SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hayvan Varlığı

Porsuk Haber Ajansı - Hayvan Varlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvan Varlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3 Yılda 112 Bin Hayvancılık İşletmesi Kapandı Haber

3 Yılda 112 Bin Hayvancılık İşletmesi Kapandı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hayvancılık sektöründeki krizi tüm boyutlarıyla gündeme taşıdı. Gürer, artan maliyetler, çelişkili veriler ve ithalata dayalı politikalar nedeniyle yerli üretimin zayıfladığını, sektörün sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini söyledi. “HAYVANCILIK HER GEÇEN GÜN SORUNLU HÂLE GELİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalamadığını belirterek, “Ülkemizde hayvancılık her geçen gün sorunlu hâle geliyor. Yem fiyatları, ahır giderleri, veterinerlik hizmetlerindeki artışlar çoğu kişiye hayvancılığı bıraktırıyor. Ülkemizin içine düşürüldüğü durum ise bu anlamda ithalatçı bir politikayla çözüm üretme yönünde.” diyen Gürer, 2010 yılından bu yana hayvan ithalatı gerçekleştirildiğini hatırlattı. “Ne acı ki tablo her yıl ülkemizin aleyhine devam ediyor.” ifadelerini kullanan Gürer, ithalatın kalıcı çözüm olmadığını vurguladı. 2025’TE 739 BİN HAYVAN İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılına ilişkin verileri paylaşarak ithalatın ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. “2025 yılında toplam 739 bin 706 baş hayvan ithalatı gerçekleşti. Bu büyükbaş hayvanlar için ödenen para 1 milyar 191 milyon lira, birim maliyeti 1.610 dolar ama ithal edilen hayvanların önemli bölümü, yüzde 92’si kesimlik yani sürdürülebilir bir hayvancılık değil, yalnızca kesim üzerinden soruna yaklaşım gösteriliyor,” dedi. İthalatın et açığını kapatmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Et açığını gidermeye çalışıyorlar, et açığı giderilemiyor, rafta ürünün fiyatı artıyor, besici para kazanamıyor, ülkenin hayvancılığı bitme noktasına taşınıyor.” diye konuştu. “DAHA AZ HAYVAN, DAHA FAZLA ÖDEME” 2018 ve 2025 yıllarını karşılaştıran CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalat maliyetlerindeki artışa dikkat çekerek, “İthalat adedi ve ödenen tutar karşılaştırmasında 2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithalatı gerçekleşirken 2025 yılında yüzde 50 daha az hayvan ithal ettiğimiz hâlde, 1 milyar 19 milyon lira yurt dışına paramız gidiyor yani yurt dışından daha pahalıya hayvan almak durumunda kalıyoruz,” dedi. Birim maliyetlerdeki artışı da CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer şu sözlerle aktardı: “2019’da 976 dolar olan birim maliyeti 2024 yılında 1.889 dolara kadar yükseldi; ülke daha pahalı bir hayvancılık modeline doğru sürükleniyor. Bu durumda hayvan ithalatı ülkede çözüm olmuyor, sorunları artırıyor.” Dedi. “VERİLER SAĞLIKSIZ, KAMUOYU YANILTILIYOR” Resmî istatistiklerdeki çelişkilere dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’nın ‘Hedefler’ bölümünde hayvan varlığımız büyükbaşta 16 milyon 824 bin baş olarak ifade ediliyor. 2025 yılında Tarım ve Orman Bakanlığının TÜİK’e bildirdiği büyükbaş hayvan varlığı 17 milyon 709 bin baş. Büyükbaş varlığımız 2025 yılında yüzde 4 artmış. