SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hayvancılık

Porsuk Haber Ajansı - Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir Litre Süt İle Bir Kilo Yem Alınamayacak Noktaya Gelindi Haber

Bir Litre Süt İle Bir Kilo Yem Alınamayacak Noktaya Gelindi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Haymana ilçesinde Culuk Köyünde hayvancılıkla uğraşan üreticilerle bir araya geldi. Artan yem maliyetleri, yetersiz süt fiyatları, boşalan ahırlar ve ithalata dayalı politikalar sahada açıkça ortaya konulurken, üreticiler mevcut koşullarda hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini dile getirdi. “HAYVANCILIK 24 SAAT EMEK İSTİYOR AMA KARŞILIĞI YOK” CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç ile Haymana’da hayvancılığın geldiği noktayı yerinde inceledi. Hayvancılığın büyük fedakârlık gerektirdiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, üreticilerin tatilsiz, aralıksız bir emek verdiğini ancak bunun karşılığını alamadığını ifade etti. Gürer, “Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Cumartesi yok, pazar yok, tatil yok. Eğer hayvana yem verirseniz o hayvan da size et verir, süt verir. Ülkemizde mera hayvancılığı da bitmek üzere. On iki ay boyunca bu hayvanlar ahırda yemle besleniyor. Ama yem fiyatları düzenli olarak artıyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkemizde 9 lirayı bulmuş durumda. Yonca, saman, küspe arttıkça hayvanların maliyetleri de artıyor. Ancak bu maliyete göre satış yapılamayınca çoğu ahır boşalmış durumda,” dedi. “ÇÖZÜM İTHALATTA ARANIYOR, YERLİ BESİCİ DESTEKLENMİYOR” Türkiye’de hayvancılıkta yaşanan sorunların çözümünün ithalatla aranmasını eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında 654 bin baş hayvan ithal edildiğini hatırlattı. buzağı ölümleri ve hayvan hastalıklarının önüne geçilemediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, asıl sorunun yerinde çözülmediğine belirterek, “2025 yılında ülkemiz 654 bin baş hayvan ithal etti. Çözüm ithalatta aranıyor. Oysa 400-500 bin aralığında buzağı ölüyor, hayvan hastalıklarının önüne geçilemiyor. Sorunlar yerinde çözülmüyor, kendi besicimiz desteklenmiyor,” diye konuştu. ÜRETİCİ ZÜLFÜ ÜNAL: “HAYVANI KESTİĞİMDE YERİNE KOYAMIYORUM” Hayvancılık yapan üretici Zülfü Ünal, üretimin neden sürdürülemediğini yaşadığı deneyimlerle anlattı. Ünal, hem et hem süt üretiminde maliyetlerin kontrol edilemez hale geldiğini belirterek, “Ülkemizde üretim kıtlığı var. Çiftçimiz, besicimiz bu işi teker teker bıraktı. 2026 yılına geldiğimizde rakamlar ortada. Et hayvanı ürettiğim zaman hayvanı pahalıya alıyorum, yemi pahalıya alıyorum, hayvanımı kestirdiğim zaman tekrar yerine koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum,” dedi. “BİR LİTRE SÜTLE İKİ KİLO YEM ALAMIYORUZ” Süt fiyatlarının üreticiyi kurtarmadığını vurgulayan Ünal, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyatların sahada karşılık bulmadığını dile getirdi. Ünal, süt-yem paritesinin hızla bozulduğunu şu sözlerle anlattı: “Süt fiyatlarına baktığımızda, yılbaşından sonra geçerli olan fiyat 22 lira. Bu fiyat bizi kurtarmıyor. Minimum, en kötü fiyatın şu an 30 lira olmasını talep ediyoruz. Bir litre sütle iki kilo yem alamıyoruz. Yakında bu bir kiloya düşecek. Yarın yem de alamayacağız, süt de üretemeyeceğiz. Elektriği, faturaları, giderleri, hayvanların ilaç masraflarını, veteriner ücretlerini ödemekte zorlanıyorum.” “AHIRLAR BOŞ, KÖYDE ÜRETİM KALMADI” Haymana’daki köylerde hayvan sayısının hızla azaldığını belirten Ünal, üretimin neredeyse durma noktasına geldiğini söyledi. Bölgenin verimli olmasına rağmen hayvancılığın sürdürülemediğini belirterek, “Köyde hayvan kalmadı, azalmayı da geçti. Şu an hayvan sayısına baksanız çoğu ahır boş. Köyümüzde üretim yok. Biz Haymana’nın ve Ankara’nın en büyük köyüyüz. Arazi olarak da son derece verimli bir bölgeyiz. Ancak bu şartlar altında hayvancılığı sürdüremeyiz. Önceki yıllara göre daha da daraldık. Enflasyonla birlikte paramız iyice eridi, pul oldu,” şeklinde konuştu. KOÇ: “AÇIKLANAN FİYAT SAHADA UYGULANMIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da üreticilerin yaşadığı fiyat sorununa dikkat çekti. Açıklanan süt fiyatı ile fiili satış fiyatı arasındaki farkın üreticiyi daha da mağdur ettiğini belirten Koç, “Köyde açıklanan fiyat 22 lira ama üretici fiilen 19 liraya satıyor. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı 22 liralık fiyat üreticiyi kurtarmıyor. Vatandaşların hepsi sıkıntıda. Tarımın ve hayvancılığın tamamen bittiği bir noktadayız,” dedi. “HAYVANCILIKTAKİ GERİLEME DAHA FAZLA İTHALAT DEMEKTİR” Hayvancılığın gerilemesinin ithalat bağımlılığını artıracağını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidara açık çağrıda bulundu. Köyde üretimin sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması gerektiğini belirten Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Hayvancılıkta ülkenin geriye düşmesi daha fazla ithalat demektir, yabancı besiciye destek demektir. Oysa kendi besicimizi desteklemek gerekiyor. Köyde tarımın sürdürülebilirliği ve çiftçinin, besicinin, üreticinin geleceğini planlayabilmesi için mutlaka yapılması gerekenler var. Bu konuda iktidara çağrıda bulunuyoruz. Gerekli adımlar bir an önce atılmazsa sorunlar giderek büyüyecek. Hayvancılık yapan herkes bu şartlarda bu işin sürdürülemeyeceğini söylüyor.” “İTHALATA VERİLEN PARA ÇİFTÇİYE DESTEK OLSA BU NOKTAYA GELMEZDİK” Üretici Zülfü Ünal ise ithalat politikalarına tepki göstererek, “Ben üretim yapmaya çalışıyorum, memleketim için katkı sağlamaya çalışıyorum. Biz vatansever insanlarız. Bir tane hayvan üretelim, insanlara ulaştıralım diye uğraşıyoruz. Ama ne yazık ki şartlar buna el vermiyor. Yarın bir gün bunu bırakmak zorunda kalacağız. Ben yapmayacağım, o yapmayacak; sürekli ithalat, ithalat, ithalat. İthalata vereceğiniz parayı bizim çiftçimize, besicimize destek olarak verseniz çok daha iyi noktada oluruz. Hiçbir destek almıyorum. Desteksiz yapmaya çalışıyorum. Parasız, pulsuz geziyoruz ama yine de gidip bir çuval yem alıp hayvanın önüne döküyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz, bize de destek yapılmasını talep ediyoruz,” diye konuştu. HAYVAN VARLIĞINDA BÜYÜK KAYIP: MİLYONLARCA BAŞ HAYVAN YOK OLDU Türkiye genelindeki hayvan varlığındaki düşüşe de dikkat çeken CHP’li Gürer, geçmişten bugüne yaşanan kaybı rakamlarla ortaya koydu. Gürer, “1980 yılında ülkemizde büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı 88 milyondu. Bugün bu sayı 71 milyona geriledi. Daha vahimi, 2025 yılında şap hastalığının 81 ilde hayvan pazarlarını kapattıracak boyuta ulaşmasından sonra ne kadar hayvan kaybettiğimiz bilinmiyor,” dedi. Uluslararası raporlara da değinen Gürer, büyükbaş hayvan sayısındaki gerilemeyi şöyle aktardı: “2026 yılı raporunda Amerika Tarım Bakanlığı, Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığının 14 milyon 100 bine düşeceğini açıkladı. Oysa ülkemizin resmi verilerine göre 2025 yılında 16 milyon 900 bin büyükbaş hayvan vardı. Birlik verilerine göre ise bu sayı 13 milyon 685 bine düştü. Yani 4 milyon 279 bin baş hayvanı kaybetmiş durumdayız,” dedi. “GENÇ ÜRETİCİ YOK, GELECEK BELİRSİZ” Üretici Zülfü Ünal, hayvancılığın geleceğine ilişkin en büyük endişeyi dile getirdi. Gençlerin üretimden tamamen koptuğunu söyleyen Ünal, “Genç üretici kalmadı, hepsi 60 yaşın üzerinde. On yıl sonra sütü, eti, peyniri kim üretecek? Hepsini ithal mi edeceğiz? Balkanlardan mı getireceğiz, Çin’den mi, Ukrayna’dan mı? Benim sütümü, peynirimi kim üretecek?” diye sordu.

