Kalkınma Vakfı Paneli”ne konuşmacı olarak katıldı. Türkiye’nin deneyimli diplomatları arasında yer alan Namık Tan’ın katılımı, kongrenin akademik ve diplomatik niteliğini güçlendiren başlıklar arasında öne çıktı. Dış politika, Avrupa Birliği ilişkileri ve küresel diplomasi üzerine değerlendirmelerin yapıldığı panel, akademisyenler ve katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Paneli izleyenler arasında Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da yer aldı. Başkan Kurt, kongrenin son günündeki oturumları takip ederek akademisyenler ve katılımcılarla bir araya geldi. KÜRESEL GÜNDEM ESKİŞEHİR’DE TARTIŞILDI Uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik organizasyonlarından biri olarak gösterilen kongrede; küresel sistemde yaşanan dönüşümden bölgesel krizlere, güvenlik politikalarından Avrupa Birliği’nin geleceğine kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. Kongrenin son gününde düzenlenen oturumlarda uluslararası ilişkilerin farklı boyutları ele alındı. “Ontolojik Güvenlik: Kimlik, Hafıza ve Kurumlar” panelinde devletlerin güvenlik politikaları ile toplumsal hafıza arasındaki ilişki değerlendirilirken, “Realizm, Tehdit ve Büyük Strateji” oturumunda küresel güç mücadeleleri tartışıldı. “Terörizm, Sınır Aşan Suçlar ve Güvenliğin Dönüşümü” başlıklı panelde değişen tehdit algıları ele alınırken, “Uluslararası İlişkilerde Yapay Zeka: Tartışmalar ve Uygulamalar” oturumunda teknolojinin diplomasi ve güvenlik alanına etkileri konuşuldu. İklim krizi ve güvenlik ilişkisi “İklim, Tarım ve Gıda Güvenliği” ile “Yerelden Küresele Çevre ve İklim Güvenliği” panellerinde değerlendirilirken, “Savunma Teknolojileri, İHA’lar ve Yeni Güvenlik Dinamikleri” oturumunda savunma sanayiindeki dönüşüm masaya yatırıldı. “Türkiye-Rusya İlişkileri: Rekabet, İşbirliği ve Kriz Yönetimi” panelinde iki ülke arasındaki ilişkilerin bölgesel etkileri ele alınırken, “Göç ve Sınır Yönetişimi” oturumunda düzensiz göç ve sınır politikaları tartışıldı. Avrupa Birliği’nin geleceği ve Avrupa siyaseti de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. “Avrupa Günü’nde Avrupa’yı Tartışmak-II: Avrupa Siyaseti ve Güvenlik” ile “Avrupa Günü’nde Avrupa’yı Tartışmak-III: Avrupa Birliği’nde Yönetişim, Stratejik Otonomi ve Dış İlişkiler” başlıklı panellerde Avrupa’nın değişen güvenlik yaklaşımı ve dış politika stratejileri değerlendirildi. “Kale Grubu ve Global İlişkiler Forumu Paneli”, “Eleştirel Dış Politika: Kimlik, Anlatı ve Öznellik” ve “Ontolojik Güvenlik Teorisine Araftan Bakmak” başlıklı oturumlarda ise uluslararası ilişkiler teorileri ve küresel siyaset farklı perspektiflerden ele alındı. Kongrede ayrıca “Türk Dış Politikası’nın Yüzyılı (1923-2023): Tematik ve Kavramsal Değerlendirmeler” başlıklı oturumda Türkiye’nin yüz yıllık dış politika birikimi değerlendirildi. Üç gün süren kongre, “Kapanış Oturumu: Genel Değerlendirme ve Gelecek Planlaması” ile sona erdi.

