SON DAKİKA
Hava Durumu

#İbrahim Arslan

Porsuk Haber Ajansı - İbrahim Arslan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbrahim Arslan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Partili Arslan: "Dede Korkut Parkı Siyasi Partinin Değil, Kamunun Malıdır" Haber

YENİ Partili Arslan: "Dede Korkut Parkı Siyasi Partinin Değil, Kamunun Malıdır"

Eskişehir’in merkezindeki kamuya ait Dede Korkut Parkı’nın AK Parti tarafından uzun süredir siyasi etkinliklerde kullanılmasıyla ilgili sorular yaklaşık 1,5 yıldır yanıtsız kaldı. YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Gençlik ve Spor Bakanlığının yaklaşık 1,5 yıldır, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ise aylardır cevap vermediğine dikkat çekerek ilgili kurumları belgeleri açıklamaya çağırdı: “Sorum çok açık: AK Parti bu kamu alanını hangi izinle, hangi tahsisle, hangi hukuki ve mali işlemle kullanıyor?” İÇİŞLERİ CEVAP VERDİ; AMA ASIL SORU CEVAPSIZ İçişleri Bakanlığından gecikmeli olarak gelen cevapta, Dede Korkut Parkı’nın bir bölümünün Gençlik ve Spor Bakanlığına, bir bölümünün Sağlık Bakanlığına ait olduğu; geri kalan bölümünde ise herhangi bir tahsis işlemi bulunmadığı bildirildi. Ancak AK Parti’nin parkın hangi bölümünü, hangi kurumun izniyle ve hangi hukuki işlemle kullandığı açıklanmadı. Arslan, “İçişleri Bakanlığı parkın bir bölümünün Gençlik ve Spor Bakanlığına ait olduğunu söylüyor. O halde Gençlik ve Spor Bakanlığı 1,5 yıldır neden susuyor? AK Parti’nin kullandığı bölüm neresi? İzni kim verdi? Tahsis yapıldıysa belgesi nerede?” diye sordu. PARK KAMUNUN; PEKİ FATURAYI KİM ÖDÜYOR? Arslan, tartışmanın organizasyonların finansmanı açısından da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti: “2025 yılı Ramazanında 30 gün süren organizasyonlardan söz ediyoruz. Çadırlar, iftar yemekleri, masa-sandalyeler, sahne, ses ve ışık sistemleri, personel, canlı yayınlar, şehir dışından gelen konuklar; sonrasında farklı etkinlikler ve maç yayınları…” “Bunların parasını kim ödedi? Konukların ulaşım, konaklama ve yemek giderlerini kim karşıladı? Canlı yayınların, çadırların, teknik sistemlerin ve dev ekranların bedelini kim ödedi?” Arslan şöyle devam etti: “AK Parti ödedi ise faturalarını açıklasın. Üçüncü kişiler karşıladıysa kimlerin hangi giderleri karşıladığı açıklansın. Bir kamu kurumu karşıladıysa