SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gürol Yer

Porsuk Haber Ajansı - Gürol Yer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gürol Yer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer: "Eskişehir Atatürk’e Sevdalı Bir Kenttir" Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer: "Eskişehir Atatürk’e Sevdalı Bir Kenttir"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı, Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünde Hamamyolu’nda vatandaşlara Türk bayrağı seti dağıttı. Etkinlikte konuşan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, kentin kurtuluş mücadelesine ve Cumhuriyet değerlerine vurgu yaptı. "Kurtuluş Mahallesi’nin Adı O Günlerden Gelmektedir" Eskişehir’in işgal günlerinde yaşadığı acıları ve Türk ordusunun kente giriş anını hatırlatan Gürol Yer, şunları kaydetti: “Bundan 104 yıl önce Çatakbayırı’ndan bir süvari, elinde bayrakla hızlı bir şekilde geliyor ve Yukarı Mahalle’de ‘Milli ordu geliyor, Mustafa Kemal’in askerleri geliyor’ diyor. Ahali, bir gün önceki ağır Yunan mezaliminden evlerine kapanmış; her taraftan dumanlar yükseliyor, ayakta kalan binalar hasar görmüş, Çarşı Camisi yakılmıştı. O gün akşamüzeri Bademlik eteklerinden Gazi Mustafa Kemal’in askerleri hızla inerek Karapınar’da, eski mahallenin eteklerinde toplandı. Bugünkü Kurtuluş Mahallesi’nin adı işte oradan gelmektedir. Bizler bugün, 2 Eylül 2026’da aynı ruh ve inançla, o gün milli orduyu bekleyen Eskişehirlilerin hissiyatıyla şehrimizin kurtuluşunu kutluyoruz.” "Binlerce Bayrak Setini Hemşehrilerimizle Buluşturuyoruz" Milli bayramlarda geleneksel hale getirdikleri bayrak dağıtımına devam ettiklerini belirten Yer, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Kadın kollarımızın kendi elleriyle hazırladığı bayrak setlerimizi 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve bugün 2 Eylül’de olduğu gibi hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Önümüzdeki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda da binlerce bayrağı Eskişehirlilere dağıtacağız. Bugün Hamamyolu’nda hemşehrilerimize bayraklarımızı sunarken ‘Eskişehir bir Cumhuriyet kentidir, Eskişehir Atatürk’e sevdalı bir kenttir’ diyoruz. Bu duyguyu ve hafızayı insanlarımıza hatırlatmayı bir borç biliyoruz.” "Milli Günlerde İYİ Parti Saha Olmaya Devam Edecek" Çocukların ve gençlerin kurtuluş ruhunu idrak etmesi gerektiğini vurgulayan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, "Hissiyatımız, inancımız ve imanımız tamdır. Dün olduğu gibi bundan sonraki tüm milli günlerde de İYİ Parti sahada var olacak ve bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir. Bu vesileyle Eskişehir’imizin 104. kurtuluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Gürol Yer: "Parklarda Tahterevallilere Oturmuşlar ve Parklar Savaşını Başlatmışlar" Haber