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta Kan Kaybı Yaşanıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta Kan Kaybı Yaşanıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Culuk Mahallesinde (Köyü) ahır ve ağılları gezdi. Gürer’in ziyareti sırasında köyde hem ilk kuzu doğumuna tanıklık edildi hem de hayvancılığın içinde bulunduğu derin kriz bir kez daha gözler önüne serildi. Gürer, mevsimin dönmesiyle birlikte hayvanların yavrulamaya başladığını ancak buna rağmen hayvancılıkla uğraşanların büyük ölçüde sorunlarına çözüm beklediğini vurguladı. Ömer Fethi Gürer, “Dünde hayvancılık yapanlar bugün kazanamıyoruz diyor ve hayvancılığı bırakıyor. Şu anda ciddi sorunlar yaşıyorlar” ifadelerini kullandı. 400 DAVARDAN 50’YE DÜŞEN SÜRÜLER Köyde besicilik yapan Zafer Özyiğit, yaşanan süreci anlattı. Özyiğit, “Önceden 400 davar vardı, 400 davardan 50–60 davara düştü. Yayamıyor, bakamıyorum. bize kimse destek çıkmıyor. Yem alamıyorum. Yem fiyatları pahalı. Gücümüz yetmiyor” dedi. Meraların daraldı” dedi . meraya çıkamadıklarını belirten Özyiğit, sorunun yalnızca kendi ailesine ait olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece bir kişi değil, köyün tamamı böyle. Köyde 20 aile hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6’ya düştü. Göç de var. Köyde kimse kalmadı. Bizim gibi 60 kişi kaldı, başka da kimse yok. Bir Allah’ın kulu Tarım Bakanlığından gelip de ‘derdiniz nedir’ demiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 50 BİN BAŞ HAYVANDAN 2.500’E GERİLEYEN KÖY Culuk Köyü Muhtarı İsmet Gökdemir de köyün geçmişi ile bugünü arasındaki farkı rakamlarla ortaya koydu. “Durum çok kötü sayın vekilim” diyen Gökdemir, geçmişte köyde 50 bin baş hayvan ve 2 bin büyükbaş bulunduğunu, bugün ise toplam hayvan sayısının 2.500’ü ancak bulduğunu ifade etti. Gençlerin köyde kalmadığını, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını belirten Gökdemir, “Yem desen öyle, çoban bulunmuyor. Hayvancılık sürdürülebilir olmaktan çıktı. Sürekli göç veriyoruz” dedi. Köyün tarım potansiyeline rağmen üretimin sürdürülemediğine dikkat çeken Gökdemir, yaş ortalamasının 65’in üzerine çıktığını, bu yaşla çiftçilik yapılmaya çalışıldığını söyledi. “Yaklaşık 100–120 bin dönüm arazimiz var. İç Anadolu’nun en geniş topraklarına sahibiz ama hayvan varlığı en fazla azalan yerlerden biri haline geldik” sözleriyle tabloyu özetledi. “ÜRETİM YOK, TÜKETİM ARTIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da köylerin hızla boşaldığını vurguladı. Koç, “Köyler boşaldı. Hayvancılık bitiyor. Vatandaş 400 hayvandan 60 hayvana düşmüş. Bunun gibi çok örnek var” dedi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta ciddi bir gerileme yaşandığını belirten Koç, “Üretim yok ama tüketim hızla artıyor. Köylere hızlı bir dönüş sağlanması gerekiyor. Bunun için Tarım Bakanlığının el atması lazım. Hem tarıma hem hayvancılığa özel destek gerekiyor” çağrısında bulundu. Koç, Tarım Bakanı’na seslenerek, “Çiftçinin, besicinin sesini duysunlar. Köyleri bir gezsinler” dedi. “HAYVANCILIK GERİLERSE FİYATLAR DAHA DA ARTAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Culuk Köyü’nde gördüklerinin Türkiye genelinde yaşanan sorunun bir özeti olduğunu ifade etti. “Burası Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Culuk Köyü. Kent çevresinde tarım arazileri daraldıkça, hayvancılık geriledikçe hayvan dışarıdan gelecek. Bu da nakliye demek, fiyatların daha da artması demek” diyen Gürer, ithal hayvana yönelmenin kalite ve lezzet kaybına da yol açtığını söyledi. Büyük kent çevrelerinde tarım arazilerinin korunması ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ağılın mevcut durumuna dikkat çekti. “Bu ağıl, tüm olumsuz koşullara rağmen üretimin, besiciliğin sürdürüldüğü bir yer. Burada hayvancılık yapanlar çok zor şartlarda çalışıyor. Modern ahırlar yok. Veterineri, aşısı, bakımı, işçiliği yetersiz. Eldeki imkânlarla üretim sürdürülmeye çalışılıyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın ayakta kalabilmesi için yeterli destek sağlanması ve sorunlara duyarlı bir yaklaşım gösterilmesi çağrısında bulundu.

