SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güvencesiz Çalışma

Porsuk Haber Ajansı - Güvencesiz Çalışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvencesiz Çalışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnşaat Mühendisleri “Talebimiz Geleceğimiz” Kampanyası İle Alanlara Çıkacak Haber

İnşaat Mühendisleri “Talebimiz Geleceğimiz” Kampanyası İle Alanlara Çıkacak

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, mühendislik emeğinin değersizleştirilmesine, güvencesiz çalışma koşullarına ve ekonomik kayıplara dikkat çekerek 12 Kasım’da 81 ilde eş zamanlı olarak alanlarda olacaklarını açıkladı. Eskişehir’de ise Köprübaşı’ndan Ulus Anıtı’na yürüyüş düzenlenecek. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, “Talebimiz Geleceğimiz” kampanyası kapsamında inşaat mühendislerinin yaşadığı sorunları ve mesleki taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Gökten, inşaat mühendisliği mesleğinin ciddi bir ekonomik ve mesleki itibar kaybıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, mühendislik emeğinin hak ettiği değeri görmesi için mücadele ettiklerini söyledi. İnşaat mühendislerinin konutlardan okullara, hastanelerden yollara, köprülerden barajlara kadar ülkenin ihtiyaç duyduğu yapı ve altyapı sistemlerinin tasarım, inşa ve denetiminde önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade eden Gökten, güvenli yapıların, sağlıklı kentlerin ve güçlü altyapının oluşturulması için ülkenin dört bir yanında emek verdiklerini kaydetti. “İnşaat mühendisliği derin bir ekonomik kriz yaşıyor” Bugün inşaat mühendisliği mesleğinin tarihindeki en derin ekonomik krizlerden biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Gökten, ekonomik kayıplar, güvencesiz çalışma koşulları, mesleki yetkinliğin göz ardı edilmesi ve mühendislik emeğinin değersizleştirilmesinin mesleğin itibarını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Bilimin, tekniğin ve mesleki liyakatin geri plana itilmesinin yalnızca mühendislik mesleğinin geleceğini değil, toplumun can ve mal güvenliğini de tehdit ettiğini vurgulayan Gökten, mesleğin saygınlığını korumanın aynı zamanda güvenli yapılaşmayı, nitelikli mühendislik hizmetlerini ve kamu yararını korumak anlamına geldiğini ifade etti. Gökten, mücadelelerinin yalnızca mühendislerin ekonomik ve sosyal haklarıyla sınırlı olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Mesleğimizi savunmak halkın yaşam hakkını savunmaktır. Mühendislik emeğini savunmak kamu yararını savunmaktır. Bilimi ve tekniği savunmak ülkemizin güvenli geleceğini savunmaktır.” İnşaat mühendislerinin talepleri açıklandı TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak “Talebimiz Geleceğimiz” kampanyası kapsamında şantiyelerde, proje bürolarında, yapı denetim kuruluşlarında, kamu kurumlarında ve üniversitelerde meslektaşlarıyla bir araya geldiklerini belirten Gökten, sorunları, talepleri ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara ve karar vericilere ilettiklerini söyledi. Gökten, inşaat mühendislerinin öncelikli taleplerini ise şöyle sıraladı: - Mühendislik emeğinin karşılığının verilmesi, insanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanması. - Kamuda mühendis istihdamının artırılması, ücret ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve liyakat ilkesinin esas alınması. - Genç mühendislerin işsizliğine ve güvencesizliğine son verecek istihdam politikalarının geliştirilmesi. - Mesleki yetkinlik ve uzmanlaşmanın yasal güvenceye kavuşturulması, yetki ve sorumluluklar arasında adil bir denge kurulması. - Proje, şantiye şefliği ve yapı denetim hizmetlerinin niteliğinin güvence altına alınması, mühendislik hizmetlerinin haksız fiyat rekabetine terk edilmemesi. - Emekli mühendislerin insanca yaşayabilecekleri ekonomik ve sosyal koşulların oluşturulması. - Bilimsel esaslara dayanan, kamusal denetimi güçlendiren ve güvenli yapılaşmayı önceleyen bir yapı denetim sisteminin kurulması. - Deprem yargılamalarında yıkıma neden olan tüm etkenlerin bilimsel ve teknik esaslarla değerlendirilmesi, gerçek sorumluların ortaya çıkarılması ve meslektaşların adil yargılanma hakkının güvence altına alınması. Eskişehir’de 12 Kasım’da basın açıklaması yapılacak TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, mühendislerin mesleki ve ekonomik taleplerini kamuoyuna duyurmak amacıyla 12 Kasım 2026 Perşembe günü bir etkinlik gerçekleştirecek. Program kapsamında saat 11.45’te Köprübaşı’nda bir araya gelecek olan inşaat mühendisleri, buradan Ulus Anıtı’na yürüyecek. Saat 12.00’de Ulus Anıtı önünde basın açıklaması düzenlenecek. Oytun Gökten, gerçekleştirilecek açıklamayla mesleğin onuruna, mühendislik emeğinin değerine, mesleki haklara ve geleceğe sahip çıkacaklarını belirterek tüm meslektaşlarını dayanışmaya ve ortak mücadeleye destek vermeye davet etti. “12 Kasım mücadelemizin yeni bir aşaması olacak” 12 Kasım’da gerçekleştirilecek etkinliğin mücadelenin sonu olmadığını vurgulayan Gökten, Aralık ayında sürdürülecek çalışmalar, Mühendislik Haftası etkinlikleri ve 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetlerle mesleğin sorunlarını gündemde tutmaya devam edeceklerini ifade etti. Mühendislik hizmetlerinin toplumsal önemine ve halkın yaşam hakkına dikkat çekmeyi sürdüreceklerini belirten Gökten, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “12 Kasım bir son değil, mücadelemizin yeni bir aşaması olacaktır. Talebimiz geleceğimiz. Mesleğimize, emeğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz.”

