SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuk

Porsuk Haber Ajansı - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ataç: “Tepebaşı 25 Yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kalesi” Haber

Başkan Ataç: “Tepebaşı 25 Yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kalesi”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın’ı Tepebaşı Belediyesi’nde ağırladı. Başkan Ataç, “Tepebaşı 25 yıldır CHP’nin kalesi” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, çeşitli temaslar için Eskişehir’e gelen CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın’ı Tepebaşı Belediyesi’nde ağırladı. Günaydın, Başkan Ataç’ın makam odasında gerçekleştirdiği ziyaretin ardından vatandaşlar ve partililer tarafından Meclis Salonunda coşkuyla karşılandı. “25 yıldır birlikteliğimiz bozulmadı” Grup Başkanvekili Günaydın ile dostluklarının uzun yıllara değindiğini belirten Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Başkanımla birlikte, onun Ziraat Mühendisleri Genel Başkanı olduğu dönemde yollarımız kesişti. O tarihten itibaren dostluğumuz sürüyor. Eskişehir halkı da sizi çok seviyor. Bugün burada meclis üyelerimiz, ilçe kadın kollarımız, gençlik kollarımız, ilçe başkanımız ve halkımız burada. Her zaman olduğu gibi, 25 senedir bu birlikteliği bozmadan bugüne kadar geldik. Bundan sonra da aynı şekilde sürdüreceğiz. Tepebaşı artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin kalesi” ifadelerini kullandı. “Ahmet Başkanla zorlu yollarda birlikte yürüdük” Meclis Salonu’nda kendisini karşılayanlara hitaben konuşan Günaydın, “Gerçekten biz Ahmet Başkanla demokrasi mücadelesinde çok uzun yıllar önce yolu kesişmiş arkadaşlarız. Bu memleketin zorlu yollarında birlikte mücadele ettik. Zaten siyaset, birden bire içine girilen bir alan değildir. Siz önce toplumsal mücadelenin bir parçası olursunuz. Sonra o mücadele sizi bazen çok iyi yerlere götürür, bazen Silivri’ye götürür. Yol nereye çıkarsa kabulümüzdür. Elbette bunu hak gördüğümüz, adil bulduğumuz için söylemiyorum. Ama bu memleketin aydınlığa kavuşması için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Bizi bunlarla yıldıramazlar” diye konuştu. “Atatürk’e bağlı olduğu sürece herkes başımın üstündedir” CHP Grup Başkanvekili Günaydın, “Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir şekilde başka emellere hizmet ettirilemeyecek kadar kıymetli ve kadim bir memlekettir. Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yürümeye devam edeceğiz. İktidar partisine oy veren vatandaş da, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e bağlılığında bir sorun olmadığı sürece başımın üstündedir. Ben bir insanı AK Parti’ye oy veriyor diye düşman görmem. MHP’ye oy veriyor diye düşman görmem. Biz onlara nasıl saygı duyuyorsak, onların da bize aynı saygıyı göstermesini bekleriz. Bu yalnızca bir takdir meselesi değil, aynı zamanda bir zorunluluktur. İdeallerimiz, birikimlerimiz, yaşam tercihlerimiz farklı olabilir. Ama hepimiz bu memlekette yaşıyoruz. Bugüne kadar da bu memleket böyle geldi” dedi. “Yeni moda, kumpaslarla belediyeleri ele geçirmek” CHP Grup Başkanvekili Günaydın, “Şimdi yeni bir moda çıktı arkadaşlar: İktidar bir belediyeyi kaybettiyse, ‘O belediyeyi nasıl geri alırım?’ diye hesap yapmaya başlıyor. Üzülerek söylüyorum; sadece hesap yapmıyor, kumpas kuruyor. O kumpaslarla belediyeleri ele geçirmeye çalışıyor. Türkiye’de yaklaşık bin 400 belediye var. Bunun 420’si CHP’li. Ama siz dönüp dolaşıp gece yarısı ya da şafak operasyonlarıyla sadece CHP’li belediyelere saldırırsanız, belediye başkanlarını tutuklarsanız, meclis üyelerinin matematiğini değiştirecek sayıda insanı hedef alırsanız, bunun hukukla, adaletle ilgisi olduğuna kimseyi inandıramazsınız” ifadelerini kullandı. “Parti rozeti takmış devlet görevlisi olmaz” CHP Grup Başkanvekili Günaydın, “CHP iktidarında, ben kürsüde bir tane CHP rozeti takmış hâkim görmek istemiyorum. Hâkim dediğin bağımsız olur, tarafsız olur. Daha üç ay önce bir partinin il ya da ilçe yönetiminde görev almış bir avukatın, hâkim olarak karşımıza çıkarılması hukuk düzenini ortadan kaldırmaktadır. Emniyet genel müdürü de, vali de, İçişleri Bakanı da devletin görevlisidir. Bizim gibi düşünmeyen insanların da güvencesi olsunlar. Bugün bazı isimlerin, devlet protokolüyle birlikte parti il başkanlıklarını ziyaret ettiğini görüyoruz. Biz bunlardan bağımsızlık ve tarafsızlık bekliyoruz. Olmaz. Dolayısıyla memleketin bu anlamda çivisi çıkmıştı” dedi. “Türkiye’de böyle bir belediye binası yok” Konuşmaların ardından Başkan Ataç, Grup Başkanvekili Günaydın’ı Tepebaşı Belediyesi hizmet binasında yer alan Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu eserlerini gezdirdi. Sanat eserlerini inceleyen Günaydın, “Belediye binası bir sanat galerisi gibi olmuş. Türkiye’de böyle bir belediye binası yok. Burası gerçekten bir galeri” diye konuştu. Ziyarette, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Milletvekili İbrahim Arslan, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, Tepebaşı Kadın Kolları İlçe Başkanı Nilay Mert Başlı, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, partililer ve çok sayıda vatandaş da yer aldı.

Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz CHP'nin Yargı Reformu Paketini Açıkladı Haber

Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz CHP'nin Yargı Reformu Paketini Açıkladı

​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı, Türkiye’nin en temel sorunlarından biri olan adalet sistemine mercek tutan bir panele ev sahipliği yaptı. “CHP’nin Yargı Reformu Önerileri” başlıklı panelde, yargının siyasetten arındırılması ve liyakatin yeniden tesisi için hazırlanan kapsamlı yol haritası kamuoyuyla paylaşıldı. Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve moderatörlüğünü CHP Odunpazarı İlçe Başkan Yardımcısı Safiye Gürdoğan’ın üstlendiği panele; CHP Parti Meclisi Üyesi ve CAO Adalet Politikaları Başkanı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz konuşmacı olarak katıldı. Etkinliğe İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, İl Disiplin Kurulu Başkanı Murat Can Cırık, İl ve İlçe Yöneticileri, Kadın ve Gençlik Kolları Başkan ve üyeleri ile çok sayıda oda, sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi yoğun ilgi gösterdi. ​"Adalet Toplumun Vicdanıdır" Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında tecelli etmesi gerektiğini vurguladı. Çınar, "Hukuk sistemi sadece normlar bütünü değil, ahlaki bir sorumluluk alanıdır. Gerçek adalet, ancak kanunla vicdanın birleştiği yerde hayat bulur" dedi. İlçe Başkanı Çınar; "Adalet sistemi, sadece hukukçuların meselesi değildir. Bu, aynı zamanda toplumun tamamını ilgilendiren bir demokrasi meselesidir.Bağımsız ve tarafsız bir yargı;Vatandaşın hak arama özgürlüğünün güvencesidir.Ekonomik güvenin temelidir. Toplumsal barışın en güçlü sigortasıdır. Eğer bir ülkede insanlar adaletin varlığına inanıyorsa, o ülkede umut vardır. Ama adalet duygusu zedelenmişse, hiçbir reform tek başına yeterli olmaz. İşte bu nedenle bugün konuştuğumuz yargı reformu; sadece teknik düzenlemeler değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümünü de içermek zorundadır. Hukuku, sadece yazılı metinlerden ibaret görmeyen; insanı merkeze alan, hakkaniyeti esas alan, vicdanı dışlamayan bir anlayışa ihtiyaç vardır. Bizler inanıyoruz ki; Gerçek adalet, yalnızca kanunla değil, vicdanla tamamlanır. Güçlü bir hukuk devleti, ancak bu ikisini birlikte yaşatabildiği ölçüde mümkündür." dedi. İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı konuşmada adalet ve hukuk anlamında yaşanan son gelişmelere dikkat çekti. Yalaz, yargıyı bir baskı aracı değil, adaletin güvencesi olarak gördüklerini ifade ederken yargı reformunun bir demokrasi, özgürlük ve gelecek meselesi olduğunu ifade etti. Yalaz, hukukun üstünlüğünün ancak öngörülebilir, tarafsız ve güven veren bir yargı sistemiyle hayat bulacağının altını çizdi. ​Panelin konuşmacısı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, yargıdaki siyasallaşmanın temel aracı haline gelen mevcut yapının tamamen değiştirileceğini müjdeledi. Mevcut Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) lağvedilerek yerine, siyasetten tam bağımsız Adalet Yüksek Kurulu (AYK) kurulacağını ifade eden Boyunsuz, kurulun kendi başkanını