SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hemşire

Porsuk Haber Ajansı - Hemşire haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hemşire haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal: "Sağlık Ordusu İşportacı Değildir!" Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal: "Sağlık Ordusu İşportacı Değildir!"

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal birinci basamak sağlık hizmetlerindeki sayı ve hedef baskılarına tepki gösterdi. Sahada dikey hedeflerle sağlık çalışanlarının zor durumda bırakıldığını belirten Köksal, “Ebemiz, hemşiremiz sokakta, pazarda, cami çıkışında tarama peşinde koşturuluyor. Sağlık ordusu işportacı değildir” dedi. ​Eskişehir Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Sağlıkta izandan uzak, masa başı politikalarla günü kurtarmaya çalışmak ve aynı vesileyle mesleğimizi ayaklar altına düşürmek, sağlıkta başarıyı yakalatmaz! Sürekli muayene sayıları, performans rakamları, MR çekim sayıları, tetkik sayıları, HYP oranları… Rakamlar, sayılar ve tablolar belli ki halkın gerçek sağlık durumunu ve sağlık ordusunun yaşadığı bezmişliği yansıtmıyor. Şu bir gerçek: Sağlık politikaları nicelik üzerine değil, nitelik üzerine inşa edilmelidir. Hastaneye ulaşım, hasta-hastane ilişkisi, aile hekimi-hasta ilişkisi, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumu… Bunları neden sayıyorum? Ülkemizde sağlık hizmetlerinin gelişmesine karşı mıyız? Hayır! Bakanlığın sağlık politikalarını geliştirme çabasına karşı mıyız? Hayır! Başarı ve sağlık hizmeti sunumu bir ekip işidir. Bu ekibin temel taşı ise Sağlık Ordusudur! BİRİNCİ BASAMAK HEDEFLERLE DEĞİL, GÜÇLÜ BİR SİSTEMLE GÜÇLENİR Birinci basamakta hedefler üzerinden sağlık ordusu sahaya sürülüyor. Ancak bu hizmetleri anlatırken lütfen dünya örnekleri ile ülkemizin gerçeklerini, sosyolojisini ve vatandaşın sağlık hizmetlerinden beklentilerini birbirinden ayırmadan değerlendirelim. Diyetisyen sokakta elinde mezura ve tartıyla geziyor: “Gel vatandaş, gel! Tartalım, ölçelim!” Ebe ve hemşire; kahvede, parkta, cami çıkışında, toplantıda, piknik alanında HYP hedefiyle çarşı pazar geziyor. “Gel vatandaş, gel! Kanser taraması yapılacak!” Sağlık çalışanı vatandaşa hizmet götürürken, neredeyse hizmet almak için yalvarır hâle getiriliyor. Bu durum sağlık çalışanlarının tercihi değildir. Yalvarma moduna idareciler tarafından zorlanan, zorbalanan ve mobbinge kadar uzanan sayı ve hedef baskıları, sağlık camiamızı çalışamaz hâle getirmiştir. Bunun sonucunda vatandaşın sağlık hizmetlerine ve sağlık çalışanına saygısı azalıyor; sağlık ordusunun itibarı gölgeleniyor. HEDEF KOYMAK YETMEZ, SİSTEMİ GÜÇLENDİRMEK GEREKİR Aile hekimliği sistemine hedefler koyuyoruz. Peki, bu sistemi güçlendirmek, birinci basamak ile entegrasyonu artırmak yerine neden ebe, hemşire ve diyetisyen sokakta sayılarla uğraşıyor? Nasıl gördüğünüz değil, nasıl göründüğü önemlidir! Türkiye’de ilk çözülmesi gereken meselelerden biri, sağlık hizmetlerinde vatandaşın nerede durduğudur. Vatandaşın sağlık hizmetlerine ilişkin sorumluluğu, farkındalığı ve sisteme katkısı nasıl artırılacak? Vatandaş doktoru döverse hukuki yaptırım var. Vatandaş hemşireye söverse hukuki yaptırım var. Ancak sağlık sisteminin bütün yükünü sağlık çalışanının omuzlarına bırakıp vatandaşı sistemin aktif bir paydaşı hâline getirmeden üretilen çözümler eksik kalacaktır. 