SON DAKİKA
Hava Durumu

#Halk Sağlığı

Porsuk Haber Ajansı - Halk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ELKO Başkanı Murat Arnik: ''Lokantalarda Yeni Menü Dönemi Başladı'' Haber

ELKO Başkanı Murat Arnik: ''Lokantalarda Yeni Menü Dönemi Başladı''

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya alınan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu ile birlikte, toplu tüketim işletmelerinde tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik yeni bir dönem başladı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, düzenlemenin sadece menü değişikliği olmadığını, gıda güvenliği, tüketici hakları, şeffaf ticaret ve kayıtlı üretim anlayışını güçlendiren önemli bir dönüşüm olduğunu belirtti. Arnik; ''1 Temmuz itibarıyla başlayan yeni menü bilgilendirme uygulamasında üyelerimizi yalnız bırakmayacağız. Kalori hesaplamasından alerjen bildirimine kadar tüm teknik süreçlerde Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak esnafımızın yanında olacağız.'' MURAT ARNİK: ''TÜKETİCİ ARTIK NE YEDİĞİNİ BİLECEK'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yeni uygulamanın tüketicinin bilgi alma hakkını güçlendirdiğini belirterek şunları söyledi; ''Vatandaşımız artık yalnızca sipariş verdiği yemeğin fiyatını değil; içeriğini, kullanılan etin türünü, alerjen bileşenleri ve enerji değerini de öğrenebilecek. Özellikle çölyak hastaları, gıda alerjisi bulunan bireyler, diyabet hastaları ve özel beslenme programı uygulayan vatandaşlarımız açısından bu uygulama önemli bir halk sağlığı adımıdır.'' 1 TEMMUZ'DA SÜREÇ BAŞLADI, GEÇİŞ KADEMELİ OLARAK DEVAM EDECEK Murat Arnik, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine dikkat çekerek, uygulamanın bütün işletmeler için aynı tarihte başlamadığını vurguladı. Bakanlığın belirlediği takvime göre; Ulusal zincir restoranlar için uygulama 1 Temmuz 2026 tarihinde başladı. Aynı ilde üç ve üzeri şubesi bulunan işletmeler için uyum süreci 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Diğer toplu tüketim işletmeleri ise içerik ve alerjen bildirimlerini 31 Aralık 2026, enerji (kalori) bildirimlerini ise 31 Aralık 2027 tarihine kadar tamamlayacak. MENÜLERDE ARTIK BU BİLGİLER YER ALACAK Yeni uygulamayla birlikte menülerde veya tüketicinin kolayca ulaşabileceği dijital sistemlerde; Ürünün adı, Ürünün temel bileşenleri, Kullanılan etin türü, Alerjen bildirimleri, Üründe alkol veya domuz kaynaklı bileşen bulunup bulunmadığı, Porsiyon başına enerji (kalori) bilgisi yer alacak. Bilgilendirme; basılı menü, dijital ekran, QR menü veya benzeri yöntemlerle tüketiciye sunulabilecek. MURAT ARNİK: ''BU DÜZENLEME DÜRÜST ESNAFI KORUYACAK'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, düzenlemenin kurallara uygun çalışan işletmeler açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.''Bugün hijyen kurallarına uyan, vergisini ödeyen, ruhsatlı çalışan ve denetimlerden başarıyla geçen işletmelerimiz zaten büyük bir özveriyle hizmet veriyor. Yeni uygulama, bu işletmelerimizin şeffaflığını ve güvenilirliğini daha da artıracaktır.'' KAYIT DIŞI ÜRETİMLE MÜCADELE, HALK SAĞLIĞININ DA KORUNMASIDIR Murat Arnik, yeni uygulamanın başarıya ulaşabilmesi için denetimlerin yalnızca kayıtlı işletmelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.''Kurallara uyan işletmelerimiz düzenli olarak denetlenirken, kayıt dışı faaliyet gösteren ve mevzuata aykırı üretim yapan yerlerle de etkin mücadele edilmelidir. Gıda güvenliği ancak kayıtlı, izlenebilir ve denetlenebilir üretimle sağlanabilir. Bu nedenle ilgili kurumlarımızın koordinasyon içinde denetimlerini sürdürmesi, vatandaşlarımızın da güvenilir ve ruhsatlı işletmeleri tercih etmesi büyük önem taşımaktadır.'' ESKİŞEHİR'DE TÜRKİYE'YE ÖRNEK BİR DESTEK MODELİ BAŞLIYOR Yeni uygulamanın en teknik bölümünü oluşturan kalori hesaplamaları, ürün reçeteleri ve alerjen bildirimleri konusunda Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası önemli bir çalışma başlatıyor. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik şu açıklamayı yaptı: ''Gıda mühendislerimiz ve gıda teknikerlerimizle birlikte üyelerimize teknik destek vereceğiz. Kalori hesaplamaları, ürün reçetelerinin hazırlanması, alerjen bildirimleri ve örnek menülerin oluşturulması konusunda üyelerimizin yanında olacağız. Hiçbir üyemizi bu süreçte yalnız bırakmayacağız.'' ESKİŞEHİR MODELİ TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK Murat Arnik, Eskişehir'de başlatılacak teknik destek modelinin diğer illere de örnek olmasını hedeflediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:''Biz sadece yeni yönetmeliği duyuran bir oda olmayacağız. Eğitim veren, rehberlik eden, teknik çözüm üreten ve üyeleriyle birlikte hareket eden bir anlayışı ortaya koyacağız. Hedefimiz Eskişehir'i bu yeni sisteme en hızlı ve en doğru uyum sağlayan illerden biri haline getirmektir.'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, açıklamasını şu sözlerle tamamladı; ''Yeni menü bilgilendirme uygulaması yalnızca bir mevzuat değişikliği değildir. Bu uygulama; güvenilir gıda, bilinçli tüketici, adil rekabet ve kaliteli hizmet anlayışını güçlendirecek önemli bir adımdır. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak hem esnafımızın hem de vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kurallara uyan işletmelerimizi desteklemeye, kayıt dışılıkla mücadelede ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya ve şehrimizde güvenilir gıda kültürünü daha da güçlendirmeye kararlıyız.''

