SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gülizar Biçer Karaca

Porsuk Haber Ajansı - Gülizar Biçer Karaca haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gülizar Biçer Karaca haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınlar Yedek İşgücü Değil, Kalıcı İstihdam Şart! Haber

Kadınlar Yedek İşgücü Değil, Kalıcı İstihdam Şart!

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca; kadın işsizliği, kadının çalışma hayatına ve işgücüne katılımı, kalıcı ve güvenceli kadın istihdamı konusundaki sorunların TBMM çatısı altında araştırılarak somut çözüm politikaları geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması için araştırma önergesini TBMM’ye sundu. ÇOKLU KRİZLER VE YIKIM KOŞULLARINDA KADIN İŞSİZLİĞİ VE YOKSULLUĞU DERİNLEŞİYOR Türkiye’de; kadın işsizliğinin arttığından, çalışma yaşamında güvence, ücret adaleti, "eşit işe eşit ücret" ilkesinden her geçen gün uzaklaşılmakta olduğuna dikkat çeken Gülizar Biçer Karaca, kadın yoksulluğu ve işsizliğinin Türkiye’nin temel sorun alanlarının başında geldiğine dikkat çekti. “Dünyada; ekonomik, siyasal, toplumsal kırılma ve çatışmalar, savaş, iklim krizi eşzamanlı olarak devam etmektedir. Ekolojik kriz artık yıkım olarak tanımlanmakta, doğal varlıkların sömürüsü üzerinden toplumlar adaletsizliği ve eşitsizliği her alanda deneyimlemek zorunda kalmaktadır. Yaşanan süreç, çoklu kriz olarak tanımlanırken yoksulluk derinleşmekte ve sürekli hale gelmekte, antidemokratik uygulamalar ve toplumsal cinsiyet uçurumu ülkemizde her geçen gün derinleşmektedir. Kız çocukları ve kadınlar çoklu kriz zemininde en kırılgan gruplar olarak hak ihlalleriyle karşılaşmaktadır. Kadın işsizliği ve kadın yoksulluğu derinleşmekte; kalıcı kadın istihdamı ve eşit işe eşit ücret ilkesinden uzaklaşılan çalışma hayatı kadınları da çoklu engellerle baş başa bırakmaktadır.” DÜŞÜNDÜRÜCÜ TABLO: KADINLARA DÜŞÜK ÜCRET VE ANNELİK ÜCRET AÇIĞI Cinsiyet eşitliğini İzleme Derneği CEİD çalışmalarıyla temellendirilen araştırma önergesi iş hayatına katılabilen kadınların düşük ücretlere mecbur bırakıldığını ortaya koyuyor: Çalışma yaşamındaki güvencesizlik ve ücret adaletsizliği, "eşit işe eşit ücret" ilkesinden her geçen gün uzaklaşılmaktadır. CEİD’in kamuoyuyla paylaştığı; Türkiye’de Çoklu Kriz Ortamında Kapsayıcı, Eşitlikçi ve Sürdürülebilir Bir Ekonomi İçin “Yenilenen/Yinelenen” Talepler” çalışması somut rakamlarla kadınların her alanda, her yaş döneminde, her toplumsal koşulda yaşadığı eşitsizlik gerçeğini somut rakamlarla ortaya koymaktadır: Tekniker ve teknisyen grubunda kadınlar erkeklerden %21,4 daha düşük ücret alırken, çocuk sahibi olmanın yarattığı "annelik ücret açığı" 2024 yılı için %7,1 düzeyinde seyretmiştir. TARIM İŞÇİSİ KADIN İSE 1193 TL, ERKEK İSE 1406 TL Eşit İşe Eşit Ücret ne yazık ki gündelik hayatta karşılık bulamamakta; kadınlar ve erkekler arasında ücret farkı gerçeği de farklı sektörlerde sürmektedir. Kapsayıcı, eşitlikçi ve sürdürülebilir olmayan politikaların yetersizliği TÜİK rakamlarında da kendini göstermektedir. TÜİK tarafından, 5 Mart’ta açıklanan Tarımsal İşletme İşgücü Ücret Yapısı büteninde yer aldığı üzere; mevsimlik erkek işçi ücretleri 1.416 TL olurken, kadın işçilerin günlük ücretleri ise %34,1 artış göstererek 1193 TL’de kalmıştır. Sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücret, erkek işçiler için %43,4 oranında artarak 39 bin 843 TL olurken, kadın işçiler için artış %22,1 olarak gerçekleşmiş, 23 bin 598 TL rakamında kalmıştır. NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA OLAN GENÇ KADINLARIN ORANI, ERKEKLERİN İKİ KATI Ne eğitimde ne istihdamda olan kadınlar, ekonomik özgürlükten yoksun kalmakta, bakım emeği kadınlara özgülenmekte, sadece kentlerde, özel ve kamusal alanda, sanayi işkolu ve hizmet sektöründe değil tarımsal üretim alanında da ücretsiz iş gücü olarak görülen kadınların emeği ucuzlaştırılmakta ve değersizleştirilmekte, ücretlerdeki adaletsizlik de kuşaklararası bir hale dönüşmektedir. Güvencesizlik, kayıtdışılık, ötekileştirme ve dışlayıcı politikaların yerini kapsayıcı, kesişimsel, toplumsal cinsiyete duyarlı kalıcı politikalar almak zorundadır. Kadın araştırmacıların çalışmalarıyla tespit edildiği üzere; tarım dışı sektörlerde kadınların kayıt dışı çalışma oranı %19,4’e yükselmiş ve ne eğitimde ne istihdamda olan genç kadın oranı %30,1 ile erkeklerin neredeyse iki katı olarak gerçekleşmiştir. KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIMI, ERKEKLERİN YARISINA ANCAK ULAŞABİLİYOR Kadın Emeği Çalışan Feminist Araştırmacılar Ağı Şubat 2026 raporuna göre; 2024 yılı itibarıyla kadınların işgücüne katılım oranı %36,8 düzeyinde kalarak erkeklerin (%72) ancak yarısına ulaşabilmiş; Türkiye ile OECD ortalaması arasındaki fark 16 puana çıkmış, son 5 yılda kadın-erkek işgücüne katılım oranı farkı yalnızca 2 puan kapanabilmiştir. Aile yılı ilan edilip kadınlar ücretsiz bakım emekçisi pozisyonuna indirgenirken, demografik yaklaşımlarla kadın bedeni üzerinden çocuk doğurma endeksli politikalar kadın istihdamı ve işsizliği sorununu katmerlendirmiştir. KEFA özellikle 2024 yılı için hane halkında 3 yaş altı çocuğu olan kadınların istihdam oranının %26,9 oranı ile çocuğu olmayanların (%58,6) yarısından bile az olduğunu açıklamıştır. Kamusal çözümler yetersiz, kamusal bakım