SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güvenlik

Porsuk Haber Ajansı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Okullarda Şiddet Artık Yeter! Haber

Okullarda Şiddet Artık Yeter!

Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi tarafından İstanbul'da bir öğretmenin okulda öğrencisi tarafından öldürülmesi ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. Bir günlük iş bırakma eylemi yapan öğretmenler Uğur Mumcu Parkı’nda toplanarak Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne yürüyerek bir basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Eskişehir Şubesi ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubesi adına açıklamayı yapan Emre Sarıkaş şu ifadelere yer verdi; "2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Eğitim Emekçileri olarak burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir. Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır. Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz: Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. o Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. o Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. o Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. o Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. o Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. o Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer olayların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz."

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor Haber

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor

Eğitim - İş Eskişehir Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir okulda meydana gelen ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Buradan açıkça söylüyoruz:
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez! Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır:
“Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır! Biz diyoruz ki: Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir.
Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor!
Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!
Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! ARTIK YETER! Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.
Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür."

Eskişehir Fuar ve Kongre Merkezi’ne Rekor Ziyaretçi Haber

Eskişehir Fuar ve Kongre Merkezi’ne Rekor Ziyaretçi

Eskişehir Fuar Kongre Merkezi 2025 yılında düzenlediği iş ve kültür sanat etkinlikleriyle 420 bin kişiyi ağırlayarak hem şehrin iş ve kültür sanat yaşamına hem de kent ekonomisine değer kattı. Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin (EFKM) bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir Ticaret Odası TÜYAP Fuar Merkezi ve Vehbi Koç Kongre Merkezi, 2025 yılında 420 bin kişiyi ağırlayarak, kendi rekorunu yeniledi. 2024 yılında 400 bine yakın kişiyi ağırlayan Eskişehir Fuar Kongre Merkezi, 2025 yılında 420 bin kişiyi ağırladı. Eskişehir’in en çok ziyaret edilen iş ve kültür merkezi olma özelliği taşıyan Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin, 2025 yılında ev sahipliği yaptığı fuar, konser, tiyatro, gösteri, orta ve büyük ölçekli iş etkinliklerinin sayısı 167’ye ulaştı. Fuarlar ve etkinliklerle 1.3 milyar TL ekonomi çarpanı oluştu Eskişehir Fuar Kongre Merkezi düzenlediği kültür sanat ve iş etkinlikleriyle şehir ekonomisine de katkı sağladı. Türkiye’nin dört bir yanından ve çevre şehirlerden ziyaretçileri ağırlayan Eskişehir Fuar Kongre Merkezi, fuarlar dışındaki kültür sanat etkinlikleriyle 300 milyon TL civarında ekonomi çarpanına ulaştı. Düzenlenen kültür sanat etkinlikleri sayesinde Eskişehir’in catering, nakliye, temizlik, teknik hizmetler, reklam, güvenlik ve hizmet sektörüne iş hacmi sağlandı. Düzenlenen fuarlar sayesinde hem katılımcı firmalar hem de ziyaretçilerin oluşturduğu ticaret hacmiyle 1 milyar TL’lik ekonomi çarpanına ulaşıldı. Hedef 2030 yılında EFKM’de 1 milyon kişiyi ağırlamak EFKM’nin 2025 yılı faaliyetleri hakkında değerlendirmede bulunan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, EFKM’nin düzenlediği iş ve kültür sanat etkinlikleriyle şehir ekonomisine çok ciddi katkılar sağladığını söyledi. Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin oluşturduğu ekonomi çarpanı ve iş hacmiyle Eskişehir’in hizmet sektörüne değer kattığını belirten ETO Başkanı Metin Güler, 2026 yılında planlanan etkinliklerle EFKM’de 520 bin kişiyi ağırlamayı hedeflediklerini dile getirdi. 2030 yılında Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nde 1 milyon ziyaretçiyi konuk etmeyi amaçladıklarını belirten ETO Başkanı Metin Güler, bu sayede Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin şehir ekonomisine olan katkısının katlanarak artacağını kaydetti.