TVHB’den Çağrı: "Veteriner Tıbbi Ürünlerde Karekod Uygulaması Ertelenmemeli!" Haber

TVHB’den Çağrı: "Veteriner Tıbbi Ürünlerde Karekod Uygulaması Ertelenmemeli!"

​Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), Uşak’ta yaşanan ve kamuoyuna yansıyan veteriner tıbbi ürünlerine ilişkin gelişmelerin ardından, sektördeki denetim ve izlenebilirlik sorununa dikkat çeken bir basın açıklaması yayımladı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, ilaç güvenliği ve halk sağlığı için **"Veteriner Tıbbi Ürünlerde Karekod Uygulaması"**nın ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. ​"Kayıt Dışılıkla Mücadelede En Güçlü Silah Karekod" ​Uşak'ta yaşanan adli süreçle bir kez daha gündeme gelen veteriner ilaçlarının takibi konusunda uzun süredir talepte bulunduklarını belirten TVHB, mevcut sistemdeki boşlukların ancak dijital bir izlenebilirlik modeliyle kapatılabileceğini savundu. ​Başkan Ali Eroğlu, karekod sisteminin sağlayacağı avantajları şu şekilde özetledi: ​Üretimden Uygulamaya İzlenebilirlik: Her bir ilacın üretim, dağıtım, reçetelendirme ve uygulama süreçleri tekil olarak takip edilebilecek. ​Sahte İlaçla Mücadele: Kaçak, sahte ve kaynağı belirsiz ürünlerin piyasaya girmesi büyük ölçüde engellenecek. ​Hızlı Müdahale: Son kullanma tarihi geçmiş veya geri çekilmesi kararlaştırılan ürünler anlık olarak tespit edilecek. ​Antimikrobiyal Dirençle Mücadele: Akılcı ilaç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, toplum sağlığı için büyük risk oluşturan direnç sorunlarına karşı etkin önlem alınacak. ​"Tek Sağlık Yaklaşımı İçin Stratejik Bir Adım" ​Açıklamada, veteriner tıbbi ürünlerin güvenli şekilde izlenmesinin "Tek Sağlık" yaklaşımının temel taşlarından biri olduğu ifade edildi. E-Reçete sistemini tamamlayacak bir karekod uygulamasının, hem ilaç güvenliğini artıracağı hem de toplum sağlığını korumaya yönelik stratejik bir önlem olacağı vurgulandı. ​"Sorumluluk Almaya Hazırız" ​TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, açıklamasına şu sözlerle devam etti: "Dün Uşak’ta yaşananların yarın başka bir yerde tekrar etmemesi için denetim mekanizmalarını güçlendirmeliyiz. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, karekod uygulamasının hayata geçirilmesi için gereken her türlü bilimsel, teknik ve mevzuat çalışmasına katkı sunmaya hazırız." ​İlaç güvenliğinin ve izlenebilirliğin güçlendirilmesi, hem hayvan sağlığı hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor. TVHB, ilgili tüm kurumları bu konuda daha fazla vakit kaybetmeden harekete geçmeye davet etti.

