SON DAKİKA
Hava Durumu

#Genel Sağlık Sigortası

Porsuk Haber Ajansı - Genel Sağlık Sigortası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Genel Sağlık Sigortası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Süllü Emekli Veteriner Hekimlerin İsyanını Meclis’e Taşıdı Haber

CHP'li Süllü Emekli Veteriner Hekimlerin İsyanını Meclis’e Taşıdı

“Veteriner hekimler riskli hizmette çalıştılar, emeklilikte yok sayıldılar” diyen CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü’nün emekli veteriner hekimlerin maaş adaletsizliğini gidermeyi amaçlayan kanun teklifi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. TBMM Genel Kurulu’nda İçtüzük’ün 37’nci maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına ilişkin kanun teklifi görüşüldü. AKP iktidarı döneminde emekliliğin yıllar içinde nasıl bir yıkıma dönüştüğünü anlatan Süllü, “Bundan 20 yıl önce emekli dediğimizde, ikramiyesiyle evini alabilen, gönlünce seyahat eden, çocuklarına destek olabilen insanlar akla gelirdi” dedi. Bugün gelinen noktada ise emeklilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını vurgulayan Süllü, “24 yıllık AKP iktidarının sonunda emekliler, gıda, barınma, sağlık ve ısınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi” ifadelerini kullandı. En düşük emekli maaşının asgari ücret karşısındaki erimesine dikkat çeken Süllü, “AKP iktidarı öncesinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücrete denk geliyordu. Bu oran korunmuş olsaydı bugün en az 42 bin lira olacaktı. Ama bugün konuştuğumuz rakam 20 bin lira. O da bin 25 liralık bir lütufla” diye konuştu. “Soruyorum” diyen Süllü, “20 bin lirayla kim geçinebilir, daha doğrusu kim yaşayabilir?” sözleriyle iktidara yüklendi. Konuşmasında emeklilerin gündelik yaşamına dair çarpıcı örnekler veren Süllü, “Ev kiralarının maaşı aştığı günlerdeyiz. Kirasını ödeyen aç kalıyor, karnını doyurmaya çalışan sokakta kalıyor. Tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünleri almak zorunda kalan, ucuz otel odalarında konaklayan, bir yıldır et alamadığını söyleyen emekliler vicdanımızı sızlatıyor” dedi. Emeklilerin bir zamanların “orta direği” olduğunu hatırlatan Süllü, “Bugün o övünülen büyümeden pay alamayan emekliler, sefaletle karşı karşıya bırakılıyor. Bu tablo gelir dağılımındaki büyük adaletsizliği gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı. Anayasa’nın 55’inci maddesini hatırlatan Süllü, “Emeğin karşılığının adaletli ödenmesi ilkesi yerle bir edilmiş durumda. Yıllarca çalışan emekliler, tam rahat edecekleri dönemde büyük bir adaletsizlikle karşı karşıya” diye konuştu. Süllü, Genel Kurul gündemine taşıdığı kanun teklifinin özellikle kamudan emekli veteriner hekimlerin yaşadığı eşitsizliği gidermeyi amaçladığını belirterek, “Ocak 2019’a kadar aynı hizmet süresine sahip kamu emeklileri eşit maaş alıyordu. Ancak 7146 sayılı Kanun’la veteriner hekimler riskli hizmet sınıfı dışına çıkarıldı ve eşitlik bozuldu” dedi. 2025 Aralık bordrolarına dikkat çeken Süllü, “Riskli hizmet sınıfındaki bir sağlık çalışanı 60 bin lira emekli maaşı alırken, kapsam dışı bırakılan emekli veteriner hekim 30 bin lira alıyor” ifadelerini kullandı. Veteriner hekimliğin kamu sağlığı açısından taşıdığı öneme vurgu yapan Süllü, “Veteriner hekimler yalnızca hayvan sağlığıyla değil, salgın hastalıklarla mücadeleden gıda güvenliğine, mezbaha denetimlerinden hayvansal üretime kadar ağır ve riskli koşullarda çalışıyor” dedi. Buna rağmen özlük hakları ve emeklilik söz konusu olduğunda dışlandıklarını belirten Süllü, “Aynı riski taşıyan sağlık meslek gruplarına tanınan haklardan yararlanamıyorlar” diye konuştu. Eskişehir merkezli Emekli Veterinerler Derneği’nin her platformda sesini duyurmaya çalıştığını ifade eden Süllü, “Bütçe Komisyonu’na dilekçelerini sundular ama seslerini duyan olmadı. Gelin, bugün hep birlikte bu sesi duyalım” çağrısında bulundu. Kanun teklifinin içeriğini de özetleyen Süllü, “Teklifimizle emekli veteriner hekimlerin aylıklarında iyileştirme yapılmasını ve fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmalarını öneriyoruz” dedi. İktidar sıralarına seslenen Süllü, “Her zamanki gibi AKP ve MHP oylarıyla reddedebilirsiniz. Ama bu kez bizi şaşırtın ve kabul edin” ifadelerini kullandı. Ancak Süllü’nün emekli veterinerlerin hak kayıplarını gidermeye yönelik kanun teklifi çağrısı karşılık bulmadı. Emekli veteriner hekimlerin maaşlarında iyileştirme öngören kanun teklifi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi.

