SON DAKİKA
Hava Durumu

#İklim Değişikliği

Porsuk Haber Ajansı - İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Odunpazarı’nda Atıklar Çiçek Açtı Haber

Odunpazarı’nda Atıklar Çiçek Açtı

30 Mart Dünya Sıfır Atık Günü kapsamında Odunpazarı’nda düzenlenen etkinlikte, evsel atıklar sanat eserine dönüştü. Başkan Kazım Kurt’un da katıldığı anlamlı buluşmada, eski mutfak gereçleri rengarenk saksılar olarak doğaya yeniden kazandırıldı. ​Sıfır Atık Bir Yaşam Biçimine Dönüşüyor ​Odunpazarı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlik, geri dönüşümün sadece bir kavram değil, bir hayat tarzı olduğunu kanıtladı. Selami Vardar Halk Merkezi kursiyerlerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen kutlamada, sürdürülebilir bir gelecek için yerel yönetim ve halk el ele verdi. ​Başkan Kazım Kurt Kursiyerlerle Birlikte Çiçek Dikti ​Etkinliğe bizzat katılan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sıfır atık bilincinin toplumsal bir görev olduğunun altını çizdi. Kadın kursiyerlerle birlikte saksı dikimi yapan Başkan Kurt, çevreye duyarlı alışkanlıkların yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Sahada kurulan bu samimi diyalog, etkinliğin en çok ilgi gören anlarını oluşturdu. ​Mutfak Atıklarından Estetik Saksılara: Yaratıcı Dönüşüm ​Etkinliğin en dikkat çekici yanı, "çöp" gözüyle bakılan eşyaların yeniden hayat bulmasıydı. Kursiyerler, evlerinde artık kullanmadıkları; ​Eski çaydanlıklar ve tencereler, ​Yoğurt ve peynir kapları, ​Plastik ve metal kutuları, ​kendi yaratıcılıklarıyla boyayarak estetik saksılara dönüştürdüler. Belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğü seralarında yetiştirilen çiçekler, bu atık malzemelerle buluşarak çevreci bir görsel şölen sundu. ​Karbon Ayak İzini Azaltan Küçük Dokunuşlar ​Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Sıfır Atık Günü'nün ruhuna uygun olarak düzenlenen programda, geri dönüşüm uygulamalı olarak deneyimlendi. Katılımcılar hem atık yönetimi hakkında bilgi sahibi oldu hem de karbon ayak izini azaltmanın somut yollarını öğrendi. ​Odunpazarı Belediyesi, bu tür farkındalık projeleriyle toplumun her kesimine ulaşarak, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir bir gelecek için öncü rolünü sürdürüyor.