Alpagut-Atalan İçin Bilirkişi Raporu: "Çed Kararı İptal Edilmeli" Haber

Alpagut-Atalan İçin Bilirkişi Raporu: "Çed Kararı İptal Edilmeli"

Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin bilirkişi raporunda, “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi yönünde görüş bildirildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Çocuklarımıza temiz suyu, verimli toprağı ve kültürel mirası korunmuş bir gelecek bırakmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olduğu belirtildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, raporun bilimsel ve hukuki gerçekleri ortaya koyduğunu belirterek, “Bu mücadele yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın geleceğinin mücadelesidir. Toprağımızı, suyumuzu, kültürel mirasımızı ve insan yaşamını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan Altın-Gümüş Madeni Ocağı ve Cevher Zenginleştirme Tesisi Projesi hakkında hazırlanan bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, ulaşım konusu hariç olmak üzere ÇED raporunun bilimsel esaslardan uzak bir yaklaşımla hazırlandığı ifade edilerek, 18 Ekim 2025 tarihli “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olduğu yönünde görüş bildirildi. “Bu topraklar yalnızca maden sahası olarak görülemez” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, bilirkişi raporuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, Alpagut ve Atalan’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihsel ve kültürel değerleriyle de korunması gereken özel bir bölge olduğunu vurguladı. Başkan Ataç, “Alpagut ve Atalan’ı yalnızca yerin altındaki maden rezervleri üzerinden değerlendirmek, bu toprakların binlerce yıllık tarihini, kültürünü, suyunu, ormanını ve insanını yok saymaktır. Bu bölge, geçmişten geleceğe taşımakla sorumlu olduğumuz ortak mirasımızdır. Bilirkişi raporu da maden projesinin arkeolojik sit alanı ve çevresindeki kültürel varlıklar üzerinde yaratabileceği tehlikeyi açık biçimde ortaya koymuştur” dedi. “Doğayı korumak, insanı korumaktır” Doğaya verilecek zararın insan yaşamından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Ataç, şöyle devam etti: “Toprak zarar görürse tarım zarar görür, su kirlenirse yaşam zarar görür, orman yok edilirse insanın nefesi kesilir. Doğayı korumak, doğrudan doğruya insanı korumaktır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel bir mesele değildir; halk sağlığı, yaşam hakkı, kültürel miras ve kuşaklar arası adalet meselesidir. Hiçbir ekonomik faaliyet, insan yaşamından ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkından daha değerli değildir.” “Çocuklarımıza yaşanabilir bir kent bırakmak zorundayız” Mücadelenin gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Başkan Ataç, “Çocuklarımıza siyanürle, ağır metallerle ve geri dönüşü olmayan çevresel tahribatlarla anılan bir bölge değil; temiz suyu, verimli toprağı, tarihi ve kültürel değerleri korunmuş bir kent bırakmak zorundayız. Bugün vereceğimiz kararlar, çocuklarımızın nasıl bir çevrede yaşayacağını belirleyecek” diye konuştu. “Mücadelemiz mahkeme kararına kadar ve sonrasında da sürecek” Bilirkişi raporunun önemli bir bilimsel ve hukuki aşama olduğunu, ancak yargılama sürecinin devam ettiğini hatırlatan Ataç, nihai kararın mahkeme tarafından verileceğini belirtti. Ataç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bilirkişi raporu, başından beri dile getirdiğimiz kaygıların ne kadar haklı ve bilimsel temellere dayandığını göstermiştir. Ancak mücadelemiz henüz tamamlanmış değildir. Yargı sürecini yakından takip edecek; bölge halkımızla, meslek odalarıyla, çevre örgütleriyle ve yaşamı savunan tüm yurttaşlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. ÇED Olumlu kararı iptal edilene, Alpagut ve Atalan’ın doğası, tarihi ve geleceği güvence altına alınana kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Bu mücadele toprağın, suyun, tarihin, çocuklarımızın ve yaşamın mücadelesidir.”