hangi kurumun, hangi bütçeden, hangi yetkiyle ne kadar harcadığı ortaya konulsun.” TAHSİS NEREDE, TAHAKKUK NEREDE, TAHSİLAT NEREDE? Arslan, kamu alanının kullanımının mali boyutuna ilişkin şu soruları yöneltti: “Tahsis varsa belgesi nerede? Kullanım bedeli varsa ne kadar? Tahakkuk yapıldıysa belgesi nerede? Bedel ödendiyse tahsilat belgesi nerede?” “Kamuya ait alan için tahsil edilmesi gereken bir bedel tahakkuk ettirilmediyse veya tahsil edilmediyse; siyasi bir organizasyonun kamu tarafından karşılanmaması gereken herhangi bir gideri kamu kaynaklarından ödendiyse, kamunun uğradığı mali kayıp nedir? Bunu kim denetledi, sorumluluğunu kim üstlenecek?” 2025 YILINI SORDUK, 2026 YILINDA DA KULLANIM DEVAM ETTİ Arslan’ın soru önergelerinin çıkış noktasını 2025 yılı Ramazanında 30 gün süren kullanım oluşturdu. Sorular yanıtlanmadı; aradan bir yıl geçti ve 2026 yılı Ramazan’ında aynı kamu alanı AK Parti tarafından yeniden kullanıldı. Bugün ise parkın girişinde “AK PARTİ Seninle Eskişehir” yazılı, parti amblemi ile AK Parti Eskişehir İl Başkanı’nın adının bulunduğu pano yer alıyor. Arslan, “Kamusal bir parkın girişinde iktidar partisinin ambleminin ve il başkanının adının ne işi var? Bu panoya kim izin verdi? Hangi işlemle? Bir bedel ödeniyor mu? Başka bir siyasi parti aynı şeyi yapmak isterse ona da aynı hak tanınacak mı?” diye sordu. KAMU İLE PARTİ ARASINDAKİ SINIR NEREDE? Arslan, Eskişehir Valiliği, ilgili Kaymakamlık ve ilgili bakanlıkların il müdürlüklerini de belgeleri açıklamaya çağırdı: “İktidar partisi olmak kamu malı üzerinde ayrıcalık sahibi olmak değildir. Devlet bütün siyasi partilere eşit mesafede olmak zorundadır.” “Bir kamu alanının siyasi kullanımını 1,5 yıldır soruyoruz; Bakanlıklar cevap vermiyor, hukuki ve mali belgeler açıklanmıyor, kullanım ise devam ediyor. Üstelik bugün parkın girişinde iktidar partisinin kurumsal kimliği var. O halde sormak zorundayız: Kamu ile parti arasındaki sınır nerede?” “Her şey hukuka ve mevzuata uygunsa yapılacak iş çok basit: Belgeleri açıklayın.” İZİN NEREDE? TAHSİS NEREDE? TAHAKKUK NEREDE? TAHSİLAT NEREDE? FATURALARI KİM ÖDEDİ? “1,5 yıldır bu sorulara açık ve belgeli cevap verilemiyorsa, Eskişehir kamuoyunun sormaya hakkı vardır: SUSKUNLUĞUNUZ İKRARDAN MI GELİYOR?” Dede Korkut Parkı herhangi bir siyasi partinin değil, kamunun malıdır.

