SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuk Güvenliği

Porsuk Haber Ajansı - Hukuk Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Arslan: "Mesele Sadece Ceza Değil, Hukuk ve Güven Meselesidir" Haber

CHP’li Arslan: "Mesele Sadece Ceza Değil, Hukuk ve Güven Meselesidir"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, araçlara sonradan takılan multimedya sistemlerine ilişkin yaşanan tartışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, İçişleri, Sanayi ve Teknoloji ile Ticaret bakanlarına üç ayrı soru önergesi vererek düzenlemenin yarattığı hukuki ve ekonomik belirsizliğin açıklığa kavuşturulmasını istedi. 27 Şubat 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemenin ardından bazı illerde yapılan denetimler ve kesilen cezalar kamuoyunda büyük tepki yaratmıştı. İçişleri Bakanlığı ise yaptığı son açıklamada, düzenlemenin trafikte seyreden tüm araçlar bakımından “tutarlı, açık, hakkaniyetli ve yeknesak biçimde uygulanabilmesi” için yeni bir yönetmelik hazırlanacağını ve bu süreçte yaptırımların durdurulduğunu duyurdu. Arslan, bu durumun düzenlemenin uygulamasında ciddi bir sorun bulunduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti. “Yasa yürürlüğe giriyor, sonra uygulama durduruluyor” Arslan, henüz yürürlüğe girmesinin üzerinden çok kısa süre geçmiş bir düzenlemenin uygulanmasının durdurulmasının, yasama ve uygulama süreçlerindeki sorunları gözler önüne serdiğini söyledi. “Yasa yürürlüğe giriyor, denetimler yapılıyor, cezalar kesiliyor. Ardından Bakanlık yaptırımları durdurduğunu ve kesilen cezaların iptal edileceğini açıklıyor. Bu tablo, düzenlemenin uygulama esaslarının yeterince hazırlanmadan yürürlüğe konulduğunu açıkça göstermektedir.” “Mesele yalnızca kesilen cezalar değildir” Arslan, tartışmanın yalnızca kesilen idari para cezalarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. “Cezadan kaçınmak için araçlarındaki multimedya sistemlerini söktüren, değiştiren ya da bu nedenle masraf yapmak zorunda kalan çok sayıda vatandaş var. İnsanlar neyin yasak, neyin serbest olduğunu bilmeden karar vermek zorunda bırakıldı. Bu durum yalnızca bir trafik uygulaması değil, aynı zamanda vatandaşın hukuk güvenliği meselesidir.” “Binlerce esnaf ve sektör de belirsizlik içinde” . Arslan, konunun otomotiv yan sanayisini ve oto aksesuar sektörünü de doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi: “Türkiye genelinde araç içi multimedya sistemlerinin satışı, montajı ve servis hizmeti alanında faaliyet gösteren binlerce küçük işletme ve esnaf bulunmaktadır. Bu belirsizlik yalnızca araç sahiplerini değil, bu sektörde çalışan binlerce insanı da doğrudan etkilemektedir.” “Kurallar açık, eşit ve öngörülebilir olmalıdır” Arslan, verdiği soru önergeleriyle şu konuların açıklığa kavuşturulmasını istediğini belirtti: • Türkiye genelinde kaç araç hakkında ceza kesildiği • Kesilen cezaların iptal sürecinin nasıl yürütüleceği • Vatandaşların uğradığı maddi kayıpların nasıl değerlendirileceği • Hazırlanacak yeni yönetmeliğin hangi kriterlere dayanacağı • Otomotiv ve oto aksesuar sektörünün sürece nasıl dahil edileceği Arslan, yapılacak düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve uygulama birliği çerçevesinde açık ve öngörülebilir olması gerektiğini vurguladı. “Bu mesele milyonlarca araç sahibini ve binlerce esnafı ilgilendiriyor. Kurallar açık, net ve herkes için eşit olmalıdır. Keyfiliğe ve belirsizliğe yer olmamalıdır.”

Stajyer Avukata Ücret, Beraatte Vekalet Ücreti Haber

Stajyer Avukata Ücret, Beraatte Vekalet Ücreti

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca tarafından TBMM’ye sunulan iki ayrı kanun teklifi, avukatlık mesleğinde “staj döneminde gelir güvencesi” ve ceza yargılamasında “beraat halinde vekalet ücretinin akıbeti” başlıklarında düzenleme öngörüyor. Teklifler, hem mesleğe girişte fırsat eşitliği hem de uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi hedefiyle komisyonlarda görüşülüyor. STAJ DÖNEMİNE “GELİR GÜVENCESİ” FORMÜLÜ Avukatlık Kanununda değişiklik öngören teklifle; avukatlık stajının mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları ve barolar nezdinde geçen ilk altı aylık kısmı için stajyer avukatlara ücret ödenmesi amaçlanıyor. Düzenlemeye göre, bu süre boyunca aylık net asgari ücretin üçte ikisi tutarında “stajyer avukat ücreti” ödenmesi ve bu ödemenin Türkiye Barolar Birliği bütçesine Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden aktarılacak ödenekten karşılanması öngörülüyor. Teklifte, stajyer avukat ücretinin kapsam ve uygulama ayrıntılarının belirlenmesiyle, staj sürecinde yaşam giderlerini karşılamakta zorlanan gençler için asgari bir güvence oluşturulması; mesleğe girişte ekonomik engellerin azaltılması hedefleniyor. BERAATTE “SAVUNMA GİDERİ” TARTIŞMASINA KANUNLA NETLİK Ceza Muhakemesi Kanununda değişiklik öngören diğer teklifte ise, beraat eden ya da hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığın, vekil veya müdafi ile temsil edilmesi halinde lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi açıkça kanun metnine yazılıyor. Düzenleme, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki ceza davalarına ilişkin hükümler esas alınarak, tarife üzerinden belirlenecek tutardan az olmamak üzere maktu avukatlık ücretinin “Hazine aleyhine” hükme bağlanmasını öngörüyor. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılacak ve Hazinenin üzerinde bırakılacak. ZORUNLU MÜDAFİLİKTE MAHSUP ESASI Teklif, özellikle CMK kapsamında görevlendirilen zorunlu müdafilik hallerinde ortaya çıkan tereddütleri gidermeyi de amaçlıyor. Buna göre, sanığın CMK gereği görevlendirilen müdafii bulunması halinde, kovuşturma için Hazineden yapılan ödemeler, hükmolunacak avukatlık ücretinden mahsup edilecek. Böylece hem “beraat eden sanığın savunma gideri yükünün altında bırakılmaması” ilkesi korunacak, hem de zorunlu müdafilik uygulamasında yeknesaklık sağlanacak. UYGULAMADA DAĞINIKLIK VE “HUKUK GÜVENLİĞİ” VURGUSU Teklif gerekçesinde, beraat halinde avukatlık ücretinin kapsam ve usulü konusunda uygulamada farklı yaklaşımlar oluştuğu; bazı mahkemelerin yalnızca vekaletnameli avukatlar yönünden ücrete hükmedip CMK müdafilerini dışarıda bıraktığı, bunun da eşitlik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayan bir tablo doğurduğu ifade ediliyor. Ayrıca, tarife düzeyindeki düzenlemelerin “kanun düzeyinde açık dayanak” ihtiyacı nedeniyle tartışma konusu olduğu; bu nedenle kuralın CMK metnine açıkça yazılmasının gerekli olduğu belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.