Tepebaşı’nda Çöp Konteyneleri İçin Hijyen Seferberliği Haber

Tepebaşı’nda Çöp Konteyneleri İçin Hijyen Seferberliği

Tepebaşı Belediyesi, yaz mevsimiyle birlikte artabilecek kötü koku, kirlilik, haşere ve çevre sağlığı risklerine karşı ilçe genelinde kapsamlı konteyner temizliği çalışması başlattı. Kırsal ve merkez mahallelerde toplam 10 bin çöp konteyneri modern araçlarla yıkanıyor, ilaçlanıyor ve dezenfekte ediliyor. Tepebaşı Belediyesi, daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir Tepebaşı için çalışmalarını sürdürüyor. Yaz mevsiminin gelmesi ve iklim koşullarının uygun hale gelmesiyle birlikte harekete geçen belediye ekipleri, ilçe genelindeki çöp konteynerlerinde hijyen çalışması başlattı. Çalışmalar kapsamında, kırsal ve merkez mahallelerde bulunan toplam 10 bin çöp konteyneri özel ekipmanlara sahip modern temizlik araçlarıyla yıkanıyor, ilaçlanıyor ve dezenfekte ediliyor. Konteynerlerde biriken atık kaynaklı kirlilik, kötü koku, haşere ve böcek oluşumuna karşı yapılan temizlik çalışmalarıyla hem çevre sağlığının hem de halk sağlığının korunması hedefleniyor. Belirlenen program doğrultusunda mahalle mahalle sürdürülen çalışmalarla konteynerler temizlenerek yeniden kullanıma hazır hale getiriliyor. Belediye ekipleri, özellikle yaz aylarında artış gösterebilecek kötü koku ve haşere oluşumuna karşı sahada yoğun mesai harcıyor. “Her Türlü Riske Karşı Sahadayız” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, temizlik ve hijyen çalışmalarının kent yaşamı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Tepebaşı’nda halk sağlığını ilgilendiren her ayrıntıyı önemsiyoruz. Yaz aylarıyla birlikte çöp konteynerlerinde kötü koku, kirlilik ve haşere oluşumu gibi sorunlar artabiliyor. Biz de ekiplerimizle birlikte bu risklere karşı sahadayız. Kırsalda ve merkezde toplam 10 bin konteynerimizi modern araçlarla temizliyor, ilaçlıyor ve dezenfekte ediyoruz” dedi. Başkan Ataç, çalışmaların planlı şekilde devam edeceğini vurgulayarak, “Amacımız daha temiz sokaklar, daha sağlıklı mahalleler ve daha yaşanabilir bir Tepebaşı oluşturmak. Çevre temizliği bizim için doğrudan halk sağlığı meselesidir. Ekiplerimiz belirlenen program doğrultusunda mahalle mahalle çalışmalarını sürdürecek” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Belediyesi yetkilileri, konteyner temizliği ve dezenfeksiyon çalışmalarının yaz dönemi boyunca program dâhilinde devam edeceğini bildirdi.

Başkan Ataç: "Yaşanabilir Tepebaşı İçin Sahadayız" Haber

Başkan Ataç: "Yaşanabilir Tepebaşı İçin Sahadayız"

Tepebaşı Belediyesi, yaz aylarında artış gösterebilecek sinek, böcek ve larva oluşumlarına karşı ilçe genelinde ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor. Halk sağlığını önceleyen önleyici belediyecilik anlayışıyla yürütülen çalışmalar kapsamında parklar, çöp konteynerleri, logarlar, cadde ve sokak aralarındaki riskli noktalar ekipler tarafından düzenli olarak ilaçlanıyor. Tepebaşı Belediyesi, yaz aylarıyla birlikte artış gösterebilecek sinek, böcek ve larva oluşumlarına karşı halk sağlığını önceleyen kapsamlı ilaçlama çalışmalarını yağışların sona ermesiyle birlikte tüm hızıyla sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi ekipleri, yurttaşların daha sağlıklı, temiz ve güvenli bir çevrede yaşamlarını sürdürebilmeleri amacıyla ilçe genelinde saha çalışmalarına hız verdi. Çalışmalar kapsamında parklarda bulunan ağaçlar, çöp konteynerleri, logarlar ile cadde ve sokak aralarındaki riskli noktalar ilaçlandı. Özellikle sinek ve larva oluşumuna elverişli alanlarda gerçekleştirilen uygulamalarla, olası halk sağlığı risklerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, halk sağlığını koruyan ve yaşam kalitesini yükselten bir belediyecilik anlayışıyla çalıştıklarını belirtti. Başkan Ataç, “Bizim belediyecilik anlayışımızda insan sağlığı, temiz çevre ve güvenli yaşam alanları önceliklidir. Tepebaşı’nda yurttaşlarımızın yaz aylarını daha sağlıklı ve huzurlu geçirebilmeleri için ekiplerimiz sahada aralıksız çalışıyor. Sinek, böcek ve larva oluşumuna karşı yürüttüğümüz ilaçlama çalışmaları, halk sağlığını korumaya yönelik önleyici hizmetlerimizin önemli bir parçasıdır. Sorun ortaya çıktıktan sonra değil, sorun oluşmadan önce tedbir alan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz” dedi. Ataç, Tepebaşı’nda yaşam kalitesini yükselten hizmetlerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, “Temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir Tepebaşı için ekiplerimiz görev başında olmaya devam edecek. Halkımızın sağlığını tehdit edebilecek hiçbir konuda rehavete kapılmadan, planlı şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. Tepebaşı Belediyesi yetkilileri, ilaçlama çalışmalarının belirlenen program doğrultusunda ilçe genelinde devam edeceğini bildirdi.