86 milyon insanımızın ortak kaynağı olan kamu bütçesi, bu tür uygulamalarla çöpe gider, çarçur olur. Vatandaşın sağlık hizmetini almak için sağlık çalışanının peşinden koşması değil, kaliteli sağlık hizmetine erişmek ve koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmak için “Beni de tarayın.” diyecek bir sistem kurulmalıdır. Bunun üzerine Bakanlık, genel müdürlükler ve tüm sağlık yöneticileri kafa yormalıdır. Bu kadar ucuz iş gücü ve yoğun emek üzerinden sağlık hizmeti sunmaya çalışarak ne kuyruklar biter ne de gerçek anlamda başarı gelir. SAĞLIKTA BAŞARI PAYDAŞLARLA GELİR Paydaşlarla birlikte kırılan rekorlara bakın. Recep Akdağ dönemindeki Sağlıkta Dönüşüm sürecinden ders çıkarılması gereken önemli noktalar vardır. Sağlık ordusu, sivil toplum ve hizmet alan vatandaş… İşte bu üç unsurun entegrasyonu ve ortak aklı önemlidir. AİLE HEKİMLERİ VE BİRİNCİ BASAMAKTA GERÇEKÇİ HEDEFLER GEREKİR Gelelim halk sağlığına ve aile hekimlerine… Aile hekimlerine sürekli baskı, istek ve talep yöneltiliyor. Günlük ortalama 80 muayene yapan bir hekim, Bakanlığın tüm istek ve taleplerini nasıl yerine getirecek? Aynı hekim, vatandaşın özel istek ve arzularını nasıl karşılayacak? Hastaneden muayene randevusu alamayan vatandaş 182’yi aradığında kendisine “Aile hekimine gidin.” denilen bir sistemin bu yükü nasıl taşıyacağı ise manidardır. BENİM EBEM, HEMŞİREM, SAĞLIK ORDUM İŞPORTACI DEĞİL! Sağlık ordusunun yüzlerce temel sorunu üzerine emeğini ve alın terini koyan çalışanlara teşekkür etmek yerine sürekli baskı, sürekli sayısal talep ve sürekli gerçeklikten uzak rakamlar istenirse, yöneticilere en sonunda yapay veriler gelir. Sağlık ordusunu anlayın! Değer verin! Hedeflere birlikte yürümek istiyorsanız gerçekçi olun, samimi olun ve sahayı dinleyin! Ben çalışanların temsilcisi olarak söylüyorum: Adalet, hak ve kanunları göz önüne aldığımızda; “İşine gelmiyorsa hastaneye gitsin, çalışsın.” veya hastanelerde çalışan sağlık çalışanlarımıza “Hastanedeki sağlık çalışanını beğenmiyorsan istifa et.” anlayışıyla yönetim yapılamaz. Burası fabrika değil! Burada kurallar var, kanun var, kamu hizmeti var. Kimseye özel çalışmıyoruz. Devlet hepimizin devletidir. Sağlık hizmetinde görev yapan 54 meslek grubunun her birinin emeği, sorumluluğu ve çalışma koşulları farklıdır. Bu farklılıklar zaten mesleki ve ekonomik düzenlemelere yansımaktadır. Buna bir de yönetici baskısı ve sahada karşılığı olmayan talepler eklendiğinde, 2053 ve 2071 hedefleri olan güçlü Türkiye vizyonuna yakışmayan idareciler ile yollar ayrılmalıdır. Sağlık politikaları rakam ve hedeflerle değil, nitelik, insan gücü ve vatandaş odaklı anlayışla şekillendirilmelidir. Biz, sağlık çalışanlarının emeğine, mesleki onuruna ve kamu hizmetinin niteliğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Benim sağlıkçım işportacı değil! Bundan sonra sorumluluğu olanlar kendi değerlendirmesini yapmalıdır. Biz ise gerçek hedefler, nitelikli sağlık hizmeti ve sağlık çalışanlarının hakları için her zaman üyelerimizle omuz omuza olmaya devam edeceğiz."

Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Hemşire ve Ebe Krizi Haber

Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Hemşire ve Ebe Krizi

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi tarafından Eskişehir ve bölge illere sağlık hizmeti sunan kritik kuruluşlardan biri olan Eskişehir Şehir Hastanesi'nde hemşire ve ebe personel eksikliği yeniden gündeme getirildi. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Eskişehir Şehir Hastanesi, sahip olduğu yatak kapasitesi ve sunduğu sağlık hizmetleriyle yalnızca Eskişehir'e değil, çevre illerden gelen hastalara da hizmet veren önemli sağlık kuruluşlarımızdan biridir. Ancak hastanenin büyüklüğü ve hizmet yükü değerlendirildiğinde, hemşire ve ebe personelinin mevcut durumunun yalnızca toplam kadro sayısı üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığı görülmektedir. Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi olarak yaptığımız çalışma kapsamında ortaya çıkan veriler, bu konuya daha dikkatli bakılması gerektiğini göstermektedir. Hastanede toplam 1.276 hemşire ve ebe kadrosu bulunurken, çalışmada 1.005 personelin nöbet hizmetinde değerlendirilebildiği görülmektedir. Çeşitli nedenlerle nöbet hizmetine dahil edilemeyen personel sayısı ise çalışmada 374 kişi olarak ortaya konulmuştur. Bu durum, nöbet hizmetinin fiilen görev yapan personel üzerinde daha yoğun şekilde yürütülmesine neden olabilmektedir. Burada özellikle belirtmek isteriz ki; nöbet hizmetine dahil olamayan personelin her birinin farklı ve kendi içinde haklı bir gerekçesi bulunmaktadır. Engelli raporu, doğum sonrası izinler, süt izni, yarı zamanlı çalışma, gündüzlü birimlerde görev, geçici görev ve benzeri durumlar çalışma hayatının doğal parçalarıdır. Bu çalışanlarımızın haklarının tartışma konusu yapılması doğru değildir. Asıl mesele, bu çalışma düzenlerinin ortaya çıkardığı personel ihtiyacının ayrıca planlanmasıdır. Çünkü bir personelin yasal hakkını kullanması, diğer sağlık çalışanlarının daha fazla iş yükü üstlenmesini gerektirmemelidir. PERSONEL AÇIĞI SAHADA DAHA FAZLA HİSSEDİLİYOR Çalışmada hastanenin farklı birimlerine ilişkin yapılan değerlendirmede, mevcut çalışan sayısı ile olması gereken personel sayısı arasında fark bulunduğu görülmektedir. Verilere göre 1.233 hemşire ve ebenin çalıştığı, hizmetin gerektirdiği personel sayısının ise 1.435 olması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu iki rakam arasındaki fark 202 kişi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tabloya nöbet hizmetine dahil edilemeyen personel de eklendiğinde, hizmetin fiilen yürütülmesi açısından ortaya çıkan insan gücü ihtiyacının daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Eskişehir Şehir