Bankoğlu: ''GSS Primi İş Bulamamanın Vergisidir'' Haber

Bankoğlu: ''GSS Primi İş Bulamamanın Vergisidir''

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerindeki artışı sert sözlerle eleştirdi. “GSS primi iş bulamamanın vergisidir” diyen Bankoğlu, iktidarın sosyal devlet anlayışını eleştirdi. GELİRİ OLMAYANLARI OTOMATİK BORÇLANDIRDINIZ Bankoğlu konuşmasında şunları söyledi: ''Bugün iktidarın büyük bir başarıymış gibi sunduğu ama aslında yıllardır süren bir adaletsizliğin itirafı olan bir kararı konuşuyoruz. Bu karar son yargı paketiyle 1 Ocak 2016 öncesine ait Genel Sağlık Sigortası prim borçlarının, gecikme cezalarıyla birlikte silinmesi kararı. Açık konuşalım, bu karar bir lütuf değildir. Bu karar, devletin yurttaşına yanlış yaptığını geç de olsa kabul etmesidir. Peki bu borçlar nasıl oluştu? 2008 yılında 5510 sayılı yasayla Genel Sağlık Sigortası getirildi. 2012'ye kadar zorunlu değildi, 2012'den sonra uygulandı. Ne demiştiniz o günlerde: “Herkes sağlık güvencesi altına alınacak.” Gerçekte yapılan ise işi olmayanı, geliri olmayanı, genci, öğrenciyi, işsiz mezunu otomatik olarak borçlandırmak oldu. GSS’DEKİ ARTIŞ YÜZDE 154! GSS prim borçlarını kimler ödeyemedi? Holding patronları mı? Beş maaşlı bürokratlar mı? Saray’dan beslenen yandaşlar mı? Bu borçları işsiz gençler ödeyemedi. Bu borçları yoksul ailelerin çocukları ödeyemedi. Bu borçları, mezun olup iş bulamayan, geleceği elinden alınmış kuşaklar ödeyemedi, ödeyemiyor. Geçtiğimiz 1 Aralık’ta GSS primi 780 TL’den tam 2 kat artırıp 1.560 TL’ye çıkardınız. Asgari ücretin artmasıyla GSS primleri 1980 TL oldu. Artış tam olarak yüzde 154! BÖYLE BİR SOSYAL DEVLET OLABİLİR Mİ? Buradan çok basit bir soru soruyorum: İşi olmayan genç, hangi parayla prim ödeyecek? Günde üç öğün yemek bulamayan yurttaş, hangi gelirle sağlık borcu kapatacaktı? Evine ekmek götüremeyen aileye “borçlusun” demek hangi vicdana sığar? Bu, yoksulluğu cezalandıran bir devlet anlayışıdır. Sonra da gençler neden evlenmiyor, neden intihar ediyor diye sorup duruyorsunuz. Bugün Türkiye’de yaklaşık 5 milyon NEET genç var. Ne eğitimde, ne istihdamda, ne de umut içinde… Düzenli geliri yok, sosyal güvencesi yok, evden çıkacak parası yok, cebinde 100 lirası bile yok. Bu gençleri üretimden dışladınız, sonra da prim borcu verdiniz. Böyle bir sosyal devlet olabilir mi? GSS PRİMİ İŞ BULAMAMA VERGİSİDİR GSS primi Türkiye'de iş bulamamanın vergisidir. GSS, legal haraçtır. Avrupa’da işsizlere maaş bağlanıyor, AKP Türkiye’sinde işsizlerden haraç alınıyor. İnsanları hastaneye gitmeye korkar hale getirdiniz. Şimdi utanmadan diyorsunuz ki: “Borçları sildik.” Siz sağlık hizmetini zaten ücretsiz vermek zorundasınız. Sağlık, sadaka değildir. Sağlık, prim ödeme gücüne bağlı bir meta değildir. Sağlık, Anayasal bir haktır. SOSYAL DEVLET, BORÇ SİLEN DEĞİL; BORÇ DOĞURMAYAN DEVLETTİR Bugün Türkiye’de genel yoksulluk derinleşmiş: Gençler evden çıkamıyor, hayal kuramıyor. Üniversite diploması, işsizliğin belgesi haline gelmiş. Böyle bir tabloda, gençleri borçlandıran bir sağlık sistemi ancak bir soygun düzeninin ürünüdür. Yargı Paketi’ndeki bu karar da sistemin yanlışlığını da itiraf ediyor. Üstelik her yıl böyle borç silmelere ilişkin teklifler getirildi. Biz boğazını sıktığınız gençler biraz nefes alsın diye bunlara itiraz etmiyoruz ama bu sistemi baştan aşağı en güvencesizin, en yoksulun, gençlerin sırtına yüklüyorsunuz. Koskoca SGK’nin mali açıdan sürdürülebilirliği işsiz gençlerin olmayan parasına çökmekle mi finanse edilecek? Sosyal devlet, borç silen değil; borç doğurmayan devlettir. Sizin ise bu ülkenin gençlerine borç değil, gelecek borcunuz var.

