SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hasan Hüseyin Köksal

Porsuk Haber Ajansı - Hasan Hüseyin Köksal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasan Hüseyin Köksal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Kadınlar Komisyonunda Bayrak Değişimi Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Kadınlar Komisyonunda Bayrak Değişimi

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi Kadınlar Komisyonu Başkanlığında görev değişimi gerçekleşti. Komisyon başkanlığı görevini özveriyle yürüten Bengühan Fatma Demirtaş, görevini Filiz Kurt’a devretti. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının çalışma hayatının yanı sıra sosyal ve kültürel yaşamlarına da katkı sunmayı amaçlayan Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi, kadın çalışanlar arasındaki dayanışmayı güçlendiren çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Kadınlar Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttüğü süre boyunca, fedakârca 7 gün 24 saat görev yapan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarını çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerde bir araya getirerek birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna önemli katkılar sunan Bengühan Fatma Demirtaş’a teşekkür edildi. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, görev süresi boyunca ortaya koyduğu özverili çalışmalar ve emeklerinden dolayı Bengühan Fatma Demirtaş’a teşekkür ederek, bundan sonraki yaşamında sağlık, mutluluk ve başarı dileklerini iletti. Başkan Köksal, Kadınlar Komisyonu Başkanlığı görevini devralan Filiz Kurt’a da yeni görevinde başarılar dileyerek, bu anlamlı bayrağı daha ileriye taşıyacağına, kadın sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının talep ve beklentilerini güçlü bir şekilde temsil edeceğine olan inancını ifade etti. Kadınların sendikal mücadeledeki etkin rolünün ve dayanışmasının önemine dikkat çeken Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi olarak üyelerin sosyal, kültürel ve mesleki gelişimlerine katkı sunan çalışmaları sürdüreceklerini belirtti. Köksal, kadın sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının birlik ve beraberliğini pekiştiren etkinliklerin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini vurguladı.

Sağlık-Sen Şube Başkanı Köksal: "Bu Şehrin Üçüncü Bir Hastaneye İhtiyacı Var" Haber

Sağlık-Sen Şube Başkanı Köksal: "Bu Şehrin Üçüncü Bir Hastaneye İhtiyacı Var"

