SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güvenlik

Porsuk Haber Ajansı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kazım Kurt’tan Eğitim Sen’in Yaşam Nöbetine Destek Haber

Kazım Kurt’tan Eğitim Sen’in Yaşam Nöbetine Destek

KESK’e bağlı Eğitim Sen Eskişehir Şubesi’nin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki katliamları protesto etmek amacıyla Yediler Parkı’nda başlattığı 24 saatlik yaşam nöbetine destek büyüyor. Basın açıklamasıyla başlayan nöbete, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katılarak eğitim emekçilerine destek verdi. Yediler Parkı’nda eğitim emekçileri ile bir araya gelen Başkan Kurt, basın açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Okullar insanların güvenle gidebileceği, çocuklarını emanet edebileceği alanlar olması gerekirken ne yazık ki son dönemlerdeki eğitimdeki olumsuz gelişmeler okulları böyle tehlikeli hale getirdi. Özellikle Maraş ve Urfa'daki saldırılar insanların okullardan uzaklaşmasına neden oldu. Aileler çocuklarını güvenle okula gönderemedi. Öğretmenler kendi güvenliklerinin sağlanması garantisi olmadığı için okula gidemedi. Bugün de burada öğretmenlerimizin iş bırakması ya da bir eylem içine girmesi çok doğal ve beklenen bir gelişme. Ben de onlara manevi anlamda destek olsun diye geldim. Demokratik, laik ve bilimsel bir eğitimi terk ettikçe okullarda bu tür sorunlarla karşılaşmak her zaman mümkün olacak gibi duruyor. Okullarda güvenlik önlemi yeterli olmamış ki bu olaylar var. Belki duymadığımız pek çok olay da var. Güvenlik, bir kere tabii bu uzun vadede eğitimle öğretimle çözülecek bir iş. Polisiye önlemler hangisine yetişecek, nasıl çözecek; çok kolay değil. İş, öğretmenlerimizin özgürce eğitim hakkını kullanmasından geçer diye düşünüyorum.”

Fatih Dönmez Eskişehir Seyitgazi Yol Çalışmalarını İnceledi Haber

Fatih Dönmez Eskişehir Seyitgazi Yol Çalışmalarını İnceledi

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi-Kırka yolundaki çalışmaları yerinde inceledi. Dönmez, 2025 yılında açılan bölüme ek olarak 2026 yılında yeni etabın hizmete gireceğini duyurdu. ​AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, Eskişehir-Seyitgazi 3. Bölge Hududu (Kırka geçişi dahil) yol projesindeki son durumu yerinde denetledi. Yolun bölge ekonomisi ve ulaşım güvenliği için hayati önem taşıdığını vurgulayan Dönmez, çalışmaların takvimine dair önemli bilgiler paylaştı. ​2026 Hedefi: Yeni Etap Hizmete Girecek ​Sosyal medya hesabı üzerinden projenin ilerleyişine dair açıklamalarda bulunan Fatih Dönmez, yolun kademeli olarak tamamlandığını belirtti. 2025 yılında 5 kilometrelik kritik bölümün tamamlanarak trafiğe açıldığını hatırlatan Dönmez, 2026 yılı içerisinde yeni bir etabın daha vatandaşların hizmetine sunulmasının planlandığını ifade etti. ​Ulaşımda Konfor ve Güvenlik Artıyor ​Seyitgazi-Kırka hattındaki yolun tamamlanmasıyla birlikte hem sürüş güvenliğinin hem de seyahat konforunun üst seviyeye çıkacağını belirten Milletvekili Dönmez, şu noktalara dikkat çekti: ​Ekonomik Katkı: Yolun modernize edilmesi, bölgedeki ticari hareketliliği ve lojistik akışı hızlandıracak. ​Güvenli Ulaşım: Kırka geçişi dahil olmak üzere tehlikeli noktalar standartlara uygun hale getirilerek kaza riskleri minimize edilecek. ​Titiz Çalışma: Karayolları ekipleri ve yetkililer, yatırımın en kısa sürede tamamlanması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. ​"Eskişehir’in Geleceği İçin Durmaksızın Çalışıyoruz" ​İncelemeleri sırasında sahada görev yapan ekiplere teşekkür eden Dönmez, Eskişehir’in ulaşım altyapısını güçlendirmek adına projelerin takipçisi olacaklarını söyledi. Dönmez, "Vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu ulaşımı bizim önceliğimizdir. Eskişehir’in geleceği için durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz" mesajını verdi.

