SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hasat

Porsuk Haber Ajansı - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Farkı 5,6 Kata Ulaştı Haber

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Farkı 5,6 Kata Ulaştı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Temmuz ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Temmuz ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 461,2 ile havuçta görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Havuçtaki fiyat farkını yüzde 444,4 ile elma, yüzde 236,6 ile yeşil mercimek, yüzde 231,6 ile kabak ve yüzde 219,5 ile maydanoz takip etti. Havuç 5,6 kat, elma 5,4 kat, yeşil mercimek 3,4 kat ve kabak 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 11 lira olan havuç markette 61 lira 73 kuruşa, 18 lira 75 kuruş olan elma 102 lira 7 kuruşa, 24 lira 21 kuruş olan yeşil mercimek 81 lira 50 kuruşa, 17 lira 64 kuruş olan kabak 58 lira 49 kuruşa ve 6 lira 82 kuruş olan maydanoz 21 lira 79 kuruşa satıldı. Temmuz ayında markette fiyatı en fazla artan ürün sivri biber olurken üreticide kuru soğan oldu. Fiyatı en fazla düşen ürün ise markette karpuz, üreticide havuç oldu.” Market fiyatları “Temmuz ayında markette 39 ürünün 19’unda fiyat artışı, 20’sinde fiyat düşüşü görüldü. Temmuz ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 86,2 ile sivri biber oldu. Sivribiberdeki fiyat artışını yüzde 53,3 ile kuru soğan, yüzde 23,4 ile mısırözü yağı, yüzde 22,8 ile kuru üzüm ve yüzde 15,5 ile patates takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 49 ile karpuz oldu. Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 39,6 ile yeşil fasulye, yüzde 30,2 ile kiraz, yüzde 28,6 ile havuç ve yüzde 23,5 ile tavuk eti izledi.” Üretici fiyatları “Temmuz ayında üreticide 31 ürünün 8’inde fiyat artışı olurken 16 üründe fiyat düşüşü görüldü.7 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 51,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat düşüşünü yüzde 49 ile karpuz, yüzde 43,7 ile kabak, yüzde 38,6 ile yeşil mercimek ve yüzde 29,6 ile salatalık izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 52,9 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 49,2 ile sivri biber, yüzde 31,8 ile çilek, yüzde 13,9 ile domates ve yüzde 13,7 ile patates izledi.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Çukurova Bölgesi'nde yazlık kuru soğan çeşitlerinin hasadının geçen ay tamamlanması, İç Anadolu Bölgesi'nde ise erkenci çeşitlerin hasadının henüz yeni başlaması nedeniyle piyasada arz daralması yaşandı. Bu geçiş dönemi, üretici fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Kıyı kesimlerindeki seralarda sivri biber ve domates üretiminin sona ermesiyle arz azaldı, buna bağlı olarak üretici fiyatları yükseldi. Çilekte de üretim sezonunun sonuna yaklaşılması nedeniyle arz daraldı ve üretici fiyatlarında artış görüldü. Kabak, salatalık ve patlıcanda ise yayla bölgelerindeki üretimin devreye girmesiyle arz arttı. Talebin bu artışı karşılayacak düzeyde olmaması, üretici fiyatlarının gerilemesine yol açtı. Yazlık patateste ilkbahar döneminde uzun süre etkili olan yağışlar ürünlerde bozulmalara neden olarak arzı azalttı. Arzdaki daralma, patates üretici fiyatlarının yükselmesini beraberinde getirdi. Piyasada diğer sebzelerin bol miktarda bulunmasıyla birlikte, mevsimsel olarak havuç ve yeşil mercimekte arzın artması ve talebin zayıflaması üretici fiyatlarında düşüşe neden oldu. Karpuzun hasat edildikten sonra uzun süre depolanamayan bir ürün olması ve talebin beklentilerin altında kalması da üretici fiyatlarının gerilemesinde etkili oldu.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Temmuz ayında, Haziran ayına göre 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 0,1, amonyum nitrat gübresi ise yüzde 0,2 oranında artış gösterdi. Buna karşın ÜRE gübresinin fiyatında yüzde 10,9, amonyum sülfat gübresinde yüzde 8,6 ve DAP gübresinde yüzde 1,2 oranında düşüş görüldü. Geçen yılın Temmuz ayına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresi yüzde 71, amonyum sülfat gübresi yüzde 59,4, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 35,4, DAP gübresi yüzde 25 ve ÜRE gübresi yüzde 1,5 oranında arttı. Temmuz ayında Haziran ayına göre besi yemi fiyatları yüzde 0,1, süt yemi fiyatları yüzde 0,4 azaldı. Son bir yılda ise besi yemi yüzde 29,6, süt yemi yüzde 27,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Temmuz ayında mazot fiyatı aylık olarak 19,4 oranında, yıllık yüzde 43,6 oranında arttı.”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'dan TMO Sivrihisar Tesisleri'ne Ziyaret: "10 Milyon Tona Yakın Ürün Alındı" Haber

