SON DAKİKA
Hava Durumu

#Halk Sağlığı

Porsuk Haber Ajansı - Halk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ne Yediğimizi Ne İçtiğimizi Bilmiyoruz! Haber

Ne Yediğimizi Ne İçtiğimizi Bilmiyoruz!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada gıda denetimlerindeki yetersizliğe sert tepki gösterdi. Bilinen bir peynir markasında yaşanan mikrobiyolojik uygunsuzluğa dikkat çeken Gürer, gıda güvenliğinin vatandaşın şikâyetine bırakılamayacağını vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda ürünlerindeki denetim sorunları ve halk sağlığı risklerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. "Ne yediğimizi ne içtiğimizi bilmiyoruz" diyerek duruma tepki gösteren Gürer, gıda denetim mekanizmasının yetersiz kaldığını ve doğrudan toplum sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Tanınmış Peynir Markasındaki Skandal Denetim Eksikliğini Gösterdi Yıllardır tüketilen köklü bir gıda markasının peynirinde Alo 174 Gıda Hattı’na yapılan ihbar sonrası denetim gerçekleştirildiğini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, incelemede ürünün Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliği'ne aykırı bulunduğunu söyledi. Söz konusu sorunun merdiven altı bir tesiste değil, marka olmuş bir firmada yaşanmasının vahameti artırdığına dikkat çeken Gürer, şu ifadeleri kullandı: "Merdiven altı üretimde böyle bir tabloyla karşılaşılması eleştirilebilir ancak ülkemizin marka olmuş ürünlerinden birinde bile bu durumun yaşanması, denetim mekanizmasının yeterince etkin işlemediğini gösteriyor." "Gıda Güvenliği Vatandaşın Şikâyetine Bırakılamaz" Tarım ve Orman Bakanlığının olayın ardından denetimleri artıracağını duyurduğunu anımsatan Gürer, denetimlerin yalnızca şikâyet veya ihbar üzerine yapılmasının yanlış olduğunu vurguladı. Denetimlerin periyodik ve sistemli olması gerektiğini belirten CHP’li vekil, "Eğer vatandaş Alo 174'e ihbarda bulunmasaydı, o peyniri tüketmeye devam edecektik. Gıda güvenliği vatandaşın şikâyetine bırakılmamalıdır. Denetimler sürekli, yaygın ve etkin şekilde yapılmalıdır" şeklinde konuştu. Belediyelere Denetim Yetkisi ve Laboratuvar Çağrısı Gıda güvenliğinin bir halk sağlığı meselesi olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, çözüm için şu önerileri sıraladı: Belediyelerin Yetkileri İade Edilmeli: Gıda denetim süreçlerinin güçlendirilmesi için belediyeler yeniden yetkilendirilmeli. Belediye Laboratuvarları Açılmalı: Kapanan veya pasifleşen belediye laboratuvarları hızla faaliyete geçirilmeli. Personel İstihdamı Artırılmalı: Saha denetimlerinin etkinleşmesi için yeterli sayıda uzman gıda denetim personeli ataması yapılmalı. Gürer, gıdada yaşanan denetim eksikliklerinin basit bir mevzuat meselesi olmadığını, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren hayati bir sorun olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.

Eskişehir’de Koordinatör Ebelik Sistemi ile Anne ve Bebek Sağlığında Yeni Dönem Haber