İl Müdürü Aydın'dan Eğitimle İlgili Kapsamlı Değerlendirme Haber

İl Müdürü Aydın'dan Eğitimle İlgili Kapsamlı Değerlendirme

Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, kentin eğitim karnesini basın mensuplarıyla paylaştı. Eskişehir’in her zaman Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu vurgulayan Aydın, "Hedefimiz bu zirveden düşmemek ve eğitimi daha ileriye taşımak," dedi. ​Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Eskişehir Öğretmenevinde düzenlenen basın toplantısında eğitim gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıda; mevcut öğrenci profilinden devasa eğitim yatırımlarına, uluslararası projelerden sporda ve bilimde kazanılan Türkiye şampiyonluklarına kadar geniş bir yelpazede bilgiler paylaşıldı. ​"Eskişehir Eğitimin Zirvesinde" ​Konuşmasına Eskişehir’in akademik başarısına dikkat çekerek başlayan Sinan Aydın, "İlimizde eğitimin kalitesi uzun yıllardır oldukça yüksek. Merkezi sınav sonuçları ve Bakanlığımızın verileri, Eskişehir'in her zaman Türkiye ortalamasının üzerinde yer aldığını gösteriyor. Tüm gayretimiz, bu başarıyı kalıcı hale getirmek ve sürekli sorgulayarak daha iyisini başarmaktır," ifadelerini kullandı. ​Rakamlarla Eskişehir Eğitimi ​İl Müdürü Aydın, 2025-2026 eğitim-öğretim yılına dair güncel verileri şu şekilde özetledi: ​Kurum ve Öğrenci: Toplam 799 eğitim kurumunda 147.299 öğrenci eğitim görüyor.​İnsan Kaynağı: 12.296 öğretmen, 6.481 derslikte özveriyle görev yapıyor.​Destekler: 1,5 milyondan fazla ücretsiz ders kitabı ve yardımcı kaynak öğrencilere ulaştırıldı.​Temizlik ve Güvenlik: 1.422 personel ile okullarda hijyen ve güvenlik standartları en üst seviyede tutuluyor.​Yatırım Hamlesi: 15 Yeni Okul Tamamlandı, 12’si Yolda ​Eskişehir’in fiziki altyapısını güçlendirmek adına yürütülen çalışmalar hız kesmiyor. Aydın, yapımı tamamlanan 15 okulun eğitim-öğretime başladığını, 12 okulun ise açılışa hazır olduğunu müjdeledi. Ayrıca 7 okul ve 1 pansiyon binasının inşaatının sürdüğünü belirterek, hayırsever desteklerinin de projelerde kilit rol oynadığını hatırlattı. Proje ve AR-GE: Teknoloji ve Kültür El Ele ​Eskişehir, sadece akademik değil, proje bazlı eğitimde de öncü. Toplantıda öne çıkan bazı projeler: ​Teknolojik Başarı: TEKNOFEST 2025’te çok sayıda derece ve ödül.​Çevre Bilinci: "Yeşil Vatan" projesiyle 105.000 fidan toprakla buluşturuldu.​Mesleki Eğitim: Sanayi Odası ve dev şirketlerle (TEI, ATAP vb.) yapılan protokollerle "Mesleğim Elimde Geleceğim Güvende" vizyonu güçlendiriliyor.​Sosyal Sorumluluk: ÇEDES projesi kapsamında Gazze’deki ihtiyaç sahipleri için 2,8 milyon TL yardım toplandı.​2025 Başarı Tablosu: Şampiyonlar Şehri ​Eskişehirli öğrencilerin ulusal ve uluslararası arenadaki başarıları göz kamaştırdı: ​YKS Başarısı: İlk 100’de 4, ilk 5.000’de ise 299 Eskişehirli öğrenci yer aldı.​Gastronomi: Ali Güven MTAL, uluslararası yemek yarışmalarında "Yılın En İyi Lisesi" seçilerek 35 madalya kazandı.​Robotik: Atatürk MTAL, Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda Türkiye dereceleri elde etti.​Spor: Atletizm, kick boks ve bilek güreşinde çok sayıda Türkiye ve Dünya şampiyonluğu Eskişehir’e getirildi. ​Sinan Aydın, konuşmasının sonunda kamuoyunu doğru bilgilendirdikleri için basın mensuplarına teşekkür ederek, "Eskişehir'in eğitimdeki öncü rolünü sürdürmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz," dedi