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, düzenlediği basın toplantısında Eskişehir'deki sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları, hastane altyapı eksikliklerini ve kamuoyunda tartışılan iddiaları tüm detaylarıyla ele aldı. Sağlık sektöründeki tükenmişliğe, artan iş yüküne, liyakat tartışmalarına ve altyapı yetersizliklerine dikkat çeken Köksal, yetkililere acil ve radikal adımlar atılması çağrısında bulundu. ​Eskişehir genelindeki sağlık çalışanı profiline değinen Köksal, 4D'li işçilerle birlikte şehirde yaklaşık 10 bin kişilik büyük bir sağlık ordusunun görev yaptığını hatırlattı. Ancak bu büyük ordunun ne yazık ki mutsuz, umutsuz ve tükenmiş durumda olduğunu vurguladı. Mevcut personelin artık işe gelmek istemediğini, aşırı yoğun mesailer ve aile düzeninin bozulması sebebiyle boşanma oranlarının tırmanışa geçtiğini defalarca ilgili mercilere ilettiklerini belirtti. Bürokratların sürekli sayısal verilerden ve kaç hasta muayene edildiğinden bahsettiğini ancak sahadaki gerçek insan hikayelerinin ve psikolojik yıkımın görmezden gelindiğini ifade etti. ​Bu tükenmişliğin somut bir örneğini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) hastane alımları üzerinden veren Köksal, üniversitede yüzlerce kadro için ihaleye çıkıldığını ancak başvuru oranının yüzde 20'lerde kaldığını ve yüzlerce kadronun boş kaldığını duyduklarını söyledi. Türkiye genelinde 200 bin ila 250 bin arasında ebe ve hemşire mezunu varken, 70 bin ila 75 bin lira gibi cazip bir garanti gelirin sunulduğu bu pozisyonlara neden başvuru yapılmadığının idari olarak derinlemesine araştırılması gerektiğini vurguladı. Sağlık çalışanlarının ESOGÜ'deki çalışma şartlarını duyarak başvurmaktan vazgeçtiğini belirten Köksal, bu durumun yetkililer tarafından masaya yatırılması şarttır dedi. ​Eskişehir’in sağlık altyapısının nüfus artışını kaldıramadığını belirten Köksal, Sağlık Bakanlığı'nın Personel Çalışma Sayısı (PDC) güncellemelerinde Eskişehir'in kadrosunu artırmadığını dile getirdi. Her geçen gün emeklilikler ve kronik sağlık sorunları nedeniyle personellerin kaybedildiğini, yerine yenisi alınamadığı için de "yaşlanan bir Eskişehir sağlık ordusu" oluştuğunu kaydetti. Bu dezavantajın altını çizen Köksal, Eski Devlet Hastanesi bölgesine acilen 3. bir hastanenin yapılması gerektiğini, "3. bir hastane açmadan ara eleman alamayız" sözleriyle bir kez daha siyasilere ve seçilmişlere kanıtlarıyla birlikte sundu. ​Gündemi sarsan hastane raporu ve devamsızlık iddialarına da geniş yer ayıran Köksal, olayların gelişim sürecini aktardı. Şehir Hastanesi'nde çalışan bir sekreterin mesajıyla durumdan haberdar olduğunu belirten Köksal, mesaiye yarım saat geç kalanlara anında işlem yapılırken bazı kişilerin yurt dışından rapor alarak mesaide olmamasının adalet duygusunu zedelediğini söyledi. Konuyu öğrenir öğrenmez 1 dakika içinde Sağlık Müdürüne, Valiye ve ilgili başhekime ilettiğini, ancak 2 gün boyunca resmi bir ses çıkmadığını ifade etti. Olayın basına yansımasının ardından konunun çarpıtıldığını ve bazı çevrelerin "Sendika kendi adamını mı atayacak?" gibi asılsız iddialarla konuyu başka bir yöne çekmeye çalıştığını belirten Köksal, bu zihniyete sert tepki gösterdi. 6 bin üyeli bir sendikanın başkanı olarak personel atamak gibi bir derdinin olmadığını, asıl odaklanılması gereken noktanın haksız raporlar ve perşembe-cuma günleri nerede olunduğu sorusu olduğunu vurguladı. Valiliğe açık bir çağrıda bulunarak bu soruşturmanın akıbetinin şeffaflıkla paylaşılmasını istedi ve devlet makamlarının bu tür uygunsuzluklar karşısında daha net duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti. ​Eskişehir Osmangazi Üniversitesi hastane binası ve üniversite trafiği tartışmalarına da değinen Köksal, Rektör Hanım'ı bu konularda desteklediklerini belirtti. Üniversite bahçesinin transit yol olarak kullanılmasının hastane güvenliğine zafiyet oluşturduğunu ve akşam saatlerinde binlerce çalışanın evine dönerken çevre yolu gibi kullanılan bu yolda mağdur olduğunu dile getirdi. Üniversitenin görevinin Eskişehir trafiğini çözmek olmadığını söyleyen Köksal, asıl görevin Büyükşehir Belediyesi'nde olduğunu, Hasan Polatkan Caddesi'ne Shell Petrol önüne yapılacak bir batçık ile 20 yıllık Eskişehir trafiğinin çözülebileceğini savundu. Ayrıca ESOGÜ binasının güçlendirilmesi adı altında 1 milyar TL harcanarak butik bir hastaneye çevrilmesine karşı çıktığını, ilk günden beri binanın tamamen yenilenerek yeni bir hastane yapılması gerektiğini savunan tek sendikacı olduğunu hatırlattı ve Rektör Hanım'ın bu yöndeki kararlı tutumunu tebrik etti. ​Ambulans hizmetleri ve sahadaki konuşlanma sorunlarına da değinen Köksal, kendisinin de geçmişte ambulansın her kademesinde çalışmış bir isim olarak hastanın ambulansta acilden daha güvenli olduğunu belirtti. Türkiye genelinde ve Eskişehir'de ambulansların olay yerine ulaşım sürelerinin ilk 10 dakika içinde gerçekleştiğini, 62 aktif ambulansla iyi bir yayılım sağlandığını ifade etti. Ancak büyüyen Eskişehir'de; Aşağı Söğütönü, Yukarı Söğütönü ve Ihlamurkent gibi 50 bini aşan nüfusa sahip yeni mahallelerde ambulansların konuşlanacağı yer bulamadıklarını söyledi. Yerel yönetimlerle merkezi idare arasındaki uzlaşı eksikliği ve bürokratik engeller nedeniyle kamu kurumlarının bu bölgelerde güçlendirilemediğini, Tepebaşı bölgesindeki Alzheimer Merkezi'nden bile yer talep ettiklerinde zorlandıklarını dile getirdi. ​Sağlık kurumlarındaki iç organizasyon sıkıntılarından ve asistan krizlerinden de bahseden Köksal, ESOGÜ'nün YÖK'e bağlı olması sebebiyle sunulan sağlık hizmetlerinin denetiminde boşluklar oluştuğunu ifade etti. Şehir Hastanesi'ne alınan 150 asistanın eğitileceği alan sıkıntıları yaşandığını, bir hocanın egosu yüzünden 20'ye yakın asistanın istifa ettiğini, devletin 25 yılda yetiştirdiği bir tıp doktorunun bu tarz bireysel kaprisler yüzünden küstürülmesinin acil servisleri ve genel sistemi çökerttiğini belirtti. Eskişehir'de ağır ameliyat geçiren hastaların koridordaki tuvaletleri kullanmak zorunda kalmasının ve vatandaşların Osmangazi yerine farklı alternatifler aramasının yöneticiler tarafından şapka öne konarak düşünülmesi gereken büyük bir sorun olduğunu vurguladı. ​Konuşmasının sonunda genel sağlık politikalarına, özel hastane sektörüne ve beyin göçüne değinen Köksal, uzun süreli iktidarların bürokratlarda yarattığı "Beğenmeyen çeksin gitsin" anlayışını eleştirdi. 20-25 bin lira asgari ücretin olduğu bir ülkede 75 bin liralık gelirin beğenilmemesinin sorgulanması gerektiğini, sağlık çalışanlarının potansiyel birer kronik hasta adayı olduğunu ve zorlu mesai şartlarının insan doğasına aykırı olduğunu yineledi. Sağlık sistemindeki rantlara, bıçak parası iddialarına ve özel hastane yoğunluğuna dikkat çeken Köksal, sıfır beklenti ve korkusuz bir duruşla doğruları savunmaya devam edeceklerini belirterek, "Bu bataklığı kurutmadan bu ülkeyi ve sağlık çalışanlarını mutlu edemezsiniz" diyerek sözlerini noktaladı.

Eskişehir’in Trafik Sorunu Var, Çözüm Üniversitede Değil Belediyede! Haber

Eskişehir’in Trafik Sorunu Var, Çözüm Üniversitede Değil Belediyede!