hizmetleri ihtiyaçları karşılamaktan uzaktır. KADINLARA “YEDEK İŞGÜCÜ” MUAMALESİ DEĞİL KALICI İSTİHDAM POLİTİKASI İşsizlik verileri de ülkemizde ne yazık ki kadınlar aleyhine işlemektedir. Kadınların dar tanımlı işsizlik oranı 2024'te %11,8 ile erkeklerin 1,7 katına yükselirken, toplam işsizler içindeki kadın payı 2021’deki %40 seviyesinden 2024’te %46’ya fırlamıştır. Öte yandan çalışmak isteyip de iş bulamayanları ya da eksik istihdam edilenleri kapsayan geniş tanımlı (atıl) işgücü oranı kadınlarda 2024’te %35,3’e, Kasım 2025 itibarıyla ise %39’a ulaşmıştır. İşsizlerin yarısından fazlasını kadınlar oluşturmakta, işgücü piyasası kadınları sistemin ihtiyacı olduğu anda göreve çağırıp, piyasaya dahil edip ihtiyaç duymadığında geri gönderdiği bir görünüm arz etmekte, kadınlar yedek işgücü konumuyla kalıcı istihdamdan, kalıcı ve güvenceli işten yoksun kalmaktadır. ÇALIŞMA HAYATINDA CİNSİYETE DAYALI AYRIMCILIK VE İSTİHDAM YAPISINA SON Kadınların işe girmeleri, işe girebildiklerinde iş hayatlarını sürdürebilmeleri, eşit ve eşdeğer işe eşit ücret alabilmeleri, çalışma hayatında ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaları ülkemizin temel sorunsallarının başında gelmektedir. Eşitsizlik fırsatlarda, şartlarda ve sonuçlarda karşımıza çıkmaktadır. “Cam tavanlara” çarpan kadın çalışanların yükseldikleri anlarda “cam uçurum”lardan aşağıya çekilmeleri, iş hayatında kriz, afet gibi durumlarda gözden çıkarılmaları eşitsizliğin bir başka boyutudur. İş duyurularından işe alıma, ücretlendirmeden terfi mekanizmalarına, iş akdinin sonlandırılmasından iş süreçlerindeki işleyişe cinsiyete dayalı ayrımcılık ülkemiz istihdam yapısı değişmek zorundadır. ADRES TBMM, KADINLAR İÇİN KADINLARLA BİRLİKTE KATILIMCI ÇÖZÜM Türkiye’deki 33 milyonu aşkın çalışma çağındaki kadının yüzde 64’ünün işgücüne dahil olamadığının DİSK/Genel-İş Sendikası "Kadın Emeği Raporu" ile açıkladığını hatırlatan Gülizar Biçer Karaca; çok boyutlu sorunların sendikalar, kadın örgütleri, meslek örgütleri katılımıyla TBMM çatısı altında ortak akılla araştırması gerektiğini belirtti: “Toplumsal cinsiyet eşitliği gözetilerek eşit işe ve eşdeğerde işe eşit ücret ilkesi yasal ve kurumsal mekanizmalarla güvenceye kavuşturulmalı, kadın istihdamı ve işsizliği sorunu TBMM çatısı altında araştırılarak somut çözüm önerileri sunulmalıdır.” İLLE DE UMUT İLLE DE BARIŞ İLLE DE MÜCADELE CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, kadın emeğinin değersizleştirilmediği, görünmez kılınmadığı, yok sayılmadığı, barışın ve umudun yeniden örgütlendiği bir 8 Mart mesajı ile tüm kadınlara dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı.