Saadet Partisi Eskişehir’den Motokuryeler İçin Kritik Çağrı Haber

Saadet Partisi Eskişehir’den Motokuryeler İçin Kritik Çağrı

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, motokuryelerin çalışma koşullarına ve can güvenliğine dikkat çeken bir basın açıklaması yayımladı. ​Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal tarafından yapılan açıklamada, motokuryelerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi gerektiği vurgulandı. ​"Hiçbir İnsanın Hayatı Riske Atılamaz" ​Motokuryelerin günün her saatinde yoğun trafik, olumsuz hava koşulları ve ağır bir zaman baskısı altında görev yaptığının altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"Bir siparişin birkaç dakika erken ulaşması için hiçbir insanın hayatı riske atılamaz. İnsan hayatı, teslimat hızından da ticari kazançtan da daha değerlidir." ​Artan yakıt, bakım ve yüksek ekipman giderleri ile düzensiz gelirlerin çalışanları zor durumda bıraktığı belirtilirken, performans odaklı sistemlerin ve güvencesiz çalışma modellerinin kuryeler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu ifade edildi. ​Çözüm İçin Acil Adım Çağrısı ​Saadet Partisi, motokuryelerin haklarının korunması ve çalışma şartlarının insani koşullara getirilmesi için şu hususların altını çizdi: Çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve sosyal güvenlik haklarının güçlendirilmesi. İş sağlığı ve güvenliği standartlarının yükseltilerek platform şirketlerinin uygulamalarının insan hayatını önceleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi. Şehir içi ulaşım politikalarının motosiklet kullanıcılarını da dikkate alacak şekilde geliştirilmesi, ileri sürüş eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve koruyucu ekipman kullanımının teşvik edilmesi. ​"Emeğin Değer Gördüğü Bir Türkiye İçin Çalışıyoruz" ​Milli Görüş hareketinin emeği kutsal gören, insanı merkeze alan ve adil paylaşımı esas alan bir anlayışı temsil ettiğini belirten Şevket Ünal, hiçbir emekçinin ekmeği ile can güvenliği arasında tercih yapmak zorunda kalmadığı bir düzen kurulana kadar mücadele edeceklerini vurguladı. Açıklama, güçlü bir Türkiye'nin ancak insan hayatının her türlü ekonomik hesabın üzerinde tutulduğu bir adalet düzeniyle mümkün olacağı mesajıyla tamamlandı.

