SON DAKİKA
Hava Durumu

#İbrahim Arslan

Porsuk Haber Ajansı - İbrahim Arslan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbrahim Arslan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti’den Pancar Üreticilerinin İmza Kampanyasına Destek Haber

YENİ Parti’den Pancar Üreticilerinin İmza Kampanyasına Destek

Eskişehir Genç Rençberler Derneği’nin pancar alım fiyatlarının artırılması talebiyle başlattığı imza kampanyasına destek veren YENİ Parti heyeti, 2026 yılı için açıklanan 3 bin 720 TL’lik fiyatın yetersiz olduğunu belirterek ton başına en az 4 bin 500 TL talep etti. Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan, üreticilerin maliyet yüküne dikkat çekerken Dernek Başkanı Burak Kuşan, toplanan imzaların Tarım ve Orman Bakanlığı’na götürüleceğini açıkladı. YENİ Parti’den pancar fiyatı için 4 bin 500 TL çağrısı Eskişehir Genç Rençberler Derneği, 2026 yılı pancar alım fiyatının ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklanmasına tepki göstererek fiyatın artırılması talebiyle imza kampanyası başlattı. YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer ve YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da derneği ziyaret ederek kampanyaya destek verdi. Pancar üreticilerinin artan mazot, gübre, tohum ve diğer girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirten YENİ Parti temsilcileri, açıklanan fiyatın üreticinin emeğinin karşılığını vermediğini savundu. Parti heyeti, pancar alım fiyatının ton başına en az 4 bin 500 TL’ye yükseltilmesi ve çiftçiye yönelik desteklerin artırılması çağrısında bulundu. Çakırözer: “Çiftçilerin talebi derhal karşılanmalı” YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, pancar üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek açıklanan fiyatın yetersiz olduğunu söyledi. Girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten Çakırözer, pancar alım fiyatının üreticilerin talebi doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Çakırözer, “Türkiye’de neyin fiyatı bir yılda yüzde 20 artmış ki bu iktidar pancar üreticisine ‘alın bu sizin emeğinizin karşılığı’ diyorsunuz! Genç Rençberler Derneğimizin pancar alım fiyatlarının en az 4 bin 500 liraya çıkarılması talebinin yanındayız” dedi. Çiftçilere mazot ve gübre desteği sağlanması gerektiğini de vurgulayan Çakırözer, “Biz YENİ Parti olarak, üreticiye gerek mazotta gerek gübrede KDV, ÖTV muafiyeti de derhal sağlanmalıdır diyoruz. Türkiye’nin kalkınması tarımda kendi üreticimizi, yerli üreticimizi teşvik etmekten geçer. Yurtdışında yabancı çiftçiye destek vermek yerine kendi pancar üreticimiz desteklenmelidir. Pancar alım fiyatı üreticilerimiz talebi doğrultusunda en az 4 bin 500 liraya çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı. Arslan: “Üreticilerimizin haklı taleplerinin yanındayız” YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da pancar üreticilerinin artan maliyetler karşısında gelir kaybı yaşadığını belirterek fiyatın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Üreticilerin en azından maliyetlerini karşılayabilmek için pancar alım fiyatının artırılmasını istediğini dile getiren Arslan, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Arslan, “Üreticilerimiz en azından maliyetleri karşılayabilmek adına fiyatın güncellenmesini ve 4 bin 500 liraya çıkartılmasını istiyor. YENİ Parti olarak üreticilerimizin haklı taleplerinin yanındayız” diye konuştu. Pancarın şeker üretiminin temel hammaddesi olduğuna dikkat çeken Arslan, tarımsal üretimde yaşanan sorunların hem üreticileri hem de tüketicileri etkilediğini ifade etti. Kuşan: “Toplanan imzaları Tarım ve Orman Bakanlığı’na götüreceğiz” Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkanı Burak Kuşan, pancar alım fiyatındaki artışın üreticilerin yükselen maliyetlerini karşılamadığını belirterek imza kampanyasının gerekçelerini anlattı. 2025 yılında pancar alım fiyatının 3 bin 100 TL olduğunu hatırlatan Kuşan, 2026 yılı için fiyatın yalnızca yüzde 20 artışla 3 bin 720 TL olarak açıklandığını söyledi. Gübre, tohum ve mazot başta olmak üzere üretim maliyetlerindeki artışın çok daha yüksek olduğunu belirten Kuşan, mevcut fiyatı kabul etmediklerini ifade etti. Kuşan, “Şimdi bir yılda sadece yüzde 20 zamla 3 bin 720 TL fiyat açıkladılar. Bütün girdi maliyetleri yüzde 50’nin üzerinde arttı. Biz bu açıklanan rakamı kabul etmiyoruz. En az 4 bin 500 TL olarak fiyatın güncellenmesini istiyoruz. Bunu da duyurmak için bir imza kampanyası başlattık. Toplanan imzaları Tarım ve Orman Bakanlığı’na götüreceğiz” dedi. On gün boyunca devam edecek kampanyaya tüm Eskişehirlileri davet eden Kuşan, pancar fiyatı sorununun yalnızca üreticileri değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini vurguladı. Kuşan, kampanyaya siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların destek vermesini istedi.

YENİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı Ön Seçimi Başladı: Talat Yalaz Tek Aday Haber

YENİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı Ön Seçimi Başladı: Talat Yalaz Tek Aday

YENİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı ön seçimi, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde başladı. Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz’ın tek aday olduğu seçimde, parti içi demokrasi, örgütlenme çalışmaları ve Türkiye’nin siyasi gündemi öne çıktı. YENİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı ön seçimi, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen programla başladı. Divan heyetinin oluşturulması ve protokol konuşmalarıyla başlayan genel kurulda, eski milletvekili Zeki Ünal divan başkanlığı görevini üstlendi. Ön seçime YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. YENİ Parti Eskişehir Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz’ın tek aday olduğu ön seçimde, üyelerin oy kullanmasıyla il başkanlığı süreci şekillenecek. İBRAHİM ARSLAN: “YENİ PARTİ’NİN SAHİBİ MİLLET VE ÜYELERİDİR” YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, konuşmasında partinin kuruluş sürecine, örgütlenme çalışmalarına ve Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Partinin kısa sürede Türkiye genelinde örgütlenme çalışmalarını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Arslan, ön seçimlerin yalnızca yöneticileri belirlemekten ibaret olmadığını, yeni bir siyaset anlayışını hayata geçirme amacı taşıdığını ifade etti. Siyasette kişisel yaklaşımlar yerine ortak aklın ve katılımcılığın ön plana çıkması gerektiğini vurgulayan Arslan, YENİ Parti’nin üyelerin ve milletin söz sahibi olduğu bir siyasi hareket olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söyledi. Arslan, konuşmasında belediyelere yönelik operasyonlar, kayyum uygulamaları, tutuklu belediye başkanları, basın özgürlüğü ve seçim güvenliği konularını da gündeme taşıdı. Türkiye’de demokratik kurumların işleyişine ilişkin eleştirilerini dile getiren Arslan, önümüzdeki seçimlerde demokratik koşulların ve seçim sonuçlarının güvenilirliğinin büyük önem taşıyacağını kaydetti. Partinin Eskişehir’de ve Türkiye genelinde güçlenmesi için örgütlenmenin tabandan başlayarak geliştirilmesi gerektiğini belirten Arslan, üyelerin karar süreçlerine katılımının önemine dikkat çekti. UTKU ÇAKIRÖZER: “YENİ PARTİ, TÜRKİYE’YE YENİ NESİL SİYASETİ GETİRİYOR” YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, konuşmasında parti içi demokrasi, basın özgürlüğü ve iktidar hedefi üzerinde durdu. Partinin üyelerin doğrudan katılımıyla ilçe başkanlarını, il başkanlarını ve genel başkanını belirlemesini önemli bir demokratik adım olarak değerlendiren Çakırözer, YENİ Parti’nin farklı siyasi geçmişlere sahip vatandaşları ortak değerler etrafında buluşturmayı hedeflediğini söyledi. Basın özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerinde gazetecilerin ve yayın kuruluşlarının özgürce çalışabilmesinin demokratik toplum açısından önemini vurgulayan Çakırözer, basına yönelik baskıların vatandaşların haber alma hakkını da etkilediğini ifade etti. Partinin yalnızca mevcut üyeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Çakırözer; emeklileri, işçileri, çiftçileri, kadınları, gençleri, engellileri ve toplumun farklı kesimlerini parti çatısı altında buluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Çakırözer, Eskişehir’in merkezinden kırsal mahallelerine kadar geniş bir saha çalışması yürütülmesi gerektiğini belirterek, vatandaşların sorunlarına çözüm önerileriyle ulaşmanın iktidar hedefi açısından belirleyici olacağını kaydetti. KAZIM KURT: “PARTİMİZ İKTİDAR OLMAK ZORUNDADIR” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, YENİ Parti’nin ilk olağan kongre sürecini değerlendirerek kurucu il başkanı Talat Yalaz ve yönetimine teşekkür etti. Yalaz’ın tek aday olmasını parti tabanının güveninin bir göstergesi olarak değerlendiren Kurt, üyelerin doğrudan katılımıyla gerçekleştirilen seçimlerin parti içi demokrasi açısından önem taşıdığını söyledi. Türkiye’de hukuk, adalet, ekonomik koşullar ve basın özgürlüğü konularında yaşanan sorunlara değinen Kurt, YENİ Parti’nin iktidar hedefi doğrultusunda örgütlü bir mücadele yürütmesi gerektiğini ifade etti. Parti yöneticilerinin seçim sonrasında da aktif çalışmayı sürdürmeleri gerektiğini belirten Kurt, kapı kapı ve ev ev yürütülecek saha çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kurt ayrıca seçimlerin yenilenmesi ve cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin hukuki değerlendirmelerini de paylaşarak anayasal hükümlerin uygulanması gerektiğini savundu. AHMET ATAÇ: “ÖN SEÇİM, PARTİ İÇİ DEMOKRASİYİ GÜÇLENDİRİYOR” Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ön seçimin üyelerin karar süreçlerine doğrudan katılmasını sağlayan önemli bir demokratik imkân olduğunu belirtti. İlçe seçimlerinde üyelerin tercihlerini sandıkta ortaya koyduğunu hatırlatan Ataç, bu yöntemin partiye yeni bir enerji kazandırdığını ve kararların tabandan yukarıya doğru alınmasını desteklediğini ifade etti. Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısına ve üreticilerden çalışanlara kadar toplumun farklı kesimlerinin karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çeken Ataç, siyasetin halkın gündeminden kopmadan yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ataç, parti içindeki birlik ve dayanışmanın korunması, ortak aklın geliştirilmesi ve halkın refahını önceleyen bir siyaset anlayışının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. AYŞE ÜNLÜCE: “ESKİŞEHİR’DEKİ DAYANIŞMAYI TÜRKİYE’YE TAŞIMALIYIZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, YENİ Parti’nin kuruluş sürecinin yeni umutlar oluşturmasını temenni ederek Eskişehir’deki birlik ve beraberliğin önemini vurguladı. Eskişehir’in yerel yönetimlerdeki deneyimi ve dayanışma kültürüyle Türkiye’ye örnek olduğunu belirten Ünlüce, kentteki siyasi birlikteliğin ülke genelinde de güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kongre sürecinin tamamlanmasının ardından vatandaşlarla daha fazla buluşulması gerektiğini söyleyen Ünlüce, parti yönetiminin ülkenin sorunlarına yönelik çözüm önerileri üzerinde çalışmalar yürüttüğünü kaydetti. Ünlüce, ön seçim ve kongre sürecinin ardından Eskişehir’in sokaklarında, mahallelerinde ve kırsal bölgelerinde yürütülecek çalışmalarla vatandaşlara ulaşmayı ve umudu büyütmeyi hedeflediklerini belirtti. TALAT YALAZ: “BU PARTİNİN SAHİBİ ÜYELERİMİZDİR” YENİ Parti Eskişehir Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, konuşmasında parti içi demokrasi, örgütlenme, Eskişehir’in sorunları ve partinin iktidar hedefi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Partinin 11 bin 300 üyesinin iradesinin önemine dikkat çeken Yalaz, üyelerin yalnızca seçim dönemlerinde değil, partinin yönetiminde ve karar alma süreçlerinde de söz sahibi olması gerektiğini söyledi. Siyasetin kişisel çıkarlar yerine ilkeler doğrultusunda yapılması gerektiğini vurgulayan Yalaz, YENİ Parti’nin farklı görüşlerden vatandaşları ortak değerler etrafında buluşturan, eleştiriye açık ve hesap verebilir bir örgüt yapısına sahip olması gerektiğini ifade etti. Eskişehir’in sanayi, istihdam, ulaşım, çevre yolu, konut ve kira sorunlarına değinen Yalaz; gençlerin kentte iş bulabilmesi, üreticilerin ve esnafın güçlenmesi, emekçilerin hak ettikleri yaşam koşullarına kavuşması için çalışacaklarını belirtti. Partinin saha çalışmalarına özel önem vereceklerini kaydeden Yalaz, Eskişehir’in merkezinden kırsal ilçelerine kadar vatandaşlarla buluşmayı, mahalle örgütlenmelerini güçlendirmeyi ve halkın sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Tek aday olması üzerinden yapılan eleştirilere de değinen Yalaz, adaylık sürecinde karar merciinin üyeler olduğunu belirterek parti içindeki demokratik katılımın önemini vurguladı. Siyasette kişisel gelecek hesapları yerine partinin iktidar hedefinin öncelikli olması gerektiğini ifade etti. Yalaz, konuşmasının son bölümünde basın özgürlüğü ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak YENİ Parti’nin demokrasi, adalet ve Cumhuriyet değerleri doğrultusunda mücadele edeceğini söyledi. ÖN SEÇİM SÜRECİNDE GÖZLER ÜYELERİN İRADESİNDE YENİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı ön seçiminde yapılan konuşmalarda, yeni dönemde iktidar hedefi ve örgütlenme anlayışı ele alındı. Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz’ın tek aday olduğu ön seçimde, oy verme işleminin tamamlanmasının ardından üyelerin iradesi doğrultusunda il başkanlığı sürecinin sonuçlanacak.