Gürol Yer: "Parklarda Tahterevallilere Oturmuşlar ve Parklar Savaşını Başlatmışlar"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer haftalık basın açıklamasında Eskişehir’in çözüm bekleyen trafik, eğitim, tarım ve altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.Yönetimleri eleştiren İlçe Başkanı Yer; "Onlarca kronik sorun dururken parklar savaşı başlatmışlar" dedi. ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer Hicri Sezen Parkı’nda düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; "​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatının haftalık basın açıklamasına hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Şehir ve ilçe gündemimizi yakından takip ediyoruz. Bunu yaparken hafızamız, düşüncemiz ve inancımızla; insan odaklı, çevreye duyarlı, gelecek öngörülü, vicdan hassasiyetine sahip bir anlayışla kurumlarımıza ve değerlerimize itinayla sahip çıkmaya devam ediyoruz. Bunun en net şahidi, burada bulunan basın emekçileri ve katılımcılardır diyoruz. ​Biz bu anlam ve anlayış içerisinde sorumlulara, "Eksik varsa giderin, olmayanı yapın, bozulanı düzenleyin, düzeltin, vatandaşı duyun, dinleyin" diyerek yol göstermeye ve rehber olmaya devam edeceğiz. Ancak genel ve yerel yetkileri ellerinde bulunduran, hemşehrilerimizin helal oylarıyla emanet ettikleri iradeyi kullananlar ne yazık ki aynı duyarlılıkta değiller. Bu konuda keskin bir sözü buradan söylemek istiyoruz: ​"Bakın, son hafta şehir gündemini hep beraber izliyoruz. 'Senin parkın, benim parkım. Salona kaç lira ücret ödedin, sen parka kaç lira ödüyorsun?' Yani onlarca sıkıntı, sorun ve problem bitmiş; parklarda tahterevallilere oturmuşlar ve parklar savaşını başlatmışlar." ​Değerli basın emekçileri, ​Bu duruma tam tezat olan duruşumuz ve anlayışımız gereği, her hafta yaptığımız ve öne çıkardığımız şehrimizin ve ilçemizin gerçek, yaşamsal, fiziki ve sosyal konularıyla ilgili tespitlerimizden ne dedik, ne oldu kısmını kısaca hatırlatmak istiyoruz: ​Kalabak Su Deposu Önü: Sürekli trafik kazalarının yaşandığı, sabit bir ölüm noktası hâline geldi. Geçtiğimiz haftalarda yine bir canımızı kaybettik, bir ağır yaralımız var. Öncesinde bir akademisyenimizi ve kızını kaybetmiştik. Ne oldu? Bir şey yapıldı mı? Yok. ​Orman Bölge Müdürlüğü Önü: Aynı zaman diliminde şehir içinde sürekli kazaların yaşandığı Orman Bölge Müdürlüğü önü için fiziki koruyucu önlem alınmasını önerdik. İlgilenen oldu mu? Hayır. ​Devlet Okullarında Kayıt Parası: İki hafta önce devlet okullarında ciddi rakamlara ulaşan kayıt paraları alındığını söyledik. Ses var mı? Yok. ​Alpu Yolu ve Hasanbey Demiryolu: Alpu Yolu'na gittik; yol yapımını ve Hasanbey demiryolunun köylerle tarım arazilerini birbirinden ayırdığı noktaları yerinde tespit ettik. Ses var mı? Yok. ​Eskişehir Amatör Spor Kulüpleri: Eskişehir amatör spor kulüpleri can çekişiyor. Eskişehirlinin parası, hızlı tren otoparkı geliri olarak Ankara Demirspor'a gidiyor, dedik. Ses var mı? Yok. ​Bizim canımız Eskişehirspor, siyasetçilerin zorda kaldıkları durumda konu malzemesi yapılmıyor mu? Ortaya bir şeyler atılması, onlar için güzel bir reklam ve spora yaklaşım noktası değil mi? ​OEDAŞ Yatırımları ve Aydınlatma Sorunları: OEDAŞ şehre 1,4 milyar TL yatırım yaptığını söylüyor ancak şehir merkezi ve çevresi karanlık. Dahası, en merkezdeki bazı sokaklarda elektrik hattı bulunmuyor. Gelişme var mı? Ses var mı? Yok. ​Çatak Mesire Alanı: Çatak Mesire Alanı'nı her sene gündeme getiriyoruz, bu sene de getirdik. Ses var mı? Yok. Bir rivayete göre sahipsiz alanı en son Büyükşehir Belediyesi sahiplenmiş; onlardan da şu ana kadar ses yok. ​Kentsel Dönüşüm Kredisi: Kentsel dönüşüm kredisinde Eskişehir dışlandı. Bir çaba, bir gelişme oldu mu? Ses yok. Kentsel dönüşüm ve afet riskli alanlar zaten umurlarında değil. Konu bulamadıklarında ya da tıkandıklarında ağızlarında sakız olan bir malzeme durumuna getirdiler, diyoruz. ​Akcami Bahçesi: Akcami Bahçesi'nde 25 yetişkin ağaç nedendir bilinmez kesildi. Orası vakıf arazisi. Defalarca söyledik. Ses var mı? Gelişme var mı? Yok. ​Porsuk Havzası ve Su Güvenliği: Eskişehir'in tek su kaynağı olan Porsuk Havzası için ikinci, hatta üçüncü bir seçeneğe ihtiyaç olduğunu söyledik. Bir çalışma veya ses var mı? Yok. ​Ihlamurkent ve Çağlan TOKİ: Gerek hak sahiplerine teslim edilen Ihlamurkent TOKİ konutları gerekse yapımı süren Çağlan TOKİ bölgesi sorun yumağı hâline gelmiş durumda. Biz tespit ettik, duyurduk. Kimse gitti mi? Ses verdi mi? Tabii ki yok. ​İlçemizin Köylerindeki İmam Eksikliği: İlçemizin 16 köyünde imam olmadığını duyurduk ve ilgili mercilere ilettik. Ses var mı? Yok. ​PTT Şubeleri: Ptt Başmüdürlüğü gitti. Mahalle ve kırsal şubeler kapatıldı. Ses var mı? Yok. ​Esnafın Krediye Erişimi: Esnafın mevzuat nedeniyle krediye ulaşmasının çok zor olduğunu söyledik. Duyan, müdahale eden oldu mu? Ses yok. ​Çarşı Bölgesindeki Otopark Sorunu: Çarşı bölgemizde trafik durumu ortadayken Değirmen Sokak üzerinde kapatılan üç otoparkla ilgili bir gelişme oldu mu? Ses yok. ​Hububat Taban Fiyatları: Hububat taban fiyatları açıklandı ancak fiyatlar borsada taban fiyatın altına indi, üreticinin zararı daha da katlandı. Ses var mı? Yok. ​Hobi Bahçeleri ve Tarım Üreticileri: Hobi bahçelerinin yanında tarım üreticilerini de etkileyen ve yüksek cezaların uygulandığı süreçte bir gelişme oldu mu? Olmadı, uygulama aynen devam ediyor. Ses var mı? Yok. ​Evet, değerli katılımcılar, ​Tüm bunlar, bugünden geriye gittiğimizde vasıtanızla kamuoyuna duyurduğumuz birkaç belli başlı konu. Söylediklerimizin özü, insanlarımızın yaşadığı, hissettiği ve etkilendiği gerçek sorunlardır. ​Bu yetersizliklerin hepsinin bir muhatabı var. Hepsine sahip çıkması gerekenler var. Ancak bunlarla ilgilenen, araştıran ve çözüm üreten maalesef yok. Bir algı düzeni oluşturulmuş, öyle gidiyor: Birbirlerini ziyaretler, ağırlamalar, ikramlar, kurgu ortamlar... Bunun beraberinde gündemle alakasız konularda karşılıklı ithamlar ve cevap vermeler. ​Vatandaş ve millet, bunu yapanların umurunda değil. Bunu buradan iddiayla söylüyorum. Yüreği yetip cevap verecek olan varsa; yerel veya genel düzeyde kim muhatapsa, sorduğumuz ve hatırlattığımız konulara cevap versin. Ben diyorum ki: ​Ve-re-mez-ler! ​Görevlerini yapmıyorlar. Gerçeklerden uzaklar ve samimi değiller. O sebeple cevap veremezler. Yaptığımız işten ve uyguladığımız usulden biz hiç gocunmuyoruz, umutsuzluğa da hiç kapılmıyoruz. En azından tarihe not düşüyor ve mağdurların sesi oluyoruz. İlgilenmeyen, ciddiye almayan, görmezden gelenlerin yakasına bu şehrin ve insanının vebalini rozet olarak takıyoruz. ​Değerli basın emekçileri, ​Samimiyetimizin ve çabamızın en net şahidi sizsiniz. Katılımınız, katkınız ve sesimize ses olmanız için minnettarız, teşekkür ediyoruz. İyi çalışmalar diliyor; vasıtanızla kıymetli hemşehrilerimizi ve büyük Türk milletini saygıyla selamlıyoruz."

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Yer'den Tarım Arazileri ve Altyapı Tepkisi Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Yer'den Tarım Arazileri ve Altyapı Tepkisi

