SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hak Arama

Porsuk Haber Ajansı - Hak Arama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hak Arama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bu Ülkede Haklı Olmak Değersizleşiyor, Haksız Olanlar Korunuyor Haber

Bu Ülkede Haklı Olmak Değersizleşiyor, Haksız Olanlar Korunuyor

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında Ankara’da günlerdir haklarını arayan Doruk Madencilik işçilerine destek verildi. Hamamyolu Yediler Parkı’nda bir araya gelen İYİ Parti Odunpazarı İlçe Yöneticileri baretlerle ve oturma eylemi ile maden işçilerine destek verdi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; "Ülke gündeminde olan, sekiz gündür Eskişehir Mihalıççık ilçemizden başlayarak başkent Ankara’da hak arama, ses duyurma ve sahip çıkılma beklentisinde olan Doruk madencilerinin haklı eylemleri bugün konumuzdur. Sorgusuz, sualsiz, amasız ve fakatsız; alnının teriyle, canını Allah’a emanet edip yerin yüzlerce metre altında ailesinin ve çocuklarının rızkı için, ekmek peşinde koşan; çoğunluğu Mihalıççık ilçemiz köylerinden, Beypazarı ve Nallıhanlı maden emekçisi kardeşlerimizin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu bugün buradan, İYİ Parti teşkilatları olarak yüksek sesle haykırıyoruz. Buradan bu seslenişin yanında, bazı soru ve dikkat çekilmesi gereken noktaları kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Mücadelesinin sekizinci gününde; Ankara Kurtuluş Parkı’ndan konunun asli muhataplarından olan ama bugüne kadar, nedendir bilinmez, hiç ses vermeyen Bakanlığa yürümeye çalışan emekçi kardeşlerimize buradan, Eskişehir’den, Hamamyolu’ndan en kalbi selam ve desteklerimizi gönderiyoruz. Duyarlı her kimseyi, her yüreği ve her kurumu; emekçilerin feryadına, çığlığına ve haklılığına destek vermeye çağırıyoruz. "Dicle kenarında bir kurt kaptı mı bir kuzuyu, adli ilahi Ömer’den sorar." dizelerindeki Ömer’i arıyor Doruk emekçileri. İnancımız, "Çalışana ücretini alın teri kurumadan önce veriniz." demiyor mu? İşte onu bekliyor Doruk emekçileri. Şöyle düşünelim: Bu meydanda olan emekli, gazeteci, memur ya da çalışanlar; yedi ay maaş alamıyorsunuz. Ne olur? Ne duruma düşer, ne hisseder, ne yaparsınız? Bir aklınıza getirin diye soruyoruz. Çalışanların hakkını korumakla yükümlü Bakanlık nerede? İşveren durumundaki Bakanlık nerede? Meşhur MAPEG nerede? SGK nerede? Ailelerin feryadını duymayan Bakanlık nerede? Niye sesleri çıkmıyor? Bu soruların cevapları verilmeli. Bu kadar sabıkalı ve olumsuz bir yapı nasıl oluyor da özellikle özelleştirmelerden ve maden sahası ihalelerinden 2364 maden ruhsatı alabiliyor? Bu kadar ihale alıp eksikleri ve hak ödememelerine rağmen nasıl ikaz edilmiyor, niye denetlenmiyor? Daha ilginci; karşı açıklama yapan şirket, utanmadan devleti suçluyor. Ama bakın belgesi var: 2024 yılında 44.7 milyon TL, 2025 yılında 86.5 milyon TL "Enerji Kapasite Mekanizması" (üretime her an hazır durumda olma) bedeli olarak karşılıksız TEİAŞ tarafından ödeme almışlar; ancak çalışanlara, son süreçte sobelenmeleri sebebiyle ödedikleri komik rakamlar dışında hiçbir ödeme yapmamışlardır. Bakın değerli yurttaşlar, artık tuz koktu! Bu ülkede haklı olmak değersizleşiyor, haksız olanlar korunuyor. Yedi aydır maaşını alamayan darp ediliyor, biber gazı yiyor, yerlerde sürünüyor; buna sebep olan, keyfini