SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güvenlik Politikaları

Porsuk Haber Ajansı - Güvenlik Politikaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik Politikaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakırözer: "Makyajlanmış Duvarlar ve Panellerle Türkiye İtibar Kazanamaz" Haber

Çakırözer: "Makyajlanmış Duvarlar ve Panellerle Türkiye İtibar Kazanamaz"

NATO zirvesi gerekçe gösterilerek yapılan hukuksuz güvenlik politikaları ile yurttaşlara yönelik gözaltı ve tutuklamaların yarattığı vahim hak ihlalleri Meclis gündemine taşındı. NATO zirvesi bahanesiyle yaratılan olağanüstü hal ortamının yarattığı ihlallerin araştırılması için önerge veren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM’de, “Zirve Ankara'da ama yüzlerce kilometre uzaktaki Eskişehir, Karabük, Mersin, Elazığ, Niğde ve 11 ilde her tür protesto yasak. Başkent ise tamamen sıkıyönetim altında. 225 gözaltı, 178 tutuklama yapıldı. Gazetecilere akreditasyon ambargosu sürüyor! Kendi yurttaşımızın anayasal haklarını gasp eden tüm bu haksız, hukuksuz kısıtlamalara derhal son verilmelidir. Tutuklu yurttaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Makyajlanmış duvarlar ve panellerle Türkiye itibar kazanamaz. Gerçek itibar Türkiye'yi, bir an önce demokrasi ve hukuk devletine kavuşturarak sağlanır” diye konuştu. BAŞKENTTE FİİLİ OHAL, YÜZLERCE YURTTAŞA TUTUKLAMA… CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, NATO Zirvesi öncesinde Başkent başta olmak üzere Türkiye genelinde alınan güvenlik tedbirleri ile yurttaşlara yönelik gözaltı, tutuklama ve yasaklamalar için Meclis araştırması istedi. Zirve öncesinde getirilen yasaklar ve tutuklamalara dikkat çeken Çakırözer, gazetecilere uygulana akreditasyon ambargosuna da tepki gösterdi. CHP’nin NATO Zirvesi tutuklamaları ve yasaklamaları engellensin önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. NATO zirvesi bahanesiyle başkentte ve ülke genelinde akla ve vicdana sığmayan hukuksuzluklar ile olağanüstü hal ortamı yaratıldığını belirten Çakırözer, “Türkiye'nin uluslararası ilişkilerinin güçlenmesi, öneminin, itibarının artması elbette hepimizin ortak dileğidir ancak sadece zirve toplamakla itibar gelmez, gerçek itibar yurttaşınızın huzur ve refahına katkınızla ölçülür” dedi. ETKİNLİKLER YASAK, KREŞLER, PARKLAR KAPALI, ESNAF İŞ YAPAMIYOR Çakırözer, NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek getirilen yasaklara tepki göstererek, şunları söyledi: “Zirve Ankara'da ama yüzlerce kilometre uzaktaki Eskişehir, Karabük, Mersin, Elazığ, Niğde ve 11 ilde her tür protesto yasak. Başkent ise tamamen sıkıyönetim altında, konserler, şenlikler, mezuniyet törenleri iptal, esnafın işi gücü fiilen durdurulmuş, insanlar emeğinden ediliyor, Şehrin göbeğindeki kreşler kapatılıyor, 3 yaşındaki çocukların hayatı bile kısıtlanıyor. KYK yurtlarından öğrenciler apar topar tahliye ediliyor. Kamu çalışanlarına zorunlu izin veriliyor. Gazi Meclisimiz, adalet kurumları çalışmayacak. Fransa Cumhurbaşkanı Macron sabah koşacak diye koca parklar halka kapatılıyor, hastanelerde halkın sağlık hakkı kısıtlanıyor. Bunların her biri temel insan hakkı ihlalidir ve bu fiili OHAL'i asla kabul etmiyoruz.” 225 GÖZALTI, 178 TUTUKLAMA Zirve gerekçe gösterilerek 225 gözaltı, 178 tutuklama yapıldığını söyleyen Çakırözer, hukuksuz tutuklamalar için tahliye istedi. Çakırözer şunları söyledi: “Ne olur ne olmaz diye akademisyenler, gazeteciler, hukukçular, çevre gönüllüleri evlerine şafak baskınlarıyla önleyici gözaltına alınıyor. 