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kampüsü ve Tıp Fakültesi Hastanesi çevresinde okulların açılmasıyla birlikte yeniden tırmanan trafik sorunu tekrar gündeme geldi. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Okullar açılıyor. Her gün yaklaşık 25 bin hasta ve hasta yakını fakülteye gelirken, üniversitede 6 bin çalışan personel görev yapıyor. Trafik sorununun çözülmesini isteyen Eskişehir halkı artık şu gerçeği görmelidir: Şehir içi trafiğini rahatlatacak bat-çık, alt geçit ve üst geçit gibi ulaşım projelerini hayata geçirmek üniversitenin görevi değildir. Osmangazi Üniversitesi’nin yakınındaki benzin istasyonu önünde neden bir bat-çık projesi yapılmasın? Neden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, bu bölgedeki trafik sorununu kalıcı olarak çözecek büyük ve vizyoner bir ulaşım projesi ortaya koymasın? Bu tür projeleri görmek için Erzurum’a, Ankara’ya, Denizli’ye, Konya’ya veya Gaziantep’e mi gitmemiz gerekiyor? Rektör Hanım’ın aldığı karar doğrudur. Trafiği çözmek üniversitenin işi değildir. Üniversite kampüsüne “kestirme yol” gözüyle bakmak, üniversitenin asli görevlerini göz ardı etmek ve trafik sorununu yanlış yerde çözmeye çalışmak olur. Üniversite güvenliği ve hastane bahçesi; otopark, transit geçiş alanı veya şehir içi çevre yolu değildir. Bu nedenle, üniversitemizin ve hastanemizin güvenliğini ve işleyişini koruyan bu yaklaşımda Rektörümüzün yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ancak çözüm üretmek zorundayız. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni; günü kurtaran düzenlemeler yerine, şehrin ulaşım ihtiyacına cevap verecek kalıcı, kapsamlı ve vizyoner projeler üretmeye davet ediyoruz. Eskişehir, 2026 yılında neden büyük bir ulaşım projesine imza atmasın? Neden şehrimizin ihtiyacına uygun, modern ve uzun vadeli bir bat-çık, alt-üst geçit ve ulaşım koridoru hayata geçirilmesin? Eskişehir’in trafik sorunu var. Çözüm üniversitede değil, belediyede. Sorumluluk Büyükşehir Belediyesi’nde!''

Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Hemşire ve Ebe Krizi Haber

Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Hemşire ve Ebe Krizi

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi tarafından Eskişehir ve bölge illere sağlık hizmeti sunan kritik kuruluşlardan biri olan Eskişehir Şehir Hastanesi'nde hemşire ve ebe personel eksikliği yeniden gündeme getirildi. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Eskişehir Şehir Hastanesi, sahip olduğu yatak kapasitesi ve sunduğu sağlık hizmetleriyle yalnızca Eskişehir'e değil, çevre illerden gelen hastalara da hizmet veren önemli sağlık kuruluşlarımızdan biridir. Ancak hastanenin büyüklüğü ve hizmet yükü değerlendirildiğinde, hemşire ve ebe personelinin mevcut durumunun yalnızca toplam kadro sayısı üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığı görülmektedir. Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi olarak yaptığımız çalışma kapsamında ortaya çıkan veriler, bu konuya daha dikkatli bakılması gerektiğini göstermektedir. Hastanede toplam 1.276 hemşire ve ebe kadrosu bulunurken, çalışmada 1.005 personelin nöbet hizmetinde değerlendirilebildiği görülmektedir. Çeşitli nedenlerle nöbet hizmetine dahil edilemeyen personel sayısı ise çalışmada 374 kişi olarak ortaya konulmuştur. Bu durum, nöbet hizmetinin fiilen görev yapan personel üzerinde daha yoğun şekilde yürütülmesine neden olabilmektedir. Burada özellikle belirtmek isteriz ki; nöbet hizmetine dahil olamayan personelin her birinin farklı ve kendi içinde haklı bir gerekçesi bulunmaktadır. Engelli raporu, doğum sonrası izinler, süt izni, yarı zamanlı çalışma, gündüzlü birimlerde görev, geçici görev ve benzeri durumlar çalışma hayatının doğal parçalarıdır. Bu çalışanlarımızın haklarının tartışma konusu yapılması doğru değildir. Asıl mesele, bu çalışma düzenlerinin ortaya çıkardığı personel ihtiyacının ayrıca planlanmasıdır. Çünkü bir personelin yasal hakkını kullanması, diğer sağlık çalışanlarının daha fazla iş yükü üstlenmesini gerektirmemelidir. PERSONEL AÇIĞI SAHADA DAHA FAZLA HİSSEDİLİYOR Çalışmada hastanenin farklı birimlerine ilişkin yapılan değerlendirmede, mevcut çalışan sayısı ile olması gereken personel sayısı arasında fark bulunduğu görülmektedir. Verilere göre 1.233 hemşire ve ebenin çalıştığı, hizmetin gerektirdiği personel sayısının ise 1.435 olması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu iki rakam arasındaki fark 202 kişi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tabloya nöbet hizmetine dahil edilemeyen personel de eklendiğinde, hizmetin fiilen yürütülmesi açısından ortaya çıkan insan gücü ihtiyacının daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Eskişehir Şehir Hastanesinin 950 klinik ve 217 yoğun bakım olmak üzere toplam 1.167 yatak kapasitesine sahip olduğu düşünüldüğünde, personel planlamasının hastanenin gerçek hizmet yükü dikkate alınarak yapılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle yataklı servisler, yoğun bakım üniteleri, acil servisler, ameliyathaneler ve diğer özellikli birimlerde görev yapan sağlık çalışanlarının iş yükü, personel planlaması yapılırken birlikte değerlendirilmelidir. SAĞLIK ÇALIŞANINDAN DAHA FAZLA FEDAKÂRLIK BEKLEMEK ÇÖZÜM DEĞİL Sağlık çalışanlarımız bugüne kadar olduğu gibi bugün de görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiriyor. Ancak personel eksikliğinin sürekli olarak mevcut çalışanların daha fazla nöbet tutması, daha fazla mesai yapması veya iş yükünün artırılması yoluyla karşılanması uzun vadede sağlıklı bir yöntem değildir. Bu nedenle Eskişehir Sağlık-Sen olarak beklentimiz, personel ihtiyacının sahadaki gerçek durum dikkate alınarak değerlendirilmesi ve ihtiyaç bulunan birimlere gerekli insan gücünün kazandırılmasıdır." dedi. HASAN HÜSEYİN KÖKSAL: “SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZIN FEDAKÂRLIĞI SINIRSIZ DEĞİLDİR” Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Sağlık çalışanlarımızın fedakârlığını ve özverisini herkes biliyor. Ancak sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi için her sorunun daha fazla nöbet, daha fazla mesai ve daha fazla iş yüküyle çözülmeye çalışılması doğru değildir. Çalışanlarımızın da bir çalışma kapasitesi ve sınırı vardır.” Köksal, personel planlamasının yalnızca kâğıt üzerindeki kadro sayısına göre yapılmaması gerektiğine dikkat çekerek şöyle devam etti: “1.276 hemşire ve ebe kadrosu var demek tek başına yeterli bir değerlendirme değildir. Önemli olan, bu personelin ne kadarının hangi birimlerde fiilen hizmet verdiği ve 24 saatlik sağlık hizmetinin kaç kişiyle sürdürüldüğüdür. Bizim söylemek istediğimiz tam olarak budur.” “Burada herhangi bir çalışanımızı hedef almıyoruz. Tam tersine, çalışanlarımızın sahip olduğu hakların korunmasını savunuyoruz. Ancak bir çalışanın hakkını kullanması nedeniyle oluşan personel ihtiyacının başka bir çalışanın üzerine yük olarak bırakılmasına da karşıyız.” Köksal son olarak, Eskişehir Şehir Hastanesinin bölge açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek: “Eskişehir Şehir Hastanesi çok büyük bir sağlık kuruluşu. Bu hastanenin sağlık hizmetini güçlü şekilde sürdürebilmesi için personel ihtiyacının bugünden görülmesi gerekiyor. Bizim talebimiz açık; çalışanlarımızın yükü azaltılsın, ihtiyaç duyulan alanlarda personel planlaması yapılsın ve sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği güvence altına alınsın.” ifadelerini kullandı.

