SON DAKİKA
Hava Durumu

#Haber Alma

Porsuk Haber Ajansı - Haber Alma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haber Alma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Halk TV Eyleminde Basın Özgürlüğü Vurgusu: “Özgür Basın Susturulamaz” Haber

Halk TV Eyleminde Basın Özgürlüğü Vurgusu: “Özgür Basın Susturulamaz”

Emek ve Demokrasi Platformu ile Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Eskişehir Temsilciliği, Halk TV’ye yönelik müdahale, kayyum atanması ve yayınların durdurulmasına tepki gösterdi. Eylemde basın özgürlüğü, gazetecilerin çalışma hakkı ve halkın haber alma özgürlüğü savunuldu. Köprübaşı bölgesinde düzenlenen basın açıklamasında, Halk TV’ye yönelik müdahalenin yalnızca bir televizyon kanalını değil, kanalda çalışan gazetecilerin emeğini, iş güvencesini ve geleceğini de ilgilendirdiği belirtildi. Açıklamayı Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına TGS Eskişehir Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım yaptı. Yıldırım, basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve gazetecilerin mesleki dayanışmasına sahip çıkmak için bir araya geldiklerini söyledi. “Basın Özgürlüğüne Yönelik Kaygılarımız Artıyor” Daha önce T24’e getirilen erişim engelini de hatırlatan Yıldırım, Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulmasının basın özgürlüğünün geleceğine ilişkin kaygıları artırdığını ifade etti. Halk TV’nin Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından biri olduğunu belirten Yıldırım, kanalın Türkiye Gazeteciler Sendikasının örgütlü olduğu ve yaklaşık 200 basın emekçisinin çalıştığı bir kurum olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, “Bugün yaşananlar yalnızca bir televizyon kanalının yayınını değil, orada çalışan gazetecilerin emeğini, iş güvencesini ve geleceğini de ilgilendirmektedir” dedi. Gazetecilerin Emeğine Dikkat Çekildi Bir haberin arkasında muhabirlerden kameramanlara, editörlerden teknik ekiplere kadar çok sayıda basın emekçisinin alın teri bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, Halk TV çalışanlarının yanında olmanın gazetecilik mesleğinin ortak değerlerine sahip çıkmak anlamına geldiğini söyledi. Toplumun ekonomik sorunlarının, eğitimde laiklik ve fırsat eşitliği tartışmalarının, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin iddiaların ve kamuoyunu ilgilendiren soruşturmaların özgürce araştırılıp haberleştirilebilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, özgür basının toplumsal sorunların görünür olması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Yıldırım, “Hiçbir toplumsal sorunun üzeri örtülmemeli, hiçbir gazeteci kamu yararına yaptığı haber nedeniyle baskı altında hissetmemelidir” ifadelerini kullandı. “Gazeteciler Farklı Düşünebilir Ama Düşman Değildir” Gazetecilerin farklı medya kuruluşlarında çalışabileceğini ve farklı düşüncelere sahip olabileceğini belirten Yıldırım, tüm gazetecilerin ortak kimliğinin meslekleri olduğunu söyledi. “Biz gazeteciyiz” diyen Yıldırım, gazetecilerin birbirlerinin rakibi olabileceğini ancak düşmanı olmadığını ifade etti. Bir gazetecinin yaşadığı soruna sessiz kalınması halinde benzer sorunlarla karşılaşıldığında meslektaşların yalnız kalabileceğini belirten Yıldırım, zor günlerde dayanışmanın önemini vurguladı. “Özgür Basın Herkes İçindir” Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun bütün kesimlerinin sorumluluğu olduğunu belirten Yıldırım, işçilerin, emeklilerin, öğrencilerin, öğretmenlerin ve esnafın özgür basının önemini görmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, “Çünkü özgür basın herkes içindir” dedi. Anayasa’nın 28. maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmünü hatırlatan Yıldırım, gazetecilerin özgürce haber yapabildiği, basın emekçilerinin güvenceli koşullarda çalışabildiği ve yurttaşların farklı kaynaklardan haber alabildiği demokratik bir ortam istediklerini ifade etti. Halk TV Çalışanlarıyla Dayanışma Mesajı Türkiye Gazeteciler Sendikasının örgütlü olduğu Halk TV’deki meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirten Yıldırım, bir gazetecinin yalnız bırakılmasının bütün mesleğin güç kaybetmesine yol açacağını söyledi. Açıklama, “Gazetecilik suç değildir!”, “Basın hürdür, sansür edilemez!” ve “Yaşasın gazetecilerin dayanışması!” sloganlarıyla sona erdi.

