SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hastane

Porsuk Haber Ajansı - Hastane haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hastane haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt Trafik Kazası Geçirdi Haber

Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt Trafik Kazası Geçirdi

Eskişehir’den Günyüzü ilçesine dönen Kaymakam Muhammed Raşit Kurt ve şoförünün içinde bulunduğu araç, başka bir otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kazada Kaymakam ve şoförü yaralanırken, diğer araçtaki bir vatandaş yaşamını yitirdi. ​Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt, Eskişehir’den görev yeri olan Günyüzü ilçesine seyir halindeyken trafik kazası geçirdi. İki aracın kafa kafaya çarpıştığı feci kazada bir kişi hayatını kaybederken, yaralı Kaymakam ve şoförü tedavi altına alındı. ​Kafa Kafaya Çarpıştılar: 1 Ölü, 2 Yaralı ​Kaza, Eskişehir-Günyüzü karayolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Kaymakam Muhammed Raşit Kurt’un içerisinde bulunduğu makam aracı ile karşı yönden gelen bir başka araç kafa kafaya çarpıştı. ​Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, diğer araçta bulunan bir vatandaşın hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan Kaymakam Kurt ve şoförü ise ilk müdahalelerinin ardından Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. ​Vali Yılmaz’dan Yaralılara Ziyaret ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, kazanın ardından hastaneye giderek yaralı Kaymakam Kurt ve şoförünü ziyaret etti. Hastane yetkililerinden sağlık durumları hakkında bilgi alan Vali Yılmaz, ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. ​Vali Yılmaz, kazanın oluş şekline dair bilgi vererek şunları söyledi: ​“Kaymakamımız ve şoförünün sağlık durumları çok şükür iyi. Tedavileri titizlikle devam ediyor. Maalesef kazanın şiddetiyle diğer araçta bulunan bir vatandaşımızı kaybettik. Vefat eden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Kaymakamımıza ve çalışma arkadaşına da acil şifalar temenni ediyorum.” dedi.

Başkan Ataç: "Eskişehir Halkına Verilen Sözler Tutulmadı!" Haber

Başkan Ataç: "Eskişehir Halkına Verilen Sözler Tutulmadı!"

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, eski devlet hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasına çok sert tepki gösterdi. Kararı "siyasi dayatma" olarak nitelendiren Ataç, "Eskişehir halkıyla alay ediliyor" dedi. ​"Eskişehir’e Hizmet Değil, Siyasi Dayatma" ​Eskişehir’in yıllardır çözülemeyen sorunlarından biri olan eski Devlet Hastanesi arazisi, 17 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla özelleştirme kapsamına alındı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, yayımlanan bu Cumhurbaşkanı Kararı sonrası sessizliğini bozarak, kent kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir açıklama yaptı. ​Başkan Ataç, daha önce defalarca "yeni hastane yapılacak" sözü verilen alanın özelleştirme listesine dahil edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. ​"Satış Yok Demek Halkın Aklıyla Alay Etmektir" ​İktidar kanadından gelen "Satış söz konusu değil, orası sağlık alanı kalacak" yönündeki açıklamaları samimiyetsiz bulan Ataç, şu ifadeleri kullandı: ​"Resmî Gazete’de açıkça maliye hazinesine ait taşınmazların satış, kiralama veya işletme hakkı devri gibi yöntemlerle özelleştirileceği yazıyor. Hal böyleyken çıkıp 'merak etmeyin' demek, Eskişehir halkının aklıyla alay etmektir. 2024 başında Valilik ve İl Sağlık Müdürlüğü 600 yataklı hastane sözü vermişti. Bugün ise karşımızda sadece bir özelleştirme kararı var." ​Başkan Ataç’tan İktidara 5 Kritik Soru ​Başkan Ahmet Ataç, yapılan açıklamaların çelişkilerle dolu olduğunu belirterek yetkililere şu soruları yöneltti: ​Eskişehir’e verilen yeni hastane sözü neden tutulmadı? ​Halk neden yıllarca "hastane yapılacak" diye oyalandı? ​Özelleştirme kararı alınırken neden engel olunmadı? ​Yapılacaksa kaç yataklı olacak ve ihale takvimi nedir? ​Yatırımın finansmanı hangi bütçeden karşılanacaktır? ​"Özelleştirme Gölgesi Kaldırılmalıdır" ​Eskişehir’in sağlık hakkının siyasi oyunlara alet edilmemesi gerektiğini savunan Ataç, “Bu alan tartışmasız biçimde kamu yararına hizmet etmelidir. Özelleştirme gölgesi bu arazinin üzerinden tamamen kaldırılana kadar takipçisi olacağız” diyerek sözlerini noktaladı.