Uluslararası Ayder Forumu’nda Enerji, Güvenlik ve Dijital Dönüşüm Vurgusu Haber

Uluslararası Ayder Forumu’nda Enerji, Güvenlik ve Dijital Dönüşüm Vurgusu

Bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Ayder Forumu, enerji, güvenlik ve dijital dönüşüm başlıklarında bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlara sahne oldu. Foruma katılan Önceki Dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin son yirmi yılda hayata geçirdiği stratejik doğal gaz ve petrol boru hattı projeleriyle güçlü bir enerji iletim altyapısı oluşturduğunu söyledi. Bölgesel Merkez Artan doğal gaz depolama kapasitesi ve iş birliğine dayalı yaklaşım sayesinde Türkiye’nin güvenilir ve öngörülebilir bir enerji merkezi olma hedefini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Fatih Dönmez, İstanbul Finans Merkezi ile birlikte Doğal Gaz Ticaret Merkezi kurulmasına yönelik hedeflerin gündemde tutulduğunu ifade etti. Türkiye’nin arz ve talep dinamiklerinin kesiştiği bölgesel bir merkez olma potansiyelinin, enerji diplomasisini de güçlendirdiğini belirten Dönmez, bu yaklaşımın Karadeniz ve çevre havzalarda öngörülebilir bir enerji mimarisine katkı sunduğunu dile getirdi. Stratejik önemi Konuşmasında Karadeniz’in enerji hatları, deniz ticareti ve kritik altyapılar açısından stratejik önemine dikkat çeken Dönmez, enerji arzının sürekliliğinin güvenli ve istikrarlı bir bölgesel ortamla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Son dönemde Karadeniz’de sivil ve ticari gemilere yönelik artan tehditlerin enerji arzı ve ticaret güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğunu kaydeden Dönmez, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde seyir emniyeti ve bölgesel istikrarın korunmasına yönelik sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirdiğini ifade etti. Önemli fırsatlar Enerji sektöründeki dönüşümün önemli bir boyutunun yapay zekâ ve dijital teknolojiler olduğunu belirten Dönmez, bu teknolojilerin küresel elektrik talebi üzerindeki baskıyı artırırken; yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonu, üretim tahminlerinin hassaslaştırılması ve sistem optimizasyonu açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Türkiye’nin dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarını enerji verimliliği, arz güvenliği ve sürdürülebilirlik hedefleriyle birlikte ele aldığını aktardı. Somut adım katkı sağlayacak Aynı zamanda KEİPA Türk Grubu Başkanı olan Dönmez, Uluslararası Ayder Forumu’nun önemine de değinerek, KEİPA çatısı altında parlamenter diplomasi yoluyla Karadeniz bölgesinde diyalog, güven ve ortak vizyonun güçlendirilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Milletvekilleri, üst düzey kamu yetkilileri, sektör temsilcileri ve uluslararası kuruluşların katılımıyla düzenlenen Forumun, Karadeniz’de enerji iş birliklerinin derinleştirilmesine ve somut adımların atılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Verimli sonuçlar doğuracak Dönmez, foruma ev sahipliği yapan Rize Valiliği, belediye başkanlığı ve Ayder Forumu yetkililerine teşekkür ederek, Forumun Türkiye başta olmak üzere geniş Karadeniz coğrafyasının refahına katkı sunacak verimli sonuçlar doğurmasını temenni etti. Öte yandan açılış konuşmalarının ardından düzenlenen Enerji ve Yapay Zekâ Paneli’nin moderatörlüğünü üstlenen Fatih Dönmez, panelde yapay zekâ destekli çözümlerin enerji sektöründe arz güvenliği, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine sağladığı katkılara dikkat çekti. Panelde; enerji üretiminden şebeke yönetimine uzanan dijitalleşme süreci, yapay zekâ teknolojilerinin mevcut ve gelecekteki etkileri, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu çalışmaları ile Türkiye özelinde ulusal ve uluslararası iş birliği imkânları kapsamlı şekilde ele alındı.