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, demir yolu projeleri nedeniyle tarım arazilerinin bölünmesine, Alpu Yolu çalışmalarındaki eksikliklere ve kırsal mahallelerin doğal gaz taleplerine dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Eskişehir'in kırsal bölgelerindeki vatandaşların ve çiftçilerin yaşadığı sorunları dile getirdiği kapsamlı bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Yer yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Öncelikle çok uzun yıllardır Eskişehir kamuoyunun dilinde olan, 2025 yılında temeli atılan, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ni Hasanbey Lojistik Merkezi vasıtasıyla Gemlik ile Kandıra Limanı’na bağlayacak demir yolu hattı inşaatı sebebiyle tarım arazilerinin ortadan ikiye bölünmesi ve her türlü talep ile ikaza rağmen köylülerimizin üretim maksatlı geçişlerinin kısıtlanmasıdır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çok net ve açıkken, kanunun dört ana ilkesinden biri olan amaç dışı kullanım yasağı bulunmasına, bu anlamda sıkı bir izin ve kurulların onayına bağlı olmasına rağmen Karacahöyük köyü tarım arazisi içinde demir yolu projesinin (L) şeklinde ilerletilmesi gerekirken, hangi akla hizmet bilinmez, ana tarım bölgesinin tam ortasından yatay geçirilerek tarım arazisini iki parçaya bölme, küçültme, kullanma problemi ile kullanım sıkıntılarını geniş bir alanda ortaya çıkarmıştır. Yine bir “ben yaptım” olduğu mantığı, yine bir tarafı yaparken diğerini bozma durumu, yine bir “kaş yapayım derken göz çıkarma” vaziyeti göz göre göre, bile isteye meydana gelmiş ve mağdur yine günden güne eriyen köylümüz, çiftçimiz ve tarım topraklarımız olmuştur. Yapılan yapı ortadayken beklenti, bu saatten sonra burada insanlarımızla irtibata geçilmesi ve kullanım amaçlı taleplerinin dinlenilmesinin duyulmasıdır. Yani gerek Sayın Ulaştırma Bakanlığı ilgilileri, konuya ilginiz ve yerinde görmeniz için bekleniyorsunuz, duyurulur, diyoruz. Beraberinde, uzun yılların destansı durumu Alpu Yolu yapımı devam etmektedir. Bu yapım sürecinde maalesef benzer sıkıntılar yaşanmakta, yol güzergâhında yaşayan insanlarımız ile yine çiftçilik faaliyeti yürüten hemşehrilerimizin talep ve önerileri kulak ardı edilmekte, yine “biz yapıyoruz, böyle olacak” havasında gidilmektedir. Yapılan hizmetin öneminin farkındayız. Ama bunu yaparken yaşamı kolaylaştıracak haklı taleplerin de sorumlu Karayolları yetkililerince yerinde tespitle, yol yakınken giderilebileceğini düşünüyor ve buradan sesleniyoruz. Sevgili Karayolları yetkilileri, buraya çok yakın yerleşkenizden çıkıp gelin. Güzergâhtaki hemşehrilerimize “Sorun nedir, ne değildir? Nasıl gidiyor, nasıl olsun?” deyiniz. Doğru olan budur ve unutmayın, istişare sünnettir, diye kendilerine de hatırlatıyoruz. Değerli katılımcılar ve basın emekçileri, bir diğer ve esas konu ise ilçemize bağlı Alpu Yolu üzeri sekiz kırsal mahallemiz bulunmaktadır. Buradan yaklaşık 6,5 kilometre ileride olan Sevinç Kırsal Mahallemiz, sürekli ve en temiz enerji kaynağı olan doğal gaza kavuşmuş, altyapısı bitmiş, şu anda abonelik işlemleri devam etmektedir. Buradan hemşehrilerimizle beraber seslenmek istiyoruz. Karacahöyük, Yassıhöyük, Çavlum, Ağapınar, Kireç, Karaçay ve Karahüyük kırsal mahallelerimize de tıpkı Sevinç Mahallemize olduğu gibi doğal gaz getirilmesi. Ata topraklarını bekleyen, her türlü olumsuzluk ve zorluğa rağmen üretmeye devam eden köylümüzün bu hizmetin dışında bırakılmaması temennimizdir. Bu haklı talebi, konunun muhatabı ESGAZ ve Bakanlık yetkilileri ile yerel iradenin bu anlamda duymasını isteyip dikkatini çekmek istiyoruz. Katılımınız ve katkı vermeniz sebebiyle teşekkür ediyor, kırsalda vatan hizmeti olan üretimi her türlü engelleme ve zorluğa rağmen devam ettiren hemşehrilerimizi vasıtanızla saygıyla selamlıyorum"

Gürol Yer: "Okul Kayıtları Kredi Kartına Taksit Yapılacak Günler Yakın" Haber

Gürol Yer: "Okul Kayıtları Kredi Kartına Taksit Yapılacak Günler Yakın"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, her eğitim-öğretim dönemi başında gündeme gelen devlet okullarındaki kayıt parası uygulamaları ve bağış iddiaları hakkında açıklamalarda bulundu. Eskişehir’deki bazı okulların "rant okulu" haline geldiğini savunan Yer, okul aile birlikleri eliyle alınan ücretlerin çığırından çıktığını belirtti. ​Odunpazarı'nda bulunan Hicri Sezen Meydanı'nda bir basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadelere yer verdi; "Her yıl bu zamanlara denk gelen, çok klasik olmuş bir konu bu hafta yine gündemimiz. Devlet okulları kayıt parası, beraberinde oluşturulan kayıt borsası ve buna bile isteye göz yuman, çözmeyen sorumsuz sorumluları vasıtanızla değerlendireceğiz. Şehrimizde, özellikle merkezde veya merkeze yakın okul öncesi, ilk