SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hapis Cezası

Porsuk Haber Ajansı - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP İl Başkanı Talat Yalaz’a 3 Yıla Kadar Hapis ve Siyasi Yasak Talebi! Haber

CHP İl Başkanı Talat Yalaz’a 3 Yıla Kadar Hapis ve Siyasi Yasak Talebi!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Örgütü, İl Başkanı Av. Talat Yalaz hakkında açılan davaya ilişkin sert bir açıklama yayınladı. Temmuz 2024’te sokak hayvanlarına yönelik düzenlenen kanun teklifini protesto etmek amacıyla yaptığı konuşma nedeniyle "halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik" suçlamasıyla yargılanacak olan Yalaz için 3 yıla kadar hapis ve siyasi yasak isteniyor. ​"Demokrasiye ve Halkın İradesine Müdahale" ​Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan dava süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan CHP Eskişehir İl Örgütü, süreci "manidar" olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik” suçlamasıyla İl Başkanımız Av. Talat Yalaz hakkında 3 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talepli Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmıştır. İl Başkanımız Talat Yalaz’ın, yaklaşık iki yıl önce, Temmuz 2024 tarihinde sokak hayvanlarına yönelik kanun teklifini protesto ederken gerçekleştirdiği bir konuşma gerekçe gösterilerek soruşturma başlatılmıştı. İl Başkanımız Yalaz, bu kapsamda örgütümüz ile birlikte Savcılığa giderek ifadesini vermişti. Süreç boyunca İl Başkanımız, hukuki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş; Genel Başkanımız Özgür Özel de Eskişehir’e gelerek İl Başkanımızın yanında olduğunu ve süreci yakından takip ettiğini kamuoyuna açık şekilde ifade etmişti. Aradan geçen iki yılın ardından, ülkemizin hukuk devleti ilkesinden her geçen gün biraz daha uzaklaştırıldığı, muhalefetin baskı altına alınmaya çalışıldığı bu karanlık dönemde soruşturmanın kovuşturmaya dönüştürülmesi oldukça manidardır. Siyasi faaliyetlerin, demokratik eleştirilerin ve ifade özgürlüğü kapsamındaki açıklamaların cezalandırılmak istenmesi; yalnızca İl Başkanımıza değil, demokratik siyaset hakkına ve halkın iradesine yönelik bir müdahale niteliği taşımaktadır. Boyun eğmeyeceğiz, geri adım atmayacağız! Tarih göstermiştir ki; baskılar karşısında susanlar, geri adım atanlar değil, demokrasiye, özgürlüğe ve halkın iradesine sahip çıkanlar günün sonunda haklı çıkar. Ne soruşturmalar ne davalar ne de tehditler bizi doğru bildiğimiz yoldan döndürebilir. Dün olduğu gibi bugün de halkın yanında, demokrasinin safında ve tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğiz."