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki! Haber

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki!

Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatının kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklanmasına tepki gösterdi. Geçen yılki fiyatın yüzde 20 artırıldığını, ancak bu artışın enflasyonun ve üretim maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldığını belirten Arslan, pancar alım fiyatının yeniden belirlenmesini istedi. Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, şeker pancarı alım fiyatına ilişkin yaptığı açıklamada, açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerini karşılamadığını ve çiftçinin artan maliyetler karşısında zor durumda bırakıldığını savundu. Eskişehirli pancar üreticilerinin ton başına en az 4 bin 500 TL fiyat talep ettiğini hatırlatan Arslan, açıklanan 3 bin 720 TL’lik fiyatın üreticinin beklentisinin 780 TL altında kaldığına dikkat çekti. 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatını değerlendiren Arslan, geçen yıl kota tamamlama primi dahil 3 bin 100 TL olan fiyatın bu yıl 3 bin 720 TL’ye yükseltildiğini belirtti. Fiyat artışının yüzde 20 ile sınırlı kaldığını ifade eden Arslan, aynı dönemde enflasyonun ve tarımsal üretim maliyetlerinin çok daha yüksek oranlarda arttığını dile getirdi. Arslan, açıklanan fiyat artışının çiftçinin ekonomik koşullarını iyileştirmekten uzak olduğunu belirterek, “Üretici en az 4 bin 500 TL istedi. Geçen yıla göre artış ise yalnızca yüzde 20. Kendi açıkladıkları enflasyon kadar artışı bile çiftçiye çok gördüler” ifadelerini kullandı. “Pancar Alım Fiyatındaki Artış Enflasyonun Gerisinde Kaldı” Şeker pancarı üretiminde kullanılan temel girdilerdeki fiyat artışlarına dikkat çeken İbrahim Arslan, mazot, gübre ve elektrik maliyetlerinin üreticinin üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını söyledi. Arslan'ın açıklamasına göre, TÜİK'in yıllık enflasyon oranı yüzde 29,73 seviyesindeyken şeker pancarı alım fiyatındaki artış yüzde 20'de kaldı. Son bir yılda mazot fiyatlarının yüzde 70'in üzerinde, birçok gübre çeşidinin yüzde 35 ila 69 arasında, elektrik fiyatlarının ise yüzde 25'in üzerinde arttığını belirten Arslan, üreticinin gelirindeki artışın giderlerindeki yükselişi karşılamadığını savundu. Üretim maliyetlerindeki artış ile açıklanan alım fiyatı arasındaki farkın çiftçinin kazancını erittiğini ifade eden Arslan, fiyat artışının gerçek anlamda bir iyileştirme sağlamadığını belirterek, “Bunun adı zam değil, reel fiyat indirimidir” dedi. Pancar üreticisinin yalnızca tarladaki emeğinin karşılığını almak istediğini vurgulayan Arslan, üretim sürecinde kullanılan mazot, gübre, elektrik, sulama, tohum ve işçilik giderlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Eskişehirli Çiftçinin Talebi Ton Başına 4 Bin 500 TL Eskişehir'deki pancar üreticilerinin maliyetlerinin ton başına 4 bin TL'yi aştığını belirten Arslan, çiftçilerin en az 4 bin 500 TL alım fiyatı talep ettiğini hatırlattı. Üreticilerin fiyat beklentisinin gerçek maliyet hesaplarına dayandığını ifade eden Arslan, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentisinin ton başına 780 TL altında kalmasının üretim faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Çiftçinin her geçen yıl artan girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten Arslan, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üreticilerin pancar ekiminden uzaklaşabileceği uyarısında bulundu. Arslan, “Çiftçi hayalî bir rakam istemedi; mazotu, gübreyi, elektriği, sulamayı, tohumu ve işçiliği hesapladı. Açıklanan fiyat üreticinin talebinin ton başına 780 TL altında. Bu fiyat çiftçiyi üretimden uzaklaştırır” diye konuştu. Pancar Fiyatı 25 Gün Sonra Açıklandı Şeker pancarı alım fiyatının açıklanma zamanlamasını da eleştiren İbrahim Arslan, Eskişehir'de pancar alım kampanyasının 18 Eylül'de başladığını, alım fiyatının ise 13 Ekim'de duyurulduğunu belirtti. Üreticilerin pancar sökümüne başladığı ve ürünlerini fabrikaya teslim ettiği bir dönemde fiyatın açıklanmasının belirsizliğe neden olduğunu savunan Arslan, çiftçilerin ürettikleri ürünün hangi bedel üzerinden alınacağını ancak 25 gün sonra öğrenebildiğine dikkat çekti. Tarımda planlama ve öngörülebilirliğin önemini vurgulayan Arslan, üreticilerin ekim döneminden hasat dönemine kadar maliyetlerini ve gelirlerini hesaplayabilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan, fiyatların üretim sürecinin başında ve zamanında açıklanmasının çiftçinin ekonomik planlaması açısından önemli olduğunu belirterek, “Çiftçi pancarını söktü, fabrikaya teslim etmeye başladı; ürününün kaça alınacağını ancak 25 gün sonra öğrendi. Tarım böyle yönetilmez” ifadelerini kullandı. Nakliyecilerin Artan Maliyetleri de Gündemde Şeker pancarı üretiminde yalnızca çiftçilerin değil, ürünü fabrikaya taşıyan nakliyecilerin de ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Arslan, Eskişehir Şeker Fabrikası'na pancar taşıyan nakliyecilerin artan giderler nedeniyle kontak kapattığını hatırlattı. Mazot fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra araç bakım ve işletme giderlerinin de nakliyecilerin maliyetlerini artırdığını kaydeden Arslan, taşımacılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için nakliye maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Nakliye giderlerinden kaynaklanan maliyet açığının çiftçiye yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, pancar üretiminden fabrikaya teslimata kadar uzanan sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını istedi. Üretici ile nakliyecinin aynı ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Arslan, hem tarımsal üretimin hem de pancar taşımacılığının devamlılığı için kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan: “Bu Düzende Kim Kazanıyor?” Açıklamasının sonunda tarım sektöründeki ekonomik sorunlara dikkat çeken İbrahim Arslan, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, nakliyecinin artan giderler nedeniyle faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı ve tüketicinin de geçim sıkıntısı yaşadığı bir tablo ortaya çıktığını savundu. Arslan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ortada çok açık bir tablo var: Üreten kazanamıyor. Taşıyan kazanamıyor. Tüketen geçinemiyor. O halde soruyoruz: Bu düzende kim kazanıyor?” Açıklanan ton başına 3 bin 720 TL'lik şeker pancarı alım fiyatının kabul edilebilir olmadığını belirten Arslan, fiyatın üretim maliyetleri ve çiftçinin emeği gözetilerek yeniden belirlenmesini istedi. Nakliye sorununun da üreticinin sırtına yüklenmeden çözülmesi gerektiğini vurguladı. Üreticinin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için gelir ve gider dengesinin gözetilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, pancar fiyatlarının maliyetler karşısında yetersiz kalmasının uzun vadede üretimi ve kırsal ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Üreticiyi toprağa küstüren, taşıyanı kontak kapatmaya mecbur bırakan, tüketicinin sofrasını küçülten bu düzen sürdürülemez.”