Gülizar Biçer Karaca: "Emekli Gözden Çıkarıldı" Haber

Gülizar Biçer Karaca: "Emekli Gözden Çıkarıldı"

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; emekli bayram ikramiyesinin geçen yılki tutarda bırakılmasına tepki gösterdi. Milletvekili Biçer Karaca, iktidarın TBMM’ye sunduğu ve ocak ayında AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edilen torba kanunun 6. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanununa eklenen Geçici maddeyi işaret etti. Siyasi iktidarın tercihiyle ihale verdikleri yandaş şirketlerin devlete olan borçlarını sildiğini gündeme getiren Biçer Karaca bayramda emekli ikramiyesine bu yıl tek kuruş artış veremeyen iktidara yüklendi: “Beşli çetelerin ihale verdiği yandaş firmaların 66 milyar borcunu bir kalemde silecek kaynak bulabilen iktidar, söz konusu emekli olunca zordayız” diyor. Beşli çetelerin ihale verdiği yandaş firmalarda olan devletin alacağını tahsil edin, emekliye verin.” EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYELERİNDE TEK KURUŞ ARTIŞ YOK CHP Milletvekili Biçer Karaca, yaklaşan bayram öncesinde emeklilerin ikramiyesine artış yapılmamasına tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: “Emekliler yine unutuldu. Geçtiğimiz yıl 4.000 lira olan bayram ikramiyesini bu yıl da artırmadan sürdürmeye karar verdiler. Emekli gözden çıkarıldı.” TORBA KANUNLA RÜCU ALACAĞININ TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLDİ CHP Denizli Milletvekili Biçer Karaca; Torba kanunun 6. Maddesiyle; İş Kanununa eklenen geçici madde ile 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında 4734 sayılı Kanunun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçilere ilişkin kıdem tazminatı ödemelerinden doğan ve alt işverenlere rücuya konu olan tutarların, söz konusu sözleşmeler kapsamında kalan kısmının tahsilinden vazgeçilmesi düzenlendi. HESAP: 66 MİLYAR TL YANDAŞA DEĞİL EMEKLİYE GİTSEYDİ?! CHP Milletvekili Biçer Karaca, muhalefetin hesaplamalarına göre tahsilinden vazgeçilen tutarın 66 milyar TL düzeyinde olduğunu belirterek, bu kaynağın emeklilere aktarılması halinde ikramiyenin anlamlı biçimde artırılabileceğini söyledi: “Emekliye gelince ikramiyeye zam yapmak şöyle dursun ‘4.000 lirayı aynen devam ettirelim’ diyenler, kamu alacağından vazgeçmeyi tercih ediyor. Bu kaynak emekliye ayrılsaydı, emekli başına yaklaşık 3.700 TL ilave anlamına gelir, ortalama 4.000 TL’lik emekli bayram ikramiyesi 7.500 TL’nin üzerine çıkabilirdi.” ÇAĞRI: VAZGEÇİLEN KAYNAK EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİNE EKLENSİN CHP Denizli Milletvekili Biçer Karaca, iktidara çağrıda bulunarak torba kanunun 6. maddesiyle yandaş gözetilebilir hale geliyorsa iş emeklilerin bayram ikramiyelerine kaynak ayırmaya gelince ‘kaynak üretmede zorlandık’ diyemezsiniz. Kaynak var. Yandaşı bırakın emekliye verin, emeklinin bayram burukluğunu sevince çevirin.”

Stajyer Avukata Ücret, Beraatte Vekalet Ücreti Haber

Stajyer Avukata Ücret, Beraatte Vekalet Ücreti

