SON DAKİKA
Hava Durumu

#Halk Tv

Porsuk Haber Ajansı - Halk Tv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Tv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de Basın Meslek Örgütlerinden Ortak Eylem Çağrısı Haber

Eskişehir’de Basın Meslek Örgütlerinden Ortak Eylem Çağrısı

Eskişehir’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına dikkat çekmek amacıyla 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Köprübaşı’nda ortak eylem düzenlenecek. Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik baskılara ve sansür uygulamalarına karşı tüm yurttaşları eyleme katılmaya çağırdı. Eskişehir’de basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik baskılara, medya kuruluşlarına uygulanan yaptırımlara ve sansür politikalarına karşı ortak mücadele çağrısında bulundu. “Sansüre Hayır! Habere Özgürlük!” sloganıyla yapılacak eylemde, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için bir araya gelinecek. Eskişehir’de basın özgürlüğü için buluşma 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te Köprübaşı’nda gerçekleştirilecek eylemde, gazetecilerin haberleri, sordukları sorular ve ortaya çıkardıkları gerçekler nedeniyle gözaltına alınması, tutuklanması veya ev hapsiyle karşı karşıya kalmasına tepki gösterilecek. Açıklamada, televizyon kanallarının ve haber sitelerinin susturulmasına, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesine karşı ses yükseltileceği belirtildi. “Basın özgürlüğü tüm toplumun hakkıdır” Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri ilgilendiren bir mesele olmadığına dikkat çeken meslek örgütleri, halkın doğru ve özgür bilgiye erişiminin demokratik toplum açısından önem taşıdığını vurguladı. Gerçeğin üzerindeki sansürün kaldırılması ve gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi amacıyla düzenlenecek ortak eyleme siyasi partiler, sendikalar, barolar, insan hakları kuruluşları, sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri ve tüm yurttaşlar davet edildi. HALK TV ve TELE 1’e yönelik uygulamalara tepki Ortak eylem çağrısında, HALK TV’ye el konulması, internet sitelerinin kapatılması ve TELE 1’e kayyım atanmasının birinci yılı dolayısıyla basına yönelik baskılara karşı ülke genelinde düzenlenecek eylemlere de dikkat çekildi. Eskişehir’de gerçekleştirilecek buluşmada, basın özgürlüğünün korunması, sansür uygulamalarına son verilmesi ve halkın haber alma hakkının güvence altına alınması talepleri dile getirilecek. Eskişehir’de eylem ne zaman, nerede yapılacak? Eskişehir’deki ortak basın özgürlüğü eyleminin adresi ve saati şöyle: - Tarih: 24 Ekim 2026 Cumartesi - Saat: 14.00 - Yer: Köprübaşı, Eskişehir - Slogan: Sansüre Hayır! Habere Özgürlük! Eylem çağrısında, “Gazetecilik suç değildir”, “Halkın haber alma hakkı engellenemez” ve “Basın hürdür, sansür edilemez” mesajları öne çıkarıldı. Basın meslek örgütleri, halkın haber alma hakkını savunan herkesi ortak mücadeleye katılmaya davet etti.

Çakırözer: "Haber Yapan Gazeteciler Zindanda, Vurguncuların Peşine Düşen Yok" Haber

Çakırözer: "Haber Yapan Gazeteciler Zindanda, Vurguncuların Peşine Düşen Yok"