Şube Başkanı Köksal'dan Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’ndeki Saldırıya Tepki Haber

Şube Başkanı Köksal'dan Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’ndeki Saldırıya Tepki

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle kınayarak, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurguladı. ​Eskişehir’de sağlık çalışanlarına yönelik saldırılara bir yenisi daha eklendi. Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan sağlık çalışanlarının maruz kaldığı saldırı, sendika tarafından tepkiyle karşılandı. ​“Kamu Malına Verilen Zarar Toplumun Geleceğine Zarardır” ​Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, toplum sağlığının korunmasının sadece sağlıkçıların değil, tüm vatandaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Köksal, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: ​“Toplumumuzun sağlık konusunda bilinçlendirilmesi, sağlık çalışanlarının haklarının korunması ve kamu mallarına sahip çıkılması, kaliteli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki kamu malına verilen her zarar, aslında toplumun ortak hizmetine ve geleceğine verilen zarardır.” ​“Şiddet, Sağlık Sistemini Tehdit Ediyor” ​Sağlık çalışanlarına gösterilen saygının, daha güvenli, güçlü ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin temel taşı olduğunu ifade eden Köksal, toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu. Sağlık-Sen olarak vatandaşları bilinçli olmaya davet eden Başkan Köksal, sağlık çalışanlarının yanında olduklarını bir kez daha yineledi. ​Sendikadan Destek Mesajı ​Açıklamasının sonunda Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’nde yaşanan olaya değinen Hasan Hüseyin Köksal, “Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’ne gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle kınıyor; maruz kaldıkları bu kabul edilemez olay nedeniyle tüm çalışma arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.

İlk Günkü Heyecan ve Kararlılıkla Çalışmaya Devam Edeceğiz Haber

İlk Günkü Heyecan ve Kararlılıkla Çalışmaya Devam Edeceğiz

Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi, 7. Olağan Genel Kurulu’nun ardından mazbatasını teslim alarak yeni dönem çalışmalarına resmen başladı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Eskişehir Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, yeni dönemin başta Eskişehir’deki sağlık ve sosyal hizmet çalışanları olmak üzere tüm Sağlık-Sen camiasına hayırlı olmasını temenni etti. Köksal, teşkilat olarak ilk günkü heyecan ve kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının haklarının korunması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve refah seviyelerinin artırılması için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti. “Bizler, gücünü üyelerinden alan büyük bir aileyiz” diyen Köksal, birlik ve dayanışma ruhuyla önemli çalışmalara imza atmayı sürdüreceklerini vurguladı. Yeni dönemde de çalışanların sesi olmaya devam edeceklerini kaydeden Köksal, sendikal kazanımların artırılması, mesleki sorunların çözümü ve çalışanların taleplerinin ilgili mercilere taşınması noktasında kararlılıkla hareket edeceklerini söyledi. Eskişehir Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, açıklamasının sonunda yeni dönemin sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarına, teşkilata ve Eskişehir’e hayırlı olması temennisinde bulunarak, kendilerine destek veren tüm üyelere teşekkür etti.

