SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hastaneler

Porsuk Haber Ajansı - Hastaneler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hastaneler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Çakırözer: "Hastaneler Halkındır, Halkın Olanı Satamazsınız!" Haber

CHP’li Çakırözer: "Hastaneler Halkındır, Halkın Olanı Satamazsınız!"

Eskişehir’de sağlık alanlarının özelleştirme kararlarına ilişkin tartışmalar sürerken bir çağrı da CHP’li Utku Çakırözer’den geldi. TBMM’de konuşan CHP’li Çakırözer, AKP’li yönetici ve siyasetçilerin ‘özelleştirme olmayacak’ açıklamalarına rağmen Resmi Gazete’de iptal kararlarının yayınlanmamasını eleştirerek, “Milletin karnı sizin boş vaatlerinize tok! Ağlaşıp sızlanarak ülke yönetilmez! Gücünüz yetiyorsa o yağma kararlarının iptalini Resmi Gazete'de yayınlatacaksınız. Yetmiyorsa o zaman o tesisleri de bu ülkeyi de sizin rant sevdanızdan halkımızla birlikte biz kurtaracağız. Çünkü hastaneler halkındır ve halkın olanı satamazsınız, satamayacaksınız” dedi. MECLİS’TEN ÇAĞRI 17 Mart 2026 ve 24 Nisan 2026 tarihlerinde Resmi Gazete’de yayınlanan kararlarla 43 ilde, 126 sağlık taşınmazının 2028 yılı sonuna kadar özelleştirileceği açıklandı. Eskişehir’de eski Devlet Hastanesi ile eski Hava Hastanesi’nin bulunduğu sağlık alanlarının da özelleştirme kapsamına alınması tepkilere neden oldu. AKP’li yönetici ve siyasetçilerin ‘kararın geri çekildiği’ açıklamalarına rağmen aradan geçen 90 günde iptal kararına ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. “YAĞMA KARARLARININ İPTALİNİ RESMİ GAZETE’DE YAYINLATIN!” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, özelleştirme kararlarının iptalinin Resmi Gazete’de yayınlanmamasını eleştirdi. “Ağlaşıp sızlanarak ülke yönetilmez. Gücünüz yetiyorsa o yağma kararlarının iptalini Resmi Gazete'de yayınlatacaksınız” diyen Çakırözer, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı kararıyla 43 ilde 126 sağlık alanı ve tesisi özelleştirilerek haraç mezat satılacak. Oysa, bunlar atıl değil! Eskişehir'imizde, Bursa'da, Ankara'da olduğu gibi vatandaşa hizmet veren hastaneler. Neymiş? Bunları satıp hastane yapacaklarmış, kuyruklu yalan. Bu yağmanın derhal durdurulması için Cumhuriyet Halk Partisi olarak dava açtık. İllerimizdeki Ak Parti temsilcileri dahi bu peşkeşi savunamıyor. Neymiş? Vallahi, haberleri yokmuş, bürokrat hata yapmış, falanmış filanmış. Geçin bunları! Milletin karnı tok. Hodri meydan, ağlaşıp sızlanarak ülke yönetilmez. Gücünüz yetiyorsa o yağma kararlarının iptalini Resmi Gazete'de yayınlatacaksınız. Yetmiyorsa o zaman o tesisleri de bu ülkeyi de sizin rant sevdanızdan halkımızla birlikte biz kurtaracağız! Çünkü hastaneler halkındır ve halkın olanı satamazsınız, satamayacaksınız.”