YENİ Partili İbrahim Arslan: "Önce Sandığa Kayyım, Şimdi Habere Kayyım!" Haber

YENİ Partili İbrahim Arslan: "Önce Sandığa Kayyım, Şimdi Habere Kayyım!"

YENİ Parti Parti Meclisi Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Halk TV’ye polis eşliğinde kayyım atanarak yayının durdurulmasına sert tepki gösterdi. Arslan, “İktidarın duymak istemediği sözleri susturmak için ekranları kapatabilirsiniz ama hakikati ortadan kaldıramazsınız” dedi. YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Halk TV’ye kayyım atamasına ve yayın durdurma kararına tepki gösterdi. "Ekrem İmamoğlu’nun Tarihi Savunması Öncesinde Karartma" Kararın zamanlamasına dikkat çeken Arslan, müdahalenin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapacağı güne denk getirilmesini eleştirdi: “Milyonların oyuyla seçilen belediyelere yapılan müdahalelerin ardından, bu sabah polis eşliğinde Halk TV’ye kayyım atandı; yayın durduruldu. Üstelik Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun tarihi savunmasına başlayacağı gün… İktidarın duymak istemediği sözleri susturmak, halkın görmesini istemediği gerçekleri karartmak için ekranları kapatabilirsiniz; ama hakikati ortadan kaldıramazsınız.” "Bu Mesele 86 Milyonun Haber Alma Hakkıdır" Yaşananların sadece bir televizyon kanalına yönelik olmadığını, halkın haber alma hakkının hedef alındığını vurgulayan İbrahim Arslan, basın emekçilerinin yanında olduklarını ifade etti: "Bu artık yalnızca Halk TV’nin meselesi değildir. Bu, basın özgürlüğünün ve 86 milyonun haber alma hakkının meselesidir. Halk TV’nin ve basın emekçilerinin yanındayız. Ne halkın iradesini teslim alabilecekler ne de hakikatin sesini susturabilecekler." "Millet ve Demokrasi Kazanacak" Açıklamasını kararlılık mesajıyla tamamlayan Eskişehir Milletvekili Arslan, Türkiye'nin demokratik mücadelesinden vazgeçmeyeceğini belirterek; “Bu karanlık düzen mutlaka değişecek; millet kazanacak, demokrasi kazanacak, Türkiye kazanacak!” ifadelerini kullandı.

Utku Çakırözer: "Basın ve İfade Özgürlüğü Demokrasinin İlk Düğmesidir" Haber

Utku Çakırözer: "Basın ve İfade Özgürlüğü Demokrasinin İlk Düğmesidir"