Sağlık-Sen Genel Kurulu’nda "Birlik ve Hizmet" Vurgusu Haber

Sağlık-Sen Genel Kurulu’nda "Birlik ve Hizmet" Vurgusu

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi 7. Olağan Genel Kurulu, geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Tek aday olarak seçime giren mevcut Başkan Hasan Hüseyin Köksal, güven tazeleyerek yeniden başkanlığa seçildi. ​Eskişehir’in sağlık camiasını bir araya getiren genel kurulda; iktidar ve muhalefet temsilcileri, sağlık çalışanlarının özverisine dikkat çekerken, şehrin sağlık altyapısı ve çalışanların çözüm bekleyen sorunları masaya yatırıldı Genel Kurulda konuşan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz; Sağlık sisteminin binalar veya cihazlarla değil, bizzat emekçilerin özverisiyle ayakta durduğuna dikkat çekti. Sağlık emekçilerinin yaşadığı tükenmişliğin sadece kendi sorunları değil, tüm toplumun sağlığını doğrudan etkileyen bir mesele olduğunu savundu.​Sendikal mücadelenin toplum sağlığı için taşıdığı hayati öneme vurgu yaparak, sağlıkta şiddetin son bulduğu ve özlük haklarının iyileştirildiği bir çalışma ortamı temennisinde bulundu." AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada; Türkiye Yüzyılı" Vizyonuna dikkat çekti ve Türkiye’nin son 20 yılda sağlık alanında çağ atladığını, şehir hastaneleri ile küresel bir şifa merkezine dönüştüğünü ifade etti. Eskişehir’in sağlık altyapısında devrim yaşandığını, Şehir Hastanesi, Yunus Emre Devlet Hastanesi ve ilçe merkezli yatırımlarla şehrin bir "sağlık üssü" haline geldiğini belirtti. Sağlık-Sen’i kutlu bir yürüyüşteki en önemli paydaş olarak gördüklerini ve AK Parti kadroları olarak sağlık çalışanlarının yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce; Sağlık-Sen Sendikası gibi büyük bir yapının genel kurulunu tek adayla, birlik ve beraberlik içinde gerçekleştirmesini takdirle karşıladığını belirtti. Sendikaların demokratik çözüm odaklı platformlar olduğunu hatırlatarak; personel yetersizliği, ağır çalışma saatleri, nöbet düzenlemeleri ve özlük hakları konusundaki kronik sorunların çözümüne yönelik beklentilerini dile getirdi. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer yaptığı konuşmada; Sağlık çalışanlarının her kesime ayrım yapmadan hizmet verdiğini belirterek, onların dertlerinin siyasetin ortak gündemi olması gerektiğini vurguladı. Sağlıkta yaşanan ​personel Eksikliği konusunda mezun olan sağlıkçıların istihdam edilmesinin hem çalışan üzerindeki baskıyı azaltacağını hem de hizmet kalitesini artıracağını belirtti. ​ESOGÜ Tıp Fakültesi mevcut binanın güçlendirilmesinin yeterli olmayacağını, mutlaka yeniden yapılması gerektiğini savundu. Çakırözer, sağlık alanı olarak kullanılan arazilerin özelleştirme kapsamından çıkarılmasını, bu konuda sadece söylemin yeterli olmadığını, resmi iptal kararlarını görmek istediklerini ifade etti. Sendikanın, iktidar ve muhalefet için bir "deniz feneri" gibi uyarıcı ve yol gösterici olması gerektiğini vurguladı. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ise yaptığı konuşmada; Fransa’da yaşadığı bir sağlık deneyimini anlatarak, Türkiye’deki sağlık sisteminin Avrupa’ya göre çok daha hızlı ve erişilebilir olduğunu savundu. Türkiye’de doktor başına düşen hasta başvuru sayısının (yılda 10-12), OECD ortalamasının (6,5) çok üzerinde olduğunu, sağlık çalışanlarının "insanüstü" bir yük taşıdığını kabul etti. ​Eski devlet hastanesi ve hava hastanesi alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasının bir "bürokratik hata" olduğunu belirtti. Bu alanların kesinlikle satılmayacağını, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüştüğünü ve yakın zamanda resmi kararname ile özelleştirme kapsamından çıkarılacaklarını açıkladı.​Devlet hastanesinin bulunduğu alana yeni bir hastane yapılacağını sözlerine ekledi.

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesinde Hasan Hüseyin Köksal Güven Tazeledi Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesinde Hasan Hüseyin Köksal Güven Tazeledi