Eskişehir’de Koordinatör Ebelik Sistemi ile Anne ve Bebek Sağlığında Yeni Dönem

Sağlık Bakanlığı’nın "Her Gebeye Bir Ebe" vizyonuyla hayata geçirilen Koordinatör Ebelik Sistemi, Eskişehir'de düzenlenen kapsamlı eğitim programıyla güçleniyor. Sistem, koruyucu sağlık hizmetlerinde anne ve bebek sağlığını en üst seviyeye taşımayı hedefliyor. ​Ortak Akıl ve Güçlü Koordinasyon: Eskişehir’de Ebe Eğitim Programı ​Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı öncülüğünde gerçekleştirilen Koordinatör Ebe Eğitim Programı, birinci basamakta görev yapan ebeleri bir araya getirdi. Ortak bilgi ve güçlü bir koordinasyon anlayışının amaçlandığı programda; ​Riskli Gebelik Yönetimi: Gebelik sürecinin erken dönemde risk analizi ve takibi, ​Doğuma Hazırlık ve Lohusalık: Anne ve bebeğin yaşam yolculuğunun her aşamasında güncel yaklaşımlar, ​Uzmanlık Alanları: Ruh sağlığı desteği ve etkin emzirme danışmanlığı ​gibi kritik konular bilimsel çerçevede ele alındı. ​İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’den Kritik Vurgu ​Programın açılışında konuşan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, koordinatör ebelerin sadece takip sağlayan profesyoneller olmadığını belirtti. Bildirici, bu rolün sahadaki önemini şu sözlerle özetledi: ​“Koordinatör ebeler yalnızca gebe ve lohusaları takip eden sağlık profesyonelleri değil; aynı zamanda sağlık hizmetlerinin sahadaki koordinatörü, güvenilir danışmanı ve ailelerin en yakın yol arkadaşıdır. Anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasında kritik bir rol üstlenmektedirler.” ​"Gebeler Sürecin Hiçbir Aşamasında Yalnız Kalmayacak" ​Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Deniz Sayiner ise sistemin sunduğu bireyselleştirilmiş bakım avantajına dikkat çekti. Sayiner, "Bu sistem sayesinde gebeler, gebelik sürecinin hiçbir aşamasında yalnız kalmayacak; kendilerini tanıyan, düzenli iletişim kuran ve ihtiyaç duyduklarında ulaşabilecekleri bir koordinatör ebenin rehberliğinde sağlık hizmetlerine daha etkin erişebilecektir" diyerek hizmet kalitesindeki sürekliliğin altını çizdi. ​Sağlıklı Toplum İçin Güçlü Adım ​Eskişehir'de hayata geçirilen bu eğitim hamlesi; mesleki bilgi paylaşımının ötesinde standart hizmet anlayışı ve kaliteli anne-bebek bakımının geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerini merkeze alan Koordinatör Ebelik Sistemi, "sağlıklı anne, sağlıklı bebek, sağlıklı toplum" hedefinin en önemli güvencelerinden biri olmaya devam ediyor.