Hastane Yapılacak Denilen Yer Neden Satış Listesinde? Haber

Hastane Yapılacak Denilen Yer Neden Satış Listesinde?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’de eski Devlet Hastanesi’nin bulunduğu ve imar planlarında “sağlık alanı” olarak yer alan taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, Sağlık Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı’na verdiği iki ayrı soru önergesiyle, yıllardır “yeni hastane yapılacak” denilen bir alanın nasıl olup da satış listesine alındığını sordu. “Söz başka, karar başka” Söz konusu alan için uzun süre boyunca “750 yataklı hastane yapılacak”, “yatırım programına alındı” ve “ihale aşamasına gelindi” yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan Arslan: “Hastane yapılacak denilen bir alanın bugün özelleştirme kapsamına alınması, verilen sözlerle alınan kararlar arasındaki açık çelişkidir.” dedi. “Hazır sağlık alanı satılıyor” Arslan, imar planında sağlık alanı olarak görülen ve kent merkezinde bulunan bu büyüklükte bir taşınmazın kamu tarafından değerlendirilmemesinin ciddi bir planlama sorunu olduğunu vurguladı: “Yeni hastane ihtiyacı ortadayken, bu ihtiyacı karşılayabilecek büyüklükte ve planı hazır bir sağlık alanını satışa çıkarmak hangi planlamanın ürünüdür?” “Yeni hastane için arsa gerekmiyor mu?” Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi’nin fiziki durumu ve depreme dayanıklılığına ilişkin tartışmalara dikkat çeken Arslan, şu soruları yöneltti: “Yeni hastane yapılacaksa arsa gerekmiyor mu? Bu büyüklükte ve merkezi konumda bir sağlık alanı varken neden değerlendirilmiyor? Bu alan satıldıktan sonra yeni hastane için yeniden arsa mı aranacak? Bunun maliyeti ne olacak?” “Hazır alanı sat, sonra yeniden arsa ara” “Hazır sağlık alanını elden çıkarıp, ardından yeni hastane için arsa aramak kamu kaynaklarının doğru kullanımıyla bağdaşmaz.” “Bu sadece bir arsa değil, bir tercih” Arslan, kararın yalnızca Eskişehir’e özgü olmadığını, daha geniş bir ekonomik politikanın parçası olduğunu belirtti: “2026 bütçesinde öngörülen yüksek özelleştirme geliri hedefi doğrultusunda, köprülerden kamu arazilerine kadar elde ne varsa satış listesine konuluyor. Sağlık alanları da bu anlayıştan payını alıyor.” “Ekonomik krizin faturası kamu varlıklarıyla ödeniyor” “Ekonomik krizin bedelini kamu varlıklarını satarak kapatmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Elde ne varsa satışa çıkaran bu yaklaşım, kamunun yatırım yapma iradesinden vazgeçtiğini göstermektedir.” “Sorun bir arsa değil” Açıklamasının sonunda Arslan şu ifadeleri kullandı: “Sorun bir arsa değil; iktidarın yeni yatırımlar yapmak yerine elde ne var ne yoksa satmayı tercih etmesidir. Bu yaklaşım, Anayasa’nın 56’ncı maddesi ile güvence altına alınan sağlık hakkının adım adım özel sağlık kurumlarına devredilmesi anlamına gelmektedir.”

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce: "Halkın Malıdır, Rantın Değil!" Haber