Tepebaşı’nda Güneşten 15 Milyon Liraya Yakın Katkı Haber

Tepebaşı’nda Güneşten 15 Milyon Liraya Yakın Katkı

Tepebaşı Belediyesi, sürdürülebilir kalkınmayı söylemde değil uygulamada büyütmeye devam ediyor. Çevreye duyarlı ve yenilikçi belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Tepebaşı Belediyesi, güneş enerji sistemleri yatırımları sayesinde hem enerji üretiyor hem de belediye bütçesine katkı sağlıyor. Ortaya çıkan tablo, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yıllardır savunduğu doğaya saygılı, planlı ve geleceği önceleyen belediyecilik anlayışını somut verilerle gözler önüne seriyor. Tepebaşı Belediyesi’nin ana hizmet binası, Mustafa Kemal Atatürk Spor Tesisleri Su Sporları Merkezi, Melih Savaş Yaşam Köyü ve Sakintepe Soğuk Hava Deposu’nun çatılarına kurulan güneş enerji sistemleriyle 2022 yılından 2025 yılı sonuna kadar toplam 3 bin 872 megawatt saat elektrik üretildi. Bu üretim yaklaşık 1.650 hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına karşılık gelirken, 2025 yılı birim enerji kazancı esas alındığında belediye bütçesine sağlanan toplam katkının yaklaşık 15 milyon TL düzeyine ulaştığı görülüyor. Sadece 2025 yılı boyunca üretilen 295,35 megawatt saat elektrik ise belediye bütçesine yaklaşık 1 milyon 145 bin TL’lik katkı sundu. Bu miktar da yaklaşık 115 hanenin bir yıllık elektrik tüketimine denk geliyor. Başkan Ahmet Ataç, güneş enerjisi yatırımlarının yalnızca çevresel değil ekonomik açıdan da çok önemli sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Tükettiğimiz yerde üretiyor, kamu kaynaklarını daha verimli kullanıyoruz. 2025 yılı birim kazancı esas alındığında, 2022’den 2025 sonuna kadar elde edilen toplam katkı yaklaşık 15 milyon liraya ulaşıyor. Bu, doğru planlama ve geleceği düşünen belediyeciliğin somut sonucudur” dedi. İhtiyaç fazlası enerji ekonomiye kazandırıldı Tepebaşı Belediyesi’nin ürettiği enerjinin önemli bir bölümü yalnızca kendi tüketimiyle sınırlı kalmadı. 2022 Nisan ayından bu yana toplam 442 megawatt saat ihtiyaç fazlası enerji şebekeye verilerek ekonomiye kazandırıldı. Bu miktar, yaklaşık 1.770 hanenin aylık elektrik tüketimine karşılık geliyor. Doğaya da bütçeye de nefes Tepebaşı Belediyesi, bu yatırımlar sayesinde bugüne kadar yaklaşık 2 bin 710 ton karbondioksit salınımının önüne geçti. Bu miktar, yaklaşık 590 otomobilin bir yılda oluşturacağı egzoz emisyonuna eşdeğer. Aynı zamanda yaklaşık 10,9 milyon kilometrelik araç kullanımının doğaya vereceği zararın önlenmesi anlamına geliyor. Başkan Ataç, sürdürülebilirliğin Tepebaşı’nda bir vitrin çalışması değil, doğrudan yaşamı etkileyen bir belediyecilik anlayışı olduğunu belirterek, “Tepebaşı’nda sürdürülebilir kalkınmayı bir hedef olarak değil, her gün ürettiğimiz somut bir sonuç olarak görüyoruz. Bizim için çevreyi korumak da, kamu kaynaklarını doğru kullanmak da, çocuklarımıza daha yaşanabilir bir kent bırakmak da aynı anlayışın parçasıdır” dedi. “Geleceği bugünden kuruyoruz” Tepebaşı’nda hayata geçirilen çevreci yatırımların yalnızca bugünü değil yarını da düşündüğünü vurgulayan Ataç, “İklim krizi artık geleceğin değil bugünün meselesidir. Bu nedenle attığımız her adımı yalnızca bugünün ihtiyacına göre değil, yarının sorumluluğuna göre planlıyoruz. Doğaya saygılı, sürdürülebilir ve yenilikçi belediyeciliği her yıl daha da güçlendiriyoruz. Tepebaşı’nın geleceğini bugünden kuruyoruz” ifadelerini kullandı.

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda! Haber

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda!

