SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güven Krizi

Porsuk Haber Ajansı - Güven Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "Ülke Kuruluş Felsefesine Tekrar Dönsün"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, parti binasında düzenlediği basın toplantısında ülke ekonomisinden anayasa tartışmalarına, iç politika gelişmelerinden yerel ve ulusal gündeme kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin mevcut yönetim anlayışıyla ciddi bir ekonomik ve siyasi buhran yaşadığını belirten Demir, iktidara ve muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulundu. ​Enflasyon Verileri ve Halkın Yaşadığı Gerçekler ​Basın açıklamasının ekonomi bölümünde Temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendiren İl Başkanı Hasan Demir, TÜİK ile ENAG rakamları arasındaki uçuruma dikkat çekti. TÜİK'e göre aylık enflasyonun yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75; ENAG verilerine göre ise aylık yüzde 3,07, yıllık yüzde 50,49 olduğunu hatırlatan Demir, iki kurum arasındaki bu farkın halkın yaşamını doğrudan etkilediğini vurguladı. ​Hasan Demir, "Halkın içerisine girdiğiniz zaman bu verileri çok daha rahat, hatta iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Çünkü dün 5 liraya aldığınız bir ürünü bugün 5 liraya alamıyorsunuz. Bunlar gerçek ve bu gerçeklerle yüzleşmek istemeyen hükümet, sürekli para politikalarıyla ülkeyi yönetme telaşında, üretimden uzaklaşmış durumda. Ülke fiili olarak ekonomik bir ambargonun içerisinde" ifadelerini kullandı. ​Alım Gücü ve Küresel Sıralamalar Geriliyor ​Türkiye'nin uluslararası alandaki ekonomik konumunu 2002, 2015 ve günümüz kıyaslamalarıyla aktaran Demir, ülkenin her geçen yıl geriye gittiğini şu verilerle paylaştı: ​Alım Gücü: 2002 yılında dünyada 78. sırada olan Türkiye, 2015'te 68. sıraya yükselmişken; 2017 Başkanlık Referandumu sonrasında 90. sıraya geriledi. ​Gıda ve Beslenme: 2002'de 75. sıradayken, 2015'te 62. sıraya çıkıldı; günümüzde ise 95. sıraya düşüldü. ​Barınma: 72. sıradan 110. sıraya gerileme yaşandı. ​Akaryakıt: 2002'de 82. sırada yer alan Türkiye, mazot fiyatlarının 84 TL'yi bulduğu günümüzde 87. sıraya geriledi. Brüt asgari ücretle sadece 446 litre dizel yakıta ulaşılabildiğini belirten Demir, iktidarın "Türkiye uçuyor" söylemlerinin gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi. ​Sektörel bazda esnafın maliye baskısı ve fahiş kiralarla, çalışanların gıda enflasyonuyla, tarımsal üreticilerin girdi maliyetleriyle, sanayicilerin ise enerji ve rekabet sorunlarıyla boğuştuğunu belirten Demir, ekonomik yozlaşmanın aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir çöküşü tetiklediğini söyledi. ​"Sözde Terörsüz Türkiye" ve Anayasa Tartışmaları ​Konuşmasının ikinci bölümünde "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yürütülen süreçleri eleştiren Hasan Demir, Ekim 2024'ten bu yana gündeme getirilen anayasa değişikliklerini ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirdi. İmralı ile yürütülen temaslara ve yeni paradigmalar üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösteren Demir, anayasanın ilk dört maddesi ile özellikle üniter yapıyı koruyan kritik maddelerin hedef alındığını vurguladı: ​Madde 10 (Eşitlik İlkesi): Herkesin kanun önünde eşit olduğunu