ve ortaokullarda mevcut sistemin sebep olduğu kayıt parası borsası almış başını gitmekte, gerçekliği aleniyetle yaşanmaktadır. Konu paydaşı eğitimcilerin sendikalarının açıklamalarına bakarsak; bir taraf vahametten bahsederken, bir taraf ise şehir efsanesi demekte, diğer bir taraf ise duymazdan gelip evsel ve iş yeri katı atık vergilerini belediyeler niye alıyor demektedir. Millî Eğitim Bakanlığı, 40 sayfalık bir genelge yayımlayarak zinhar böyle bir şey olamaz, var ise hem MEB üzerinden hem CİMER üzerinden şikâyetlerinizi bildirin demektedir. Adrese dayalı kayıt sisteminde, kim nereye çıktıysa kayıt oraya yapılacak diye açıklamalar yıllık klasik söylem olmuşken, konumuz olan okul aile birliği bağışları sebebiyle alan dışı kayıtların bazı okullarda son sürat devam ettiği görülmekte, söylenmekte. Yeter ki bağış miktarı yüksek olsun. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 42. maddesinde, ilk eğitim ücretsiz ve zorunludur. Kimse okuma, öğrenme hakkından mahrum bırakılamaz emri orta yerde dururken, gerçekte normal kayıt hakkı elde edilmiş okullarda bile okul aile birlikleri eliyle bağış adı altında kayıt parası hem de çatır çatır alınmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda gerçekleşmede belirlenen miktarın ikiye bölündüğünü duyduk, senet alındığını duyduk ancak henüz daha kredi kartı kullanıldığını duymadık. Söylenen rakamların yüksekliğine bakılırsa iş ona doğru gitmektedir diye düşünüyoruz. Okul kayıt paraları kredi kartına taksit ya da mail order yapılacak günler yakındır diyoruz. Eskişehir'de bir tane bile sorumlu muhatap çıkıp yok böyle bir şey diyememektedir. Şehrimizde özellikle bazı okullar rant okul olmuş durumdadır. Kantin kira gelirleri, servis gelirleri ve velilerden alınan Deli Dumrul gelirleriyle Eskişehir'de belirli okullar borsaya başvursalar kabul görecek durumdadırlar. Nasılsa veli garantili bir sistem oluşturulmuş. Mevcut hayırseverlerin yapıp donatıp Millî Eğitime teslim ettiği, Millî Eğitimin öğretmen ve yardımcı personeli yerleştirdiği okullar maalesef geldiğimiz günde aynen bu ticari durumu almışlardır. Bu noktada bir detayı belirtelim: Uygulanan mevcut yönetmeliğe göre tüm okulların kantin kira gelirlerinden il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri yüzde 10 pay almaktadırlar. Yani durumdan bu işin sorumlusu olması gerekenler de fayda sağlamaktadırlar. Bu durumun kamuoyunca bilinmesi gerekir. Değerli katılımcılar, yine bir ağlanacak hâlimize gülelim konusundayız. Oluşan ortamı herkes, her makam ve her mevki biliyor ama kimse bir şey yapmıyor. Nasılsa konuşulur, unutulur ve her yıl aynı döngü yaşanır gider düşüncesi hayat bulmuş durumda. Veli, çocuğum iyi bir eğitim alsın derdinde, sesim çıkarsa şansımı kaybederim duygusunda. Okul idarecileri, gelen yıllık ödenek yetmiyor, ben mecburum diyor. Bunun yanında oluşan bütçeyi yönetmenin verdiği hissiyatı yaşıyorlar. Üst kademe, yerelden genele yöneticiler, sistem böyle diyor ve hayat yaşanmaya devam ediyor. Sonra süslü laflar ve algı devreye giriyor: Eğitimde fırsat eşitliği, nesillerimizi geleceğe hazırlıyoruz falan filan. Gerçekten ama gerçekten nasıl bir sistem, nasıl bir düzen, anlamak mümkün değil. Yasa, kanun ne yazıyorsa tam tersi ama her şey kitabına uygun ve yatkın devam ediyor, kabul görüyor, onay veriliyor. Eskişehir'de, şehrimizde bu anlamda onlarca eylem ve söylem, iddia varken bir tane bile sorumlu çıkıp böyle bir şey yok ya da söz konusu demedi, diyemedi. Biz bunu duymadık. Yani sözün özü, devran dönüyor, günler geçiyor ama kader aynı kader, keder aynı keder. Ne diyelim, gerçekten bilemiyoruz. Değerli katılımcılar, Eskişehir demişken ilçemizin ve şehrimizin en büyük mahallesi Emek Mahallesi'nde on yıllardır olmayan lise sanırım bu eğitim döneminde açılacak. Ermek görmek nasip olsun diyelim. Bu büyük kazanım bakalım nasıl bir tanıtım ve siyaset ile anlatılacak, göreceğiz. Merakla bekliyoruz. Devamında, şu an bulunduğumuz tarihi bölge için defalarca dile getirdiğimiz okul öncesi, ilk ve ortaokul konusu yine es geçildi. Bölgede mevcut iki okul daha önce kapatılmıştı. Biri Turan İlkokulu, başka amaç için kullanılıyor. Diğeri Tarihi Malhatun İlkokulu ise yıkılıp yeniden yapıldı. Malhatun İlkokulu binasının kültür merkezi olarak kullanılacağı söylenmekte. Yaklaşık 12 bin nüfusa hitap eden tarihi bölge için sakinler, muhtarlar okul talebinde bulunuyor ama başta İl Millî Eğitim Müdürü olmak üzere yetkililer, istatistik rakamlarıyla gerek yok diyerek konuya mesafe koyuyorlar. Burada bizim anlamadığımız ve anlatamadığımız şu: 11 mahalleye hitap edecek 12 bin nüfus içinde hiç mi okul çağında çocuğumuz yok? Bunun açıklanmasını bekliyoruz. Talep yok savunmasına ise “Okulu açtınız da gelen olmadı mı?” diye soruyoruz."