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’de görev yapan yerel gazetecilerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen buluşmada basın özgürlüğünden Anadolu basınının yaşadığı ekonomik ve yasal sıkıntılara, yeni kurulan partinin vizyonundan güncel yargı tartışmalarına kadar pek çok önemli konuya değinildi. ​"Basın Özgürlüğü Demokrasinin Temelidir" ​Toplantının açılışında Eskişehir basınının Anadolu genelinde parmakla gösterilen bir yüz akı olduğunu belirten Çakırözer, gazetecilerin her koşulda halkın haber alma hakkı için mücadele ettiğini vurguladı. Basının toplumun aynası olduğunu ifade eden Çakırözer, şunları kaydetti: ​"Biz basın aynası bize eğri gösterirse burada yapılacak olan onu düzeltmek değil, kendimizi belki düzeltmektir. Basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü Türkiye'de demokrasinin belki de ilk düğmesi olarak görmekteyiz. İlk seçimde iktidara geldiğimizde en temel önceliklerimizden biri basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü olacaktır." ​Dezenformasyon Yasası ve Sansür Tartışmaları ​Mevcut iktidar döneminde çıkarılan yasalarla gazetecilerin haklarının kısıtlandığını dile getiren Çakırözer, özellikle halkı yanıltıcı bilgiyi yaymayı suç sayan 217/A maddesinin (Dezenformasyon Yasası) en büyük mağdurunun yine gazeteciler olduğunu söyledi. Bu tür baskıcı ve kısıtlayıcı yasal düzenlemelerin iktidara geldiklerinde kesinlikle kaldırılacağını vurgulayan Çakırözer, dijital telif hakları ve sendikalaşma konularında da şu değerlendirmelerde bulundu: ​İnternet Medyası ve Tıklanma Baskısı: İnternet haber sitelerinde haberciliğin niteliğinden ziyade niceliğe (tıklanma sayısına) dayalı bir sistemin yaratıldığına dikkat çekildi. ​Dijital Telif Yasası: Kanada ve Avrupa örneklerinde olduğu gibi, dijital platformların gazetecilerin emeğini sömürmesine son verecek dijital telif düzenlemelerinin Türkiye'de de acilen hayata geçirilmesi gerektiği savunuldu. ​Basın İlan Kurumu: Anadolu basınının can damarı olan ilan desteklerinin artırılması, Basın İlan Kurumu ve RTÜK süreçlerinin adil bir yapıya kavuşturulması gerektiği ifade edildi. ​"YENİ Parti 15 Günde 503 Bin Üyeye Ulaştı" ​Partinin kuruluş sürecine de değinen Çakırözer, dünya siyaset tarihinde eşine az rastlanır bir hızla teşkilatlandıklarını belirtti. Üyelik sisteminde yeni bir dönemi başlattıklarını aktaran Çakırözer, "Partimize üye olan herkes; ilçe başkanını, il başkanını, genel başkanımızı ve hatta önümüzdeki süreçte cumhurbaşkanı adayımızı doğrudan belirleyecektir" dedi. ​Açıklanan son verilere göre, partinin kuruluşunun üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen ülke genelinde toplam üye sayısının 503 bin 027 yurttaşa ulaştığı açıklandı. ​Hukuksuzluklar ve Yargı Süreçlerine Eleştiri ​Konuşmasının devamında Türkiye'deki yargı süreçlerine ve yerel yönetimlere yönelik baskılara sert tepki gösteren Çakırözer, mahkeme salonları ve hukuki mekanizmalar aracılığıyla milli iradenin gasp edilmeye çalışıldığını savundu. Üsküdar Belediyesi ve diğer mazbata süreçlerine değinen Çakırözer, cezaevindeki belediye başkanları ve siyasetçilerin yaşadığı hak ihçallerine son verilmesi çağrısında bulundu. ​Toplantı, Eskişehir basınının sorunlarının ele alınması ve karşılıklı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan’dan 24 Temmuz Basın Bayramı Mesajı Haber

İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan’dan 24 Temmuz Basın Bayramı Mesajı

​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Basın özgürlüğünün demokratik toplumlar için taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Ulucan, Eskişehir’de görev yapan gazetecilerin emek ve fedakarlıklarını vurguladı. ​"Özgür ve Tarafsız Basın, Millet İradesinin Güvencesidir" ​Türk basınında sansürün kaldırılışının yıl dönümünün halkın haber alma hakkını savunan basın mensuplarının fedakârlığını hatırlatan anlamlı bir gün olduğunu belirten Serdar Ulucan, mesajında şu görüşlere yer verdi: ​"Demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olan özgür ve tarafsız basın; şeffaf yönetimin, hukukun üstünlüğünün ve millet iradesinin en önemli güvencelerindendir. Kamuoyunu doğru, tarafsız ve ilkeli habercilik anlayışıyla bilgilendirmek adına gece gündüz demeden görev yapan basın mensuplarımız, büyük bir sorumluluğu yerine getirmektedir." ​Basın Camiasına Başarı ve Kolaylık Dileği ​Başta Eskişehir’de görev yapan yerel basın mensupları olmak üzere meslek etiğine bağlılıkla çalışan tüm gazetecilerin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutlayan İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan; görevleri başında hayatını kaybeden basın emekçilerini rahmetle anarak tüm basın camiasına sağlık, başarı ve çalışmalarında kolaylıklar diledi.