YENİ Partili İbrahim Arslan: "Önce Sandığa Kayyım, Şimdi Habere Kayyım!" Haber

YENİ Partili İbrahim Arslan: "Önce Sandığa Kayyım, Şimdi Habere Kayyım!"

YENİ Parti Parti Meclisi Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Halk TV’ye polis eşliğinde kayyım atanarak yayının durdurulmasına sert tepki gösterdi. Arslan, “İktidarın duymak istemediği sözleri susturmak için ekranları kapatabilirsiniz ama hakikati ortadan kaldıramazsınız” dedi. YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Halk TV’ye kayyım atamasına ve yayın durdurma kararına tepki gösterdi. "Ekrem İmamoğlu’nun Tarihi Savunması Öncesinde Karartma" Kararın zamanlamasına dikkat çeken Arslan, müdahalenin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapacağı güne denk getirilmesini eleştirdi: “Milyonların oyuyla seçilen belediyelere yapılan müdahalelerin ardından, bu sabah polis eşliğinde Halk TV’ye kayyım atandı; yayın durduruldu. Üstelik Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun tarihi savunmasına başlayacağı gün… İktidarın duymak istemediği sözleri susturmak, halkın görmesini istemediği gerçekleri karartmak için ekranları kapatabilirsiniz; ama hakikati ortadan kaldıramazsınız.” "Bu Mesele 86 Milyonun Haber Alma Hakkıdır" Yaşananların sadece bir televizyon kanalına yönelik olmadığını, halkın haber alma hakkının hedef alındığını vurgulayan İbrahim Arslan, basın emekçilerinin yanında olduklarını ifade etti: "Bu artık yalnızca Halk TV’nin meselesi değildir. Bu, basın özgürlüğünün ve 86 milyonun haber alma hakkının meselesidir. Halk TV’nin ve basın emekçilerinin yanındayız. Ne halkın iradesini teslim alabilecekler ne de hakikatin sesini susturabilecekler." "Millet ve Demokrasi Kazanacak" Açıklamasını kararlılık mesajıyla tamamlayan Eskişehir Milletvekili Arslan, Türkiye'nin demokratik mücadelesinden vazgeçmeyeceğini belirterek; “Bu karanlık düzen mutlaka değişecek; millet kazanacak, demokrasi kazanacak, Türkiye kazanacak!” ifadelerini kullandı.

YENİ Partili Arslan: "36,5 Milyon Seçmenin İradesi Hedef Alındı" Haber

YENİ Partili Arslan: "36,5 Milyon Seçmenin İradesi Hedef Alındı"