kendisi seçeceğini, üyelerin son 3 yıl içinde aktif siyaset yapmamış olması şartı aranacağını, kurulun tüm kararları yargı denetimine açık hale getirileceğini ifade etti. ​Yargıya girişteki "sadakat" esaslı sistemin yerini liyakate bırakacağını belirten Boyunsuz, yeni sınav sisteminde, mülakatlar kura usulü sorularla yapılacağını ve kamera kaydı altına alınacağını ve notlama kriterleri önceden ilan edilelere ve keyfiliğe son verileceğini ifade etti. ​Yargı mensuplarının "sürgün" korkusuyla karar vermesinin önüne geçileceğini belirten Boyunsuz; hakimlerin disiplin cezası veya kendi istekleri dışında görev yerleri değiştirilemeyeceğini ve her kademede yasal koruma altına alınacağını söyledi. ​Reform paketinin sadece yapısal değişiklikleri değil, vatandaşın adalete erişimini de kolaylaştırmayı hedeflediğini belirten Boyunsuz, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurularda hak ihlaline neden olan mahkeme kararını veya idari işlemi doğrudan iptal edebileceğini, Yoksul vatandaşlar için ücretsiz hukuki bilgi sunan "hukuk klinikleri" ve "hukuki yardım ofisleri" açılacağını ve tıbbi davalar ve askeri konular gibi alanlarda uzmanlaşmış yargıçların görev yapacağı ihtisas mahkemelerinin çoğaltılacağının altını çizdi. ​Prof. Dr. Boyunsuz, hukuk eğitimindeki nitelik kaybına da dikkat çekerek; yeterli kadrosu olmayan fakültelere öğrenci alımının durdurulacağını ve kontenjanların daraltılacağını ifade etti. Özellikle vakıf üniversitelerindeki ticari kaygının önüne geçilmesi için ek koşullar getirileceği belirtildi.

Başkan Ünlüce'den Avukatlar Günü Mesajı Haber

Başkan Ünlüce'den Avukatlar Günü Mesajı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ünlüce mesajında şu görüşlere yer verdi: “Bugün adalet terazisinin dengede durması için mücadele edenlerin günü. Avukatlık mesleği hukuk sisteminin en dayanıklı zinciri, insan haklarının, demokrasinin ve hukuk devletinin güvencesidir. Güçlü bir yargı sistemi ancak güçlü bir savunmayla sağlanabilir. Adaletin doğru tecelli etmesine çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Böyle bir ortamda en temel hak olan savunma hakkının önemi daha da artmıştır. Bir kez daha görülmüştür ki; adalet mülkün temeli ise avukatlar o temelin dayanak noktasıdır. Avukatın olmadığı, yok sayıldığı, değersizleştirildiği bir ortamda kimsenin hukuk güvenliğinden bahsedilemez. Avukatın sesinin kesildiği yerde toplum savunmasız kalır. İnsan onurunun korunduğu bir toplum düzeni ancak hukuk devleti ile mümkündür. Esas olan hiçbir zümrenin ya da üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğüdür. Bu sağlanamadığı sürece ne huzur, ne refah, ne de güzel bir gelecek hayali kurulabilir. Zamanın ve şartların ağırlığı ne olursa olsun; hakkın, hukukun ve adaletin yanında durarak gerçeğin izini süren tüm meslektaşlarımı dayanışma duygularımla selamlıyorum. Yolumuz hukuk, pusulamız adalettir. Bu duygu ve düşüncelerle, ebediyete irtihal etmiş meslektaşlarımı rahmetle yâd ediyor; başta Eskişehir Barosu Avukatları olmak üzere tüm meslektaşlarımın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü içtenlikle kutluyorum.”