İYİ Parti Tepebaşı'ndan Sert Eleştiri: "Tepebaşı Bir Adalet Krizinin İçinde!" Haber

İYİ Parti Tepebaşı'ndan Sert Eleştiri: "Tepebaşı Bir Adalet Krizinin İçinde!"

​İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, Tepebaşı bölgesinde yaşanan ulaşım, altyapı ve sosyal donatı eksikliklerine dikkat çekerek yerel yönetime yüklendi. Küçükerkan; Kumlubel’e pazar yeri, ulaşımda nakit Eskart dolum noktaları ve Birlik Caddesi’ndeki trafik cezası sorunları için acil çözüm çağrısında bulundu. ​İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı, ilçedeki kronikleşen sorunları gündeme taşımak amacıyla kapsamlı bir açıklama yayımladı. İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan imzasını taşıyan açıklamada; ulaşımda dijitalleşmenin getirdiği mağduriyetler, bakımsız kalan parklar ve esnafın yaşadığı otopark çilesi sert bir dille eleştirildi. ​"Ulaşımda Dijital Duvar: Sosyal Belediyecilik mi, Dijital Ayrımcılık mı?" ​Büyükşehir Belediyesi iştirakı Estram tarafından hayata geçirilen dijital uygulamaların vatandaşları mağdur ettiğini belirten Küçükerkan, özellikle emekli ve dar gelirli vatandaşların ulaşım hakkının engellendiğini savundu. ​Küçükerkan, "Akıllı telefonu olmayan emeklimiz kart yüklemek için kilometrelerce yürüyor. İnterneti olmayan öğrencimiz durakta çaresiz kalıyor. Hizmeti sadece dijital dünyaya hapsetmek sosyal belediyecilik değil, dijital ayrımcılıktır. Her mahalleye nakit işlem yapılabilen Eskart dolum noktaları kurulmalıdır" dedi. ​Kumlubel’in "Pazar Yeri" Hasreti ​Tepebaşı’nın en büyük mahallelerinden biri olan Kumlubel’de hala modern bir pazar yeri bulunmamasını "belediyecilik ayıbı" olarak nitelendiren Küçükerkan, mahallelinin zincir marketlerin insafına terk edildiğini ifade etti: ​"Kumlubel halkı tozun toprağın içinde, derme çatma tezgahlarda alışverişe mahkum edilmiştir. On binlerce vatandaşımız modern, hijyenik ve kapalı bir pazar yerini hak etmiyor mu?" ​Birlik Caddesi Esnafı Trafik Cezası Kıskacında ​Çamlıca Mahallesi’nin en önemli ticari aksı olan Birlik Caddesi’ndeki otopark sorununa da değinen İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı, belediyenin ruhsat verip harç topladığı esnafı korumadığını belirtti. Otopark yeri gösterilmediği için hem vatandaşın hem de esnafın sürekli trafik cezalarıyla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Küçükerkan, "Belediye, denetimi sadece ceza yazmak sanıyor. Bu sistemli bir mağduriyettir" ifadelerini kullandı. ​Anıtpark’ın Bakımsızlığı ve Güvenlik Sorunu ​Eskişehir’in hafızasında önemli bir yere sahip olan Anıtpark’ın mevcut durumuna da tepki gösteren Küçükerkan, parkın aydınlatma yetersizliği ve güvenlik zafiyetleri nedeniyle huzur alanı olmaktan çıktığını ve kaderine terk edildiğini dile getirdi. ​"Fildişi Kulelerinden İnin" ​Belediye yönetimine halkın arasına karışma çağrısı yapan Reşat Küçükerkan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Güneş Tepebaşı üzerine daha parlak doğana dek doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Tepebaşı sahipsiz, Eskişehir çaresiz değildir." ​Açıklamanın sonunda ayrıca, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümü vesilesiyle emniyet mensuplarının Polis Günü kutlandı.