Yeni Partili İbrahim Arslan: "Kimse Kimsenin Örgütünü Çalmadı!" Haber

Yeni Partili İbrahim Arslan: "Kimse Kimsenin Örgütünü Çalmadı!"

Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, CHP cephesinden yöneltilen eleştirilere ve Jale Nur Süllü'nün açıklamalarına yanıt verdi. Milletvekili Arslan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ayrışma sürecinden bugüne kadar CHP Eskişehir Milletvekili Sayın Jale Nur Süllü’nün şahsımız, yol arkadaşlarımız ve Yeni Parti hakkında yaptığı pek çok değerlendirmeye cevap vermedim. Çünkü siyasette yollar ayrılabilir, tercihler değişebilir. Dün aynı çatı altında mücadele eden insanlar bugün farklı siyasi tercihlerde bulunabilir. Bunu kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürmeyi doğru bulmadım. Ancak son günlerde kullanılan “maceraya atıldılar”, “örgütlerimizi çaldılar”, “tam bir siyasi hırsızlıkla gittiler”, “arınarak devam ediyoruz” ifadeleri artık siyasi eleştirinin ötesindedir. DÜN KARŞI ÇIKTIĞIMIZ DİLİ BUGÜN KULLANAMAYIZ Yıllardır iktidarın ve onunla aynı zeminde buluşan butlancı anlayışın; demokratik muhalefeti itibarsızlaştırmak, seçilmişleri kriminalize etmek ve siyasi tercihleri şaibeli göstermek için kullandığı dile hep birlikte karşı çıktık. Dün karşı çıktığımız dili bugün eski yol arkadaşlarımıza karşı kullanmak ciddi bir siyasi savrulmadır. Kimse kimsenin örgütünü “çalmadı”. İnsanlar eşya değildir; siyasi partilerin mülkü hiç değildir. Belediye başkanları, ilçe başkanları, yöneticiler, meclis üyeleri ve yurttaşlar yaşananları görmüş, değerlendirmiş ve özgür iradeleriyle siyasi tercihte bulunmuştur. Bu tercihleri eleştirebilirsiniz; ancak insanların iradesini yok sayamazsınız. HUKUK DA DEMOKRASİ DE SİYASİ POZİSYONA GÖRE DEĞİŞMEZ Genel Başkanımız Özgür Özel hakkında hazırlanan fezlekelerdeki suçlamaları öne çıkaran bir dil kullanılması da düşündürücüdür. Fezleke hüküm değildir. İddia suçun kanıtı değildir. Masumiyet karinesi siyasi konjonktüre göre değiştirilebilecek bir ilke hiç değildir. Aynı tutarlılık Cumhurbaşkanı adayımız ve İBB başkanımız Ekrem İmamoğlu konusunda da gösterilmelidir. Daha düne kadar uğradığı hukuksuzluklara karşı çıktığınız, Silivri’de ziyaret ettiğiniz ve “Cumhurbaşkanı adayımız” dediğiniz Ekrem İmamoğlu hakkında bugün iktidarın uzun süredir üretmeye çalıştığı şüphe ve itham diline yaklaşmadan önce, geçmişte söylediklerinize ve paylaşımlarınıza bakmak gerekir. Siyasi tutarlılık, dün savunduğunuz ilkeleri şartlar değiştiğinde de savunabilmektir. YENİ PARTİ BİR “MACERA” DEĞİLDİR Butlan sürecinde biz nerede durduğumuzu gösterdik. Siyasi partilerin iradesinin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesine, demokratik siyasetin yargı eliyle şekillendirilmesine karşı çıktık. Yol ayrımına geldiğimizde de tercihimizden tereddüt etmedik. Yeni Parti’yi birkaç kişinin tercihi ya da bir “macera” olarak göstermek ise ortaya çıkan toplumsal gerçeği görmezden gelmektir. Bu partiyi millet kurdu, adını millet koydu, bütçesini millet sağladı. Kuruluşunun hemen ardından yüz binlerce yurttaşımız üyelik için başvurdu; iki hafta gibi kısa bir sürede Türkiye’nin neredeyse bütün il ve ilçelerinde kurucu örgütlenmeler oluşturuldu. Bugünün ana muhalefet partisi, yarının iktidar iddiasını taşıyan Yeni Parti’nin gücü; “çalınmış” örgütlerden değil, kendi iradesiyle yan yana gelen milyonlarca yurttaşımızdan doğmaktadır. O nedenle bugün sorulması gereken asıl soru şudur: BUNCA İNSAN NEDEN AYNI SİYASİ TERCİHTE BULUŞTU? Bu sorunun cevabı ithamda, hakarette ya da geçmişi yeniden yazmakta değil; yaşanan siyasi süreçtedir. Biz dün hukuksuzluğa karşı nerede durduysak bugün de oradayız. Dün millet iradesini nasıl savunduysak bugün de aynı kararlılıkla savunuyoruz. Çünkü siyasette asıl mesele hangi çatının altında olduğunuz değil; yol ayrımına geldiğinizde hangi değerlerin yanında durduğunuzdur. Kimin rüzgâra göre yön değiştirdiğine, kimin şartlar değişse de sözünün ve değerlerinin arkasında durduğuna millet karar verir. Tarih de kaydını buna göre düşer."

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!" Haber

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!"