süren, koluna milyon dolarlık saat takan patrona kimse "gık" diyemiyor! Şimdi muhataplara soruyoruz: Doruk maden emekçilerinin bugün ve bugüne kadar yaşadıkları göz önünde olunca; 1 Mayıs Cuma günü İşçi, Emek ve Dayanışma Bayramı resmî tatil olarak kutlanacak. Bugün sebebiyle muhatapların kuracakları hangi süslü veya asılsız cümlelere millet olarak inanacağız, bilemiyoruz. Deprem olunca koşan, başka maden ocaklarında göçüklere ve patlamalara ilk koşan; yerin yüzlerce metre altından, ağır sosyal ve fiziki şartlarda kömür çıkaran, emek veren insanların bu gördüğü davranışlar reva mıdır? Biri bunun cevabını versin! Bu patron o kadar hak hukuk biliyor ki; gidiyor Ankara Söğütözü’nde kendi adına cami yaptırıyor. Maalesef patronu denetleyecek zihniyet, bu camiyi açmaya koşarak gidiyor. Ne sonuç beklenir diye düşünüyoruz. Bu "hayırsever" patronun aylarca maaşlarını ödemeyip insanların icralık olmasına sebep olmasını, annelerin ve çocukların gözyaşlarını kimse ne duyuyor, ne bakıyor, ne de görüyor. Nasıl bir sistem, nasıl bir vicdan? Anlayan lütfen beri gelsin ve anlatsın diyoruz. Söz konusu sabıkalı şirket; daha önce Eskişehir merkezli elektrik özelleştirme ihalesini alan, geçen sürede devlete borcunu ödemeyip aldığı elektriğin bile parasını ödemediği için elektrik dağıtım şirketi elinden alınan gruba aittir. TMSF’den aldığı Yunusemre Termik Santrali’nde maaş alamayan çalışanlar iki kez üretimi durdurmuştur. Trabzon Yomra-Sürmene maden işletmesinde maaşları ödenmeyen işçiler tazminatsız işten atılmış, kimse seslerini duymamıştır. Giresun Şebinkarahisar maden işletmesi çevreyi zehirlediği tespit edildiği için ceza yemiştir. Çanakkale Yenice maden işletmesinde ücretlerini alamayan işçiler ocağı işgal etmiş ve çoğu yine tazminatsız işten atılmıştır. Komşumuz Kütahya’da gruba ait Eti Gümüş, hem maaş alamayan çalışanlar hem de kapasite fazlası doldurulan açık havuzdaki zehirli ağır metal çevre kirliliği nedeniyle defalarca haber olmuştur. Yıldız Bakır şirketi, düzenli ödenmeyen çalışan ücretleri sebebiyle defalarca gündeme gelmiştir. KMK Madencilik çalışanlarının 2026 maaşlarının ödenmediği ve ücretsiz izne gönderildikleri bir gerçektir. Çankırı Kurşunlu tesislerinde ücretlerini alamayan çalışanların yolları kapattığı ve çok sayıda çalışanın işten çıkarıldığı biliniyor. Bilecik Söğüt’te yer ve duvar karosu tesislerinde çalışanların maaş ve kıdem tazminatı alacağı sorunları yıllardır devam ediyor; çalışanlar geniş oranda ücretsiz izin ya da sözleşme feshine sevk ediliyor. Değerli katılımcılar; bunlar bizim kısa bir araştırmada derlediklerimizdir. Çok uzun bir zaman sürecinde alışkanlık kazanmış; işletmelerde usul yapılmış kanunsuzluklar, hak yemeler ve hakkaniyet dışı davranışlar maalesef muhataplarınca görülmemekte, duyulmamakta; aksine yol verilerek ve sessiz kalınarak onay görmektedir. "Mazlumun ahı acıdır." diyoruz… 23 Nisan’da bayram alanı yerine babalarına desteğe giden çocukların gözyaşları, "mutfakta bir şey kalmadı" diyen annelerin yakarışları, sorumluların boynunda vebaldir. Bu ağır vebal, iki cihanda da insanın yakasını bırakmaz. Doruk maden emekçilerinin hak mücadelelerini bir kez daha selamlıyor, canı gönülden destekliyoruz. Tüm Eskişehir’i ve tüm Türkiye’yi bu hak ve emek mücadelesinde mağdur olan emekçilerin yanında olmaya, ses vermeye, ses olmaya davet ediyoruz."

