SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gençlik Kolları

Porsuk Haber Ajansı - Gençlik Kolları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gençlik Kolları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi Eskişehir’de Teşkilat Eğitimleri Başladı Haber

Saadet Partisi Eskişehir’de Teşkilat Eğitimleri Başladı

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, Genel Merkez tarafından Türkiye genelinde başlatılan teşkilat içi eğitim hamlesinin Eskişehir ayağını gerçekleştirdi. İl Eğitim Başkanı Mehmet Ali Aydın tarafından düzenlenen programa, il ve ilçe yönetimleri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. ​"Eğitimin Esası Çelikleşmektir" ​Programın açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Eskişehir İl Eğitim Başkanı Mehmet Ali Aydın, teşkilat içi eğitimin bir partinin en güçlü omurgası olduğunu vurguladı. Genel Merkez tarafından belirlenen temel ve tamamlayıcı eğitimlerin önemine değinen Aydın, "Teşkilat mensuplarımızın göreve tam donanımlı hazırlanması, bünyemizin çelikleşmesinin esasıdır," dedi. ​Şuurlandırma ve Üretime Dönük Çalışma Hedefi ​Aydın, eğitim çalışmalarının sadece bilgi aktarımı olmadığını, aynı zamanda bir şuurlandırma süreci olduğunu belirtti. Konuşmasında; Teşkilat eğitimlerinin kesintisiz devam eden bir süreç olduğu, Her birim başkanının ve üyesinin kendi alanında en iyi donanıma sahip olması gerekliliği, Mahalle, köy ve sandık bölgesi teşkilatlarının bu eğitimlerle daha sağlam bir yapıya kavuşacağı konularına dikkat çekti. ​Plan, Program ve İstişare Vurgusu ​Saadet Partisi’nin çalışma disiplinine de değinen Mehmet Ali Aydın, hedeflere ulaşmanın yolunun doğru planlama ve istişareden geçtiğini ifade etti. Aydın, "Plan ve program, gayeye ulaşmak için yapılması gerekenleri istişare ile belirlemektir. Verilen görevi zamanında ve yerinde gerçekleştirmek en önemli sorumluluğumuzdur," şeklinde konuştu. ​Eskişehir teşkilatının yoğun katılım gösterdiği eğitim programı sonunda Aydın, katılımcılara ve emeği geçen tüm teşkilat mensuplarına teşekkür ederek toplantının hayırlara vesile olması¹nı diledi.