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Halk TV’ye kayyum atanması, erişim engelleri ve tutuklu gazetecilere dikkat çekti. “Türkiye her geçen gün görülmemiş bir karanlığa sürükleniyor, Ak Parti’nin sansür karanlığına” diyen Çakırözer, “Gazeteciler zindanda, vurguncular dışarıda. 2 yılda 10 kanala kayyum atandı. Saray'ın Siber Güvenlik Başkanlığı ve sulh ceza hakimleri el ele haber sitelerini ve sosyal medyayı karartıyor! Toplam takipçisi 50 milyonu bulan bin 500'e yakın hesaba erişim engeli getirildi. Ne yaparsanız yapın gerçeklerin bilinmesini, duyulmasını engelleyemeyeceksiniz. Sansürünüze, karartmanıza, kayyumlarınıza teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı. Çakırözer, YENİ Parti iktidarında gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle cezaevine gönderilmeyeceğini, televizyonların susturulmayacağını ve internetin karartılmayacağını vurguladı. “10 KANALA KAYYUM ATANDI! TMSF EN BÜYÜK MEDYA PATRONU OLDU” YENİ Parti Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, gazetecilere yönelik artan gözaltı ve tutuklamalar ile televizyon kanallarına kayyum uygulamaları ve erişim engellerini Meclis gündemine taşıdı. Son bir ayda basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlalleri tek tek sıralayan Çakırözer, tutuklu gazetecilere özgürlük çağrısı yaptı. “Türkiye her geçen gün görülmemiş bir karanlığa sürükleniyor; AK Parti'nin sansür karanlığına” diyen Çakırözer, Halk TV ve televizyon kanallarına kayyum uygulamalarını hatırlatarak şöyle konuştu: “14 Ekim sabahı şafak sökmeden yüzlerce polisle Türkiye'nin en çok izlenen haber kanallarından Halk TV'nin kapısına dayandılar, yayın kesildi, çalışanlar binaya alınmadı, kanalın başına kayyım oturtuldu. Tıpkı bir yıl önce Tele1'e yaptığınız gibi, Tele1’e casusluk diye çöktünüz, Halk TV'ye de yolsuzluk diye el koydunuz. Hepsi bahane, hepsi kılıf! Milyonlarca yurttaşın haber alma, gerçekleri öğrenme hakkını elinden aldınız. Sayenizde TMSF kayyımı en büyük medya patronu oldu, iki yılda tam 10 kanala kayyım atadınız. Peki, Halk TV neden susturuldu? Neden belli; Ak Parti iktidarının boğazına kadar battığı asrın vurgununu sorguluyor, bunu da milyonlar öğreniyor, mağdur ettikleriniz izliyor diye karartıldı, milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun aylardır uğradığı iftiralara verdiği yanıtları, tarihî savunmasını millet duymasın, bilmesin diye susturuldu ve tabii Yeni Partimizin iktidar yürüyüşü ‘Aman büyümesin’ diye susturuldu.” “50 MİLYON TAKİPÇİLİ BİN 500 HESAP ERİŞİME ENGELLENDİ” “Bu Ak Parti'nin bir de dijital kayyımı var, erişim engelleri” diyen Çakırözer, internet sitelerine, sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerine de dikkat çekti. Çakırözer, Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yetkilendirildiği eylül başından bu yana toplam takipçisi 50 milyonu bulan bin 500'e yakın X hesabı hakkında erişim engeli getirildiğini söyledi. Çakırözer şu açıklamaları yaptı: “Sarayın Siber Güvenlik Başkanlığı ve sulh ceza hâkimleri el ele haber sitelerini ve sosyal medyayı karartıyor. Dünyanın referans aldığı, milyonlarca ziyaretçisi olan T24 haber sitesi tek tuşla kapatıldı. Gazeteciler, ekonomistler, akademisyenler, meslek örgütleri, STK'ler, hepsi sansürlenmiş durumda. Tüm bu dijital sıkıyönetimin çetelesini tutarak kamuoyuna paylaştı diye İfade Özgürlüğü Derneği’nin web sitesini dahi kapattınız, engellediniz yolsuzluklarınız, hukuksuzluklarınız, zorbalıklarınız ‘Aman konuşulmasın, bilinmesin.’ diye.” TARAKÇI, SEVİNÇ, BALCI, TEKEREK.. TUTUKLU GAZETECİLERİ TEK TEK SAYDI! Çakırözer, Meclis’te cezaevlerinde ziyaret ettiği tutuklu gazetecilerin durumuna da dikkat çekti. “Türkiye'nin dört bir yanında tutuklu gazeteciler var” diyen Çakırözer tutuklu gazetecilerin isimlerini tek tek sayarak, şunları söyledi: “Sincan'da Ali Tarakçı yatıyor 26 gündür! 'Bir bakan cuma günü istifa edecek' dedi diye. Oysa yalan değil. Cuma değil ama cumartesi bir eski bakan istifa etmek zorunda kaldı. Vurgununu yaptı, ortadan kayboldu, peşine düşen yok ama Gazeteci Ali hala hapiste. Mustafa Balcı, Şaban Sevinç fon vurgunu yapanların AK Parti'yle ilişkilerini belgelediler diye 11 gündür Maltepe Cezaevinde. Neymiş? Halkta korku, panik, endişe yaratacak bilgileri yayma suçunu işlemişler. Evet, paylaştıkları o fotoğraf koca bir panik, koca bir endişe yaratıyor, bu doğru ama halkta değil vurguncularda ve onların içinizdeki iş birlikçilerinde yaratıyor. İşte bu yüzden İsmail Saymaz ayağında kelepçe, ev hapsinde. Silivri'de Nefes editörü Fatih Ergin tutuklu, Kozinoğlu soruşturmasında ölü bulunan bir doktorun mesleğini ‘Adli Tıp uzmanı’ yazdı diye, hatasını düzeltmesine rağmen günlerdir zindanda.” “GAZETECİLER ZİNDANDA VURGUNCULARIN PEŞİNE DÜŞEN YOK” “Selahattin Günday, 15 yıl önce birçok gazeteciyle birlikte çektiği görüntü için Silivri zindanında, 48 kişilik koğuşta 66 kişiyle ve tahtakurularıyla yatıyor. Tuğba Tekerek, yapmadığı bir sosyal medya hesabı yöneticiliği nedeniyle beş haftadır Sincan'da, o da hâlâ yerde yatıyor. Merdan Yanardağ tam bir yıldır Silivri'de, zindanda. Gazeteciler İrem Delice Aydın'da, Hasan Güraksu Burdur'da haber yaptıkları için özgürlüklerinden mahrum. Nadiye Gürbüz, Derya Okatan Bakırköy Cezaevi’nde gün sayıyor ve dün gece bu utanç listesine bir yenisi eklendi, zaten ev hapsinde olan Murat Ağırel şafak baskınıyla gözaltına alındı, daha ifadesi alınmadan savcılığın ‘Tutuklama sevk işlemi düşünülmektedir.’ bilgi notu dolaşıma sokuldu, yazmadığı bir haber üzerinden zindana gönderildi. İşte, Ak Parti'nin kara düzeni böyle işliyor, önce hedef gösteriyor, sonra suç yaratıyor, ardından gazeteciyi zindana gönderiyorsunuz ama fon vurguncularının peşine düşen, bileğine kelepçe takan yok.” ÇAKIRÖZER’DEN DAYANIŞMA MİTİNGİNE ÇAĞRI Çakırözer, bu akşam Halk TV önünde yapılacak dayanışma mitingi ile hafta sonu gazeteci meslek örgütlerinin gerçekleştireceği basın açıklaması için de çağrıda bulundu. Çakırözer, “‘Ucu nereye kadar giderse gitsin’ dediniz ama vurguncular dışarıda, onları açığa çıkaran gazeteciler zindanda. Bu skandalı araştırıp halkı bilgilendiren Halk TV'yi kararttınız, Sözcü'yü, Koza TV'yi de para cezalarıyla cezalandırdınız ama ne yaparsanız yapın, gerçeklerin bilinmesini, duyulmasını engelleyemeyeceksiniz; sansürünüze, karartmanıza, kayyumlarınıza teslim olmayacağız. İşte bu yüzden cumartesi günü mesleklerine sahip çıkan gazetecilerle, basın meslek örgütleriyle birlikte meydanlardayız, alanlardayız, tüm yurttaşlarımızı haber alma hakkımıza, basın özgürlüğüne sahip çıkmaya davet ediyoruz çünkü gazetecilik suç değildir, basın özgürlüğü iktidarın bir lütfu değildir; anayasal bir haktır, demokrasinin güvencesidir, sigortasıdır. Yeni Parti olarak sözümüz net: Bizim iktidarımızda, gazeteci yaptığı haber nedeniyle cezaevine gönderilmeyecek, televizyonlar susturulmayacak, internet karartılmayacak; Türkiye yeniden hukukun üstün olduğu, basının özgür olduğu bir ülke olacak” dedi.