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce: "Halkın Malıdır, Rantın Değil!"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından yıkılan Eskişehir Devlet Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınması ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde, vatanı uğruna can veren kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Çanakkale, yalnızca bir savaş değil, inancın, fedakârlığın ve millet olma bilincinin simgesidir. Bu toprakları bizlere emanet eden aziz şehitlerimizin hatırası daima yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızın ruhu şad olsun. Eskişehir’in kalbinde, herkesin kolayca ulaşabildiği bir noktada yıllarca insanlara şifa dağıtan Eskişehir Devlet Hastanesi, 5 yıl önce “depreme dayanıksız” denilerek yıkıldı. Bu gerekçeye kimsenin itirazı yok. Can güvenliği söz konusuysa elbette gereken yapılır. Ama burada asıl mesele şu: Aradan koskoca 5 yıl geçti, ortada hâlâ tek bir somut adım yok. Şimdi de bu kıymetli arazinin satılabileceği konuşuluyor. Resmi Gazete'de yayımlanan ilanı da gördük. Buna sessiz kalmamız mümkün değil. Biz Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak açıkça söylüyoruz. Bu alan satılamaz. Burası halkın malıdır, rantın değil. Aynı şekilde Odunpazarı Belediyesi'ne ait olan ve bu arazinin yanındaki araziyi satışa çıkarma düşüncesini de doğru bulmuyoruz. İktidarıyla muhalefetiyle herkese sesleniyoruz. Kamuya ait değerleri elden çıkarmak kolaycılık değil, sorumsuzluktur. Bu düşüncenizden derhal vazgeçin. İki arazinin de satılmasına karşıyız. Eskişehir’de hastane sayısı yetersiz. Bunu herkes biliyor, herkes yaşıyor. Randevu bulamayan vatandaş da biliyor, yoğunluktan nefes alamayan sağlık çalışanı da. Yıllardır “sağlıkta dönüşüm” diye anlatılan sistem bugün ne vatandaşı memnun ediyor ne de sağlık emekçisini. Sorun ortada ve çözüm yeni, nitelikli kamu yatırımlarından geçiyor. İnsanlar sabahın erken saatlerinde sıraya giriyor, günlerce randevu kovalıyor, yine de çözüm bulamıyor. Sağlık çalışanları tükenmiş durumda. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil. Eğer gerçekten halkın sağlığı düşünülüyorsa, öncelik rant değil, hizmet olmalıdır. Bizim önerimiz nettir. Cumhuriyet Bulvarı üzerinde daha önce yer alan ve yıkılan Eskişehir Devlet Hastanesi’nin arazisine en fazla 600 yatak kapasiteli, kamuya ait, halkın kolayca ulaşabileceği, tam teşekküllü bir devlet hastanesi yapılmalıdır. Ve bu hastane, hastane mimarisi konusunda uzman, liyakat sahibi kişilerce tasarlanmalı, yönetimi de kamuya ait olmalıdır. Depreme dayanıksız olduğu tespit edilen Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi bu araziye yapılacak binaya taşınmalıdır. Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi arazisine yeni bina yapılana kadar da burada hem yeni doktorlar yetişmeli hem de insanlar sağlıklarına kavuşsunlar. Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi yeniden yapılana kadar da bu durum devam etmelidir. Bunlar zor işler değil. Sokaktaki vatandaşların düşünceleri bile bu şekildedir. Artık oyalama değil, icraat zamanı. Eskişehir halkı net bir adım bekliyor. Bu şehrin hakkını kimseye yedirmeyiz. Bu mesele sadece bir bina meselesi değildir, doğrudan insan hayatıdır. Karar vericiler ya halktan yana duracak ya da bu vebalin altında kalacaktır. 2026 Eskişehir yılında bu halkın affetmeyeceği hatalar yapmayın. Anahtar Parti olarak bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız."

Büyükşehir Kardan Dolayı Mahsur Kalan Hasta Vatandaşı Hastaneye Ulaştırdı Haber

Büyükşehir Kardan Dolayı Mahsur Kalan Hasta Vatandaşı Hastaneye Ulaştırdı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Seyitgazi Numanoluk’ta yoğun kar yağışı nedeniyle yolu kapanan mahallede mahsur kalan hasta vatandaşı, 7/24 esasıyla yürüttüğü kar temizleme çalışmaları sayesinde hastaneye ulaştırdı. Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı, 2026 kış sezonunda karla mücadele çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Seyitgazi ilçesine bağlı Numanoluk Mahallesi’nde kar nedeniyle yolların trafiğe kapanması ve bir vatandaşın acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyması üzerine ekipler seferber oldu. YARIM SAATTE YOL AÇILDI Gelen ihbar üzerine bölgeye kısa sürede intikal eden greyder ve kar küreme araçları, mahallenin ulaşım engelini yaklaşık 30 dakika içinde ortadan kaldırdı. Numanoluk Mahalle Muhtarı Nazif Ayık, bölgede kar kalınlığının yüksek olması nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşandığını belirterek, “Hastamız vardı, yollarımız kapalıydı. Büyükşehir Belediyesine haber verdik, yarım saat içinde gelip yolumuzu açtılar. Ayşe Ünlüce Başkanımıza ve ekiplere teşekkür ederiz.” dedi. Hastası olan vatandaş ise ekiplerin kısa sürede kapalı yolları açtığını ifade ederek, hastaneye tam zamanında yetiştiklerini söyledi. 7/24 KESİNTİSİZ MESAİ Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Kırsal Bölge Sorumlusu Çetin Çelik, kış şartlarının ağırlaştığı yüksek kesimlerde ve kırsal mahallelerde ulaşımın aksamaması için ekiplerin teyakkuzda olduğunu vurguladı. Çelik, Eskişehir kırsalında sürdürülen çalışmaların, vatandaşların güvenliği ve acil ihtiyaçlarının karşılanması adına gece gündüz devam edeceğini söyledi.