Eskişehir’de Milli Savunma Politikaları Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Milli Savunma Politikaları Masaya Yatırıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından organize edilen Milli Savunma Politikaları Paneli, Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun katılımıyla Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Taşbaşı Kültür Merkezi, kritik bir organizasyona ev sahipliği yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen "Milli Savunma Politikaları Paneli"nde, güvenliğin sadece sınırlardan ibaret olmadığı vurgulandı. Panele; CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, ilçe başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Etkinlikte, modern savunma anlayışının şeffaf ve kurumsal bir yapıda nasıl inşa edilmesi gerektiği tartışıldı. ​İl Başkanı Talat Yalaz: "Güvenlik Sadece Sınırları Korumak Değildir" ​Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, güvenliği insan odaklı bir perspektifle tanımladı. Yalaz, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Güvenlik; bir çocuğun tok yatması, bir kadının korkmadan sokakta yürüyebilmesi ve bir gencin geleceğe umutla bakabilmesidir. Biz güvenliği özgürlükten ve adaletten ayırmıyoruz. Hukukun olmadığı yerde güvenlik değil, keyfiyet vardır." Konuşmasında modern dünyanın değişen tehdit algısına dikkat çeken Yalaz, CHP’nin güvenlik vizyonunun sadece askeri değil, sosyal ve dijital alanları da kapsadığını belirtti. Siber güvenlik, düzensiz göç, ekonomik kırılganlıklar ve dezenformasyonun ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini vurgulayan Yalaz, "Veri dünyasında savunma, en az toprak savunması kadar hayati bir noktadadır" dedi. ​"Korku Değil, Güven Veren Devlet" ​Panelin ana temasını, devletin vatandaş üzerindeki baskıcı değil, koruyucu rolü oluşturdu. Katılımcılarla paylaşılan vizyonda öne çıkan başlıklar şunlar oldu: Toplumsal Barış: Kalıcı güvenliğin temel şartı olarak nitelendirildi. Liyakat ve Kurumsallık: Savunma sanayii ve politikalarında profesyonel yaklaşımın önemi vurgulandı. Sosyal Devlet: Yoksullukla mücadelenin, suç oranlarını düşürerek iç güvenliği tahkim edeceği ifade edildi. ​Yankı Bağcıoğlu’ndan Stratejik Değerlendirmeler Açılış konuşmalarının ardından söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu güncel güvenlik risklerini ve CHP’nin çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Bağcıoğlu, milli savunmanın siyaset üstü bir anlayışla, ancak demokratik denetleme mekanizmalarına açık bir şekilde yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Başkan Ataç: "Eskişehirspor Taraftarı Yalnız Değildir!" Haber

Başkan Ataç: "Eskişehirspor Taraftarı Yalnız Değildir!"

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Karşıyaka – Eskişehirspor maçında taraftarların stadyuma alınmaması ve yaşanan arbedeye ilişkin bir açıklama yaptı. Ataç, "Bu kentin onuruyla oynanmasına izin vermeyeceğiz" dedi. ​"Bu Sadece Bir Güvenlik Meselesi Değildir" ​Eskişehirspor taraftarının deplasman tribününe alınmamasıyla başlayan kriz, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın gündemindeydi. Yaşananları bir "spor aksaklığı" olarak görmediğini belirten Ataç, bu durumun Eskişehir halkının iradesine ve kentin ortak vicdanına bir saldırı olduğunu ifade etti. ​Başkan Ataç, Eskişehirspor’un bu kentin hafızası ve gururu olduğunu hatırlatarak, taraftarların deplasmanda maruz kaldığı muamelenin asla sıradanlaştırılamayacağını vurguladı. ​Başkan Ataç’tan Yetkililere 5 Kritik Soru ​Yaşanan mağduriyetin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini belirten Ahmet Ataç, sorumlu makamlara şu soruları yöneltti: ​Eskişehirspor taraftarı neden maça alınmamıştır? ​Bu kararın arkasındaki isimler ve gerekçeler nelerdir? ​Olaylarla ilgili hangi önlemler alınmıştır? ​Taraftarların güvenliği ve hakları neden korunmamıştır? ​Yaşananların sorumluları kimlerdir? ​"Hiç kimse susarak ya da sorumluluğu başkasına atarak bu olayın üzerini örtemez. Eskişehir halkı da, Eskişehirspor camiası da bunu kabul etmez." ​"Her Türlü Desteğe Hazırız" ​Eskişehirspor camiasının her zaman yanında olduklarını ifade eden Başkan Ataç, sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Gerek hukuki gerekse kurumsal anlamda atılması gereken tüm adımlarda taraftara destek vereceklerini belirten Ataç, "Eskişehir sahipsiz değildir. Bu kentin hakkını da hukukunu da sonuna kadar savunacağız" sözleriyle camiaya moral verdi. ​Eskişehirspor Taraftarı Tek Yürek ​İzmir deplasmanında yaşananlar Eskişehir genelinde büyük bir infial yaratırken, belediye başkanlarının bu kararlı duruşu taraftar grupları tarafından takdirle karşılandı. Siyah-kırmızılı camia şimdi yetkililerden gelecek resmi açıklamayı ve özür bekliyor.