CHP Eskişehir Gençlik Kolları: "Çocuklar Okulda Bile Güvende Değil!" Haber

CHP Eskişehir Gençlik Kolları: "Çocuklar Okulda Bile Güvende Değil!"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüyüş düzenleyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir İl Gençlik Kolları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek çarpıcı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, milli egemenliğin vesayet altında olduğunu savunarak, "Çocuklar İçin 23 Maddelik Manifesto"yu kamuoyuyla paylaştı. ​"Milli Egemenlik Vesayet Altındadır" ​Açıklamasına 23 Nisan’ın tarihi önemine vurgu yaparak başlayan CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, güncel siyasi gelişmelere sert tepki gösterdi. Yüksel yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "23 Nisan 1920, egemenliğimizin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür! Milli iradenin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yılındayız. Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık savaşını yönettiği Gazi Meclisimiz, Cumhuriyetimiz gibi sonsuza kadar yaşayacaktır. Bugün, sadece bir bayramı kutlamıyor; tam bağımsızlık inancımızı ve halkın kendi kaderini tayin etme iradesini selamlıyoruz. Ancak ne yazık ki, 23 Nisan 2026 Türkiye’sinde "Milli Egemenlik" kavramı, iktidarın eliyle ağır bir vesayet altına alınmış durumdadır. Seçilmiş İradeye Yapılan Müdahale, Halkın Kararına Saldırıdır Cumhurbaşkanı Adayımızın, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımızın, yol arkadaşlarımızın siyasi yargı operasyonlarıyla gözaltına alınmaları, hapsedilmeleri ve görevden uzaklaştırılmaları, seçmen iradesini ve Cumhuriyetimizin temel taşı olan "ulusal egemenlik" ilkesini hedef alan bir darbedir. Demokrasi, sadece sandık konulması değil; aynı zamanda sandıktan çıkan iradenin korunması ve bu iradeye saygı duyulması anlamına gelir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın tercihine saygı duyulmayan bu düzeni mutlaka değiştireceğiz. Cumhuriyetimizin kurucusu ve kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu özel günü, 23 Nisan’ı çocuklarımıza armağan ederken, yalnızca bir bayram vermedi; bu ülkenin geleceğini, umudunu ve yarınlarını çocuklara emanet etti. Ve o gün çocuklara şu sözü verdi: Güvende olacaksınız. Eşit olacaksınız. Özgür olacaksınız. Bugün ise, çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece 1 yılda 1.538 çocuğumuzu dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle kaybettik. 2025 yılında en az 94, son 10 yılda 836 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Maalesef okullarımız da benzer bir durumda! Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı. Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da yaşanan saldırıda 1 öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetti, 13 çocuğumuz yaralandı. 18 Nisan’da, Diyarbakır’da bir cumartesi günü okul bahçesinde bulunan iki çocuğumuz paratoner olmaması nedeniyle hayatını kaybetti; biri ağır yaralandı. Hayatını kaybeden öğretmenimize, öğrencilerimize ve tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerinin, yakınlarının ve eğitim camiamızın başı sağ olsun. Eylül 2023’ten, bugüne kadar okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti. Bu sürede; 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz olmak üzere toplam 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle yaşamını yitirirken; çocuk sömürü aracı haline gelen MESEM’lerde 18 çocuğumuz hayatını kaybetti. Buna göre: Yusuf Tekin’in Bakanlığı döneminde okullarda ve MESEM’lerde toplam 41 kişi hayatını kaybetti. Okullarımızda çocuklar maalesef güvende değil. Tüm uyarılarımıza, yasa, araştırma ve bütçe tekliflerimize, basın açıklamaları ve politika önerilerimize kulaklarını tıkayan, Meclis’te düzenli olarak reddeden iktidar yaşanan bu acı kayıpların temel sorumlusudur. Bu yaşananlar münferit olaylar değil. Bu yaşananlar, yıllardır süren ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvende yaşayacağı bir ülke hayaliyle karşılıyoruz. 23 Nisan’da 23 madde ile Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifesto’muzu açıklıyoruz: 1. Devletin eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde dernek, vakıf, cemaat, tarikat, STK, siyasi yapı veya benzeri üçüncü taraflara devredilmeyecek; eğitimi laik, bilimsel, çağdaş esaslara göre yürüteceğiz. 2. Hiçbir okulumuza silah girmeyecek; okullarımıza kadrolu 65 bin uzman ve deneyimli, çocuk pedagojisi eğitimleri ile güçlendirilmiş güvenlik görevlisi atayacağız. 