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'dan TMO Sivrihisar Tesisleri'ne Ziyaret: "10 Milyon Tona Yakın Ürün Alındı"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bugüne kadar 10 milyon tona yakın ürünü aldı. Yine alımlara, alım işlemlerine de devam ediyor." dedi. TMO Sivrihisar Tesisleri'ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, tarımsal üretimin ekonominin yanı sıra gıda arz güvenliği açısından son derece önemli olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye'nin çiftçileri ve üreticileri olarak hem ekonomiye katkı hem de gıda arz güvenliğinin garantisi için yoğun şekilde çalıştıklarını dile getiren Yumaklı, "Bu manada, Bakanlığımızla omuz omuza vererek tarımsal üretimin çok daha iyi noktalara gelmesi için çalışan, gayret eden bütün çiftçilerimize, bütün üreticilerimize buradan tekrar şükranlarımı sunuyorum." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'nin 2025 yılı sonundaki tarımsal hasılasının 83,2 milyar dolarla tarihinin en yüksek seviyesine çıktığını belirtti. "Bu sonuçla Avrupa'da birinci sıradaki yerimizi korurken dünyada da tarımsal hasılada yedinci sıraya gelmiş durumdayız." diyen Yumaklı, şöyle devam etti: "Tabii özellikle Anadolu'nun buğdayın ana vatanı olmasından da hareketle bazı kritik ürünlerin, stratejik ürünlerin ülkemizdeki üretimiyle alakalı çok yoğun bir çaba ve gayret sarf ediyoruz. Çünkü iklim değişikliği de dahil olmak üzere hem tohum çeşitlerinin geliştirilmesi hem de birim alandan alınan verimin artırılmasıyla ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu noktada buğdayın ve özellikle son dönemde devam eden hububatın, buğday başta olmak üzere stratejik ürünler olarak üretim planlamasının içindeki yeri son derece önemli." Bakan Yumaklı, "Dünya un ticaretinde de birinci sıradayız, un ihracatında. Makarnada ikinci sıradayız. Tabii bunların sadece belli dönemlerde değil, sürdürülebilir olarak devamının sağlanması gerekir. Bu noktada da dünyadaki konjonktürü de dikkate alarak sanayiyle birlikte, yani bunu işleyen un sanayisi ve diğer ürünlerle ilgili işlem yapan sanayiyle birlikte çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz." Yumaklı, bu sene son 66 yılın en iyi yağışlarının alındığını ifade etti. 650 NOKTADA ALIMLAR DEVAM EDİYOR Yurt genelinde buğday hasadının yüzde 73'ünün, arpa hasadının ise yüzde 79'unun tamamlandığını dile getiren Yumaklı, "Toprak Mahsulleri Ofisi, daha ilk günden açıkladığımız üzere herhangi bir şekilde çiftçimizin elinde 1 gram bile ürünün kalmayacağını, Toprak Mahsulleri Ofisine getirilen bütün ürünlerin alınacağını deklare etmişti. Bu minvalde 650 noktada alımlarına devam ediyor. Toprak Mahsulleri Ofisi bugüne kadar 10 milyon tona yakın ürünü aldı. Yine alımlara, alım işlemlerine de devam ediyor. Söylediğimiz her sözün yerine getirilmesiyle ilgili çalışan arkadaşlarımızın 7/24 gayretleri için onlara da teşekkür ediyorum." diye konuştu. “BİTKİSEL ÜRETİMDE CUMHURİYET TARİHİMİZİN REKORUNU BEKLİYORUM" Bakan Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı: "Tabii '10 milyon tonluk bir ürün alımı yapıldı' demiştim. Bunun vadesi gelen, ödeme vadesi gelenler de yaklaşık 58 milyar liralık bir ödemeye tekabül etti. Bunları da çiftçilerimizin, üreticilerimizin hesaplarına aktardık. Ben, inşallah Cumhuriyet tarihimizin rekorunu hem bitkisel üretimde hem de hassaten buğday ve arpa üretiminde bekliyorum. Öngörülerimiz bu şekilde. Hasat tamamlandıktan sonra genel bir değerlendirme yaparken de bunları kamuoyumuzla paylaşacağız inşallah. Bütün üreticilerimize, hasatları yapılan bütün ürünler için 'bereketli olsun' diliyorum. Bol kazançlar diliyorum