Vatandaşlar Randevu Bulmakta Büyük Sıkıntı Yaşıyor Haber

Vatandaşlar Randevu Bulmakta Büyük Sıkıntı Yaşıyor

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Eskişehir Şubesi tarafından yapılan açıklamada hastanelerde yaşanan randevu sıkıntıları dile getirildi. SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Berna Yıldız şu ifadeleri kullandı; "Randevu bulmakta vatandaşlar gerçekten büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Randevular sabah saat 10.30 gibi aniden bitiyor. Biz sağlık personeli olarak bile hastanede muayene olmak için oldukça çaba gösteriyoruz, biz de muayene olamıyoruz. Bunun elbette birçok sebebi var. Sebeplerden biri, hekimlerin 5 dakikaya indirilmiş muayene süreleridir. 5 dakikada siz hiçbir şeyi tanı ve tedavi edemezsiniz. Dolayısıyla hastalar doğru düzgün tanı ve tedavi alamadıkları için defalarca hekimlere veya başka hekimlere gitmek zorunda kalıyorlar. En büyük sebeplerden biri de aile hekimlerinin koruyucu sağlık hizmetlerinin yeterli olmamasıdır. Yani bir ilaç yazdırmak için de kişi hastaneden randevu almaya çalışıyor. Çok önemli bir hastalığı var, aynı şekilde randevu bulamıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin sekteye uğraması sebebiyle de biz bu sorunu yaşıyoruz. Yani ikinci basamakta tedavi olması gereken kişi doğrudan üçüncü basamağa başvuruyor. Hekimlerimizin kötü tedavi ettiği veya herhangi bir mesleki yetersizlikleri gibi bir durum söz konusu değil. Yani bir hastaya siz 5 dakika zaman verirseniz hiçbir hekim arkadaş, bu 5 dakika içerisinde tanı ve tedavi yöntemlerini uygulayamaz. Ayrıca, gelen hastaları mecburen laboratuvar ve görüntülemeye göndermek zorunda kalıyorlar, tam teşhis ve tanı koyabilmek için. Bu da aynı zamanda laboratuvarların ve görüntüleme merkezlerinin de iş yükünü artırıyor. Yani tam bir sistem, tam bir girdap oluyor. Hasta randevu bulamıyor, hekim hasta yoğunluğundan şikayetçi, hasta ile yeteri kadar ilgilenmemekten şikayetçi ve bu yüzden de vatandaş şikayetçi. İlaç sıkıntısı konusunda doktorlara bu konuda gerçekten dönüşler çok fazla. Bazı kilit ilaçlar da yok, Sağlık Bakanlığının temin etmesi gereken ilaçlar da yok. Bu ne demek oluyor? Hastanın şifa bulmaması, hastanın tedavi olmaması demek. Doktor arkadaşlarımız da bu konularda sıkıntı çekiyor. Bu sıkıntı tam bir sistem sorunudur. Sağlıkta dönüşümün getirdiği sorunların en başında yer alır. Sağlıkta dönüşümle birlikte hastaneler aynı zamanda birer işletmeye dönüştü. İşletmeye dönüşen hiçbir şeyden tam bir yarar, bir fayda sağlayamazsınız. Hiçbir zaman vatandaşın faydasına da olmaz. Maalesef ilaç konusunda da sıkıntı yaşanıyor. Eskişehir'de bulunan hastanelerimiz yetersiz durumda. Eskişehir çok fazla göç almaya başladı. Depremden sonra da göç alan bir şehir. Nüfusun artmasıyla birlikte hastaların tedavi olması ve şifa bulması azaldı. Evet, yeterli değil, gereklidir. Zaten var olan hastanelerin kapatılması bile bizim için kabul edilebilir bir şey değildi çünkü mevcut hastaneler, şehir hastanesi mantığı, bizim kabul edebileceğimiz bir sistem değildi, hastaların yararına olan bir sistem değildi zaten. Şehir hastaneleri bazı önemli bölümlerin toplandığı yer oldu. Ben hasta açısından konuşursam, bir kere ulaşım açısından çok sıkıntılı, bütün Türkiye genelinde. Yani şehrin çok ücra bir köşesine konulmuş, ulaşımın çok sıkıntılı olduğu, acil bir işiniz olduğu zaman ulaşabileceğiniz bir yerde olmayan hastanelerdir. Ticarethane mantığıyla çalışan hastanelerdir. Çok büyük, devasa, insanların kaybolduğu yerlerdir. Yani şifa bulmak çok zor oldu artık. Mantık ticaret olduğu zaman hiçbir zaman bizim sendikal anlayışımıza uymaz. Bu yüzden biz şehir hastanelerinin efektif olmadığını ta baştan beri söylüyoruz ve bununla ilgili sürekli açıklamalar da yapıyoruz."