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı'nın "Hedefler" bölümünde hayvan varlığımız büyükbaşta 16 milyon 824 bin baş olarak ifade ediliyor.2024 yılında 16 milyon 824 bin başın üstüne 2025 yılında ithal edilen 739 bin başı eklediğinde 17 milyon 563 bin baş yapıyor. Ve şap, Kurban Bayramı kesimi, şartlı kesim dikkate alınmadan "150 bin hayvan eksildi." ifadesi yer alıyor. Âdeta aklımızla dalga geçiyorlar.” Dedi 3 MİLYON 874 BİN BAŞLIK SAPMA İDDİASI Uluslararası ve sektörel verilerle resmî açıklamalar arasındaki farkı gündeme getiren Gürer, “Amerika Tarım Bakanlığı diyor ki: ‘2026 yılında Türkiye'nin büyükbaş hayvan varlığı 14 milyon 300 bin büyükbaşa düşecek.’ Damızlık Sığır Birliği de yaptığı açıklamada ‘Türkiye'de büyükbaş olarak 13 milyon 685 bin baş hayvan varlığı var olacak.’ diyor. 3 milyon 874 bin baş sapma olur mu?” ifadelerini kullandı. “Yine doğru bilgi verilmiyor, kamuoyu yanıltılıyor, hayvan varlığındaki düşme saklanıyor. ‘2025 yılında hayvan varlığı toplam 150 bin azaldı.’ gösterilerek kamuoyu da yanıltılıyor.” diyen Gürer, hayvan varlığındaki düşüşün gizlenmesinin iç piyasada talep karşılanamamasına yol açtığını söyledi. 112 BİN İŞLETME HAYVANCILIĞI BIRAKTI Sektördeki çözülmenin sahada açıkça görüldüğünü belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üç yılda 112 bin 161 işletme hayvancılıktan çekilmiş, 108 bin 694 küçük aile tipi işletme de ahırın kapısına anahtar vurmuş.” dedi. Anadolu’daki tabloyu ise şu sözlerle anlattı: “Böyle olunca Anadolu’da gittiğiniz zaman 1 ila 10 hayvanı olanın zaten ahırında artık hayvan yok, çiftçilik yapmayanın hayvancılığı bu şartlarda sürdürebilme şansı da yok. Bu durumda ülke hayvancılığı katlediliyor.” “HER GELEN BAKAN ‘ÜÇ YILDA BİTİRECEĞİZ’ DEDİ” 2010 yılında başlatılan ithalat politikasını eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2010 yılında AKP eliyle bu ülkede hayvancılığı yok etme pahasına ithalat başlatıldı, her gelen bakan ‘Üç yılda bu işi bitireceğiz.’ dedi; bitmedi, devam ediyor.” dedi. 2026 yılında 500 bin hayvanın daha ithal edileceğinin belirtildiğini aktaran Gürer, bu rakamın artmasının da muhtemel olduğunu ifade etti. “Ama sorunun kaynağı yerli üreticiyi, yerli besiciyi desteklememek. Üreten para kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor; kasabı da dertli, bakanı da dertli.” diye konuştu. “HEM ÜRETEN HEM TÜKETEN DERTLİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sektörün tüm taraflarının mağdur olduğunu belirterek, “Bir kesim düşünün ki hem besicisi hem bakıcısı hem keseni hem satanı hem de alanı aynı anda dertli.” diyen Gürer, kesim ve raf fiyatları arasındaki farkı da gündeme getirdi: “Kesimhanenin kesim fiyatı danada 610 lira, kuzuda 600 lira. Bu durumda rafa gidiyor, Ankara’da bir markette bin liranın altında et yok. Yani sorun her kesimi doğrudan etkileyen bir sorun.” ÇÖZÜM: YERLİ ÜRETİMİ GÜÇLENDİRMEK Gürer, çözümün ithalatta değil üretimi desteklemekte olduğunu vurgulayarak şu önerilerde bulundu: “Ülkenin destek ve teşvikleri bu işi yapacak başta gençler olmak üzere doğru alanlara kanalize edilmeli, mera hayvancılığı geliştirilmeli, on iki ay kapalı yemle beslenen ve ithal yemle bu ülkenin hayvancılığının dibine kibrit suyu dökülen süreç sonlandırılmalı ve ülkenin hayvancılık olgusu doğru yönetilmeli.” Konuşmasını, “Aksi takdirde geleceğimiz bu anlamda sorunludur, karanlıktır. İthalata bağlı bir sorunda gidip yurt dışından istediğimiz fiyata hayvan da artık alınamayacak noktaya gelmiştir.” sözleriyle tamamladı.