Ata Tohumu Kavılca Buğdayında Bereketli Hasat Haber

Ata Tohumu Kavılca Buğdayında Bereketli Hasat

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, ata tohumlarının korunması, çoğaltılması ve yeniden üretime kazandırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında ekimi gerçekleştirilen Kavılca buğdayında hasat başarıyla tamamlandı. Hasat programına katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu’nun binlerce yıllık tarımsal mirasını yeniden Eskişehir’in bereketli topraklarıyla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Çalışmalar kapsamında Kars’tan temin edilen yaklaşık 2 bin kilogram Kavılca buğdayı tohumu, 24 Ekim 2025 tarihinde Süpüren Mahallesi’nde 11 dekar, Yusuflar Mahallesi’nde ise 63 dekar olmak üzere toplam 73 dekarlık alana ekildi. Ekimden hasada kadar titizlikle takip edilen üretim sürecinin sonunda yaklaşık 17 ton Kavılca buğdayı elde edildi. Elde edilen yüksek verim, ata tohumu niteliğindeki Kavılca buğdayının Eskişehir’in iklim ve toprak koşullarına başarıyla uyum sağladığını ortaya koyarken, genetik mirasın korunması ve sürdürülebilir tarım anlayışı doğrultusunda yeniden üretime kazandırılması açısından da önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip Kavılca buğdayı, Eskişehir’in tarihî ve kültürel değerlerinden biri olan Küllüoba Ekmeği’nin en önemli hammaddeleri arasında yer alıyor. Hasadı gerçekleştirilen ürünün bir bölümü Küllüoba Ekmeği üretiminde kullanılacak, bir bölümü ise gelecek yıllardaki ekilişlerde değerlendirilmek üzere tohumluk olarak ayrılacak. Böylece hem ata tohumlarının çoğaltılması hem de gelecek nesillere aktarılması sağlanırken, Kavılca buğdayı üretiminin yaygınlaştırılması yönünde de önemli bir adım atılmış olacak. Hasat sonrasında tarlalarda kalan saplar da ekonomiye kazandırılacak. Balya haline getirilecek samanlar, aktif hayvancılık yapan yetiştiricilerin yem ihtiyacına destek olmak amacıyla değerlendirilecek. Böylece üretimin her aşamasında katma değer oluşturularak tarımsal kaynakların verimli kullanılması sağlanacak. Hasat programında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, şunları söyledi: “Yaklaşık 5 bin yıl önce bu topraklarda yetişen, Anadolu’nun kadim mirası Kavılca buğdayının tohumlarını yeniden Eskişehir’in bereketli topraklarıyla buluşturduk. Önce tohumu toprağa emanet ettik. Ardından yeşerip başağa duruşuna tanıklık ettik. Şimdi ise büyük bir mutlulukla hasadını gerçekleştirdik. Toprağımızdan aldığımız bu kadim buğdayı, geçmişten günümüze uzanan Küllüoba Ekmeğimizin üretiminde kullanacağız. Binlerce yıllık bir mirası yeniden canlandırıyor; kendi arazilerimizde emeğimiz ve toprağımızın bereketiyle geleceğe taşıyoruz. Çünkü bu yalnızca bir buğdayın değil, geçmişten bugüne şehrimizin kadim tarihinin yeniden filizlenmesidir.”

İYİ Parti Odunpazarı'ndan TMO Önünde Tepki: “Türk Çiftçisi Borç Batağında" Haber

İYİ Parti Odunpazarı'ndan TMO Önünde Tepki: “Türk Çiftçisi Borç Batağında"