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca tarafından TBMM’ye sunulan iki ayrı kanun teklifi, avukatlık mesleğinde “staj döneminde gelir güvencesi” ve ceza yargılamasında “beraat halinde vekalet ücretinin akıbeti” başlıklarında düzenleme öngörüyor. Teklifler, hem mesleğe girişte fırsat eşitliği hem de uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi hedefiyle komisyonlarda görüşülüyor. STAJ DÖNEMİNE “GELİR GÜVENCESİ” FORMÜLÜ Avukatlık Kanununda değişiklik öngören teklifle; avukatlık stajının mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları ve barolar nezdinde geçen ilk altı aylık kısmı için stajyer avukatlara ücret ödenmesi amaçlanıyor. Düzenlemeye göre, bu süre boyunca aylık net asgari ücretin üçte ikisi tutarında “stajyer avukat ücreti” ödenmesi ve bu ödemenin Türkiye Barolar Birliği bütçesine Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden aktarılacak ödenekten karşılanması öngörülüyor. Teklifte, stajyer avukat ücretinin kapsam ve uygulama ayrıntılarının belirlenmesiyle, staj sürecinde yaşam giderlerini karşılamakta zorlanan gençler için asgari bir güvence oluşturulması; mesleğe girişte ekonomik engellerin azaltılması hedefleniyor. BERAATTE “SAVUNMA GİDERİ” TARTIŞMASINA KANUNLA NETLİK Ceza Muhakemesi Kanununda değişiklik öngören diğer teklifte ise, beraat eden ya da hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığın, vekil veya müdafi ile temsil edilmesi halinde lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi açıkça kanun metnine yazılıyor. Düzenleme, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki ceza davalarına ilişkin hükümler esas alınarak, tarife üzerinden belirlenecek tutardan az olmamak üzere maktu avukatlık ücretinin “Hazine aleyhine” hükme bağlanmasını öngörüyor. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılacak ve Hazinenin üzerinde bırakılacak. ZORUNLU MÜDAFİLİKTE MAHSUP ESASI Teklif, özellikle CMK kapsamında görevlendirilen zorunlu müdafilik hallerinde ortaya çıkan tereddütleri gidermeyi de amaçlıyor. Buna göre, sanığın CMK gereği görevlendirilen müdafii bulunması halinde, kovuşturma için Hazineden yapılan ödemeler, hükmolunacak avukatlık ücretinden mahsup edilecek. Böylece hem “beraat eden sanığın savunma gideri yükünün altında bırakılmaması” ilkesi korunacak, hem de zorunlu müdafilik uygulamasında yeknesaklık sağlanacak. UYGULAMADA DAĞINIKLIK VE “HUKUK GÜVENLİĞİ” VURGUSU Teklif gerekçesinde, beraat halinde avukatlık ücretinin kapsam ve usulü konusunda uygulamada farklı yaklaşımlar oluştuğu; bazı mahkemelerin yalnızca vekaletnameli avukatlar yönünden ücrete hükmedip CMK müdafilerini dışarıda bıraktığı, bunun da eşitlik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayan bir tablo doğurduğu ifade ediliyor. Ayrıca, tarife düzeyindeki düzenlemelerin “kanun düzeyinde açık dayanak” ihtiyacı nedeniyle tartışma konusu olduğu; bu nedenle kuralın CMK metnine açıkça yazılmasının gerekli olduğu belirtiliyor.