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’dan 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü Mesajı Haber

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’dan 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, tütün ürünlerinin zararlarına dikkat çekerek vatandaşları sağlıklı bir yaşam için bağımlılıklardan uzak durmaya davet etti. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nün, tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturmak ve daha sağlıklı nesiller yetiştirmek adına önemli bir fırsat olduğunu belirtti. ​"Pasif İçicilik Ciddi Bir Halk Sağlığı Sorunudur" ​Tütün kullanımının yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmadığını, pasif içicilik yoluyla çevredekileri ve özellikle çocukları tehdit ettiğini vurgulayan Vali Yılmaz, Eskişehir’de yaşam kalitesini artırmanın ve bağımlılıklardan arındırılmış bir gelecek inşa etmenin en temel öncelikleri olduğunu ifade etti. ​Vali Yılmaz, gençleri ve çocukları tütün endüstrisinin olumsuz etkilerinden korumanın toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizerek şu çağrıda bulundu: ​"Bugün, sevdiklerinizle daha sağlıklı ve uzun bir ömür geçirmek için tütünü bırakma kararı alacağınız en anlamlı gün olsun. Zararlı tütün ürünlerinin kullanımını kendimizin, sevdiklerinizin ve çevrenin sağlığı için bırakalım." ​Sigarayı Bırakmak İsteyenler İçin Destek Hattı ​Sağlıklı bir hayata adım atmak isteyen vatandaşlara destek mekanizmalarını hatırlatan Dr. Erdinç Yılmaz, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden destek alınabileceğini belirtti. ​Vali Yılmaz ayrıca Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesindeki Sigara Bırakma Polikliniklerine başvurulabileceğini ifade etti. ​Mesajını, "Gökyüzünüz dumanla değil, umutla dolsun" temennisiyle noktalayan Vali Yılmaz, tüm Eskişehirlilere sağlıklı ve huzurlu bir gelecek diledi.

ELKO Başkanı Murat Arnik'ten Kurban Bayramı Öncesi Önemli Uyarı! Haber

ELKO Başkanı Murat Arnik'ten Kurban Bayramı Öncesi Önemli Uyarı!