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir binası önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, açıklanan taban fiyatların yetersizliği, ödemelerdeki uzun gecikmeler, girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar ve randevu sistemindeki aksaklıklar sert bir dille eleştirildi. TMO’nun kurulus misyonundan uzaklaştığını belirten Yer, Eskişehirli çiftçilerin yalnız bırakıldığını vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu. ​“Açıklanan Fiyatlar Gerçekten Uzak, Çiftçinin Zararı Büyüyor” ​Cumhuriyetin ilk kurumlarından biri olan ve 88 yıllık geçmişe sahip Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) asli görevinin Türk çiftçisinin en önemli geçim kaynağı olan hububat piyasasını düzenlemek ve yönlendirmek olduğunu hatırlatan Gürol Yer şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyetin ilk kurumlarından biri olan, 88 yıllık geçmişiyle tarımsal ürün piyasalarını düzenleyip üretici ile tüketiciyi koruyacak tedbir ve şartları oluşturma misyonu bulunan; faaliyet alanında tarımsal ürün piyasalarında istikrar sağlayıp paydaşlara güven veren, dinamik, yetkin ve çağın gerekleriyle uyumlu tarım sektörünün örnek ve önder kuruluşu olma vizyonuna sahip Toprak Mahsulleri Ofisi'nin önündeyiz. Hepimizin bildiği üzere TMO'nun esas ve asli faaliyet alanı, Türk çiftçisinin ana uğraşı olan hububat piyasasının yürütücüsü ve belirleyicisi olmaktır. 2026 dönemi hasadı başlamadan önce TMO, taban alım fiyatı olarak buğdayın kilogram fiyatını 16,50 TL, arpanın kilogram fiyatını ise 12,075 TL olarak açıklamıştı. Biz, İYİ Parti olarak Eskişehir Zahire Borsası önünden açıklanan fiyatın gerçekle ilgisi olmadığını, ürünün kilogram başına maliyet bedelinin en az 19,90 TL olması sebebiyle açıklanan resmî enflasyon oranında dahi artış yapılsa fiyatın yaklaşık 25 TL civarında olması gerektiğini söylemiştik. İrade tarafından belirlenen fiyat, geçen süreç içerisinde maalesef beklentilerin de altına inmeye devam etmekte; zaten zararda olan Türk çiftçisinin zararı, piyasa düzenleyicisi ve yürütücülerinin gözleri önünde, tepkisizlikleri neticesinde hızla artmaktadır. Mesela, 2 Temmuz'da ikinci sınıf, tonu 16.500 TL olarak değerlendirilen mahsulünü TMO'ya teslim eden çiftçimiz, parasını henüz devletten alamadı. 2 Temmuz'da motorin 65 TL idi. 26 Temmuz'da motorin 79,70 TL oldu. 2 Temmuz'da çiftçimiz ürününü teslim ettiğinde parasını alıp motorin alsaydı 254 litre motorin alabilecekti. Şu an para yatırılmış olsa dahi ancak 209 litre motorin alabilmektedir. Çiftçinin 45 litre mazotu nerede? Bir konuya daha dikkat çekmek istiyoruz. Herkes çiftçiye mazot ve gübre desteği verildiğini söylüyor. Ancak eski adıyla mazot ve gübre desteği, yeni adıyla temel ve planlı üretim desteği de maalesef zamanında ödenmemektedir. 2024 yılı Ekim-Kasım döneminde ekilen arpa ve buğday için ödenmesi gereken destekler, ancak yaklaşık bir buçuk yıl sonra üreticinin hesabına yatırılmıştır. Çiftçiye verilen destek bu kadar gecikince, enflasyon karşısında değerini kaybetmekte, yani daha çiftçinin eline ulaşmadan erimektedir. Destek vermek kadar, o desteği zamanında vermek de önemlidir diyoruz. Değerli katılımcılar, dikkatinize sunmak istiyoruz. 24 Temmuz 2026 Eskişehir Zahire Borsası kapanış fiyatları; • Buğday: 12,70 TL • Arpa: 10,50 TL olarak gerçekleşmiştir. Hangi akıl, hangi beceri, hangi hesap bu bozuk tabloyu olumluya çevirebilir; bunu merak ediyoruz. Piyasa gerçekleşmesi bu durumdayken biz, İYİ Parti olarak yetkililere soruyoruz: Bu süreçte TMO, kendisine getirilen ve resmî fiyatı 16,50 TL olarak açıklanan buğdayın kalitesini gerekçe göstererek fiyat düşürmekte midir? "Birinci sınıf ve ikinci sınıf buğday alım kapasitemiz doldu, üçüncü ya da dördüncü sınıf bedelinden alım yapabiliriz." denilmekte midir? Harman sürecini dört gözle bekleyen, tüm borç ve ödemelerinin günü gelen üreticiler; normalde ilan edilen ve taban fiyat olması gereken fiyatın altında, ürününü tüccara maliyetinin altına satmaya mecbur bırakılmakta mıdır? Biz diyoruz ki; aynen böyledir ve buna kimsenin sesi, soluğu