Halkın İhtiyaçlarını Görmezden Gelemezsiniz! Haber

Halkın İhtiyaçlarını Görmezden Gelemezsiniz!

Deva Partisi Eskişehir İl Başkanı Resul Ertürk düzenlendiği basın toplantısında Eskişehir’de yaşanan güvenlik sorunları ve deprem riski ile ilgili açıklamalarda bulundu. İl Başkanı Ertürk yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın mensupları öncelikle hoş geldiniz. Bugünkü basın açıklamamıza katılımınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 86. Seneyi devriyesinde, saygı, minnet ve özlemle anıyorum. İdeallerini ilkelerini yaşatmak için var gücümüzle mücadele etmeye devam edeceğiz. Eskişehir halkının önem verdiği her konuda Siyasal gündemi oluşturacak açıklamalar yapmak önceliğimiz olacak. Eskişehir’imizin sorunlarını ve çözüm önerilerimizi sunarak Eskişehir siyasetinde farklı bir muhalefet örneği ortaya koymak istiyoruz . Bugün ülkemizde son dönemde yapılan alışılmışın dışındaki siyasi açıklamalar, özellikle beklenmedik kişilerden beklenmedik çağrılar önemli bir gündem teşkil etmekte ancak halkımızın gündemi; akşam yemeğinde yenilecek yemek, okulda öğrencilerin alıp alamayacağının muamma olduğu simit çay, ay sonu ödemelerin nasıl yapılacağı derdidir. Ekonomik şartların gün geçtikçe ağırlaşması ise maalesef çok daha kötü bir hayat tarzı yaşanmasına sebep olmaktadır. Asgari ücretin ülkemizde alternatif bir ücret olmaktan ziyade çoğu hanede ana gelir kaynağı olduğunu görüyoruz. Bu sebeple Ocak ayında asgari ücrette yapılacak zammın toplumun geniş bir kesimi için çok çok önemli olduğunu hatırlatıyoruz. Ocak ayında asgari ücrete yapılacak zammın halkımızı rahatlatacak düzeyde yapılması gerekmektedir. Milleti fakirleştirerek enflasyon düşmez. Asgari ücretin alım gücünün artırılması ise genel ekonomi politikalarının yanında ülkedeki adaletin eğitimin ve özgürlüklerin genişlemesine bağlı olduğunu iktidara hatırlatıyoruz, halkın ihtiyaçlarını görmezden gelemezsiniz Eskişehir’de son dönemde ulusal basına da yansıyan halkı tedirgin eden güvenlik problemlerinin ortaya çıkması endişe yaratmaktadır. Şehir merkezinde meydana gelen silahlı yaralamalı eylemler, Eskişehir halkını tedirgin etmektedir. Eskişehir’in özgürlükçü, kültürlü, yaşanılabilir şehir sıfatlarının kaybedilmemesi için belediyelerimize, şehirdeki tüm siyasi partilere, sivil toplum örgütleri ve güvenlik güçlerine büyük görev düşmektedir. Belediyelerimiz kültür sanat faaliyetlerinin yanında bu konulara da önem vermelidir. Belediyeler önceliğinde her mahallede farkındalık organizasyonlarının yapılması, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere şiddet mağdurlarının rehabilite edilerek sosyalleşme süreçlerinin kısaltılması gerekmektedir. Sivil toplum örgütlerinin yapacağı çalışmalara alan açılmalı destek verilmelidir. Şehrimizdeki en önemli sorunlardan bir diğeri deprem gerçeği ile yaşamak zorunda olduğumuzdur deprem ülkemizin çok acı tecrübeler sahibi olduğu bir alandır. Eskişehir deprem riski yüksek bir coğrafi alanda yer almaktadır. Yarın çok geç olmadan şimdiden gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Yakın