Avrupa'da İşsizlere Maaş Bağlanıyor, Bizde Haraç Alınıyor Haber

Avrupa'da İşsizlere Maaş Bağlanıyor, Bizde Haraç Alınıyor

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, asgari ücrete yapılan zamla yüzde 154 artan Genel Sağlık Sigortası (GSS) primini gündeme getirdi. Binlerce gencin 2026 yılında 1980 TL’ye çıkarılan GSS primini ödeyemeyeceğini vurgulayan CHP’li vekil, TBMM Başkanlığı’na verdiği kanun teklifiyle “çalışmayan kişilerden GSS primi alınmasın” önerisinde bulundu. AYLIK 1980 TL’LİK PRİMİ BU İNSANLAR HANGİ PARAYLA ÖDEYECEK? Bankoğlu şunları söyledi: Geçtiğimiz 1 Aralık’ta Genel Sağlık Sigortası primi 780 TL’den tam 2 kat artırıp 1.560 TL’ye çıkarıldı. Asgari ücretin artmasıyla GSS primleri 1980 TL oldu. Artış tam olarak yüzde 154! İnsanlar GSS borcunu ödeyemediği için 11. Yargı Paketi’yle borçların faizleri silinecek. Peki bu borçları kim ödeyemiyor? Holding patronları mı? Beş maaşlı bürokratlar mı? Bu borçları işsiz gençler ödeyemedi. Bu borçları, mezun olup iş bulamayan, geleceği elinden alınmış kuşaklar ödeyemedi, ödeyemiyor. Şimdi aylık 1980 TL’lik borcu bu insanlar hangi parayla ödeyecek? SOSYAL DEVLET, BORÇ SİLEN DEĞİL; BORÇ DOĞURMAYAN DEVLETTİR Bugün Türkiye’de yaklaşık 5 milyon NEET genç var. Ne eğitimde, ne istihdamda genç var. Düzenli geliri yok, sosyal güvencesi yok, evden çıkacak parası yok, cebinde 100 lirası bile yok. Bu gençleri iş imkânı tanımadıkları yetmedi, bir de borç çıkarıyorlar. Böyle bir sosyal devlet olabilir mi? Avrupa’da işsizlere maaş bağlanıyor, AKP Türkiye’sinde işsizlerden haraç alınıyor. İnsanları hastaneye gitmeye korkar hale getirdiler. Şimdi de 11. Yargı Paketi’yle utanmadan “borçları sildik” diye övünüyorlar. Siz sağlık hizmetini zaten ücretsiz vermek zorundasınız. Sağlık, sadaka değildir. Sağlık, prim ödeme gücüne bağlı bir meta değildir. Sağlık, Anayasal bir haktır. Sosyal devlet, borç silen değil; borç doğurmayan devlettir. AKP’nin ise bu ülkenin gençlerine borç değil, gelecek borcu var. Bankoğlu’nun kanun teklifinde öğrencilerin “yaşına bakılmaksızın öğrenim süresinin sonuna ve bu öğrenimin ardından sigortalı kaydıyla bir işte çalışmaya başlayana kadar” GSS primlerinin karşılanması önerisi yer aldı.