Gürol Yer: "Yüz Yıllık Kendi Değerimizi Kaybediyoruz" Haber

Gürol Yer: "Yüz Yıllık Kendi Değerimizi Kaybediyoruz"

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Eskişehir'deki amatör spor kulüplerinin yaşadığı mali krize tepki gösterdi. Eskişehir Demirspor ve 2 Eylül Spor’un yüksek maliyetler nedeniyle üst lige katılamayacağını duyurmasının ardından, şehirdeki spor tesisleri ve kulüplerin kapanma tehlikesi yeniden gündeme geldi. Eskişehir’de son dönemde amatör spor dallarında, özellikle futbol altyapı ve üstyapılarında yaşanan olumsuzluklara dikkat çeken İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, tarihi marka kulüplerin artan mali yükümlülükler altında ezildiğini belirtti. İlçe Başkanı Yer Hicri Sezen Meydanı'nda yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Konumuz, Eskişehir’de son süreçte amatör spor dallarında, özellikle futbol alt ve üst yapılarında yaşanan olumsuzluklar. Geçtiğimiz hafta şehrimizi, önceki adı Bölgesel Amatör Lig, değişen adıyla profesyonelliğe geçiş liginde temsil edecek Eskişehir’in tarihi marka kulübü Eskişehir Demirspor ve 2 Eylül Spor Kulübünün, oluşan mali yükümlülükler ve bu maliyetleri sürdürmenin imkânsızlığı sebepleriyle üst lige katılamayacaklarını açıklamaları... Devamında konuya muhatap birlik ve yapıların açıklamalarıyla futbol dünyasında mağduriyetin ilimizde boyutunun daha büyük olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye’de sporun tabana yayılması ve yürütülmesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve her spor dalında oluşturulan federasyonlar eliyle yürütülmektedir. Geldiğimiz günde, özellikle futbol alanında mevcut federasyon öyle kararlar almıştır ki kulüplere, “Bırakın, kapatın, gidin”; spora başlayacak çocuklar için ise “Boş verin sporu.” der gibi bir uygulama zinciri içindedir. Alt yapıya, futbol kulübüne gelen her çocuk için federasyona yatırılması gereken ücret kişi başı 500 TL’dir. Yani bırakın sporu teşvik ve geliştirmeyi, adeta federasyon banka olmuş ve spor için alınan her nefese, her belgeye bedel konulmuştur. Konumuza esas, her iki bahsettiğimiz futbol kulübümüzün lige katılma bedeli olan 1 milyon TL’yi karşılayamamaları... Devamında mevcut ekonomik düzende kulüp faaliyetleri, sporcu ile müsabaka giderleri toplamında ortaya çıkan uçuk rakamlar, maalesef Türk gençlerinin spor umudunu, halkın görsel zevkini sonlandırma yönündedir. Geçtiğimiz yıl üst lig tecrübesi yaşayan Bozanspor Kulübümüzün başkanının, kulübü yaşatmak için bulduğu yöntem ülke gündemine düşmüştür. Lisanslı futbolcu olup maçta tam süre oynamak için kulübe 1.000 TL bağışlanırsa metodu, Eskişehir sayesinde literatüre girmiştir. Burada muhataplarının sorgulayacağı bu acı duruma, “Ağlanacak halimize güleriz.” vaziyeti vardır. Laf başı geldiğinde “Şu kadar tesis, bu kadar malzeme, sporda altın zamanlar...” Ama gelin bir de bunu yaşayanlara sorun bakalım, diyoruz. Yani hiçbir şey sporda görüldüğü gibi değil, değerli katılımcılar. Konu yalnız futbol değil, hatırlatalım: Yakın zamana kadar bu şehirde Eskişehir Basketbol vardı, Birey Okullar Basketbol vardı, Selka Hentbol vardı. Öncesinde Eskişehir Eti vardı, Kılıçoğlu vardı, DSİ Bentspor vardı. Salonlar maçlarında tıklım tıklım doluyordu ama şu an bunların hiçbiri yok. Hepsinin vardığı yer maddi sıkıntılar ve maliyetlerin karşılanamaması ve sonuçta kapanmaları olmuştur. Eskişehirspor’un hali ortada. Canı isteyen siyasilerin arada uğrayıp iki kare fotoğraf aldığı, gündemin sıkıştığında iki beylik laf ile görüş ve vaat beyan edilen Eskişehirspor, mevcut yönetim ve samimiyetle destekleyen taraftarların özverileriyle şimdilik gitmeye çalışmakta. Biz, canıgönülden bağlı sevdalılarının yüreği ağzında, geçmiş travmaları inşallah yaşamayız diye dua etmekteyiz. Değerli katılımcılar, bunların yanında özellikle Eskişehir Demirspor ile ilgili görüş ve tespitlerimizi ilaveten bildirmek istiyoruz. 30 Ağustos 1930 yılında kurulan, 96 yaşında olan, 1940 yılında Fenerbahçe’yi yenerek Türkiye Futbol Şampiyonu olan Eskişehir Demirspor, üst liglerde sayısız başarısı olan şehrimizin tarihi kulübü, maalesef siyasetin eline geçince bugünkü sona doğru gelmiştir. Kulüp siyasetin yan bahçesi yapılmış, böyle olunca insanlar ve gerçekten Demirspor hissiyatında olanlar camiadan uzaklaşmış, desteksiz bıraktırılmış, yani kaynaklar kurutulmuş, yalnızlaştırılmıştır. Daha düne kadar iktidar partileri yöneticilerine geceler düzenlenmiş, sıra sıra hediyeler pozlandırılmış ama bugün girilecek ligin parası yatırılamayacak durum ortaya çıkmıştır. Bu durumun müsebbipleri kamuoyuna dert yanmakta, yakınmakta ancak sebep oldukları durum sonucunda ise fırsattan istifade, sanki yük olarak gösterilen kulübü kapatmak için adeta idam fermanı imzalamış durumdadırlar. Kulübün yemekli toplantılarında poz veren siyasetçilerin, gelinen noktada bu konuda gıkı bile çıkmamaktadır. Burada bir detayı öne çıkararak hatırlatalım: Hızlı tren Tepebaşı tarafı otoparkı, bürokrat kararıyla Ankara Demirspor’a tahsis edilmiş ve kaç senedir tüm itirazlarımıza rağmen bu devam etmektedir. İktidar siyasetçilerinin Ankara’da yaptırım gücünün sonuç alamadığı için Eskişehir’in parası şehir dışına akmaya devam ederken Eskişehir Demirspor, parasızlıktan ve kasıtlı hatalardan kapanma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu gerçekten çok acı veren bir durumdur. Günde yüzlerce aracın kullandığı geniş otopark, vaat ve söylemler tutulmuş olsaydı, Eskişehir’de onlarca kulübü tek başına yaşatacak bir kaynaktı. Ama kötü kader, kötü yönetim ve samimiyetsiz siyaset sayesinde Ankara kulübünü kalkındırmaya, yaşatmaya biz Eskişehirliler devam ediyoruz. Yanında yüz yıllık kendi değerimizi kaybediyoruz. Yaşananlar, yaşatılanlar bunlar. Durum son derece vahim ve net. Problemleri her muhatap söylüyor ama duyması gerekenler duymuyor, görmüyor. Maalesef değişen bir şey de olmuyor. Konunun sesi, izleyeni olmaya devam edeceğiz."