Eskişehir’de Gıda Tağşişine Başkan Arnik'ten Sert Tepki Haber

Eskişehir’de Gıda Tağşişine Başkan Arnik'ten Sert Tepki

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yeni sanayi bölgesinde kayıt dışı bir işletmede köftede gıda tağşişi tespit edilmesinin ardından bir açıklama yaptı. Başkan Arnik; "Bu münferit olay, 5 bin dürüst esnafımızın ve 65 bin çalışanımızın emeğine gölge düşüremez" dedi. ​Odunpazarı'nda yeni açılan sanayi bölgesinde faaliyet gösteren kayıt dışı bir işletmede köftede gıda tağşişi tespit edilmesi üzerine Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik yazılı bir basın açıklaması yaptı. "GIDA TERÖRİSTLERİ ESNAFIMIZI TEMSİL ETMEZ" Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yaşanan olayın kamu vicdanını derinden yaraladığını belirterek şu açıklamada bulundu: "Vatandaşımıza et diye farklı ürün yediren, insan sağlığını hiçe sayan, kul hakkını gözetmeyen kişiler bizim gözümüzde esnaf değildir. Bunlar, halk sağlığını hedef alan vicdansız gıda teröristleridir. Ahilik kültürüyle, esnaf ve sanatkârlık anlayışıyla ve meslek ahlakıyla hiçbir ilgileri yoktur." dedi. "BU MÜNFERİT OLAY, 5 BİN İŞLETMEMİZE VE 65 BİN ÇALIŞANIMIZA MAL EDİLEMEZ" Eskişehir'de yaklaşık 5 bin yeme-içme işletmesi ve bu sektörden geçimini sağlayan yaklaşık 65 bin çalışan bulunduğunu hatırlatan Murat Arnik; "Bir işletmenin yaptığı hile üzerinden binlerce dürüst esnaf ve sanatkârımızı zan altında bırakmak büyük bir haksızlıktır. Her sabah besmeleyle dükkânını açan, vergisini veren, çalışanının sigortasını yatıran ve vatandaşına güvenilir hizmet sunan esnafımızın emeğini kimse tartışmaya açamaz. Bu olay münferittir ve Eskişehir esnafını temsil etmemektedir." dedi. "SADECE VERGİ LEVHASI AÇMAKLA ESNAF OLUNMAZ" Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, kayıt dışılıkla mücadelede sistemin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Yıllardır aynı çağrıyı yapıyoruz. Bir işletmeye vergi mükellefiyeti açıldığında süreç bununla sınırlı kalmamalıdır. Vergi kaydı oluşturulduğu anda sistem, Esnaf Sicil Müdürlüğüne, ilgili Esnaf Odasına ve belediyelerin ruhsat birimlerine otomatik bildirim göndermelidir. Böylece işletmenin oda kaydı, sicil kaydı, ruhsatı ve diğer yasal yükümlülükleri eş zamanlı takip edilebilir. Bugün yapay zekâ ve dijital sistemlerle milyonlarca veriye saniyeler içinde ulaşılabiliyorsa, kayıt dışı işletmelerin önlenmesi de güçlü bir yazılım altyapısıyla mümkündür. Devletimiz isterse kurumlar arası tam entegrasyon sayesinde kayıt dışılığı büyük ölçüde önleyebilir. Bu konu artık teknolojiyle çözülebilecek bir kamu yönetimi meselesidir." dedi. "BİZ ESNAFIMIZIN VE HALKIMIZIN HAKKINI KORUMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ" Başkan Arnik, Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasının en önemli görevinin hem dürüst esnafı hem de vatandaşın güvenli gıdaya ulaşma hakkını korumak olduğunu vurgularken; "Bizim temsil ettiğimiz kesim; emeğiyle ayakta duran, vergisini ödeyen, devletine karşı bütün sorumluluklarını yerine getiren esnaf ve sanatkârlardır. Aynı zamanda vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşma hakkını savunmak da bizim görevimizdir. Hiç kimsenin yaptığı usulsüzlüğün bedelini binlerce dürüst esnafımıza ödetmeyiz." dedi. "KAYIT DIŞI VE MERDİVEN ALTI İŞLETMELERE KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK" Kayıt dışı işletmelerin yalnızca haksız rekabet oluşturmadığını, aynı zamanda halk sağlığını tehdit ettiğini belirten Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, şu ifadeleri kullandı: "Bugüne kadar kayıt dışı ekonomiyle mücadelede Valiliğimiz, Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz, Ticaret İl Müdürlüğümüz, belediyelerimiz ve ilgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içinde çalıştık. Bundan sonra da aynı kararlılıkla sahada olmaya devam edeceğiz. Ruhsatsız, kayıt dışı ve halk sağlığını tehdit eden işletmelerin tespit edilmesi konusunda kurumlarımızla iş birliğimizi daha da güçlendireceğiz. Dürüst esnafımızın emeğini sömüren hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceğiz." "DENETİMLER KARARLILIKLA DEVAM ETMELİDİR" Murat Arnik, özellikle akşam saatlerinde ve riskli bölgelerde denetimlerin artırılmasının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz başta olmak üzere Valiliğimiz, Ticaret İl Müdürlüğümüz, belediyelerimiz, zabıta ekiplerimiz ve ilgili kamu kurumlarımız önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu mücadelede tüm kurumlarımızın yanındayız. Denetimlerin aralıksız sürdürülmesi, kayıt dışı işletmelere göz açtırılmaması ve haksız rekabetin önlenmesi hem halk sağlığı hem de dürüst esnafımızın geleceği açısından büyük önem taşımaktadır." "ESKİŞEHİR ESNAFININ İTİBARINI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Açıklamasının sonunda Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik şu mesajı verdi: "Bu olay, Eskişehir'in esnaf ve sanatkârını temsil eden bir anlayış değildir. Şehrimizde binlerce işletme ve on binlerce çalışan alın teriyle, emeğiyle ve Ahilik kültürüyle hizmet vermektedir. Biz, dürüst esnafımızın itibarını korumaya, kayıt dışılıkla mücadele etmeye ve halk sağlığını tehdit edenlere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz. Esnafımızın emeğini, ekmeğini ve itibarını hiç kimseye yedirmeyeceğiz."

