SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hafıza

Porsuk Haber Ajansı - Hafıza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hafıza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Odunpazarı’nda Âşık Veysel’e Anlamlı Anma Haber

Odunpazarı’nda Âşık Veysel’e Anlamlı Anma

Odunpazarı Belediyesi, halk ozanı Âşık Veysel’i türküleriyle andı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan eğitmenlerden oluşan Mânidar Müzik Topluluğu’nun sahne aldığı “Âşık Veysel Anma Konseri”, 100. Yıl Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un da katıldığı konser, yoğun katılımla dikkat çekti. Anadolu’nun sesi, sözü ve sazıyla hafızalara kazınan Âşık Veysel’in eserleri, Mânidar’ın yorumuyla yeniden hayat buldu. Dinleyiciler, “Uzun İnce Bir Yoldayım”, “Dostlar Beni Hatırlasın” ve “Kara Toprak” gibi unutulmaz eserlerde hep bir ağızdan türkülere eşlik etti. Mânidar Müzik Topluluğu, sahnedeki uyumu ve güçlü yorumuyla beğeni topladı. Geleneksel Türk halk müziğinin ruhunu sahneye taşıyan topluluk, sadece bir konser değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza tazelemesi sundu. Geceye katılan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, yaptığı konuşmada Âşık Veysel’in yalnızca bir ozan değil, Anadolu’nun ortak vicdanı olduğunu vurguladı. “Âşık Veysel, bu toprakların sesi, sözü ve yüreğidir. Onun türkülerinde insan var, doğa var, kardeşlik ve barış var. Bizler de Odunpazarı Belediyesi olarak bu mirası yaşatmayı, gelecek kuşaklara aktarmayı görev biliyoruz” diyen Başkan Kurt, konserin böylesine güçlü bir ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kurt, “Sanatın birleştirici gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Bu akşam burada sadece türküler söylemedik; aynı zamanda ortak değerlerimizi hatırladık, aynı duygularda buluştuk” diye konuştu. Odunpazarı Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen konser, izleyicilerden tam not alırken; Âşık Veysel’in evrensel diliyle bir kez daha kuşaklar arasında köprü kuruldu.

"Sırname" Sanatseverlerle Buluştu Haber

"Sırname" Sanatseverlerle Buluştu

Sanatçı Gülveli Kaya’nın çağdaş sanatın farklı anlatım biçimlerini bir araya getirdiği “SIRNAME” sergisi, Odunpazarı Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerin katılımıyla açıldı. Odunpazarı Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin 38. Sergisi olan “SIRNAME” sergisinin açılışına, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt adına Başkan Vekili Sibel Yeşildal ve çok sayıda sanatsever katıldı. Açılışta konuşan Yeşildal, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un selamlarını iletti. Yeşildal ayrıca Odunpazarı Belediyesi’nin sanata ve sanatçılara destek vermeye devam edeceğini belirterek, sanatın kent yaşamına kattığı değerin önemine dikkat çekti. Sanatçı Gülveli Kaya ise yaptığı konuşmasında Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt başta olmak üzere sergide emeği geçen herkese teşekkür etti. Sanatçı Kaya ayrıca serginin Eskişehir’de sanatseverlerle buluşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sanatçı Gülveli Kaya “SIRNAME” sergisinde çağdaş sanatın farklı disiplinlerini bir araya getirerek izleyicilere çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Sergide yer alan eserler; kimlik, hafıza ve kültürel katmanlar üzerinden şekillenen özgün bir sanat diliyle ziyaretçilerle buluşuyor. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği serginin açılışında davetliler, sanatçıyla sohbet etme ve eserleri yakından inceleme fırsatı da buldu. Odunpazarı Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde açılan “SIRNAME” sergisi, 28 Nisan 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Özbağ Dokumalarının Yüzyıllık Serüveni Haber