Başkan Ünlüce: "Küresel Krizler Artık Yerel Krizlerdir!" Haber

Başkan Ünlüce: "Küresel Krizler Artık Yerel Krizlerdir!"

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde Türkiye Ulusal Delegasyon Başkanı olarak tarihi bir konuşma yaptı. Ünlüce, küresel kaosun yerel yönetimler üzerindeki ağır yüküne dikkat çekerek “Dayanışma kültürü inşa etmek zorundayız” dedi. ​Strazburg’da Yerel Yönetimlerin Kritik Rolü Tartışıldı ​Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, bu yıl küresel krizlerin şehirler üzerindeki etkisine odaklandı. Türkiye Ulusal Delegasyon Başkanı ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, beraberindeki heyetle birlikte kongrede Türkiye’yi temsil etti. ​Başkan Ünlüce’ye temaslarında Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ve Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Nurcan Alkan eşlik etti. ​“Küresel Kaosu En Ağır Biz Hissediyoruz” ​“Uluslararası Kargaşa ve Bölgesel Sonuçlar” başlıklı oturumda söz alan Ayşe Ünlüce, savaşlar, ekonomik dalgalanmalar ve göç hareketlerinin doğrudan belediyelerin omuzlarına yüklendiğini vurguladı. Ünlüce’nin konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle: ​Maliyetler ve Enflasyon: "Artan enerji maliyetleri ve yükselen enflasyon, yerel yönetimlerin hizmet kapasitesini zorlamaktadır. Küresel düzensizliğin faturası mahallelerimizde ve hanelerimizde ödeniyor." ​Göç Sorunu ve Yeni Dalga Riski: "Orta Doğu’daki savaşlar ve İran’ın sürece dahil olma ihtimali, yeni bir göç dalgasını tetikleyebilir. Bu sorumluluk yalnızca yerel yönetimlere bırakılmamalıdır." ​Demokrasi ve Hukuk Vurgusu: "Yaşadığımız kaosun temelinde demokrasinin gerilemesi ve hukukun üstünlüğünün zayıflaması yatıyor." ​"Bizler, küresel kaosun aşağıya doğru yayılma etkilerini en ağır hissedenleriz. Aşağıdan yukarıya doğru bir dayanışma kültürü inşa etmek zorundayız." ​Sosyal Haklar ve İnsan Hakları Oturumları ​Başkan Ünlüce, program kapsamında sadece genel kurulda değil, teknik oturumlarda da aktif rol aldı. “Yerel ve Bölgesel Düzeylerde Sosyal Haklar” ile “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Uygulanması” başlıklı oturumlarda sunumlar yaparak, Eskişehir modelini ve yerel yönetimlerin insan hakları konusundaki ödevlerini paylaştı. ​Türk Delegasyonu’na Önemli Görevler ​Kongre, Türkiye açısından stratejik başarılarla sonuçlandı: ​Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Bölgeler Meclisi Başkan Yardımcılığı görevine seçildi. ​Zana Gümüş, Sosyalistler, Yeşiller ve İlerici Demokratlar Grubu yönetiminde yer aldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay: "Bir Üretim Seferberliği Başlatacağız” Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay: "Bir Üretim Seferberliği Başlatacağız”