ELKO Başkanı Murat Arnik: ''Lokantalarda Yeni Menü Dönemi Başladı'' Haber

ELKO Başkanı Murat Arnik: ''Lokantalarda Yeni Menü Dönemi Başladı''

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya alınan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu ile birlikte, toplu tüketim işletmelerinde tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik yeni bir dönem başladı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, düzenlemenin sadece menü değişikliği olmadığını, gıda güvenliği, tüketici hakları, şeffaf ticaret ve kayıtlı üretim anlayışını güçlendiren önemli bir dönüşüm olduğunu belirtti. Arnik; ''1 Temmuz itibarıyla başlayan yeni menü bilgilendirme uygulamasında üyelerimizi yalnız bırakmayacağız. Kalori hesaplamasından alerjen bildirimine kadar tüm teknik süreçlerde Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak esnafımızın yanında olacağız.'' MURAT ARNİK: ''TÜKETİCİ ARTIK NE YEDİĞİNİ BİLECEK'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yeni uygulamanın tüketicinin bilgi alma hakkını güçlendirdiğini belirterek şunları söyledi; ''Vatandaşımız artık yalnızca sipariş verdiği yemeğin fiyatını değil; içeriğini, kullanılan etin türünü, alerjen bileşenleri ve enerji değerini de öğrenebilecek. Özellikle çölyak hastaları, gıda alerjisi bulunan bireyler, diyabet hastaları ve özel beslenme programı uygulayan vatandaşlarımız açısından bu uygulama önemli bir halk sağlığı adımıdır.'' 1 TEMMUZ'DA SÜREÇ BAŞLADI, GEÇİŞ KADEMELİ OLARAK DEVAM EDECEK Murat Arnik, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine dikkat çekerek, uygulamanın bütün işletmeler için aynı tarihte başlamadığını vurguladı. Bakanlığın belirlediği takvime göre; Ulusal zincir restoranlar için uygulama 1 Temmuz 2026 tarihinde başladı. Aynı ilde üç ve üzeri şubesi bulunan işletmeler için uyum süreci 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Diğer toplu tüketim işletmeleri ise içerik ve alerjen bildirimlerini 31 Aralık 2026, enerji (kalori) bildirimlerini ise 31 Aralık 2027 tarihine kadar tamamlayacak. MENÜLERDE ARTIK BU BİLGİLER YER ALACAK Yeni uygulamayla birlikte menülerde veya tüketicinin kolayca ulaşabileceği dijital sistemlerde; Ürünün adı, Ürünün temel bileşenleri, Kullanılan etin türü, Alerjen bildirimleri, Üründe alkol veya domuz kaynaklı bileşen bulunup bulunmadığı, Porsiyon başına enerji (kalori) bilgisi yer alacak. Bilgilendirme; basılı menü, dijital ekran, QR menü veya benzeri yöntemlerle tüketiciye sunulabilecek. MURAT ARNİK: ''BU DÜZENLEME DÜRÜST ESNAFI KORUYACAK'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, düzenlemenin kurallara uygun çalışan işletmeler açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.''Bugün hijyen kurallarına uyan, vergisini ödeyen, ruhsatlı çalışan ve denetimlerden başarıyla geçen işletmelerimiz zaten büyük bir özveriyle hizmet veriyor. Yeni uygulama, bu işletmelerimizin şeffaflığını ve güvenilirliğini daha da artıracaktır.'' KAYIT DIŞI ÜRETİMLE MÜCADELE, HALK SAĞLIĞININ DA KORUNMASIDIR Murat Arnik, yeni uygulamanın başarıya ulaşabilmesi için denetimlerin yalnızca kayıtlı işletmelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.''Kurallara uyan işletmelerimiz düzenli olarak denetlenirken, kayıt dışı faaliyet gösteren ve mevzuata aykırı üretim yapan yerlerle de etkin mücadele edilmelidir. Gıda güvenliği ancak kayıtlı, izlenebilir ve denetlenebilir üretimle sağlanabilir. Bu nedenle ilgili kurumlarımızın koordinasyon içinde denetimlerini sürdürmesi, vatandaşlarımızın da güvenilir ve ruhsatlı işletmeleri tercih etmesi büyük önem taşımaktadır.'' ESKİŞEHİR'DE TÜRKİYE'YE ÖRNEK BİR DESTEK MODELİ BAŞLIYOR Yeni uygulamanın en teknik bölümünü oluşturan kalori hesaplamaları, ürün reçeteleri ve alerjen bildirimleri konusunda Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası önemli bir çalışma başlatıyor. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik şu açıklamayı yaptı: ''Gıda mühendislerimiz ve gıda teknikerlerimizle birlikte üyelerimize teknik destek vereceğiz. Kalori hesaplamaları, ürün reçetelerinin hazırlanması, alerjen bildirimleri ve örnek menülerin oluşturulması konusunda üyelerimizin yanında olacağız. Hiçbir üyemizi bu süreçte yalnız bırakmayacağız.'' ESKİŞEHİR MODELİ TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK Murat Arnik, Eskişehir'de başlatılacak teknik destek modelinin diğer illere de örnek olmasını hedeflediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:''Biz sadece yeni yönetmeliği duyuran bir oda olmayacağız. Eğitim veren, rehberlik eden, teknik çözüm üreten ve üyeleriyle birlikte hareket eden bir anlayışı ortaya koyacağız. Hedefimiz Eskişehir'i bu yeni sisteme en hızlı ve en doğru uyum sağlayan illerden biri haline getirmektir.'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, açıklamasını şu sözlerle tamamladı; ''Yeni menü bilgilendirme uygulaması yalnızca bir mevzuat değişikliği değildir. Bu uygulama; güvenilir gıda, bilinçli tüketici, adil rekabet ve kaliteli hizmet anlayışını güçlendirecek önemli bir adımdır. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak hem esnafımızın hem de vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kurallara uyan işletmelerimizi desteklemeye, kayıt dışılıkla mücadelede ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya ve şehrimizde güvenilir gıda kültürünü daha da güçlendirmeye kararlıyız.''