Bir Litre Süt İle Bir Kilo Yem Alınamayacak Noktaya Gelindi Haber

Bir Litre Süt İle Bir Kilo Yem Alınamayacak Noktaya Gelindi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Haymana ilçesinde Culuk Köyünde hayvancılıkla uğraşan üreticilerle bir araya geldi. Artan yem maliyetleri, yetersiz süt fiyatları, boşalan ahırlar ve ithalata dayalı politikalar sahada açıkça ortaya konulurken, üreticiler mevcut koşullarda hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini dile getirdi. “HAYVANCILIK 24 SAAT EMEK İSTİYOR AMA KARŞILIĞI YOK” CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç ile Haymana’da hayvancılığın geldiği noktayı yerinde inceledi. Hayvancılığın büyük fedakârlık gerektirdiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, üreticilerin tatilsiz, aralıksız bir emek verdiğini ancak bunun karşılığını alamadığını ifade etti. Gürer, “Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Cumartesi yok, pazar yok, tatil yok. Eğer hayvana yem verirseniz o hayvan da size et verir, süt verir. Ülkemizde mera hayvancılığı da bitmek üzere. On iki ay boyunca bu hayvanlar ahırda yemle besleniyor. Ama yem fiyatları düzenli olarak artıyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkemizde 9 lirayı bulmuş durumda. Yonca, saman, küspe arttıkça hayvanların maliyetleri de artıyor. Ancak bu maliyete göre satış yapılamayınca çoğu ahır boşalmış durumda,” dedi. “ÇÖZÜM İTHALATTA ARANIYOR, YERLİ BESİCİ DESTEKLENMİYOR” Türkiye’de hayvancılıkta yaşanan sorunların çözümünün ithalatla aranmasını eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında 654 bin baş hayvan ithal edildiğini hatırlattı. buzağı ölümleri ve hayvan hastalıklarının önüne geçilemediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, asıl sorunun yerinde çözülmediğine belirterek, “2025 yılında ülkemiz 654 bin baş hayvan ithal etti. Çözüm ithalatta aranıyor. Oysa 400-500 bin aralığında buzağı ölüyor, hayvan hastalıklarının önüne geçilemiyor. Sorunlar yerinde çözülmüyor, kendi besicimiz desteklenmiyor,” diye konuştu. ÜRETİCİ ZÜLFÜ ÜNAL: “HAYVANI KESTİĞİMDE YERİNE KOYAMIYORUM” Hayvancılık yapan üretici Zülfü Ünal, üretimin neden sürdürülemediğini yaşadığı deneyimlerle anlattı. Ünal, hem et hem süt üretiminde maliyetlerin kontrol edilemez hale geldiğini belirterek, “Ülkemizde üretim kıtlığı var. Çiftçimiz, besicimiz bu işi teker teker bıraktı. 2026 yılına geldiğimizde rakamlar ortada. Et hayvanı ürettiğim zaman hayvanı pahalıya alıyorum, yemi pahalıya alıyorum, hayvanımı kestirdiğim zaman tekrar yerine koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum,” dedi. “BİR LİTRE SÜTLE İKİ KİLO YEM ALAMIYORUZ” Süt fiyatlarının üreticiyi kurtarmadığını vurgulayan Ünal, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyatların sahada karşılık bulmadığını dile getirdi. Ünal, süt-yem paritesinin hızla bozulduğunu şu sözlerle anlattı: “Süt fiyatlarına baktığımızda, yılbaşından sonra geçerli olan fiyat 22 lira. Bu fiyat bizi kurtarmıyor. Minimum, en kötü fiyatın şu an 30 lira olmasını talep ediyoruz. Bir litre sütle iki kilo yem alamıyoruz. Yakında bu bir kiloya düşecek. Yarın yem de alamayacağız, süt de üretemeyeceğiz. Elektriği, faturaları, giderleri, hayvanların ilaç masraflarını, veteriner ücretlerini ödemekte zorlanıyorum.” “AHIRLAR BOŞ, KÖYDE ÜRETİM KALMADI” Haymana’daki köylerde hayvan sayısının hızla azaldığını belirten Ünal, üretimin neredeyse durma noktasına geldiğini söyledi. Bölgenin verimli olmasına rağmen hayvancılığın sürdürülemediğini belirterek, “Köyde hayvan kalmadı, azalmayı da geçti. Şu an hayvan sayısına baksanız çoğu ahır boş. Köyümüzde üretim yok. Biz Haymana’nın ve Ankara’nın en büyük köyüyüz. Arazi olarak da son derece verimli bir bölgeyiz. Ancak bu şartlar altında hayvancılığı sürdüremeyiz. Önceki yıllara göre daha da daraldık. Enflasyonla birlikte paramız iyice eridi, pul oldu,” şeklinde konuştu. KOÇ: “AÇIKLANAN FİYAT SAHADA UYGULANMIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da üreticilerin yaşadığı fiyat sorununa dikkat çekti. Açıklanan süt fiyatı ile fiili satış fiyatı arasındaki farkın üreticiyi daha da mağdur ettiğini belirten Koç, “Köyde açıklanan fiyat 22 lira ama üretici fiilen 19 liraya satıyor. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı 22 liralık fiyat üreticiyi kurtarmıyor. Vatandaşların hepsi sıkıntıda. Tarımın ve hayvancılığın tamamen bittiği bir noktadayız,” dedi. “HAYVANCILIKTAKİ GERİLEME DAHA FAZLA İTHALAT DEMEKTİR” Hayvancılığın gerilemesinin ithalat bağımlılığını artıracağını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidara açık çağrıda bulundu. Köyde üretimin sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması gerektiğini belirten Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Hayvancılıkta ülkenin geriye düşmesi daha fazla ithalat demektir, yabancı besiciye destek demektir. Oysa kendi besicimizi desteklemek gerekiyor. Köyde tarımın sürdürülebilirliği ve çiftçinin, besicinin, üreticinin geleceğini planlayabilmesi için mutlaka yapılması gerekenler var. Bu konuda iktidara çağrıda bulunuyoruz. Gerekli adımlar bir an önce atılmazsa sorunlar giderek büyüyecek. Hayvancılık yapan herkes bu şartlarda bu işin sürdürülemeyeceğini söylüyor.” “İTHALATA VERİLEN PARA ÇİFTÇİYE DESTEK OLSA BU NOKTAYA GELMEZDİK” Üretici Zülfü Ünal ise ithalat politikalarına tepki göstererek, “Ben üretim yapmaya çalışıyorum, memleketim için katkı sağlamaya çalışıyorum. Biz vatansever insanlarız. Bir tane hayvan üretelim, insanlara ulaştıralım diye uğraşıyoruz. Ama ne yazık ki şartlar buna el vermiyor. Yarın bir gün bunu bırakmak zorunda kalacağız. Ben yapmayacağım, o yapmayacak; sürekli ithalat, ithalat, ithalat. İthalata vereceğiniz parayı bizim çiftçimize, besicimize destek olarak verseniz çok daha iyi noktada oluruz. Hiçbir destek almıyorum. Desteksiz yapmaya çalışıyorum. Parasız, pulsuz geziyoruz ama yine de gidip bir çuval yem alıp hayvanın önüne döküyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz, bize de destek yapılmasını talep ediyoruz,” diye konuştu. HAYVAN VARLIĞINDA BÜYÜK KAYIP: MİLYONLARCA BAŞ HAYVAN YOK OLDU Türkiye genelindeki hayvan varlığındaki düşüşe de dikkat çeken CHP’li Gürer, geçmişten bugüne yaşanan kaybı rakamlarla ortaya koydu. Gürer, “1980 yılında ülkemizde büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı 88 milyondu. Bugün bu sayı 71 milyona geriledi. Daha vahimi, 2025 yılında şap hastalığının 81 ilde hayvan pazarlarını kapattıracak boyuta ulaşmasından sonra ne kadar hayvan kaybettiğimiz bilinmiyor,” dedi. Uluslararası raporlara da değinen Gürer, büyükbaş hayvan sayısındaki gerilemeyi şöyle aktardı: “2026 yılı raporunda Amerika Tarım Bakanlığı, Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığının 14 milyon 100 bine düşeceğini açıkladı. Oysa ülkemizin resmi verilerine göre 2025 yılında 16 milyon 900 bin büyükbaş hayvan vardı. Birlik verilerine göre ise bu sayı 13 milyon 685 bine düştü. Yani 4 milyon 279 bin baş hayvanı kaybetmiş durumdayız,” dedi. “GENÇ ÜRETİCİ YOK, GELECEK BELİRSİZ” Üretici Zülfü Ünal, hayvancılığın geleceğine ilişkin en büyük endişeyi dile getirdi. Gençlerin üretimden tamamen koptuğunu söyleyen Ünal, “Genç üretici kalmadı, hepsi 60 yaşın üzerinde. On yıl sonra sütü, eti, peyniri kim üretecek? Hepsini ithal mi edeceğiz? Balkanlardan mı getireceğiz, Çin’den mi, Ukrayna’dan mı? Benim sütümü, peynirimi kim üretecek?” diye sordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.