SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gıda Enflasyonu

Porsuk Haber Ajansı - Gıda Enflasyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Enflasyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mutfaktaki Yangını Bu Yalan Rüzgarlarıyla Söndüremezsiniz! Haber

Mutfaktaki Yangını Bu Yalan Rüzgarlarıyla Söndüremezsiniz!

Birleşik Kamu İş’e bağlı Büro Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Eskişehir İl Temsilciliği tarafından açıklanan enflasyon rakamları ve maaş zamları ile ilgili bir açıklama yaptı. Büro Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Eskişehir İl Temsilcisi Aslı Korkmaz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Geçtiğimiz hafta Ocak ayı verilerini açıklayan TÜİK, enflasyonun aylık bazda yüzde 4,84 yıllık bazda ise yüzde 30,65 olduğunu ileri sürdü. Bilimsel ve hakkaniyetli ölçüm yapan tarafsız bir devlet kurumundan çok, hükümeti üzmeyecek rakamlar üretmek için varlığını sürdüren TÜİK’ in yeni yılın ilk ayına dair açıkladığı bu veriler ise hem konfederasyonumuzun araştırmalarıyla hem de enflasyon ölçümleriyle bilinen ENAG ile çelişti. TÜİK, Ocak ayı için enflasyonun yüzde 4,84 olduğunu iddia ededursun, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu İş’in AR-GE birimi Kamu-Ar’ın kapsamlı raporuna göre Ocak ayında sadece gıda enflasyonu bile yüzde 7,2’ye ulaştı. Böylece 68 aydır aralıksız olarak artan gıda enflasyonu, yıllık bazda yüzde 48,9’a tırmandı. En temel ve kaçınılmaz gider olan beslenmedeki bu tablo bile tek başına TÜİK’ in Ocak ayı masallarını çürüttü. Üstelik enflasyon ocak ayında; TÜİK’ e göre, yüzde 4,84, İTO’ya göre yüzde 4,56 ve ENAG’ a göre de yüzde 6,32 olarak gerçekleşti. TÜİK’ in açıkladığı veriler pazar ve marketteki fiyatlarla, kira ve ulaşım zamlarıyla, kabaran faturalarla çelişse de bu verilerin zamanlaması da manidar oldu. Çünkü bu veri, milyonlarca memur, memur emeklisi ve SSK ile Bağ-Kur emeklisinin maaşlarına eklenen enflasyon farkı belli olduktan hemen sonra geldi. Maaşlara yapılacak enflasyon farkı Aralık 2025 enflasyonu ile netleşmişti. TÜİK Aralık 2025 enflasyonunu yüzde 0,89, 2025 yıllık enflasyonunu yüzde 30,89 olarak açıklamıştı. Yani milyonlarca yurttaşın enflasyon farkı ödemesi netleştikten hemen sonra TÜİK, bir önceki aya göre yüksek bir rakam açıklamak konusunda rahat davrandı. TÜİK aracılığıyla yaratılan tablo şu: Kamu çalışanları ve emeklilerine toplu sözleşmeye göre enflasyon farkından ayrı olarak yapılan yüzde 11 oranındaki zammın ise neredeyse yarısı daha ilk ayda erimiş oldu. Kamu çalışanları ve emeklilerinin de önümüzdeki bir iki ay içerisinde enflasyon alacaklısı konusuna gelmesi kaçınılmaz. Asgari ücretliler için de tablo farklı değil: Ocak ayında yaşanan yüksek enflasyon asgari ücretin 1.360 lirasını daha ilk ayda eritti. 2025 yılında yaşanan yüzde 31 civarındaki yıllık enflasyonun bile altında kalan asgari ücret zammı önümüzdeki aylarda enflasyon tarafından önümüzdeki aylarda da eritilmeye devam edecek. Peki bu ‘normal’ nedir? TÜİK' in açıkladığı enflasyon verisine göre Şubat ayında kira ve işyerlerine uygulanacak tavan zam oranı yüzde 33,98 oldu; tek başına bu bile milyonlarca yurttaşın yeni yıl için aldığı ücret zammının çok üstünde. Yani emekli aylıklarının yüzde 12,19, kamu çalışanlarının maaşının yüzde 18,6, asgari ücretin yüzde 27 zamlandığı bir dönemde kiraya yüzde 34 oranında zam yapılacak. Bu arada Türkiye’de son bir yılda konutla ilgili harcamalarda yüzde 45,38 oranında artış yaşandı. İşte “şaha kalkan” ülke ekonomisinin “normali” yoksul halkın yediği bu çifte! Büro İş olarak altını çiziyoruz: Mutfaktaki yangını bu yalan rüzgarlarıyla söndüremezsiniz! Halkı mahkum ettiğiniz sefaleti unutturacak kadar büyük bir yalan henüz icat edilmedi! Mahkeme kararlarına rağmen enflasyon sepetinin ayrıntılarını, enflasyonu hangi ölçeklerle belirlediğini izah etmeyen TÜİK’ in neye dayanarak açıkladığı belli olmayan bu rakamlar, her ay biraz daha borç batağına saplanan halk için hiçbir şey ifade etmiyor. Büro-İş olarak biz halkı bilgilendirmeye, cepteki yangının gerçek verilerini ortaya koymaya, yalanları çürüterek hakikati savunmaya devam edeceğiz."