Kadın İçin Adalet Sağlanmadan, Toplum İçin Huzur Sağlanamaz Haber

Kadın İçin Adalet Sağlanmadan, Toplum İçin Huzur Sağlanamaz

Saadet Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. İl Kadın Kolları Başkanı Kuz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün 8 Mart. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak tam da bugün bir kez daha ifade ediyoruz: Kadın için adalet sağlanmadan, toplum için huzur sağlanamaz. Kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar münferit değil, yapısal ve çok boyutludur. Kadına yönelik şiddet, güvencesiz çalışma koşulları, eğitimden kopuş, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlikler ve karar mekanizmalarındaki yetersiz temsil; yalnızca kadınların değil, toplumun tamamının geleceğini doğrudan etkilemektedir. Henüz çok taze bir acıyı yaşıyoruz. Daha önceki gün bir kadın öğretmenimiz hayatını kaybetti. Bu elim hadise, kadına yönelik şiddetin ve güvenlik sorunlarının ne kadar yakıcı ve ertelenemez bir mesele olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bir öğretmenin, bir kadının, bir insanın hayatının böylesine kolay kaybedilebildiği bir ortamda hiçbirimiz gerçek anlamda huzurlu olamayız. Türkiye’de kadınların önemli bir bölümü hayatlarının farklı dönemlerinde psikolojik, ekonomik ya da fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Koruma kararlarının etkin uygulanmaması ve cezasızlık algısı, bu sorunu daha da derinleştirmektedir. Kadının güvenliği sağlanmadan toplumsal huzurun tesis edilmesi mümkün değildir. Çalışma hayatında ise kadınlar büyük ölçüde düşük ücretli ve güvencesiz alanlarda yoğunlaşmaktadır. Ücretsiz bakım yükünün neredeyse tamamen kadınların omuzlarında olması, ekonomik bağımsızlığı sınırlayan temel yapısal sorunlardan biridir. Kadın emeğinin korunmadığı bir düzende sosyal adaletten söz edilemez. Eğitim alanında kız çocuklarının özellikle ergenlik döneminde eğitimden kopması, erken yaşta evlilikler ve ekonomik yetersizlikler önemli bir risk alanı oluşturmaktadır. Eğitimdeki eşitsizlik, istihdamdan sağlığa kadar birçok alanda dezavantaj üretmektedir. Sağlık hizmetlerine erişimde ise bölgesel ve sosyoekonomik farklılıklar devam etmektedir. Kadınların koruyucu sağlık hizmetlerine düzenli ve eşit biçimde ulaşabilmesi, kamusal bir sorumluluktur. Siyasal ve kamusal alanda kadın temsili hâlen arzu edilen seviyede değildir. Nüfusun yarısını oluşturan kadınların karar alma mekanizmalarında daha etkin yer alması, demokratik meşruiyetin ve sosyal adaletin gereğidir. Öte yandan bütçe politikalarında kadının güçlenmesine ayrılan payın sınırlı kalması, sosyal politikanın telafi edici bir anlayışla yürütüldüğünü göstermektedir. Oysa kadınların güçlenmesi; aile yapısının, çocukların refahının ve toplumsal istikrarın temel şartıdır. Saadet Partisi olarak biz; kadına yönelik şiddetle etkin ve caydırıcı biçimde mücadele edilmesini, koruma kararlarının eksiksiz uygulanmasını, kadın emeğinin güvenceli hâle getirilmesini, eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesini, kız çocuklarının eğitimde kalıcılığını sağlayacak destek mekanizmalarının güçlendirilmesini, kadın sağlığına yönelik koruyucu hizmetlerin yaygınlaştırılmasını ve kadınların siyasal temsiline yönelik yapısal adımlar atılmasını savunuyoruz. Kadını korunması gereken bir nesne değil; hak sahibi, irade sahibi ve toplumsal hayatın asli öznesi olarak görüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; Kadın için adalet sağlandığında, toplum için huzur inşa edilir. Bu vesileyle hayatını kaybeden öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyor; şiddetin her türlüsüne karşı kararlı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.