Sağlıkta Dönüşüm Programından Hemen Vazgeçin Haber

Sağlıkta Dönüşüm Programından Hemen Vazgeçin

Eskişehir - Bilecik Tabip Odası, Genel Sağlık Sigortası borcu olan vatandaşların 1 Ocak 2025’ten itibaren kamudan sağlık hizmeti alamayacak olmaları ile ilgili bir açıklama yaptı. EBTO Yönetim Kurulu adına Başkan Dr.Nazan Aksaray tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Bir süredir, genel sağlık sigortası borcu olan yurttaşlarımıza Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından borçlarını ödemeleri, aksi takdirde 1 Ocak 2025’ten itibaren kamudan sağlık hizmeti alamayacaklarını bildiren mesajlar gönderildiğini biliyoruz. Her zaman söylediğimiz ana ilkemizi bir kez daha dile getirmek istiyoruz. Sağlık doğuştan gelen bir haktır. Kamusal, ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir sağlık hizmetinin sağlanması, sosyal devletin görevidir. Sağlığın para ile yan yana telaffuz edilmesini, hastalarımızın “Paran yoksa, sağlık hakkın da olmaz.” diye tehdit edilmelerini kesinlikle kabul etmiyoruz. Mevcut iktidar, 2003 yılında ülkemizde sağlığı topyekün özelleştirdi, alınır satılır meta haline getirdi ve buna da sağlıkta dönüşüm projesi dedi. Bu projenin önemli bir parçası, genel sağlık sigortasının kurulması ve yalnızca düzenli olarak sağlık sigortası primi ödeyenlerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasıydı. Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları, o dönemde bu dönüşüm projesinin genel sağlık sigortasının kurulması dahil, tüm parçaları ile birlikte kabul edilemez olduğunu dile getirdik ve yıllardır dile getirmeye devam ediyoruz. Biz hekimler, bizden yardım bekleyen hastalarımızın sırf genel sağlık sigortası prim borcunu ödeyemedi diye, sağlık kurumlarına kabul edilmemesini, hastalıklarının ilerlemesini, ilaçlarını alamamalarını kabul edemeyiz. Bilindiği gibi, devlet, bir hanede bulunan kişilerin, kişi başına geliri brüt asgari ücretin 1/3’ünden fazla, yani yaklaşık 6.500 TL’nin üzerinde ise o hanedeki her bir bireyi işi olmasa bile, zengin kabul edip genel sağlık sigortası primi ödemesini istiyor. Peki bu durum, günümüz ekonomik koşullarında, hayat pahalılığında mümkün müdür? Elbette değildir. Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi’nin verilerine göre, Ekim ayında, 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam gereklerine göre, açlık sınırı yaklaşık 28.000TL, yoksulluk sınırı yaklaşık 77.000 TL’dir. Brüt asgari ücretin %3’üne sabitlenen, güncel tutarla aylık 600 TL olan genel sağlık sigortası priminin ödeme sorumluluğu, bordrolu bir işte çalışılmadıkça kişinin kendi omuzları üzerindedir. Bugün genel sağlık sigortası prim borcunu ödeyemeyen yaklaşık 9 milyon vatandaşımızın olduğu biliniyor. Ülkemizde DİSK verilerine göre 10 milyon 681 bin kişi işsizdir. Genel sağlık sigortası kapsamında olan ve primlerini zamanında ödeyemeyip borçlu duruma düşen işsizlerin, okulunu bitirip iş bulamayan gençlerin, iş yerini kapatmak zorunda kalan esnafın, çiftçinin, mevsimlik işçilerin, ev hizmetlerinde çalışan kadınların, kayıt dışı çalışmaya mecbur bırakılan işçilerin ve onların bakmakla yükümlü oldukları milyonlarca vatandaşın prim borcu bulunmaktadır. İşsiz çocuklarına da bakmak zorunda kalan 12500 TL gibi açlık sınırının yarısından da az maaşı olan yüzbinlerce emeklinin güçlükle ayakta durmaya çalıştığını hepimiz biliyoruz. Yoksulluk en önemli halk sağlığı sorunlarındandır. Sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşamamak, sağlıklı barınma koşullarının olmaması ve daha pek çok olumsuzlukla fiziksel ve ruhsal hastalıkların en önemli nedenidir. Sırf bu nedenle daha çok sağlık kurumuna başvurmak zorunda kalan bu yurttaşlarımızın sağlık haklarının ellerinden alınmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Buradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na, Maliye Bakanı’na ve Sağlık Bakanı’na sesleniyoruz. Toplumdan nasıl böyle kopuk olabiliyorsunuz? Zenginden vergi almıyorsunuz, vergi borçlarını bir kalemde siliyorsunuz, teşvikler veriyorsunuz, 6500 TL geliri olanın gelirine göz dikip, 600 TL primi yatırmazsan, sağlığından olursun, diyebiliyorsunuz. Yapmanız gereken çok açıktır. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almanız ve sağlığı doğrudan vergilerden elde ettiğiniz gelirden finanse etmeniz gerekiyor. Her gün daha çok yoksullaşan, ödeyecek gücü kalmayan halkımızı, sağlığıyla tehdit etmeyin. Sağlığa erişimde eşitliğin sağlanabilmesi, primi kadar değil, ihtiyacı kadar hizmetin sunulabilmesi için acilen vergi bütçesinden ücretsiz bir sağlık sistemi oluşturmanız şarttır. Sağlık hizmetleri yalnızca toplumsal yarar, refah ve mutluluk için üretilmelidir ve herkese parasız ve kamusal olarak sunulmalıdır. Sağlıkta yaşadığımız tüm sorunların kaynağı olan ve her geçen gün türlü olumsuzluklarına tanık olduğumuz sağlıkta dönüşüm programından yeni acılara neden olmadan hemen vazgeçmenizi istiyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.