TZOB Başkanı Bayraktar’dan Gıda İsrafı Uyarısı Haber

TZOB Başkanı Bayraktar’dan Gıda İsrafı Uyarısı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada gıda israfının korkutucu boyutlarına dikkat çekti. Bayraktar, Türkiye’de her yıl 18-20 milyon ton gıdanın çöpe gittiğini belirterek "Gıdayı israf etmek, çiftçinin emeğini ve doğanın kaynaklarını yok etmektir" dedi. ​30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü Teması: "Gıda İsrafı" ​Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen ve bu yıl dördüncüsü kutlanan 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün ana teması bu yıl "Gıda İsrafı" olarak belirlendi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı basın açıklamasında sıfır atık yaklaşımının sadece çevresel bir konu değil, gıda güvenliği ve üretim süreciyle doğrudan ilişkili bir yaşam disiplini olduğunu vurguladı. ​Korkutan Rakamlar: Küresel Kayıp 1 Trilyon Dolar ​Gıda israfının küresel ve yerel ölçekteki ekonomik bilançosunu paylaşan Bayraktar, çarpıcı veriler sundu: ​Dünya Genelinde: Üretilen gıdanın %30-35’i (yaklaşık 1,3 milyar ton) israf ediliyor. ​Ekonomik Kayıp: Küresel gıda israfının doğrudan maliyeti 1 trilyon dolar, çevresel ve sosyal etkileriyle birlikte bu rakam 2,6 trilyon dolara ulaşıyor. ​Türkiye Bilançosu: Yıllık 18-20 milyon ton gıda israfı yaşanıyor. ​Ekmek ve Sebze-Meyvede Büyük Kayıp ​Türkiye’deki israfın detaylarına değinen Bayraktar, özellikle temel gıda maddelerindeki kayıpların altını çizdi: ​Ekmek İsrafı: Günde yaklaşık 4,9 milyon adet ekmek çöpe gidiyor. ​Sebze ve Meyve: Yıllık 50 milyon tonu aşan üretimin 10-13 milyon tonu sofraya ulaşmadan veya tüketilmeden israf ediliyor. ​"Gıdayı Korumak, Üreticiyi Korumaktır" ​Tarımsal üretimin iklim değişikliği ve kuraklık gibi büyük risklerle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Bayraktar, tüketicilere şu çağrıda bulundu: ​"Gıda, sofraya gelene kadar büyük bir emek ve doğal kaynak kullanımı gerektirir. İsraf edilen her ürün, boşa harcanan su, toprak ve enerji demektir. İhtiyacımız kadar tüketmek ve planlı alışveriş yapmak bir tercih değil, geleceğimiz için bir zorunluluktur. Gıdayı korumak, çiftçimizi ve ülkemizin geleceğini güvence altına almaktır." ​Sıfır Atık İçin Bireysel Tedbirler ​İsrafın büyük bir kısmının hane halkı düzeyindeki yanlış alışkanlıklardan kaynaklandığını belirten TZOB Başkanı, çözümün "ihtiyaç odaklı tüketim" ve "planlı hareket etmekten" geçtiğini ifade etti. Bayraktar, sıfır atık bilincinin günlük hayatın bir parçası haline gelmesi gerektiğini belirterek açıklamasına son verdi.

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi Haber

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi tarafından Dünya Su Günü kapsamında “Su ve İnsan” temalı panel düzenlendi. Panelde konuşan Başkan Ataç, “Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor.” dedi. Suyun hayatımızdaki önemini, sürdürülebilirlik kavramının su kaynakları üzerindeki etkisini vurgulamak, suyun verimli kullanımının sanayi ve diğer sektörler için ne kadar kritik olduğunu ele almak amacıyla düzenlenen “Su ve İnsan” konulu panel Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Panele Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, konuşmalarını yapmak üzere ise Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ali Arda Şorman, Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ile çok sayıda vatandaş katıldı. “Doğamız için büyük zararları var” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, katıldığı panelde su krizine, iklim değişikliğine ve çevresel yıkıma dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Suyun, toprak ve