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen "Kara Ekonomik Düzenden Çıkış: Anadolu Kalkınma Yolu" paneli, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği panelde; yerel yönetimlerin gücü, sanayicinin beklentileri ve CHP’nin makro ekonomi vizyonu bir araya getirildi. CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele ilgi yoğun oldu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte, Türkiye’nin ekonomik çıkmazdan kurtuluş reçetesi masaya yatırıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, konuşmasında krizin toplumsal maliyetine odaklanarak mevcut düzeni "ayırt edici ve ayrıcalıklı" olarak tanımladı. Çınar, Türkiye’nin bir üretim krizinden ziyade bir tercih krizinde olduğunu belirterek; çiftçinin toprağını ekememesinin, esnafın ayakta duramamasının ve gençlerin gelecek umudunu yitirmesinin "yanlış politikaların bir sonucu" olduğunu ifade etti. Bu tablonun bir kader olmadığını vurgulayan Çınar, çözümün Anadolu’nun öz gücünü harekete geçirecek adil bir paylaşımdan geçtiğini dile getirdi. ​CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı konuşmada, ekonomi ve hukuk arasındaki kopmaz bağa dikkat çekerek iş dünyasının en büyük ihtiyacının "öngörülebilirlik" olduğunu belirtti. Yalaz, yatırımcının önündeki en büyük engelin maliyet artışlarından ziyade hukuki belirsizlikler ve finansmana erişim zorluğu olduğunu söyledi. Eskişehir özelinde bir kalkınma modeli çizen Yalaz; sanayinin güçlendirilmesi, KOBİ’lerin desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin kağıt üstünde kalmaması ve özellikle "yeşil dönüşüm ile dijitalleşmenin" bir tercih değil, küresel rekabet için zorunluluk olduğunu ifade etti. Devletin iş dünyasına rakip olan değil, bürokratik engelleri kaldıran bir "yol arkadaşı" olması gerektiğinin altını çizdi. Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve MYK Üyesi Güldem Atabay, yaptığı konuşmada partinin yeni ekonomi vizyonunu ve "çatı programı"nın detaylarını paylaştı. Orta Doğu’daki savaşın ve küresel ekonomik dönüşümün Türkiye’yi kırılgan bir zeminde yakaladığını belirten Atabay, liyakat ve stratejik planlama ile 6 ayda rahatlama, 30 yılda ise tam kalkınma vadetti. ​"Kamuculuk Devletleştirme Değildir" ​Konuşmasında partinin "kamucu" kimliğine açıklık getiren Atabay, bu kavramın yanlış anlaşıldığını vurguladı: ​"Kamuculuk, her şeyi devletleştirmek değildir. Kamuculuk, bir yatırım planlanırken belirli grupların çıkarı yerine toplumun genel faydasının gözetilmesidir. Devlet, özel sektörün girmeye cesaret edemediği alanlarda 'buz kırıcı' rolü üstlenecek, yolu açacak ve stratejik hedeflere ulaşıldığında yerini özel sektöre bırakacaktır." ​100 Günlük Acil Eylem Planı Atabay, iktidara geldiklerinde ilk 100 günde atılacak adımları şöyle sıraladı: • ​Merkez Bankası ve Hazine: Kurumsal akıl ve liyakat geri getirilecek. • ​Bereket Köprüsü: Çiftçilerin birikmiş borçlarının faizleri silinecek, gıda enflasyonuyla doğrudan mücadele edilecek. • ​Türkiye Enerji Kurumu: Özelleştirme sonrası aksayan enerji süreçleri tek bir stratejik çatı altında toplanacak. • ​Barınma Hakkı Planı: Büyükşehirlerdeki konut krizi için acil çözümler devreye alınacak. ​"Anadolu Kalkınma Yolu" ve Yeni Teşvik Sistemi ​Türkiye’nin sanayi haritasını yeniden çizmeyi hedeflediklerini belirten Atabay, "Anadolu Kalkınma Yolu" projesiyle sanayiyi Marmara havzasına sıkışmaktan kurtaracaklarını ifade etti. Atabay, teşvik sisteminde devrim yapacaklarını belirterek, "Teşvikler artık sadece bölgeye göre değil, performansa, genç istihdamına ve ihracat potansiyeline göre verilecek. Şeffaf ve dijital bir portal üzerinden herkesin görebileceği bir sistem kuracağız," dedi. ​Sektörel Odak Noktaları: ​Atabay’ın sunumunda öne çıkan bölgesel stratejik hedefler ise şunlar oldu: • ​İç Anadolu: Savunma sanayi ve makine üretimi. • ​Ege ve Akdeniz: Yeşil imalat, gıda işleme ve yeşil enerji. • ​Güneydoğu Anadolu: Tekstil ve lojistik merkezi. • ​Karadeniz: Enerji veri merkezleri. ​"Rant Değil, Üretim Ekonomisi" ​Mevcut büyüme modelinin tüketime ve ithalata dayalı olduğunu, bunun da sürekli kriz doğurduğunu savunan Atabay, "Bizim modelimiz üretim seferberliğidir. Rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçerek, Türk lirasını baskılayan değil, verimlilik ve markalaşma ile rekabet eden bir Türkiye inşa edeceğiz," diyerek sözlerini tamamladı.