3. Hiçbir çocuk sağlık hizmetinden mahrum kalmayacak; okullarımıza kadrolu 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız. 4. Hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak, tuvaletlerden su içmeyecek; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini ücretsiz vereceğiz. 5. Risk altındaki çocuklar görmezden gelinmeyecek; yoksulluk, ihmal, şiddet ve suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden, okul-aile-toplum iş birliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programı hayata geçireceğiz. 6. Akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele günübirlik yaklaşımlara bırakılmayacak; bilimsel temelli, sürekli ve izlenebilir önleyici programları tüm okullarda uygulayacağız. 7. Şiddeti besleyen toplumsal iklim görmezden gelinmeyecek; şiddete özendiren televizyon dizileri ve medya içerikleri, cezasızlık algısı ve bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı bir sosyal politika ve sosyal hizmet eylem planını hayata geçireceğiz. 8. Okullarımıza yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, öğrencilerin duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini izleyen güçlü bir psikososyal destek sistemi kuracağız. Rehberlik Araştırma Merkezleri’ni ruh sağlığı meslek elemanları ile güçlendireceğiz. 9. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin mesleki saygınlığını yeniden tesis edecek; yetki ve sorumluluklarını güçlendirecek, adil ve etkili işleyen disiplin mekanizmalarını yeniden kuracağız. 10. Okul-aile birlikleri yalnızca para toplama aracı olmayacak; okul-aile-toplum iş birliğini güçlendiren etkin mekanizmalar haline getireceğiz. 11. Aileleri destekleyen, sağlıklı ebeveynlik becerilerini güçlendiren, okul-aile iş birliğini sürekli kılan yaygın ve bilimsel temelli programları hayata geçireceğiz. 12. Okullar ihtiyaçlarını karşılamak için velilerden bağış toplamak zorunda kalmayacak; okullarımıza öğrenci sayısına göre düzenli okul bütçeleri göndereceğiz. 13. Okullar ve bölgeler arasındaki altyapı ve donanım eşitsizlikleri ortadan kaldırılacak; tüm okulları eşit olanaklara kavuşturacak, her çocuğun nitelikli eğitim için gerekli tüm imkanlara erişimini sağlayacağız. 14. Okullar yalnızca ders yapılan beton binalar olmayacak; sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen, güvenli, yeşil, erişilebilir ve çocuk dostu tasarımlarla “mutlu ve yaşayan okullar” haline getireceğiz. 15. Okul öncesi eğitimi bir ayrıcalık olmaktan çıkaracak, her çocuk için kamusal bir hak olarak en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu hale getireceğiz. 16. Okul dışında kalan hiçbir çocuk yok sayılmayacak; tüm çocukların örgün eğitime devamını sağlayacak, etkin izleme ve takip sistemleriyle her çocuğun eğitime erişim hakkını güvence altına alacağız. 17. Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak; öğrencilere barınma ve burs desteği vereceğiz, köy okullarını yeniden açacağız. 18. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine ve emek sömürüsüne izin vermeyecek; çocukların iş gören değil, iş öğrenen bireyler olarak hem akademik hem mesleki olarak nitelikli eğitim almasını sağlayacağız. 19. Ölçme ve değerlendirme sistemi çocukları yarıştıran ve eleyen bir yapı olmayacak; çok boyutlu ve adil bir değerlendirme sistemi kuracağız. 20. Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak; tüm çocukların teknolojiye güvenli, eşit ve nitelikli erişimini sağlayacak, dijital okuryazarlığı güçlendireceğiz. 21. Hiçbir çocuk afet ve acil durumlarda korumasız kalmayacak; tüm okulları depreme dayanıklı hale getirecek, afetlere hazırlık eğitimlerini zorunlu kılacak ve her okulda uygulanabilir acil durum planlarını hayata geçireceğiz. 22. Ücretli öğretmenlik kaldırılacak; tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız. 23. Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı, fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirecek; çocuklarımızı ve gençlerimizi yalnızca bilgiyle değil, etik değerlerle, kültür, sanat ve sporla, sürdürülebilirlik ve eşitlik anlayışıyla donatacağız. Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir. Güvenli, nitelikli, bilimsel, laik, kamusal, parasız, eşit, kapsayıcı ve özgür bir eğitim sistemi bir vaat değil, bir haktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önceliğimiz; çocuklarımızın iyi olması, sağlıklı büyümesi, kendini güvende hissetmesi, eşit olanaklara sahip olması, nitelikli bir eğitimle geleceğe hazırlanması ve mutlu olmasıdır. Bu anlayışla çocukların iyi olma halini, yaşam hakkını ve eğitim hakkını güvence altına almak için söz veriyoruz. Başta Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve Cumhuriyet kahramanlarımızı şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Yaşasın Cumhuriyet!"

CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları’nda Anıl Yüksel Dönemi Haber

CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları’nda Anıl Yüksel Dönemi

CHP Gençlik Kolları Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanlığı görevine Anıl Yüksel atandı. Atama sonrası açıklama yapan CHP MYK Üyesi Selvinaz Durur, bu görevlendirmenin Eskişehir’de gençlik siyasetine yeni bir soluk getireceğini vurguladı. ​Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) bayrak değişimi yaşandı. Parti örgütünün dinamik gücü olan Gençlik Kolları’nda, Eskişehir İl Başkanlığı görevi MYK kararı ile Anıl Yüksel’e emanet edildi. ​"Eskişehir Gençliği Daha Görünür Olacak" ​Atama kararı sonrası yazılı bir açıklama yapan CHP Gençlik Kolları MYK Üyesi Selvinaz Durur, Anıl Yüksel’in gençliğin enerjisini ve inancını temsil eden bir isim olduğunu belirtti. Durur, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Gençliğin enerjisini ve mücadelesini temsil eden bu görevlendirmenin; partimizin örgütlü yapısına güç katacağına, Eskişehir’de gençlik siyasetini daha ileriye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Anıl Yüksel’in partimizi Eskişehir’de daha görünür, daha güçlü ve daha umut verici bir noktaya taşıyacağına güvenimiz tamdır." ​Cumhuriyet Değerleri ve Halkçı Siyaset Vurgusu ​Durur, yeni dönemde izlenecek yol haritasına da değinerek, atamanın demokrasi ve Cumhuriyet değerlerine bağlı bir anlayışla gerçekleştirildiğini ifade etti. Halkçı siyaset ekseninde yürütülecek çalışmalarla gençliğin sesinin daha gür çıkacağını belirten Selvinaz Durur, açıklamasını "Bu görevlendirmenin Eskişehir’imize, gençlik örgütümüze ve partimize hayırlı olmasını diliyor; Anıl Yüksel’e yeni görevinde başarılar diliyorum" sözleriyle noktaladı.

Adalet ve Demokrasi Haftası’nda "Devrim Şehitleri" Anıldı Haber

Adalet ve Demokrasi Haftası’nda "Devrim Şehitleri" Anıldı

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından düzenlenen "Devrim Şehitlerini Anma Programı" Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. ​24 - 31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, demokrasi ve aydınlanma mücadelesinde hayatını kaybeden isimler anıldı. ADD Eskişehir Şube Yönetim Kurulu, ADD Eskişehir Gençlik Kolları ve ADD Eskişehir Cumhuriyet Korosu’nun katkılarıyla düzenlenen programda, duygu dolu anlar yaşandı. Sunuculuğunu ADD Eskişehir Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı İlknur Ünal'ın yaptığı geceye Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Hasan Ünal, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş ve çok sayıda dernek üyesi ve vatandaş katılım sağladı. ​​Gecenin açılış konuşmasını gerçekleştiren ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, adaletin ve demokrasinin bedelini ödeyen bir dernek olduklarını vurguladı. Avci konuşmasında, "Biz bu memleket için yalandan 'kefenimiz arka cebimizde' diyenlerden değil, bu uğurda kefene sarılanların ta kendisiyiz" diyerek mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirtti. ​Avci, özellikle 24 Ocak ile 31 Ocak tarihleri arasındaki haftanın kendileri için büyük bir yas ve kararlılık haftası olduğunu ifade etti. Kurucu Genel Başkan Prof. Dr. Muammer Aksoy ve araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun mirasına sahip çıkmanın önemine değindi. ​​Programın en dikkat çeken noktası, etkinliğin planlanmasında gençlerin üstlendiği aktif rol oldu. Şube Başkanı Mehmet Avci, "Gençlerin Muammer Hoca’ya sadakatini göstermesi benim bir hayalimdi. Bugün bu hayal gerçek oldu. Bu mücadele kadınsız ve gençsiz olmaz" sözleriyle ADD Eskişehir Gençlik Kolları'na teşekkürlerini iletti. ADD Eskişehir Şubesi Gençlik Kolları Başkanı Arda Can Karaca ile Yönetim Kurulu Üyesi Busenur Deligöz tarafindan yapılan konuşmalar ve ADD Eskişehir Cumhuriyet Korosu’nun Şef Ziya Çoşkun yönetiminde sahne aldığı dinleti bölümü ise katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi ve çok beğenildi. Protokolde ise sembolik olarak aydınlanma şehitlerine yer ayrılan gecede, "Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatacağız" sözü verildi. Dinletinin ardından gerçekleştirilen ​panelde, Atatürkçü Düşünce’de Prof. Dr. Muammer Aksoy ve fikir dünyası ele alındı.Panele konuşmacı olarak şu isimler katıldı: Öner Tanık - ADD Eski Genel Sekreteri ve Eski Gençlik Kolları Genel Başkanı​ ve Taylan Devrim Ercan - ADD GYK Üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı​ katılım sağladı. ​Program, ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı'nın, "Bu mücadele bizlerle ve bizden sonraki kuşaklarla devam edecektir" mesajı ve katılımcılara plaket takdimi ile sona erdi.