TVHB’den Çağrı: "Veteriner Tıbbi Ürünlerde Karekod Uygulaması Ertelenmemeli!" Haber

TVHB’den Çağrı: "Veteriner Tıbbi Ürünlerde Karekod Uygulaması Ertelenmemeli!"

​Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), Uşak’ta yaşanan ve kamuoyuna yansıyan veteriner tıbbi ürünlerine ilişkin gelişmelerin ardından, sektördeki denetim ve izlenebilirlik sorununa dikkat çeken bir basın açıklaması yayımladı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, ilaç güvenliği ve halk sağlığı için **"Veteriner Tıbbi Ürünlerde Karekod Uygulaması"**nın ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. ​"Kayıt Dışılıkla Mücadelede En Güçlü Silah Karekod" ​Uşak'ta yaşanan adli süreçle bir kez daha gündeme gelen veteriner ilaçlarının takibi konusunda uzun süredir talepte bulunduklarını belirten TVHB, mevcut sistemdeki boşlukların ancak dijital bir izlenebilirlik modeliyle kapatılabileceğini savundu. ​Başkan Ali Eroğlu, karekod sisteminin sağlayacağı avantajları şu şekilde özetledi: ​Üretimden Uygulamaya İzlenebilirlik: Her bir ilacın üretim, dağıtım, reçetelendirme ve uygulama süreçleri tekil olarak takip edilebilecek. ​Sahte İlaçla Mücadele: Kaçak, sahte ve kaynağı belirsiz ürünlerin piyasaya girmesi büyük ölçüde engellenecek. ​Hızlı Müdahale: Son kullanma tarihi geçmiş veya geri çekilmesi kararlaştırılan ürünler anlık olarak tespit edilecek. ​Antimikrobiyal Dirençle Mücadele: Akılcı ilaç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, toplum sağlığı için büyük risk oluşturan direnç sorunlarına karşı etkin önlem alınacak. ​"Tek Sağlık Yaklaşımı İçin Stratejik Bir Adım" ​Açıklamada, veteriner tıbbi ürünlerin güvenli şekilde izlenmesinin "Tek Sağlık" yaklaşımının temel taşlarından biri olduğu ifade edildi. E-Reçete sistemini tamamlayacak bir karekod uygulamasının, hem ilaç güvenliğini artıracağı hem de toplum sağlığını korumaya yönelik stratejik bir önlem olacağı vurgulandı. ​"Sorumluluk Almaya Hazırız" ​TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, açıklamasına şu sözlerle devam etti: "Dün Uşak’ta yaşananların yarın başka bir yerde tekrar etmemesi için denetim mekanizmalarını güçlendirmeliyiz. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, karekod uygulamasının hayata geçirilmesi için gereken her türlü bilimsel, teknik ve mevzuat çalışmasına katkı sunmaya hazırız." ​İlaç güvenliğinin ve izlenebilirliğin güçlendirilmesi, hem hayvan sağlığı hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor. TVHB, ilgili tüm kurumları bu konuda daha fazla vakit kaybetmeden harekete geçmeye davet etti.