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Kurban Bayramı öncesinde yetkisiz kıyma çekimi ve kaçak kasaplık faaliyetlerine karşı bir uyarıda bulundu. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik : “Kasaplık mesleği bayramdan bayrama yapılacak geçici bir kazanç kapısı değil; ustalık, hijyen, ruhsat, kayıt ve sorumluluk isteyen ciddi bir meslektir.” dedi. Eskişehir’de yaklaşan Kurban Bayramı öncesi vatandaşların sağlığını korumak, kasap esnafının emeğine sahip çıkmak ve kayıt dışı ticaretin önüne geçmek amacıyla geniş çaplı bir denetim seferberliği başlatılıyor. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, bayram dönemini fırsat bilerek merdiven altı, hijyensiz ortamlarda et işleyen ve kıyma çeken yetkisiz kişilere karşı müsamaha gösterilmeyeceğini açıkladı. Arnik Yaptığı açıklamada; ''Yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla, Eskişehir’de vatandaşlarımızın sağlığını, kasap esnafımızın emeğini, mesleğimizin itibarını ve kayıtlı ticaret düzenini korumak adına kamuoyuna açık ve net bir uyarıda bulunuyoruz. Kurban Bayramı sürecinde kıyma çekimi, et parçalama, kemik ayırma, et işleme ve kasaplık faaliyeti yalnızca yasal şartları taşıyan işletmeler tarafından yapılabilir. Bayramdan bayrama ortaya çıkıp kayıt dışı şekilde kıyma çekimi yapan, yetkisi olmadığı halde et parçalama faaliyeti yürüten kişi ve işletmeler; hem kasap esnafımıza haksız rekabet oluşturmakta hem de vatandaşlarımızın sağlığını riske atmaktadır. Bu kapsamda; vergi dairesi kaydında NACE/faaliyet kodu kasaplık olan, ilgili ihtisas odasına veya Ticaret Odasına kayıtlı bulunan, belediye işyeri açma ve çalışma ruhsatı olan, Tarım ve Orman Bakanlığı kayıt/onay şartlarını taşıyan kasap meslektaşlarımız dışında hiçbir kişi, işletme veya meslek grubu bu faaliyeti yürütemez. Açıkça ifade ediyoruz.'' dedi. Kasaplık Bayramdan Bayrama Yapılacak Bir İş Değildir Başkan Arnik; ''Kasap olmayan işletmelerin, Kurban Bayramı bahanesiyle iş yerinin önüne ya da içine kıyma makinesi koyarak kıyma çekmesi, et parçalaması ve kasaplık faaliyeti yürütmesi kabul edilemez. Kasaplık mesleği; bilgi, tecrübe, ustalık, uygun ekipman, hijyen disiplini ve yasal sorumluluk gerektirir. Bu meslek, yılda birkaç gün makine çalıştırarak yapılacak geçici bir faaliyet değildir. Bu iş; her önüne gelenin canı istediği gibi yapacağı bir iş değildir, depo içerisinde, boş dükkânda, seyyar noktada, hijyen şartları sağlanmamış alanlarda veya geçici düzeneklerle yapılabilecek bir iş değildir. Vatandaşımızın kurban eti; ehil olmayan kişilerin elinde, denetimsiz ortamlarda, hijyen riski altında işlenemez. Bu mesele sadece meslek meselesi değil, halk sağlığı meselesidir. Kurban eti, vatandaşımızın sofrasına güvenle ulaşmalıdır. Yetkisiz kişiler eliyle yapılan kıyma çekimi ve parçalama işlemleri; gıda güvenliği açısından ciddi riskler, çapraz bulaşma tehlikesi, hijyen ihlalleri, kayıt dışı kazanç, haksız rekabet ve vatandaş mağduriyeti doğurabilir.'' Kurban Bayramında Görevimizin Başındayız Kaçak Et Çekimi Yapan Kim Olursa Olsun Cezasına Katlanacak Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik; “Kasaplık mesleği alın teriyle, ustalıkla ve sorumlulukla yapılan ciddi bir meslektir. Kurban Bayramı yoğunluğunu fırsata çevirip kasaplık yetkisi olmadığı halde kıyma çekimi yapan, et parçalayan, vatandaşımızın sağlığını riske atan hiçbir işletmeye müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda tavrımız net, duruşumuz kararlıdır.” Eskişehirde tüm ilgili kurumlarla sıkı irtibat halindeyiz.'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik; ''Kurban Bayramı boyunca ilgili kurumlarla koordineli şekilde hareket ediyoruz Bu kapsamda; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı, Odunpazarı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Tepebaşı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilgili ilçe tarım müdürlükleriyle Whatsapp İhbar Hatları ile Bayram süresince sahada etkin denetim yapılması, yetkisiz kıyma çekimi ve kaçak kasaplık faaliyeti yürüten kişi ve işletmelerin tespit edilerek kaçak çekim yerlerine anında cezai müeyide uygulatacağız. Bu süreçte yalnızca odamız değil; belediye zabıta ekipleri, Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlükleri ve ilgili tüm denetim birimleri de sahada etkin ve kararlı takipçi olacaklardır. Çünkü bu konu ertelenebilecek, görmezden gelinebilecek veya “bayram yoğunluğu” gerekçesiyle hafife alınabilecek bir konu değildir.'' Kaçak Kıyma Çekimi İhbar Hattı Kuruldu: Anında Müdahale Edilecek Arnik; ''Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak Kurban Bayramı süresince odamızın WhatsApp ihbar hattına gelecek tüm bildirimler titizlikle takip edilecektir. Kaçak kıyma çekimi, yetkisiz kıyma kesimi, et parçalama, kasaplık faaliyeti yürütme, ruhsatsız ve kayıtsız şekilde et işleme yapıldığı bildirilen adresler; anında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı, Odunpazarı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Tepebaşı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve ilgili ilçe tarım müdürlüklerine bildirilecektir. Bu konuda hiçbir ihbar görmezden gelinmeyecek, hiçbir yetkisiz faaliyete sessiz kalınmayacaktır. İlgili kurumlarımız tarafından yapılacak denetimler neticesinde mevzuata aykırı işlem yapan kişi ve işletmeler hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanması için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Eskişehir’de bu konuda kesinlikle taviz vermeyeceğiz. Kaçak kıyma çekimine, yetkisiz et parçalamaya ve ruhsatsız kasaplık faaliyetine geçit verilmeyecek. Odamızın WhatsApp ihbar hattına gelen her adres anında ilgili kurumlara bildirilecek, gerekli denetim ve cezai işlemlerin uygulanmasının takipçisi olunacaktır.” Eskişehir’de bu mesleği icra eden yaklaşık 500’e yakın kasap esnafımız, yıl boyunca vergisini ödeyen, ruhsatını alan, kayıtlı şekilde çalışan, devletine karşı sorumluluğunu yerine getiren ve ailesinin rızkını bu meslekten kazanan emekçi esnaflarımızdır. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik : “Yıl boyunca vergisini ödeyen, ruhsatını alan, kayıtlı çalışan, devletine karşı sorumluluğunu yerine getiren, alın teriyle ekmeğini kazanan kasap esnafımızın emeğini kimseye ezdirmeyeceğiz. Eskişehir’de kasaplık mesleğinin hakkını, hukukunu, emeğini ve itibarını savunacak bir ekiple sahadayız. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak artık kasap arkadaşlarımızın yanında daha güçlü, daha kararlı ve daha etkin bir şekilde duracağız.” Bu şehirde kayıtlı, ruhsatlı ve emeğiyle çalışan kasap esnafımız varken; bayram yoğunluğunu fırsata çevirerek kaçak faaliyet yürütmek isteyenlere asla müsaade edilmeyecektir.'' dedi.

