SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hayvan Refahı

Porsuk Haber Ajansı - Hayvan Refahı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvan Refahı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: "Hayvancılıkta Sorunları Seyrederek Çözüm Gelmez" Haber

Gürer: "Hayvancılıkta Sorunları Seyrederek Çözüm Gelmez"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer’in saha ziyaretlerinde besicinin de süt inekçiliği yapan üreticinin de ortak sorununun artan ahır giderleri ve önlenemeyen yem fiyatı artışları olduğu belirtildi. Hayvancılık yapan üreticiler, “Biz yüksek kazanç peşinde değiliz, maliyetimizi düşürecek önlemler alınsın. Fiyatlar artmasın.” dediler. “YİRMİ DÖRT SAAT EMEK İSTİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın emek yoğun yapısına dikkat çekerek, “Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Bakımından doğumuna kadar sürekli ilgi ve takip gerekir. On iki ay kapalı kalan hayvanda refahı ne kadar sağlarsanız o kadar fayda elde edilir. Süt yemi vermeden süt verimini artıramazsınız. Ülkemizde büyükbaş hayvanda mera hayvancılığı da bitmek üzere. Yem fiyatları düzenli artıyor. Süt inekçiliği yapanların en büyük derdi, yem fiyatındaki artışa gelirlerinin yetişmemesidir. İthal yem fiyatlarındaki artış, doğrudan hayvancılık yapanın canını yakarken süt inekçiliği yapanların mağduriyetini de derinleştiriyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkemizde 900 lirayı bulmuş durumda. Yoncası, samanı, silajı arttıkça hayvanların maliyetleri de artıyor. Ancak o maliyete göre satış yapamayınca zarar, hayvancılığı geriletiyor.” dedi. Hayvancılığın çiftçilik ile birlikte yürütülmezse sürdürülebilirliğinin riske girdiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Bu işi yapan çiftçilik yapmıyorsa yem giderlerini karşılaması zorlaşmaktadır. Buğdayı, arpası, mısırı, yoncası, küspesi, samanı yanında özel besi yemindeki artış, hayvancılık yapanın içinde bulunduğu olumsuzlukla maliyet fiyatını katlıyor. Kesimhaneden 600 liradan çıkan et, rafta 1000 TL’yi aşıyor. Besleyen, kesen, satan ve markette rafta satışa sunanların fiyat üzerine eklemeleriyle dar gelirli ete erişemiyor. Hem çiftçilik yapacaksın hem hayvancılık yapacaksın, hem de kazanmadan bu işi sürdüreceksin. Çok kolay bir durum değil.” dedi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Süt ineklerimizin verimliliği üreticiyi de doğrudan etkiliyor. Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var. Türkiye’de ise 6,5 milyondan fazla süt ineği bulunmasına rağmen Fransa’nın bizden daha fazla süt üretmesi, dikkate değer bir ayrıntıya işaret ediyor. Fransa’nın hayvanından sağladığı fayda ile bizden çok süt üretmesi, hayvan refahı ile doğrudan ilgilidir. Hayvan refahı, hayvanın gerekli bakımı ile sağlanabilir.” şeklinde konuştu. YEM-SÜT DENGESİ KAÇTI Besici Zülfü Ünal ise, “Ülkemizde üretim kıtlığı var. Yani çiftçimiz, besicimiz bu işi teker teker bıraktı. 2026 yılına geldiğimizde rakamlar ortada. Şimdi ben et hayvanı ürettiğim zaman hayvanı pahalıya alıp, yemi de pahalıya alıp hayvanımı kestirdiğimde yerine yenisini koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum.” dedi. Ünal, “Süt fiyatlarına geldiğimizde yılbaşından sonra, ocak ayının 20’sinden itibaren süt fiyatı 22 lira oldu. Bu rakam bizi kurtarmıyor. Biz en kötü ihtimalle fiyatın şu an 30 lira olmasını talep ediyoruz. Bir litre süte iki kilo yem alamıyoruz. Yarın bu bir kiloya düşecek. Yarın yem de alamayacağız, süt de alamayacağız. Elektriğimi, faturalarımı, giderlerimi, hayvanlarımın ilaç masrafını, veteriner ücretini ödemekte zorlanıyorum. Köyde hayvan kalmadı. Azalmayı bırakın, şu an çoğu ahır boş. Üretim yok köyümüzde. Bizim Cullaz Köyü, Haymana’nın ve Ankara’nın en büyük köyüyüz.” dedi. Küçükbaş hayvan üreticisi Zafer Özyiğit ise, “Daha önce 400 davar vardı, şimdi 50–60 davara