Hastanesinin 950 klinik ve 217 yoğun bakım olmak üzere toplam 1.167 yatak kapasitesine sahip olduğu düşünüldüğünde, personel planlamasının hastanenin gerçek hizmet yükü dikkate alınarak yapılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle yataklı servisler, yoğun bakım üniteleri, acil servisler, ameliyathaneler ve diğer özellikli birimlerde görev yapan sağlık çalışanlarının iş yükü, personel planlaması yapılırken birlikte değerlendirilmelidir. SAĞLIK ÇALIŞANINDAN DAHA FAZLA FEDAKÂRLIK BEKLEMEK ÇÖZÜM DEĞİL Sağlık çalışanlarımız bugüne kadar olduğu gibi bugün de görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiriyor. Ancak personel eksikliğinin sürekli olarak mevcut çalışanların daha fazla nöbet tutması, daha fazla mesai yapması veya iş yükünün artırılması yoluyla karşılanması uzun vadede sağlıklı bir yöntem değildir. Bu nedenle Eskişehir Sağlık-Sen olarak beklentimiz, personel ihtiyacının sahadaki gerçek durum dikkate alınarak değerlendirilmesi ve ihtiyaç bulunan birimlere gerekli insan gücünün kazandırılmasıdır." dedi. HASAN HÜSEYİN KÖKSAL: “SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZIN FEDAKÂRLIĞI SINIRSIZ DEĞİLDİR” Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Sağlık çalışanlarımızın fedakârlığını ve özverisini herkes biliyor. Ancak sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi için her sorunun daha fazla nöbet, daha fazla mesai ve daha fazla iş yüküyle çözülmeye çalışılması doğru değildir. Çalışanlarımızın da bir çalışma kapasitesi ve sınırı vardır.” Köksal, personel planlamasının yalnızca kâğıt üzerindeki kadro sayısına göre yapılmaması gerektiğine dikkat çekerek şöyle devam etti: “1.276 hemşire ve ebe kadrosu var demek tek başına yeterli bir değerlendirme değildir. Önemli olan, bu personelin ne kadarının hangi birimlerde fiilen hizmet verdiği ve 24 saatlik sağlık hizmetinin kaç kişiyle sürdürüldüğüdür. Bizim söylemek istediğimiz tam olarak budur.” “Burada herhangi bir çalışanımızı hedef almıyoruz. Tam tersine, çalışanlarımızın sahip olduğu hakların korunmasını savunuyoruz. Ancak bir çalışanın hakkını kullanması nedeniyle oluşan personel ihtiyacının başka bir çalışanın üzerine yük olarak bırakılmasına da karşıyız.” Köksal son olarak, Eskişehir Şehir Hastanesinin bölge açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek: “Eskişehir Şehir Hastanesi çok büyük bir sağlık kuruluşu. Bu hastanenin sağlık hizmetini güçlü şekilde sürdürebilmesi için personel ihtiyacının bugünden görülmesi gerekiyor. Bizim talebimiz açık; çalışanlarımızın yükü azaltılsın, ihtiyaç duyulan alanlarda personel planlaması yapılsın ve sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği güvence altına alınsın.” ifadelerini kullandı.