Başkan Kurt: “24 Temmuz, Kutlama Değil Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günüdür” Haber

Başkan Kurt: “24 Temmuz, Kutlama Değil Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günüdür”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Türk basınında sansürün kaldırılışının 118’inci yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Kurt, 24 Temmuz 1908’in gazetelerin ilk kez sansür memurlarının denetimi olmadan yayımlandığı ve halkın haber alma hakkı adına atılmış tarihi bir adım olduğunu belirtti. Sansürün resmî olarak kaldırılmasının üzerinden 118 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün gelinen noktada gerçek anlamda basın özgürlüğüne ulaşılamadığını vurgulayan Başkan Kurt, mesajında şu ifadelere yer verdi: “24 Temmuz, Türk basın tarihinde sansürün kaldırıldığı gün olarak anılsa da bugün ne yazık ki bir bayram değil, basın özgürlüğü mücadelesinin simgesidir. Aradan geçen yıllara rağmen gazeteciler hâlâ baskılarla, sansürle, soruşturmalarla, davalarla ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakılıyor. Gerçeğin peşinde koşan kalemler susturulmak isteniyor. Demokrasinin temel taşı özgür basındır. Basının susturulduğu, gazetecilerin baskı altına alındığı bir ülkede hukuk devletinden, ifade özgürlüğünden ve halkın iradesinin sağlıklı biçimde tecelli etmesinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü özgür basın yalnızca gazetecilerin değil, toplumun nefesidir; halkın haber alma hakkının en önemli güvencesidir. Bugün ülkemizin en büyük ihtiyaçlarından biri; hukukun üstünlüğünü esas alan, düşünce ve ifade özgürlüğünü güvence altına alan gerçek bir demokrasi iklimidir. Gazetecilerin mesleklerini korkmadan yapabildiği, eleştirinin suç sayılmadığı, farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği bir Türkiye, hepimizin ortak özlemidir. Yerel yönetimler olarak şeffaflığı, hesap verebilirliği ve katılımcılığı demokrasinin vazgeçilmez ilkeleri olarak görüyoruz. Halk adına denetim görevini yerine getiren, kamuoyunu doğru bilgilendiren bağımsız basının yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki basının susturulduğu yerde yalnızca gazeteciler değil, toplum da kaybeder. 24 Temmuz’u bir kutlama günü olarak değil; demokrasiye, hukuk devletine ve basın özgürlüğüne sahip çıkma günü olarak görüyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, her türlü baskıya rağmen halkın haber alma hakkını savunmaktan vazgeçmeyen tüm basın emekçilerinin 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nü kutluyor; özgür basının, bağımsız yargının ve güçlü demokrasinin egemen olduğu aydınlık bir Türkiye umuduyla tüm gazetecilere dayanışma duygularımı iletiyorum.”

Basın Özgürlüğüne Yapılan Müdahaleyi Kınıyoruz! Haber

Basın Özgürlüğüne Yapılan Müdahaleyi Kınıyoruz!

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in Eskişehir ziyareti sırasında korumalarının basın mensuplarına yönelik gerçekleşen müdahalelerine AK Partili siyasetçiler tepki gösterdi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, yaşanan olayları "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. ​Özgür Özel’in Eskişehir programı kapsamında kongre salonunda ve Hamamyolu Caddesi'nde yaşanan ve yerel basın mensuplarını hedef alan fiziki müdahaleye tepki geldi. AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç basın özgürlüğünün önemine vurgu yaparak, olaya sessiz kalan çevreleri eleştirdi. ​"Kendi Kaosunuzu Eskişehir’e Taşımayın" ​Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, yaşananları "çirkin bir manzara" olarak tanımladı. Basın emekçilerine yönelik tutumu sert bir dille eleştiren Albayrak, şunları kaydetti: ​"Eskişehir, huzurun şehridir. Ancak Sayın Özel’in gelişlerinde alışkanlık haline gelen bu çirkin görüntülere bir yenisi daha eklendi. Kendi iç koltuk kavgalarınızın ve siyasi buhranlarınızın faturasını, bu şehrin masum basın mensuplarına kesemezsiniz. Kürsülerde basın özgürlüğü naraları atıp, sahada emekçileri tartaklatan bu ikiyüzlü zihniyeti Eskişehirli hemşehrilerimizin vicdanına havale ediyorum." ​"Basın Özgürlüğü Çifte Standart Kabul Etmez" ​AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç ise yaptığı açıklamada, gazetecilerin kamu görevi yaptığını hatırlatarak, olaya yönelik tepkisizliğin altını çizdi. Tunç, özellikle bazı basın kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin sessiz kalmasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gazetecilerin görevlerini yaparken baskıya veya fiziki müdahaleye maruz kalması, halkın haber alma hakkına doğrudan bir saldırıdır. Bizi en az olay kadar üzen husus, basın özgürlüğünü her fırsatta savunanların bu olay karşısındaki sessizliğidir. Basın özgürlüğü, siyasi kimliğe göre değişmez. Haksızlık kime yapılırsa yapılsın ses yükseltilmelidir. Bugün sessiz kalanların, yarın basın özgürlüğü adına yapacakları açıklamaların inandırıcılığı sorgulanacaktır. İlkeler, kişilere göre değişiyorsa ortada ilke değil, çifte standart vardır." dedi.