Alpagut-Atalan İçin Bilirkişi Raporu: "Çed Kararı İptal Edilmeli" Haber

Alpagut-Atalan İçin Bilirkişi Raporu: "Çed Kararı İptal Edilmeli"

Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin bilirkişi raporunda, “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi yönünde görüş bildirildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Çocuklarımıza temiz suyu, verimli toprağı ve kültürel mirası korunmuş bir gelecek bırakmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olduğu belirtildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, raporun bilimsel ve hukuki gerçekleri ortaya koyduğunu belirterek, “Bu mücadele yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın geleceğinin mücadelesidir. Toprağımızı, suyumuzu, kültürel mirasımızı ve insan yaşamını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan Altın-Gümüş Madeni Ocağı ve Cevher Zenginleştirme Tesisi Projesi hakkında hazırlanan bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, ulaşım konusu hariç olmak üzere ÇED raporunun bilimsel esaslardan uzak bir yaklaşımla hazırlandığı ifade edilerek, 18 Ekim 2025 tarihli “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olduğu yönünde görüş bildirildi. “Bu topraklar yalnızca maden sahası olarak görülemez” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, bilirkişi raporuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, Alpagut ve Atalan’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihsel ve kültürel değerleriyle de korunması gereken özel bir bölge olduğunu vurguladı. Başkan Ataç, “Alpagut ve Atalan’ı yalnızca yerin altındaki maden rezervleri üzerinden değerlendirmek, bu toprakların binlerce yıllık tarihini, kültürünü, suyunu, ormanını ve insanını yok saymaktır. Bu bölge, geçmişten geleceğe taşımakla sorumlu olduğumuz ortak mirasımızdır. Bilirkişi raporu da maden projesinin arkeolojik sit alanı ve çevresindeki kültürel varlıklar üzerinde yaratabileceği tehlikeyi açık biçimde ortaya koymuştur” dedi. “Doğayı korumak, insanı korumaktır” Doğaya verilecek zararın insan yaşamından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Ataç, şöyle devam etti: “Toprak zarar görürse tarım zarar görür, su kirlenirse yaşam zarar görür, orman yok edilirse insanın nefesi kesilir. Doğayı korumak, doğrudan doğruya insanı korumaktır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel bir mesele değildir; halk sağlığı, yaşam hakkı, kültürel miras ve kuşaklar arası adalet meselesidir. Hiçbir ekonomik faaliyet, insan yaşamından ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkından daha değerli değildir.” “Çocuklarımıza yaşanabilir bir kent bırakmak zorundayız” Mücadelenin gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Başkan Ataç, “Çocuklarımıza siyanürle, ağır metallerle ve geri dönüşü olmayan çevresel tahribatlarla anılan bir bölge değil; temiz suyu, verimli toprağı, tarihi ve kültürel değerleri korunmuş bir kent bırakmak zorundayız. Bugün vereceğimiz kararlar, çocuklarımızın nasıl bir çevrede yaşayacağını belirleyecek” diye konuştu. “Mücadelemiz mahkeme kararına kadar ve sonrasında da sürecek” Bilirkişi raporunun önemli bir bilimsel ve hukuki aşama olduğunu, ancak yargılama sürecinin devam ettiğini hatırlatan Ataç, nihai kararın mahkeme tarafından verileceğini belirtti. Ataç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bilirkişi raporu, başından beri dile getirdiğimiz kaygıların ne kadar haklı ve bilimsel temellere dayandığını göstermiştir. Ancak mücadelemiz henüz tamamlanmış değildir. Yargı sürecini yakından takip edecek; bölge halkımızla, meslek odalarıyla, çevre örgütleriyle ve yaşamı savunan tüm yurttaşlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. ÇED Olumlu kararı iptal edilene, Alpagut ve Atalan’ın doğası, tarihi ve geleceği güvence altına alınana kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Bu mücadele toprağın, suyun, tarihin, çocuklarımızın ve yaşamın mücadelesidir.”