CHP'li Karabat Ekonomi Yönetimini Uyardı Haber

CHP'li Karabat Ekonomi Yönetimini Uyardı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada hükümetin ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Döviz kurunun baskılandığını belirten Karabat, bunun ekonomide ciddi bir kırılma riski yarattığını belirtti. “HÜKÜMET KRİZİ ERTELEMEYE ÇALIŞIYOR” Karabat, iktidarın halkın refahını artıracak bir kalkınma programı yerine döviz krizini geciktirmeye çalıştığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “AKP, halk için bir kalkınma programı uygulamak yerine döviz krizini engelleyecek ve hükümete kesintisiz finansman sağlayacak politikalar yürütüyor. İşsizlik, derin yoksulluk ve gelir adaletsizliği gibi temel sorunlar ise görmezden geliniyor.” “ZENGİN OLMADAN ZENGİN GİBİ TÜKETİYORUZ!” Türkiye ekonomisinde üretim temelli büyümenin zayıfladığını vurgulayan Karabat, sanayileşme yerine hizmet sektörü ağırlıklı bir anlayışa geçildiğini ifade etti. İthalata ve kısa vadeli sermaye girişlerine bağımlılığın arttığını da söyleyen Karabat: “Zengin olmadan zengin gibi tüketiyoruz. Bunun bedeli ağır olacak” dedi. PARA ARZI ARTIYOR, KUR BASKILANIYOR Karabat’ın dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri para arzı ile döviz kuru arasındaki ilişki oldu. Ekonomideki para miktarını gösteren TRM2 verilerinin hızla arttığını belirten Karabat, buna rağmen döviz kurunun aynı hızla yükselmemesinin kur üzerindeki baskının sonucu olduğunu söyledi. “Para arzı genişlemeye devam ederken enflasyonla mücadelede neredeyse tek araç olarak kurun tutulması tercih ediliyor. Bu iki politika aynı anda yürütüldüğünde ekonomide ciddi çelişkiler ortaya çıkıyor.” “CARRY TRADE KAZANIYOR, HALK KAYBEDİYOR” Düşük kur politikasının yabancı yatırımcılar için cazip bir ortam yarattığını belirten Karabat, yüksek faiz ortamında gelen kısa vadeli sermayenin kazanç sağlayarak ülkeden çıktığını söyledi: “Kur düşük tutulacak sözü verilen yabancılar carry trade ile yüksek faizlerini alıp gidiyor. Soruyorum; bu işten kim kazançlı çıkıyor?” DEVALÜASYON RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ Karabat, geçmişte para arzı ile döviz kuru arasındaki makas belirli bir seviyeye ulaştığında devalüasyonların yaşandığını hatırlattı. Mevcut durumda bu farkın yüzde 40 civarında olduğunu belirten Karabat, farkın yüzde 50 seviyesine ulaşması halinde riskin ciddi biçimde artacağını söyledi. Bu hızla devam edilmesi halinde sonbahar aylarında kur şokunun en yüksek noktaya ulaşabileceğini belirten Karabat, ekonomi yönetimini uyardı. “YAPISAL REFORMLAR ŞART” Karabat’a göre enflasyonla kalıcı mücadele için sadece para politikası yeterli değil. Mali disiplin ve üretim odaklı yapısal reformların da devreye girmesi gerekiyor: “Para arzı kontrol altına alınmadan, bütçe disiplinini güçlendirmeden ve üretim verimliliğini artırmadan yalnızca kur üzerinden enflasyonla mücadele etmek sürdürülebilir bir çözüm değildir.” “ÖNCE HUKUK VE İÇ BARIŞ” Karabat, olası ekonomik şokların önüne geçebilmek için yalnızca ekonomik değil siyasi ve kurumsal alanlarda da güven ortamının sağlanması gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şöyle noktaladı: “Önce hukukun üstünlüğü ve iç barış sağlanmalı. Ardından ekonomide yapısal reformlarla Türkiye gelecek şoklara karşı hazırlanabilir.”