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer’den “Terörsüz Türkiye” Sürecine Tepki Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer’den “Terörsüz Türkiye” Sürecine Tepki

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, düzenlediği basın toplantısında gündemdeki "Terörsüz Türkiye" başlığı altında yürütülen süreçlere sert eleştiriler yöneltti. Açıklamasına Ankara Güvenpark’taki eylemlerde fenalaşarak hayatını kaybeden 1993 Bingöl şehitlerinden Gazi Erdal Özdemir’in vefatıyla başlayan Yer, sürecin şehitlerin ve gazilerin hatıralarına haksızlık olduğunu savundu. ​Gürol Yer konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yerel öncelikli ilçe ve insanımızın sorunlarını ele aldığımız toplantılarımız serisinin bu haftasında farklı bir konuya değiniyoruz. Milletimizin hemen her ziyarette ve her temasımızda gündeme getirdiği, sahip olduğumuz bilinç gereği görüş belirtmeyi zorunlu gördüğümüz “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülmeye çalışılan sürece ilişkin değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Konuyla bağlantılı olarak açıklamamıza acı bir taziye haberiyle başlamak istiyoruz. Gazi Erdal Özdemir, 1 Ağustos günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Gazi Erdal Özdemir kimdir, biliyor musunuz? Bugünlerde kutsanan ve insan yerine konulan bebek katili liderliğindeki bölücü narko terör örgütü tarafından 1993 yılında Bingöl’de 33 silahsız erin şehit edildiği saldırıdan sağ kurtulan üç askerimizden biriydi Gazi Erdal Özdemir. Denizli’de yaşıyordu. 23 gündür Ankara Güvenpark’ta haklarını alabilmek için eylem yapan er, şehit yakını ve gazilerin ses duyurma sürecine katılarak, terörle mücadelede şehit ya da gazi olan ancak er statüsünde oldukları için birçok haktan yararlanamayan silah arkadaşlarına destek olmak amacıyla memleketi Denizli’den Ankara’ya gelmişti. Eylemin üçüncü gününde fenalaşarak hastaneye kaldırılan Gazimiz Erdal Özdemir, geçtiğimiz cumartesi günü tedavi gördüğü hastanede Hakk’ın rahmetine kavuştu. Gazimize rahmet ve minnet, ailesine ve milletimize sabır diliyoruz. Maalesef gazimiz; devletimiz için uzvunu vermiş, fedakârlık yapmış, kurşun yemiş ve katliamdan kurtulmuş; ancak kendisine reva görülen umursamazlık ve ayrımcılıktan kurtulamadan bu dünyadan göçmüştür. Bizlere hakkını helal etmiş midir, bunu milletimizin vicdanına bırakıyoruz. İşte Ankara Güvenpark’ta 22 gündür eşit hak mücadelesi veren er, gazi ve şehit yakınlarının yaşadığı tabloya sebep olan; dünyanın birçok ülkesinde terör örgütü listesinde bulunan, ABD ve İsrail’in operasyon aparatı olarak nitelendirilen, Uzak Doğu ve Orta Doğu uyuşturucu ticareti güzergâhının önemli bölümünü kontrol eden ve ülkemizin yaşadığı pek çok acının sorumlusu olan narko terör örgütü; Türk Silahlı Kuvvetleri ile devletine bağlı vatandaşlarımızın iradesi sayesinde bitirilme aşamasına gelmişken, son süreçte kutsanmakta, muhatap alınmakta ve talepleri yerine getirilerek yeniden canlandırılmak istenmektedir. Yine maalesef İmralı’da bulunan narko terörist ve bebek katili, fikir kaynağı, referans noktası, danışma ve onay makamı hâline getirilmektedir. Türk evlatlarını her türlü yöntemle katleden, yaralayan ve uluslararası bir maşa olarak nitelendirdiğimiz bu yapı; Türk askeri ve devlet iradesinin uzun mücadelesi sonucunda etkisiz hâle getirilmişken, yok edilmesine ramak kalmışken, bir proje kapsamında yeniden kurtarılmak ve canlandırılmak istenmektedir. Bu duruma yasal zemin oluşturacak kök yasa ve çerçeve yasa taslağı hazırlanmakta, İmralı’daki terör örgütü elebaşının onayı alınarak Türk milletinin iradesinin tecelli ettiği Gazi Meclis’e getirilmek istenmektedir. Değerli katılımcılar, Büyük Türk milleti bu dayatmayı kabul etmiyor, etmeyecektir. Bunu her ortamda insanlarımız dile getiriyor. Biz de İYİ Partililer olarak bugün buradan aynı iradeyi ortaya koyuyoruz. Millet iradesinin temsil yeri olan Yüce Meclisi bebek katilinin ayağına götürenlere sesleniyoruz. Eğer yüreğiniz yetiyorsa, fikirlerinize bu kadar güveniyorsanız, detaylarla uğraşmayın. Getirin sandığı, bu hassas konuyu millete sorun. Bakalım nasıl bir cevap alacaksınız. Önce şehitlerimizin köylerine ve mahallelerine gidin. Gündoğdu’ya sorun, Çankaya’ya sorun, Orhangazi’ye sorun, Bozan’a sorun, Osmaniye beldemize sorun, Ayvalı’ya sorun, Gümüşkonağa sorun, Mihalıççık’a sorun. Ama soramazsınız. Çünkü alacağınız cevabı siz de çok iyi biliyorsunuz. Asıl amacınızın, kurduğunuz düzeni devam ettirebilmek için bu hassas konuyu kullanarak aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin hatıralarını şahsi menfaatlerinize alet etmek olduğu açıktır. Bölgede ve vatanın her köşesinde devletinin yanında duran vatandaşlarımızı da yanlış tercihleriniz sonucunda yine kaderleriyle baş başa bırakacaksınız. Bunun benzeri birinci çözüm sürecinde yaşandı. Sonucunda 792 vatan evladı, yapılan hataları telafi etmek ve vatan topraklarını geri almak için canını feda etti, binlercesi gazi oldu. Ancak bundan ders çıkarılmadı. Bir talimat geldi ve aynı anlayış yeniden ortaya çıktı. Tabelalardan “T.C.” ibaresinin kaldırılmasına, Andımız’ın okutulmamasına, “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarının silinmesine ve vatanın dört bir yanına milyonlarca davetsiz misafirin yerleşmesine sessiz kalanlar, bugün bir anda barış savunucusu ve gelecek tasarlayıcısı oldular. Biz İYİ Partililer olarak bu samimiyetsizliği ve art niyeti kabul etmiyoruz. Etmeyeceğiz ve bunu her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Şahsi menfaatleriniz uğruna bu vatanı ve bu milleti siyasi hesaplarınıza kurban ettirmeyeceğiz. Buna karşı duracağız. 27 Haziran Cumartesi günü Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu bayrağı göndere çekti. Ankara Tandoğan Meydanı’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüz binlerce vatandaş bu sürece “hayır” dedi. “Yaşasın Türk milleti, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.” ifadeleri meydanı doldurdu. Şimdi ikinci adım olarak 16 Ağustos’ta Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı’nda yine yüz binlerce vatandaşımızla birlikte bu projeye “hayır” diyeceğiz. Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun göklere kaldırdığı bayrağı elden ele tüm Anadolu’ya taşıyacağız. Şehitlerimize sahip çıkacağız, gazilerimizle omuz omuza yürüyeceğiz ve milletimizin millî ve manevi değerlerini bir gecede ortaya çıkan projelere teslim etmeyeceğiz. Yüce Meclis’teki 28 milletvekilimizle, meydanlardaki yüz binlerce vatandaşımızla, köylerde ve mahallelerde bu sürece karşı duracağız. Biz İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak kapı kapı, cadde cadde, sokak sokak itirazımızı anlatacağız. Menfaat peşinde koşanları milletimize şikâyet edeceğiz. Bakın, burada yüzlerce Eskişehir evladı var. Hepsi vatan uğruna şehit olmuş, bir o kadarı da gazi olmuştur. Hiç düşünmeden kendini öne atmış, bayrağı ve vatanı için canını ortaya koymuştur. İşte Türk milliyetçileri olarak bugün bizim için vefa vaktidir. Tüm irademiz ve inancımızla şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetlerine sahip çıkma zamanıdır. Mücadelelerinin anlamını ve aziz hatıralarını milletimize yeniden hatırlatmak için bu görselleri ve bu destanları ilçemizin her mahallesine taşıyacağız. İnsanlarımızın görmesini, hatırlamasını sağlayacağız. Oluşturulan bu akına karşı siper olacağız. Cesur bir iradeyle dimdik duracağız. Kabul etmediğimiz emperyalist uygulama ve projeleri reddedeceğiz. Ve diyoruz ki: Türk milleti ve Türk vatanı azizdir, çok kıymetlidir. Şahsi ikbal hesapları bizi bağlamaz. Asıl olan millet iradesidir. Son kuvva kırılmadıkça, son Yörük ateşi sönmedikçe Türk’ün umudu vardır, var olacaktır ve başaracaktır. Katılımınız ve sesimizi duyurmanıza vesile olmanızdan dolayı teşekkür ediyor, saygılar sunuyoruz. Yaşasın Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bizlere emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti.”

İYİ Parti Odunpazarı'ndan TMO Önünde Tepki: “Türk Çiftçisi Borç Batağında" Haber

İYİ Parti Odunpazarı'ndan TMO Önünde Tepki: “Türk Çiftçisi Borç Batağında"