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıldönümünün hemen ardından Yeni Parti Eskişehir Milletvekili ve PM Üyesi İbrahim Arslan, Eskişehir’de yıllardır sonuçlandırılmayan iki önemli kentsel dönüşüm dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Gündoğdu Mahallesi’nin 2013’te, Küçük Sanayi Bölgesi’nin ise 2017’de “riskli alan” ilan edildiğini hatırlatan Arslan, aradan geçen 13 ve 9 yılı aşkın süreye rağmen dönüşümün tamamlanmamasına tepki gösterdi. Her iki konuyu 2023’ten bu yana soru önergeleriyle TBMM gündeminde tutan Arslan, son olarak Gündoğdu ve Küçük Sanayi’yi birbirinden ayırarak iki yeni yazılı soru önergesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a sordu. Arslan, “17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. Ardından 6 Şubat’ta on binlerce canımızı yitirdiğimiz büyük bir yıkım daha yaşadık. Hâlâ ‘riskli alan’ ilan edilmiş yerlerde yıllardır gereğini yapmıyorsak, bu büyük acılardan hangi dersi çıkardığımızı sorgulamak zorundayız.” dedi. 13 YIL VE 9 YILI AŞKIN BEKLEYİŞ Gündoğdu Mahallesi’nde 774 binayı ve yaklaşık 4 bin 500 yurttaşı kapsayan 27 hektarlık alan, 26 Temmuz 2013’te yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile “riskli alan” ilan edildi. Gündoğdu, Emek, Yenidoğan ve Erenköy mahalleleri sınırlarındaki yaklaşık 66 hektarlık Küçük Sanayi Bölgesi de 11 Mart 2017’de Bakanlar Kurulu Kararı ile aynı statüye alındı. Arslan, konuyu ilk kez 19 Ekim 2023’te TBMM gündemine taşıdı. İlk önergesinin süresinde cevaplanmaması üzerine 2024’te sorularını yeniledi; sonuç alınamayınca 25 Aralık 2024’te bir kez daha Bakanlığa başvurdu. BAKANLIK: “RİSK BERTARAF EDİLMEDEN SÜREÇ SONLANDIRILAMAZ” Bakanlığın 29 Ocak ve 17 Nisan 2025 tarihlerinde verdiği cevaplarda mevzuat hükümleri anlatıldı ancak dönüşümün ne zaman başlayacağı ve tamamlanacağına ilişkin somut bir takvim ortaya konulmadı. Bakanlık buna karşılık, “alandaki risk durumu bertaraf edilmeden riskli alan sürecinin sonlandırılmasının mümkün olmadığını” bildirdi. Arslan, Bakanlığın bu cevabına dikkat çekerek: “Bakanlık riskin bertaraf edilmediğini söylüyor. Öyleyse Gündoğdu neden 13 yıldır, Küçük Sanayi neden 9 yılı aşkın süredir bekliyor? Risk devam ediyorsa yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini yıllardır belirsizlik içinde bırakmanın sorumluluğunu kim taşıyor?” diye sordu. ÖNCE “BAKANLIĞIN UHDESİNDE” DENİLDİ, ŞİMDİ BELEDİYE İŞARET EDİLİYOR Bakanlığın son cevabından yalnızca 11 gün sonra, 28 Nisan 2025’te AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için “Bakanlığın uhdesinde olan yerlerin çalışmasını yapıyoruz. Yakın zamanda orayla ilgili projeleri açıklayacağız” açıklamasını yaptı. Aradan yaklaşık 16 ay geçti. Son olarak 10 Ağustos 2026’da Küçük Sanayi esnafını ziyaret eden AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ise bu kez Odunpazarı Belediyesi’ni eleştirerek yerel yönetime “mazeret üretmeden hizmet üretme” çağrısında bulundu. Arslan, iktidar kanadından gelen açıklamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekti: “Bir yıl önce iktidar milletvekili ‘Bakanlığın uhdesinde, projeleri yakında açıklayacağız’ diyor; bugün iktidarın il başkanı belediyeyi işaret ediyor. Sorumluluğu birbirine atmanın kimseye faydası yok. Eskişehir polemik değil, çözüm bekliyor. Proje nerede? Kaynak nerede? Uygulama nerede? Takvim nerede?” İKİ YENİ ÖNERGE: “ARTIK SOMUT TAKVİMİ AÇIKLAYIN” Aradan geçen yıllara, Bakanlığın cevaplarına ve yapılan açıklamalara rağmen sonuç alınamaması üzerine Arslan, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için iki ayrı yeni soru önergesi verdi. Bakan Kurum’a; bugüne kadar hangi somut çalışmaların yapıldığı, dönüşüm için ne kadar kaynak ayrıldığı, TOKİ veya ilgili idarelere yetki devri yapılıp yapılmadığı, risk analizlerinin güncellenip güncellenmediği ve yurttaşların can ve mal güvenliği için hangi tedbirlerin alındığı soruldu. Arslan, Bakanlıktan her iki bölge için de uygulama, finansman ve tamamlanma takvimini açıklamasını istedi. Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “17 Ağustos’u anmak yetmez; gereğini yapmak zorundayız. Depremden ders çıkarmak, tespit edilen riskleri yıllarca bekletmemektir. Gündoğdu 13 yıldır, Küçük Sanayi 9 yılı aşkın süredir bekliyor. Artık yeni söz değil; proje, kaynak ve takvim istiyoruz. İnsan hayatı siyasi polemiklerle, vaatlerle ve bürokratik gerekçelerle ertelenemez. Bakanlık sorumluluğunu yerine getirmeli, yıllardır bekleyen dönüşüm artık başlamalıdır. Bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