tarihimizde yaşadığımız Kahramanmaraş, Hatay depremlerinin acısı hala yüreklerimizde taze durmaktadır. Eskişehir'de deprem riski yüksek olduğundan, il yönetimimizle bu soruna karşı alınabilecek bazı önlemlere kısaca değinmek istiyorum 1. *Yapısal Önlemler:*    - *Binaların Dayanıklılığı:* Mevcut binaların depreme dayanıklılığını kontrol etmek için performans analizleri yapılmalı. Eskişehir'de 1999 öncesi yapılmış binaların özellikle incelenmesi ve gerekirse güçlendirilmesi veya yeniden inşa edilmesi gerekebilir. Özellikle şehir merkezindeki binaların yaşı bir hayli fazladır. 2. *Kentsel Dönüşüm:*    - *Riskli Alanlar:* Özellikle Porsuk Çayı çevresindeki alüvyonlu zeminlerde bulunan bitişik nizam, yüksek katlı yapılar, kentsel dönüşüm projeleri ile yenilenmeli. Bu, yüksek risk altındaki bölgelerin güvenli hale getirilmesine yardımcı olur.    - *İmar Planları:* Deprem riski göz önünde bulundurularak, şehrin imar planları güncellenmeli, zemin etütleri yapılarak uygun yerlere yapılaşma izni verilmelidir. 3. *Eğitim ve Farkındalık:*    - *Halk Eğitimi:* Deprem öncesi, sırası ve sonrasında yapılması gerekenler hakkında halk eğitimi seferberlikleri başlatılmalı. Deprem tatbikatları ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmeli. Eğitimin bu alanda da çok önemli olduğunu hassasiyetle belirtmek isterim    - *Deprem Anında Alınacak Önlemler:* İnsanlara "Çök, Kapan, Tutun" gibi hayat kurtarıcı hareketler öğretilmeli. 4. *Acil Durum Planlaması:*    - *Toplanma Alanları:* Deprem sonrası güvenli toplanma alanları belirlenmeli ve bu alanlar korunmalıdır. Bu alanların ilanının sağlanması, halkın bilinçlendirilmesi gerekmektedir.    - *Acil Müdahale Ekipleri:* AFAD ve diğer afet müdahale ekipleri için sürekli hazırlık ve eğitim programları düzenlenmeli. Tatbikatlar düzenlenmelidir. 5. *Sigorta ve Yardım:*    - *DASK:* Binalar için Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) yaptırılması teşvik edilmeli, bu konuda bilinçlendirme yapılmalı.    - *Yardım Koordinasyonu:* Deprem sonrası yardım organizasyonları için Eskişehir Valiliği, Kızılay ve diğer kurumlar arasında etkili bir koordinasyon sağlanmalı. Yardım malzemelerinin toplanma ve dağıtım süreci düzenli hale getirilmeli. 6. *Teknoloji ve Bilimsel Araştırma:*    - *Deprem İzleme:* Eskişehir ve çevresindeki fay hatlarının aktif olarak izlenmesi için sismik izleme istasyonlarının sayısı artırılmalıdır.    - *Araştırma:* Deprem bilimi (sismoloji) üzerine daha fazla araştırma yapılmalı ve bu bilgiler kent planlamasına yansıtılmalı. Deprem çalıştaylarının şehrimizde düzenlenmesi için girişimlerde bulunulmalı. Üniversitelerimizdeki değerli akademisyenlerin görüşleri alınarak, sürece dahil edilmesi sağlanmalıdır. Eskişehir için deprem riskini azaltmanın yolu, bu tür önleyici ve hazırlayıcı adımların birleşik bir şekilde uygulanmasından geçmektedir. Bu, sadece yerel yönetimlerin değil, tüm toplumun katılımını ve bilinçlenmesini gerektirir. Bu noktada deprem bilincinin oluşması adına yürekten destek vereceğimizi ilan ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.