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir binası önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, açıklanan taban fiyatların yetersizliği, ödemelerdeki uzun gecikmeler, girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar ve randevu sistemindeki aksaklıklar sert bir dille eleştirildi. TMO’nun kurulus misyonundan uzaklaştığını belirten Yer, Eskişehirli çiftçilerin yalnız bırakıldığını vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu. ​“Açıklanan Fiyatlar Gerçekten Uzak, Çiftçinin Zararı Büyüyor” ​Cumhuriyetin ilk kurumlarından biri olan ve 88 yıllık geçmişe sahip Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) asli görevinin Türk çiftçisinin en önemli geçim kaynağı olan hububat piyasasını düzenlemek ve yönlendirmek olduğunu hatırlatan Gürol Yer şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyetin ilk kurumlarından biri olan, 88 yıllık geçmişiyle tarımsal ürün piyasalarını düzenleyip üretici ile tüketiciyi koruyacak tedbir ve şartları oluşturma misyonu bulunan; faaliyet alanında tarımsal ürün piyasalarında istikrar sağlayıp paydaşlara güven veren, dinamik, yetkin ve çağın gerekleriyle uyumlu tarım sektörünün örnek ve önder kuruluşu olma vizyonuna sahip Toprak Mahsulleri Ofisi'nin önündeyiz. Hepimizin bildiği üzere TMO'nun esas ve asli faaliyet alanı, Türk çiftçisinin ana uğraşı olan hububat piyasasının yürütücüsü ve belirleyicisi olmaktır. 2026 dönemi hasadı başlamadan önce TMO, taban alım fiyatı olarak buğdayın kilogram fiyatını 16,50 TL, arpanın kilogram fiyatını ise 12,075 TL olarak açıklamıştı. Biz, İYİ Parti olarak Eskişehir Zahire Borsası önünden açıklanan fiyatın gerçekle ilgisi olmadığını, ürünün kilogram başına maliyet bedelinin en az 19,90 TL olması sebebiyle açıklanan resmî enflasyon oranında dahi artış yapılsa fiyatın yaklaşık 25 TL civarında olması gerektiğini söylemiştik. İrade tarafından belirlenen fiyat, geçen süreç içerisinde maalesef beklentilerin de altına inmeye devam etmekte; zaten zararda olan Türk çiftçisinin zararı, piyasa düzenleyicisi ve yürütücülerinin gözleri önünde, tepkisizlikleri neticesinde hızla artmaktadır. Mesela, 2 Temmuz'da ikinci sınıf, tonu 16.500 TL olarak değerlendirilen mahsulünü TMO'ya teslim eden çiftçimiz, parasını henüz devletten alamadı. 2 Temmuz'da motorin 65 TL idi. 26 Temmuz'da motorin 79,70 TL oldu. 2 Temmuz'da çiftçimiz ürününü teslim ettiğinde parasını alıp motorin alsaydı 254 litre motorin alabilecekti. Şu an para yatırılmış olsa dahi ancak 209 litre motorin alabilmektedir. Çiftçinin 45 litre mazotu nerede? Bir konuya daha dikkat çekmek istiyoruz. Herkes çiftçiye mazot ve gübre desteği verildiğini söylüyor. Ancak eski adıyla mazot ve gübre desteği, yeni adıyla temel ve planlı üretim desteği de maalesef zamanında ödenmemektedir. 2024 yılı Ekim-Kasım döneminde ekilen arpa ve buğday için ödenmesi gereken destekler, ancak yaklaşık bir buçuk yıl sonra üreticinin hesabına yatırılmıştır. Çiftçiye verilen destek bu kadar gecikince, enflasyon karşısında değerini kaybetmekte, yani daha çiftçinin eline ulaşmadan erimektedir. Destek vermek kadar, o desteği zamanında vermek de önemlidir diyoruz. Değerli katılımcılar, dikkatinize sunmak istiyoruz. 24 Temmuz 2026 Eskişehir Zahire Borsası kapanış fiyatları; • Buğday: 12,70 TL • Arpa: 10,50 TL olarak gerçekleşmiştir. Hangi akıl, hangi beceri, hangi hesap bu bozuk tabloyu olumluya çevirebilir; bunu merak ediyoruz. Piyasa gerçekleşmesi bu durumdayken biz, İYİ Parti olarak yetkililere soruyoruz: Bu süreçte TMO, kendisine getirilen ve resmî fiyatı 16,50 TL olarak açıklanan buğdayın kalitesini gerekçe göstererek fiyat düşürmekte midir? "Birinci sınıf ve ikinci sınıf buğday alım kapasitemiz doldu, üçüncü ya da dördüncü sınıf bedelinden alım yapabiliriz." denilmekte midir? Harman sürecini dört gözle bekleyen, tüm borç ve ödemelerinin günü gelen üreticiler; normalde ilan edilen ve taban fiyat olması gereken fiyatın altında, ürününü tüccara maliyetinin altına satmaya mecbur bırakılmakta mıdır? Biz diyoruz ki; aynen böyledir ve buna kimsenin sesi, soluğu çıkmamaktadır. Yani göstermelik biçerdöverlere binmek, yandaşları toplayıp görüntü vermek konunun aslı değildir, diyoruz. Değerli katılımcılar, TMO ile ilgili bir diğer olumsuzluk ise randevu sisteminin getirdiği zorluklar ile Çiftçi Kayıt Sistemi'ndeki giderilmeyen aksaklıklar zinciridir. Ayrıca yaş ortalaması 65 olan üretici kitlesi, randevu sistemini kullanmakta ciddi zorluk yaşamaktadır. Bu hususa da dikkat çekilmesini istiyoruz. Randevu probleminden devam edersek; Köylerimizde hububat hasadı, biçerdöverlerin mevki mevki çalışması nedeniyle bölgelere göre parça parça yapılmaktadır. Hasat edilen ürün, römork ya da kamyonlarla TMO'ya teslim edilmektedir. Ancak uygulamaya konulan randevu sistemi şu anda çok ileri tarihlere randevu vermekte, üreticiler ise ürünlerini bekletmek ve depolamak zorunda kalarak büyük mağduriyet yaşamaktadır. Bunun aksini iddia eden varsa buyursun, köylerimizi birlikte gezelim; nedir, ne değildir yerinde görsün. Biz bize iletilenler doğrultusunda sorun ve talepleri dile getiriyoruz. Üreticiler, teslim ve randevu alabilmek için siyasi parti kapılarını aşındırmakta, bürokratlara gitmek zorunda kalmaktadır. Eğer bunun böyle olmadığını söyleyen varsa... Biz bu konuda duyduklarımızı belgeleyip teyit edersek, gerçekten birilerinin yüzüne seslenir ve yaptıklarının kul hakkının çok ötesinde bir davranış olduğunu önlerine koyarız. Buradan bürokratları uyarıyoruz: • Sıralamaya müdahale etmeyin. • Kontenjan kullanmayın. • Ayrımcılık yapmayın. Ürün değerlendirmesinde iddia edildiği gibi değil, gerçekçi davranın. O ürünün bedelinde; klimalı odalarda serin serin oturarak değil, kıraç tarlalarda alın teri dökülerek kazanılmış emeğin hakkı vardır ve bunun vebali ağırdır, diyoruz. İddialarımızın aksine bir durum varsa, "Kesinlikle böyle bir şey yok." diyorlarsa; Bunu açıklasınlar. Biz hodri meydan diyoruz. Değerli katılımcılar, Milletin efendisi olan, Ata toprağını bekleyen ve milletin geleceği için üretmeye çalışan Türk çiftçisi maalesef zor durumdadır ve çıkmaz bir yoldadır. Tarım politikası ve uygulamaları açıkça "Ekmeyi bırak." demektedir. Üretmek yerine ithal etmeyi daha doğru gören bir anlayışa rağmen Türk çiftçisi, millî bir ruhla, zarar etmesine rağmen, üretmeye devam etmektedir. Biraz vicdanı olan muhataplar bunu görmeli; menfaat siyasetiyle değil, millî tarım siyasetiyle hareket etmelidir. Bizim önerimiz budur. 2006 yılında bu iktidar tarafından çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre bütçeden ayrılacak tarımsal destekleme oranı, bir önceki yılın gayrisafi millî hasılasının yüzde 1'inden az olamaz. Ancak bu hüküm bugüne kadar asla uygulanmamıştır. Bunu resmî kaynaklar ve ilgili birlikler açıkça ifade etmektedir. Türk çiftçisinin anasının ak sütü gibi helal olan bu hakkının da dikkatlerden kaçmaması için hatırlatmak istedik.1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında Anadolu çiftçisine sahip çıkmak amacıyla kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi'nin önünden Eskişehir'in siyasi dinamiklerine sesleniyoruz. İYİ Parti olarak diyoruz ki; İktidar ve muhalefetin temsilcileri Eskişehir'de pırlantacı açılışında çok güzel buluşuyor, keyifle kurdele kesebiliyorlar. Hiçbirinizin umurunda olmayan çiftçi burada. Köylü burada. Ama onlar buraya gelemiyor, gelmiyor. İşte bu sebeple biz hepinize karşıyız. İşte bu sebeple siz hepiniz, biz tekiz. İşte bu sebeple siz orada, biz burada milletin yanındayız, diyoruz. Türk çiftçisini, köylüsünü sahipsiz sanmayın. Yanında kimse olmasa bile biz daima olacağız. İnanın; köylümüzün, çiftçimizin, üreticimizin asil ruhu sizi yenecektir, diyoruz. Ata emaneti toprağı, her türlü dış mihraklı operasyona rağmen işlemeye devam edecek ve kendisine yüklenen o misyon gereği milletin geleceğinde söz sahibi olacaktır, diyoruz. Selam olsun tüm olumsuzluklara rağmen ekene, biçene; neticede boynu bükük kalan köylüye, çiftçiye. Selam olsun Büyük Milletin Efendisi'ne. Biz cesur bir yürek olarak sesleniyoruz: Bekle çiftçi kardeşim, bekle köylü kardeşim. Size değer verecek, size sahip çıkacak iyiler mutlaka gelecek."