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Eskişehir Şubesi, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, su kaynaklarının üzerindeki baskının kritik seviyeye ulaştığını vurguladı. Bilimsel veriler ışığında yapılan uyarıda, Eskişehir’in yeraltı su rezervlerinin yanlış kullanım ve iklim krizi nedeniyle büyük risk altında olduğu belirtildi. ​TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında bir basın açıklaması yayımlayarak su yönetiminde bilimsel temelli bir yaklaşımın aciliyetine dikkat çekti. Açıklamada, suyun ticari bir meta değil, temel bir yaşam hakkı olduğunun altı çizilirken; "Vahşi sulama", "kaçak kuyular" ve "plansız kentleşme" konularında sert uyarılarda bulunuldu. ​"Eskişehir'in Yeraltı Suları Risk Altında" ​Jeoloji mühendisliğinin yeraltı sularının korunmasındaki stratejik rolüne değinilen açıklamada, Eskişehir havzasındaki duruma dikkat çekildi. Şehrin önemli bir yeraltı suyu havzası üzerinde yer aldığı ancak bilinçsiz tüketimin bu mirası tükettiği ifade edildi: ​"Şehrimiz, yeraltı suyu açısından zengin bir havzada bulunmasına rağmen; tarımsal sulamadaki yanlış yöntemler ve kontrolsüz çekimler nedeniyle su seviyelerinde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Yeraltı suları sanıldığı gibi sınırsız değildir." ​Bilimsel Planlama ve Denetim Çağrısı ​JMO Eskişehir Şubesi, su krizinin derinleşmemesi için 5 temel çözüm önerisini kamuoyuyla paylaştı: ​Hidrojeolojik Etüt Şart: Su yönetimi mutlaka bilimsel planlamaya dayanmalı. ​Kaçak Kuyulara Son: Denetimler sıkılaştırılmalı, kaçak kuyu açılması engellenmelidir. ​Modern Sulama: Tarımda 'vahşi sulama' terk edilerek modern tekniklere geçilmelidir. ​Ürün Deseni Planlaması: Şehrin tarımsal ürün seçimi, su rezervlerine göre yapılmalıdır. ​Bütüncül Politika: Kentleşme ve sanayi planlarında yeraltı su rezervleri ana kriter olmalıdır. ​"Su Bir Kamu Hakkıdır" ​Açıklamada iklim krizinin yağış rejimlerini değiştirdiği ve kuraklık riskini artırdığı hatırlatılırken, suyun yönetiminde kamu yararının gözetilmesi gerektiği vurgulandı. "Su, ticari bir meta değil; herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken bir haktır" denilen metinde, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerektiği belirtildi. ​"Geleceğimizi Korumak İçin Ortak Akıl" ​Son olarak, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet eden JMO Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, "Suyun olmadığı bir dünyada yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

CHP’li Vekillerden ESKİ’ye Ziyaret Haber

CHP’li Vekillerden ESKİ’ye Ziyaret

CHP Eskişehir Milletvekilleri Dr. Jale Nur Süllü ve Utku Çakırözer Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Eskişehir’in içme suyu temini ve arıtma süreçlerine ilişkin çalışmaları yerinde inceleyen Çakırözer ve Süllü, “Kentlerimizde hemşehrilerimizin su, içme suyu temini ve arıtma sistemlerinin yönetimi çok önemli. Bu konuda ESKİ’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık. Kentlerimiz ve hemşehrilerimizin su ihtiyacı için tüm kurumların birlikte harekete geçmeli” dedi. ESKİ’DE YERİNDE İNCELEME Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekilleri Süllü ve Çakırözer ESKİ‘yi ziyaret ederek İçme Suyu Arıtma Tesisleri’ndeki arıtma üniteleri ile suyun kaynaktan dağıtım noktalarına kadar anlık takibine imkan sağlayan SCADA Kontrol ve Gözetleme Sistemini inceledi. Milletvekilleri, ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen ve ekibinden şehrin su ihtiyacının karşılanması konusunda yürütülen projeler ile AR-GE çalışmaları devam eden yeni nesil su sayaçları hakkında da bilgi aldı. “SÜRDÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ ÖNCELİĞİMİZ OLMALI” Çakırözer ve Süllü, iklim krizinin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığına dikkat çekerek suyun korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: “İklim krizi, su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Bu nedenle mevcut kaynakların korunması, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Suyun kaynaktan musluğa kadar güvenli şekilde yönetilmesi kadar, gelecek nesiller için sürdürülebilir biçimde korunması da hepimizin önceliği olmalı. Bu alanda hemşehrilerimize hizmet çabası içinde olan ESKİ’ye ve çalışanlarına teşekkür ederiz. Bizler de milletvekilleri olarak şehrimizin uzun vadeli su ihtiyacının karşılanması konusunda kamu kurumları nezdinde girişimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.