YENİ Parti İl Başkan Yardımcısı Yumrukaya: "Türkiye Susmayacak, Millet Susmayacak" Haber

YENİ Parti İl Başkan Yardımcısı Yumrukaya: "Türkiye Susmayacak, Millet Susmayacak"

Yeni Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Bayram Yumrukaya, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek kararın özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef aldığını savundu. Yumrukaya, “Gerçekler hapsedilemez. Türkiye susmayacak, millet susmayacak” dedi. Yeni Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Bayram Yumrukaya, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin yaptığı açıklamada iktidarı eleştirdi. Türkiye’de siyasi yargı operasyonları, basına yönelik baskılar ve kayyım uygulamalarının devam ettiğini öne süren Yumrukaya, Halk TV’ye yönelik kararın yalnızca bir medya kuruluşunu değil, basın özgürlüğünü ve vatandaşların haber alma hakkını da ilgilendirdiğini ifade etti. Siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve basın mensuplarının temsilcilerine seslenen Yumrukaya, ülkenin her sabah yeni bir hukuksuzluk iddiasıyla karşı karşıya kaldığını savundu. Halk iradesini hedef alan uygulamaların, gazetecilere yönelik baskıların ve kayyım kararlarının toplumun farklı kesimlerini etkilediğini belirten Yumrukaya, demokratik hakların korunması gerektiğini vurguladı. “Halk TV’ye yönelik karar özgür basını hedef alıyor” Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösteren Bayram Yumrukaya, kararın zamanlamasına da dikkat çekti. Yumrukaya, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bu hukuksuzlukların son halkası olarak dün şafak vakti, polis baskınıyla, pek çok yayın diliminde Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV’ye kayyım atanmıştır. Bu karar yalnızca Halk TV’yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır.” İktidarın amacının mevcut düzeni sürdürmek olduğunu ileri süren Yumrukaya, devletin imkânlarının belirli çıkarları korumak için kullanıldığını iddia etti. Özgür basının susturulmaya ve değişim isteyen vatandaşların umutsuzluğa sürüklenmeye çalışıldığını savunan Yumrukaya, bu tür uygulamaların demokratik süreçlere zarar verdiğini dile getirdi. İmamoğlu’nun savunma sürecine dikkat çekti Yumrukaya, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin kararın zamanlamasını Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yargı süreciyle ilişkilendirdi. İmamoğlu’nun savunmasının başladığı gün böyle bir karar alınmasını eleştiren Yumrukaya, devam eden siyasi davalarla ilgili kamuoyunun bilgi edinme hakkının önemine işaret etti. Yumrukaya, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “590 gündür savunma yapmayı bekleyen Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri zindanında savunmasının başladığı gün bu karar alınmıştır. Tarihimizin en büyük siyasi davalarından biri sürerken halkın haber alma hakkına yapılan bu saldırı, davanın hukuksuzluğunu ve siyasi bir operasyon olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.” Yumrukaya, yaşanan gelişmelerin basın özgürlüğü ve demokratik hukuk devleti ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, vatandaşların siyasi gelişmeler hakkında özgür ve bağımsız kaynaklardan bilgi alabilmesinin önemini vurguladı. Fon krizi ve ekonomik mağduriyet iddialarını gündeme getirdi Bayram Yumrukaya, açıklamasında kamuoyunda tartışılan fon krizine de değindi. Söz konusu kriz nedeniyle yüz binlerce vatandaşın mağdur olduğunu ileri süren Yumrukaya, gelişmelerin üzerinin örtülmeye çalışıldığını iddia etti. Yumrukaya, “Asrın vurgunu olan fon krizinin iktidar kadrolarıyla ilişkisinin ortaya çıktığı bir dönemde bu karar alınmıştır. 500 bine yakın yurttaşın doğrudan soyulduğu, aileleriyle birlikte milyonlarca yurttaşın mağdur edildiği bu büyük soygunun üzeri örtülmeye çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı. Fon krizine ilişkin değerlendirmelerini siyasi eleştirileri kapsamında dile getiren Yumrukaya, kamuoyunu ilgilendiren iddiaların açıklığa kavuşturulması ve vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini savundu. Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerine vurgu yaptı Yumrukaya, açıklamasında Türkiye’nin uluslararası ilişkileri ve yurt dışına asker gönderilmesine yönelik tartışmalara da yer verdi. Meclis’e sunulan bir anlaşma metni bulunmadığını ileri sürdüğü bir süreçte Mehmetçiğin Yemen’e gönderilmesinin tartışılmasını eleştiren Yumrukaya, konunun kamuoyundan uzaklaştırılmaya çalışıldığını iddia etti. Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerine dikkat çeken Yumrukaya, uluslararası anlaşmalar ve yurt dışına asker gönderilmesi gibi konularda anayasal süreçlerin önemini vurguladı. İktidarın dış politikaya ilişkin kararlarının Meclis denetimi ve demokratik tartışma çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti. “İktidar tükenmiştir, saldırganlığı bundandır” Türkiye’nin 81 ilinde farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarla birlikte demokrasi ve özgürlükler konusunda ortak bir duruş sergilediklerini belirten Yumrukaya, iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü. Yumrukaya, “İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır. Saldırganlığı bundandır” sözleriyle siyasi değerlendirmesini dile getirdi. Yargı, kolluk kuvvetleri ve kayyım uygulamaları üzerinden toplumun iradesinin yönlendirilebileceğini düşünenlerin yanıldığını savunan Yumrukaya, demokratik hakların korunmasının önemine dikkat çekti. “Gerçekler hapsedilemez” Açıklamasının sonunda Halk TV çalışanları başta olmak üzere tüm basın emekçileriyle dayanışma mesajı veren Bayram Yumrukaya, basın özgürlüğünün demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Yumrukaya, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez. Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Türkiye’nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye çalışanları mutlaka yeneceğiz. Türkiye susmayacak, millet susmayacak.”