225 gözaltı, 178 tutuklama yapıldı; tümü hukuksuz. İşte, Milletvekili arkadaşımız Aylin Yaman dün cezaevinde görüştü. Herkesin saygınlığını kazanmış Emel Memiş Hoca, ömrünü bilime ve öğrencilerine adamış bu insanı zindanda tutarak neyi önlüyorsunuz? TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer ve 70-80 yaşındaki TEMA gönüllülerini tutuklamanın izahı var mı? Hepsi bu ülkenin yetiştirdiği birbirinden değerli ziraatçılar, botanikçiler; koğuşlarının bahçesindeki tek ağaca bile sarılan insanlar bunlar. Emekli öğretmen Ayten Yakut'a yaşatılanlar ortada! 75 yıllık hayatı boyunca öğrenci yetiştirmiş, eline de dikilecek fidandan başka bir şey almamış bir toprak aşığı Ayten öğretmene yaşatılan bu zulümle itibar gelir mi Allah aşkına?” “TEK SUÇLARI VATAN SEVGİSİ” “İstendiği zaman savcılığa gidip ifade verebilecek olan ÇHD'li avukatları, öğrencileri, sendikacıları, siyasetçileri ev baskınıyla gözaltına almanın hangi hukukta yeri var? Terör torbasına sokmaya çalıştığınız bu insanların hiçbir suçu yok ama bir ortak yönleri var, o da hepsinin memleket sevgisi ve bu ülkeye adadıkları hayatları. Bu insanların özgürlüklerini çalarak dünyaya nasıl bir Türkiye resmi verdiğinizi görmüyor musunuz?” “GAZETECİLERE KEYFİ AMBARGOLARI KALDIRIN” “Bir ülkenin itibarı aynı zamanda gazetecisine gösterdiği saygıyla ölçülür” diyen Çakırözer, zirveyi takip etmek isteyen gazetecilere uygulanan akreditasyon ambargosuna da tepki gösterdi. Çakırözer, “Bakıyoruz, yüzlerce yabancı gazeteci zirve izlemek için Ankara'da ama kendi gazetecilerimize ambargo var. NATO bürokrasisi bile rahatsız, utangaç biçimde ‘ev sahibi ülkenin kararı’ diyor. AKP Grup Başkan Vekili, İletişim Başkanlığından aldığı bilgiyle ‘her kurum temsil edilecek’ dedi. Yok öyle bir şey! Cumhuriyet, Sözcü, Sözcü TV, Anka Haber Ajansı, İlke TV yasaklı, bazı kuruluşlarda ise sırf ‘verdik’ diyebilmek için foto muhabirine akreditasyon verilmiş ama mesela, Nefes'in, T24'ün ve birçok kuruluşun zirveyi asıl izlemesini istediği dış politika editörlerinin, muhabirlerinin ve Ankara temsilcilerinin başvurularına hep olumsuz yanıt verilmiş. Böyle keyfî bir ambargonun hem de iktidar eliyle uygulanması utanç vesilesidir ve bu ayıp, basın özgürlüğünde sicili malum AKP'ye yakışmaktadır. Ama Türkiye bu görüntüyü hak etmemektedir” dedi. “MAKYAJLANMIŞ DUVARLARLA İTİBAR GELMEZ” “Misafir ağırlayacağız diye kendi insanımıza bu kadar adaletsizlik, bu kadar mağduriyet yaşatılması kabul edilemez” diyen Çakırözer şunları söyledi: “Bir de Ankara'nın bulvarlarına, caddelerine paneller çekildi, binaların ön cepheleri boyatıldı. Gelen liderler gerçek Türkiye'yi, gecekonduları, derin yoksulluğu göremesinler diye ama Ankara'yı çepeçevre panelle de donatsanız, hadi Trump'tan, Meloni'den gizlemeyi başardınız ama gerçekler apaçık ortada. Açlık sınırı altında yaşamaya mahkûm edilen milyonlarca emekli ve emekçi, pazar artıklarından aş çıkarma derdindeki kadınlar, anneler, bedenlerini açlık grevine yatırarak sesini duyurma mücadelesi veren madenciler, öğretmenler yani bu ülkenin gerçeklerini, yarattığınız derin yoksulluğu ortadan kaldıramazsınız mutfaktaki, pazardaki yangını gizleyemezsiniz; bunları gizlemeye ne boya ne panel yeter.” “Kendi yurttaşımızın anayasal haklarını gasp eden tüm bu haksız, hukuksuz kısıtlamalara derhâl son verilmelidir. Emel Hoca ve tüm tutuklu yurttaşlarımız derhâl serbest bırakılmalıdır. Gazetecilerin üzerindeki akreditasyon ambargoları hiçbir ayırımcılık yapılmaksızın derhâl kaldırılmalıdır. Makyajlanmış duvarlar ve panellerle Türkiye itibar kazanamaz. Gerçek itibar Türkiye'yi, bir an önce demokrasi ve hukuk devletine kavuşturarak sağlanır. Onu da otoriterliğinin dozunu her gün artıran bu saray rejimi başaramaz, başaramadı, başaramayacak ancak ve ancak ilk sandıkla bizim milletimizle kuracağımız halkın iktidarı başaracaktır.”