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

Tarihin Hiçbir Döneminde Baskılara Boyun Eğmedik, Bugün de Eğmeyiz Haber

Tarihin Hiçbir Döneminde Baskılara Boyun Eğmedik, Bugün de Eğmeyiz

Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları tarafından her geçen gün artan yasaklara, baskılara ve iktidarın gençliği sindirme çabalarına karşı 81 İlde eş zamanlı basın açıklaması yapıldı. CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı; ''Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Örgütleri olarak 19 Mart’tan sonra her geçen gün artan yasaklara, baskılara ve iktidarın gençliği sindirme çabalarına karşı bugün ülkemizin dört bir yanında sokaklardayız. Geçtiğimiz hafta Gençlik Kolları Genel Başkanımız Cem Aydın’a, Genel Başkanımız Özgür Özel’in sözlerinin yer aldığı bir videoyu sosyal medyada paylaştığı için hapis cezası verildi. Adalar Gençlik Kolları Başkanımız Ramazan Yıldız bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek Adalar mitingimizin hemen öncesinde gözaltına alındı ve tutuklandı. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız olaylar değildir. Biliyoruz ki mesele Cem Aydın ya da Ramazan Yıldız meselesi değildir. Mesele bütünüyle bir gençlik meselesidir Yargılanan ve cezalandırılan yalnızca Genel Başkanımız Cem Aydın’ın şahsı değil CHP Gençlik Örgütleri başta olmak üzere Türk gençliğidir. Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle tutuklanarak sindirilmek istenen Ramazan Yıldız’ın şahsı değildir. Sosyal medya kullanan her gençte korku ve tedirginlik yaratabilmektedir. Biz gençler bütün mesajlarınızı aldık ve cevap veriyoruz: Biz 24 yaşında istibdat zindanlarına atılan Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadelesini miras aldık. Boynunda idam fermanıyla milli mücadeleyi başlatan cesaretin izinde yürüyoruz. Kuvayi Milliye’den bu yana; tarihin hiçbir döneminde baskılara boyun eğmedik, bugün de eğmeyiz. İşte buradayız, sokaklardayız. Yaratmak istediğiniz korku iklimine teslim olmuyor, bir araya gelmeye, umudu büyütmeye devam ediyoruz. Hoşunuza gitmeyen her sesi susturmaya çalışıyorsunuz ama nafile. Biz gençler konuşmaya devam edeceğiz. Gençlerin sesi her gün daha da gür çıkacak. Çünkü gençler anlattığınız toz pembe masallara inanmıyor. Acı gerçeği yaşıyor gençler. Sizin anlatmaya çalıştığınız hikaye başka. Hakikat başka. Gençler için hakikat daha lise çağlarında MESEM’lerde emeğinin sömürülmesidir. Gençler için hakikat günlük 133-TL KYK bursudur. Aç kalmak, arkadaşlarıyla bir kahve bile içememektir hakikat. 8 kişilik yurt odalarıdır hakikat. Güvenliksiz, bakımsız yurtlarda yaşamak zorunda bırakılmaktır. Yıllarca verilen emeğin ardından işsiz kalmaktır. Güvencesiz koşullarda üç kuruşa çalışıp iş kazalarına kurban gitmektir hakikat. Sınavlarda en yüksek puanları alıp mülakatta elenmektir hakikat. Bir gencin yaşı 30’a dayandığında hala ailesinin eline bakmasıdır hakikat. Biliyoruz bu gerçeklerin hiçbirisi sizin fildişi kulelerinizden görünmez. Ama biz sokakta her bir genç arkadaşımızın gözünün içine baktığımız anlarız ortak acılarımızı. İşte bu şartlar altında biz CHP’li gençlerin susması isteniyor. Siyaset yapmamamız isteniyor. Nasıl susalım? Bizler kendimiz için siyaset yapmıyoruz ki. Meselemiz topyekûn bir gençlik ve gelecek meselesidir. İnandığımız gelecek güzel günler için mücadele etmekten asla geri durmayacağız. Biz gençler; Sorunlarımıza çözümler üretmesi gerekirken, her gün baskılarla yasaklarla bizi sindirmeye çalışan bu iktidara katlanmak zorunda değiliz. Yoksulluğa, güvencesizliğe katlanmak zorunda değiliz. İşsizliğe, geleceksizliğe katlanmak zorunda değiliz. Biz bu kara düzene razı olmayanlarız. Geleceğin belirsizliğine katlanmayanlarız. Mücadelemiz dün başlamadı, bugün bitmeyecek. Daha iyi bir gelecek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Seslenişimiz aynı havayı soluduğumuz tüm genç arkadaşlarımızadır: Hayallerini erteleyen, gençliğini yaşayamayan arkadaşım; bu düzen senin kaderin değil. Geleceğin belirsizliğine katlanmak zorunda değilsin, değiliz. Bu zulmü birlikte yeneceğiz. Bu kötü düzenden birlikte kurtulacağız. Bir asır Cumhuriyeti kuran iradenin altında birleşeceğiz, Kendi ellerimizle yeni bir düzen kuracağız! Adil, özgür ve hak ettiğimiz gibi yaşadığımız yepyeni bir düzen kuracağız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.