hava ile birlikte yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Ataç, Türkiye’de iklim krizine karşı yeterli siyasi iradenin ortaya konulmadığını söyledi. Vahşi madencilik ve termik santrallerin büyük ölçüde su tükettiğini, yeraltı sularını kirlettiğini ve doğaya ağır zarar verdiğini vurgulayan Ataç, bu alanlarda ya sıkı denetim uygulanması ya da faaliyetlere ara verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Ataç, “İnsanın yaşaması için üç bileşen var. Su, toprak ve hava. Bugün burada suyun önemini konuşmak için bir araya geldik. Su sonsuz değildir. Bugün dünyada milyonlarca insan güvenli suya ulaşmakta zorlanıyor. Su yönetimi sadece yerel yönetimlerin konusu değildir. Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor. Ama maalesef Türkiye’de öyle bir görüntü yok. Aksine vahşi madencilikte çok fazla su kullanılıyor. Termik santralde müthiş su kullanılıyor. Bunların önlenmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller ya denetime alınması lazım ya da bir süre ara verilmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller hem doğaya zarar veriyor hem yeraltı sularını kirletiyor. Doğamız için büyük zararları var” ifadelerini kullandı. “Kuraklıkla savaşıyoruz” Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arda Sorman, “Bazı tasarruf yöntemlerinin değişmesi lazım. Atık su olsun yağmur suyu olsun… İklim değişikliği nedeniyle değişen yağışların değerlendirilmesi lazım. Bulunduğumuz bölge açısından bakarsak İç Anadolu Bölgesi çok parlak görünmüyor. Son yıllarda özellikle kuraklıkla savaşıyoruz. Kuraklık en önemli problem. Bu nedenle ekilecek ürünlerin ve sulama tekniklerinin planlanması gerekir” diye konuştu. “Temiz suya ulaşım zorlaşacak” Su yönetimi, sağlık ve gelecek perspektifi konularının konuşulduğu panelde Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Küresel ısınma ve iklim değişikliği denildiğinde en temel sorunlardan birinin atmosferde bulunan sera gazları olduğuna dikkat çekti. Özmen, “Küresel ısınma ve iklim değişikliğinde su mekansal ve zamansal olarak değiştiği için su arzında riskler taşıyor. Temiz suya olan ulaşım zorlaşacak. Arz ve taleplerdeki dengesizlikler önümüze çıkacak” dedi. “Suyun kalitesi ve miktarı düşecek” Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, “Gelecek dönemde yaşayacağımız sıkıntılardan en önemlisi içme suyu özelinde hem kalite hem miktar yönünden azalmış suyun tahsis yönünde sıkıntılar olabilir. Hem tarımda gıda güvenliği açısından kaliteli suya ihtiyaç var. İçme suyunu da önceliği var. İleride biz bu düşük kaliteli suyun dağıtımında ve tahsisinde büyük sorunlar yaşayacağız. Bu nedenle şimdiden önlemler alarak ilerleyen yıllarda daha dengeli su dağıtımı sağlanmalı” diye konuştu. “Yağmur sularını depolamamız gerekiyor” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, “Ani taşkınlar küresel ısınmanın en önemli göstergelerinden ve sonuçlarından biri. Aslında ön göremediğimiz miktarda uzun dönem süren yağış rejimlerinin değişmesi altyapılarımızı yetersiz hale getirdi. Bu şehirlerde gerçekten can ve mal kaybına sebep olmakta. Bu kadar suyun bir yerde depolamadığımız için de kaybetmekteyiz. Bu da ileride bir problem olarak karşımıza çıkacak. Bu nedenle depolamayı öğrenmemiz gerekiyor” dedi. “Kuraklık ve su taşkınları karşımıza sorun olarak çıkıyor” EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ise “İklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık ve ani yağışlar sorun olarak karşımıza çıkıyor. Su kalitesi, içme suyuna ulaşım temel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı. Panel sonunda katılımcılarla beraber atölye çalışması gerçekleştirildi.

İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışmaları Tamamlandı Haber

İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışmaları Tamamlandı

Tepebaşı Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının yerel düzeyde güçlendirilmesi amacıyla başlattığı “Yerelden Küresele Sürdürülebilirlik: İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışması” kapsamında ilçe belediyelerine yönelik eğitim programını başarıyla tamamladı. Sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan çevresel bozulma, doğal kaynakların tükenmesi, iklim değişikliği ve sosyal eşitsizlikler gibi küresel sorunlar; kalkınma anlayışının yalnızca ekonomik büyüme ile sınırlı kalamayacağını ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, 2015 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 2030 Gündemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), dünya genelinde yeni bir yol haritası sunuyor. Ancak bu hedeflerin başarıya ulaşması, yerel düzeyde atılacak somut adımlarla mümkün oluyor. Tepebaşı’ndan Örnek Model Tepebaşı Belediyesi, 2018 yılında kurduğu Sürdürülebilirlik Merkezi ile sürdürülebilirlik politikalarını kurumsal yapısına entegre eden öncü yerel yönetimler arasında yer alıyor. İklim değişikliğiyle mücadele, sıfır atık uygulamaları, eğitim ve toplumsal farkındalık çalışmaları gibi birçok alanda hayata geçirilen projelerle önemli bir deneyim birikimi oluşturuldu. Tepebaşı Belediyesi, bu birikimi ilçe belediyeleriyle paylaşmak amacıyla sürdürülebilirlik alanında hayata geçirdiği çalışmaları ilçe belediyelerine yaygınlaştırmak amacıyla “Yerelden Küresele Sürdürülebilirlik: İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışması”nı başlattı. Programın temel amacı; Tepebaşı’nda uygulanan sürdürülebilirlik çalışmalarının ilçelerde de benimsenmesini sağlamak, bu alandaki farkındalığı artırmak ve belediyelerin kendi sürdürülebilirlik yapılarını kurmalarına destek olmaktır. 7 İlçede 171 Personel Eğitim Aldı Program kapsamında Alpu, Beylikova, Çifteler, Mahmudiye, Mihalıççık, Seyitgazi ve Sivrihisar belediyelerinde görev yapan toplam 171 teknik, idari ve yönetici personel eğitimlere katıldı. Çalışmanın ilk aşamasında ilçelere ziyaretler gerçekleştirilerek mevcut durum, ihtiyaçlar ve öncelikli talepler yerinde değerlendirildi. Bu analizler doğrultusunda uygulama odaklı ve kapsamlı bir eğitim programı hazırlandı. Eğitimlerde neler ele alındı? Eğitimlerde 2030 Gündemi ve SKA çerçevesinde yerel yönetimlerin rol ve sorumlulukları ele alındı. Belediyelerde kurumsal sürdürülebilirlik yönetimi, stratejik planlara entegrasyon süreçleri, atık yönetimi, enerji verimliliği, su yönetimi ve doğa temelli çözümler gibi öncelikli başlıklar detaylı şekilde işlendi. Ayrıca veri temelli karar alma süreçlerinin önemi ve birimler arası koordinasyon mekanizmalarının güçlendirilmesi konuları değerlendirildi. Öğleden sonra gerçekleştirilen uygulamalı atölye çalışmalarında ise her belediye, kendi ilçesine özgü sürdürülebilirlik yol haritası taslağını oluşturdu. Katılımcılar öncelikli sorun alanlarını belirleyerek paydaş analizi yaptı, kısa vadede uygulanabilecek düşük maliyetli adımları planladı ve SKA ile uyumlu mikro proje taslakları geliştirdi. Program, her belediyenin en az bir uygulanabilir proje fikri ortaya koymasıyla somut çıktılar üreterek tamamlandı. Süreç Devam Edecek Eğitimlerin ardından süreç, teknik modüller, ileri düzey atölyeler ve proje geliştirme destekleriyle devam edecek. Ayrıca ilçelerin bir araya geleceği bir “Tecrübe Paylaşım Toplantısı” düzenlenerek iyi uygulama örneklerinin paylaşılması ve ortak proje geliştirme fırsatlarının değerlendirilmesi sağlanacak. Tepebaşı Belediyesi, yerelde başlattığı bu kapasite geliştirme modeliyle sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca bir politika başlığı değil, aynı zamanda bir yönetim yaklaşımı haline gelmesine katkı sunmayı sürdürecek.

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi? Haber

Risk Varsa, Neden Bugüne Kadar Hizmet Verildi?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’deki okul, pansiyon ve öğretmenevi binalarının deprem güvenliğiyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi. “Bu risk ne zamandır biliniyor?” Arslan, verdiği önergelerde şu soruların açık ve net biçimde yanıtlanmasını istedi: Eskişehir’de hangi okul ve kurum binaları için deprem performans analizi yapıldı? Bu analizler hangi tarihlerde hazırlandı? Riskli olduğu değerlendirilen binalar hangileri? Riskli olduğu iddia edilen yapılarda hizmet neden sürdürüldü? “Eğer risk tespiti yapılmışsa, bu durum ne zamandır biliniyordu?” diye soran Arslan, sürecin zaman çizelgesinin açıklanmasını istedi. “Neden eğitim-öğretim başlamadan önlem alınmadı?” Arslan, güçlendirme, tahliye ve yıkım süreçlerinin neden eğitim-öğretim dönemleri başlamadan tamamlanmadığını da sorguladı. “Planlama neden zamanında yapılmadı? Neden son dakika kararlarıyla öğrenciler ve veliler belirsizlik içinde bırakıldı?” “Can güvenliği konusunda ihmale izin verilemez” Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve kamu çalışanlarımızın can güvenliği konusunda en küçük bir ihmal dahi kabul edilemez. Risk varsa gereği derhal yapılmalıydı. Gecikmenin sorumluluğu açıklığa kavuşturulmalıdır.” “İki Bakanlık da açıklama yapmak zorundadır” Konunun hem Milli Eğitim Bakanlığı’nı hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Arslan, şu çağrıyı yaptı: “Bu süreç tüm yönleriyle ortaya konulmalıdır. Risk tespit tarihi ile alınan kararlar arasındaki süre kamuoyuna açıklanmalıdır.” Arslan, Eskişehir’deki tüm eğitim yapılarının güvenliği sağlanana kadar süreci Meclis zemininde takip edeceklerini ifade etti.