Odunpazarı’nda Esnaf ve Vatandaş İsyanda: “Şehrin Kalbi İhmal Ediliyor” Haber

Odunpazarı’nda Esnaf ve Vatandaş İsyanda: “Şehrin Kalbi İhmal Ediliyor”

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Eskişehir’in merkezindeki Deliklitaş Mahallesi’nde yaşanan trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarına dikkat çekti. Yer, yerel yöneticilere ve ilgili kurumlara “Makamlarınızdan çıkın, sokağın sesini duyun” çağrısında bulundu. ​Eskişehir’in en merkezi noktalarından biri olan Köprübaşı, Değirmen Sokak ve Savtekin Caddesi çevresinde incelemelerde bulunan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, bölge esnafının ve mahalle sakinlerinin yaşadığı mağduriyetleri kamuoyuyla paylaştı. ​“Trafik Kilit, Esnaf Çaresiz” ​Bölgenin dışarıdan bakıldığında sorunsuz göründüğünü ancak gerçekte ciddi bir "bıkkınlık" yaşandığını belirten Gürol Yer, özellikle trafik düzenlemelerine tepki gösterdi. Ekonomik durgunluğun esnafı zorladığı bu süreçte, bölgedeki tek yönlü trafik uygulamalarının ve orantısız cezaların ticareti durma noktasına getirdiğini ifade etti. ​28 Nisan 2025 tarihinde Büyükşehir Belediyesi’ne sundukları dilekçenin karşılıksız kaldığını hatırlatan Yer, “Bölgedeki 3 adet büyük kapasiteli otoparkın kapatılması esnafımıza darbe vurdu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’yi bu bölgeye davet ediyoruz; gelin, esnafımızın ve vatandaşımızın taleplerini yerinde dinleyin” dedi. ​“Sokaklar Korku Tüneline Döndü” ​Mahalle sakinlerinin akşam saatlerinde büyük güvenlik endişesi yaşadığını vurgulayan Yer, aydınlatma yetersizliğine dikkat çekti. Savtekin Caddesi ve ara sokakların zifiri karanlıkta kaldığını belirten İYİ Parti İlçe Başkanı, OEDAŞ yetkililerine şu sözlerle seslendi: ​“Konuyu 186 arıza hattına bırakmayın. Bir gece vakti yanınıza el feneri alarak buraya gelin ve bu karanlığı bizzat yerinde görün.” ​Porsuk Kenarı İçin “Güvenlik” Çağrısı ​Porsuk Nehri kenarının kontrolsüzlük nedeniyle huzursuzluk merkezi haline geldiğini belirten Yer, alanda sürekli ateş yakıldığını, yangın tehlikesi yaşandığını ve çevre kirliliğinin had safhaya ulaştığını dile getirdi. Bölgenin normal vatandaşlar tarafından kullanılamaz hale geldiğini söyleyen Gürol Yer, emniyet birimlerini ve belediyeyi kalıcı güvenlik önlemleri almaya davet etti. ​“Makamda Değil, Sokaktayız” ​Siyasetin masa başında değil, sahada yapılması gerektiğini vurgulayan Gürol Yer, açıklamalarını şu sözlerle noktaladı: ​“İlçemizin merkezinden kırsalına kadar her vatandaşımızın derdine ses olmaya devam edeceğiz. Yönetenlerin ve sorunların muhataplarının makamlarında değil, sokakta olmaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.”

Gürol Yer: "Hayaller Hizmet Siyaseti, Gerçekler Bangladeş Görüntüsü!" Haber

Gürol Yer: "Hayaller Hizmet Siyaseti, Gerçekler Bangladeş Görüntüsü!"

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, düzenlediği basın toplantısında Karapınar’daki arazi satışı ve Karayolları’nın bakımsızlığı konularında açıklamalarda bulundu. "Tarafımız millet" diyen Yer, yetkilileri göreve davet etti. ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Odunpazarı Hicri Sezen Meydanı'nda gerçekleştirdiği basın açıklamasında gündemdeki iki kritik konuyu masaya yatırdı. Karapınar TOKİ konutları yanındaki arazi satışı ve Karayolları’na bağlı yollardaki bakımsızlık hakkında açıklamalarda bulunan Yer, iktidar kanadına ve yerel yönetimlere çağrıda bulundu. ​"Millet Bahçesi Sözü Verilmişti, Arazi Satıldı" ​Karapınar’da daha önce 'Merhum Alparslan Türkeş Millet Bahçesi' yapılması sözü verilen alanın üçüncü şahıslara satıldığını hatırlatan Gürol Yer, AKP Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Mehmet Kepez’in "bilgi eksikliği" iddialarına yanıt verdi. Yer, "Hiçbir bilgimiz eksik değil; aksine sizin bildiğinizden fazlasını biliyoruz. TOKİ, söz verilen proje alanını bir üçüncü şahsa satmıştır. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ismini kullanıp konuyu ticarete evirenlere bu durumu hatırlatmaya devam edeceğiz," ifadelerini kullandı. ​"Karayolları 'Bangladeş' Görüntüsü Oluşturuyor" ​Basın açıklamasının ikinci gündem maddesi ise Eskişehir’deki Karayolları sorumluluk alanlarında yaşanan mağduriyetler oldu. Orhangazi Mahallesi’nde mazgal boşluğu nedeniyle bir aracın kaza yaptığını belirten İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı, kurumun umursamaz tavrına sert tepki gösterdi: ​"İnsanlarımızın her an çukura düşme riskiyle yaşadığı, bakımsızlık sebebiyle 'Bangladeş' görüntüsünü andıran bu yollar için yetkililer telefonlarımıza dahi çıkmıyor. Eğer işinizi yapmayacaksanız, bari yol kenarlarını tahta perdelerle kapatın da Eskişehir’in imajı daha fazla zarar görmesin!" ​Ayşe Ünlüce ve Kazım Kurt’a Çağrı ​Karayolları 46. Şube’nin ihmalleri nedeniyle vatandaşın mağduriyet yaşadığını vurgulayan Yer, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a da çağrıda bulundu: ​"Yasal sorumluluğunuzda olmasa dahi, hemşehrilerimizin hayati tehlike yaşadığı Kütahya yolu ve çevre yolundaki sorunlara inisiyatif alarak el atın. Eksikliklerin listesini bize sorun, iletelim. Yeter ki Eskişehirli vatandaşımız bu çileden kurtulsun. Bizi taraf olmakla suçlayanlara şunu söylüyoruz: Bizim tarafımız bellidir, tarafımız millettir!"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.