Tarımsal Girdi Fiyatlarındaki Artış Gıda Enflasyonu Olarak Dönecek Haber

Tarımsal Girdi Fiyatlarındaki Artış Gıda Enflasyonu Olarak Dönecek

Tarımsal girdi fiyatlarındaki artışı değerlendiren CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, yükselişin tüketiciye gıda enflasyonu olarak döneceğini söyledi, “AKP pahalı gıda, borçlu çiftçi ve açlık sınırında bir halk yarattı. Bu gidişat, temel gıda ürünlerinde fiyat artışlarını beraberinde getirecek. Çözüm ise çiftçiye destek sağlamak, ithalata bağımlılığı azaltmak ve yerli üretimi artırmak” dedi. CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’nin Ekim ayı verilerini değerlendirdi. Ekim ayında tarımsal girdi fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 2,75, yıllık bazda ise yüzde 32,6 oranında arttığını kaydeden Milletvekili Sarıbal, yükselişin tüketiciye gıda enflasyonu olarak döneceğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa’da gıda enflasyonunda birinci, dünyada ise dördüncü sırada olduğunu kaydeden Sarıbal, halkın temel gıdalara dahi erişmekte zorlandığını vurguladı. Sarıbal, “Asgari ücretlinin sofrası her ay küçülüyor. Asgari ücretli kırmızı etin tadını unuttu. Kuşbaşı etin fiyatı 650-750 lira. Bölgelere göre de bu rakam artıyor. Kırmızı et alamayan ‘tavuk eti alayım’ diyor, bütün bir tavuğun kilosu bugün 100 lira. Asgari ücretle alınabilecek beyaz et miktarı 2016 yılında 165 kilogramken, bugün 85 kilogram, daha eti 35 kilogramken, bugün 24 kilogram. Dana, koyun, beyaz et toplam miktarı 79 kilogramken bugün 48,8 kilograma düşmüş. Türkiye, dünyanın en pahalı sütünü içiyor. Ulusal Süt Konseyi, 1 Ocak 2025’ten itibaren süt fiyatını yüzde 17 artırarak 17,15 TL olarak belirledi. AKP gıda krizini ve beslenme sorunlarını görmezden geliyor. Market raflarındaki ithal ürünlerin bolluğu tarımsal başarı zannediliyor. Bu gidişat, süt, yumurta, taze sebze ve meyve gibi temel gıda ürünlerinde de fiyat artışlarını beraberinde getirecek. AKP pahalı gıda, borçlu çiftçi ve açlık sınırında bir halk yarattı. Çözüm ise net: Çiftçiye destek sağlamak, ithalata bağımlılığı azaltmak ve yerli üretimi artırmak” ifadelerini kullandı. AKP’nin yanlış politikaları devam ettiği sürece, çiftçinin üretmekte zorlanacağını, halkın ucuz gıdaya ulaşamayacağını dile getiren Sarıbal, “Bu yükselişte en ciddi olan yem kaleminde aylık yüzde 5.32’lik artış oldu. Tohum, gübre, yem, mazot gibi temel girdilerde yaşanan artış, çiftçimizi üretemez duruma getirdi. Ekim ayı verilerine göre yem fiyatları aylık yüzde 5,32, yıllık yüzde 33,54 arttı. Veterinerlik hizmetleri yıllık yüzde 60,13, tohum yüzde 55,02, diğer kalemler ise yüzde 64,81 arttı. Mazot fiyatları ise üretimin en büyük yüklerinden biri. Eğer önümüzdeki dönemde mazota yeniden zam gelmezse bile, çiftçi 2025 yılında mazota 130 milyar TL’nin üzerinde ödeme yapacak. Buna karşılık, iktidarın tarımsal destek bütçesi sadece 135 milyar TL. Bu desteğin tamamı mazot masrafını dahi karşılamıyor. 2025 yılında çiftçinin toplam masrafı 1,5 trilyon TL’yi bulacak. Yarın soframızda yiyecek ekmek bulamayacağız” dedi. MEHMET ŞİMŞEK POLİTİKALARI ÇÖZÜM DEĞİL Türkiye’nin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in politikalarının bedelini ağır ödediğini kaydeden Sarıbal, ““AKP İktidarı ve Saray’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ halk için yoksulluk, üretici için çile, yandaş için servet, saray için israf yılıdır! Üretici tarlada canıyla uğraşırken Saray, saltanatla övünüyor. Halk pazarda yarım kilo meyve alırken, akşam pazarını kollarken, yandaş, sofralara altın kaşıkla oturuyor. Türkiye Yüzyılı dediniz, halkın sırtına bir yüz yıl daha borç bindirdiniz! Tarıma yönelik doğrudan destek yerine ithalat ve sermaye yanlısı politikalar uygulanıyor. Üreticiyi desteklemek yerine, ihracat rakamlarının düşmesine neden olan maliyet artışları göz ardı ediliyor. Bu politikalar yalnızca çiftçiyi değil, gıda güvenliğimizi de tehdit ediyor. Mehmet Şimşek bugün de çıkmış ‘Türkiye'de ciddi bir enflasyon ve hayat pahalılığı sorunu var’ diyor. Siz bu halkla dalga mı geçiyorsunuz? Bunun nedeni sizsiniz. Üreticiyi desteklemek yerine ithalat lobilerine yol açtınız. Ama bu düzenin kime çalıştığını biliyoruz. Sermaye yanlısı politikalarla halkın sırtından rant sağlayanlara, bankaları dolduranlara çalışıyorsunuz. Yoksulluğun da hayat pahalılığının da sorumlusu, doğrudan sizin tercihleriniz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.