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal: "Sağlık Çalışanı Artık Nefes Alamıyor!" Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal: "Sağlık Çalışanı Artık Nefes Alamıyor!"

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, düzenlediği basın toplantısında Eskişehir’deki sağlık sisteminin ve sağlık çalışanlarının kronikleşen sorunlarını masaya yatırdı. Köksal, personel yetersizliğinden hukuksuz çalışma şartlarına, ekonomik sıkıntılardan bürokratik hatalara kadar pek çok konuda çarpıcı iddialarda bulundu. ​"10 Çalışandan 2’si Sağlık Sorunları Nedeniyle Nöbet Tutamıyor" ​Eskişehir’de görev yapan 10 bin 14 sağlık çalışanının iş yükü altında ezildiğini belirten Köksal, personel dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı’nın stratejik personel atamalarını ihtiyaca göre değil, talebe göre yaptığını vurgulayan Köksal: ​"2026 yılı Mayıs ayı gelmesine rağmen şehre sıfır atama yapıldı. Mevcut 10 bin personelin sadece 6 bini aktif sağlık hizmeti veriyor. Ağır iş yükü nedeniyle her 10 çalışandan ikisi engelli hale gelmiş durumda ve nöbet tutamıyor. Bu %20’lik bir güç kaybı demektir," dedi. ​Osmangazi Üniversitesi Hastanesi’nde Hukuksuz Çalışma İddiası ​Özellikle Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi’ndeki yoğun bakım şartlarını eleştiren Köksal, 3. basamak yoğun bakımlarda iki yatağa bir hemşire bakması gerekirken, ESOGÜ’de bir hemşirenin 4-5 hastaya bakmak zorunda kaldığını ifade etti. Köksal, "Bu durum açıkça hukuksuzdur; hastane enfeksiyonlarını ve bakım hatalarını tetiklemektedir. Burayı yönetemeyenler ya görevlerini bıraksın ya da sistemin düzelmesi için adım atsın," ifadelerini kullandı. ​"2026 Aile Yılı’nda Sağlıkçı Aileleri Dağılıyor" ​Hükümetin 2026 yılını "Aile Yılı" ilan etmesine rağmen sağlık çalışanlarının aile bütünlüğünün bozulduğunu söyleyen Başkan Köksal, ekonomik ve sosyal baskıya değindi: ​Geçim Derdi: "Sağlık çalışanları artık büyükşehirlerde geçinemiyor. Genç memurlar 70 bin liralık maaşla hayatını idame ettiremeyeceğini düşünerek başka yollar arıyor." ​Nöbet Yükü: "Ayda 15-16 gece evinden ayrı kalan bir hemşireden mutlu bir aile yapısı bekleyemezsiniz. En çok boşanma sağlık çalışanları arasında görülüyor." ​"Eskişehir Siyasi Lobisini Kaybediyor" ​Eskişehir’in çevre illere kıyasla yatırımlarda geri kaldığını savunan Köksal, kentin siyasi lobisinin zayıflığına dikkat çekti: ​"Afyon ve Kütahya’da yollar ve hastaneler modernize edilirken, biz hala Seyitgazi yolunu bitiremedik. Sivrihisar’da %80’i tamamlanmış sağlık tesisi bile özelleştirme kapsamına alınıyor. Ankara’daki bürokratlar sahadan o kadar kopuk ki, şehrimizin ihtiyaçlarını görmezden geliyorlar." ​Randevu Krizi ve Ücretsiz Sağlık Sistemi Eleştirisi ​Sağlık sistemindeki randevu sorununa da değinen Köksal, "Vatandaş 6 ay sonraya randevu alırken, bürokratlar araya girip 7 günde muayene olabiliyor. Bu adaletsizliktir. Ayrıca sağlığı tamamen ücretsiz ve sınırsız sunmaya çalışırsanız kalitesini koruyamazsınız. Bir kişi ayda dört farklı uzmana gidiyorsa bu sistem sürdürülebilir değildir," dedi. ​6 Haziran’da Büyük Kongre ​Açıklamalarını 6 Haziran’da yapılacak olan 7. Olağan Genel Kurul davetiyle sonlandıran Köksal, "Türkiye’nin en şeffaf seçim sürecini yönettik. Yeni, genç ve güçlü bir kadroyla sağlık çalışanlarının sesi olmaya, yanlışları söylemeye devam edeceğiz," diyerek kararlılık mesajı verdi.