belirten bu maddenin, son yıllarda muhalif kadrolara karşı araçsalize edildiğini ifade etti. ​Madde 42 (Eğitim ve Öğretim Hakkı): Türkçeden başka hiçbir dilin eğitim ve öğretim kurumlarında ana dil olarak okutulamayacağını, dilin en büyük birleştirici unsur olduğunu hatırlattı. ​Madde 66 (Vatandaşlık Hukuku): "Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlığı olan herkes Türktür" ilkesinin ve milli üniter yapının hedef alındığını dile getirdi. ​Türk milletinin ferasetiyle bu oyunları boşa çıkaracağını belirten Demir, geçen hafta Şanlıurfa'da bir aşiret düğününde takıların tamamının gazi, şehit ve korucu ailelerine bağışlanmasını örnek göstererek Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu her daim koruyacağını ifade etti. ​Siyasette Güven Krizi ve Yeni Siyasi Gelişmeler ​Siyaset kurumuna olan güvenin son yıllarda ciddi bir erozyona uğradığını belirten Hasan Demir, bireysel menfaatler uğruna yapılan siyasi transferleri ve ilkesiz ittifakları eleştirdi. Eskişehir'de Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatanların açıklamalarına da değinen Demir, Zafer Partisi olarak Atatürk, Cumhuriyet ve İstiklal Harbi çizgisinden taviz vermediklerini vurguladı. ​Hasan Demir sözlerini şu çağrıyla tamamladı: ​"Biz istiyoruz ki bu ülke gerçekten kuruluş felsefesine tekrar dönsün. Biz, bu felsefeyle ülkenin ne gibi ivmeler kazanacağını bilen yegane siyasi parti olarak başta Genel Başkanımız Ümit Özdağ olmak üzere tüm kadrolarımızla Cumhuriyete ve milli üretim yapısına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hep birlikte Türk milletini tekrar müreffeh seviyeye ulaştıracağız."

CHP’li Çakırözer: "Bu Kayyum Düzeni Sürdükçe Yabancı Gelmez, Yerli Kaçar!" Haber

CHP’li Çakırözer: "Bu Kayyum Düzeni Sürdükçe Yabancı Gelmez, Yerli Kaçar!"

AKP’nin yurtdışından yatırımcı çekme gerekçesiyle Meclis’e getirdiği vergi indirim ve affı içeren pakete CHP’den tepki geldi. Türkiye’de belediyelerin, şirketlerin kayyum düzeni altında olduğuna dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Ekonomiyi mahveden, milleti açlığa mahkum eden AKP iktidarı ‘Teşvikler vereceğiz, Türkiye'yi cazibe merkezi yapacağız, yabancı yatırımcı çekeceğiz’ diyor. Siyasette ve ekonomide bu kayyım düzeni sürdükçe yatırımcı gelmez. Siz olsanız, mal varlığınıza değil mahkeme kararı, gerekçe dahi gösterilmeden el konacağını bile bile bu ülkeye gelir misiniz?” diye sordu. “Bugün, Türk ekonomisinin en temel sorunu güven krizi!” diyen Çakırözer, “Resmiyette Anayasa'mızda mülkiyet hakkı korunur ama Türkiye'de tam zıddı yaşanıyor. Tam 1.034 şirkette kayyım var. TMSF Türkiye'nin en büyük medya patronu. Türkiye, Mülkiyet Hakları Endeksi'nde 126 ülke arasında 93'üncü sırada! Böyle bir tabloda hangi yatırımcı gelir” dedi. “KAYYUM DÜZENİ SÜRDÜKÇE YATIRIMCI GELMEZ” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’de siyasette ve ekonomide var olan kayyum düzenine dikkat çekerek, AKP’nin yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek için Meclis’e getirdiği kanun teklifini eleştirdi. Türk ekonomisinin en temel sorunlardan birinin güven krizi olduğunu söyleyen Çakırözer, “Millet iradesinin ortaya konulduğu belediyelerimizde, müteşebbislerimizin birikimleriyle ortaya çıkan şirketlerimizde bu kayyım düzeni Türkiye'nin ayıbına, bir