Gürer: "Besilik Sığırın İthalat Fiyatı 4 Yılda Yüzde 60 Zamlandı!" Haber

Gürer: "Besilik Sığırın İthalat Fiyatı 4 Yılda Yüzde 60 Zamlandı!"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer 2025 yılında artan canlı hayvan ve et ithalatının 2026 yılında da devam edeceğinin ve yerli hayvancılık yapanların bu yılda dertli bir yıl yaşayacağını söyledi .2021 yılı ile 2025 yılı arası ithal canlı sığır ve et verileri değerlendirdi. Ömer Fethi Gürer, “İthalat yoluyla piyasayı dengeleme iddiası bir kez daha amacına ulaşmamıştır. Artan maliyetler nedeniyle ithal hayvanlar da pahalı hâle gelmiş, sonuçta kazanan ne üretici ne de tüketici olmuştur. Kaybeden ise yine ülke ekonomisi ve yerli hayvancılık sektörü olmuştur. Artık taşıma suyla değirmen dönmeyeceğinin anlaşılması gerekir. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, 2026 yılı besilik hayvan ithalatının Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla gerçekleştirileceği, kapasite büyüklüğüne bakılmaksızın tüm başvuruların 12–23 Ocak 2026 tarihleri arasında İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla alınacağı ve başvuruların Türkvet sistemi üzerinden değerlendirileceği belirtilmiştir. Yani 2026 yılında da ithalat devam edecektir,” dedi. RESMİ VERİLER SORUNU GÖSTERİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin hayvancılık ve kırmızı et politikasındaki "ithalat sarmalını" resmi verileri irdeleyerek değerlendirdi. 2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatını 2021-2025 yıllarını kapsayan veriler üzerinden yorumlayan Gürer , Türkiye’nin sadece daha fazla hayvan almadığını, aynı zamanda "küresel bir fiyat kıskacına" alınarak her geçen yıl daha pahalıya ithalat yapmak zorunda bırakıldığına dikkat çekti. Son 4 yılın verileri yan yana getirildiğinde ortaya çıkan tablo net: Türkiye artık sadece et değil, yabancı çiftçinin enflasyonunu ve kâr marjını da ithal ediyoruz .” Dedi. Ömer Fethi Gürer, “AKP iktidarında her gelen bakan, ithalatı bitirmek için üç yıl istedi. Yıllar geçti, bakanlar değişti; ancak bu üç yıl bir türlü gelmedi.Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 yılı içinde ithalatın Et ve Süt Kurumu aracılığı ile devam edeceğini açıkladı,” dedi. CANLI HAYVAN İTHALATINDA "BİRİM FİYAT" ARTIŞI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın besilik sığır ithalatında hem adet hem de fiyat bazında son yıllarda bir yükseliş yaşandığı da görülüyor” diye konuştu. Gürer, “2021 yılında bir adet besilik sığırın ortalama ithalat fiyatı 975 dolar iken, 2025 yılının iitibarıyla bu rakam 1.561 dolara fırladı. Bu, dövizden bağımsız olarak sadece dolar bazında %60’lık bir artış anlamına geliyor. Damızlık sığır ithalatı 2025 yılında adet başına 2.019 dolara kadar çıktı,” diye konuştu 261 BİN BAŞ'TAN 654 BİN BAŞ'A İthalatın sadece fiyatı değil, miktar olarak da arttığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılında toplam 261.688 adet sığır ithal edilirken, 2025’in ilk 11 ayında bu sayı 654.430 adede ulaştı. Artış oranı yaklaşık %150. 2021’de sığır ithalatına 285,7 milyon dolar ödenirken, 2025’in ilk 11 ayında bu rakam 1 milyar 52 milyon dolara (1,05 Milyar $) çıktı. Toplam tutardaki artış %268 olarak hesaplandı.” Dedi. KIRMIZI ET İTHALATI: 4 YILDA 60 KATLIK ARTIŞ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatı gibi kırmızı et ithalat artış sürüyor, 2021 yılında yalnızca 1.204 ton et ithal edilirken, 2024 yılında bu miktar 79.127 tona ulaştı. 2025 yılının ilk 11 ayında ise geçici verilere göre 56.240 ton et gümrüklerden geçti. 2021’de toplam 7,2 milyon dolar olan et ithalat faturası, 2024’te 504,9 milyon dolara, 2025’in ilk 11 ayında ise 443,1 milyon dolara ulaştı. 2021’de ithal etin kg fiyatı 5,98 dolar iken, 2022’de 7,52 dolara, 2025’te ise rekor kırarak 7,88 dolara yükseldi,” dedi. “YERLİ BESİCİ YERİNE YABANCI BESİCİ KAZANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2021 yılında canlı hayvan ve et ithalatına toplamda 300 milyon dolar bile ödemezken, bugün sadece 11 ayda 1,5 milyar doları (yaklaşık 50 milyar TL) aşan bir fatura önümüzde duruyor. Bu para yerli üreticiye destek olarak verilseydi, bugün ahırlarımız boş kalmazdı. İktidar, 'ithalatla ucuzlatacağız' dedi; ancak rakamlar gösteriyor ki dışarıdan aldıkça fiyat artıyor, biz aldıkça yabancı besici zam yapıyor,” şeklinde konuştu. "TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMÜYOR" Gürer, 2025 yılında 587 binden fazla besilik hayvanın ithal edilmesine rağmen, bu ithalatın ne tüketicinin ödediği et fiyatlarında bir düşüş sağladığını ne de besicilik yapan üreticilere kalıcı bir katkı sunduğunu vurguladı.