Kamusal Sağlık Sisteminin ve Cumhuriyetin Birikimlerinin Tasfiyesidir Haber

Kamusal Sağlık Sisteminin ve Cumhuriyetin Birikimlerinin Tasfiyesidir

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 17 Mart ve 24 Nisan tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığını belirterek, “Mesele sadece satış değil; plan yetkisiyle bu alanların niteliği değiştirilebilir” dedi CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığını belirterek, “Bu kararlar, kamusal sağlık sisteminin ve Cumhuriyetin ortak birikimlerinin tasfiyesidir” dedi. Arslan, sürecin boyutunu ortaya koyan verileri şu şekilde açıkladı: 17 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan CB kararıyla: 27 ilde 55 taşınmaz–1.237.553 m² 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan CB kararıyla: 32 ilde 71 taşınmaz – 1.082.350 m² Toplam: 126 taşınmaz – 2.319.904 m² “Bu artık münferit bir işlem değil; kapsamı genişleyen ve adım adım ilerleyen bir özelleştirme programıdır” diyen Arslan, listede doğrudan hastaneler, sağlık tesisleri, ASM’ler, dispanserler ve lojmanların yer aldığını vurguladı. “MESELE SADECE SATIŞ DEĞİL” Arslan, tartışmanın yalnızca “satış” üzerinden yürütülmesine itiraz ederek sürecin asıl kritik yönüne dikkat çekti: “Resmî Gazete’de yalnızca satış yok; kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devri var. Ama daha önemlisi şu: Bu alanların tasarruf ve planlama yetkisi Özelleştirme İdaresi’ne devrediliyor. Bu alanların imar planı değiştirilebilir, sağlık alanı statüsü kaldırılabilir, farklı kullanım kararları alınabilir. Yani mesele sadece mülkiyet devri değil; kamusal sağlık alanlarının niteliğinin değiştirilmesidir.” “ESKİŞEHİR: SÖZ BAŞKA, KARAR BAŞKA” Arslan, sürecin en çarpıcı örneklerinden birinin Eskişehir olduğunu belirtti: “17 Mart tarihli kararla, Eskişehir’de uzun yıllar hizmet veren eski Devlet Hastanesi ve Doğumevi alanı, toplam 44.186 m², özelleştirme kapsamına alındı. Oysa bu alan için iktidarın milletvekilleri ve yetkilileri tarafından defalarca ‘buraya yeni hastane yapılacak’ açıklaması yapıldı. Ardından 24 Nisan tarihli kararla bu kez kent merkezinde hâlen hizmet veren, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül hizmet binası, 65.810 m², aynı kapsamın içine alındı. Bir yandan ‘hastane yapacağız’ diyorsunuz, diğer yandan aynı alanı özelleştirme kapsamına alıyorsunuz. Bu açık bir çelişkidir.” “63 MİLYAR DOLARLIK SÜREÇ… SONUÇ NE?” Arslan, özelleştirmelerin sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “1984–2025 döneminde Türkiye’de toplam 72 milyar dolar özelleştirme geliri elde edildi. Bunun *63 milyar dolarlık bölümü AKP iktidarı döneminde *gerçekleşti. Bu kadar büyük bir özelleştirme sürecine rağmen bugün gelinen noktada ekonomik kriz derinleşmiş durumda. Şimdi ise aynı anlayış, çözümü üretimde ve kamusal yatırımlarda değil; kalan kamu varlıklarının elden çıkarılmasında arıyor.” Arslan, özelleştirme sürecinin bütçe hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Son 5 yılda elde edilen özelleştirme geliri 46,45 milyar TL. Ancak 2026 yılı bütçesine konulan hedef 185 milyar TL. Yani son 5 yılda yapılan özelleştirmelerin tam 4 katı, tek bir yıl için planlanıyor. Bu tablo, daha fazla satış ve devir hedeflendiğini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Arslan ayrıca, 17 Mart tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar için CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu aracılığıyla Danıştay’a başvurulduğunu, 24 Nisan tarihli karar için de aynı şekilde yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle dava açılacağını belirtti. “GİDER AYAK NE VAR NE YOKSA…” Açıklamasının sonunda sert ifadeler kullanan Arslan, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün emekliye, çalışana, üreticiye kaynak yok deniliyor. Ama faiz ödemelerine kaynak bulunuyor. Ekonomik krizin yükünü yurttaşa yıkanlar, çözümü kamunun elinde ne varsa satmakta arıyor. Üstelik bu süreç sadece taşınmazlarla sınırlı değil. Otoyollar, Köprüler, HES’ler, RES’ler, Termik santraller, Maden sahaları, Elektrik iletim hatları, Limanlar, Araç muayene istasyonları, Kamu iştirakleri ve sosyal tesisler… Hepsi bu anlayışın hedefinde. Bu bir ekonomi politikası değil; bu, kamunun elinde kalan son varlıkların da elden çıkarılmasıdır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.