Bizler İçin Gerçeklik Ekonomik Buhrandır Haber

Bizler İçin Gerçeklik Ekonomik Buhrandır

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen haftalık basın toplantısında yeni Anayasa tartışmaları ve ekonomi gündemleri değerlendirildi. Saadet Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mücahit Ateş tarafından düzenlenen basın toplantısında şu ifadelere yer verildi; "Eskişehir halkına sesimizi duyuracak siz değerli basın mensubu arkadaşlar, basın toplantımıza gösterdiğiniz ilgi için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Gündem çok hızlı değişiyor ancak ben burada bazılarına değineceğim. “Yeni Anayasa” yine gündemde. Çok net şu soruları sormak istiyoruz: Siz bu “Yeni Anayasayı” niçin istiyorsunuz? Demokratik bir Türkiye için mi, yoksa kendi Otokratik rejiminize zemin hazırlamak için mi? Biz; Sivil, dili ve içeriğiyle bugünü ve yarını kucaklayan, en önemlisi - 86 milyonun tamamının “İşte benim anayasam” diyerek sahipleneceği, baş tacı edeceği bir Anayasanın en büyük destekçisi oluruz. Ancak, önce; mevcut anayasaya uyulmasını bunun neticesinde ortaya çıkan eksiklerin tartışılmasını bekleriz. Eski Anayasa, hukuka uymamak için bir bahane; yeni Anayasa'da iç politikayı dizayn edecek bir malzeme olmamalıdır! Bu yeni anayasa ve demokratikleşme konusunda epey bir açıklama yapan ve Cumhurbaşkanı danışmanı olduğunu bildiğimiz bir zat, her pazar günü Meclis'e ve Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na rol biçip yön vermeye kalkıyor. Bu arkadaş komisyonun başına atanmış bir “kayyum” gibi davranıyor.Süreçte; ne konuşulacak, ne konuşulmayacak, bununla ilgili kendini yetki sahibi sanıyor. Arkadaşlar, şunu bir netleştirelim: Kimse, meclis iradesinin üzerinde değildir. Kimse meclise yön veremez, çerçeve çizemez, ne yapacağını söyleyemez. Yeni Anayasa’dan bahsedenler, önce bu kayyum zihniyetinde bir çıksınlar! Bakın biz en başından beri şunu söyledik: İhtiyacımız olanı; “Terörsüz Türkiye” tabiri ifade etmeye yetmiyor, Bizim ihtiyacımız olan “Yaşanabilir Türkiye” ifadesidir dedik. Toplumsal barış ve huzuru “bir örgütün silah bırakmasına” indirgemenin çıkmaz yol olduğunu söyledik. Ancak gördüğümüz o ki; kendini kayyum sanan arkadaş toplumun farklı kesimlerinin hak ve özgürlüklere dair taleplerini dile getirmesini istemiyor. Komisyonun bu konulara giremeyeceğini iddia ediyor. İşte tam da bu anlayış, bu ülkeyi yaşanabilir olmaktan çıkarıyor. Kalıcı ve kapsayıcı bir çözüm: Tutuklu Başkanlardan, Kayyım atanmış belediyelere; Tutuklu