Özbağ Dokumalarının Yüzyıllık Serüveni

Kırşehir’in Özbağ yöresinden çıkan ve Türk kültürüne önemli izler bırakan Özbağ kirkitli halı, minder ve yastık dokumacılığı; her ilmeğinde bir kadının emeğini, sabrını ve iç dünyasını taşıyan, zamana direnen kadim bir anlatı olarak biliniyor. Bu dokumalar yalnızca iplik ve yünden ibaret değil; geçmişten bugüne aktarılan bir hafızanın, sessizce konuşan bir kültürün izlerini barındırıyor. Bu eşsiz miras, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Özbağ Halısı Dokuma Zanaatçısı” unvanı verilen tarih öğretmeni Meral Gülçiçek’in özverili çalışmalarıyla gelecek kuşaklara aktarılmaya devam ediyor. Bozkırdan tezgâha uzanan kadim kültür Türk el sanatları geleneğinde dokumacılık, yalnızca estetik bir uğraş olarak görülmüyor; kökleri Orta Asya bozkırlarına uzanan binlerce yıllık bir yaşam biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Hayvancılıkla şekillenen göçebe yaşamda yün ve derinin hayati bir değere sahip olması, bu zanaatın bir zorunluluktan doğarak zamanla kültürel bir kimliğe dönüşmesini sağlıyor. Koyun yününden elde edilen dokumaların Türk kimliğindeki yeri, hayvan derisinin doğal bir uzantısı olarak kadim zanaatın başlangıcı kabul ediliyor. Bu nedenle Gülçiçek için dokuma, Türk kültürüyle eş değer bir anlam taşıyor. Kırşehir’in Özbağ yöresinde dokuma sanatı, kuşaktan kuşağa aktarılan köklü bir gelenek olarak varlığını sürdürüyor. Bu sanat, yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda yöre halkı için önemli bir geçim kaynağı olma özelliği taşıyor. Özbağ’da dokunan halılar, zaman içinde bölgenin kültürel belleğini şekillendiriyor ve yerel yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline geliyor. Kırşehir halıları, geçmişten bugüne hem saray çevresinin hem de Anadolu insanının ihtiyaçlarına karşılık veriyor. İnce işçiliği ve özgün desenleriyle dikkat çeken bu halılar, bir dönem padişah saraylarında düzenlenen yarışmalarda ödüller kazanıyor; krallara hediye ediliyor ve görkemli salonları süslüyor. Zamanla saraylardan halkın yaşam alanlarına doğru yayılan Kırşehir halıları, orta tabaka ve köylülerin de evlerine giriyor. Böylece bu dokumalar, yalnızca bir zenginlik ve ihtişam göstergesi olmaktan çıkarak toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren ortak bir kültür unsuruna dönüşüyor. Dokumalardaki renk skalası ve motifler, Orta Asya’dan itibaren dünyayı anlamlandıran değerleri taşıyor Özbağ halıları; renkleri, desenleri ve kullanım amaçlarıyla diğer yöresel dokumalardan ayrılıyor. Bu özgünlüğün temelinde, Kırşehir’in bir ahilik merkezi olması ve dünyanın ilk kadın teşkilatı Bacıyân-ı Rûm’un kurucusu Fatma Bacı’nın bıraktığı derin izler yatıyor. Anadolu dokuma kültürünün öncüsü kabul edilen Fatma Bacı, bu zanaatı kadınlara öğreterek güçlü bir toplumsal hafızanın oluşmasını sağlıyor. “Pîr Ahî Evran-ı Velî Hazretleri’nin eşi Fatma Bacı, bu zanaatı Anadolu’da başlatan ve kadınlara öğreten ilk kişi olduğu için Özbağ, Anadolu’yu etkileyen kadim bir kültür haline geliyor. Bu dokumalardaki renk skalası ve motifler, Orta Asya’dan itibaren dünyayı anlamlandıran değerleri taşıyor. Anadolu’yu simgeleyen, bolluk ve bereketi ifade eden en meşhur motiflerden biri olan “eli belinde”, Özbağ dokumacılığının da temel motiflerinden birini oluşturuyor. İlmeklerde saklı sessiz çığlıklar Dokumacılıkta motifler yalnızca birer desen değil; kadınların sessiz çığlıklarını ve iç dünyalarını yansıtan güçlü semboller olarak tezgâhtaki yerini alıyor. Anadolu kültüründe dokuma sanatının sembolik dili incelendiğinde, bolluk ve bereketin yanı sıra hüzün, ölüm ve ayrılık gibi duyguların da ipliklere büyük bir titizlikle aktarıldığı görülüyor. Kadınların yaşadığı her duygunun ilmeklere nasıl işlendiğini anlatan Meral Gülçiçek, bu derin sembolizmi şu çarpıcı örnekle dile getiriyor: “Türk kadını yaşadığı her duyguyu ilmek ilmek halısına dokur. Gülün rengi normalde siyah olmaz ama hüzünlü bir kadın, halısına siyah gül dokuyarak içindeki acıyı yansıtır. Bu duygusal aktarım yalnızca renklerle değil, dokuma eyleminin ritmiyle de somutlaşır. Dokuma sırasında kullanılan ‘kirkit’ aletinin sesi, kadının o anki ruh hâlinin bir ritmine dönüşür. Kadınlar için Anadolu’da dokuma, yalnızca bir üretim değil; kendilerini ifade etmenin ve ‘ben buradayım’ demenin bir yoludur. Kültürel bir hafıza olan dokumanın dili ustaları tarafından bilinir. Örneğin ustam olan annem, halının renginden ve motifinden dokumacı kadının neler yaşadığını, hangi ruh hâliyle dokuma yaptığını bugün bile yorumlayabilir.” Gelenekten sanayiye dönüşüm Özbağ dokumacılığı, 1940’lı yıllardan itibaren ev içi bir gelenek olmaktan çıkarak sanayileşmenin etkisiyle ticari bir boyuta evriliyor. Modernleşme süreciyle birlikte iplik ve boyama teknikleri sanayileşiyor; zanaat, zamanla kültürel bir üretim alanından ticari bir meta haline geliyor. Anadolu’nun köklü ahilik geleneğinin temel taşı olan usta-çırak ilişkisi, Özbağ dokumacılığının yaşatılmasında en kritik unsuru oluşturuyor. Bu zanaatın bir okulu olmadığını ve ancak usta eliyle öğrenilebileceğini vurgulayan Meral Gülçiçek, yeni nesli tezgâh başına davet ediyor. Özbağ dokumacılığı, yalnızca bir el sanatı değil; korunması gereken bir kültür hafızası olarak biliniyor. İlmek ilmek örülen bu miras, geçmişin sesini bugüne taşırken geleceğe de sessiz ama güçlü bir çağrı yapıyor. Tezgâh başında başlayan bu yolculuk, kadının emeğiyle, sabrıyla ve hafızasıyla varlığını sürdürüyor. Özbağ’ın dokuma mirası yaşadıkça, Anadolu’nun sesi de ipliklerin arasından yankılanmaya devam edecek. Kaynak: AnaHaber