çıkmamaktadır. Yani göstermelik biçerdöverlere binmek, yandaşları toplayıp görüntü vermek konunun aslı değildir, diyoruz. Değerli katılımcılar, TMO ile ilgili bir diğer olumsuzluk ise randevu sisteminin getirdiği zorluklar ile Çiftçi Kayıt Sistemi'ndeki giderilmeyen aksaklıklar zinciridir. Ayrıca yaş ortalaması 65 olan üretici kitlesi, randevu sistemini kullanmakta ciddi zorluk yaşamaktadır. Bu hususa da dikkat çekilmesini istiyoruz. Randevu probleminden devam edersek; Köylerimizde hububat hasadı, biçerdöverlerin mevki mevki çalışması nedeniyle bölgelere göre parça parça yapılmaktadır. Hasat edilen ürün, römork ya da kamyonlarla TMO'ya teslim edilmektedir. Ancak uygulamaya konulan randevu sistemi şu anda çok ileri tarihlere randevu vermekte, üreticiler ise ürünlerini bekletmek ve depolamak zorunda kalarak büyük mağduriyet yaşamaktadır. Bunun aksini iddia eden varsa buyursun, köylerimizi birlikte gezelim; nedir, ne değildir yerinde görsün. Biz bize iletilenler doğrultusunda sorun ve talepleri dile getiriyoruz. Üreticiler, teslim ve randevu alabilmek için siyasi parti kapılarını aşındırmakta, bürokratlara gitmek zorunda kalmaktadır. Eğer bunun böyle olmadığını söyleyen varsa... Biz bu konuda duyduklarımızı belgeleyip teyit edersek, gerçekten birilerinin yüzüne seslenir ve yaptıklarının kul hakkının çok ötesinde bir davranış olduğunu önlerine koyarız. Buradan bürokratları uyarıyoruz: • Sıralamaya müdahale etmeyin. • Kontenjan kullanmayın. • Ayrımcılık yapmayın. Ürün değerlendirmesinde iddia edildiği gibi değil, gerçekçi davranın. O ürünün bedelinde; klimalı odalarda serin serin oturarak değil, kıraç tarlalarda alın teri dökülerek kazanılmış emeğin hakkı vardır ve bunun vebali ağırdır, diyoruz. İddialarımızın aksine bir durum varsa, "Kesinlikle böyle bir şey yok." diyorlarsa; Bunu açıklasınlar. Biz hodri meydan diyoruz. Değerli katılımcılar, Milletin efendisi olan, Ata toprağını bekleyen ve milletin geleceği için üretmeye çalışan Türk çiftçisi maalesef zor durumdadır ve çıkmaz bir yoldadır. Tarım politikası ve uygulamaları açıkça "Ekmeyi bırak." demektedir. Üretmek yerine ithal etmeyi daha doğru gören bir anlayışa rağmen Türk çiftçisi, millî bir ruhla, zarar etmesine rağmen, üretmeye devam etmektedir. Biraz vicdanı olan muhataplar bunu görmeli; menfaat siyasetiyle değil, millî tarım siyasetiyle hareket etmelidir. Bizim önerimiz budur. 2006 yılında bu iktidar tarafından çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre bütçeden ayrılacak tarımsal destekleme oranı, bir önceki yılın gayrisafi millî hasılasının yüzde 1'inden az olamaz. Ancak bu hüküm bugüne kadar asla uygulanmamıştır. Bunu resmî kaynaklar ve ilgili birlikler açıkça ifade etmektedir. Türk çiftçisinin anasının ak sütü gibi helal olan bu hakkının da dikkatlerden kaçmaması için hatırlatmak istedik.1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında Anadolu çiftçisine sahip çıkmak amacıyla kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi'nin önünden Eskişehir'in siyasi dinamiklerine sesleniyoruz. İYİ Parti olarak diyoruz ki; İktidar ve muhalefetin temsilcileri Eskişehir'de pırlantacı açılışında çok güzel buluşuyor, keyifle kurdele kesebiliyorlar. Hiçbirinizin umurunda olmayan çiftçi burada. Köylü burada. Ama onlar buraya gelemiyor, gelmiyor. İşte bu sebeple biz hepinize karşıyız. İşte bu sebeple siz hepiniz, biz tekiz. İşte bu sebeple siz orada, biz burada milletin yanındayız, diyoruz. Türk çiftçisini, köylüsünü sahipsiz sanmayın. Yanında kimse olmasa bile biz daima olacağız. İnanın; köylümüzün, çiftçimizin, üreticimizin asil ruhu sizi yenecektir, diyoruz. Ata emaneti toprağı, her türlü dış mihraklı operasyona rağmen işlemeye devam edecek ve kendisine yüklenen o misyon gereği milletin geleceğinde söz sahibi olacaktır, diyoruz. Selam olsun tüm olumsuzluklara rağmen ekene, biçene; neticede boynu bükük kalan köylüye, çiftçiye. Selam olsun Büyük Milletin Efendisi'ne. Biz cesur bir yürek olarak sesleniyoruz: Bekle çiftçi kardeşim, bekle köylü kardeşim. Size değer verecek, size sahip çıkacak iyiler mutlaka gelecek."