büyük hukuksuzluğa dönüşmüş durumdadır. Ekonomiyi mahveden, milleti açlığa mahkum eden AKP iktidarı ne diyor? ‘Teşvikler vereceğiz, Türkiye'yi cazibe merkezi yapacağız, yabancı yatırımcı çekeceğiz’ diyorlar. Gelmez! Siyasette ve ekonomide bu kayyım düzeni sürdükçe gelmez. Siz olsanız, mal varlığınıza değil mahkeme kararı, gerekçe dahi gösterilmeden el konacağını bile bile gelir misiniz?” diye sordu. “1034 ŞİRKET KAYYIMDA” “Resmiyette Anayasa'mızda mülkiyet hakkı korunur ama Türkiye'de tam zıddı yaşanıyor” diyen Çakırözer, Türkiye’de kayyum atanan şirket sayılarını açıklayarak şunları söyledi: “Şirketler kişisel ya da siyasi gerekçelerle hedef yapılıyor, yargı süreci tamamlanmadan ekonomik yaptırım uygulanıyor, el konuyor. Akla gelen her işlem yapılıyor ve tüm bunlar istisna değil, yerleşik uygulama hâline gelmiş durumda. Bin 34 şirkette kayyım, 87 şirkete denetim kayyımı, 66 şirkette kısmi kayyım, 127 kişide şahsi mal varlığı kayyımı var. 40-50 milyar liralık bir ciro büyüklüğünden bahsediyoruz. “ “34 TELEVİZYON KANALI TMSF’DE, TELE 1’E ÇÖKTÜNÜZ” “TMSF Türkiye'nin en büyük medya patronu! 34 kanal, 38 radyo, 73 gazete, dergi, 6 haber ajansı kayyımda. Kim yönetiyor, nasıl yönetiliyor belli değil. İşte, Tele1 örneği. Neymiş? Casusluk soruşturmasıymış. Ne meslektaşımız Merdan Yanardağ'a ne dostumuz Necati Özkan'a ne de bu milletin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na casusluk suçlaması yapışmadı, yapışmaz ama el çabukluğuyla ortada mahkeme kararı dahi yokken milyonların izlediği bu kanala resmen çöktünüz. Şimdi de yok pahasına kim bilir hangi yandaşa satıyorsunuz? Resmen yağmalıyorsunuz kanalı.” “KAYYIM ATADIKLARINIZA KANUNLA ZIRH SAĞLADINIZ!” “İşin diğer yanı, bu şirketlere kayyım atadıklarınıza zırh sağladınız! Hiçbir şekilde yargılanamıyorlar, şirketleri doğru mu yönetiyor, kime satıyor, zarar mı ettiriyor asla sorgulanamıyor. Son torba yasayla 2030'a kadar kayyım yetkisi uzatıldı. Mahkeme kararına gerek yok, kuvvetli şüphe olması yetiyor. Sadece özel müteşebbise değil, halka hizmet veren belediyelerimizin iştiraklerine dahi göz diktiniz. Bu yüzden de Türkiye, Mülkiyet Hakları Endeksi'nde 126 ülke arasında 93'üncü sırada; Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 142 ülke arasında 117'nci sırada.” “MÜLKİYET HAKKI YOKSA YATIRIM, BÜYÜME OLMAZ” Çakırözer, Adalet Bakanı’nın "Yabancıya güven vermemiz lazım" açıklamalarını da eleştirerek, “Günaydın! Biz bunu yıllardır söylüyoruz. Sadece yabancıya değil, kendi milletimize de güven vermeliyiz. Siz ise bunları söyleyenleri yaka paça içeri alanlarsınız. İşte, TÜSİAD Başkanını sırf bunu söyledi diye gözaltına aldıran, yurt dışı çıkış yasağı koyduran başsavcı siz değil miydiniz? Mülkiyet hakkı yoksa, hukuk güvencesi yoksa yatırım da, büyüme de, refah da olamaz” dedi. “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI” “Türkiye'nin ihtiyacı, dolarına dolar katacak sıcak paraya teşvik çıkarmak değildir” diyen Çakırözer, “Ülkenin ihtiyacı, hukuk güvenliği, bağımsız, tarafsız yargı ve tam demokrasidir, tek adam yönetimine son vermektir. Bunu da siz yapamazsınız. Adalet, demokrasi ve hürriyet ilkeleri etrafında milletimizle kenetlenen Cumhuriyet Halk Partimiz yapabilir ve yapacaktır” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.