Büyükşehir'den 2025 Yılında Kırsala Büyük Destek Haber

Büyükşehir'den 2025 Yılında Kırsala Büyük Destek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği projelerle tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere önemli destekler sundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin öncülüğünde yürütülen çalışmalar, kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi ve yerel üretimi sürdürülebilir hale getirmeyi hedefledi. 725 DEKARDA ÜRETİM, TONLARCA YEM DESTEĞİ Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, 2025 yılında Yusuflar, Akpınar, Türkmentokat ve İmişehir mahallelerinde toplam 725 dekarlık arazide kuru tarım yöntemiyle üretim yapıldı. Hasat sonucunda 10 bin 40 kilogram yulaf, 23 bin 800 kilogram buğday ve yaklaşık bin 700 adet saman balyası elde edildi. Ürünler, hayvancılıkla uğraşan üreticilere yem desteği sağlanması amacıyla işlenerek Günyüzü ilçesinde 25 üreticiye ulaştırıldı. Ayrıca makarnalık buğdaydan elde edilen 6 ton bulgur, Mihalıççık Kadın Kooperatifi tarafından işlenerek, hem Kent Lokantaları desteklendi hem de Üretici Marketlerde satışa sunuldu. 2026 üretim yılı için 450 da alanda; Kavılca Buğdayı, arpa, macarfiğ-buğday karışımı, pelemir ve makarnalık buğday ekimi gerçekleştirildi. 300 da arazi yazlık ekimler için hazırlandı. 350 da arazimiz toprağın nemini ve organik madde miktarını arttırmak amacıyla nadasa bırakıldı. 2026 üretim yılı için Büyükşehir Belediyemizin kuru tarım yönetimiyle üretim yapacağı alan bin 100 dekara ulaştı. İLÇELERLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİ Büyükşehir Belediyesine ait kullanılmayan 1350 da tarım arazisinin üretime kazandırılması amacıyla Alpu, Mahmudiye, Mihalıççık, Seyitgazi ve Sivrihisar belediyeleriyle iş birliği protokolleri yenilendi. Protokoller Kasım ayında imzalanarak yürürlüğe girdi. TOPRAK ANALİZİ, ZEYTİN VE DUT PROJELERİ Mobil Toprak Analizi Projesi kapsamında 2025 yılında 14 ilçede toplam 317 üreticiye 801 analiz yapıldı. Eskişehir Orta Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi kapsamında Erken Hasat Yüksek Polifenollü Natürel Sızma Zeytinyağı üretimi ve ardından Osmangazi Üniversitesi ile yapılan protokol çerçevesinde Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Mayıslar Zeytinyağı İşleme Tesisinde Olgun Hasat Soğuk Sıkım Natürel Sızma Zeytinyağı üretimi gerçekleştirildi. Yine Eskişehir Orta Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi kapsamında Sarıcakaya ve Mihalgazi başta olmak üzere (Alpu ve Mihalıççık) Sakarya Vadisi’nde 10 bin sertifikalı zeytin fidanı dağıtıldı. İpekböcekçiliğini geliştirmek amacıyla ise 2025 yılında 35 üreticiye ve 2 kuruma yaklaşık 2000 adet dut fidanı desteği sağlandı. Ayrıca 11 bin dut çeliği köklendirildi. HAYVANCILIĞA VE ÜRETİCİYE ÇOK YÖNLÜ DESTEK Mihalıççık’ta don zararından etkilenen 112 kiraz üreticisine sıvı gübre desteği verilirken, 272 arı yetiştiricimize ait toplam 17 bin 821 kovan için 6 ton fondan arı yemi, Mahmudiye ve Han ilçelerinde ise hayvancılıkla uğraşan 186 üreticimize 15 ton mineral blok desteği sağlandı. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği kapsamında koç desteği için başvurular alınırken, uygulama hayvan hareketleri kısıtlamalarının kalkmasının ardından yapılacak. EĞİTİMLER DEVAM EDİYOR Büyükşehir Belediyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğiyle, balkabağı yetiştiriciliği, yeşillik üretiminde bakım besleme ve hastalıklar, zeytin bakımı ve gübreleme, kuraklığa dayanıklı hububat yetiştiriciliği, bağ tesis tekniği konularında 5 ilçede toplam 309 üreticiye eğitimler verildi. Ayrıca kooperatifçilik alanında belediye personeli ve kooperatif temsilcilerine yönelik kapsamlı eğitim programları düzenlendi. BAŞKAN ÜNLÜCE: “ÜRETEN ESKİŞEHİR’İ BİRLİKTE BÜYÜTÜYORUZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, tarımsal çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, “Kırsalda üretimi desteklemek, çiftçimizin emeğini korumak ve Eskişehir’de dayanışmayı büyütmek önceliğimiz. Tarımdan hayvancılığa, eğitimden kooperatifçiliğe kadar her alanda üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Eskişehir’de üretimi birlikte büyütüyoruz.” dedi.