Başkan Ünlüce Genç Hukukçularla Tecrübelerini Paylaştı Haber

Başkan Ünlüce Genç Hukukçularla Tecrübelerini Paylaştı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Barosu ve Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi iş birliğiyle Anadolu Üniversitesi Hukuk ve Bilişim Kulübü tarafından “Hukuk Dünyasından Kadınlar” başlıklı bir etkinlik düzenlendi. Avukat olan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, genç hukukçularla tecrübelerini paylaştı. Eskişehir’de hukuk alanında kadınların emeği, mücadelesi ve eşitlik yolculuğu anlamlı bir etkinlikle ele alındı. Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe avukat olan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Funda Güney ve Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Damla Özden Çelt konuşmacı olarak katıldı. Yoğun ilgi gören programda, hukuk alanında kadınların üstlendiği roller, karşılaştıkları zorluklar ve eşitlik mücadelesi farklı yönleriyle ele alındı. Etkinlikte konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kadınların hukuk alanındaki katkılarının ve mücadelesinin toplum için büyük önem taşıdığını vurguladı. Ünlüce, “Kadınların hukuk alanındaki emeğini, mücadelesini ve eşitlik yolculuğunu konuştuk. Bu anlamlı buluşmaya katkı sunan tüm kurumlara ve katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Katılımcıların sorularıyla interaktif bir şekilde devam eden etkinlikte, özellikle genç hukukçular ve hukuk fakültesi öğrencileri kadınların hukuk dünyasındaki deneyimlerini yakından dinleme fırsatı buldu.

Eğitimciye Yönelen Şiddet Bir Toplumsal Çürüme Belirtisidir Haber

Eğitimciye Yönelen Şiddet Bir Toplumsal Çürüme Belirtisidir

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, İstanbul’da bir okulda meydana gelen şiddet olayı ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesi ile ilgili olarak bir açıklama yaptı. Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar şu ifadeleri kullandı; "Bugün kelimelerin tükendiği, hangi cümleyi kursak acımızı dindirmeye yetmeyeceği bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin iyi bir insan milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı tarif edilemez boyuta taşımıştır. Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarfeden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Çekmeyeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiş ve toplumun geleceği açısından vazgeçilmez olan eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesini sekteye uğratacak dereceye varmış bulunmaktadır. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi, kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin ne ilk örneğidir ve korkumuz odur ki ne de son örneği olacaktır. Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i âdiyeden bir hale geldiği, eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği bir dönemdeyiz. Eğitimciye şiddet ne yazık ki bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür. Eğitimcilere yönelik saldırılar geleceğimizi karartmakta, eğitim camiasını tedirgin etmekte, can güvenliğinin çalışma hayatındaki başat sorun haline dönüşmesi riskini ortaya çıkarmaktadır. Eğitimcilere yönelik her saldırı, özellikle eğitim çağındaki çocuklardan, öğrencilerimizden kaynaklandığında aklımızı körleştirmekte, ruhumuzu karartmakta, benliğimizi esir almakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi son örneği İstanbul Çekmeköy’de yaşandığı gibi şiddetin failinin bizatihi öğrenci ve çocuk olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı, toplumsal bir sorun olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla toplumun karşısına çıkmaktadır. Çocuk suçluluğun çocuğun aile başta olmak üzere içinde bulunduğu sosyal çevrede çocuğun ruhsal, psikolojik, ahlakî gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının sonucu olduğu gözetilmelidir. Çocuğun, ailenin bir üyesi olarak kişiliğini, karakterini, toplum içinde bir birey olarak sergilediği bireysel davranışlarını, değerlerini, ahlakî yargılarını, her şeyden önce ailesi içinde aldığı eğitimle kazanacağı unutulmamalıdır. Aile içindeki düzensizlik, ilgisizlik, sevgisizlik, saygısızlık, değersizlik, topluma, okula, işe, çevreye suç olarak yansıyacaktır. Bu sebeple, cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an evvel ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitimine olduğu kadar yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeli; çocuk suçluluğunun arka planında aile olduğunu da görmeli; suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de suçtan sorumluluğunu gözetmeliyiz. Göz göre göre gelen sorunu, gözümüzün önünde duran soruna, gözümüzü kapayarak çözüm bulamayız. Bugün yaşadığımız acılar, dünün ihmal ve umursamazlığının sonucudur. Yarın yaşanmasını istemediğimiz acılar da bugünkü ilgisizliğin sonucu olmamalıdır. Bu konuya ısrarla dikkat çekip çözüm önerilerimizi sunduğumuz her durumda karşılaştığımız “umursamazlık ve duyarsızlık” şeklindeki anlaşılmaz tutum, şiddetin ateşine benzin dökmekten başka bir anlama gelmemektedir. Uluslararası hukuk ve anayasada ifadesini bulan yaşam hakkı ilkesi çerçevesinde, devletin kasıtlı ve hukuksuz şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü yanında kendi hukukuna tabi kişilerin yaşamlarını korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu hatırlatmak isteriz. Devletin bu yükümlülük çerçevesinde suç işlemekten caydırıcı yasal zemini ve idari koşulları tesis ederek yaşam hakkını koruma ve ayrıca buna ilişkin ihlalleri önleyici, bastırıcı ve cezalandırıcı bir infaz mekanizması geliştirme ödevinin, okul güvenliğini tesis ederek eğitim kamu hizmetinin yürütülmesinde iş güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi zorunluğunun, hukuk devleti olmanın gereği olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır."