ESOGÜ'de Pulmoner Rehabilitasyon Haftası Etkinliği Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de Pulmoner Rehabilitasyon Haftası Etkinliği Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde Pulmoner Rehabilitasyon Haftası etkinliği düzenlendi. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Anadolu Şube Başkanı Doç. Dr. Şenay Yılmaz’ın öncülüğünde, hastane poliklinikler girişinde düzenlenen etkinliğe Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ile Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. M. Sinan Erginel de katıldı. Doç Dr. Şenay Yılmaz pulmoner rehabilitasyon ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Kronik solunum hastalıkları sıklıkla nefes darlığı, yetersiz hava yolu temizliği, hava akımının kısıtlanması, solunum kasları ve diğer kaslarda fonksiyon bozukluğu, egzersiz toleransı ve aktivite düzeyinde azalma gibi problemlere yol açmaktadır. Bu hastalıklarda hastalığın tıbbi tedavisi uygun bir şekilde yapılsa dahi nefes darlığı ve diğer solunum bulguları şiddetlenebilmekte, egzersiz kapasitesinin azalmasıyla birlikte yaşam kalitesi düşmektedir. Pulmoner rehabilitasyon, söz konusu hastaların tıbbi tedavilerini desteklemek, fonksiyonel ve psikososyal durumlarını iyileştirmek için alanında uzman olan kişilerden oluşan bir ekip tarafından her bireyin ihtiyacına göre hazırlanan ve yürütülen kapsamlı bir müdahale programıdır. Pulmoner rehabilitasyon hizmetleri uzman hekim, fizyoterapist, solunum terapisti, diyetisyen, psikolog, hemşire ve iş-uğraşı terapistinin yer aldığı bir ekip ile yürütülür. Pulmoner rehabilitasyon üniteleri; göğüs hastalıkları hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastanelerinde bulunmaktadır. Programın, egzersiz eğitimi başta olmak üzere beslenme eğitimi, özyönetim eğitimi, sağlık davranış değişikliği gibi çeşitli bileşenleri bulunmaktadır. Program KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) başta olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları, nöromusküler hastalıklar, akciğer nakli öncesi ve sonrası, akciğer kanseri, akciğer tansiyonu, obezite ilişkili tüm akciğer hastalıklarında başarı ile uygulanmaktadır. Her yaş grubunun ihtiyacına göre hastanede yatırılarak, ayaktan takip ile ya da ev ortamında uygulanabilen bu programlar, çoğu zaman yüksek maliyetli cihazlara gerek duyulmadan yürütülebilmesi sayesinde geniş kitlelere ulaştırılabilmektedir. Uzaktan sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle, uygun hastaların bulundukları yerden katılabildiği tele-pulmoner rehabilitasyon programları da mümkün hale gelmiş, erişimi ve sürekliliği artırma potansiyeliyle önemli bir seçenek olarak öne çıkmıştır.”

Fedakarlık ve Şefkatin Adıdır Hemşirelik Haber

Fedakarlık ve Şefkatin Adıdır Hemşirelik

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç.Dr.Yaşar Bildirici Hemşireler Günü ve Hemşireler Haftası dolayısıyla bir açıklama yaptı.  Her yıl 12 Mayıs'ta kutlanan Hemşireler Günü ve 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası dolayısıyla İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici bir kutlama mesajı yayımladı. Bildirici mesajında, hemşireliğin insan sevgisi, şefkat ve fedakârlıkla icra edilen kutsal bir meslek olduğuna vurgu yaptı. Hemşirelerin sağlık hizmetlerinin sunumunda temel bir role sahip olduğunu ifade eden İl Sağlık Müdürü, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Hemşirelik; bilgi, beceri, özveri ve insan sevgisini bir arada barındıran, sabır ve şefkatle yapılan kutsal bir meslektir. İnsan hayatıyla doğrudan temas halinde olan bu onurlu meslek, güçlü bir sorumluluk bilinci ve yüksek bir görev anlayışı gerektirir. Zorlu çalışma şartlarına rağmen mesleğini büyük bir özveri ve fedakârlıkla icra eden hemşirelerimiz, sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez birer neferidir.” Ülkemizin dört bir yanında gece gündüz demeden çalışan hemşirelerin, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından hayati bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Bildirici, “Sağlık, bir ekip işidir. Bu ekip içinde hemşirelerimiz, hasta ile en yakın teması kuran, onun fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarını en yakından takip eden, fedakârlığı ve sabrıyla toplumumuzun gönlünde taht kuran sağlık çalışanlarıdır. Onların emeği, gayreti ve özverisi her türlü takdirin üzerindedir” dedi. İl genelindeki tüm hemşirelerin Hemşireler Haftası’nı kutlayan Bildirici, sözlerini şöyle tamamladı: “İlimizde görev yapan tüm hemşirelerimizin Hemşireler Günü’nü ve Hemşireler Haftası’nı en kalbi duygularımla kutluyor, bugüne kadar sağlık hizmetlerinin sunumuna verdikleri değerli katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, görevlerinde başarılar diliyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.