Halk TV Eyleminde Basın Özgürlüğü Vurgusu: “Özgür Basın Susturulamaz” Haber

Halk TV Eyleminde Basın Özgürlüğü Vurgusu: “Özgür Basın Susturulamaz”

Emek ve Demokrasi Platformu ile Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Eskişehir Temsilciliği, Halk TV’ye yönelik müdahale, kayyum atanması ve yayınların durdurulmasına tepki gösterdi. Eylemde basın özgürlüğü, gazetecilerin çalışma hakkı ve halkın haber alma özgürlüğü savunuldu. Köprübaşı bölgesinde düzenlenen basın açıklamasında, Halk TV’ye yönelik müdahalenin yalnızca bir televizyon kanalını değil, kanalda çalışan gazetecilerin emeğini, iş güvencesini ve geleceğini de ilgilendirdiği belirtildi. Açıklamayı Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına TGS Eskişehir Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım yaptı. Yıldırım, basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve gazetecilerin mesleki dayanışmasına sahip çıkmak için bir araya geldiklerini söyledi. “Basın Özgürlüğüne Yönelik Kaygılarımız Artıyor” Daha önce T24’e getirilen erişim engelini de hatırlatan Yıldırım, Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulmasının basın özgürlüğünün geleceğine ilişkin kaygıları artırdığını ifade etti. Halk TV’nin Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından biri olduğunu belirten Yıldırım, kanalın Türkiye Gazeteciler Sendikasının örgütlü olduğu ve yaklaşık 200 basın emekçisinin çalıştığı bir kurum olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, “Bugün yaşananlar yalnızca bir televizyon kanalının yayınını değil, orada çalışan gazetecilerin emeğini, iş güvencesini ve geleceğini de ilgilendirmektedir” dedi. Gazetecilerin Emeğine Dikkat Çekildi Bir haberin arkasında muhabirlerden kameramanlara, editörlerden teknik ekiplere kadar çok sayıda basın emekçisinin alın teri bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, Halk TV çalışanlarının yanında olmanın gazetecilik mesleğinin ortak değerlerine sahip çıkmak anlamına geldiğini söyledi. Toplumun ekonomik sorunlarının, eğitimde laiklik ve fırsat eşitliği tartışmalarının, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin iddiaların ve kamuoyunu ilgilendiren soruşturmaların özgürce araştırılıp haberleştirilebilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, özgür basının toplumsal sorunların görünür olması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Yıldırım, “Hiçbir toplumsal sorunun üzeri örtülmemeli, hiçbir gazeteci kamu yararına yaptığı haber nedeniyle baskı altında hissetmemelidir” ifadelerini kullandı. “Gazeteciler Farklı Düşünebilir Ama Düşman Değildir” Gazetecilerin farklı medya kuruluşlarında çalışabileceğini ve farklı düşüncelere sahip olabileceğini belirten Yıldırım, tüm gazetecilerin ortak kimliğinin meslekleri olduğunu söyledi. “Biz gazeteciyiz” diyen Yıldırım, gazetecilerin birbirlerinin rakibi olabileceğini ancak düşmanı olmadığını ifade etti. Bir gazetecinin yaşadığı soruna sessiz kalınması halinde benzer sorunlarla karşılaşıldığında meslektaşların yalnız kalabileceğini belirten Yıldırım, zor günlerde dayanışmanın önemini vurguladı. “Özgür Basın Herkes İçindir” Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun bütün kesimlerinin sorumluluğu olduğunu belirten Yıldırım, işçilerin, emeklilerin, öğrencilerin, öğretmenlerin ve esnafın özgür basının önemini görmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, “Çünkü özgür basın herkes içindir” dedi. Anayasa’nın 28. maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmünü hatırlatan Yıldırım, gazetecilerin özgürce haber yapabildiği, basın emekçilerinin güvenceli koşullarda çalışabildiği ve yurttaşların farklı kaynaklardan haber alabildiği demokratik bir ortam istediklerini ifade etti. Halk TV Çalışanlarıyla Dayanışma Mesajı Türkiye Gazeteciler Sendikasının örgütlü olduğu Halk TV’deki meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirten Yıldırım, bir gazetecinin yalnız bırakılmasının bütün mesleğin güç kaybetmesine yol açacağını söyledi. Açıklama, “Gazetecilik suç değildir!”, “Basın hürdür, sansür edilemez!” ve “Yaşasın gazetecilerin dayanışması!” sloganlarıyla sona erdi.