Tepebaşı’nda Çöp Konteyneleri İçin Hijyen Seferberliği Haber

Tepebaşı’nda Çöp Konteyneleri İçin Hijyen Seferberliği

Tepebaşı Belediyesi, yaz mevsimiyle birlikte artabilecek kötü koku, kirlilik, haşere ve çevre sağlığı risklerine karşı ilçe genelinde kapsamlı konteyner temizliği çalışması başlattı. Kırsal ve merkez mahallelerde toplam 10 bin çöp konteyneri modern araçlarla yıkanıyor, ilaçlanıyor ve dezenfekte ediliyor. Tepebaşı Belediyesi, daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir Tepebaşı için çalışmalarını sürdürüyor. Yaz mevsiminin gelmesi ve iklim koşullarının uygun hale gelmesiyle birlikte harekete geçen belediye ekipleri, ilçe genelindeki çöp konteynerlerinde hijyen çalışması başlattı. Çalışmalar kapsamında, kırsal ve merkez mahallelerde bulunan toplam 10 bin çöp konteyneri özel ekipmanlara sahip modern temizlik araçlarıyla yıkanıyor, ilaçlanıyor ve dezenfekte ediliyor. Konteynerlerde biriken atık kaynaklı kirlilik, kötü koku, haşere ve böcek oluşumuna karşı yapılan temizlik çalışmalarıyla hem çevre sağlığının hem de halk sağlığının korunması hedefleniyor. Belirlenen program doğrultusunda mahalle mahalle sürdürülen çalışmalarla konteynerler temizlenerek yeniden kullanıma hazır hale getiriliyor. Belediye ekipleri, özellikle yaz aylarında artış gösterebilecek kötü koku ve haşere oluşumuna karşı sahada yoğun mesai harcıyor. “Her Türlü Riske Karşı Sahadayız” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, temizlik ve hijyen çalışmalarının kent yaşamı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Tepebaşı’nda halk sağlığını ilgilendiren her ayrıntıyı önemsiyoruz. Yaz aylarıyla birlikte çöp konteynerlerinde kötü koku, kirlilik ve haşere oluşumu gibi sorunlar artabiliyor. Biz de ekiplerimizle birlikte bu risklere karşı sahadayız. Kırsalda ve merkezde toplam 10 bin konteynerimizi modern araçlarla temizliyor, ilaçlıyor ve dezenfekte ediyoruz” dedi. Başkan Ataç, çalışmaların planlı şekilde devam edeceğini vurgulayarak, “Amacımız daha temiz sokaklar, daha sağlıklı mahalleler ve daha yaşanabilir bir Tepebaşı oluşturmak. Çevre temizliği bizim için doğrudan halk sağlığı meselesidir. Ekiplerimiz belirlenen program doğrultusunda mahalle mahalle çalışmalarını sürdürecek” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Belediyesi yetkilileri, konteyner temizliği ve dezenfeksiyon çalışmalarının yaz dönemi boyunca program dâhilinde devam edeceğini bildirdi.