Han ve Mahmudiye'de Üreticilere Mineral Blok Desteği Haber

Han ve Mahmudiye'de Üreticilere Mineral Blok Desteği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, üreticinin yanında olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde fondan arı yemeği desteği sağlayan Büyükşehir Belediyesi, bu kez de Han ve Mahmudiye ilçelerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan üreticilere destek olmak amacıyla mineral blok desteği sağladı. Mineral blok dağıtım töreninde konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, desteklerin artarak devam edeceğini ifade ederek, “Elimizdeki tüm imkânlarla sizlerin yanında olduğumuzu bilmenizi isterim. Bu bizim için yalnızca bir destek meselesi değil, aynı zamanda milli bir duruş meselesidir.” dedi. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Han ve Mahmudiye ilçelerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan üreticilere hayvan sağlığının korunması, verimliliğin artırılması ve beslenme kaynaklı mineral eksikliklerinin önlenmesi amacıyla toplam 15 ton mineral blok dağıtıldı. İlk olarak Han’da gerçekleştirilen törende konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Bükülmez, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmayı desteklemeyi ve hayvansal üretimde sürdürülebilirliği güçlendirmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu anlayışla Han ve Mahmudiye ilçelerimizde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan toplam 186 üreticimize 15 ton mineral blok desteği sağlıyoruz. Üreticilerimizin girdi maliyetlerini azaltan, kırsal üretimi güçlendiren desteklerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Hayırlı, bereketli olsun.” dedi. Han’daki törenin ardından Mahmudiye’ye geçildi. Başkan Ünlüce, mineral blok dağıtımı öncesi Mahmudiye Kaymakamı Yunus Tekçe ve Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan’ı ziyaret ederek CHP ilçe teşkilatı ile buluştu. Ziyaretler sonrası Mahmudiye Kapalı Pazar alanında mineral blok dağıtım töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan CHP İl Başkanı Talat Yalaz, “Ayşe Başkan, göreve gelmeden önce, hatta adaylık sürecinde dahi kırsal ilçelerdeki üreticilerin her zaman yanında olacağını defalarca dile getirmişti. Bugün de bu sözünü yerine getiren bir anlayışla, değerli üreticilerimizin yanında olmaktan ve Ayşe Başkan’ın bir sözünü daha hayata geçiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, “Büyükşehir Belediyemizin tarıma verdiği destekler ve farklı içeriklerle yürütülen hayvancılık programları bizler için son derece kıymetlidir. Bu projeye bizlerle birlikte destek veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye, ekibine ve tüm bürokratlara teşekkür ediyoruz. Sağlanan bu desteklerin, üreticilerimize güç katacağına inanıyoruz.” diye konuştu. Üreticinin her zaman yanında olduklarına vurgu yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de şunları söyledi: “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman çiftçimizin ve üreticimizin yanında olmak bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Elimizdeki tüm imkânlarla sizlerin yanında olduğumuzu bilmenizi isterim. Bu bizim için yalnızca bir destek meselesi değil, aynı zamanda milli bir duruş meselesidir. Bu nedenle köylerde tarım ve hayvancılığı yaşatmak, kırsalı güçlü tutmak gelecek vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Kırsalın küçülmesi, kırsaldan merkeze göçün hızlanması ve yaşanamaz metropol kentlerin oluşması tüm ülke için ciddi bir sorundur. Biz bu destekleri ne kadar artırırsak, sizlere ne kadar can suyu olacak katkılar sunabilirsek, o kadar doğru bir iş yapmış oluruz. Bugün Mahmudiye’de bu buluşmaya vesile olan tüm üreticilerimize teşekkür ediyorum. Umuyorum ki bu destekler etin ve sütün kalitesini artırır, hayvanlarımızı güçlendirir. Sofralarımıza, evlerimize ve mutfaklarımıza bereket ve sağlık getirmesini diliyorum. Dediğim gibi, desteklerimiz artarak devam edecek. Herkesin yeni yılını şimdiden kutluyor, 2026’nın bu duygularla hepimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Mineral blok desteğini, alan üreticiler Başkan Ünlüce’ye teşekkür ederek, “Bu zor zamanlarda verilen destekler bizim çok kıymetli, Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandılar. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından dağıtılan mineral bloklar ile üreticilerin yaklaşık 6 aylık mineral ihtiyacı karşılanmış olacak. Söz konusu destek ile özellikle mera döneminde hayvanların ihtiyaç duyduğu temel mineral ve iz elementlerin düzenli alımı sağlanarak süt ve et veriminde artış bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel hayvan sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor.