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi, 6 Haziran 2026 tarihinde Anemon Grand Eskişehir Otel’de gerçekleştirilen 7. Olağan Genel Kurulu ile yeni dönem yönetimine güven tazeleyerek "Ben değil, biz olacağız" mesajıyla yola devam etti. Sendikanın kuruluş yıl dönümüne denk gelen kongrede, sağlık çalışanlarının özlük hakları, ekonomik iyileştirmeler ve sağlık sistemindeki güncel sorunlar masaya yatırıldı. ​Eskişehir sağlık camiasının yoğun ilgi gösterdiği genel kurulda, Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sendikal mücadelenin temelinde "adalet ve alın teri" olduğunu vurguladı. Siyasi parti temsilcilerinin, yerel yöneticilerin ve sivil toplum kuruluşu liderlerinin katıldığı toplantıda birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı. Genel Kurula, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, siyaset, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile delegeler katıldı. ​"8.000 Çalışanın Sesi Olmaya Devam Edeceğiz" Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı; "Sağlık-Sen'imizin 7. Olağan Genel Kurulunu 6 Haziran 2026 yılına denk getirmemizin en büyük sebebi bugün bizim kuruluş yıl dönümümüz. Kuruluş yıl dönümümüzü Eskişehir'den kutlayarak coşkuyla Eskişehir gibi bir yerde sendikacılığa örnek, insanları "Ben değil, biz olacağız." Yunus'un şehrinden hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Değerli hazirun, kıymetli katılımcılar, Eskişehir Sağlık Teşkilatı, Türkiye'nin özellikle hizmet alanında hizmet veren ilk 5 şehrinden bir tanesidir. Biz her zaman sahada sağlık personeliyle beraber güçlü bir mücadeleyle, temsilcilerimizle 8267 sağlık çalışanın 6000'ine hizmet veren bir sağlık ordusuyuz. Sağlık-Sen ailesi olarak her ne kadar bizi rakiplerimiz eleştirse de idarecilerin desteğiyle, siyasetin desteğiyle bu kadar üye yapıyor deseler de her 10 çalışanın 8 tanesinin üye olduğu bir Eskişehir'den bahsediyoruz. Eskişehir'i başarılı kılan en büyük özellik; benlik değil, biz olmamız. Eskişehir'deki sağlık camiasının bir arada olmasının en büyük özelliği, Türkiye'nin her yerinden, Diyarbakır'dan Trabzon'a, Eskişehir'den Mardin'e, Ege'nin incisinden Güneydoğu'nun en güzel yerine kadar 81 ilden gelen kıymetli sağlık çalışanlarının; Alevi, Kürt, Çerkez, Sünni, Arap, Türk hiç fark etmeden aynı masada oturabileceği en çok çalışan masa Sağlık-Sen masasıdır. Bunun için buradaki başarı, 8000 sağlık çalışanının 6000 tanesinin aynı yöne bakması, aynı ortak derdi yaşıyor olmasındaki arkasındaki başarı salonda gördüğünüz temsilci ve delegasyon kardeşlerimdir. Ailesinden, eşinden ödün veren, gece gündüz demeden sahada Günyüzü'nden Sarıcakaya'ya, Mihalgazi'den Seyitgazi'ye, Han'dan Çifteler'e adım adım bütün sağlık çalışanlarının derdiyle dertlenen bu başarının büyük mimarı bütün temsilci kardeşlerime canıgönülden teşekkür ediyorum. Temsilci ve delege kardeşlerimizin desteğiyle sağlık çalışanlarının Türkiye'de sesi olmaya gece gündüz devam ediyoruz. Bütün hastaneleri adım adım geziyoruz, Türkiye'nin gerçekleriyle beraber. Sağlıkta dönüşümün başladığı 2002 yılında tek odalı nöbet tuttuğumuz yerlerden devasa hastane evlerine ve sağlıktaki artan konforu bir tarafa bırakarak 2018 yılına kadar Türkiye'deki en çok memnuniyet oranını aldığımız alan sağlık alanıdır. Buradaki konforlu lüks binaların içindeki o binadaki cihazlar hizmet verse de o cihazı kullanan bir sağlık çalışanı var. Dünyada herkese gösterdik ki pandemi döneminde bütün meslek grupları, bütün odalar, bütün iş yerleri bir bir kapanırken sahada tek çalışan, gece gündüz, sağlık çalışanıydı. Burada sağlık çalışanı önemini, ülkedeki sağlık tesislerinin ne kadar güçlü olmasının önemini bir kez daha pandemide gördük ve bütün dünyaya örnek veren bir çalışma gösterdik. Biz sadece sağlık çalışanlarının şu eksiklerini dile getirmeye çalışıyoruz; ülkedeki ekonomik sıkıntılar bir şekilde giderilebilir ama şu andaki sağlık çalışanı, bizim özellikle il bazımızda bir ebemiz, bir hemşiremiz, bir sağlık çalışanımız, bir doktorumuz kendi yerine 2 kişilik çalışarak bu açığı kapatıyor. Her yerde, her platformda ilimizin kozmopolit yapısından dolayı, bulduğu coğrafi yapısından dolayı Afyon, Kütahya, Bilecik ve gurbetten gelen vatandaşların da vermiş olduğu katkıyla beraber 1 Milyonlluk nüfusa hizmet eden bir sağlık ordusu var. Biz 2016 yılındaki 6500 sağlık çalışanıyla 600 yüz bin nüfusa hizmet ederken 2026 yılında 1 milyonluk bir nüfusa ve dışarıdan gelen tercihli hasta bakımıyla beraber 1milyon 200 binlik nüfusa bütün sağlık ordusu hizmet vermeye çalışıyoruz. Bu emek hepimizin, bu emek bütün sağlık çalışanlarının. Hastaneye girdiğinizde sizi kapıda karşılayan güvenlik görevlisinden başlayıp hizmetlisinden, laboratuvarından, röntgeninden bütün sağlık ordusunun bir ekip olarak bir arada durmasıyla beraber bir başarı var. Ben sadece bütün sağlık çalışanlarının, özellikle pandemide de dikkat çekilen "Ya bu sağlık çalışanları neden çok para, para, para, zam, zam istiyor, bak ülkedeki ekonomik şey belli." denmesine size küçük bir videoyla dikkat çekmek istiyorum. Biz 2023 yılında kendi genel başkanımın da karşı listede olduğu bir listeye muhalif bir aday olarak 8 dakikada 2023’te Memur-Sen Genel Konfederasyonuna aday oldum. Aday olmamda tek bir sebep vardı. Türkiye’deki işçi memur kavgasını çıkartmadan asansör sistemiyle herkesin hak ettiği geliri alın teri karşılığında almasını istediğimizi beyan ettik. Bugün geldiğimiz 2026 yılında gördüğünüz gibi bir sabah programında kimse inanmıyor bir 4B’li işçinin 86.000 lira para aldığına ama benim 15 yıllık ebem, hemşirem, öğretmenim, polisim, vergi dairesindeki memurum şu anda 75.000 TL alıyor. Şimdi bu dengesizliği, bu alın terindeki adaletsizliği, bu gelirdeki hakkaniyetsizliğin önüne geçmezseniz mesleki olarak çöküşe uğrarız. Değerli dava arkadaşlarım, kıymetli temsilcilerimiz, kıymetli uç beylerimiz, biz her yerde şu platformda sesiniz olmak için ciddi bir şekilde 2009 yılında başladığımız sendikal hayata bugün inşallah 4. dönemimize başlayacağız. Türkiye'nin en genç başkanı olarak