Yeni Parti Belediye Başkanları ve Meclis Üyelerine Rozet Taktı Haber

Yeni Parti Belediye Başkanları ve Meclis Üyelerine Rozet Taktı

Yeni Parti Eskişehir İl Başkanlığı, partiye katılan belediye başkanları ve meclis üyeleri için bir rozet takma töreni düzenledi. Odunpazarı, Mahmudiye ve Beylikova belediye başkanları ile meclis üyelerinin katıldığı törende birlik ve iktidar vurgusu yapıldı. ​Geniş Katılımlı Rozet Takma Töreni ​Yeni Parti Eskişehir İl İrtibat Bürosu’nda gerçekleştirilen törene parti yönetiminden ve yerel siyasetten önemli isimler katıldı. Etkinlikte; Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Parti Meclisi Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Odunpazarı Kurucu İlçe Başkanı Rahmi Çınar, meclis üyeleri ile çok sayıda il ve ilçe yöneticisi hazır bulundu. ​Talat Yalaz: "İktidar Yolunda Kararlılıkla İlerliyoruz" ​Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, partiye katılım sağlayan belediye başkanlarına ve meclis üyelerine "hoş geldiniz" diyerek teşekkür etti. Yalaz, partinin kuruluş süreci, üyelik artış ivmesi ve iktidar yürüyüşü doğrultusunda gerçekleştirilecek stratejik çalışmalara dair önemli açıklamalarda bulundu. ​Konuşmaların ardından yeni katılan isimlere rozetleri takdim edildi. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a rozetini İl Başkanı Talat Yalaz taktı. Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan’a rozetini Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer taktı. Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak’a rozetini Parti Meclisi Üyesi İbrahim Arslan taktı. ​Tören, Odunpazarı, Mahmudiye ve Beylikova belediyelerine bağlı meclis üyelerine rozetlerinin takılmasıyla devam etti. ​Porsuk Bulvarı’ndaki Yeni Binada İnceleme ​Rozet takma töreninin ardından; İl Başkanı Talat Yalaz, genel merkez yöneticileri, belediye başkanları, meclis üyeleri ve partililer ortak bir ziyarette bulundu. Heyet, Yeni Parti’nin yeni il ve ilçe binası olarak faaliyet gösterecek olan Porsuk Bulvarı üzerindeki binada incelemeler yaparak hazırlıkları yerinde değerlendirdi.