Eğitim İş Eskişehir’den Milli Eğitim Önünde Oturma Eylemi Haber

Eğitim İş Eskişehir’den Milli Eğitim Önünde Oturma Eylemi

Eğitim İş Eskişehir Şubesi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan kanlı saldırılara tepki göstermek amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması ve oturma eylemi başlattı. Şube Başkanı Fadime Arslan, "Okullar güvensiz hale geldi, yaşam hakkımız tehdit altında" diyerek sendikalara ortak mücadele çağrısı yaptı. ​Eskişehir’de Eğitim Emekçilerinden Sessiz Protesto ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitimcilerin ve öğrencilerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırılar, Eskişehir’de büyük bir tepkiyle karşılandı. Eğitim İş Eskişehir Şubesi, Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapılmak istenen yürüyüşün engellenmesini ve okullardaki şiddet sarmalını protesto etmek için Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya geldi. ​"Hak Arama Özgürlüğü Engellenemez" ​Basın açıklamasında konuşan Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Ankara’da yaşanan barikat engeline değinerek, "Eğitimde şiddeti protesto etmek isteyen eğitim emekçileri 9 saat boyunca alanda bekletilmiştir. Bu durum hak arama özgürlüğünün engellenmesidir" dedi. Arslan, saldırılarda hayatını kaybeden meslektaşları ve öğrenciler için taziye dileklerini iletti. ​Çözüm Önerisi: "Köy Enstitüleri Modeli" ​Eğitimdeki güvenlik sorununun sadece polisiye önlemlerle çözülemeyeceğini savunan Arslan, tarihi bir referans vererek Köy Enstitüleri modelini işaret etti: ​"Köy Enstitüleri, güvenliğin dışsal önlemlerle değil; aidiyet, üretim ve eşitlik temelinde nasıl kurulabileceğini göstermiştir. O kurumlarda okul toplumdan kopuk değildi, öğrenciler okulunu sahipleniyordu. Güvenlik, dışarıdan dayatılan bir önlem değil, içeriden kurulan bir düzendi." ​Sendikalara Ortak Mücadele Çağrısı ​Fadime Arslan, eğitimde şiddet konusunun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayarak tüm eğitim sendikalarına şu çağrıda bulundu: ​Birlik Mesajı: "Eğitimde şiddet karşısında ayrı gayrı olmaz. Bu mesele hepimizin meselesidir." ​Ortak Ses: "Tüm sendikaları birlikte mücadele etmeye, ortak ses çıkarmaya davet ediyoruz." ​Sessiz Eylem: "İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde saat 17.00’ye kadar sürecek olan sessiz oturma eylemimiz, bu ortak mücadelenin çağrısıdır." ​"Bilimsel ve Kamusal Eğitim Şart" ​Eğitim sisteminin piyasacı ve güvencesiz yapısının değişmesi gerektiğini belirten Eğitim İş, çözümün hakçı, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışında olduğunu vurguladı. Açıklama, "Eğitim emekçileri susmayacak, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin yaşam hakkı için mücadeleye devam edeceğiz" sözleriyle noktalandı.

Savunma Makamının Susturulduğu Bir Düzende Adalet Duygusu Zedelenir Haber

Savunma Makamının Susturulduğu Bir Düzende Adalet Duygusu Zedelenir

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tutuklu görüşmelerine yönelik mevzuat değişikliği sinyali veren açıklamalarına tepki gösterdi. Günaydın, "Savunma makamının susturulduğu bir düzende adalet duygusu zedelenir," dedi. ​Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, yargının gündemindeki "avukat-müvekkil görüşmelerine kısıtlama" tartışmaları ve baro tarafından hayata geçirilecek yeni projeler hakkında açıklamalarda bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, tutukluların avukatları aracılığıyla dışarıya not çıkardığı yönündeki tespitlerini ve bu konuda yasal düzenleme yapılacağı beyanını eleştiren Günaydın, savunma hakkının demokratik bir toplumun "sigortası" olduğunu vurguladı. ​"Avukat, Özgürlüğü Sınırlanan Bireyin Yegane Dayanağıdır" ​Baro Başkanı Günaydın, avukatlık mesleğinin sadece bir meslek değil, bireyin hak arama hürriyetinin en temel parçası olduğunu ifade etti. Bakanlığın gündeme getirdiği mevzuat değişikliği hazırlığının "bağımsız savunmaya zarar vereceğini" belirten Günaydın şunları söyledi: ​"Soruşturma anından itibaren kişilerin özgürlüğüne kavuştuğu ana kadar her türlü sınırlamaya karşı bireylerin yegane dayanağı avukattır. Özgürlüğü kısıtlanan insanlar köle değil, birer bireydir. Avukatları adeta hedef alan açıklamaları kabul etmiyoruz. Hukuk devleti, eleştiriyi tehdit değil, bir katkı olarak görür." ​Yargıya Güven ve Bağımsızlık Vurgusu ​Günaydın, yargı makamlarının yürütme erki ile ilişkisinin anayasal sınırlarda kalması gerektiğinin altını çizerek, toplumun adalet sistemine duyduğu güvenin sarsılmaması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin asıl ihtiyacının kısıtlamalar değil; bağımsız yargı, şeffaf süreçler ve güçlü savunma olduğunu dile getirdi. ​Eskişehir’den Dev Proje: "26 Cümlede Adalet" ​Açıklamasında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce’nin meslek örgütlerine yaptığı çağrıya da değinen Barış Günaydın, bu kapsamda hayata geçirecekleri "26 Cümlede Adalet" projesini açıkladı. Projeyle; ​"Herkes için Adalet, Adalet için Avukat" sloganıyla 26 Cümlede Adalet sergisinin ve hazırlığı içinde olduklarını ifade eden Baro Başkanı Günaydın, 5 Nisan Avukatlar Günü ve o haftada detaylı duyurusunun yapılacağını söyledi. ​Günaydın, projenin çıkış noktasını şu sözlerle özetledi: "Adalete o kadar ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz ki, bu projeyle adaletin herkes için gerekli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istedik.".dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.