Uluslararası İlişkilerin Nabzı Odunpazarı’nda Attı Haber

Uluslararası İlişkilerin Nabzı Odunpazarı’nda Attı

Odunpazarı Belediyesi ile Uluslararası İlişkiler Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresi, üç gün süren yoğun programın ardından sona erdi. 7, 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde Odunpazarı 100. Yıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongre, Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenleri, araştırmacıları ve uluslararası ilişkiler alanının önemli isimlerini Eskişehir’de bir araya getirdi. Uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik organizasyonlarından biri olarak gösterilen kongrede, küresel sistemde yaşanan dönüşümden bölgesel krizlere, değişen güç dengelerinden Türkiye’nin stratejik konumuna kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. 72 üniversite ve 11 farklı kurumdan toplam 189 akademisyen ve uzmanın katıldığı kongrede, üç gün boyunca 50 panel düzenlenirken 179 akademik sunum gerçekleştirildi. SON GÜNÜN DİKKAT ÇEKEN İSMİ: NAMIK TAN Kongrenin son günü ise hem içerik hem de katılım açısından dikkat çekici oturumlara sahne oldu. CHP Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, “İktisadi Kalkınma Vakfı Paneli”ne konuşmacı olarak katıldı. Türkiye’nin deneyimli diplomatları arasında yer alan Namık Tan’ın katılımı, kongrenin akademik ve diplomatik niteliğini güçlendiren başlıklar arasında öne çıktı. Dış politika, Avrupa Birliği ilişkileri ve küresel diplomasi üzerine değerlendirmelerin yapıldığı panel, akademisyenler ve katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Paneli izleyenler arasında Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da yer aldı. Başkan Kurt, kongrenin son günündeki oturumları takip ederek akademisyenler ve katılımcılarla bir araya geldi. KÜRESEL GÜNDEM ESKİŞEHİR’DE TARTIŞILDI Uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik organizasyonlarından biri olarak gösterilen kongrede; küresel sistemde yaşanan dönüşümden bölgesel krizlere, güvenlik politikalarından Avrupa Birliği’nin geleceğine kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. Kongrenin son gününde düzenlenen oturumlarda uluslararası ilişkilerin farklı boyutları ele alındı. “Ontolojik Güvenlik: Kimlik, Hafıza ve Kurumlar” panelinde devletlerin güvenlik politikaları ile toplumsal hafıza arasındaki ilişki değerlendirilirken, “Realizm, Tehdit ve Büyük Strateji” oturumunda küresel güç mücadeleleri tartışıldı. “Terörizm, Sınır Aşan Suçlar ve Güvenliğin Dönüşümü” başlıklı panelde değişen tehdit algıları ele alınırken, “Uluslararası İlişkilerde Yapay Zeka: Tartışmalar ve Uygulamalar” oturumunda teknolojinin diplomasi ve güvenlik alanına etkileri konuşuldu. İklim krizi ve güvenlik ilişkisi “İklim, Tarım ve Gıda Güvenliği” ile “Yerelden Küresele Çevre ve İklim Güvenliği” panellerinde değerlendirilirken, “Savunma Teknolojileri, İHA’lar ve Yeni Güvenlik Dinamikleri” oturumunda savunma sanayiindeki dönüşüm masaya yatırıldı. “Türkiye-Rusya İlişkileri: Rekabet, İşbirliği ve Kriz Yönetimi” panelinde iki ülke arasındaki ilişkilerin bölgesel etkileri ele alınırken, “Göç ve Sınır Yönetişimi” oturumunda düzensiz göç ve sınır politikaları tartışıldı. Avrupa Birliği’nin geleceği ve Avrupa siyaseti de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. “Avrupa Günü’nde Avrupa’yı Tartışmak-II: Avrupa Siyaseti ve Güvenlik” ile “Avrupa Günü’nde Avrupa’yı Tartışmak-III: Avrupa Birliği’nde Yönetişim, Stratejik Otonomi ve Dış İlişkiler” başlıklı panellerde Avrupa’nın değişen güvenlik yaklaşımı ve dış politika stratejileri değerlendirildi. “Kale Grubu ve Global İlişkiler Forumu Paneli”, “Eleştirel Dış Politika: Kimlik, Anlatı ve Öznellik” ve “Ontolojik Güvenlik Teorisine Araftan Bakmak” başlıklı oturumlarda ise uluslararası ilişkiler teorileri ve küresel siyaset farklı perspektiflerden ele alındı. Kongrede ayrıca “Türk Dış Politikası’nın Yüzyılı (1923-2023): Tematik ve Kavramsal Değerlendirmeler” başlıklı oturumda Türkiye’nin yüz yıllık dış politika birikimi değerlendirildi. Üç gün süren kongre, “Kapanış Oturumu: Genel Değerlendirme ve Gelecek Planlaması” ile sona erdi.