Milletvekili İbrahim Arslan'dan Çerçeve Yasa'ya Hayır Haber

Milletvekili İbrahim Arslan'dan Çerçeve Yasa'ya Hayır

Yeni Parti Parti Meclisi üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelen ve çerçeve yasa olarak adlandırılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne hayır oyu vereceğini açıkladı. Milletvekili Arslan yaptığı açıklamada, mevcut iktidarın politikalarını eleştirilerek sorunun yeni yasa metinleri eksikliği değil, mevcut Anayasa ve hukukun uygulanmaması olduğu vurguladı. ​"Hedef Değil, Yöntem Tartışılmalı" ​Ortak hedefin silahların susması, terörün sona ermesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması olduğunu belirten İbrahim Arslan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Tartışılması gereken hedef değil; bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağıdır. Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum. ÖNCE ANAYASA, ÖNCE HUKUK Süreç Komisyonu raporunun 7. bölümünde hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile AYM ve AİHM kararlarına uyulması vurgulanıyor. Bunların hiçbiri yeni değildir. Hepsi zaten Anayasanın ve demokratik Cumhuriyetin gereğidir. Oysa iki yıldır bunun tam tersini yaşıyoruz. Anayasa ve bağlayıcı yargı kararları yok sayılıyor; kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı aşındırılıyor. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyımlar ve muhalefeti kuşatan operasyonlarla seçme-seçilme hakkı, ifade özgürlüğü ve milli irade baskı altına alınıyor. Sorun yeni hukuk metinlerinin eksikliği değil; Anayasanın ve mevcut hukukun uygulanmamasıdır. TOPLUMSAL BARIŞ, SİYASAL HESAPLARIN ARACI OLAMAZ İktidar, önümüzdeki dönemin siyasal denklemini bugünden kurmaya çalışıyor. Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğu bu hesabın önemli parçalarıdır. Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez. Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz. ÖLÇÜ NETTİR Demokrasi bölünemez. Hukuk seçici uygulanamaz. Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz. Toplumsal barışın yolu siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasadan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçer. Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasa’ya HAYIR diyorum."

Yeni Parti'li Arslan: "Sakaryabaşı’nın Suyu Eskişehir’e Ne Zaman Gelecek?" Haber

Yeni Parti'li Arslan: "Sakaryabaşı’nın Suyu Eskişehir’e Ne Zaman Gelecek?"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın 31 Temmuz’da Eskişehir’e gerçekleştireceği ziyaret öncesinde, Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, kentin gelecekteki içme suyu güvenliği açısından yaşamsal öneme sahip Sakaryabaşı kaynaklarından Eskişehir’e içme suyu temini projesini yeniden TBMM gündemine taşıdı. Bakan Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yeni bir soru önergesi sunan Arslan, 2020 yılında başlayan sürecin üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen projenin halen fiili yatırıma dönüşmediğine dikkat çekerek, Bakanlığın bugüne kadar TBMM’ye verdiği resmi cevaplarda açıklanan ancak gerçekleşmeyen takvimleri de tek tek hatırlattı. 