Büyükşehir'den Arıcılara Büyük Destek Haber

Büyükşehir'den Arıcılara Büyük Destek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla il genelindeki tüm ilçelerde arı yetiştiricilerine fondan arı yemi desteği sağladı. Dağıtım töreninde konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Çiftçiye yönelik desteklerimiz artarak devam edecek. Siz yeter ki üretmeye devam edin.” ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı binasında düzenlenen dağıtım törenine; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Aşçı, Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, belediye bürokratları ve çok sayıda arı yetiştiricisi katıldı. Törende arı yetiştiricilerini temsilen konuşan üretici Mithat Şener, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ederek, “Arıcılık sadece bal üretimi değil, aynı zamanda tarımın geliştirilmesi, biyoçeşitliliğinin artırılması ve doğanın sürdürülebilmesi için çok önemli bir faaliyettir. Zor zamanlardan geçtiğimiz bu günlerde yapılmış olan bu destek hem maddi olarak hem manen bizi mutlu ve memnun etmiştir.” dedi. Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Aşçı, “Girdilerimiz konusunda bugün burada arı besleme maliyetlerimizin düşürülmesine katkı sağlayacak fondan şeker dağıtımı için Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Hanım'a ve emeği geçenlere bütün arıcılarımız adına çok teşekkür ederim. Yerel yönetimlerimizden arıcılar olarak beklentilerimiz büyük. Bugünün bu anlamda bir milat olmasına desteklerinin artarak devam etmesini ümit ediyorum.” diye konuştu. Tarıma ve üretime verilen desteğin çok önemli olduğuna vurgu yapan CHP Milletvekili Jale Nur Süllü ise, “Büyükşehir Belediyemizin kırsal tarıma ve kırsal kalkınmaya verdiği önemin bir göstergesi olarak, bugün de arıcılarımıza fondan arı desteği sağlanıyor. Tarıma verilen bu destekler son derece kıymetlidir. Çünkü tarımla uğraşan üreticilerimizin sayısı her geçen gün ne yazık ki azalmaktadır. Bu anlamlı desteklerinden dolayı başta Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye ve Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığımıza teşekkür ediyorum. Arıcılarımızın kovanlarının bal ile dolmasını, emeklerinin bereketlenmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı. CHP İl Başkanı Talat Yalaz da, “Ayşe Başkan, göreve geldiği ilk andan itibaren, hatta seçim sürecinde dahi her zaman kırsalın, çiftçinin ve üreticinin yanında olacağını ifade etmiştir. Bugün de bu anlayış doğrultusunda, çiftçimize ve üreticimize yönelik çok önemli bir hizmeti hayata geçirerek üreticilerimizle buluşturmaktadır. Burada sağlanan bu destek son derece kıymetlidir. Çünkü arısız tarım olmaz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce olmak üzere emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyoruz.” şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Başkan Ayşe Ünlüce, Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi desteklemeye devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: “Bizlerin en önemli hedeflerinden biri kırsalı güçlü tutmaktır. Kırsalı ne kadar güçlü tutarsak, kentimizi de o kadar güçlü kılmış oluruz. Bu anlayışla, özellikle kırsalda üretim yapan çiftçilerimize destek olmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Bu vesileyle bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Çok yakında, Seyitgazi Belediyemizle birlikte Çiftçi Destekleme Merkezi’ni, kısa adıyla ÇİDEM’i hayata geçireceğiz. Kurulacak yerleşkede yapılacak ek düzenlemelerle birlikte, Eskişehir genelinde üretim yapan tüm çiftçilerimiz için hem eğitim hem de uygulama alanı olacak büyük bir merkez oluşturacağız. Çiftçiye yönelik desteklerimiz artarak devam edecek. Siz yeter ki üretmeye devam edin. Bizler de gücümüz yettiğince, can suyu niteliğinde de olsa tüm desteklerimizle her zaman yanınızda olacağız. Dağıtılan fondan arı yemlerinin hepinize bereket getirmesini, üretilen ürünlerin de sofralarımıza sağlıkla ulaşmasını diliyorum.” Özellikle kış aylarında arıların doğadan yeterli miktarda nektar ve polen toplayamaması nedeniyle yaşanabilecek kayıpların önüne geçilmesini amaçlayan destekle, arı sağlığının korunması ve kolonilerin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu sayede arı ölümlerinin azaltılması ve arıcılığın sürdürülebilirliğinin artırılması amaçlanıyor. Destek kapsamında, 24’ü kadın olmak üzere toplam 272 üreticiye ait 17 bin 821 kovan için toplam 6 ton fondan arı yemi ücretsiz olarak dağıtıldı. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, kırsal kalkınmayı önceleyen tarımsal desteklerin önümüzdeki süreçte de artarak devam edeceğini vurguladı. Arıcılar ise sağlanan destekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, özellikle zorlu kış koşullarında verilen bu katkının üretime önemli bir can suyu olduğunu ifade etti.