Bu Bakış Açısı Ne Çağdaşlıktır, Ne de İlericiliktir! Haber

Bu Bakış Açısı Ne Çağdaşlıktır, Ne de İlericiliktir!

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik sosyal medya üzerinden yapılan saldırıya tepki gösterildi. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Bugün burada sadece bir kıyafet tartışmasını değil, çok daha derin bir meseleyi konuşmak için bir aradayız. Anadolu kadınının yüzyıllardır alnının teriyle, emeğiyle, sabrıyla taşıdığı şalvarı ve geleneksel kıyafetleri “cahillik” olarak niteleyen üstenci anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. Bu bakış açısı ne çağdaşlıktır ne de ilericiliktir. Aksine, bu toprakların ruhundan, milletimizin değerlerinden kopuk; sığ, önyargılı ve incitici bir zihniyetin dışa vurumudur. Kültürünü hor gören, halkın yaşam biçimini küçümseyen bir anlayışın bu topluma sunabileceği hiçbir şey yoktur. Anadolu kadını bu ülkenin mayasıdır. Tarlada, evde, fabrikada, hayatın her alanında var olmuş; bu vatanı ayakta tutmuştur. Onun kıyafetiyle, inancıyla, yaşam tarzıyla uğraşmak kimseye ilericilik payesi kazandırmaz. Bu noktada özellikle ifade etmek isterim ki Mihalgazi Belediye Başkanı Sayın Zeynep Güneş’in milletimizin değerlerini temsil eden duruşunun, emeğinin ve inancının sonuna kadar yanındayız. Kendisi sadece bir belediye başkanı değil, Anadolu kadınının bir temsilcisidir. Kılık kıyafet üzerinden yapılan hakaretler nedeniyle Mehmet Emin Korkmaz’ın tutuklanarak cezaevine gönderilmesini de hukuk ve toplumsal barış adına yerinde bulduğumuzu ifade etmek isteriz. Kimse bu toplumun değerlerini aşağılayarak siyaset yapma özgürlüğüne sahip değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; “Dünyada her şey kadının eseridir.” Atatürk’ün kadına bakışı; onu ötekileştiren değil, yücelten, toplumsal hayatın merkezine koyan bir bakıştır. Biz Anahtar Parti olarak kadınları baş tacı olarak kabul ediyoruz. Kadın bu toplumun mayasıdır. Kadınların huzurla, onurla yaşamadığı bir yere biz vatan diyemeyiz. Bu anlayışla, kadınlarımızla beraber yürümeye, milletimizin değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.