seçildiğimiz sendika il başkanlığında 16 yıldır ilmek ilmek, sokak sokak bütün dokunmadık bir yürek bırakmadan çalışma yapıyoruz. Türkiye'nin en büyük Eskişehir'deki sivil toplum kuruluşuyuz. Bunun mimarı sizlerle beraber başarının ve birlikteliğinin sırrı olarak emek ve alın teri karşılığında en büyük sorunumuz, başta kıymetli vekillerimize iletmek istediğimiz her bir sağlık çalışanı, her ay kazancı olan 10 TL'nin 3 TL'sini peşin vergi olarak ödüyor. İşi geldiğinde kazancımız 10 liranın 3 lirasını peşin olarak ödüyoruz ve kazancımız 7 liraya düşüyor. Sadece vergi yükümlülükleriyle birlikte Türkiye'deki birçok esnaftan, Türkiye'deki birçok gelir getirici kuyumcudan da tutun bütün meslek gruplarını bir kenara yazdığınızda en çok sabit vergi ödeyen meslek grubuyuz. Hekimlerimiz biliyorsunuz dünyada tartışma konusu haline geliyor. Bugün Eskişehir'deki bir aile hekimimiz günlük ortalama 82 ile 105 hasta aralığında hasta bakıyor. Hastanelerdeki uzman hekimlerimiz ciddi bir efor sarf ederek her gün 55 ile 85 hasta aralığında hasta muayenesine katkı ödüyor. Bugün özel sektörle beraber aramızda giderek artan hekimler arası gelirleri bugün şehir hastanemizdeki ortalama kazanan bir uzman hekim 300.000 TL kazanırken, özel hastaneye geçiş yaptığındaki kazancı 2.000.000 TL'ye yükseliyor. Şimdi bu aradaki uçurumlarla beraber devletin, pandemi döneminde göstermiş olduğu en büyük şey sağlık sistemindeki özelleştirmenin son verilmesi ve bu şehirde yaşayan bütün Eskişehirlilerin bilmesi gereken bir gerçek bu şehrin yükünü sadece Eskişehir sağlığı çekiyor. Özel sektörün bize vermiş olduğu çok fazla bir katkı yok. Bizim sağlık çalışanlarımızın parasal ve ihtiyaç ve isteklerine karşı sağlıkta dönüşümle beraber yapılan bütün yeniliklerle başarının mimarı sağlık çalışanlarının en büyük sorunu sabah artık kimsenin işe gitmek istememesidir. Artık işe gittiğindeki tükenmişlik sendromudur. Sağlık çalışanı tükenmiş, gelirindeki adaletsizlikle beraber çok büyük sıkıntıya düşmüştür. İlimizdeki yetki sayılarını paylaştım. Birçok kişiye başarı sahada olmayanın harmanda yüzü olmaz diye bizde bir şey var biliyorsunuz. Biz her gün sahadayız harmanda da en çok sayıyı yetkiyle beraber biz çıkartıyoruz. Bugün 8.000 kişinin 6.000 tanesine sağlık alanında hizmet veren 71 tane sendika olduğunu tekrar hatırlatıyorum. Sağlık çalışanlarının 71 tane sendikası var. Burada ekranda gördüğünüz gibi biz tek başımıza 6.000 kişiyi temsil ediyoruz, diğer 70 sendika 2.300 üyeyi temsil ediyor. Şu anda hangi bürokrat, hangi siyasetçi, hangi referans sistemi kime referans olursa olsun gözlerinizi kapatıp rastgele birini idareci yapmaya kalksanız her 10 çalışandan 8 tanesi zaten otomatikman Sağlık-Senli. Ama bu 6.000 çalışan hiçbir masabaşında çalışmıyor. Hepsi sahada emek vererek, alın teri dökerek çalışıyor. Biz ilimizdeki en büyük şey mimarları sağlık çalışanları olarak başta İl Sağlık Müdürümüzle organizasyonda gece gündüz ne zaman ararsak sağ olsun Sağlık Müdürümüzün telefonu açık bütün sağlık çalışanlarının problemlerini dile getiriyoruz. Şimdi belki de Türkiye'de en çok eleştiren gibi bir kardeşiniz gibi gözüküyorum ama biz Türkiye'nin, burada bilinmesini istiyorum, sağlık alanındaki en iyi 5 hizmetini veren sağlık çalışanlarını oluşturuyoruz. Eskişehir vermiş olduğu sağlık hizmetleriyle Türkiye'de ilk 5 arasındadır. Gerek 112'siyle, 112'de yaptığı çalışmalarıyla gerek şehir hastanesindeki çalışmalarıyla şu andaki sağlıktaki dönüşümü bölgesel manadaki tercih sebebi, şu anda işlerimize yetişemiyor olmamızın sebeplerinden bir tanesi de çevre illerinde ilk tercihin Eskişehir olmasıdır. Ben bu bilgilerle beraber hepinizin huzurunda yeni dönemde, yeni bir hedefle, yeni bir birliktelikle, yeni bir azimle sanki ilk günkü başlıyormuş gibi 6.000 üyeyi, ulaşamadığımız 2.300 kişiye gerek siyasi, gerek ideolojik, gerek düşünce yapısı olarak tek ortak noktamız sağlık çalışanı ve Eskişehir faydası olduğu bir şehirde hizmet verecek, sizlerin huzurunda yönetim kurulu üyelerimi de tanıtmak istiyorum. Bunun için de öncelikle yeni dönemde yine beraber yol alacağımız Şube Başkanvekilimiz İsa Köse kardeşimi buraya davet ediyorum. Kurmuş olduğumuz gençlik kollarıyla, ilk gençlik kolları başkanlığımızı yaparak bize katkı veren bu bugünden sonra da güçlü bir şekilde yönetimimize devam edecek olan, gençlerin her zaman abiliğini yapmış Hasan Gökçe kardeşimi buraya davet ediyorum. Uzun yıllardır yönetim kurulumuza bir bayan arkadaş almıyorduk. Bayanlar her zaman eleştiriyordu. Türkiye'nin en çok bayan üyesine sahip sendikasıyız diyor biliyorsunuz. Neden sağlık çalışanlarından bayan temsilciniz yok diye şikayet aldınız. Yunusemre Devlet Hastanesinden Nazan Yılmaz kardeşimi buraya davet ediyorum. Birinci basamakta yapmış olduğu başarılı çalışmalarla, yaptığımız anketlerle yönetim kuruluna girmeyi tek başına hak eden ancak 6.000 sayısı bize fazla başkanım, sen saydırmamıza bile gerek yok derken beni bile saydırmayı unutan kıymetli Özgür Boyraz kardeşimi buraya davet ediyorum. Sizler sayın başkanım. Bu dönem yapacağımız saha çalışmalarında bir tane kontenjanımızı da gençlik kollarımıza ayırdık. Gençlik Kolları Başkanımız Batuhan Candaş kardeşimizi yönetime davet ediyorum. En çok sahaya sahip, Sağlık Müdürlüğünün en zorlu, en çok bedel ödeyen kısmında görev yapacak, gücümüze güç katacak Muzaffer Pınar kardeşimi davet ediyorum. Sayın Genel Başkan Yardımcım, kıymetli misafirler, biz buradan şunun sözünü vermek istiyoruz. Eskişehir Sağlık-Sen ailesinin düsturu, Eskişehir Sağlık-Sen ailesinin çalışma faktörü şu. Biz eğer ki bir sağlık çalışanı Eskişehir'e geldiğinde Sağlık-Sen ailesini tercih etmiyorsa biz suçu ve kabahati kendimizde görüyoruz. O insanların doğasına, o insanların yönüne, o insanların istek ve taleplerine, o insanların istemine karşı biz kendimizde hata ve kusur görüyoruz. Ona rağmen bu dönem, bu gördüğünüz yönetim kurulu kardeşlerimle beraber sizlere hizmet verip, gönlünü alamadığımız o 2.300 kardeşimizin de gönlünü almak için gece gündüz çalışacağımıza söz veriyoruz."