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı'' Haber

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, asgari ücretin açıklandığı hafta kırmızı et fiyatlarında değişim yaşandığını ve enflasyonu son ay düşürmek adına ertelenen fiyat artışlarının gerçekleştiğini söyledi. Gürer, yem fiyatlarındaki artış nedeniyle besicinin zarar noktasına erdiğini, artan girdi maliyetleriyle hayvancılık yapanların sıkıntılarının katlandığını belirtti. Buna rağmen fiyat artışlarının enflasyonu düşük göstermek adına son iki ay baskılandığını, yıl bitmeden fiyat artışlarının yeniden ortaya çıktığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri düşürülmeden, yem fiyatlarındaki artış önlenmeden raftaki fiyatlar durmaz. Hayvancılık yapan ‘zarardayız’ diyor, vatandaş ise ‘cepteki gelirle et alacak hâlimiz kalmadı’ diyor. Süreci yönetmesi gereken iktidar seyrediyor. Yeme yüzde 50 sübvansiyon verilmeli ki maliyet düşsün. 50 kilogram süt yemi 900 lira olmuş, besici zor durumda. Emekli ve asgari ücretli ise açlık sınırı altında kalan gelirle et için bütçe ayıramıyor. Gramla alırsa şükür ediyor. Fiyat arttıkça ete bakıp geçiyor,” diye konuştu. Gürer, “İktidar ithalatla fiyatları düşüreceğini sanıyor ama veriler tam tersini söylüyor. 1,3 milyar dolardan fazla parayı yabancı besiciye yedirdiler. Bizim vatandaşımız ise hâlâ pahalı et yiyor ve görünen o ki daha da pahalıya yemek zorunda kalacak,” dedi. ASGARİ ÜCRET BELİRLENDİ, ET FİYATLARI DA ARTMAYA BAŞLADI 24 Aralık 2025 tarihinde belirlenen yeni asgari ücret, açlık sınırının altında açıklandı. Sanki asgari ücreti bekler gibi, ertesi gün kesimhane, kasap ve marketlerde et fiyatlarında artış başladı. Enflasyon verileri için baskılanan fiyatlar yeniden yükselişe geçti. Ömer Fethi Gürer, • 11 Aralık’ta 528 TL olan dana bıçak yağsız etin kilogram fiyatının, • 25 Aralık’ta, yani asgari ücretin açıklandığı günün ertesi günü, 569 TL’ye çıktığını söyledi. Gürer, sadece 14 günde dana etindeki artışa dikkat çekerek, “Asgari ücretlinin cebine henüz tek kuruş girmeden, sofrasındaki etin kilosu 41 lira birden arttı. Kuzu etinde de benzer bir hareketlilik var. 18 Aralık’ta 528 TL olan fiyat, bir haftada 536 TL’ye yükseldi,” dedi. İTHALAT LOBİLERİ KAZANIYOR, ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ KAYBEDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının ilk 10 ayına ait dış ticaret verilerine göre şu bilgileri paylaştı: 2025 Yılı (İlk 10 Ay): Canlı sığır: 585.855 baş – 927.064.286 dolarKırmızı et (kemikli/kemiksiz): 52.811 ton – 410.637.908 dolar Toplamda 1.337.702.194 dolar ödendi. “1,3 MİLYAR DOLARI YABANCI ÇİFTÇİYE VERDİLER!” Gürer, “2025’in ilk 10 ayında toplamda 1,33 milyar dolar, güncel kurla yaklaşık 56 milyar TL’den fazla para canlı hayvan ve et ithalatı için yurt dışına gönderildi. Bu kaynak yerli üreticiye destek olarak verilse, yem fiyatları sübvanse edilseydi bugün et fiyatlarını konuşuyor olmazdık. İktidar ithalat politikasında ısrar ettikçe, hayvancılıktaki sorunlar devam ediyor,” diye konuştu. “YERLİ HAYVANCILIK BİTİRİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ithalatın sadece fiyatları düşürmemekle kalmadığını, yerli besiciyi de üretimden kopardığını belirterek şunları söyledi: “52 bin tonun üzerinde et ithal etmişiz, yarım milyondan fazla canlı hayvan getirmişiz ama hâlâ raflarda sorun var. Bu tablo gösteriyor ki ithalat çözüm değil, aksine bir bağımlılık yaratıyor. İthalat lobileri bayram ederken, ülkemiz besicisi ahırını boşaltıyor. Karkas etin maliyeti artarken, yem fiyatları kontrol altına alınmadan et fiyatlarının düşmesi zor.” GÜRER’İN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Siyasi iktidara çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, şu önerileri sıraladı: “Besicinin en büyük gideri olan yem fiyatları sübvanse edilmeli. İthal değil, yerli yem üretimi sağlanmalı. On iki ay kapalı beslenmek zorunda kalan hayvanlar için mera hayvancılığının yolu açılmalı. Yerli ırklar için daha fazla destek verilmeli. Ahır giderlerini düşürecek önlemler artırılmalı. Küçük aile tipi işletmeler korunmalı. Bir litre süt, en az bir buçuk kilo yem alabilir hâle getirilmelidir. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyat taban fiyat olmalıdır. Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleriyle mücadele güçlendirilmelidir. Hayvancılığın temeli olan meralar ranta değil, ıslah edilerek kaliteli yem alanları olarak açılmalıdır. Marka ürünler üretilerek katma değerli ürünlerle yurt dışına ihracat yapılmalıdır. Yerli aşı geliştirilmeli, veteriner hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Hayvan bakımı zordur, meşakkatlidir. Hayvancılık yapanın zarar etmemesi, vatandaşın uygun fiyatla ürüne ulaşması doğru tarım politikalarıyla mümkündür. Et fiyatlarındaki artış maliyettendir. Asıl sorun, bu ete ulaşamayanlara hak ettikleri ücretin verilmemesidir.”