Eskişehir'de Soğan Hasadı Tüm Hızıyla Sürüyor Haber

Eskişehir'de Soğan Hasadı Tüm Hızıyla Sürüyor

Eskişehir, soğan üretimindeki güçlü konumunu 2026 sezonunda da sürdürüyor. Tepebaşı ilçesinde gerçekleştirilen hasat programında üreticilerle bir araya gelen İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, sektörün mevcut durumunu ve gelecek süreçteki çözüm önerilerini değerlendirdi. ​Eskişehir genelinde 2026 yılı erkenci çeşit kuru soğan hasadı büyük bir hareketlilikle devam ediyor. Tarım kenti Eskişehir, Türkiye'nin kuru soğan üretimindeki stratejik önemini bu sezon da tescilliyor. ​Tepebaşı Beyazaltın Mahallesi'nde Hasat Mesaisi ​Hasat çalışmaları kapsamında Tepebaşı ilçesine bağlı Beyazaltın Mahallesi'nde özel bir program düzenlendi. Gerçekleştirilen saha buluşmasına, ​İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel ÇİL, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Nizamettin ÇETİNER, ​Bölgede soğan ekimi yapan çok sayıda çiftçi katıldı. ​Program boyunca üreticilerle birebir görüşen il müdürlüğü yetkilileri, kuru soğanın hem Eskişehir hem de ülke genelindeki mevcut piyasa ve üretim durumunu masaya yatırdı. İlimizin sahip olduğu yüksek üretim potansiyeli göz önünde bulundurularak, önümüzdeki dönemde izlenecek stratejiler ve çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulunuldu. ​İl Müdürü Yüksel ÇİL: "Bilinçli Üretimin Karşılığını Alıyoruz" ​Hasat sahasını yerinde inceleyen ve tarlaları gezen İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel ÇİL, elde edilen rekolte sonuçlarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. ​Tarlalarda bilinçli ve modern tarım teknikleriyle üretim yapan çiftçileri tebrik eden ÇİL, bakanlık ve il müdürlüğü olarak üreticinin her zaman yanında olduklarını vurguladı. ÇİL açıklamasında, "İlk ekiliş aşamasından son hasada kadar çiftçilerimize her türlü teknik destek konusunda yardımcı olmaya devam edeceğiz," ifadelerini kullandı. ​Eskişehir Tarımı İçin Soğanın Önemi ​Türkiye'nin önemli tarım üslerinden biri olan Eskişehir, uygun iklim koşulları ve toprak yapısı sayesinde kuru soğan üretiminde yüksek verim elde ediyor. Uzmanlar, bilinçli tarım uygulamaları ve artan teknik destekler sayesinde il genelindeki rekolte ve ürün kalitesinin her geçen yıl daha da yükseldiğine dikkat çekiyor. Hasat döneminin sezon boyunca üreticiler için bereketli geçmesi bekleniyor.

Üretici ile Market Arasında Uçurum! Bazı Ürünlerde Fiyat 5 Kata Yaklaşıyor! Haber