Hububat Destekleri Ne Zaman Ödenecek? Haber

Hububat Destekleri Ne Zaman Ödenecek?

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, hububat destek ve prim ödemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çiftçilerin yaşadığı mağduriyetleri TBMM’ye taşıyan isim oldu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle sunulan yazılı soru önergesinin ardından yayımladığı video mesajla Bakanlığa çağrıda bulunan Biçer Karaca, üreticilerin yeni ekim dönemine finansman sıkıntısıyla girdiğini belirterek, desteklerin gecikmeden ve şeffaf biçimde açıklanmasını istedi. Üreticilerden, 2025 üretim yılına ilişkin hububat destek ve prim ödemelerinin 2026 Ocak ayı sonu itibarıyla hala tam olarak tamamlanmadığı; gecikmenin, yeni ekim dönemi için girdi finansmanını zora soktuğu yönünde yoğun bildirimler aldığını söyleyen CHP Milletvekili Biçer Karaca; Denizlili çiftçilerin her gün kendisini aradığını açıkladı. KUŞ KADAR BIRAKTIĞINIZ DESTEK ÖDEMELERİNİ DERHAL ENFLASYON ORANINDA ÖDEYİN! “Çiftçileri ziyaret edip sorunlarını dinlemek için yanlarına gittiğimizde bir dokunup bin ah işitiyoruz. Neden mi? temel üretim desteği adı altında isimlendirdikleri ve iktidarın üretim sezonunda ödemeyi taahhüt ettikleri, vaad ettikleri çiftçilere temel üretim destekleri Ocak 2026’da bitti. Şubat ayındayız ve hala ödenmedi. Oysa ne demişlerdi? Biz bu temel üretim desteklerini üretim anında, üretim sezonunda ödeyeceğiz. 2025'te ödenmesi gereken temel üretim destekleri bugüne dek hala ödenmedi. İkinci hububat ekim dönemi geldi. Buradan Tarım Bakanına sesleniyoruz. Hububat başta olmak üzere temel üretim desteği adı altındaki tüm destekleri, üretim sezonunda ödemeyi vaat ettiğiniz ama hala ödemediğiniz 2025 destek ödemelerini derhal yapın. Vaat ettiğiniz tarihte ödemediğiniz için her gün mazota, benzine, ilaca, gübreye yani çiftçinin üretimde kullandığı tohum gibi tüm temel girdi, üretim girdi mallarına sürekli zam gelirken onların hakkı olan, onlara vadettiğiniz yasaya rağmen gereğini yerine getirmeyip kuş kadar kalmış temel üretim desteklerini ödemediğiniz için o zaman ne yapmanız lazım? Ocak ayında açıkladığınız enflasyon oranını da 2025 yılındaki temel üretim desteklerini fiyatlandırın. Enflasyon oranında arttırın, ödeyin. 2026'nın temel destek primlerini de vaat ettiğiniz gibi üretim sezonunda ödeyin.” Üreticinin Borç Kamburu: Yeni sezona borçla giriyor Biçer Karaca, önergesinde ise üretimin sürdürülebilirliğinin yalnızca tarımsal faaliyetlerle değil, üreticinin nakit akışının planlı ve öngörülebilir şekilde yönetilmesiyle mümkün olduğuna dikkat çekti. Ancak 2025 üretim yılına ait hububat desteklerinin 2026 Ocak ayı sonu itibarıyla tam olarak üreticiye ulaşmadığı yönünde yoğun başvurular aldıklarına vurgu yaptı. Desteklerin parça parça ve belirsiz tarihlerde yapılmasının çiftçinin yeni sezon ekim kararını zorlaştırdığını ifade eden Biçer Karaca, gecikmelerin yalnızca üreticiyi değil, gıda fiyatlarını ve toplumun gıdaya erişimini de doğrudan etkilediğini vurguladı. Neyi Bekliyorsunuz? “Hangi destek, ne zaman ödenecek?” Soru önergesinde Bakanlığa, hububat başta olmak üzere tüm destek kalemlerinin toplam tutarı, kaç üreticiyi kapsadığı ve Ocak 2026 itibarıyla ödenen ve bekleyen miktarların açıklanması talebi yöneltildi. Ayrıca ödemesi tamamlanmayan illerin ve kalan ödeme tutarlarının kamuoyuyla paylaşılması istendi. Biçer Karaca, video açıklamasında ise üreticinin temel beklentisinin net bir ödeme takvimi olduğunu belirterek, “Çiftçi ne zaman ne alacağını bilmeli. Tarım planlama işidir, belirsizlikle yönetilemez” ifadelerini kullandı. Önergede mazot, gübre ve nakliye maliyetlerindeki artışın üreticinin yükünü ağırlaştırdığına dikkat çekilerek, Bakanlığın bu maliyet artışlarına yönelik etki analizi yapıp yapmadığı ve ilave destek planlanıp planlanmadığı da soruldu. Biçer Karaca, özellikle hububat üreticisinin yüksek girdi maliyetleri altında zorlandığını, destek ödemelerindeki gecikmenin üretim kararlarını doğrudan etkilediğini belirtti. Antalya’daki sel felaketi de önergede Biçer Karaca’nın önergesinde ayrıca Ocak ayında Antalya’da yaşanan sel felaketinin sera üretiminde yarattığı zarar da gündeme getirildi. Hasar tespit çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı, sigorta kapsamındaki üreticilere yapılan ödemeler ve sigortasız üreticiler için gelir telafisi veya kredi ertelemesi planı olup olmadığı Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. Biçer Karaca, afet sonrası destek mekanizmalarının hızlı işletilmesinin hem üretici hem de gıda arz güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı. Tarım Kanunun Hakkını Verin! Tarım ve Orman Bakanına doğrudan seslenen Biçer Karaca, “Ekonomiyi düzeltmek istiyorsanız vatandaşların temel gıdaya erişimini daha uygun, daha ucuz bir şekilde erişimini sağlamak istiyorsanız çiftçilerimizi destekleyin. Verdiğiniz sözleri tutun. Tarım kanunu 21. maddesine göre gayri safi milli hasılanın %1'inden az olmayacak destekler sebebiyle, yasaya rağmen vermediğiniz destekler sebebiyle çiftçinin alacağını da ayrıca çiftçiye ödeyin. Bu ülke üretirse kalkınacak. Bu ülke üretirse güçlenecek.” çağrısını yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.