düştü. Bakım yok, destek yok. Devlet bize destek çıkmıyor. Yem alamıyoruz, gücümüz yetmiyor. Köyde 20 kişi hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6 kişiye düştü. Köyde göç var, kimse kalmadı.” şeklinde konuştu. “YEM MALİYETİ ARTTIKÇA HAYVANCILIK DAHA DA ZORLAŞIYOR” Niğde ili Yeşilgölcük Kasabası’nda da hayvan sahipleri ile görüşen Ömer Fethi Gürer, “Yalnızca 2025 yılında 739 bin baş hayvan için yurt dışına 1 milyar 191 milyon dolar döviz ödendi. Bu tutar yerli besiciye destek olarak verilse daha doğru bir iş yapılmış olurdu. İthal hayvanda ağırlık kesimlik büyükbaşta oluyor. Süt inekçiliğinin daha çok teşvik edilmesi gerekir. Süt inekçiliği, süt yemi verilerek hayvanın beslenmesini zorunlu kılar. Hayvan refahı sağlanmadan yeterli süt verimi elde edilemez. Bu bağlamda destek ve önlemler sağlanmalıdır. Sütte verim, süt yemi ile sağlandığına göre çözümü de öncelikle bu noktada aramak gerekir. Yem maliyeti arttıkça hayvancılık daha da zorlaşıyor.” dedi. Süt inekçiliği yapan Bülent Özden ise, “Maliyetler yüksek, yem fiyatları yüksek, veteriner giderleri yüksek. Yetişemiyoruz. Hem tarım hem hayvancılık yaptığımız için iki yıldır çiftçi perişan. Yüz hayvanım varsa yetmişe düşürdüm. Yemi versek bu sefer yemciye çalışıyoruz. Samancıya, yoncacıya çalışıyoruz. Bunları kendimiz ürettiğimiz hâlde maliyetler yüksek. Ekmeği zor kazanıyoruz. Çoluk çocuk çalışmasa, dışarıdan bir eleman tutsak bu işin içinden çıkamayız. On iki ay kapalı, meraya da çıkmıyor hayvanlar. Maliyetler çok yüksek. Çoluk çocuk bakmazsa bu işten ekmek çıkmaz. Şu anda çiftçi zorda, hayvancılık zorda.” dedi. “ÜRETİCİNİN ELİNE 20 LİRA GEÇMİYOR” Niğde Kızılca Köyü’nde de tablonun farklı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Elli kiloluk süt yemi 900 lira civarında. USK çiğ süt tavsiye fiyatı 22 lira 22 kuruş. Ancak aracılar sütü topladığı için üreticinin eline geçen fiyat 20 liranın üzerine çıkmıyor. Raftaki ürünün fiyatı artıyor ama bu işi yirmi dört saat emek vererek yapanlar para kazanamıyor. Et ve süt ile et ve süt mamullerini dar gelirli sınırlı miktarda alabilirken, besicilik yapan da bu işi yapmak istemez duruma gelmiş.” dedi. Gürer, “Türkiye’de şu anda hayvan yemini satan aynı zamanda sütü de alıyor. ‘Sütü ucuza alayım, yemi pahalı satayım’ diyor. Ne zaman Ulusal Süt Konseyi bir alım fiyatı açıklasa ertesi gün yeme zam geliyor. Bir litre süt bir buçuk kilo yem alamazsa gelir-gider dengesi bozulur.” diye konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini ise net şekilde sıralayarak, “Bir, yem sübvanse edilecek. İki, hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenecek. Veteriner hizmetleri düzenli ve yeterli sağlanacak. Ahır giderlerini düşürecek politikalar oluşturulacak. Aşılar zamanında ve düzenli biçimde yapılacak. Hayvancılıkta bir litre süt satan üretici en az bir buçuk kilo yem alabilecek düzeye getirilecek. Eğer bu oran sağlanamazsa önümüzdeki dönemde hayvancılıkta sorunlar daha da derinleşecek.” dedi. Kızılca Köyü’nde besiciler de, “Çiftçilik yapmazsak bunları besleme şansımız yok. Kaba yemini kendin üretmek zorundasın. Şu an yemin yüzde 70’ini kendimiz ürettiğimiz hâlde zor ayakta duruyoruz. Yemi sürekli hazır almamız durumunda bu işin sürdürülebilirliği yok.” ifadelerini kullandı. SEYRETMEYİN, DÜZENLEME YAPIN CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ankara’dan Niğde’ye kadar üreticinin talebi ortak: Destekler artırılsın, ithal değil yerli üretici ile çözüm aransın. Köyler değişiyor, dertler değişmiyor. Artan yem maliyetleri, yetersiz süt fiyatları ve yükselen üretim giderleri karşısında üretici ayakta kalma mücadelesi veriyor. Hayvancılıkta sorunlar seyrederek çözülmez. Üretici açık konuşuyor, çözüm bekliyor. Aksi hâlde boşalan ahırlar ve küçülen sürüler, kırsalda üretimin daha da gerileyeceğinin habercisi olmaya devam edecek.” şeklinde konuştu.