YENİ Partili İbrahim Arslan: "Önce Sandığa Kayyım, Şimdi Habere Kayyım!" Haber

YENİ Partili İbrahim Arslan: "Önce Sandığa Kayyım, Şimdi Habere Kayyım!"

YENİ Parti Parti Meclisi Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Halk TV’ye polis eşliğinde kayyım atanarak yayının durdurulmasına sert tepki gösterdi. Arslan, “İktidarın duymak istemediği sözleri susturmak için ekranları kapatabilirsiniz ama hakikati ortadan kaldıramazsınız” dedi. YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Halk TV’ye kayyım atamasına ve yayın durdurma kararına tepki gösterdi. "Ekrem İmamoğlu’nun Tarihi Savunması Öncesinde Karartma" Kararın zamanlamasına dikkat çeken Arslan, müdahalenin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapacağı güne denk getirilmesini eleştirdi: “Milyonların oyuyla seçilen belediyelere yapılan müdahalelerin ardından, bu sabah polis eşliğinde Halk TV’ye kayyım atandı; yayın durduruldu. Üstelik Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun tarihi savunmasına başlayacağı gün… İktidarın duymak istemediği sözleri susturmak, halkın görmesini istemediği gerçekleri karartmak için ekranları kapatabilirsiniz; ama hakikati ortadan kaldıramazsınız.” "Bu Mesele 86 Milyonun Haber Alma Hakkıdır" Yaşananların sadece bir televizyon kanalına yönelik olmadığını, halkın haber alma hakkının hedef alındığını vurgulayan İbrahim Arslan, basın emekçilerinin yanında olduklarını ifade etti: "Bu artık yalnızca Halk TV’nin meselesi değildir. Bu, basın özgürlüğünün ve 86 milyonun haber alma hakkının meselesidir. Halk TV’nin ve basın emekçilerinin yanındayız. Ne halkın iradesini teslim alabilecekler ne de hakikatin sesini susturabilecekler." "Millet ve Demokrasi Kazanacak" Açıklamasını kararlılık mesajıyla tamamlayan Eskişehir Milletvekili Arslan, Türkiye'nin demokratik mücadelesinden vazgeçmeyeceğini belirterek; “Bu karanlık düzen mutlaka değişecek; millet kazanacak, demokrasi kazanacak, Türkiye kazanacak!” ifadelerini kullandı.