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı Trafik Kazalarına Tepki Gösterdi Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı Trafik Kazalarına Tepki Gösterdi

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, ilçenin en işlek noktalarından birinde yaşanan trafik kazalarına dikkat çekerek yetkilileri göreve çağırdı. Yer, "Kadir Gecesi 5 vatandaşımızın yaralandığı bu noktada güvenlik sıfır. Şehri yönetenler bu çığlığı duymuyor mu?" dedi. Ramazan ayı boyunca saha çalışmalarına odaklanan ve basın açıklamalarına ara veren İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı, bayram sonrası ilk açıklamasını "kara nokta" olarak tabir edilen kaza bölgesinde gerçekleştirdi. Atatürk Caddesi ile Kıbrıs Şehitleri Caddesi kesişimindeki Orman Bölge Müdürlüğü önünde konuşan İlçe Başkanı Gürol Yer, bölgedeki güvenlik zafiyetine sert eleştiriler getirdi. ​"Kadir Gecesi 5 Canımız Yandı" ​Geçtiğimiz 16 Mart Pazartesi (Kadir Gecesi) günü aynı noktada meydana gelen ve 5 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazayı hatırlatan Gürol Yer, bölgenin adeta bir "kaza hafızası" oluşturduğunu belirtti. Yer, "Şu an bulunduğumuz noktada gerçekten hiç emniyette değiliz. Her an bir kazanın mağduru olabiliriz. Burada defalarca araçlar kaldırıma çıktı, iş merkezleri hasar gördü, insanlarımız araçların altında kaldı," ifadelerini kullandı. ​"Valiliğe 250, Emniyete 100 Metre Mesafede İlgisizlik" ​Kazaların yaşandığı noktanın stratejik kurumların çok yakınında olmasına rağmen önlem alınmamasını eleştiren Yer, şunları söyledi: ​"Valilik 250 metre, Büyükşehir Belediyesi 400 metre, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Valilik Konağı sadece 100 metre uzağımızda. Orman Bölge Müdürlüğü ise tam önümüzde. Bu kadar merkezi bir noktada, insanların uzuvlarını kaybettiği, canından olduğu bu güvensiz alanın görülmesi için daha ne olması gerekiyor? Bu şehirde 'bana ne' anlayışının hakim olduğu bu noktadan acı acı bağırıyor." ​2021 Hatırlatması: "Hatice Çelik’in Acısı Dinmedi" ​Başkan Yer, konuşmasında 2021 yılında aynı noktada ışıklarda beklerken bir aracın çarpması sonucu ayağını kaybeden iki çocuk annesi Hatice Çelik’i de hatırlatarak, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın sözünü süslü cümlelerle kullanan yönetenler; rakamlar, istatistikler önünüze gelmiyor mu? Neden buradaki sorunu çözmüyorsunuz?" diye sordu. ​Çözüm Önerileri Dosya Halinde Sunulacak ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak bölgeye dair teknik bir çalışma yaptıklarını müjdeleyen Gürol Yer, yaya güvenliğinin sağlanması için hazırladıkları görselleri ve çözüm önerilerini başta Valilik ve Büyükşehir Belediyesi olmak üzere ilgili tüm kurumlara resmi yolla ileteceklerini duyurdu. ​Yer, açıklamasını "Kent yaşamındaki bu problemlerin muhataplarınca ivedilikle giderilmesini temenni ediyor, konunun yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz," sözleriyle noktaladı.