Eskişehir Eğitim Sendikaları Okulda Şiddet ve Güvenlik Taleplerini Açıkladı Haber

Eskişehir Eğitim Sendikaları Okulda Şiddet ve Güvenlik Taleplerini Açıkladı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırıları, eğitim camiasını ayağa kaldırdı. Eskişehir’de bir araya gelen Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Eğitimin Gücü-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Teç-Sen, yaptıkları ortak basın açıklamasıyla eğitimdeki güvenlik zafiyetine ve sistemin çöküşüne dikkat çekti. Sendikalar adına konuşan Teç-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İsmail Sakarya, okulların "en güvensiz alanlar" haline geldiğini vurguladı. ​"Okul Koridorlarında Umut Değil, Silah Sesleri Yankılanıyor" ​Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta öğrenciler tarafından gerçekleştirilen saldırıların sadece bir asayiş vakası olarak görülemeyeceğini belirten İsmail Sakarya, meselenin yapısal bir sorun olduğunu ifade etti. Sakarya, "Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Bu sistem onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. O öfke bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor" sözleriyle sistemin iflasını dile getirdi. ​Güvenlik Politikaları Sınıfta Kaldı ​İstanbul Çekmeköy’de hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik öğretmenin acısı tazeyken yaşanan bu son faciaların bir "çöküş" olduğunu savunan sendika temsilcileri, geçici tedbirlerin artık çözüm olmadığını belirtti. Açıklamada, okulların bilim ve aklın merkezi olması gerekirken, çocukların canını kurtarmak için pencerelerden atladığı mekanlara dönüştüğü gerçeği sert bir dille eleştirildi. ​Eğitim Sendikalarının Acil Talepleri ​Ortak açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı'na yönelik şu acil çözüm maddeleri sıralandı: ​Kadrolu Güvenlik ve Sağlık: Her okula kadrolu güvenlik görevlisi, revir ve sağlık personeli atanmalıdır.​ Denetim ve Hijyen: Okul girişlerinde etkin denetim sağlanmalı, yeterli kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir.​ Sosyal Destek: Rehber öğretmen sayıları artırılmalı ve sosyal hizmetlerle güçlü bir bağ kurulmalıdır.​ Beslenme Hakkı: Her öğrenciye ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu sunulmalıdır. ​Baskıya Son: CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan mobbing ve baskı mekanizmaları kaldırılmalıdır.​"Okulları Güvensiz Bırakanlar Sorumluluktan Kaçamaz" ​Eğitimin bir güvenlik meselesinden ziyade en temel kamusal hak olduğunu hatırlatan İsmail Sakarya, taleplerin bir lütuf değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Sakarya, "Okul giriş-çıkışlarının denetimi, nitelikli personel istihdamı ve psikososyal destek artık bir tercih değil, açık bir zorunluluktur. Bu tablonun sorumluları kaçamaz; biz buradayız ve mücadeleden geri adım atmayacağız" diyerek tüm Türkiye'ye "Artık yeter" çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.