Ahşabın Sesi Odunpazarı’nda Yükselmeye Devam Ediyor Haber

Ahşabın Sesi Odunpazarı’nda Yükselmeye Devam Ediyor

Odunpazarı Belediyesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası Ahşap Heykel Festivali, Eskişehirlileri sanatla buluşturmaya devam ediyor. “Ahşabın Sesi” temasıyla Hicri Sezen Meydanı’nda gerçekleştirilen festival, geride kalan iki günde konserlerden dans gösterilerine, canlı heykel üretimlerinden televizyon programlarına kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yaptı. Festivalin açılış törenine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Romanya’nın Focşani kentinden gelen Popescu Kanty Catalin, Vulpoiu Adrian, Mircea Mugur, Floroiu Dan, Gelal Nagi ve Bolat Erdal’ın aralarında bulunduğu heyet, yurt dışından ve yurt içinden festivale katılan sanatçılar ile çok sayıda vatandaş katıldı. Festivalin açılışında konuşan Başkan Kazım Kurt, etkinliğin Eskişehir’de ahşap sanatının gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Yıllar önce kentte ahşap sanatından söz edilmezken bugün belediye bünyesindeki atölyelerde yüzlerce sanatçının üretim yaptığını vurgulayan Başkan Kurt, festival kapsamında sanatçıların çalışmalarını vatandaşların gözü önünde gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Bu sürecin özellikle gençlere ilham verdiğini söyleyen Başkan Kurt, Odunpazarı’nı sanat ve kültürün merkezi haline getirmek için çalıştıklarını kaydetti. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da yaptığı konuşmada ahşap ve toprağın insanlık tarihinin vazgeçilmez iki unsuru olduğunu belirterek, festival boyunca ahşabın sanata dönüşümüne tanıklık edileceğini söyledi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Eskişehir’in güçlü festival kültürüne dikkat çekerek, kentin sanatla iç içe yaşamının bu tür organizasyonlarla daha da güçlendiğini ifade etti. Festivalin ilk günü sanat ve eğlence dolu etkinliklerle geçti. Halk Merkezlerinde yer alan Ahşap Atölyesi’nin Yıl Sonu Sergisi’nin açılışıyla başlayan program, açılış seremonisiyle devam etti. Ardından Odunpazarı Belediyesi Ritim Topluluğu sahne alırken, GO Sanat’ın Sirtaki Gösterisi ve Mister & Missus performansı meydanı dolduran vatandaşlardan büyük alkış aldı. Gecenin finalinde ise sanatçı Pınar Işık sevilen şarkılarını seslendirdi. BAŞKAN KURT GÖRKEMLİ HATIRLAR’DA ODUNPAZARI’NIN KÜLTÜREL MİRASINI ANLATTI Festivalin ikinci günü ulusal çapta ses getiren bir televizyon yayınına da ev sahipliği yaptı. Gazeteci ve programcı Serhan Asker’in hazırlayıp sunduğu, Halk TV ekranlarında yayınlanan “Görkemli Hatıralar” programı Hicri Sezen Meydanı’ndan canlı olarak gerçekleştirildi. Programın konuğu olan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Odunpazarı’nın kültürel mirasını, Uluslararası Ahşap Heykel Festivali’nin kente sağladığı katkıları ve Eskişehir’in kültür-sanat yolculuğunu anlattı. Canlı yayına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de katılarak Eskişehir’in festival kültürü ve sanat yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Festival alanından gerçekleştirilen yayın, hem meydandaki vatandaşlar hem de ekran başındaki izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Festivalin ikinci günü de birbirinden renkli etkinliklere sahne oldu. Odunpazarı Belediyesi Müzik Ekibi’nin konseriyle başlayan programda Hint Dansı Gösterisi, DJ Graffe performansı ve Tango 26 sahne aldı. Eskişehir Polifonik Korolar Derneği Dernek Korosu’nun seslendirdiği eserler büyük beğeni toplarken, Zumba Gösterisi festivale hareket kattı. Günün kapanışı ise Volkan İmançer konseriyle yapıldı. Festival boyunca Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü akademisyenleri ve öğrencilerinin yanı sıra farklı ülkelerden gelen sanatçılar da ahşabı sanata dönüştürmeye devam ediyor. Vatandaşlar, sanatçıların üretim süreçlerini yakından izleme fırsatı bulurken, konserler, gösteriler ve çeşitli etkinliklerle festival coşkusu Hicri Sezen Meydanı’nda sürüyor. 19 Haziran’a kadar devam edecek festival, ahşabın yalnızca bir malzeme değil, kültürleri buluşturan evrensel bir sanat dili olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı" Haber

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı"

Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve engellemelere her geçen gün yenileri ekleniyor. Gazeteciler sadece haber yaptıkları için şafak baskınlarıyla gözaltına alınıp zindana konuluyor. Yılın en kısa ayı şubat ayında gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıkarken, 8 gazeteci gözaltına alındı. Alican Uludağ’ın da aralarında olduğu 5 gazeteci tutuklandı. Neredeyse her yazdığı haber ve paylaşımı nedeniyle hedefe konan Uludağ şubat ayında tutukluluğuna neden olan davaların yanı sıra 2 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, “AKP iktidarında basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı artık askıda! Türkiye’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı alanında yaşadığımız ihlallere her gün yenileri ekleniyor. Tamamen gazetecilik refleksiyle yaptıkları yayınlar, haberler nedeniyle gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor! Gazetecilere yönelik bu soruşturma ve gözaltılar haber alma hakkımıza ve gazeteciliğe gözdağıdır, saldırıdır! Bu hukuksuz uygulamalara artık son verilmeli; Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Enver Aysever ve daha nice gazeteci derhal serbest bırakılmalıdır! Basın özgürlüğü 86 milyonun özgürlüğüdür, hepimiz özgürlüğümüzü sonuna kadar savunacağız” dedi. ULUDAĞ’IN HER PAYLAŞIMINA AYRI SORUŞTURMA CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer her ay düzenli olarak kamuoyu ile paylaştığı basın özgürlüğü raporunun şubat bilançosunu açıkladı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre basın özgürlüğü alanında şubat ayında yaşanan ihlaller şöyle: Karar Gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu, Nefes Gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıktı. Deutsche Welle Türkçe'nin Ankara muhabiri gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara’daki evinde çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı. Ankara’da ikamet eden Uludağ’ın İstanbul’a götürülerek Silivri Cezaevi’ne konulması tepki çekti. Alican Uludağ haber içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle şubat ayında ayrıca 3 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. 50 YARGILAMA 5 TUTUKLAMA Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve kurumlarına yönelik yapılan operasyonlarda ETHA muhabirleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı. Züleyha Müldür adli kontrolle serbest bırakılırken, 4 kişi tutuklandı. Soruşturmada gazetecilerin uluslararası basın kartı için yaptığı ödemelerin “terör finansmanı” olarak sayılması dikkat çekti. Ömer Ödemiş, daha önce beraat ettiği davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kobani davasının karar duruşmasını izleyen 7 gazeteciye duruşmada ses ve görüntü aldıkları gerekçesiyle 18 gün hapis cezası verildi. HABERE GÖZALTI VE SORUŞTURMA YAĞMURU Şubat ayında Kayserili gazeteci Ali Türk Aslan ve gazeteci Mehmet Ali Ertaş’ın da aralarında olduğu 8 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle ifade verdi. İsmail Arı yaptığı haber gerekçe gösterilerek Türk Telekom CEO’su ve RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayetiyle ifade verdi. JinNews Haber Müdürü Öznur Değer hakkında Van’da Rojava için yapılan yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatıldı. SİYASETÇİLER DE KORUMALARI DA GAZETECİ DÖVÜYOR Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Kocaeli’de katıldığı MÜSİAD programını izleyen basın mensuplarını koruma ekibi engelledi. Çıkan tartışmada gazeteci Serkan Üldeş’e fiziki müdahale edilmesi üzerine basın mensupları tepki göstererek salonu terk etti. Tatvan Belediyesinin kar çalışmalarını eleştiren gazeteci Mücahit Tarlan Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından tehdit edilirken, koruması tarafından darp edildi. Evrensel'in İzmir Temsilciliğine 2025’te düzenlenen silahlı saldırının tetikçisi İsa Can Bilir 106 gün tutukluluktan sonra serbest bırakılırken, azmettiricilerin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu reddedildi. RTÜK’TEN HALK TV’YE CEZA RTÜK Uğur Dündar’ın Halk TV’de CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını değerlendirirken kullandığı ifadeler nedeniyle kanala idari para cezası verdi. Anayasa Mahkemesi şubat ayında basın özgürlüğü alanında önemli bir karara imza attı. KRT Televizyonu tarafından yapılan başvuruda, AYM 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı'nın veri akışındaki 13 saatlik kesintiyi hak ihlali olarak değerlendirdi. AİLE BAKAN YARDIMCISI ERİŞİM ENGELİ ŞAMPİYONU Haber ve içeriklere yönelik erişim engelleri şubat ayında da devam etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu aralarında yeğeninin KPSS’siz memur yapıldığı haberlerinin de yer aldığı 258 haber ve paylaşımı bir günde engelleterek erişim engeli şampiyonu oldu. Mezopatamya Ajansı, Yeni Yaşam ve JinNews’un sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şubat ayında erişime engellenen haberler şöyle; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı AKP’li Mehmet Özhaseki’ye video ile şantaj yapıldığı yönündeki haber ile bu haberin erişime engellendiğini duyuran haber, Yeniçağ Gazetesi’nde iş insanı Fuat Tosyalı’nın adının geçtiği ‘Ziraat Bankası’nda ikinci Demirören vakası!’ başlıklı haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, İBB’den alınan Galata Kulesi’ndeki tepki çeken restorasyon işinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ’ın şirketi tarafından yapıldığı haberleri, MHP Çanakkale İl Başkanının geçmişte usulsüz öğretim görevlisi olduğuna ilişkin haberler.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.