Eskişehir'in İklim Geleceği Ortak Akılla Belirleniyor Haber

Eskişehir'in İklim Geleceği Ortak Akılla Belirleniyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı iş birliğiyle düzenlenen çalıştayda, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmaya yönelik yol haritası ele alındı. Çalıştayda, halkın iklim değişikliği algısını ortaya koyan anket sonuçları değerlendirilirken, İklim Eylem Merkezi kapsamında yurttaşların sesini karar alma süreçlerine daha güçlü yansıtacak yeni yerel yönetişim modelleri tartışıldı. Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmak ve sivil katılımı güçlendirmek adına çalışmalarını sürdürüyor. “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi” kapsamında gerçekleştirilen “Halka Yönelik Farkındalık Anketi Sonuçlarının Değerlendirilmesi Çalıştayı”, Eskişehir Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı Büyük Salonu’nda yapıldı. Yerel yönetimin farklı birimleri, basın temsilcileri, sivil toplum kuruluşları (STK), meslek odaları ve üniversitelerin yoğun katılım gösterdiği çalıştay, yerel iklim yönetişimini güçlendirmek adına çok sesli bir platform sundu. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Türkiye Belediyeler Birliği, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında yürütülen ve 2025 yılında tamamlanan Sivil Katılım Projesi kapsamında Eskişehir’de kurulan İklim Eylem Merkezi için kapsamlı bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayda, merkezin etkin şekilde faaliyet göstermesi amacıyla halkın görüş, öneri ve taleplerinin kentteki iklim kararlarında nasıl daha güçlü yansıtılabileceği üzerine modeller değerlendirildi. Oturumlarda ayrıca katılımcı yönetişim yöntemleri, basın ve yurttaşla kurulabilecek iş birliği kanalları ile merkezin yürüteceği örnek programlar detaylı şekilde ele alındı. Çalıştayın açılışında projenin ve iş birliğinin önemine değinen İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi, belediyenin vizyonunu şu sözlerle aktardı: “Bizler Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca çevresel bir konu olarak değil; aynı zamanda sosyal adalet, halk sağlığı, kent planlaması ve yaşam kalitesi meselesi olarak görüyoruz. İklim krizi gerçeğini görmezden gelmiyor, geleceğimizi korumak için kararlı adımlar atıyoruz. Bu nedenle proje kapsamında hazırlanan 1x1 kilometre çözünürlüklü risk haritaları, 2030 projeksiyonları, uyum ve azaltım stratejileri ile bilimsel veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Eskişehir’i iklim dostu bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız.” TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ise konuşmasında, iklim krizine karşı dirençli kentler oluştururken teknik, bilimsel ve veriye dayalı strateji geliştirmenin gerekliliğine dikkat çekerek ilerleyen aşamalarda halkın sürece aktif katılımının önemini vurguladı: “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi. Ataç, “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi. Kentte planlanan 4. grup madencilik faaliyetlerinin ise Eskişehir’in ekolojik sorunlarını derinleştireceğini ifade eden Ataç, orman ve su varlıkları ile tarımsal üretimin bu süreçten olumsuz etkileneceğini söyledi. Aynı zamanda iklim krizinin etkileri değerlendirilirken, bu tehditlerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Toplumsal bir ortak akıl arayışı olarak kurgulanan buluşmada geliştirilen öneriler, Eskişehir'in iklim kriziyle mücadelesinde yeni bir yol haritası sunuyor. Çalıştay çıktılarının, İklim Eylem Merkezi faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sunması ve Eskişehir’in iklim değişikliğiyle mücadelesini çok daha kapsayıcı hale getirmesi amaçlanıyor.