3D Gençlik Festivali’nde İkinci Gün Dopdolu Geçti Haber

3D Gençlik Festivali’nde İkinci Gün Dopdolu Geçti

Odunpazarı Belediyesi ile Eskişehir Avrupa Birliği Derneği iş birliğinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali, ikinci gününde gençliği; demokrasi, sanat, spor ve kültür ekseninde buluşturan yoğun programıyla dikkat çekti. Festival alanı gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken, özellikle “Demokrasilerde Denetim Mekanizması Olarak Medyanın Önemi ve Rolü” başlıklı söyleşi günün öne çıkan buluşmalarından biri oldu. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, festivalin ikinci gün programını yakından takip ederek sabah saatlerinden itibaren alandaydı. Başkan Kurt, “Demokrasilerde Denetim Mekanizması Olarak Medyanın Önemi ve Rolü” başlıklı söyleşi öncesinde konuşmacılar İzmir Karabağlar Belediye Başkanı Emine Helil İnay Kınay, gazeteciler Sedef Kabaş ve Levent Özkuşçu’yla festival alanını gezdi. Gençlerin hazırladığı stantları tek tek ziyaret eden heyet, katılımcılarla sohbet ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı. Gençlerin üretkenliğine ve toplumsal meselelere duyarlılığına dikkat çeken ziyaret, festivalin dayanışma ve katılım ruhunu güçlendirdi. A Çadırı’nda gerçekleştirilen medya söyleşisinde; demokrasilerde basının denetleyici rolü, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen oturum, festivalin yalnızca eğlence değil; düşünsel üretim ve toplumsal farkındalık açısından da güçlü bir zemin sunduğunu bir kez daha gösterdi. Başkan Kazım Kurt, ilerleyen saatlerde sanatın kentle ilişkisini ele alan “Kentsel İllüstrasyon” söyleşisine de katıldı. Hakan Keleş’in konuşmacı olduğu etkinlik, genç sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Söyleşi sırasında tarihçi-yazar Sinan Meydan’ın festival alanına sürpriz ziyareti ise katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Meydan, Başkan Kurt ile birlikte söyleşiyi takip ederken, program sonrasında festival alanını gezerek gençlerle bir araya geldi. Festivalin ikinci günü yalnızca düşünsel ve sanatsal etkinliklerle değil, fiziksel sağlık ve iyi yaşam temalı programlarla da renklendi. “Toplumda Ruh Sağlığı ve Fiziksel Sağlık İçin Çözümler: Yoga-Pilates” etkinliğine de katılan Başkan Kurt, gençlerle birlikte yoga yaptı. Başkan Kurt’un etkinliğe aktif katılımı, festivalin kapsayıcı ve enerjik atmosferine güçlü bir katkı sundu. Akşam saatlerinde ise dans gösterileri ve konserlerle festival coşkusu zirveye çıktı. Sirtaki gösterisi, Lindy Hoppers performansı, tango gösterisi ve konser programlarıyla gençler müzik ve dans dolu anlar yaşadı. Odunpazarı’nda gençliğin dinamizmini, katılımcılığını ve çok yönlü gelişimini merkeze alan festival, ikinci gününde de kültür, sanat, demokrasi ve sporun iç içe geçtiği örnek bir organizasyon olarak hafızalarda yer etti. Başkan Kazım Kurt’un gençlerle kurduğu yakın temas ve etkinliklere aktif katılımı ise festivalin ruhunu yansıtan önemli detaylardan biri oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.