Üretici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor! Haber

Üretici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Yeşilgölcük kasabasında süt inekçiliği yapan üretici Bülent Özden’i ziyaret ederek hayvancılığın geldiği noktayı yerinde inceledi. Artan yem fiyatları, şap salgını nedeniyle yaşanan hayvan kayıpları ve süt fiyatlarının maliyetleri karşılamaması üreticiyi çıkmaza sürüklerken, sahada dile getirilen tablo hayvancılığın geleceğine dair kaygıları büyüttü. “50 KİLOLUK SÜT YEMİ 900 LİRAYA DAYANDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, süt inekçiliğinin artan girdi maliyetleri altında ezildiğini belirterek, “Süt inekçiliği süt yemi verilerek hayvanın beslenmesini zorunlu kılıyor. Bugün süt yeminin 50 kiloluk torbası 900 liraya dayanmış durumda. 12 ay kapalı alanda sürekli besleme gerekiyor. Hayvan refahı sağlanmadan hayvan yeterli süt de vermiyor. Bu sütü alabilmek için yem almak gerekiyor. Yem maliyeti arttıkça hayvancılık daha da zorlaşıyor,” dedi. Ömer Fethi Gürer, çok sayıda üreticinin hayvan satmak zorunda kaldığını vurgulayarak, şap hastalığı döneminde yaşanan kayıpların sektörü daha da zayıflattığını ifade etti, Gürer “ Süt inekleri aynı zamanda yavrulama yapıyor ama buzağılar doğduktan sonra özellikle şap döneminde çok sayıda hayvan telef oldu. Ülkemiz hayvancılığı ciddi biçimde sorunlu ve risk altında. Bunun önüne geçmek için hayvancılık yapanlarla ilgili gerçekçi projeler geliştirilmeli. Destekler verilmeli. İthalat değil, yerli hayvancılığın gelişimine yönelik çalışmalar yapılmalı,” şeklinde konuştu. Gürer, mevcut politikaların günü kurtarmaya yönelik olduğunu belirterek uyardı: “Ne et ucuzluyor, ne süt ucuzluyor, ne hayvan sayısı artıyor. Süreç doğru yönetilmezse ülkenin hayvancılığı ciddi bir çıkmaza doğru yol alıyor.” “100 HAYVANIM VARDI, 70’E DÜŞTÜM” 20 yıldır hayvancılık yaptığını belirten üretici Bülent Özden, “20 yıldır hayvancılık yapıyorum. Durumlar iç açıcı değil. Maliyetler yüksek, yem fiyatları yüksek. Veteriner, girdiler hepsi yüksek. Yetişemiyoruz,” diye konuştu. Hem tarım hem hayvancılık yaptıklarını ifade eden Özden, son iki yılda ciddi küçülmeye gittiklerini belirterek, “100 tane hayvanım varsa ben 70’e falan düşürdüm. Şaptan dolayı, hastalıktan dolayı telef olan hayvanlarımız da var. İlaç tedavisini bayağı yaptık ama yine de yüzde 20 zayiat verdik. Sütü azaldı. Hayvanlarda bayağı bir sıkıntı yaşadık,” dedi. Artan yem ve enerji maliyetlerinin üreticiyi borç sarmalına ittiğini dile getiren Bülent Özden, şöyle konuştu: “50 kilo yem 900 liraya yakın. Yonca, silaj… Verirsen süt alıyorsun ama bu sefer de yemciye çalışıyorsun, samancıya çalışıyorsun, yoncacıya çalışıyorsun. Elektrik şu anda 2 lira 22 kuruş oldu. Sütün litre fiyatı bize 20,5 lira olarak yansıyor.” ULUSAL SÜT KONSEYİNİN FİYATI UYGULANMIYOR Ulusal Süt Konseyinin açıkladığı 22 lira 22 kuruş olan süt fiyatının bölgede 20,5 lira olarak uygulandığını belirten Üretici Bülent Özden, “Biz direkt aracıya veriyoruz. Fabrikalara satamıyoruz. Burada sütçüler var, onlara veriyoruz. Soğutma tankından gelip alıyorlar. Günde iki sefer sabah akşam.” Hayvan kesime verdiklerini de belirten Özden, durumun sürdürülebilir olmadığını söyledi: “Kesime de hayvan veriyoruz, besi de yapıyoruz ama al birini vur ötekine. Maliyetler yüksek. Ekmeği zordan yiyoruz. Kendimiz çoluk çocuğumuz çalışmasa, dışarıdan bir eleman tutsak bu işin içinden çıkamayız.” “12 AY KAPALI SİSTEM, MALİYET ÇOK YÜKSEK” Bölgedeki hayvanların meraya çıkmadığını ve yıl boyunca kapalı sistemde bakıldığını belirten Özden, sözlerini şöyle tamamladı: “12 ay kapalı. Devamlı hazır yem yiyor. Maliyetler yüksek. Çoluk çocuk kendimiz bakmayalım ekmek kalmaz. Şu anda çiftçi çok zorda. Hayvancılık zorda. Bu işin sürdürülebilirliği kalmadı.” HAYVANCILIK SORUNLARI ALARM VERİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yem maliyetleri ile süt fiyatı arasındaki dengesizliğin giderilmemesi halinde üreticinin sektörden çekilmeye devam edeceğini vurguladı. Artan girdi maliyetleri, hastalık kaynaklı kayıplar ve aracı sistemi nedeniyle düşük gelirle karşı karşıya kalan üreticiler, yerli hayvancılığın desteklenmesini ve kalıcı çözümler üretilmesini talep ediyor. Hayvan hastalıkları önlenip buzağı ölümleri azaltılması yanında yemin sübvanse edilmesi ahır giderleri azaltılması gerekiyor,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.