Aile Hekimleri Hastanelerden Tetkik İsteyebilecek Haber

Aile Hekimleri Hastanelerden Tetkik İsteyebilecek

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, yapmış olduğu basın açıklamasında, Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacak sistemle, aile hekimleri ve sağlıklı hayat merkezlerinin hastanelerle dijital olarak entegre olacağını belirtti. Bildirici, bu entegrasyon sayesinde aile hekimlerinin hastanelerden doğrudan tetkik isteyebileceğini ifade etti. Bildirici, Sağlık Bakanlığı'nın açıklamalarına dayanarak, birinci basamak sağlık hizmetleri ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri arasındaki dijital entegrasyon çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Ayrıca, 1 Ocak 2025 itibarıyla tüm illerde uygulanmaya başlanacak bu sistemle, aile hekimlerinin INR, röntgen, mamografi, yenidoğan kalça ultrasonografisi gibi tetkikleri doğrudan talep edebileceğini belirtti. Bu sistemin, hastaların herhangi bir poliklinik kaydı yaptırmadan hastanelerde tetkiklerini çektirmelerine olanak tanıyacağını ifade eden Bildirici, sonuçların ise aile hekimlerinin ekranlarında görüntülenebileceğini dile getirdi. Aile hekimlerinin Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden kendilerine kayıtlı hastalar için hastanelerden alabildikleri muayene randevularına ek olarak, yalnızca kendi hastalarına özel kullanılabilecek kontenjanların oluşturulduğunu söyledi. Bildirici, bu düzenlemenin aile hekimleri tarafından yapılan yönlendirmelerin daha etkin bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacağını belirtti. Aile hekimlerinin, kullandıkları sağlık bilgi yönetim sistemi üzerinden sevk ya da hekim notu oluşturabileceğini vurgulayan Bildirici, bu notların hastanedeki hekimler tarafından görüntülenebileceğini ifade etti. Ayrıca, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerin, aile hekimlerine geri bildirim notu yazabileceğini ve aile hekimlerinin bu notları kendi sistemlerinden görüntüleyebileceğini belirtti. Laboratuvar tetkiklerine yönelik olarak Bildirici, aile hekimlerinin istem yaptıktan sonra hastaya e-Nabız tarafından benzersiz bir kod paylaşacağını söyledi. Bu işlem sırasında hastaların hastanede ayrıca muayene girişi yapmasına gerek olmayacağını ifade eden Bildirici, istem tarihinden itibaren en geç 3 iş günü içinde kodun kullanılmaması durumunda geçersiz olacağını dile getirdi. Mamografi ve yenidoğan kalça ultrasonografisi gibi belirli tetkikler için aile hekimlerinin sistem üzerinden randevu oluşturabileceğini belirten Bildirici, bu sürecin kolaylaştırıcı bir adım olduğunu ifade etti. Sağlıklı Hayat Merkezleri ile ilgili de açıklamalarda bulunan Bildirici, birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarındaki hekimlerin, uygun gördükleri hastalarını danışmanlık hizmeti için bu merkezlere yönlendirebileceğini belirtti. Ayrıca, Sağlıklı Hayat Merkezleri personelinin bu hastalar için bilgi notları düzenleyebileceğini ve bu notların diğer basamaklardaki hekimler tarafından görülebileceğini söyledi. Bildirici, Sağlık Bakanlığı'nın bu dijital entegrasyonun sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracağını ve daha etkili bir koordinasyon sağlayacağını vurguladığını ifade ederek açıklamalarını sonlandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.