gazetecilerden, Adalet arayışında olan KHK’lılara; Ev kirasını ödeyemeyen asgari ücretlilerden, atama bekleyen öğretmenlere; AVM'lerin kuşatması altında can çekişen esnaftan, her sezonu daha büyük zararla kapatan çiftçilere; Engelsiz şehirler isteyen engelli vatandaşlarımızdan, şiddet görme endişesi taşıyan kadınlara; adalet arayışında olan herkesi sürecin dışında değil tam merkezinde konumlandırmakla mümkündür. Örgütün silah bırakması konusunda, kimsenin itirazı olmaz, olamaz da! Bununla birlikte hiç kimse bizden keyfiliğin, kayırmacılığın ve hukuksuzluğun dayatılmasına da rıza göstermemizi beklemesin. Değerli arkadaşlar; Türkiye’de; sosyal medya kahramanlarının, televizyon yorumcularının “gündem budur” dediği şeylerin dışında bir gerçeklik var. Bizler için gerçeklik; tüm kaynaklarımızı yok eden ekonomik buhrandır! Vergi, Enflasyon ve Faiz ile yönetilmeye çalışılan ekonomidir. Bakınız, bu milletten, bu yıl sonuna kadar 12 trilyon 651 milyar vergi toplanacak. Bu verginin de %85’ini dar gelirliler ödeyecek. Geçtiğimiz günlerde Hazine ve maliye bakanımız vergi konusunda çıktı; “Az kazanandan az, çok kazanandan çok alacağız” dedi. -Üzülerek söylüyorum- Bu açıklama, bugüne kadar “Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi” alındığının itirafıdır. Bakınız geçtiğimiz hafta sonu, Evini kiraya verenlere %20 stopaj uygulanacağına dair bir düzenleme gündeme geldi. Sonra Hazine ve Maliye bakanlığı hemen yalanladı. Biz aynı senaryoyu, yurt dışı çıkış harcında da yaşamıştık. Sonra birden harçların yükseldiğini gördük. Umarız, bu konuda da bir benzeri yaşanmaz.Çünkü evini kiraya verenlerden %20 stopaj demek, direk kiraların yüzde 20 artması demektir. Ev sahibine getirilen, her yeni vergininkonut ve kira fiyatlarını yükselteceğini bilmek için Takdir edersiniz ki ekonomi bakanı olmaya gerek yok! İsrafla, yandaşla, faizle delinen bütçe Vergiyle, yeni vergiyle, cezayla, yeni cezayla doldurulmaya çalışılıyor! Bakınız, çarpıcı bir rakamı sizinle paylaşmak istiyorum 2025 bütçesinde vatandaşa kesilecek cezalardan elde edilmesi öngörülen toplam gelir 245 milyar 413 milyon lira olarak belirlenmişti. Peki, yılın ilk 6 ayında kesilen para cezalarının toplam tutarı Ne kadar biliyor musunuz? 921 milyar lira! Öngörülenin yaklaşık 4 katı! (3,75) 2 yıldır enflasyon hedefini tutturamayan iktidar, 2 yıldır faizi düşüremeyen iktidar İş vatandaşa kesilecek cezaya gelince hedefi 6 ayda tutturmakla kalmıyor, 4 katına çıkarıyor!"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.