Okullarda Şiddet Artık Yeter! Haber

Okullarda Şiddet Artık Yeter!

Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi tarafından İstanbul'da bir öğretmenin okulda öğrencisi tarafından öldürülmesi ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Bir günlük iş bırakma eylemi yapan öğretmenler Uğur Mumcu Parkı’nda toplanarak Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne yürüyerek bir basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi adına açıklamayı yapan Emre Sarıkaş şu ifadelere yer verdi; "2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Eğitim Emekçileri olarak burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir. Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır. Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz: Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. o Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. o Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. o Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. o Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. o Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. o Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer olayların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz."

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor Haber

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor

Eğitim - İş Eskişehir Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir okulda meydana gelen ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Buradan açıkça söylüyoruz:
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez! Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır:
“Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır! Biz diyoruz ki: Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir.
Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor!
Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!
Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! ARTIK YETER! Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.
Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür."

Eskişehir Fuar ve Kongre Merkezi’ne Rekor Ziyaretçi Haber

Eskişehir Fuar ve Kongre Merkezi’ne Rekor Ziyaretçi

Eskişehir Fuar Kongre Merkezi 2025 yılında düzenlediği iş ve kültür sanat etkinlikleriyle 420 bin kişiyi ağırlayarak hem şehrin iş ve kültür sanat yaşamına hem de kent ekonomisine değer kattı. Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin (EFKM) bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir Ticaret Odası TÜYAP Fuar Merkezi ve Vehbi Koç Kongre Merkezi, 2025 yılında 420 bin kişiyi ağırlayarak, kendi rekorunu yeniledi. 2024 yılında 400 bine yakın kişiyi ağırlayan Eskişehir Fuar Kongre Merkezi, 2025 yılında 420 bin kişiyi ağırladı. Eskişehir’in en çok ziyaret edilen iş ve kültür merkezi olma özelliği taşıyan Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin, 2025 yılında ev sahipliği yaptığı fuar, konser, tiyatro, gösteri, orta ve büyük ölçekli iş etkinliklerinin sayısı 167’ye ulaştı. Fuarlar ve etkinliklerle 1.3 milyar TL ekonomi çarpanı oluştu Eskişehir Fuar Kongre Merkezi düzenlediği kültür sanat ve iş etkinlikleriyle şehir ekonomisine de katkı sağladı. Türkiye’nin dört bir yanından ve çevre şehirlerden ziyaretçileri ağırlayan Eskişehir Fuar Kongre Merkezi, fuarlar dışındaki kültür sanat etkinlikleriyle 300 milyon TL civarında ekonomi çarpanına ulaştı. Düzenlenen kültür sanat etkinlikleri sayesinde Eskişehir’in catering, nakliye, temizlik, teknik hizmetler, reklam, güvenlik ve hizmet sektörüne iş hacmi sağlandı. Düzenlenen fuarlar sayesinde hem katılımcı firmalar hem de ziyaretçilerin oluşturduğu ticaret hacmiyle 1 milyar TL’lik ekonomi çarpanına ulaşıldı. Hedef 2030 yılında EFKM’de 1 milyon kişiyi ağırlamak EFKM’nin 2025 yılı faaliyetleri hakkında değerlendirmede bulunan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, EFKM’nin düzenlediği iş ve kültür sanat etkinlikleriyle şehir ekonomisine çok ciddi katkılar sağladığını söyledi. Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin oluşturduğu ekonomi çarpanı ve iş hacmiyle Eskişehir’in hizmet sektörüne değer kattığını belirten ETO Başkanı Metin Güler, 2026 yılında planlanan etkinliklerle EFKM’de 520 bin kişiyi ağırlamayı hedeflediklerini dile getirdi. 2030 yılında Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nde 1 milyon ziyaretçiyi konuk etmeyi amaçladıklarını belirten ETO Başkanı Metin Güler, bu sayede Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin şehir ekonomisine olan katkısının katlanarak artacağını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.