Üretici ile Market Arasında Uçurum! Bazı Ürünlerde Fiyat 5 Kata Yaklaşıyor!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat makasının açılmaya devam ettiğini belirterek, girdi maliyetlerindeki son durumu ve fiyat değişimlerinin arka planını değerlendirdi. Haziran ayı verilerine göre üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 379,3 ile elmada görüldüğüne dikkat çeken Bayraktar, elmadaki bu büyük farkı sırasıyla yüzde 284,2 ile havucun, yüzde 283,5 ile çileğin, yüzde 251,3 ile yeşil fasulyenin ve yüzde 246,9 ile kirazın takip ettiğini vurguladı. Elmanın üreticide 18 lira 75 kuruş iken markette 89 lira 87 kuruşa satıldığını, havucun 22 lira 50 kuruştan 86 lira 45 kuruşa, çileğin 43 liradan 164 lira 91 kuruşa, yeşil fasulyenin 46 lira 25 kuruştan 162 lira 45 kuruşa ve kirazın 57 lira 50 kuruştan 199 lira 48 kuruşa ulaştığını belirten Bayraktar, Haziran ayında markette fiyatı en çok artan ürünün çilek, üreticide ise kabak olduğunu ifade etti. Market fiyatlarını değerlendiren Şemsi Bayraktar, Haziran ayında incelenen 38 ürünün 21’inde fiyat artışı, 17’sinde ise fiyat düşüşü yaşandığını, markette fiyatı en fazla artan ürünün yüzde 81 ile çilek olduğunu, bu ürünü yüzde 52,2 ile havuç, yüzde 32,8 ile kabak, yüzde 32,5 ile kuru soğan ve yüzde 24,7 ile patatesin izlediğini, öte yandan markette fiyatı en fazla azalan ürünün yüzde 37,8 ile domates olduğunu ve onu sırasıyla karpuz, nohut, kuru üzüm ve yumurtanın takip ettiğini söyledi. Üretici fiyatlarındaki değişimlere de değinen Bayraktar, 30 ürünün 12’sinde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü, 9’unda ise değişim olmadığını, üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 54,8 ile karpuzda, en çok fiyat artışının ise yüzde 112,5 ile kabakta görüldüğünü dile getirdi. Fiyat değişimlerinin nedenlerini analiz eden TZOB Genel Başkanı Bayraktar, sera sezonunun bitmesiyle kabak, patlıcan, sivri biber ve salatalık arzının düştüğünü, bu durumun fiyatları yukarı çektiğini; domateste ise yayla hasadının başlamasıyla arz artışı yaşandığını ve fiyatların düştüğünü ifade etti. Hasat miktarındaki artışın karpuzda fiyatı aşağı çektiğini, limonda ise talebin azaldığını söyleyen Bayraktar, ilkbahar yağışlarının uzun sürmesi nedeniyle yazlık patateste verim kayıpları ve arz sıkıntısı yaşandığını, turizm sezonuna bağlı talep artışının ise havuç fiyatlarını yükselttiğini belirtti. Tarımsal girdi maliyetlerindeki tabloyu da paylaşan Şemsi Bayraktar, Haziran ayında Mayıs ayına göre 20.20.0 kompoze gübresi ve DAP gübresinde sınırlı artışlar görülürken, ÜRE, amonyum sülfat ve amonyum nitrat gübre fiyatlarında düşüşler yaşandığını, ancak yıllık bazda bakıldığında amonyum sülfatın yüzde 77,9, amonyum nitratın yüzde 72,4 oranında artışla üreticinin belini büktüğünü vurguladı. Yıllık bazda besi yemi fiyatlarının yüzde 30,9, süt yeminin yüzde 29,2, elektrik fiyatlarının yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatlarının yüzde 27,8 ve mazot fiyatının ise yüzde 31,5 oranında arttığına dikkat çeken Bayraktar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için bu maliyet artışlarının yakından izlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Beş Bin Yıllık Miras Eskişehir’de Başaklandı Haber

Beş Bin Yıllık Miras Eskişehir’de Başaklandı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Seyitgazi ilçesindeki Küllüoba kazılarında bulunan 5 bin yıllık ekmek kalıntısından yola çıkarak başlatılan Kavılca Buğdayı projesinin Seyitgazi Süpüren Mahallesi’ndeki tarlalarını ziyaret etti. Ekim ayında toprakla buluşturulan ata tohumlarının başak verdiğini yerinde inceleyen Başkan Ünlüce, üretilen buğdayların önümüzdeki yıl daha geniş alanlara ekileceğinin müjdesini verdi. GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN LEZZET: KÜLLÜOBA EKMEĞİ Seyitgazi ilçesinde yer alan ve geçmişi yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan Küllüoba kazılarında, tarihi bir ekmek kalıntısı gün yüzüne çıkarılmıştı. Bu değerli bulguyu titizlikle inceleyen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, aslına uygun oran ve malzemelerle Küllüoba Ekmeği’ni yeniden üreterek Halk Ekmek güvencesiyle vatandaşların beğenisine sunmuştu. KARS'TAN ESKİŞEHİR TOPRAKLARINA ATA TOHUMU YOLCULUĞU Ekmeğin ana bileşenlerinden biri olan genetiği değiştirilmemiş Kavılca Buğdayının 5 bin yıl önce bu topraklarda yetiştiğini fark eden Büyükşehir Belediyesi, tarihi mirası yeniden canlandırmak için harekete geçti. Kars’tan temin edilen ata tohumları, geçen ekim ayında Süpüren ve Yusuflar Mahallesi’ndeki belediye arazilerinde toprakla buluşturularak 70 dönümlük bir alanda ilk deneme ekimi yapıldı. TARLALAR BAŞAK VERDİ: “BÜYÜK BİR GURUR YAŞIYORUZ” Süpüren’deki tarlayı ziyaret ederek yeşeren ve başaklanan ekinleri inceleyen Başkan Ayşe Ünlüce, projenin başarısından duyduğu mutluluğu şu sözlerle ifade etti: “Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde yer alan ve geçmişi yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayanan Küllüoba kazılarında, tarihi bir ekmek kalıntısı gün yüzüne çıkarıldı. Bu değerli bulguyu inceleyerek aslına uygun oran ve malzemelerle yeniden ürettiğimiz Küllüoba Ekmeği’ni, Halk Ekmek güvencesiyle halkımızın beğenisine sunduk. Bu kadim ekmeğin en önemli bileşenlerinden biri olan Kavılca Buğdayının, 5 bin yıl önce bu topraklarda yetiştiğini fark edince, 'Aynı buğdayı bu topraklarda yeniden yetiştirebilir miyiz?' sorusunun peşine düştük. Kars’tan temin ettiğimiz ata tohumlarını, ekim ayında Süpüren ve Yusuflar Mahallemizdeki tarlalarda toprakla buluşturarak 70 dönümlük bir alanda ilk denememizi gerçekleştirdik. Bugün, o tarlalardan birinde buğdaylarımızın başaklandığını görmenin büyük mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Hasat edeceğimiz ürünlerden ayıracağımız tohumlarla, önümüzdeki yıl Kavılca Buğdayını çok daha geniş alanlarda ekerek bu mirası yaşatmaya devam edeceğiz.” KURAKLIĞA DAYANIKLI VE GELECEĞE UMUT VEREN TARIM İklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede önemli bir yere sahip olan, olumsuz iklim koşullarına dayanıklı Kavılca Buğdayının Eskişehir topraklarına uyum sağlaması, bölge tarımı için de yeni bir dönemin kapısını araladı. İlk hasattan elde edilecek ürünlerin büyük bir kısmı tohumluk olarak ayrılacak ve önümüzdeki üretim sezonunda Eskişehir genelinde çok daha geniş arazilerde yerel üreticilerle birlikte toprakla buluşturulacak.