Eskişehirspor Efsanelerini Ağırlayacak Haber

Eskişehirspor Efsanelerini Ağırlayacak

Eskişehirspor TFF 3.Ligin 21'inci haftasında oynayacağı Ayvalıkgücü Belediyespor maçında efsanelerini ağırlayacak. Eskişehirspor Kulübünden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Eskişehirspor Kulübü, Türk futboluna damga vurmuş efsane isimlerini, Ayvalıkgücü Belediyespor ile oynanacak karşılaşmada taraftarlarıyla yeniden buluşturuyor. Eskişehirspor camiası, Türk futboluna golleriyle iz bırakmış, gol krallığı yaşamış değerli isimlerden Ömer Kaner’in vefatıyla derin bir üzüntü yaşamıştır. Eskişehirspor’un simge isimlerinden, kulüp tarihimizin gol krallarından Fethi Heper’in ölüm yıl dönümü vesilesiyle gerçekleştirilen kabristan ziyareti kapsamında, kulübümüzün efsane futbolcuları ve camiamız bir araya gelmiştir. Türk futbolunda golleriyle iz bırakmış iki önemli değerin, aynı gün içerisinde vefa ve saygıyla anılması; Eskişehirspor’un yalnızca bir spor kulübü değil, güçlü bir hafıza ve vefa kültürü olduğunun da en anlamlı göstergesi olmuştur. Bu buluşma, geçmişin izlerini bugünün mücadelesiyle buluşturan özel bir ana dönüşmüştür. Bu çerçevede düzenlenen organizasyon, TFF 3. Lig 21. hafta kapsamında saat 17.00’de Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’nda oynanacak Ayvalıkgücü Belediyespor karşılaşması öncesinde ve maç esnasında, Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün değerli katkılarıyla hayata geçirilecektir. Eskişehirspor’un köklü tarihine iz bırakmış efsane futbolcuları, bu özel günde taraftarlarımızla hep birlikte maçı izleyerek tribünlerde yer alacak; Türk futbolunda golleriyle yazılmış bir geçmişin mirasını, bugünün mücadelesiyle aynı tribünde paylaşacaktır. Bu anlamlı buluşma, camiamızın birlik ve beraberlik ruhunu daha da güçlendirecektir. Türk futbolunun iki gol kralı, Eskişehirspor’un vefa gününde aynı hafızada buluşacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.