​Tuza Dikkat Haftası’nda Kritik Uyarı: "Fazla Tuz Sessiz Bir Tehlikedir!" Haber

​Tuza Dikkat Haftası’nda Kritik Uyarı: "Fazla Tuz Sessiz Bir Tehlikedir!"

2026 yılı "Tuza Dikkat Haftası" kapsamında önemli açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, aşırı tuz tüketiminin küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. "Fazla tuz sessiz tehlikedir" diyen Bildirici; hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve böbrek yetmezliği riskine karşı vatandaşları uyardı. ​Günlük Tuz Tüketimi Limitleri Aşılıyor ​Tuzun vücuttaki sıvı dengesi ve sinir sistemi için gerekli olduğunu belirten Doç. Dr. Yaşar Bildirici, miktar konusunda hayati bir sınır çizdi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yetişkinler için günlük tuz tüketimi 5 gramın altında olmalıdır. Ancak Türkiye'deki istatistikler, günlük tüketimin bu sınırın yaklaşık iki katı olduğunu gösteriyor. ​Hipertansiyon ve Kalp Krizi Riski ​Yüksek tuz tüketiminin doğrudan kan basıncını artırdığını ifade eden Bildirici, şu uyarıyı yaptı: ​"Hipertansiyon, kalp krizi ve felç gibi ciddi durumların en büyük tetikleyicisidir. Tuz tüketimini azaltmak, kan basıncını düşürmenin ve kalbi korumanın en maliyetsiz ve etkili yoludur." ​Kaya Tuzu ve Himalaya Tuzu Daha mı Sağlıklı? ​Halk arasında doğru bilinen yanlışlara değinen Doç. Dr. Bildirici, kaya tuzu, deniz tuzu veya Himalaya tuzu gibi ürünlerin sofra tuzundan daha sağlıklı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirtti. Tüm bu tuz çeşitlerinin temel bileşeninin sodyum klorür olduğunu hatırlatan Bildirici, türü ne olursa olsun tuzun ölçülü tüketilmesi gerektiğini söyledi. ​Türkiye'de Tuz Oranları Düşürülüyor ​"Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Eylem Planı" sayesinde gıda sektöründe önemli adımlar atıldığını belirten Bildirici, şu gelişmeleri hatırlattı: ​Ekmek, peynir, salça ve zeytin gibi temel gıdalardaki tuz oranları azaltıldı. ​Kamu kurumlarındaki yemekhane masalarından tuzluklar kaldırıldı. ​Okul kantinlerinde satılan gıdalara sıkı tuz kriterleri getirildi. ​Sağlıklı Bir Gelecek İçin 5 Basit Öneri ​İl Sağlık Müdürü Bildirici, vatandaşların günlük yaşamlarında uygulayabileceği pratik koruma yöntemlerini sıraladı: ​Tadına Bakmadan Eklemeyin: Yemeklerin tadına bakmadan otomatik olarak tuz ekleme alışkanlığından vazgeçin. ​Sofradan Tuzluğu Kaldırın: Göz önünde bulunan tuzluk, gereksiz tüketimi teşvik eder. ​Etiket Okuyun: Hazır gıdaların ambalajlarındaki sodyum ve tuz miktarlarını mutlaka kontrol edin. ​İşlenmiş Gıdayı Sınırlayın: Salamura, turşu ve paketli atıştırmalıkların tüketimini azaltın. ​Çocuklara Örnek Olun: Çocuklara erken yaşta az tuzlu beslenme bilinci kazandırın. ​Doç. Dr. Yaşar Bildirici, açıklamasını "Tuzu azaltmak; kalbi, damarları ve böbrekleri korumak demektir. Sağlıklı bir gelecek için hep birlikte tuzu azaltalım" diyerek sonlandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.