Başkan Ataç: "Yaşanabilir Tepebaşı İçin Sahadayız" Haber

Başkan Ataç: "Yaşanabilir Tepebaşı İçin Sahadayız"

Tepebaşı Belediyesi, yaz aylarında artış gösterebilecek sinek, böcek ve larva oluşumlarına karşı ilçe genelinde ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor. Halk sağlığını önceleyen önleyici belediyecilik anlayışıyla yürütülen çalışmalar kapsamında parklar, çöp konteynerleri, logarlar, cadde ve sokak aralarındaki riskli noktalar ekipler tarafından düzenli olarak ilaçlanıyor. Tepebaşı Belediyesi, yaz aylarıyla birlikte artış gösterebilecek sinek, böcek ve larva oluşumlarına karşı halk sağlığını önceleyen kapsamlı ilaçlama çalışmalarını yağışların sona ermesiyle birlikte tüm hızıyla sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi ekipleri, yurttaşların daha sağlıklı, temiz ve güvenli bir çevrede yaşamlarını sürdürebilmeleri amacıyla ilçe genelinde saha çalışmalarına hız verdi. Çalışmalar kapsamında parklarda bulunan ağaçlar, çöp konteynerleri, logarlar ile cadde ve sokak aralarındaki riskli noktalar ilaçlandı. Özellikle sinek ve larva oluşumuna elverişli alanlarda gerçekleştirilen uygulamalarla, olası halk sağlığı risklerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, halk sağlığını koruyan ve yaşam kalitesini yükselten bir belediyecilik anlayışıyla çalıştıklarını belirtti. Başkan Ataç, “Bizim belediyecilik anlayışımızda insan sağlığı, temiz çevre ve güvenli yaşam alanları önceliklidir. Tepebaşı’nda yurttaşlarımızın yaz aylarını daha sağlıklı ve huzurlu geçirebilmeleri için ekiplerimiz sahada aralıksız çalışıyor. Sinek, böcek ve larva oluşumuna karşı yürüttüğümüz ilaçlama çalışmaları, halk sağlığını korumaya yönelik önleyici hizmetlerimizin önemli bir parçasıdır. Sorun ortaya çıktıktan sonra değil, sorun oluşmadan önce tedbir alan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz” dedi. Ataç, Tepebaşı’nda yaşam kalitesini yükselten hizmetlerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, “Temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir Tepebaşı için ekiplerimiz görev başında olmaya devam edecek. Halkımızın sağlığını tehdit edebilecek hiçbir konuda rehavete kapılmadan, planlı şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. Tepebaşı Belediyesi yetkilileri, ilaçlama çalışmalarının belirlenen program doğrultusunda ilçe genelinde devam edeceğini bildirdi.

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’dan 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü Mesajı Haber

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’dan 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, tütün ürünlerinin zararlarına dikkat çekerek vatandaşları sağlıklı bir yaşam için bağımlılıklardan uzak durmaya davet etti. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nün, tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturmak ve daha sağlıklı nesiller yetiştirmek adına önemli bir fırsat olduğunu belirtti. ​"Pasif İçicilik Ciddi Bir Halk Sağlığı Sorunudur" ​Tütün kullanımının yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmadığını, pasif içicilik yoluyla çevredekileri ve özellikle çocukları tehdit ettiğini vurgulayan Vali Yılmaz, Eskişehir’de yaşam kalitesini artırmanın ve bağımlılıklardan arındırılmış bir gelecek inşa etmenin en temel öncelikleri olduğunu ifade etti. ​Vali Yılmaz, gençleri ve çocukları tütün endüstrisinin olumsuz etkilerinden korumanın toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizerek şu çağrıda bulundu: ​"Bugün, sevdiklerinizle daha sağlıklı ve uzun bir ömür geçirmek için tütünü bırakma kararı alacağınız en anlamlı gün olsun. Zararlı tütün ürünlerinin kullanımını kendimizin, sevdiklerinizin ve çevrenin sağlığı için bırakalım." ​Sigarayı Bırakmak İsteyenler İçin Destek Hattı ​Sağlıklı bir hayata adım atmak isteyen vatandaşlara destek mekanizmalarını hatırlatan Dr. Erdinç Yılmaz, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden destek alınabileceğini belirtti. ​Vali Yılmaz ayrıca Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesindeki Sigara Bırakma Polikliniklerine başvurulabileceğini ifade etti. ​Mesajını, "Gökyüzünüz dumanla değil, umutla dolsun" temennisiyle noktalayan Vali Yılmaz, tüm Eskişehirlilere sağlıklı ve huzurlu bir gelecek diledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.