Kazım Kurt’tan AK Parti’ye:"Eskişehir'in Hakkını Savunamıyorlar" Haber

Kazım Kurt’tan AK Parti’ye:"Eskişehir'in Hakkını Savunamıyorlar"

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir siyasetinde gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin Ankara’da lobisi olmadığını savunan Kurt, yerel yönetimlerin merkezi iktidar tarafından dışlandığını belirterek, "Eskişehir'in hakkını savunamıyorlar" dedi. ​Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, basın mensuplarıyla bir araya gelerek kentin siyasi ve ekonomik gündemine dair eleştirilerde bulundu. Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal’ın düzenlediği basın toplantısında söylediği "AK Parti’nin Ankara’da lobisi yok" çıkışına destek veren Kurt; PTT Başmüdürlüğü, TÜLOMSAŞ ve TÜRASAŞ üzerinden somut örnekler vererek Eskişehir’in güç kaybettiğini vurguladı. ​"Doğruları Mezarda mı Söyleyecekler?" ​Başkan Kazım Kurt, AK Parti içinden gelen eleştirilerin kıymetli olduğunu söyledi. Kurt, "Hasan Hüseyin Köksal işin içinde olduğu için kulislerin nasıl döndüğünü, başka şehirlerin hizmetleri nasıl kaptığını daha iyi görüyor. Eskişehir’in lobisi olmadığı gibi, AK Parti’nin de Ankara’da bir ağırlığı yok. Kendi yöneticileri bile gelişmeleri gazetelerden öğreniyor," ifadelerini kullandı. ​"TÜRASAŞ’ta Lojman Operasyonu Yapılıyor" ​Eskişehir’in kamu kurumlarındaki yetkisinin azaldığını belirten Kurt, TÜRASAŞ hakkında çarpıcı bir iddiada bulundu. Bütçe ve yetkinin başka şehirlere kaydığını söyleyen Kurt, şu iddiaları dile getirdi: ​"TÜRASAŞ’ta çok ciddi bir lojman operasyonu yapılıyor. Yıllardır orada hak ederek oturanlar çıkarılıyor, yerlerine liyakatsiz AK Parti kadroları yerleştiriliyor. Bunların tamamı lobisizlikten kaynaklanan kayıplardır." ​"Yerel Yönetimler Ciddiye Alınmıyor" ​Eskişehir’de birlik ve beraberlik sağlanamamasının nedenini merkezi iktidarın tavrına bağlayan Başkan Kurt, belediyelerin stratejik süreçlerden dışlandığını savunarak şu ifadeleri kullandı; "Eskişehir sempozyumunda 450 bin nüfuslu Odunpazarı Belediyesi yok. Sanayi Odası var ama biz yokuz. Turizmle ilgili kararlar alınıyor, turizmin merkezi Odunpazarı ama belediye dahil edilmiyor. Bu şartlarda uzlaşma olmaz." dedi. ​"CHP’nin Oyu 350 Bine Çıkabilir" ​Saha gözlemlerini de paylaşan Kazım Kurt, ekonomik kriz ve yaşam sıkıntısının seçmen tercihini değiştirdiğini iddia etti. Bir sonraki seçimler için iddialı bir rakam veren Kurt, "Pazarda, kahvede, tarlada kimse yönetimden memnun değil. Geçmişte 300 bin bandında olan oyumuzun 350 bine çıkabileceğini net bir şekilde görüyorum. Mücadelemiz sürecek," diyerek sözlerini noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.