1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor! Haber

1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa hasadının başladığı bölgelerde üreticinin büyük bir belirsizlik içinde olduğunu belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi'ni (TMO) acilen alım fiyatlarını açıklamaya davet etti. Buğday Üreticisinin Gözü Kulağı TMO’da CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı tarımsal üretim verileri ve hasat süreciyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Yağışların bu yıl rekolteye olumlu yansıdığını ifade eden Gürer, Çukurova başta olmak üzere pek çok bölgede hasat dönemine girilmesine rağmen fiyatların hala netleşmemesini sert bir dille eleştirdi. "Piyasa Tüccarın İnsafına Bırakılmamalı" Üreticinin yüksek girdi maliyetleri altında ezildiğini vurgulayan Gürer, TMO’nun devreye girmemesi durumunda çiftçinin zarar edeceğine dikkat çekti: "Piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatları oluşuyor. Çiftçi ürününü değerinde satamazsa bir sonraki yıl üretimden uzaklaşır. TMO, maliyet artı makul kâr payı ile fiyatı bir an önce açıklamalıdır." 2026 Buğday Maliyeti Ne Kadar? Fiyat Beklentisi 24 TL! Gürer, artan enflasyon ve girdi maliyetleri doğrultusunda yaptıkları hesaplamaları paylaştı. Çiftçinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için taban fiyatın 24 TL’nin üzerinde olması gerektiğini savundu. Sulu Tarım Maliyeti: 20 TL / kg Kuru Tarım Maliyeti: 21 TL ve üzeri / kg Önerilen Alım Fiyatı: En az 24 TL / kg Türkiye’nin Buğday Üretimi Neden Geriliyor? Türkiye’nin geçmiş yıllardaki üretim verilerini bugünkü tabloyla kıyaslayan Gürer, çarpıcı rakamlar sundu. 2002 yılında 19,5 milyon ton olan buğday üretiminin, 2025 yılında 17,9 milyon tona gerilediğini belirtti. Tarım Arazilerindeki Kayıp Korkutuyor 2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2,8 milyon hektar tarım arazisinin devre dışı kaldığını söyleyen Gürer, "Bu alanlarda üretim devam etseydi, bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı ihraç ediyor olurduk" dedi. "1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor" Çiftçinin emeği ile nihai ürün arasındaki adaletsizliğe dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, simit örneğiyle konuyu özetledi: "Bugün 1 kilo buğdaydan 8 simit üretiliyor. Simidin içinde un, işçilik, kira her şey var ama o buğday için çiftçinin tam bir yıllık emeği var. Çiftçinin emeğini korumazsak gıda güvenliğimizi sağlayamayız." İthalat Bağımlılığına Son Verilmeli Türkiye’nin yıllık buğday ihtiyacının 22 milyon ton olduğunu belirten Gürer, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında her yıl 6 ila 10 milyon ton buğday ithal edildiğini hatırlattı. Üretici desteklenirse Rusya ve Ukrayna buğdayına muhtaç kalınmayacağının altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.