Tepebaşı'nda Su Verimliliği İçin Eğitimler Sürüyor Haber

Tepebaşı'nda Su Verimliliği İçin Eğitimler Sürüyor

Tepebaşı Belediyesi, Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında yürüttüğü çalışmalar doğrultusunda belediye hizmet binalarında Su Verimliliği Sistemi’nin kurulmasına yönelik süreci kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda Mavi Belge alınmasına tabi olan hizmet binalarında görev yapan personele yönelik su verimliliği farkındalık eğitimleri düzenleniyor. 27 Aralık 2024 tarihli ve 32765 sayılı Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda kurulmakta olan Su Verimliliği Bilgi Sistemi çalışmaları çerçevesinde, Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından kurumsal kapasitenin geliştirilmesi amacıyla “Su Verimliliği Farkındalık Eğitimi” programları hayata geçiriliyor. Eğitimlerde su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, su verimliliğinin kurumsal ve bireysel düzeyde taşıdığı önem, iklim değişikliği ile su yönetimi arasındaki ilişki, belediyelerin su tasarrufu konusundaki sorumlulukları ve uygulanabilecek temel yaklaşımlar ele alındı. Bu kapsamda Tepebaşı Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen eğitime Mustafa Kemal Atatürk Spor Tesisleri Su Sporları Merkezi’nde görev yapan toplam 40 personel katılım sağladı. Ayrıca Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nde düzenlenen eğitim programına ise Metin Özöğüt Yaşam Merkezi ile İsmail Hakkı Tonguç Erken Çocukluk Eğitim Merkezi personelinden toplam 34 personel iştirak etti.

Öğrenciler Doğal Afetler Konusunda Bilgilendirildi Haber

Öğrenciler Doğal Afetler Konusunda Bilgilendirildi

Tepebaşı Belediyesi’nin paydaşı olduğu uluslararası çevre eğitim programı Eko-Okullar Çevre Çocuk Meclisi 16. dönem 2. Çalıştayı gerçekleşti. Çalıştayda, doğal afetler konusunda farkındalığın arttırılması amaçlandı. Tepebaşı Belediye Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda düzenlenen çalıştaya, program dahilindeki okullardaki öğrenci, öğretmen ve yöneticiler ile Tepebaşı Belediyesi yetkilileri katıldı. Çalıştay, Çevre Çocuk Meclisi Başkanı Nil Kökurgancı’nın gündem maddelerini okumasıyla başladı. “Tüm sorumluların titiz olması gerekir” Çalıştayın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Eko Okullar İl Koordinatörü Nadir Erdem, “Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, Tepebaşı Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (TAK) ile ortaklaşa düzenlediğimiz Çevre Çocuk Meclisi 16. Dönem 2. Çalıştayı için bizlere bu ortamı sağlayan Tepebaşı Belediyesi ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Doğal afetlerin can ve mal kaybına yol açmaması için önleyici tedbirlerin alınması, depreme karşı sağlam binaların yapılması konusunda tüm sorumluların titiz olması gerekir” dedi. Doğal afetler konusunda farkındalık artırıldı Ana teması doğal afetler konusunda farkındalığın artırılması olarak belirlenen Çevre Çocuk Meclisi 16. dönem 2. Çalıştayı’nda Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile TAK ekibi iş birliğinde sunumlar ve atölye çalışmaları düzenlendi. TAK ekibi tarafından iklim değişikliğinin afetler üzerindeki etkileri ele alınırken; yangın, deprem, sel ve heyelan konularında bilgilendirme yapıldı. Çocuklara ayrıca deprem düdüğü ile kişisel acil durum bilgi kartları dağıtıldı. Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından da iklim değişikliğine bağlı yaşanan afetlerden söz edildi. Afetsiz şehir hayalleri resmedildi Çalıştay kapsamında düzenlenen boyama etkinliğinde çocuklar, hayallerindeki afetsiz şehirleri resmederek duygu ve düşüncelerini çizimlerle ifade etti. Etkinliğin ardından TAK ekibi, Tepebaşı Belediyesi tarafından kendileri için temin edilen ve yangın, sel, deprem ya da olası pek çok afette kullanılmak üzere tasarlanan arama kurtarma aracını ve araçta bulunan malzemeleri öğrencilere tanıttı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.