2024 DENİLDİ, 2025’E ÖTELENDİ, ARDINDAN OCAK 2026 Arslan’ın 9 Mayıs 2024 tarihinde verdiği ilk soru önergesine Bakanlık tarafından verilen cevapta; DSİ ile ESKİ arasındaki protokolün 29 Kasım 2021’de onaylandığı, planlama raporunun 2024 yılı sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği ve ardından proje yapım ihalesine çıkılmasının planlandığı bildirilmişti. Bakanlık aynı cevapta yatırım maliyetini 2024 yılı fiyatlarıyla yaklaşık 14 milyar TL olarak açıklamıştı. Ancak bu takvim gerçekleşmedi. Arslan’ın konuyu yeniden TBMM gündemine taşıması üzerine verilen sonraki Bakanlık cevabında, Nihai Planlama Raporu için bu kez 2025 yılı sonu hedef gösterilirken, proje yapım işinin 2026 yılında ihale edilmesinin planlandığı belirtildi. Daha sonraki resmi cevapta ise Kaynarca Depolaması temel sondaj çalışmalarının tamamlandığı, Mühendislik Jeolojisi Planlama Raporu’nun onay aşamasında olduğu belirtilerek Nihai Planlama Raporu’nun onay tarihi bu kez Ocak 2026 olarak açıklandı. Böylece Bakanlığın TBMM’ye verdiği resmi cevaplarda Sakaryabaşı projesine ilişkin hedefler 2024 sonundan 2025 sonuna, ardından Ocak 2026’ya kadar ötelendi. İKTİDAR “SORUNSUZ İLERLİYOR” DEDİ, YATIRIM PROGRAMDA YOK Arslan, süreç boyunca iktidar temsilcilerinin Eskişehir kamuoyuna projenin ilerlediği, çalışmaların sürdüğü ve sürecin sorunsuz devam ettiği yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatarak, gelinen noktaya dikkat çekti. Sakaryabaşı kaynaklarından Eskişehir’e içme suyu teminine ilişkin yatırımın 2026 Yılı Yatırım Programı’nda da yer almadığını belirten Arslan, Bakanlığın kendi resmi cevapları ile kamuoyuna yapılan açıklamalar arasındaki tabloya açıklık getirilmesini istedi. “ESKİŞEHİR YENİ BİR VAAT DEĞİL, SOMUT TAKVİM BEKLİYOR” Bakan Yumaklı’nın Eskişehir ziyareti öncesinde çağrıda bulunan Arslan şunları söyledi: “2020 yılında başlayan sürecin üzerinden yaklaşık altı yıl geçti. Bakanlık 2024 sonu dedi, gerçekleşmedi; 2025 sonu dedi, gerçekleşmedi; ardından Ocak 2026 hedefini açıkladı. İktidar temsilcileri ise Eskişehir kamuoyuna sürecin sorunsuz ilerlediğini söyledi. Bugün ise bu yatırım 2026 Yılı Yatırım Programı’nda dahi yok. Eskişehir’in içme suyu güvenliği ertelenemez. Artık yeni bir hedef, yeni bir vaat değil; somut bir takvim ve somut adım bekliyoruz. Sayın Bakan Eskişehir’e gelmişken hemşehrilerimize açıkça yanıt versin: Sakaryabaşı’nın suyu Eskişehir’e ne zaman gelecek?” ARSLAN BAKAN YUMAKLI’YA 8 SORU YÖNELTTİ Arslan, TBMM Başkanlığına sunduğu yeni soru önergesinde Bakan Yumaklı’ya; Nihai Planlama Raporu’nun tamamlanıp tamamlanmadığını, 2026 yılında yapılacağı açıklanan proje ihalesinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ve 2024 yılında yaklaşık 14 milyar TL olarak açıklanan yatırım maliyetinin bugün hangi seviyeye ulaştığını sordu. Arslan ayrıca, yatırımın 2026 Yılı Yatırım Programı’nda neden yer almadığının, hangi yıl programa alınacağının, ne kadar ödenek tahsis edileceğinin ve Bakanlığın TBMM’ye açıkladığı takvimlerin neden gerçekleştirilemediğinin açıklanmasını istedi. Önergede, yaklaşık altı yıldır projenin fiili yatırıma dönüşmemesinin nedenleri ve gecikmelerle ilgili herhangi bir idari inceleme yapılıp yapılmadığı da sorulurken, Bakan Yumaklı’dan planlamadan proje ve ihaleye, yatırım programından yapım ve işletmeye almaya kadar bütün aşamaları içeren güncel bir takvim açıklaması istendi. Arslan’ın önergesindeki son soru ise doğrudan Eskişehir’in yıllardır yanıt beklediği noktaya odaklandı: “Sakaryabaşı kaynaklarından Eskişehir’e içme suyunun fiilen verilmeye başlanması hangi tarih için öngörülmektedir?”

İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer İstifa Ederek Yeni Parti'ye Katıldı Haber

İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer İstifa Ederek Yeni Parti'ye Katıldı

Özgür Özel liderliğinde kurulacak olan Yeni Parti’nin Kurucular Kurulu’nda yer alacaklarını duyuran Eskişehir Milletvekilleri İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer, CHP'den istifa ettiklerini açıkladılar. ​İki ismin de kamuoyuyla paylaştığı gerekçeli istifa metinleri, siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı. ​İbrahim Arslan’ın İstifa Açıklaması ​CHP'den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki yeni hareketin kurucuları arasında yer alan Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, yaptığı uzun ve kapsamlı açıklamada şu ifadelere yer verdi: ​"Hayatım boyunca siyaseti hiçbir zaman makam, mevki ya da kişisel gelecek hesabıyla yapmadım. ​12 Eylül karanlığının ardından başlayan siyasi yaşamımda; SODEP’te, SHP’de ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nde, Cumhuriyet’e, demokrasiye, hukuk devletine ve sosyal demokrasiye bağlılıkla mücadele ettim. Emeğin hak arayışının, sendikal örgütlenmenin, kooperatifçiliğin, dayanışmanın ve halkçı belediyeciliğin savunucusu oldum. ​Gençlik örgütlerinden il örgütüne, belediye meclis üyeliğinden Parti Meclisi üyeliğine, Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliğinden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar üstlendiğim her görevi; bir makam değil, halkımıza karşı taşıdığım sorumluluğun gereği olarak gördüm. ​31 Mart 2024 seçimlerinde milletimiz, yalnızca belediye başkanlarını seçmedi; Türkiye’nin demokratik geleceğine ilişkin güçlü bir irade ortaya koydu. ​Ancak bu irade, uzun süredir ağır bir kuşatma altındadır. İktidarın demokratik siyaseti yargı ve idari müdahalelerle daraltma çabaları, son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’ni hukuki tartışmaların, butlan sürecinin ve örgütsel meşruiyeti tartışmalı hâle getiren gelişmelerin içine sürükledi. ​Bugün yaşananlar, yalnızca bir parti içi mesele değildir. Mesele; milletin iradesine sahip çıkılıp çıkılmayacağı meselesidir. ​Bu nedenle aldığım karar, bir kırgınlığın ya da kişisel bir tercihin değil; ülkemize ve demokrasi mücadelemize duyduğum sorumluluğun sonucudur. ​2023 Genel Seçimlerinde Eskişehirli hemşehrilerim beni Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderirken, yalnızca bir milletvekilini değil; birlikte savunduğumuz değerlere olan inançlarını ve değişim umutlarını da emanet ettiler. ​Eskişehirli hemşehrilerimin bilmesini isterim ki bugün attığım adım, o güvene ve o emanete bağlılığımın sonucudur. Bu karar; kişisel bir gelecek arayışı değil, içinde bulunduğumuz tarihsel koşulların kaçınılmaz kıldığı siyasi bir sorumluluktur. ​Çünkü bazen aynı hedefe yürüyebilmek için yeni bir yol açmak gerekir. ​Bu anlayışla, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde kurulacak yeni partinin Kurucular Kurulu Üyesi olarak bu büyük demokrasi yürüyüşünde yer alıyorum. ​Bu karar, geçmişi reddetmek değildir. ​Tam tersine; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’i, sosyal demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, laikliği, sosyal adaleti ve halkın değişim iradesini daha güçlü bir geleceğe taşıma kararlılığıdır. ​Benim için değişen ilkelerimiz değil; mücadelemizi sürdüreceğimiz siyasi zemindir. ​Biz bu yola yalnızca yeni bir parti kurmak için çıkmıyoruz. Halkın iradesini kuşatmaya çalışan anlayışa karşı yeni bir umut, güçlü bir demokratik alternatif ve iktidar yürüyüşü başlatıyoruz. ​İnanıyorum ki Türkiye’nin en güçlü siyasi hareketini yine halkımızla birlikte kuracağız. Çünkü biz gücümüzü makamdan değil, milletten alıyoruz. ​Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Eskişehir’imize ve aziz milletimize aynı inançla hizmet etmeye, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, sosyal adaleti ve halkın iradesini kararlılıkla savunmaya devam edeceğim. ​Yolumuz demokrasi, hedefimiz iktidar, gücümüz halktır." ​Utku Çakırözer’den İstifa ve Yeni Dönem Mesajı ​Özgür Özel’in yeni hareketine katılan bir diğer Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise istifasını şu sözlerle duyurdu: ​"Sevgili Hemşehrilerim, ​Gazi Meclisimizde, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında Eskişehir Milletvekili olarak büyük onurla yurttaşlarımızın sesi ve hakkının savunucusu olma gayreti içinde oldum. ​Ancak geldiğimiz noktada, ülkemizin içinden geçtiği tarihsel süreç bizlere sadece muhalefet etme değil, milletin iktidarını kurma sorumluluğunu yüklemektedir. ​Milyonlarca yurttaşımızın adalet, refah, demokrasi ve özgürlük mücadelesini iktidara ulaştırmak için Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti kadrolarında görev alma kararı aldım. Bu bir yol ayrımı değil, milletimizin iktidar yürüyüşünü büyütme kararlılığıdır. ​Türkiye’nin aydınlık geleceğini, milletin iktidarını hep birlikte kuracağımıza olan inancımızla yeni bir dönemi başlatıyoruz. ​Milletimizin iktidar yolu hayırlı olsun, yolumuz açık olsun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.