YENİ Parti PM Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, YSK verilerine dayanarak hazırladığı kapsamlı raporla 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından belediyelerde yaşanan değişimi sayısal olarak gözler önüne serdi. ​Hazırlanan çalışmaya göre; 12 Ekim 2026 tarihi itibarıyla parti transferleri, kayyım atamaları, tutuklamalar ve belediye meclislerindeki dengelerin değiştirilmesi gibi yöntemlerle 156 belediyede 36 milyon 564 bin seçmenin siyasi iradesi doğrudan etkilendi. ​Türkiye Genelinde Seçmenlerin Yüzde 63’ü Doğrudan Etkilendi ​31 Mart yerel seçimlerinde belediye başkanlığı için oy kullanan toplam 57,7 milyon seçmenin %63,30’una denk gelen bir alanda sandık sonuçlarının değiştiğini belirten İbrahim Arslan, tablonun münferit değil sistematik bir demokrasi sorununa işaret ettiğini vurguladı: ​"Türkiye’de belediye başkanlığı için oy kullanan her 100 seçmenden 63’ünün iradesini ilgilendiren, ülke çapında bir müdahale tablosuyla karşı karşıyayız. İktidar, sandıkta alamadığı yetkiyi seçimden sonra transfer masalarında, kayyım kararlarında ve adliye koridorlarında kurulan siyasi düzeneklerle ele geçirmeye yöneldi." ​Müdahale Kapsamındaki Belediyelerin Seçim İstatistikleri ​Toplam Etkilenen Seçmen Sayısı: 36 milyon 564 bin 21 ​Sandığa Giden Seçmen Sayısı: 28 milyon 637 bin 78 ​Geçerli Oy Sayısı: 27 milyon 517 bin 299 ​Muhalefet Partilerinin Toplam Oyu: 13 milyon 881 bin 218 (Geçerli oyların %50,45'i) ​9 Büyükşehirde 24,3 Milyon Seçmenin Tercihi Değişti ​Raporda; İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Aydın, Bursa, Mardin, Mersin ve Van olmak üzere toplam 9 büyükşehirde seçim sonuçlarının adli, idari veya siyasi kararlarla etkilendiği aktarıldı. Bu 9 büyükşehirdeki 24,3 milyon seçmen, Türkiye’deki tüm büyükşehir seçmenlerinin %50,69’unu oluşturuyor. ​AK Parti’ye Geçen Belediye Başkanı Sayısı 106’ya Ulaştı ​Seçimlerin ardından farklı partilerden istifa ederek iktidar partisine katılan veya katılması sağlanan belediye başkanlarının parti dağılımı şu şekilde gerçekleşti: ​Yeniden Refah Partisi (YRP): 42 belediye başkanı ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): 36 belediye başkanı ​İYİ Parti: 11 belediye başkanı ​Bağımsızlar: 6 belediye başkanı ​DEM Parti: 3 belediye başkanı ​DEVA Partisi: 3 belediye başkanı ​Saadet Partisi (SP): 2 belediye başkanı ​Demokrat Parti (DP): 2 belediye başkanı ​Büyük Birlik Partisi (BBP): 1 belediye başkanı ​Belediye başkanlarının parti değiştirmesinin kişisel bir tercih olarak görülemeyeceğini belirten Arslan; baskı, soruşturma tehdidi ve merkezî iktidarın mali imkânları kullanılarak yapılan transferlerin millî iradeye açık müdahale olduğunu dile getirdi. ​İktidarın Yönetim Alanındaki Belediye Sayısı 671’e Yükseldi ​31 Mart seçimleri ve yenilenen sandıkların ardından AK Parti’nin kazandığı belediye sayısı 541 olarak tescillenmişti. Ancak seçim sonrası süreçte 106 belediye başkanı transferi, 13 kayyım ataması ve 11 belediyedeki meclis yapısı müdahalesi sonucunda 130 belediye daha iktidarın yönetim alanına eklendi. Böylece iktidarın elindeki belediye sayısı 671’e yükseldi. ​Muhalefet Partilerindeki Belediye Sayısı Düştü ​Süreç içerisinde muhalefet partilerinin yönetimindeki belediye sayılarında belirgin gerilemeler yaşandı: ​YENİ Parti & CHP: 31 Mart'ta kazandığı 411 belediyeden 50'sini kaybederek 361 belediyeye geriledi. ​Yeniden Refah Partisi: 63 belediye ile tamamladığı seçim sonrası 42 transfer ve 1 istifa ile 20 belediyeye düştü. ​DEM Parti: Seçimde kazandığı 78 belediyeden 10 kayyım ve 3 istifa/ihraç sonrası 65 belediyeye geriledi. ​İYİ Parti: Kazandığı 30 belediyeden 11 transfer sonrası 19 belediyeye düştü. ​DEVA Partisi: 4 olan belediye sayısı 1'e geriledi. ​Saadet Partisi: 4 olan belediye sayısı 2'ye geriledi. ​Demokrat Parti: 5 olan belediye sayısı 3'e geriledi. ​"Çözüm Sandıktan Uzaklaşmak Değil, İradeye Sahip Çıkmaktır" ​Açıklamasını demokratik mücadele çağrısıyla tamamlayan Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, raporun amacının umutsuzluk yaratmak değil sandığa sahip çıkmak olduğunu ifade etti: ​"İktidarın amaçlarından biri, vatandaşın sandığa olan güvenini aşındırarak 'Oy versek ne değişiyor?' algısını yerleştirmektir. Sandıktan uzaklaşmak, millet iradesini yok sayanlara alan açar. Bütün muhalefet partilerini, sivil toplum kuruluşlarını ve yurttaşlarımızı oyumuza, seçme hakkımıza ve millet egemenliğine kararlılıkla sahip çıkmaya davet ediyoruz."

Beylikova NTE Dosyasında 4 Bakana Sorular: "Artık Somut Cevaplar Bekliyoruz" Haber

Beylikova NTE Dosyasında 4 Bakana Sorular: "Artık Somut Cevaplar Bekliyoruz"

YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Beylikova ve Sivrihisar’daki Nadir Toprak Elementleri (NTE) sahasıyla ilgili soru önergelerini dört ayrı bakanlığa taşıdı. Arslan, acele kamulaştırmadan çevresel risklere kadar pek çok başlıkta net yanıtlar istedi. ​Beylikova ve Sivrihisar sınırlarında bulunan Nadir Toprak Elementleri (NTE) sahası, pilot üretimden endüstriyel üretime geçiş hazırlıkları ve 258 taşınmazı kapsayan acele kamulaştırma kararıyla yeni bir aşamaya girdi. Konuyu uzun süredir TBMM gündeminde tutan YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, son gelişmeler üzerine dört ayrı bakanlığa kapsamlı soru önergeleri sundu. ​Arslan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yatırım, üretim, endüstriyel tesis ve acele kamulaştırmayı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ÇED süreçlerini, atık barajını ve çevresel-radyolojik riskleri; Tarım ve Orman Bakanlığına tarım, mera alanları ve su kaynaklarını; Dışişleri Bakanlığına ise yabancı ülkelerle yürütülen teknoloji ve iş birliği görüşmelerini sordu. ​Neden Acele Kamulaştırma Kararı Alındı? ​31 Ağustos’ta yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla, Beylikova ve Sivrihisar’da toplam 258 taşınmazın Eti Maden tarafından acele kamulaştırılması kararlaştırıldı. Karar; açık ocak sahalarından pasa ve cevher stok alanlarına, bağlantı yollarından atık barajına, endüstriyel üretim tesislerinden altyapı alanlarına kadar geniş bir yatırım sahasını kapsıyor. ​Arslan, 258 taşınmazın tamamında neden olağan kamulaştırma yerine acele kamulaştırma yoluna gidildiğini, kaç malik ve hak sahibinin etkilendiğini ve yurttaşların mülkiyet haklarının nasıl korunacağını Enerji Bakanlığına yöneltti. ​Pilot Tesiste Ne Üretildi ve Ödenekler Nereye Gitti? ​Beylikova’da kurulan 1.200 ton/yıl kapasiteli pilot tesisin ardından, yaklaşık 570 bin ton/yıl cevher işleme kapasitesine sahip endüstriyel üretime geçilmesi hedefleniyor. ​Daha önceki önergelere verilen yanıtlarda pilot tesiste deneme üretimi yapıldığı bildirilmiş; ancak kaç ton cevher çıkarıldığı ve hangi elementlerden ne kadar ürün elde edildiği açıklanmamıştı. Arslan bu soruları yenilerken, yatırım programındaki "NTO Üretim Tesisi ve Altyapı Projelendirme Etüdü" için 2025 yılında ayrılan 39 milyon TL ödeneğin neden kullanılmadığını da sordu. ​Tarım, Su, Atık Barajı ve Radyolojik Riskler ​Acele kamulaştırmanın yalnızca bir madencilik yatırımı olmadığını vurgulayan Arslan, dosyanın tarım ve çevre boyutlarını da Meclis gündemine taşıdı: ​Tarım ve Orman Bakanlığına: Kamulaştırılan alanların ne kadarının tarım arazisi ve mera olduğu, kaç üreticinin etkileneceği, tesis için gerekli suyun nereden sağlanacağı ve projenin yeraltı/yüzey sularına etkisi soruldu. ​Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına: Açık ocak, endüstriyel tesis ve atık barajının ÇED kapsamındaki durumu ile toryum gibi doğal radyoaktif maddelerin yaratabileceği riskler gündeme getirildi. ​Uluslararası Görüşmeler ve Dışişleri Bakanlığı'nın Sessizliği ​Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NTE'lerin saflaştırılması için farklı ülkelerle görüşmeler yürütüldüğünü açıklamıştı. Arslan; Dışişleri Bakanlığına hangi ülke ve şirketlerle görüşüldüğünü, görüşmelerin teknoloji transferi, finansman veya ürün alım garantisi içerip içermediğini sordu. ​Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmelerde Beylikova rezervlerinin gündeme gelip gelmediği de sorular arasında yer aldı. Arslan, Dışişleri Bakanlığına daha önce verdiği beş ayrı soru önergesine hiçbir yanıt verilmediğini hatırlatarak sessizliğin bozulmasını istedi. ​"Hammadde Olarak Satış Yasaklansın" Önerisi ​Nadir toprak elementlerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmaların soru önergeleriyle sınırlı kalmadığını belirten Arslan; CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve grup başkanvekillerinin imzasıyla, NTE'lerin hammadde olarak yurt dışına satışının yasaklanmasını ve devlet eliyle işletilmesini öngören bir kanun teklifi sunduklarını hatırlattı. Ancak teklifin komisyonda bekletildiğini ve Meclis araştırması önergelerinin iktidar oylarıyla reddedildiğini ifade etti. ​İbrahim Arslan’ın Değerlendirmesi: "Beylikova’daki nadir toprak elementleri yalnız Eskişehir’in değil, Türkiye’nin stratejik zenginliğidir. Madenin çıkarılmasına karşı değiliz; cevher olarak başka ülkelere gitmesini değil, Türkiye’de katma değere dönüşmesini istiyoruz. Ancak stratejik maden diyerek çiftçinin toprağını, yurttaşın mülkiyet hakkını, suyumuzu ve çevremizi ikinci plana itemeyiz. Yeraltındaki madenimiz ne kadar stratejikse, üstündeki toprağımız ve suyumuz da o kadar stratejiktir."

YENİ Partili Arslan: "Neden Eğitim Dönemi Başlamadan Gereği Yapılmadı?" Haber

YENİ Partili Arslan: "Neden Eğitim Dönemi Başlamadan Gereği Yapılmadı?"

Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın eğitim yapılarının deprem güvenliğine ilişkin aynı içerikteki soru önergelerine Millî Eğitim Bakanlığından farklı kapsamda yanıtlar geldi. Bakanlık, 2026’da incelenen 14 eğitim yapısının 9’u hakkında yıkım, 5’i hakkında güçlendirme kararı verildiğini açıkladı. Ancak yapıların isimleri ile rapor ve karar tarihlerini açıklamadı. Arslan, “Riskler ne zaman tespit edildi? Neden eğitim dönemi başlamadan gereği yapılmadı? Başka kaç okul var?” diye sordu. Eskişehir’de eğitim yapılarının deprem güvenliğini şubat ayında TBMM gündemine taşıyan Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Millî Eğitim Bakanlığının aynı içerikteki soru önergelerine verdiği yanıtlar ile son dönemde yaşanan okul tahliye ve taşınmalarına dikkat çekti. Arslan, Bakanlığa hangi eğitim yapılarında deprem performans analizi yapıldığını, analiz tarihlerini, riskli bulunan binaları, yıkım ve güçlendirme kararlarını ve risk tespiti ile tahliye arasında geçen süreyi sordu. Önergesinin süresi içerisinde yanıtlanmaması üzerine aynı içerikteki soruları yeniden yöneltti. AYNI SORULARA NEDEN FARKLI KAPSAMDA CEVAPLAR VERİLDİ? Bakanlığın ilk cevabında Eskişehir’de “depreme dayanıksız olduğu yönünde teknik rapor bulunduğu halde hizmet vermeye devam eden okul, pansiyon ve öğretmenevi binası bulunmadığı” bildirildi. Aynı cevapta RİSKAL Projesi kapsamında daha önce incelemesi yapılmayan binaların incelenmeye devam edildiği belirtildi. Sonraki cevapta ise 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin yeni veriler açıklandı. Bakanlık, 2025 yılında 12, 2026 yılında 14 eğitim yapısında deprem performans analizi gerçekleştirildiğini; 2025’te 12 okul için yıkım, 2026’da incelenen 14 eğitim yapısının 9’u için yıkım, 5’i için güçlendirme kararı verildiğini bildirdi. Ancak bu 14 yapının isimleri ile rapor ve karar tarihleri açıklanmadı. Arslan, “Bakanlığın hangi cevabı Eskişehir’deki güncel tabloyu yansıtıyor? İlk cevap verildiğinde bu 14 yapının kaçının raporu tamamlanmış, kaçının yıkım veya güçlendirme kararı alınmıştı? Bu bilgiler Bakanlığın elindeyse neden açıklanmadı; değilse raporlar ve kararlar hangi tarihlerde ortaya çıktı?” diye sordu. NEDEN EĞİTİM DÖNEMİ BAŞLAMADAN PLANLANMADI? Riskli olduğu belirlenen bir eğitim yapısının derhal boşaltılması gerektiğini vurgulayan Arslan, asıl tartışılması gerekenin riskin ne zaman tespit edildiği ve sonrasında ne kadar sürede harekete geçildiği olduğunu belirtti: “Risk daha önce tespit edilmişse neden beklendi? Henüz tespit edilmemişse incelemeler neden zamanında tamamlanmadı? Yıkım, güçlendirme ve taşınma kararları neden eğitim dönemi başlamadan sonuçlandırılmadı? Öğrencilerin gideceği okullar, ulaşım ve servis ihtiyacı, derslikler, öğretmenler; meslek liselerinde atölye ve laboratuvarlar neden önceden planlanmadı?” Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Battalgazi Ortaokulunda yaşanan süreçlerin bu soruları daha da önemli hale getirdiğini belirten Arslan, özellikle Gazi MTAL’in taşınmasına dikkat çekti. “Bir meslek lisesini taşımak, tabelasını başka bir binaya asmak değildir. Atölyesi, laboratuvarı, makine ve teçhizatı vardır. Öğrencinin ulaşımı, servis ihtiyacı, öğretmenin çalışma düzeni ve ailelerin bütçesi vardır.” Gazi MTAL’in taşınması için önce başka bir okul üzerinde hazırlık yapıldığı, daha sonra planın değiştirildiği yönündeki bilgilerin de açıklığa kavuşturulmasını isteyen Arslan, “İlk plan kapsamında herhangi bir fiziki düzenleme veya harcama yapıldı mı? Yapıldıysa neden vazgeçildi ve ne kadar kamu kaynağı kullanıldı?” diye sordu. “ASIL SORU: BAŞKA KAÇ OKUL VAR?” 2026 boyunca Eskişehir’de farklı eğitim yapıları hakkında tahliye, yıkım, güçlendirme ve taşıma kararlarının gündeme geldiğini belirten Arslan, meselenin yalnızca kamuoyuna yansıyan birkaç okulla sınırlı olmadığını söyledi. Arslan, Bakanlığın deprem tahkiklerinin sürdüğünü bildirdiğini hatırlatarak şu soruları yöneltti: “Bakanlığın sözünü ettiği 14 eğitim yapısı hangileridir? Hangileri boşaltıldı, hangileri yıkıldı, hangilerinde güçlendirme başladı, hangileri bekliyor? Halen incelemesi devam eden veya henüz incelemesi yapılmamış kaç eğitim yapısı var? Yıkılması, güçlendirilmesi ya da tahliye edilmesi gündeme gelebilecek başka kaç okul var?” Arslan açıklamasını şöyle tamamladı: “Şubat ayında sorduk, yanıt gelmeyince yeniden sorduk. Bakanlıktan farklı kapsamda cevaplar geldi. Aradan geçen sürede yeni tahliye ve taşıma kararlarıyla karşılaştık. Ama hâlâ en temel bilgileri bilmiyoruz: Hangi okul? Hangi rapor? Hangi tarih? Hangi karar? Millî Eğitim Bakanlığından ve Eskişehir Valiliğinden genel ifadeler ve toplu rakamlar değil; okul okul, rapor rapor, tarih tarih güncel tabloyu açıklamalarını istiyoruz. Risk ortaya çıktıktan sonra harekete geçmek yetmez. Esas olan riski zamanında tespit etmek, tedbiri zamanında almak ve eğitimi aksatmayacak planlamayı önceden yapmaktır. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin can güvenliği, eğitim hakkı ve milletin kaynakları son dakika kararlarına bırakılamaz.”

YENİ Partili Arslan: "Sözler Verildi, Yollar Bitmedi" Haber

YENİ Partili Arslan: "Sözler Verildi, Yollar Bitmedi"

YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın yıllardır tamamlanamayan dört ilçe bağlantı yoluna ilişkin soru önergesine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından gelen yanıt, projelerdeki somut tabloyu gözler önüne serdi. Arslan, 4 ila 9 yıldır devam eden projelerdeki fiziki gerçekleşme oranlarının yüzde 8 ile yüzde 56 arasında kaldığını vurguladı. ​Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının verdiği yanıtı, projelerin başlangıç tarihleri ve toplam yol uzunluklarıyla karşılaştıran CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, yatırımlardaki yavaşlığa dikkat çekti. ​Bakanlığın paylaştığı verilere göre projelerdeki son durum şu şekilde: ​Eskişehir – Alpu – Mihalıççık: 2017 yılında başlayan 85 kilometrelik projede 9 yılın sonunda 14,7 kilometre tamamlandı. Fiziksel gerçekleşme oranı yaklaşık yüzde 17. ​Eskişehir – Sakarıılıca – Mihalgazi: 2019 yılında başlayan 31 kilometrelik projede 7 yılın sonunda 16 kilometre tamamlandı. Fiziksel gerçekleşme oranı yaklaşık yüzde 52. ​Eskişehir – Sarıcakaya – Nallıhan: 2020 yılında başlayan yaklaşık 42 kilometrelik projede 6 yılın sonunda 23 kilometre tamamlandı. Fiziksel gerçekleşme oranı yaklaşık yüzde 56. ​Eskişehir – Seyitgazi – Kırka: 2022 yılında başlayan 75,2 kilometrelik bölünmüş yol projesinde 4 yılın sonunda yalnızca 5,75 kilometre tamamlandı. Fiziksel gerçekleşme oranı yaklaşık yüzde 8. ​"Biz 'Bu Ödeneklerle Bitmez' Dedik; Onlar 'Bitireceğiz' Dediler" ​Arslan, söz konusu yolları önceki yıllarda da yatırım programlarındaki ödenek ve harcama verileri üzerinden defalarca gündeme getirdiğini hatırlattı. Yeterli kaynak ayrılmadığı sürece projelerin tamamlanamayacağını yıllardır dile getirdiklerini belirten Arslan, iktidar kanadından gelen açıklamalara şu sözlerle tepki gösterdi: ​"Biz yatırım programlarını, ayrılan ödenekleri ve yapılan harcamaları ortaya koyarak 'Bu ödeneklerle bu yollar bitmez' dedik. Onlar 'Yapıyoruz, hızlandırıyoruz, bitireceğiz' dediler. Tarihler verdiler, oranlar açıkladılar. Aradan yıllar geçti. Bugün artık yorumlara değil, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kendi verdiği rakamlara bakıyoruz. Dört projede 4 ila 9 yıl geçmesine rağmen fiziki gerçekleşme yaklaşık yüzde 8 ile yüzde 56 arasında. Yıllardır verilen sözlerin karşısında bugün ulaşılan sonuç budur." ​"Bu Gidişle 2027’de de Bitmeyecek" ​Ekim ayına girilmesiyle Eskişehir’de yol yapım sezonunun sonuna yaklaşıldığına işaret eden Arslan, kış koşulları nedeniyle yılın kalan bölümünde mevcut gerçekleşme oranlarının değişmesinin güç olduğunu belirtti. ​Mevcut temposu dikkate alındığında dört projenin 2027 yılında da tamamlanmasının mümkün görünmediğini ifade eden Arslan, özellikle Alpu–Mihalıççık ve Seyitgazi–Kırka yollarındaki gecikmenin artık yalnızca bir yatırım sorunu olmadığını vurguladı. Her iki güzergâhın da ölümlü ve yaralanmalı kazalar nedeniyle Eskişehir kamuoyunda yıllardır "ölüm yolu" olarak anıldığını hatırlatan Arslan, şunları söyledi: ​"Burada artık yalnızca geciken yatırımları değil, yıllardır çözülemeyen bir can güvenliği sorununu konuşuyoruz." ​"Sorun Lobi Eksikliği Değil, Kaynak ve Yatırım Tercihi" ​Eskişehir’de merkezi idare yatırımlarındaki aksamaların zaman zaman "lobi eksikliği" üzerinden tartışıldığını belirten Arslan, bu yaklaşımın asıl sorumluluğu görünmez hale getirdiğini ifade etti. Arslan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu noktalara dikkat çekti: ​"Eskişehir’in ortak meselelerinde kurumların, siyasetin ve sivil toplumun bir araya gelmesi elbette önemlidir. Yolların bitmemesinin nedeni kentin bir araya gelememesi değil; merkezi idare bütçesinden Eskişehir’in hak ettiği yatırımların zamanında yapılmaması ve projelere yeterli ödeneğin aktarılmamasıdır. 24 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidarın sorumluluğunu Eskişehir’in üzerine yükleyemezsiniz. Bir kent, zaten hakkı olan kamu yatırımını alabilmek için neden ayrıca lobi yapmak zorunda kalsın?" ​"Yine Yeni Bir Seçim Dönemi Geldi, Eskişehir Hâlâ Aynı Yolları Bekliyor" ​Bakanlığın yanıtında projelerin ne zaman tamamlanacağına ilişkin somut bir takvim ortaya konulmadığına dikkat çeken İbrahim Arslan, eleştirilerini şu sözlerle tamamladı: ​"Bu projeler aradan bunca yıl geçmesine rağmen neden bitmedi? Gerçekleşme oranları neden hâlâ bu düzeylerde? Eskişehir’in yıllardır beklediği bu yollar gerçekte ne zaman tamamlanacak? Seçimlerden önce de sonra da defalarca 'yapacağız', 'hızlandıracağız', 'bitireceğiz' dediler. Sözler verildi, yıllar geçti; yollar bitmedi. Şimdi yine yeni bir seçim dönemine giriyoruz. Eskişehir hâlâ önceki seçim dönemlerinde verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyor."

Arslan: “Siyaseti Milletimizle Göz Hizasında Yapıyoruz” Haber

Arslan: “Siyaseti Milletimizle Göz Hizasında Yapıyoruz”

YENİ Parti PM Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Genel Merkezin görevlendirmesiyle Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ile birlikte Afyonkarahisar’da iki gün süren saha çalışması gerçekleştirdi. Esnaf, üretici, sanayici, nakliyeci ve yurttaşlarla bir araya gelen Arslan, “Sorunları yerinde dinlemek, yaşananları doğrudan görmek ve çözüm yollarını birlikte konuşmak için sahadayız” dedi. Afyonkarahisar İl Başkanlığı ziyareti ve basın açıklamasıyla başlayan program; meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve esnaf ziyaretleriyle devam etti. İkinci gün ise Şuhut’tan Sandıklı’ya uzanan ilçe ve belde ziyaretlerinde örgütler, belediyeler, esnaf ve yurttaşlarla bir araya gelindi. “BURADA DİNLEDİKLERİMİZİ BURADA BIRAKMAYACAĞIZ” Sahada iletilen sorun, talep ve önerilerin takipçisi olacaklarını belirten Arslan, “Bir sorunu doğru anlamanın yolu, onu yaşayan insanlarla yan yana gelmekten geçiyor. Burada dinlediklerimizi burada bırakmayacağız. Bize iletilen konuları ilgili kurumlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışmalarımıza taşıyacağız” ifadelerini kullandı. “AFYONKARAHİSAR’DAN ÇOK KIYMETLİ NOTLARLA AYRILIYORUZ” Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz başta olmak üzere örgütlere, belediye başkanlarına ve yurttaşlara teşekkür eden Arslan, “Afyonkarahisar’dan çok kıymetli notlarla ayrılıyoruz. Çarşıda, pazarda, dükkânda ve sokakta kurduğumuz doğrudan temas bizim için çok değerli. Siyaseti hayatın içinde, vatandaşımızı dinleyerek yapmaya devam edeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.