Mersin Büyükşehir Belediyesi Üreticilere Nefes Olmaya Devam Ediyor Haber

Mersin Büyükşehir Belediyesi Üreticilere Nefes Olmaya Devam Ediyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi, örtü altı üretimde verimliliği artırmak ve girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla, üreticilere nefes olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, Akdeniz İlçesi’nde örtü altı üretim yapan üreticilere sera ipi ve yapışkanlı tuzak desteği verildi. Büyükşehir tarafından bugüne kadar toplam 13 bin 950 üreticiye 209 bin 250 kg sera ipi, toplam 5 bin 800 üreticiye de 5 bin 800 adet mavi ve sarı yapışkan tuzak desteği sağlandı. Destekten yararlanan üreticiler; sağlanan katkının, artan girdi maliyetleri karşısında büyük kolaylık sağladığını belirtti. Karataş: “Verilen desteklerle, örtü altı yetiştiricilik güçlendiriliyor” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Teknikeri Fatma Karataş; örtü altı bitkilerin sağlıklı ve düzgün bir şekilde büyümesine yardımcı olması için üreticilere sera ipi, zararlılarla mücadeleyi kolaylaştırmak için ise mavi ve sarı yapışkan tuzak desteği verildiğini söyledi. Karataş, “Üretim maliyetlerini düşürmek, verimliliği artırmak ve üreticilerin daha güçlü bir sezon geçirmesini sağlamak amacıyla çeşitli destekler sağlıyoruz. Verilen bu destekler; örtü altı yetiştiriciliğini güçlendirmek, sürdürülebilir üretimi desteklemek ve üreticinin yükünü hafifletmek amacıyla yapılıyor” ifadelerini kullandı. Muhtar Sakar: “Daha önce hiçbir yerel yönetim çiftçiye bu şekilde dokunmamıştı” Adanalıoğlu Limonlu Mahalle Muhtarı İsa Sakar, bölgenin seracılık açısından önemli bir üretim alanı olduğunu vurgulayarak, “Büyükşehir Belediyesi üreticiye ip ve yapışkan tuzak desteği vererek, büyük bir ihtiyacı karşılıyor. Daha önce hiçbir yerel yönetim çiftçiye bu şekilde dokunmamıştı. Başkanımız geldiği günden bu yana, her bölgeye ayrı projelerle destek veriyor. Katkılarının devamını diliyorum, çünkü herkes çok memnun. Büyükşehir Belediyesi çiftçinin yanında durduğu için vatandaşlar çok mutlu” diye konuştu. Örtü altı üreticileri Büyükşehir’in desteklerinden memnun Adanalıoğlu’nda örtü altı biber üreticiliği yapan Aytaç Güventürk, sağlanan desteklerin üreticiyi doğrudan rahatlattığını ifade ederek, Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti. Güventürk, “Büyükşehir, örtü altında kullandığımız biber bağlama ipleri ile yapışkan tuzakları bize ücretsiz olarak verdi. İpler bitkinin dik durmasına ve dalların kırılmamasına yardımcı oluyor. Mavi yapışkan tuzaklar trips zararlısını, sarı yapışkan tuzaklar ise beyaz sinek gibi haşereleri çekerek, bitkinin sağlıklı gelişmesini sağlıyor. Üretimde girdi maliyetlerinin çok arttığı bu dönemde böyle bir destek, bizim için çok değerli” dedi. Yaklaşık 4 yıldır biber üreticiliği yapan Rukiye Parlak, iplerin kullanım süresinin uzun olduğunu belirterek, “Belediyemizin verdiği ipler çok kaliteli ve sezon sonuna kadar dayanıyor. Bitki büyüdükçe iplerle yukarıya doğru yönlendiriyor ve sağa sola yatmasını önlüyoruz” ifadelerini kullandı. Üreticilerden Mehmet Dizlek de verilen desteğin kendilerine büyük katkısı olduğunu söyleyerek, “Büyükşehir Belediyesi her yıl ip ve yapışkan tuzak desteği sağlıyor. Tuzaklar ilaç ihtiyacını azaltıyor, ipler de maddi yükümüzü hafifletiyor. Başkanımızın desteğini her zaman hissediyor ve devamını bekliyoruz” diye konuştu.

Süt Sığırcılığı Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Kursu Düzenlendi Haber

Süt Sığırcılığı Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Kursu Düzenlendi

Muğla'nın Ortaca ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde, Süt Sığırcılığı Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Kursu’nu başarıyla tamamlayan üreticiler için sertifika töreni düzenlendi. Güvenli süt üretimi için önemli bir adım Fatma ve Osman Soltekin’e ait işletmede gerçekleştirilen törende, kursu başarıyla tamamlayan üreticilere sertifikaları takdim edildi. Törene; Ortaca Kaymakamı Kenan Aktaş, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Oktay Kaplan, Ziraat Odası Başkanı Erol Güzel, Siyasi Parti İlçe Başkanları ile çevre mahallelerden çok sayıda üretici katıldı. Etkinlik, yoğun katılımla Güzelyurt Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Açılış konuşması ev sahibi üreticiden Açılış konuşmasını yapan ev sahibi üretici Fatma Soltekin, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ortaca İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeline ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teşekkür ederek, bu tür eğitimlerin üreticiler açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle düzenlenen kursu, ev sahibi üreticiler de başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Törende konuşan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Ortaca ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde 24–28 Kasım 2025 tarihleri arasında toplam 40 saatlik “Süt Sığırcılığında Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Kursu” düzenlendiğini belirtti. Kursa; Güzelyurt, Akıncı, Mergenli ve Karadonlar Mahallelerinden toplam 30 çiftçinin katılım sağladığını ifade eden Baydar, eğitimlerin hem teorik hem de uygulamalı olarak gerçekleştirildiğini vurguladı. Hijyen, sanitasyon ve uygulamalı eğitimler öne çıktı Baydar konuşmasında; kurs kapsamında sağım ve sağım hijyeni, sağım ünitelerinin hijyeni, bireysel hijyen, meme sağlığı, sütün yapısı, hijyen ve sanitasyon, doğru sağım basamakları, sağım makinelerinin bakımı, kişisel temizlik ve hijyen ile sütün kontaminasyonunun önlenmesi konularında kapsamlı bilgiler verildiğini söyledi. Teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı eğitimler ile kursiyerlerin bizzat uygulama yapmalarının sağlandığını belirtti. Tüm kursiyerler sertifika almaya hak kazandı 28 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen kurs sonu sınavı sonucunda, kursa katılan 30 kursiyerin tamamının başarılı olarak sertifika almaya hak kazandığını ifade eden Baydar, üreticileri güvenli gıda üretimine sağladıkları katkıdan dolayı tebrik etti. Konuşmasında hayvancılık desteklemelerine de değinen Baydar, kadın üreticilerin hayvancılık sektöründeki rolünün büyük olduğuna dikkat çekti. Eğitimler devam edecek Ortaca Kaymakamı Kenan Aktaş ise konuşmasında, ilçede İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen kursların önemine vurgu yaparak, bu tür eğitim faaliyetlerinin artarak devam edeceğini belirtti. İkramlarla program sona erdi Süt Sığırcılığı Sağım Hijyeni ve Sanitasyon Kursu’nu başarıyla tamamlayan üreticilere sertifikalarının teslim edilmesinin ardından, ev sahibi üreticiler tarafından hazırlanan ikramların sunulmasıyla program sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.